Son Dakika
|
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Bulgaristan’da seçimin galibi eski Cumhurbaşkanı Radev’in partisi oldu
Japonya'da 7,5 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran Dışişleri Bakanlığı: "ABD ile bir sonraki müzakere turu için planımız yok"
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 5 şüpheli adliyeye sevk edildi
Uşak Belediyesi’ne ikinci dalga operasyonda gözaltı sayısı 28’e yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Bakan Kacır: "Girişimcilerimize 2 milyon liraya kadar destek sunuyoruz"
Mardin’de okulda mahsur kalan 75 öğrenci tahliye edildi
Sarıyer’de alev alev yanan gecekondu kullanılamaz hale geldi
Almanya'da çocuk suçluların sayısında yüzde 3,3 artış
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Sarıyer’de balıkçı teknesinden alevler yükseldi
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
EKONOMİ
MÜSİAD Muğla heyeti Ticaret Bakanı Bolat’ın da katıldığı istişare toplantısına katıldı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 18:44:31
MÜSİAD Antalya Şubesi’nin ev sahipliğinde, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıya MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç, Başkan Yardımcısı Yunus Manav ile önceki dönem başkanları Sayim Akdeniz ve Kazım Demir de katıldı. Gerçekleştirilen toplantıda küresel ticarette yaşanan güncel gelişmeler, ihracatçıların sahadaki ihtiyaçları ve üretim ile yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik beklentiler ele alındı. Ayrıca Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. İş dünyasının karşı karşıya olduğu fırsat ve zorlukların doğrudan dile getirildiği toplantıda, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi, ihracat kapasitesinin artırılması ve Türkiye’nin küresel rekabet gücünün daha da güçlendirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç, Antalya’da gerçekleştirilen istişare toplantısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aykaç, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla düzenlenen toplantının iş dünyası açısından son derece verimli geçtiğini ifade etti. Toplantıda küresel ticarette yaşanan gelişmelerin detaylı şekilde ele alındığını belirten Aykaç, "İhracatçılarımızın sahada karşılaştığı sorunları ve beklentilerini doğrudan aktarma imkânı bulduk. Aynı zamanda üretim ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik görüşlerimizi de paylaştık" dedi. İş dünyası ile kamu arasında kurulan bu tür istişare mekanizmalarının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Aykaç, "Sürdürülebilir büyümenin sağlanması, ihracat kapasitemizin artırılması ve ülkemizin küresel rekabet gücünün güçlendirilmesi adına bu buluşmalar yol gösterici oluyor" ifadelerini kullandı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 18:07
Bakan Kacır: "Girişimcilerimize 2 milyon liraya kadar destek sunuyoruz"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB Girişimci Destek Programı İş Geliştirme Çağrısı 2026 yılı 2’nci dönem başvurularının başladığını ve program kapsamında girişimcilere 2 milyon liraya kadar destek sunulacağını belirtti.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 18:05
Yalova’da çiftçiye ayçiçeği ve fasulye tohumu desteği
Yalova’da "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi" çerçevesinde 104 çiftçiye yağlık ayçiçeği ve çalı fasulyesi tohumu dağıtıldı. Yalova Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen törenle 62 çiftçiye 135 kilogram çalı fasulyesi tohumu, 42 çiftçiye ise 670 kilogram yağlık ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Törene katılan eski Tarım ve Orman Bakanı ve Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını belirterek, suyun verimli kullanılmasının önemine dikkati çekti. Yağlı tohumlar ve ayçiçeğinde arz açığı bulunduğunu dile getiren Kirişçi, "Yalova’nın bir karış toprağının boş kalmasına gönlüm razı değil. Bu düşünceyi içselleştirmiş bir Cumhurbaşkanımız var. Dönemde bu kısa adıyla TAKE Projesi, tarım arazilerinin etkinleştirilmesi projesi çok önemli. Biz pek çok üründe artık ihtiyacımızın üzerinde üretim yaparken özellikle yağlı tohumlarda ve ayçiçeğinde arz açığımız var. Şu anda yüzde 65-70’lerde. Hala bizim yüzde 30’luk bir açığımız var. Bu açığın kapatılması adına TAKE Projesi var. Burada size dağıtılacak olan bu tohumlar inşallah bizim o yağ açığımızın kapatılması, toprağımızın bitki besin elementleri yönünden zenginleştirilmesi, suyun tasarruflu kullanılması adına önemlidir" dedi. Vali Ahmet Hamdi Usta da Yalova’nın tarım ve süs bitkileri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, devlet ile vatandaş iş birliğinin güzel bir örneğinin sergilendiğini söyledi. Üretime katkı sağlayan çiftçilere teşekkür eden Usta, desteklerin süreceğini ifade etti. Vali Usta, toplam 104 çiftçinin yararlanacağı projenin yaklaşık 1 milyon lira bütçeye sahip olduğunu ve bu tutarın yarısının bakanlık tarafından karşılandığını söyledi. Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ise, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve benzeri küresel gelişmelerin gıdanın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "ekilmedik bir karış tarım arazisi kalmasın" talimatı doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü söyleyen İlmeç, proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe destekli tohum verildiğini ifade etti. İl genelinde 6 bin 750 dekarlık ayçiçeği üretim alanı bulunduğunu kaydeden İlmeç, dağıtılan bin 670 kilogram ayçiçeği tohumunun bu alanın yaklaşık üçte birine ekim imkânı sağlayacağını belirtti. İlmeç, çalı fasulyesi üretimi için ise 62 çiftçiye 33 dekarlık alanda kullanılmak üzere tohumun yüzde 75 hibeyle verildiğini bildirdi. Programa Yalova Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, İl Genel Meclisi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kurum müdürleri ile çiftçiler katıldı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:45
Yalova’da çiftçiye ayçiçeği ve fasulye tohumu desteği
Yalova’da "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi" çerçevesinde 104 çiftçiye yağlık ayçiçeği ve çalı fasulyesi tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Yalova Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen tören ile 62 çiftçiye 135 kilogram çalı fasulyesi tohumu ile 42 çiftçiye ise 670 kilogram yağlık ayçiçeği tohumu teslim edildi. Törene katılan eski Tarım ve Orman Bakanı ve Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını belirterek suyun verimli kullanılmasının önemine dikkati çekti. Yağlı tohumlar ve ayçiçeğinde arz açığı bulunduğunu dile getiren Kirişçi, "Yalova’nın bir karış toprağının boş kalmasına gönlüm razı değil. Bu düşünceyi içselleştirmiş bir Cumhurbaşkanımız var. Dönemde bu kısa adıyla TAKE projesi, tarım arazilerinin etkinleştirilmesi projesi çok önemli. Biz pek çok üründe artık ihtiyacımızın üzerinde üretim yaparken özellikle yağlı tohumlarda ve ayçiçeğinde arz açığımız var. Şu anda yüzde 65, 70’lerde. Hala bizim yüzde 30’luk bir açığımız var. Bu açığın kapatılması adına TAKE projesi var. Burada size dağıtılacak olan bu tohumlar inşallah bizim o yağ açığımızın kapatılması, toprağımızın bitki besin elementleri yönünden zenginleştirilmesi, suyun tasarruflu kullanılması adına önemlidir" dedi. Vali Ahmet Hamdi Usta da Yalova’nın tarım ve süs bitkileri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak devlet ile vatandaş iş birliğinin güzel bir örneğinin sergilendiğini söyledi. Üretime katkı sağlayan çiftçilere teşekkür eden Usta, desteklerin süreceğini ifade etti. Usta, toplam 104 çiftçinin yararlanacağı projenin yaklaşık 1 milyon lira bütçeye sahip olduğu, bu tutarın yarısının bakanlık tarafından karşılandığı söyledi. Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ise, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve benzeri küresel gelişmelerin gıdanın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. İlmeç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "ekilmedik bir karış tarım arazisi kalmasın" talimatı doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü söyledi. İlmeç, proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe destekli tohum verildiğini ifade etti. İl genelinde 6 bin 750 dekarlık ayçiçeği üretim alanı bulunduğunu kaydeden ilmeç, dağıtılan bin 670 kilogram ayçiçeği tohumunun bu alanın yaklaşık üçte birine ekim imkânı sağlayacağını belirtti. Çalı fasulyesi üretimi için ise 62 çiftçiye, 33 dekarlık alanda kullanılmak üzere tohumun yüzde 75 hibeyle verildiği bildirildi. Programa Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, il genel meclisi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kurum müdürleri ile çiftçiler katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 15:26
Balıkesir’de ilk erik hasadı yapıldı
4
20 Nisan 2026 Pazartesi- 16:55
İhlas Vakfı vekaleten kurban hisse bedellerini açıkladı
5
19 Nisan 2026 Pazar- 11:27
"Kenger" bitkisinin ekonomiye kazandırılması girişimi
14 Nisan 2026 Salı - 12:02
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "İşlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik hacmi teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız"
Türkiye’nin doğal taş zenginliğini dünyaya tanıtan Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez ziyaretçilerine kapılarını açtı. Açılış programında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dünya çapında ilk üçe giren fuarın ülkenin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olduğunu belirterek, "Eskiden blok olarak sattığımız doğal taşta artık işlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik bir hacme ulaştık ve bunu teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen tanıtan Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’na, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden getirilen farklı renk ve özellikteki ham bloklar sergileniyor. Ağırlıkları 20 ile 30 ton arasında değişen bine yakın blok taş alanda yerini aldı. Dünyadaki doğal taş rezervinin yaklaşık yüzde 35’ine sahip olan Türkiye, 80’in üzerinde farklı yapı ve 120’nin üzerinde renk seçeneğiyle uluslararası piyasada büyük ilgi görüyor. Fuarın açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Tüm Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek, büyükelçiler, belediye başkanları ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. "Hibe desteğini yüzde 70’e yükselttik" Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojiler Fuarı’nın küresel sektördeki önemine değinerek Türkiye’nin madencilik ihracatındaki başarılarını vurgulayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bugün ülkemizin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan İzmir’de, dünya doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri için bir aradayız. Dünya çapında ilk üçe giren fuarlarımızdan biri olan Marble İzmir’i organize edenlere teşekkür ediyorum. Türkiye, jeolojik yapısı sayesinde dünyanın en zengin doğal taş rezervlerine sahip ülkelerinden biridir" ifadelerini kullandı. Sektörün ihracat hedeflerine yönelik değerlendirmelerde bulunan Bakan Bolat, "2025 yılında madencilik sektörü ihracatımız 6,4 milyar dolara ulaşarak toplam ihracatımızdan yüzde 2,34 pay alırken, doğal taş sektöründe 2,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Çin ve İtalya’dan sonra en fazla doğal taş ihraç eden üçüncü ülke konumundayız. Eskiden blok olarak sattığımız doğal taşta artık işlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik bir hacme ulaştık ve bunu teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız. Bu yıl 100’den fazla ülkeden 1000’e yakın firmanın katıldığı ve 70 bin kişinin ziyaret etmesi beklenen bu prestijli fuar için katılımcılara sağladığımız hibe desteğini yüzde 70’e yükselttik" dedi. "Zamanında yapılan stoklamalarla arz krizi yaşamadık" Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin ve sıcak savaşların küresel enerji piyasalarına etkilerini değerlendiren Bakan Bolat, "Malum, dünya ciddi sarsıntılar geçiriyor; politik, diplomatik ve ekonomik yönden sıcak savaşların birçoğu etrafımızda cereyan ediyor. Kuzeyimizdeki büyük savaş, güneyimizdeki iç savaşlar, İsrail tarafından gerçekleştirilen Gazze katliamı ve Lübnan’a yönelik saldırılar ile Körfez’deki gerilimler, 1973, 1979 ve 2022’deki krizlerin toplamından daha büyük bir enerji arz ve fiyat krizini beraberinde getiriyor. Birçok ülke petrol, doğal gaz ve gübre gibi konularda arz problemi yaşarken, hükümetimizin ve ilgili bakanlıklarımızın zamanında yaptığı stoklamalar sayesinde biz hiçbir arz krizi yaşamadık. Dünya piyasalarındaki enerji fiyatlarında görülen çılgın artışlar ve enflasyonist etkiler karşısında vatandaşlarımızın ve üretimimizin en az hasarla etkilenmesi için eşel mobil sistemiyle gayret ettik" şeklinde konuştu. "Bütçemizin yüzde 60’ını ihracatçılarımıza yönelik desteklerde kullanıyoruz" İzmir’in dış ticaretteki güçlü konumuna dikkat çekerek hükümetin şehre ve ihracatçılara sağladığı yatırım desteklerini belirten Bakan Bolat, "İzmir, 2025 yılı bilançosuna göre 22,5 milyar dolar ihracat ve 12,9 milyar dolar ithalat yaparak bize dış ticaret fazlası kazandıran güzide bir şehrimizdir. Ege Serbest Bölgesi, 3,25 milyar dolar ihracatla Türkiye’nin lideri konumundadır. Hükümetimiz, görevde olduğu 23 yıl boyunca İzmir’e tam 450 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdi. Ayrıca esnafımıza geçen yıl 12 milyar 250 milyon lira tutarında finansman desteği sağlarken, son 23 yılda İzmir’e toplam 53,5 milyar lira esnaf finansman kredisi sunduk. Ticaret Bakanlığı olarak bütçemizin yüzde 60’ını mal ve hizmet ihracatçılarımıza yönelik desteklerde kullanıyoruz ve geçen yıl 33 milyar lira olan bu rakamı inşallah bu yıl 45 milyar liraya çıkaracağız. Merkez Bankamız ve Hazine ve Maliye Bakanlığımızın destekleriyle geçen yıl ihracatçılarımız için yaklaşık 1 trilyon lira ihracat reeskont kredisi tahsis ederek 250 milyar lira faiz sübvansiyon desteği sağladık" dedi. "Doğal taş rezervlerinin yaklaşık üçte birine sahibiz" Marble İzmir Fuarı’nın sektörel gelişimdeki rolünü ve kent ekonomisine sağladığı devasa katkıyı vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Marble İzmir’in hikayesi 37 yıl önce başladı. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan ilk adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş oluşumlarından birine dönüştü. Geçtiğimiz yıl 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçi ile tamamlanan fuarımızda, bu yıl Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden bine yakın katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden buluşuyoruz. Dünyanın doğal taş rezervlerinin yaklaşık üçte birine ve 120’den fazla mermer türüne sahip olan ülkemizin bu potansiyelini doğru değerlendirmek ve markalaşmak zorundayız" diye konuştu. "Ortak akılla ihracatı çok daha yukarıya taşıyabiliriz" Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklere de değinen Başkan Tugay, "Fuarımızda bu yıl tasarım, sanat ve ticaretin aynı zeminde buluşacağı ’Dizayn Alanı’nın yanı sıra; heykel çalıştayı, tasarım yarışması ve Marble Talks gibi sektörü ileriye taşıyacağına inandığımız etkinlikler var. Marble İzmir’in kentimize katkısı çok önemli; konaklamadan ulaşıma, yeme içmeden lojistiğe kadar şehrin tamamında büyük bir hareketlilik oluşturarak İzmir’in ekonomisini büyütüyor ve uluslararası güvenilirliğini artırıyor. Bugün 2 milyar dolar seviyesinde olan doğal taş ihracatını, daha fazla iş birliği ve ortak akılla çok daha yukarıya taşıyabiliriz" ifadelerini kullandı. "En kısa zamanda 10 milyar dolar seviyelerini göreceğiz" Sektörün katma değerli ürünlerle ihracat hedeflerine ulaşacağını, yerli makine üretimindeki başarıyı ve çevre duyarlılığının kamuoyuna doğru aktarılmasının önemini vurgulayan İzmir Valisi Süleyman Elban, "Daha inovatif ve katma değerli ürün ihracatına yönelerek konteyner sayısını artırmadan en kısa zamanda 10 milyar dolar seviyelerini göreceğiz. Geçmişte tamamen dışa bağımlı olan sektörümüzün günümüzde neredeyse bütünüyle yerli makine kullanması ve yarım milyar dolara yakın makine ihracatı yapması gurur vericidir. Mermer ve doğal taş işleyenlerin doğaya düşman olmadığını, aksine faaliyetler sonrası alanların doğaya geri kazandırıldığını insanımıza çok daha iyi anlatmalıyız. Ayrıca, fuarımıza yüzde 70 seviyelerine ulaşan desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza şükranlarımı sunuyor, bu güzel organizasyonun sektörümüze ve İzmir’imize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Anadolu’nun mirasını ve emeğini dünya vitrinine taşıyoruz" Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknoloji Fuarı’nın doğaltaş sektörünün geleceğine yön veren çok önemli bir platform hâline dönüştüğünü vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, "Bugün burada sadece ticari bir organizasyon için değil, Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını, emeğini ve teknolojisini dünya vitrinine taşımak için bir araya geldiniz. 170’ten fazla ülkeye gerçekleştirilen doğal taş ihracatı gelirimizin yaklaşık yüzde 65’ini işlenmiş doğal taşlar karşılamaktadır. Bu oranı global piyasada markalaşarak ve pazardaki yerimizi artırarak yükseltmeyi hedeflemekteyiz. Dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini buluşturan bu organizasyon, dünya piyasasında ilk üç içerisinde yer alan ülkemizin gücünü daha da pekiştirecektir. Sektörümüzün kalkınmasına ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayan bu fuarın, katılımcılarımız için yeni iş birlikleri ve önemli fırsatlar oluşturacağına inanıyorum. Fuarın İzmir’e, ülkemize ve tüm katılımcılara hayırlı olmasını dileyerek organizasyonun başarılı geçmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Tüm Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın açılışının sektöre, bölgeye ve ülkeye hayırlara vesile olmasını dilediğini kaydetti.
14 Nisan 2026 Salı - 11:54
L’Oréal ve Institut Pasteur’den cilt sağlığı biliminde iş birliği
L’Oréal ile Institut Pasteur; cilt sağlığını immünoloji, mikrobiyom ve güzellik bilimi perspektifinden ele alacak kapsamlı bir araştırma ortaklığına imza attı. İş birliği, yeni biyolojik hedeflerin keşfini ve ileri düzey cilt sağlığı çözümleri için yeni nesil aktif içeriklerin geliştirilmesini hızlandırmayı hedefliyor. Cilt bilimi alanında küresel şirketlerden biri olan L’Oréal ve dünyaca ünlü biyomedikal araştırma merkezi Institut Pasteur, stratejik araştırma ortaklığını duyurdu. Bu iş birliği, cilt sağlığı bilimini daha ileriye taşımayı ve cildin genel sağlıkla olan derin bağını bilimsel olarak ortaya koymayı hedefliyor. Ortaklığın temelinde, insan bedeninin en büyük organı olan cildin yalnızca dış görünümle sınırlı bir yapı değil, aynı zamanda bireylerin genel sağlık durumu, iyilik hali ve yaşam kalitesinin kritik bir göstergesi olduğu vizyonu yer alıyor. Bu vizyon doğrultusunda yürütülecek araştırmalar; cilt biyobelirteçleri, mikrobiyom dengesi ve bağışıklık sistemi ile cilt arasındaki karmaşık ilişkileri anlamaya odaklanacak. L’Oréal’in ileri cilt bilimi alanındaki araştırma desteği ile Institut Pasteur’ün immünoloji ve mikrobiyoloji konularındaki uzmanlığı bir araya gelerek, cilt sağlığını etkileyen biyolojik mekanizmaların daha kapsamlı bir şekilde incelenmesini mümkün kılacak. Bu ortaklık sayesinde yeni biyolojik hedeflerin keşfi hızlanırken, daha etkili ve yeni nesil aktif bileşenlerin geliştirilmesi de desteklenecek. "Institut Pasteur ile gerçekleştirdiğimiz bu benzersiz iş birliği sayesinde, cildimiz ile iç sağlığımız arasındaki derin bağı ortaya çıkarıyoruz" diyen L’Oréal Araştırma, İnovasyon ve Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Barbara Lavernos, sözlerine şöyle devam etti: "Cildin yaşam kalitemizi yansıtan hayati bir organ olduğunu bilimsel olarak ortaya koyuyor ve bu anlayışı ileriye taşıyoruz." Institut Pasteur Genel Direktörü Yasmine Belkaid ise şunları söyledi: "Institut Pasteur’ün immünoloji ve mikrobiyom bilimindeki temel uzmanlığını L’Oréal’in teknolojik mükemmeliyetiyle birleştirerek, bu kapsamlı araştırma anlaşmasıyla cilt hücreleri, yararlı mikroorganizmalar ve bağışıklık savunmaları arasındaki karmaşık etkileşimleri çözümlemeyi hedefliyoruz. Bu sayede bu etkileşimlerin hızlanan yaşlanma süreçlerini nasıl etkilediğini, sistemik sağlık durumlarını nasıl ortaya çıkardığını ve cilt bariyer bütünlüğünü nasıl koruduğunu inceleyeceğiz."
14 Nisan 2026 Salı - 11:45
ING, yapay zekâ ve veri odaklı yatırımlarla dijital altyapısını güçlendiriyor
ING Türkiye, Yapay Zekâ Dönüşüm Programı ile yazılım geliştirme yaşam döngüsünü uçtan uca yapay zekâ destekli hale getirirken, Yeni Nesil Data Programı’yla da veri odaklı kültürü güçlendirerek yapay zekâ destekli karar süreçlerini hızlandırıyor. ING Türkiye, yapay zekâ ve veri odaklı dönüşüm programlarıyla dijital altyapısını güçlendirerek hem müşterilerinin hem de çalışanlarının deneyimini daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Bu kapsamda ING, Yapay Zekâ Dönüşüm Programı ile yazılım geliştirme yaşam döngüsünü ve bankacılık süreçlerini yapay zekâ destekli hale getirirken, Yeni Nesil Data Programı’yla da veri odaklı kültürü güçlendirerek yapay zekâ destekli karar süreçlerini hızlandırıyor. Veri odaklı karar alma kültürü güçleniyor, yapay zekâ ile hız ve verimlilik artıyor ING Türkiye, yapay zekâyı yazılım geliştirme sürecinin merkezinde konumlandırıyor. ING’nin kurum içinde geliştirmekte olduğu ajan tabanlı yapay zekâ ile desteklenen orkestrasyon yapısı; ihtiyaç analizinden yazılım geliştirmeye, test ve devreye alma süreçlerinden operasyonel izlemeye kadar pek çok adımı daha akıllı ve otomatik hale getiriyor. Teknoloji ekipleri için sanal bir çalışma arkadaşı gibi konumlanan yapay zekâ, görev atamadan kodlama ve test otomasyonuna, değişim yönetiminden kök sebep analizlerine kadar süreçleri 7/24 destekleyerek hizmet kalitesinin sürekliliğine ve verimliliğine katkı sağlamayı amaçlıyor. ING Türkiye, veri odaklı karar alma kültürünü güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği Yeni Nesil Data Programı ile veri ve analitik alanındaki dönüşümünü bütünsel bir yaklaşımla ele alıyor. Yeni Nesil Data Programı; veri yönetiminden raporlamaya, veri platformlarından yapay zekâ uygulamalarına kadar tüm alanlarda kurumsal standartları güçlendirmeyi, sürdürülebilirliği sağlamayı ve veri değer zincirini kurum genelinde olgunlaştırmayı amaçlıyor. Program, ölçeklenebilir ve gerçek zamanlı veri akışını destekleyen küresel bir veri ve analitik platformu üzerine inşa edilirken; içgörü üretimini hızlandırıyor, karar destek mekanizmalarını güçlendiriyor ve operasyonel verimliliği artırıyor. Aynı zamanda, banka genelinde veri ve analitik yetkinlikleri ileri seviyeye taşıyan; güvenli, ölçeklenebilir ve kurumsal düzeyde etkin bir üretken yapay zekâ platformu da bu dönüşümün temel yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor. "Veri ve yapay zekayı stratejik bir yetkinlik olarak ele alıyoruz" Veri ve yapay zekayı stratejik bir yetkinlik olarak ele aldıklarını aktaran ING Türkiye Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem İltemir Carino, "Yapay zekâ ve veri odaklı yatırımlarımızla, hem müşterilerimizin değişen beklentilerine yanıt vermeyi hem de geleceğin bankacılığına yönelik güçlü bir altyapı oluşturmayı hedefliyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu dönüşüm, karar süreçlerinden yazılım geliştirmeye kadar pek çok alanda hız ve verimlilik sağlarken, müşterilerimize sunduğumuz dijital deneyimin kalitesini de sürdürülebilir şekilde artırmamıza olanak sağlıyor. Bu sayede birçok kritik işi daha hızlı ve pürüzsüz bir şekilde hayata geçirebiliyoruz. Bu kapsamda, bankamızı geleceğe hazırlayacak temel bileşenlerden biri olarak gördüğümüz ajan tabanlı yapay zekâ ile desteklenen orkestrasyon yapısını kurum içinde kendi mühendislerimizle geliştirme kararı aldık ve çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz. Ayrıca, dönüşümün bir parçası olarak, müşterilerimize en iyi deneyimi sunma hedefiyle mobil bankacılık deneyimini yeniden tasarlayarak geliştirdik; ek olarak yatırım hizmetlerinde birçok yeni fonksiyonu devreye alarak daha bütüncül bir deneyim sunmaya başladık. Bu yeniliklerle ING Mobil’i her kullanıcı için erişilebilir, güvenilir ve geleceğin dijital finans ihtiyaçlarına yanıt veren kapsamlı bir dijital platform haline getirmeye devam edeceğiz" dedi.
14 Nisan 2026 Salı - 11:07
Araç muayenede kanal dönemi bitiyor
Küresel araç muayene sektörü, yapay zekâ ve otomasyonla yeniden şekilleniyor. 2033 yılına kadar 6,9 milyar dolara ulaşması beklenen pazarda tünel tipi ve temassız tarama sistemleri hızla yaygınlaşıyor. Bu dönüşüm, muayene sürelerini kısaltmayı, işlemleri daha hızlı ve verimli hale getirmeyi hedefliyor. Türkiye’de de bu teknolojilerle muayenelerin standart hale getirilmesi ve zaman kayıplarının önüne geçilmesi bekleniyor. Teknolojideki hızlı gelişim, araç muayene süreçlerini de kökten dönüştürüyor. Uzun yıllardır kullanılan kanal sistemleri yerini, akıllı kamera altyapıları ve yapay zekâ destekli temassız tarama teknolojilerine bırakmaya başlıyor. Aracın altı dahil olmak üzere birçok kontrol noktası, fiziksel müdahale gerekmeksizin kısa sürede analiz edilebiliyor. Bu dönüşümün yalnızca teknik bir yenilik değil; muayene sürelerini kısaltan, işlem akışını hızlandıran ve milyonlarca araç sahibi için daha pratik bir deneyim sunan yeni bir verimlilik standardı anlamına geldiği belirtildi. Kameralar aracın altını görüyor Günümüzde geliştirilen şasi tarama cihazları, zemine yerleştirilen yüksek çözünürlüklü kamera sistemleri aracılığıyla araç muayenelerinde kritik öneme sahip pek çok kusuru tespit edebiliyor. Bu teknoloji sayesinde aracın sistemin üzerinden geçmesiyle özellikle kanala inilerek tespit edilen; motor, şanzıman, aks ve diferansiyeldeki yağ kaçakları, şasi kırıkları ve teknik standartlara uymayan tamiratlar, egzoz sistemindeki hasarlar, araç altındaki metal aksamlarda oluşan korozyon (paslanma), lastiklerdeki kesik, balon gibi yapısal bozukluklar ile dış yüzeydeki ölçü ve hasar durumları saniyeler içinde görüntülenerek kayıt altına alınabiliyor. Geleneksel muayene sürecinde teknisyenin kanalda fiziksel olarak inceleme yapmasını gerektiren konuların büyük bölümünü kapsıyor. Türkiye’de bekleme sorunu kronik hale geldi Araç muayenesinde sürücüler açısından öne çıkan başlıklardan biri istasyonlardaki bekleme süreleri. Randevu sistemine rağmen sahada oluşan yoğunluk ve işlem süreçlerinde kullanılan mevcut altyapı, araç başına düşen süreyi uzatıyor. Türkiye genelinde birçok istasyonda randevu saatinde gelen araç sahipleri uzun kuyruklarla karşılaşabiliyor. Özellikle büyük şehirlerde randevu bulma süresi ve istasyonlardaki bekleme süreleri en sık dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor. Gelişen otomatik tarama sistemleri, bu sürece yönelik yeni bir uygulama alanı oluşturuyor. Kamera ve yapay zekâ destekli alt gövde taramasıyla araç kontrolleri daha kısa sürede tamamlanabiliyor. İşlem sürelerinin kısalması, istasyonlardaki araç akışını hızlandırırken bekleme sürelerinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Dönüşümde kritik adım Temassız tarama teknolojisi, araç muayene süreçlerinin dönüşümünde kritik bir ilk adım olarak öne çıkıyor. Zemin kamera sistemleri hem muayene sürelerini kısaltma hem de insan hatasını en aza indirme potansiyeli taşıdığından dünyada giderek daha fazla ilgi görüyor. Piyasa verileri de bu dönüşümün boyutunu gözler önüne seriyor. Otomotiv muayene tünelleri pazarının 2024’teki 2,2 milyar dolar seviyesinden 2035 yılına kadar 4,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor; bu rakam yıllık yaklaşık yüzde 7 büyüme anlamına geliyor. Yapay zekâ destekli araç muayene sistemleri pazarı da çok daha hızlı bir büyüme içinde. 2024’te 1,9 milyar dolar olan bu pazarın 2033 yılına kadar 6,9 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Yüzde 15,8’lik yıllık büyüme hızıyla otomotiv sektörünün en hızlı genişleyen segmentlerinden biri konumuna geliyor. Sektörde tünel muayene sistemleri yaygınlaşıyor Araç muayene sektöründe, istasyonların tam otomatik tarama tünellerine dönüşmesine yönelik çalışmalar hız kazanıyor. Bu sistemlerde araçlar çok noktalı kamera altyapıları, lazer tarayıcılar ve yapay zekâ destekli görüntü işleme teknolojileriyle eş zamanlı olarak analiz ediliyor. Bulgular anlık olarak raporlanırken, süreçte insan müdahalesi sınırlı düzeyde tutuluyor. Otomatik tarama sistemleri, aynı istasyon alanında daha fazla aracın muayene edilmesine imkân tanıyor. Bu durum, mevcut altyapının daha verimli kullanılmasını sağlarken istasyonların fiziksel planlamasında da daha kompakt çözümleri mümkün kılıyor. Dijital olarak elde edilen muayene verileri ise zamanla geniş bir veri setine dönüşüyor. Araç parkının genel durumu, arıza türleri ve bölgesel dağılımlar gibi bilgiler, sektör ve ilgili paydaşlar için referans niteliği taşıyor. Kuzey Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda otomatik tarama altyapıları sahada daha yaygın kullanılmaya başlanmış durumda. Türkiye’de ise mevcut sistemde randevu yoğunluğu, istasyonlardaki bekleme süreleri ve işlem akışına ilişkin çeşitli başlıklar öne çıkıyor. Sektördeki teknolojik gelişmelerin, araç muayene süreçlerinde daha hızlı işlem, daha yüksek standart ve daha öngörülebilir bir akışa yönelik dönüşümün gündemde olduğunu gösterdiği aktarıldı.
14 Nisan 2026 Salı - 10:51
İnegöl’de ücretsiz otoparkların anlık doluluk oranı artık cebinizde
İnegöl Belediyesi’nin mobil uygulaması "Senin Belediyen" yenilenen yüzüyle hizmete girdi. Artık ücretsiz otoparkların anlık doluluk takibinin de yapılabildiği uygulama, şehir yaşamını kolaylaştıran birçok dijital hizmeti tek platformda vatandaşlara sunuyor. İnegöl Belediyesi, dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda vatandaş odaklı hizmetlerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi’nin dijital yüzü olan "Senin Belediyen" mobil uygulaması, yenilenen modern arayüzü ve zengin içerikleriyle kullanıcıların hizmetine sunuldu. İçerisinde şehre dair pek çok hizmet yer alan uygulama, tüm şehri telefonlarınıza taşıyor. Otoparkların doluluk oranı anlık olarak cebinizde İnegöl Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğü tarafından yenilenen Senin Belediyen mobil uygulamasında en dikkat çekici özelliklerinden biri ise şehir merkezindeki ücretsiz otoparklara yönelik sunduğu anlık takip sistemi oldu. Bu özellikle birlikte vatandaşlar, İnegöl Belediyesine ait ücretsiz otoparkların doluluk durumunu mobil cihazları üzerinden anlık olarak görüntüleyebiliyor. Özellikle yoğun saatlerde park yeri arama sorununa pratik çözüm sunan sistem, sürücülere zaman kazandırırken şehir içi trafik akışına da olumlu katkı sağlamayı hedefliyor. Hava kalitesinden nöbetçi eczanelere şehre dair her şey bu uygulamada Uygulama, otopark takibi dışında da pek çok akıllı hizmeti bünyesinde barındırıyor. Kullanıcılar; hava kalitesini anlık izleyebiliyor, nöbetçi eczanelere hızlıca ulaşabiliyor ve şehrin farklı noktalarından canlı kamera görüntülerini takip edebiliyor. Ayrıca kent rehberi haritası sayesinde önemli noktalara kolayca erişim sağlanırken, e-imar ve dijital imar hizmetleriyle de resmi bilgilere online olarak ulaşılabiliyor. Sosyal ve kültürel yaşam da burada "Senin Belediyen" mobil uygulaması, yalnızca hizmet sunmakla kalmayıp İnegöl’ün sosyal ve kültürel yaşamını da kullanıcılarla buluşturuyor. Güncel etkinlikler, devam eden projeler ile belediyeden yapılan haber ve duyurular da uygulama üzerinden takip edilebiliyor. Dijital belediyecilik anlayışının bir yansıması olarak geliştirilen uygulama; hizmet rehberi, e-belediye işlemleri, yapay zeka destekli dijital asistan ve anlık bildirim sistemi gibi birçok modülü tek platformda topluyor. İnegöl Belediyesi’nin "Senin Belediyen" yaklaşımıyla hayata geçirdiği bu yenilikçi uygulama, vatandaşların belediye ile olan iletişimini güçlendirirken; hızlı, şeffaf ve erişilebilir hizmet anlayışını da bir üst seviyeye taşıyor. Yenilenen uygulama sayesinde İnegöllüler, şehirle ilgili ihtiyaç duydukları bilgiye tek dokunuşla ulaşabilecek. Uygulama IOS ve Android tüm mobil cihazlarda kullanılabiliyor.
14 Nisan 2026 Salı - 10:45
Ata tohumlarının kırsal kalkınmadaki rolü Beyağaç’ta konuşuldu
Beyağaç Belediyesi’nin düzenlediği "Kırsal Kalkınma ve Ata Tohumu" konferansında ata tohumu, organik üretim ve kırsal kalkınma konuları ele alındı. Başkan Sezayi Pütün, yerel tohumların yaygınlaştırılması için çalışmaların süreceğini belirtti. Beyağaç Belediyesi tarafından "Kırsal Kalkınma ve Ata Tohumu" konulu konferans düzenlendi. Konferansa Ata Tohumu Derneği Başkanı Beyazıt Ekiz, Orman Mühendisi Fikret Çuvaç, Orman ve Endüstri Mühendisi Temimdar Kıraker ile Orman Mühendisi Atilla Küçükala konuşmacı olarak katıldı. Programa Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, Eskere Orman İşletme Müdürü Vedat Uğurcu, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş iştirak etti. Düzenlenen sunumlarda katılımcılara ata tohumundan üretim, organik tarım ve ürün pazarlaması konularında bilgiler verildi. Konferansta konuşan Belediye Başkanı Sezayi Pütün, çiftçiliğin zorluklarına dikkat çekerek belediye olarak üreticilere destek olmaya devam ettiklerini ifade etti. Tarımla uğraşan nüfusun yaş ortalamasının giderek yükseldiğini belirten Pütün, gençlerin üretimden uzaklaştığını söyledi. Ata tohumunun önemine değinen Pütün, yerel tohumların daha sağlıklı ve verimli üretim açısından büyük değer taşıdığını vurguladı. Beyağaç’ın ata tohumu açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Pütün, dernekle iş birliği içerisinde bölgede ata tohumu üretimini geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Önümüzdeki süreçte bilgilendirme çalışmalarının devam edeceğini belirten Pütün, belediye olarak ata tohumlarını vatandaşlara ulaştırmak için çalışmalar yürüttüklerini sözlerine ekledi.
14 Nisan 2026 Salı - 10:34
Ticari süt işletmelerince 887 bin 774 ton inek sütü toplandı
Bir önceki ay 945 bin 256 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Şubat ayında yüzde 6,1 oranında azalarak 887 bin 774 ton oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı Süt ve Süt Ürünleri Üretimi verilerini açıkladı. Buna göre, ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,1 azaldı, Ocak-Şubat döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,3 azaldı. Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, inek peyniri üretimi yüzde 2,4 arttı, ayran üretimi yüzde 6,8 arttı, yoğurt üretimi yüzde 7,4 arttı, içme sütü üretimi yüzde 4 arttı, tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 1,9 arttı. Ocak-Şubat döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre, inek peyniri üretimi yüzde 2,5 arttı, ayran üretimi yüzde 6,9 arttı, yoğurt üretimi yüzde 10,6 arttı, içme sütü üretimi yüzde 4,2 arttı, tereyağı ve sadeyağ üretimi yüzde 0,3 arttı. Bir önceki ay 945 bin 256 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Şubat ayında yüzde 6,1 oranında azalarak 887 bin 774 ton oldu. Bir önceki ay 157 bin 435 ton olan içme sütü üretimi Şubat ayında yüzde 12,3 oranında azalarak 138 bin 131 ton olarak gerçekleşti.
14 Nisan 2026 Salı - 10:30
Şubat ayında tavuk eti üretimi 227 bin 793 ton oldu
Bir önceki ay 238 bin 794 ton olan tavuk eti üretimi Şubat ayında yüzde 4,6 oranında azalarak 227 bin 793 ton oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı Kümes Hayvancılığı Üretimi verilerini açıkladı. Buna göre, tavuk eti üretimi 227 bin 793 ton, tavuk yumurtası üretimi 1,82 milyar adet olarak gerçekleşti. Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, tavuk yumurtası üretimi yüzde 17,6 arttı, kesilen tavuk sayısı yüzde 5,9 arttı, tavuk eti üretimi yüzde 4,4 arttı. Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre, tavuk yumurtası üretimi yüzde 16,3 arttı, kesilen tavuk sayısı yüzde 4,4 arttı, tavuk eti üretimi yüzde 3,3 arttı. Bir önceki ay 238 bin 794 ton olan tavuk eti üretimi Şubat ayında yüzde 4,6 oranında azalarak 227 bin 793 ton oldu. Bir önceki ay 1 milyar 902 milyon 299 bin adet olan tavuk yumurtası üretimi Şubat ayında yüzde 4,3 oranında azalarak 1 milyar 820 milyon 97 bin adet oldu.
14 Nisan 2026 Salı - 10:24
Doğan: "Çukurova çiftçisi iki yıldır afetlerle mücadele ediyor"
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çukurova çiftçisinin iki yıldır afetlerle mücadele ettiğini ve acil destek verilmesi gerektiğini söyledi. Adana ve Çukurova genelinde 2025 yılında yaşanan zirai don, kuraklık ve artan girdi maliyetlerinin ardından 2026 yılında etkili olan aşırı yağışlar, tarımsal üretimi bir kez daha ağır şekilde etkiledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuyla ilgili açıklama yaptı. Doğan, çiftçilerin iki yıl üst üste doğal afetlerle karşı karşıya kaldığını hatırlatarak, "Çukurova çiftçisi iki yıldır afetlerle mücadele ediyor, acil destek şart. Üreticinin artık dayanma gücü kalmadı" diye konuştu. Başkan Doğan, 2025 yılının üretici açısından son derece zor geçtiğini hatırlatarak, "Kuraklık, don olayları ve yüksek maliyetler nedeniyle çiftçimiz zaten ciddi kayıplar yaşadı. 2026 yılında ise bu kez aşırı yağışlar nedeniyle tarlalar su altında kaldı, ekili alanlar zarar gördü. Birçok üreticimiz ürününü yeniden ekmek zorunda kaldı" dedi. Bu durumun çiftçi üzerindeki mali yükü katladığını vurgulayan Doğan, üreticinin aynı ürüne ikinci kez yatırım yapmak zorunda kaldığını, tohumdan gübreye, mazottan işçiliğe kadar tüm giderlerin yeniden oluştuğunu söyledi. "Tarım sektörü stratejik bir alan olarak değerlendirilmeli" Yaşanan bu gelişmelerin yalnızca çiftçiyi değil, doğrudan toplumun tamamını ilgilendirdiğine dikkat çeken Doğan, "Ekonominin temel taşlarından biri olan tarım sektörünün ülke ekonomisinde kritik bir rolü var. Çukurova gibi verimli bir bölgede yaşanan üretim kayıpları ülke ekonomisine de olumsuz yansıyacaktır. İstihdamdan ihracata kadar birçok alanda belirleyici rol oynayan tarımda yaşanan daralmanın zincirleme etkiler oluşturması kaçınılmaz olacaktır. Tarım, sadece üreticinin geçim kaynağı değil, aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliğinin temelidir. Çiftçi üretmezse sofralar boş kalır. Bugün yaşanan bu kayıplar, yarın gıda arzında ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle tarım sektörü stratejik bir alan olarak değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Yüreğir Ziraat Odası Başkan Doğan, çiftçilerin içinde bulunduğu zor durumdan çıkabilmesi için hükümete acil destek çağrısında bulunarak, zarar gören üreticilere doğrudan destek verilmesi, kredi borçlarının faizsiz ertelenmesi ve girdi maliyetlerini düşürecek önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Doğan, ayrıca afetlerden etkilenen bölgeler için özel destek ve teşvik paketlerinin gecikmeden açıklanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Doğan, "Bugün çiftçimizi kaybedersek yarın üretimi kaybederiz. Bu da sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir kayıp olur. Bu nedenle üreticimizin yanında olunmalı ve sürdürülebilir tarım politikaları acilen hayata geçirilmelidir" diyerek yetkilileri Çukurova çiftçisinin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için etkili adımlar atmaya davet etti.
14 Nisan 2026 Salı - 10:14
CBD Guangzhou 2026 için geri sayım başladı
Uluslararası Yapı Dekorasyon Fuarı (CBD Guangzhou 2026), 8-11 Temmuz 2026 tarihleri arasında Çin’in Guangzhou kentinde gerçekleştirilecek. Yapı malzemeleri ve dekorasyon sektörünün önde gelen fuarlarından 28. Çin (Guangzhou) Uluslararası Yapı Dekorasyon Fuarı (CBD Guangzhou 2026), 8-11 Temmuz 2026 tarihleri arasında Çin’in Guangzhou kentindeki Canton Fuar Kompleksi’nde gerçekleştirilecek. Fuar, Ünlü Kanton Fuarı’nın organizatörü Çin Dış Ticaret Merkezi (CFTC) tarafından düzenleniyor. 300 bin metrekarelik alanda gerçekleşecek olan fuar, 2 binden fazla marka katılımcısına ev sahipliği yapacak. CBD Guangzhou 2026, farklı sektörlerden profesyonellere özel değer sunma hedefiyle tasarlandı. Fuar, mimarlar ve mühendisler için çok sayıda yenilikçi tasarım ürünü ve en son teknolojileri sunuyor. Yapılan açıklamaya göre; küresel üreticiler Çin’in önemli üretim ekipmanlarına ve tedarik zinciri ağlarına doğrudan erişim imkânı elde edebilecek.
14 Nisan 2026 Salı - 10:00
Brent petrol 100 doların altına geriledi
Brent petrol fiyatları ABD ve İran’ın barış görüşmelerine yeniden başlayabileceği ihtimaline karşı 100 doların altına geriledi.
14 Nisan 2026 Salı - 09:59
Garanti BBVA Leasing’den 100 milyon dolarlık uluslararası murabaha sendikasyonu
Garanti BBVA Leasing, uluslararası piyasalardan sağladığı murabaha sendikasyon finansmanı ile fonlama yapısını çeşitlendiriyor. SMBC Bank International Plc koordinasyonunda sağlanan finansmanın, başta KOBİ finansmanı olmak üzere reel sektörü destekleyen büyüme odaklı leasing yatırımlarında kullanılması ve bu yolla ülke ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Garanti Finansal Kiralama A.Ş. (Garanti BBVA Leasing), uluslararası piyasalarda 100 milyon ABD doları tutarında murabaha sendikasyon finansmanı kapsamında yeni bir anlaşmaya imza attı. SMBC Bank International Plc’nin düzenleyici (mandated lead arranger) olarak görev aldığı işlem, uluslararası yatırımcılardan yoğun ilgi görerek geniş ve çeşitlendirilmiş bir yatırımcı tabanına ulaşılmasını sağladı. Söz konusu işlem, Garanti BBVA Leasing’in fonlama yapısını çeşitlendirme ve uluslararası piyasalardaki etkinliğini artırma stratejisiyle uyumlu olarak kurgulandı. "Yatırımcıların kuruma ve ülkemize duyduğu güvenin göstergesi" Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Leasing Genel Müdürü Orhan Veli Çaycı şunları söyledi: "Uluslararası piyasalardan sağladığımız bu işlem, yatırımcıların hem kurumumuza hem de ülkemize duyduğu güvenin güçlü bir göstergesi niteliğinde. Reel sektörün dönüşümünü, KOBİ’lerin gelişimini desteklemeye ve sosyal etki oluşturan projelerin finansmanına katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz." Somut katkı sağlayacak projelere yönlendirilecek Sağlanan bu yeni finansmanın başta KOBİ finansmanı olmak üzere reel sektörü destekleyen büyüme odaklı leasing yatırımlarında kullanılması ve bu yolla ülke ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Bu çerçevede finansman, istihdamın desteklenmesi ve çevresel etkilerin azaltılması yönünde somut katkı sağlayacak projelere yönlendirilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder