EKONOMİ
20 Nisan 2026 Pazartesi - 18:05 Yalova’da çiftçiye ayçiçeği ve fasulye tohumu desteği Yalova’da "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi" çerçevesinde 104 çiftçiye yağlık ayçiçeği ve çalı fasulyesi tohumu dağıtıldı. Yalova Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen törenle 62 çiftçiye 135 kilogram çalı fasulyesi tohumu, 42 çiftçiye ise 670 kilogram yağlık ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Törene katılan eski Tarım ve Orman Bakanı ve Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi, Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını belirterek, suyun verimli kullanılmasının önemine dikkati çekti. Yağlı tohumlar ve ayçiçeğinde arz açığı bulunduğunu dile getiren Kirişçi, "Yalova’nın bir karış toprağının boş kalmasına gönlüm razı değil. Bu düşünceyi içselleştirmiş bir Cumhurbaşkanımız var. Dönemde bu kısa adıyla TAKE Projesi, tarım arazilerinin etkinleştirilmesi projesi çok önemli. Biz pek çok üründe artık ihtiyacımızın üzerinde üretim yaparken özellikle yağlı tohumlarda ve ayçiçeğinde arz açığımız var. Şu anda yüzde 65-70’lerde. Hala bizim yüzde 30’luk bir açığımız var. Bu açığın kapatılması adına TAKE Projesi var. Burada size dağıtılacak olan bu tohumlar inşallah bizim o yağ açığımızın kapatılması, toprağımızın bitki besin elementleri yönünden zenginleştirilmesi, suyun tasarruflu kullanılması adına önemlidir" dedi. Vali Ahmet Hamdi Usta da Yalova’nın tarım ve süs bitkileri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, devlet ile vatandaş iş birliğinin güzel bir örneğinin sergilendiğini söyledi. Üretime katkı sağlayan çiftçilere teşekkür eden Usta, desteklerin süreceğini ifade etti. Vali Usta, toplam 104 çiftçinin yararlanacağı projenin yaklaşık 1 milyon lira bütçeye sahip olduğunu ve bu tutarın yarısının bakanlık tarafından karşılandığını söyledi. Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ise, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve benzeri küresel gelişmelerin gıdanın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "ekilmedik bir karış tarım arazisi kalmasın" talimatı doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü söyleyen İlmeç, proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe destekli tohum verildiğini ifade etti. İl genelinde 6 bin 750 dekarlık ayçiçeği üretim alanı bulunduğunu kaydeden İlmeç, dağıtılan bin 670 kilogram ayçiçeği tohumunun bu alanın yaklaşık üçte birine ekim imkânı sağlayacağını belirtti. İlmeç, çalı fasulyesi üretimi için ise 62 çiftçiye 33 dekarlık alanda kullanılmak üzere tohumun yüzde 75 hibeyle verildiğini bildirdi. Programa Yalova Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, İl Genel Meclisi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kurum müdürleri ile çiftçiler katıldı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:45 Yalova’da çiftçiye ayçiçeği ve fasulye tohumu desteği Yalova’da "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi" çerçevesinde 104 çiftçiye yağlık ayçiçeği ve çalı fasulyesi tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. Yalova Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen tören ile 62 çiftçiye 135 kilogram çalı fasulyesi tohumu ile 42 çiftçiye ise 670 kilogram yağlık ayçiçeği tohumu teslim edildi. Törene katılan eski Tarım ve Orman Bakanı ve Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını belirterek suyun verimli kullanılmasının önemine dikkati çekti. Yağlı tohumlar ve ayçiçeğinde arz açığı bulunduğunu dile getiren Kirişçi, "Yalova’nın bir karış toprağının boş kalmasına gönlüm razı değil. Bu düşünceyi içselleştirmiş bir Cumhurbaşkanımız var. Dönemde bu kısa adıyla TAKE projesi, tarım arazilerinin etkinleştirilmesi projesi çok önemli. Biz pek çok üründe artık ihtiyacımızın üzerinde üretim yaparken özellikle yağlı tohumlarda ve ayçiçeğinde arz açığımız var. Şu anda yüzde 65, 70’lerde. Hala bizim yüzde 30’luk bir açığımız var. Bu açığın kapatılması adına TAKE projesi var. Burada size dağıtılacak olan bu tohumlar inşallah bizim o yağ açığımızın kapatılması, toprağımızın bitki besin elementleri yönünden zenginleştirilmesi, suyun tasarruflu kullanılması adına önemlidir" dedi. Vali Ahmet Hamdi Usta da Yalova’nın tarım ve süs bitkileri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak devlet ile vatandaş iş birliğinin güzel bir örneğinin sergilendiğini söyledi. Üretime katkı sağlayan çiftçilere teşekkür eden Usta, desteklerin süreceğini ifade etti. Usta, toplam 104 çiftçinin yararlanacağı projenin yaklaşık 1 milyon lira bütçeye sahip olduğu, bu tutarın yarısının bakanlık tarafından karşılandığı söyledi. Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ise, pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve benzeri küresel gelişmelerin gıdanın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. İlmeç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "ekilmedik bir karış tarım arazisi kalmasın" talimatı doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü söyledi. İlmeç, proje kapsamında çiftçilere yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe destekli tohum verildiğini ifade etti. İl genelinde 6 bin 750 dekarlık ayçiçeği üretim alanı bulunduğunu kaydeden ilmeç, dağıtılan bin 670 kilogram ayçiçeği tohumunun bu alanın yaklaşık üçte birine ekim imkânı sağlayacağını belirtti. Çalı fasulyesi üretimi için ise 62 çiftçiye, 33 dekarlık alanda kullanılmak üzere tohumun yüzde 75 hibeyle verildiği bildirildi. Programa Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, il genel meclisi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kurum müdürleri ile çiftçiler katıldı.
DAİMFED’den 46. bölge için önemli istişare
14 Nisan 2026 Salı - 14:08 DAİMFED’den 46. bölge için önemli istişare DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, Adana’nın Çukurova ilçesinde bulunan 46. bölge ve yaban hayatı alanlarındaki sorunların çözümünün sağlıklı bir planlamayla ilerleyeceğini söyledi. Adana, Kayseri, Niğde, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerinden sorumlu Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Abdullah Alioğlu ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Adana İl Müdürü Sinan Gül, Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’nu (DAİMFED) ziyaret etti. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu ziyarette, Adana’nın Çukurova ilçesinde bulunan 46. bölge ve yaban hayatı alanlarındaki sorunlar masaya yatırıldı. Görüşmede, bölgedeki mevcut kısıtlamalar, teknik aksaklıklar ve sürecin nasıl ilerleyebileceği üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. "Çözüm odaklı bir görüşme gerçekleştirdik" Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "Abdullah Alioğlu ve Sinan Gül ile bir araya gelerek 46. bölge başta olmak üzere, yaban hayatı koruma alanlarındaki güncel durumu değerlendirdik. Sektörümüzün beklentilerini ve bölgedeki yapısal ihtiyaçları paylaştık. Karşılıklı görüş alışverişinde bulunduğumuz bu verimli toplantı, bölgedeki sürecin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor."
Turizmde Greendeks dönemi
14 Nisan 2026 Salı - 13:52 Turizmde Greendeks dönemi Sürdürülebilirlik, artık bir yaklaşım değil, ölçülebilir bir performans alanı olarak konumlanıyor. Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) geliştirdiği Greendeks ile bu alandaki yeterlilikler ölçülebiliyor. Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) geliştirdiği Greendeks; işletmelerin Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) kriterleri çerçevesinde sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir ve raporlanabilir şekilde sunarken, farklı sektörlerde dönüşümü hızlandırmaya devam ediyor. Bu sektörlerden biri de turizm. Turizm sektöründe sürdürülebilirlik, artık bir yaklaşım değil, ölçülebilir bir performans alanı olarak konumlanırken, Greendeks ile kurumlar bu alandaki yeterliliklerini ölçebiliyor. Bu yaklaşım, sektör genelinde dönüşümü tetikleyen önemli bir referans noktası niteliği taşıyor. Greendeks değerlendirmesi; çevresel etkilerin yanında sosyal ve kurumsal yönetişim süreçlerini de kapsayan kapsamlı bir analiz ve A’ seviye, mevcut performansın bir göstergesi olmanın ötesinde; sürdürülebilir büyümede güçlü bir referans noktası. Elde edilen ’A’ seviyesi, sürdürülebilirliğin yalnızca bir iletişim dili değil, operasyonel kararların merkezinde konumlandığını ortaya koyuyor. Enerji verimliliğinden kaynak yönetimine, çalışan refahından misafir deneyimine kadar tüm temas noktalarında turizm sektöründe yeni bir standardın oluştuğuna işaret ediyor. Greendeks değerlendirmesinde ’A’ seviyesine ulaşan Swissôtel Resort & Spa Çeşme için düzenlenen plaket takdim töreninde açıklamalarda bulunan Kredi Kayıt Bürosu Genel Müdürü Gökhan Şahin, "Greendeks platformu aracılığıyla işletmelerin ve talep edilmesi durumunda tüm tedarik zinciri ekosisteminin sürdürülebilirlik performanslarını bütüncül ve güvenilir bir çerçevede değerlendirmelerine katkı sunuyoruz. Turizm sektöründe elde edilen A seviyesi skor, sürdürülebilirliğin artık ölçülebilir ve işletmeler için somut bir performans göstergesine dönüştüğünü göstermesi açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Bu başarı, yalnızca tek bir işletmenin değil, tüm sektörün dönüşümüne ilham verecek niteliktedir. Turizm ve otelcilik sektöründe ortaya çıkan bu örnekleri çoğaltarak ve farklı sektörlere yayarak, sürdürülebilirlikte ortak bir referans noktası oluşturmayı hedefliyoruz" dedi.
DigiConnect Projesi KTO’da başladı
14 Nisan 2026 Salı - 13:32 DigiConnect Projesi KTO’da başladı Kayseri Ticaret Odası (KTO) koordinasyonunda yürütülecek olan ve Türkiye, Çekya ve Belçika’daki ticaret ve sanayi odalarının iş birliğiyle uygulanacak olan projenin açılışı gerçekleştirildi. Açılış programında konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; "Bugün Türkiye’nin Belçika ile ticareti yaklaşık 8 milyar Euro, Çekya ile ticareti ise yaklaşık 6 milyar Euro seviyesindedir" dedi. Avrupa Birliği destekli KOBİ’lerin uluslararasılaşma süreçlerinin desteklenmesi, dijital yetkinliklerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir iş bağlantılarının kurulmasının amaçlandığı projenin açılışı; KTO Konferans Salonu’nda yapıldı. Açılış konuşmasını yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri hakkında genel bir değerlendirmede bulunarak; "Bugün Kayseri; 5 üniversitesi, 3 organize sanayi bölgesi ve 1 serbest bölgesi ile bir üretim ekosistemine sahiptir. Mevcut gücümüze güç katacak olan; Tarıma Dayalı İhtisas Sera OSB’miz, proje aşamasındaki Uzay, Havacılık ve Savunma İhtisas OSB ile Geri Dönüşüm İhtisas OSB’miz ve altyapı çalışmaları hızla devam eden Erciyes OSB ile şehrimiz, Türkiye ekonomisine yaklaşık 6 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle çok ciddi katkılar sağlayan modern bir sanayi merkezidir. Dünyanın 190 ülkesine ihracat yapan, ihracatının yüzde 55’ini doğrudan Avrupa ülkelerine gerçekleştiren bu kadim şehirdir. Kayseri olarak sadece sanayi ve ticaretin değil, aynı zamanda eşsiz bir turizm hazinesinin de üzerinde oturuyoruz. Belki denizimiz ve kumumuz yok; ancak şehrimiz tarih, kültür, inanç, kış, doğa ve gastronomi gibi turizminin her türlü çeşitliliğini bünyesinde barındıran müstesna bir merkezdir. Bugün dünya yalnızca değişmiyor; aynı zamanda yeniden şekilleniyor. Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar, küresel dengelerdeki kırılmalar, tedarik zincirlerinde yaşanan kopmalar Ticaret savaşları, enerji ve gıda ve iklim krizleri. Tüm bunlar bize tek bir gerçeği gösteriyor: Artık hiçbir ülke tek başına güçlü kalamaz. Güç; iş birliğinde, güven ortamında ve doğru bağlantılar kurabilme kabiliyetinde yatmaktadır. Artık sadece üretmek yetmiyor. Bugün güçlü olan; değişime uyum sağlayabilen, dijitalleşme, yapay zekâ gibi yeni akımları doğru okuyup uygulayabilen, doğru ortaklıklar kurabilen ve birlikte hareket edebilenlerdir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında uzun yıllara dayanan, karşılıklı güven ve ortak menfaatler üzerine inşa edilmiş çok güçlü bir ekonomik bağ bulunmaktadır. Bu tarihi ve köklü bağlar, günümüzün hızla değişen küresel düzeninde sadece bir ticari ortaklık değil, aynı zamanda stratejik bir ortaklık da temsil etmektedir. Bugün AB- Türkiye arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 190 milyar Euro seviyesine ulaşmış durumdadır. Bu rakam yalnızca bir ticaret verisi değildir. Bu; ortak üretimin, karşılıklı bağımlılığın ve birlikte büyümenin en somut göstergesidir. Ancak iş dünyamızın sahadaki gerçekliği de açıktır. Vize süreçlerinde yaşanan gecikmeler, iş insanlarımızın hareket kabiliyetini zorlaştıran uygulamalar ve güncellenmeyen Gümrük Birliği’nin oluşturduğu yapısal sorunlar. Bu tablo yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’yı da doğrudan etkilemektedir. Çünkü ticaret tek taraflı değildir. Bağlantı zayıfladığında herkes kaybeder. Bu nedenle; Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Her zaman Dediğimiz gibi; ’Türkiye’siz AB, AB’siz Türkiye olmaz’. Bugün başlattığımız bu proje tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır" dedi. Projenin ticari bağ kurmayı ve sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflediğini altını çizen Başkan Gülsoy; "DigiConnect Projesi; Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle, Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu Programı kapsamında hayata geçirilmektedir. Bu proje; kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi, üyeler arasında kalıcı ticari bağlar kurmayı ve sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflemektedir. Ama açık söylemek gerekir ki bu sadece bir proje değildir. Bu, bir iş birliği modelidir. Birlikte üretmenin ve birlikte büyümenin somut bir sistemidir. Bugün Türkiye’nin Belçika ile ticareti yaklaşık 8 milyar Euro, Çekya ile ticareti ise yaklaşık 6 milyar Euro seviyesindedir. Toplamda 14 milyar Euro’yu aşan bu hacim, güçlü bir zemini işaret etmektedir. Kayseri ölçeğine baktığımızda ise; Belçika ile yaklaşık 90 milyon Euro, Çekya ile yaklaşık 50 milyon Euro seviyesinde bir ticaret hacmi görüyoruz. Bu tablo bize şunu açıkça söylüyor: Potansiyel büyük. Ama mevcut seviyemiz bu potansiyelin oldukça gerisinde. İnanıyorum ki biz bunun çok daha fazlasını birlikte üretebilecek kapasiteye sahibiz. Kayseri’nin üretim gücü; Belçika’nın lojistik ve dağıtım kabiliyetiyle, Çekya’nın sanayi ve teknoloji altyapısıyla birleştiğinde ortaya çok daha büyük bir ekonomik değer çıkacaktır. Bu iş birlikleri sayesinde; ticaretimiz karşılıklı olarak gelişecek, ortak üretim ve teknoloji transferi mümkün olacak, ve yeni pazarlara birlikte açılma fırsatı doğacaktır" şeklinde konuştu. Türkiye’nin önemli bir müttefik olduğunun altını çizen Çekya Ankara Büyükelçisi Petr Stepanek ise; "Çek Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği için Türkiye tam da böyle bir ortaktır. Stratejik bir müttefik, önemli bir ekonomik aktör ve Orta Doğu bölgesinde bir istikrar unsurudur. Daha geniş Avrupa perspektifinde Türkiye’yi; sanayi, tarım ve enerji güvenliği alanlarında kritik bir ticaret ortağı, vazgeçilmez bir lojistik merkez ve Avrupa’ya doğal bir geçiş kapısı olarak görüyoruz. AB, Türkiye’nin kalkınmasını desteklemekte ve 2021-2027 Çok Yıllı Mali Çerçeve kapsamında IPA III katılım öncesi yardım araçları ile Horizon Europe ve Erasmus+ programlarını yoğun şekilde kullanarak akademik ve inovasyon dünyalarımızı birbirine bağlamaktadır. Bir diğer önemli gelişme ise Şubat 2026’da Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye ile 200 milyon Euro tutarında finansal iş birliğini yeniden başlatmış olmasıdır. Çek Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki ikili ilişkiler tarihinin en başarılı dönemlerinden birini yaşamaktadır. Türkiye, Çek Cumhuriyeti’nin en önemli ticaret ortaklarından biridir. Rakamlar açıkça göstermektedir ki 2025 yılında karşılıklı ticaret hacmimiz 7,5 milyar Euro’yu aşmıştır. Çekya’nın Türkiye’ye ihracatı yüzde 9’dan fazla artarak 4,3 milyar Euro ile rekor seviyeye ulaşmıştır. Savunma ve güvenlik, enerji, otomotiv ve ulaşım, makine mühendisliği, madencilik ve taş ocakçılığı teknolojileri ile tarım ve gıda sektörlerinden Çek şirketleri uzun süredir Türkiye pazarında aktif olarak faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte bilgi ve iletişim teknolojileri ile sağlık gibi diğer sektörler de bu sürece dahil olmaktadır. Karşılıklı ticaret, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması’ndan uzun süredir fayda sağlamaktadır. Bu potansiyelin korunması için Çek Cumhuriyeti, bu mekanizmanın hizmetler, kamu alımları ve işlenmemiş tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde modernize edilmesini uzun süredir kararlı biçimde desteklemektedir. Bu konunun hızlı bir şekilde çözülmesinin, özellikle yeni küresel serbest ticaret anlaşmaları bağlamında ekonomilerimizin rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz. Ancak tüm stratejik vizyonlar, gerçek bağlantıları kuran girişimcilerimizin aktif rolü olmadan kağıt üzerinde kalacaktır. Bugün burada bir araya gelmemize vesile olan yeni girişimi özellikle vurgulamak ve desteklemek isterim. DigiConnect Projesi gibi girişimlerin - Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı - Türkiye, Çek Cumhuriyeti ve Belçika’daki iş dünyası kuruluşları arasında modern iş birliğinin başarılı bir örneği olacağına inanıyorum. 2026 yılında şirketlerin küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak olan unsur süreçlerin dijitalleşmesidir" ifadelerini kullandı. "Türkiye ekonomisi, Avrupa Birliği’ne ne kadar uyumlu olduğunu gösterdi" Belçika Ankara Büyükelçisi Hendrik Van De Velde ise Türkiye ekonomisinin çeşitliliği, dayanıklılığı ve gelişmiş yapısının Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu gösterdiğini aktararak; "Bugün Kayseri’de 350’den fazla Belçika vatandaşı yaşamakta ve çalışmaktadır. Bu bireysel bağlar, güveni, sürekliliği ve ekonomik ilişkilerimiz için güçlü bir zemini oluşturmaktadır. Bunlar bizim gerçekten değer verdiğimiz önemli kazanımlardır. Belçika ve Türkiye güçlü ve giderek gelişen ekonomik ve ticari ilişkilere sahiptir. Türkiye, Avrupa Birliği dışındaki dördüncü en büyük ihracat pazarımızdır ve ikili ticaretimiz son yıllarda istikrarlı şekilde artmıştır. Mal ve hizmet ticaretimizin toplamı yıllık 13,17 milyar Euro seviyesindedir ve başlıca sektörler arasında kimya ve ilaç, makine ve ekipman, plastik, ulaşım ekipmanları, lojistik, enerji ve dijital hizmetler yer almaktadır. Belçikalı şirketler; Türkiye’deki yabancı yatırımların yüzde 5,2’si ile 8. büyük yatırımcı konumundadır ve kimya, ilaç, inşaat, lojistik, sigorta ve enerji sektörlerinde önemli faaliyetler yürütmektedir. Aynı zamanda Türk yatırımları da Belçika’da artmaktadır; özellikle gıda, tekstil, perakende ve sanayi üretimi alanlarında bu artış dikkat çekmekte ve iş birliğimizin çift yönlü doğasını ortaya koymaktadır. Kayseri, Türkiye’nin dinamik sanayi ve girişimcilik gücünün en önemli örneklerinden biridir. Mobilya, elektrikli ev aletleri, makine, metal ve plastik gibi öncü sektörlerin yanı sıra son dönemde savunma, havacılık ve teknoloji alanlarında da öne çıkan; üretim kalitesi, ihracat odaklı yapısı ve güçlü KOBİ ekosistemi ile bilinen bir şehirdir. Belçika, yüzölçümü olarak daha küçük olmasına rağmen, yenilikçi KOBİ’lerden oluşan yoğun bir ağ, dünya standartlarında lojistik merkezler ve gelişmiş dijital ve endüstriyel ekosistemleri ile Avrupa’nın en sanayileşmiş ekonomilerinden biridir. Ekonomilerimiz arasında güçlü bir tamamlayıcılık görmekteyiz: Kayseri’nin üretim gücü ve girişimcilik kültürü, Belçika’nın yüksek katma değerli üretim, dijital çözümler, lojistik ve Endüstri 4.0 alanlarındaki bilgi birikimi ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Gaziantep, Mersin, İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum ve Eskişehir’de ekonomik ziyaretler ve temaslar gerçekleştirdik ve şimdi de Kayseri’de bulunuyoruz. Bu ziyaretler, Türkiye ekonomisinin çeşitliliği, dayanıklılığı ve gelişmiş yapısı hakkında bizlere çok değerli bilgiler sunmuş, aynı zamanda Türk ekonomisinin Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu göstermiştir" dedi. Programa katılan AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da projenin önemine değinerek; "Ülkemiz hamt olsun çok ciddi mesafeler kat etti. Son yıllarda dünyada muhtelif krizler yaşanmasına rağmen istikrarlı ekonomik büyümesi, kişi başı milli geliri, ihracatı, savunma sanayindeki zenginleşmesini artırarak yoluna devam ediyor. Artık bizim ülke olarak ne fırsatlara açılma ihtimalimiz var ne de tehditlerden kaçabilme ihtimalimiz var. Artık çok yoğun bir uluslararasılaşmaya doğru gidiyoruz, çok yoğun bir dijitalleşmeye doğru gidiyoruz. Dünyada en yoğun konuşulan kavramlar dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yeşil enerji, suçla mücadele, iklim krizi. Bunlar Kayseri’de Türkiye’de neyse Fransa’da da, İtalya’da da, Estonya’da da konuşulan kavramlar. İçinde bulunduğumuz bu proje de aslında dünyanın şuanda karşı karşıya kalmış olduğu tehdit ve fırsatlara cevap niteliğinde. Dijitalleşme artık kaçınılmaz bir şey" ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından proje koordinatörü tarafından proje hakkında katılımcılara bilgiler verildi.
Denizli Büyükşehirden 6,6 milyon TL’lik ısınma desteği
14 Nisan 2026 Salı - 13:28 Denizli Büyükşehirden 6,6 milyon TL’lik ısınma desteği Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal kart sahibi vatandaşlara yönelik sağladığı ısınma desteği projesinin son taksit ödemeleri hesaplara yattı. Binlerce vatandaşın zorlu kış şartlarını daha rahat geçirmesi için hayata geçirilen proje ile bu dönem toplamda 6,6 milyon TL destek verildi. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin hane yardımı ve emekli ikramiyesi verdiği, sosyal kart sahibi vatandaşların kış mevsiminde imdadına yetişen 2025-2026 dönemi ısınma desteği programı tamamlandı. DBB Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen sosyal destek projesiyle, söz konusu ihtiyaç sahiplerine "Ocak-Mart 2026" dönemi ısınma gideri faturaları için aylık 1.500 TL’ye kadar olmak üzere toplamda 4.500 TL’lik destek sağlandı. Bu destek döneminde 3 bin 850 fatura için toplam 6,6 milyon TL ısınma desteği ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken, son taksit ödemeleri hesaplara aktarıldı. "Şehrimizin huzuru ve refahı adına tüm kaynaklarımızı halkımız için kullanmakta kararlıyız" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, ekonomik zorlukların ve artan enerji maliyetlerinin yükünü bir nebze olsun hafifletmek için ısınma desteği projesini hayata geçirdiklerini anlattı. Denizli’de darda kalan, ihtiyacı olan herkesin yanında olmaya, dertlerine derman üretmeye devam edeceklerini vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Bu dönem hemşehrilerimizin en temel haklardan biri olan ısınmaya 6,6 milyon liralık destek vererek binlerce hanemize nefes olduk. Şehrimizin huzuru ve refahı adına tüm kaynaklarımızı halkımız için kullanmakta kararlıyız. Çünkü biz bu şehri sadece hizmetle değil, sevgi ve dayanışmayla büyütmeye söz verdik" ifadelerini kullandı.
Yalova OSB Kamu Hizmet Kampüsü faalliyete geçti
14 Nisan 2026 Salı - 13:07 Yalova OSB Kamu Hizmet Kampüsü faalliyete geçti Yalova OSB Kamu Hizmet Kampüsü’nde Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü ile Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) İl Temsilciliği hizmet vermeye başladı. Türkiye’de örnek teşkil eden ve "tek durak ofis" mantığıyla kurgulanan Yalova OSB Kamu Hizmet Kampüsü’nde önemli bir aşamaya gelindi. Kampüs bünyesinde yer alan Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü ile Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) İl Temsilciliği, sanayicilere yönelik hizmetlerini yerinde sunmaya başladı. Böylece yatırımcılar, kamu işlemlerini OSB dışına çıkmadan, hızlı ve etkin bir şekilde gerçekleştirme imkânına kavuştu. Kamu kampüsünde ayrıca KOSGEB İl Müdürlüğü ve İŞKUR İl Müdürlüğü birimlerinin de kısa süre içerisinde tam kapasiteyle hizmet vermesi planlanıyor. Bu yenilikçi model sayesinde, Yalova OSB’de faaliyet gösteren firmalar izin, destek, teşvik ve istihdam süreçlerini tek bir merkezden yürüterek zaman ve maliyet avantajı elde edecek. Öte yandan, geçtiğimiz aylarda tamamlanarak hizmete alınan idari kampüs, Nitelikli İstihdam Merkezi, konferans ve çok amaçlı salonlar, Ortak Sağlık Güvenlik Birimi, 112 Acil Çağrı Merkezi ve karakol binaları aktif olarak kullanılmaya devam ediyor. Yakın dönemde ise Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Yalova Teknopark ve itfaiye binalarının da devreye alınması planlanıyor. Yalova OSB’de yalnızca üretim değil, yaşam kalitesini artırmaya yönelik sosyal donatı alanları da eş zamanlı olarak geliştiriliyor. Restoranlar, yapı market ve yemek hizmetleri merkezi gibi çeşitli hizmet birimlerini içeren alanlarla, bölgedeki sanayicilerin ve çalışanların günlük ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabileceği bir ekosistem oluşturuluyor. Yalova Makine OSB, güçlü altyapısı, entegre kamu hizmetleri ve sosyal yaşam alanlarıyla Türkiye’de yeni nesil organize sanayi bölgelerine öncülük etmeye devam ediyor.
Başkan Şimşek sezon öncesi üreticiyi dinledi
14 Nisan 2026 Salı - 12:47 Başkan Şimşek sezon öncesi üreticiyi dinledi Kuzey Yarımküre’de açık alanda yetiştirilen ilk kirazın üretildiği Şehzadeler’de hasat öncesi hazırlıklar sürerken, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek üreticilerle bir araya gelerek sezon öncesi değerlendirmelerde bulundu. Manisa’nın önemli tarım merkezlerinden biri olan Şehzadeler’de erkenci kiraz hasadı önümüzdeki hafta başlayacak. Bölgede hasat hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek Sancaklıiğdecik Mahallesi’nde üreticileri ziyaret ederek sezon öncesi çalışmaları yerinde inceledi. Tarlada üreticilerle sohbet eden Başkan Şimşek, erkenci kiraz üretimi hakkında bilgi aldı, üreticilerin talep ve beklentilerini dinledi. Hasat öncesi yapılan hazırlıkların önemine dikkat çeken Şimşek, Şehzadeler’in tarımsal üretimdeki güçlü konumuna vurgu yaptı. Başkan Şimşek yaptığı açıklamada, "Şehzadeler, tarımsal üretimde önemli bir yere sahip. Erkenci kirazımızla hem ülke ekonomisine katkı sağlıyor hem de üreticimizin emeğini değerle buluşturuyoruz. Hasat öncesinde üreticilerimizle bir araya gelerek süreci değerlendirdik. İnşallah önümüzdeki hafta başlayacak hasatla birlikte bereketli ve bol kazançlı bir sezon geçireceğiz." ifadelerini kullandı. Bölgede hasadın başlamasıyla birlikte erkenci kirazın hem iç piyasada hem de ihracatta önemli bir yer tutması beklenirken, üreticiler de bu yıl verim ve kalite açısından umutlu olduklarını dile getirdi.
Tavşanlı’da hayvancılığa 4 milyon TL’lik destek
14 Nisan 2026 Salı - 12:30 Tavşanlı’da hayvancılığa 4 milyon TL’lik destek Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tepecik beldesinde, "Mera Islah ve Amenajman Projesi" kapsamında düzenlenen törenle üreticilere yüzde 100 hibe destekli ekipman ve tohum dağıtımı yapıldı. Yaklaşık 4 milyon TL bütçeli proje ile bölge hayvancılığının güçlendirilmesi hedefleniyor. Kütahya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından projelendirilen ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tam hibe desteğiyle hayata geçirilen proje için Tepecik beldesinde geniş katılımlı bir tören düzenlendi. Törene Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, AK Parti İlçe Başkanı Himmet Özer, MHP İlçe Başkanı Kürşat Öztaş, Tepecik Belediye Başkanı Veysel Tekin, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Gökçe ve çok sayıda protokol üyesi ile üretici katıldı. Proje kapsamında, Tepecik Beldesi Çiftçi Malları Koruma Başkanlığına muhtemel yangınlara müdahale ve sulama işlerinde kullanılmak üzere 5 tonluk yangın tertibatlı su tankeri teslim edildi. Ayrıca, beldede faaliyet gösteren 81 üreticiye, toplam 600 dekar alana ekilmek üzere 120 torba silajlık mısır tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. 2026-2028 yıllarını kapsayan ve toplam maliyeti 3 milyon 965 bin TL olan proje, sadece tohum desteğiyle sınırlı kalmayacak. Önümüzdeki süreçte mera alanlarında verimliliği artırmak adına güneş enerjili sıvat sistemleri (hayvan içme suyu ünitesi), manda havuzu yapımı, mekanik yabancı ot temizliği ve gübreleme faaliyetleri ile yatırımlara devam edileceği bildirildi. Törende konuşan AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, meraların hayvancılığın temel taşı olduğunu belirterek, "Çayır ve meralarımız korunması gereken en önemli doğal kaynaklarımızdır. Bu proje ile amacımız meralarımızın verimini artırarak üreticimizin en büyük gideri olan kaba yem ihtiyacını daha ekonomik şekilde karşılamaktır. Sürdürülebilir ve daha güçlü bir hayvancılık sektörü için çalışıyoruz. 4 milyon liralık bu yatırım Tepecik beldemize ve üreticilerimize hayırlı olsun" dedi. Tören, protokol üyelerinin dağıtımı yapılan ekipman ve tohumları incelemesi ve üreticilerle hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından sona erdi.
ATO Başkanı Baran: "2025 yılında Ankara’dan Slovakya’ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi"
14 Nisan 2026 Salı - 12:20 ATO Başkanı Baran: "2025 yılında Ankara’dan Slovakya’ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Slovakya ile gerçekleşen ticaret hacmine ilişkin, "2025 yılında Ankara’dan Slovakya’ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı" dedi. Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Michal Slivovic, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran’ın da yer aldığı görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesine yönelik konuların ele alındığı belirtildi. Türkiye’nin Slovakya’yı bağımsızlığının ardından ilk tanıyan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Baran, iki ülke arasındaki ilişkilerin yıllar içinde güçlü bir zemine oturduğunu dile getirdi. Ayrıca Baran, Slovakya’nın Avrupa Birliği içinde önemli bir üretim merkezi haline geldiğini, otomotiv ve elektronik sektörlerinde dünya çapında markaların ülkede yatırım yaptığını ifade etti. "2025 yılında Ankara’dan Slovakya’ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi" İki ülke arasındaki ticaretin istikrarlı bir şekilde geliştiğini kaydeden Baran, "2025 yılında Ankara’dan Slovakya’ya yaklaşık 986 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk üç ayında ise bu rakam 352 milyon dolara ulaştı. Slovakya, Ankara’nın en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor. Slovak turistler Türkiye’yi tercih ediyor. Özellikle Antalya ve Ege kıyıları Slovak ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor. Bu durum, ülkelerimiz arasındaki dostane ilişkilerin bir göstergesidir" ifadelerine yer verdi. "Geçtiğimiz yıl Slovakya’dan Türkiye’ye yaklaşık 270 bin turist geldi" Türkiye ile Slovakya arasındaki ilişkilerin son dönemde önemli bir ivme kazandığını belirten Slovakya’nın Ankara Büyükelçisi Michal Slivovic ise, "Geçtiğimiz yıl liderlerimiz arasında imzalanan ortak beyanname ile ilişkilerimiz stratejik ortaklık seviyesine yükseldi. Bu çerçevede iş birliğimizi somut projelerle daha da güçlendirmek istiyoruz. Geçtiğimiz yıl Slovakya’dan Türkiye’ye yaklaşık 270 bin turist geldi. Halklarımız arasındaki karşılıklı ilgi ve dostluk ilişkilerin gelişimine önemli katkı sağlıyor" cümlelerine yer verdi.
BZO Başkanı Yıldırımtepe: "Artan girdi maliyetleri üreticiyi zorluyor"
14 Nisan 2026 Salı - 12:12 BZO Başkanı Yıldırımtepe: "Artan girdi maliyetleri üreticiyi zorluyor" Bayburt Ziraat Odası Başkanı Abuzer Yıldırımtepe, Bayburt’ta zirai don riskinin şu aşamada meyve ve sebze üretiminde ciddi bir tehdit oluşturmadığını, üreticiyi asıl zorlayan unsurun ise artan tarımsal girdi maliyetleri olduğunu söyledi. Yıldırımtepe, mazot ve gübre fiyatlarındaki yükseliş, geciken tarımsal destek ödemeleri, kaliteli tohum temininde yaşanan sıkıntılar ve şap hastalığının etkilerinin çiftçiyi zor durumda bıraktığını dile getirdi. Ülke genelinde donla ilgili kaygıların gündemde olduğunu belirten Yıldırımtepe, Bayburt’ta meyve ve sebzelerde henüz açma ve çiçeklenme başlamadığı için mevcut riskin sınırlı olduğunu ifade etti. Bitkisel üretimde yazlık ekimlerin yeni yapıldığını, güzlük ekimlerde ise kardeşlenmenin yeni başladığını anlatan Yıldırımtepe, yalnızca yeni ekilen arpalarda sınırlı bir kaygı gördüklerini kaydetti. Yıldırımtepe, "Ülkemizde donla ilgili bir takım kaygılar söz konusu. Bu durum Bayburt için herhangi bir problem oluşturmayacak. Çünkü bizdeki meyve ve sebzelerde henüz açmalar, çiçek vermeler olmadı" dedi. "Geçen yıl verim kaybı yaşandı" 2025 yılının çiftçi açısından oldukça ağır geçtiğini söyleyen Yıldırımtepe, aynı dönemde don, kuraklık ve çeşitli afetlerin bir arada yaşandığını belirtti. Ülke genelinde olduğu gibi Bayburt’ta da önemli verim kayıpları meydana geldiğini aktaran Yıldırımtepe, bazı alanlarda kaybın yüzde 85’e ulaştığını öne sürdü. Yıldırımtepe, çiftçilerin 2026 üretim sezonunu zarar görmeden tamamlamasını temenni ederek, "2025 yılı donun, kuraklığın ve bütün afetlerin aynı yılda yaşandığı bir yıl oldu. İlimizde de çok önemli verim kaybı vardı" dedi. "Mazot ve gübre fiyatlarındaki artış üreticiyi hazırlıksız yakaladı" Üreticinin bu yıl en büyük sorununun girdi maliyetlerindeki yükseliş olduğunu vurgulayan Yıldırımtepe, 28 Şubat sonrası süreçte mazot ve gübre fiyatlarında yüzde 50’ye yakın artış yaşandığını savundu. Bu artışın, çiftçi toprağa girmeye hazırlanırken ortaya çıktığını belirten Yıldırımtepe, söz konusu yükselişin üreticiyi hazırlıksız yakaladığını söyledi. Yıldırımtepe, "Litresi 56 lira olan mazot 86 liraya çıktı. Nitratlı gübre 15 bin 500 liradan 23 bin liraya, DAP gübresi ise 32 bin liradan 42 bin liraya yükseldi. Tam çiftçimiz toprağa girecekken bu öngörmediğimiz bir durum oldu" ifadelerini kullandı. "Destekler zamanında ödenmeyince çiftçi etkilendi" Tarımsal desteklerin şubat ayı içinde ödenmesini beklediklerini anlatan Yıldırımtepe, ödemelerin mart ayında başlayıp bu ayın sonuna kadar yapılmasının üretici açısından dezavantaj oluşturduğunu söyledi. Desteklerin tek kalemde ve zamanında verilmesi halinde çiftçinin zamlar devreye girmeden tohumunu ve gübresini alabileceğini savunan Yıldırımtepe, gecikmeli ödemelerin beklenen katkıyı sağlamadığını belirtti. Yıldırımtepe, "Zamanında gelmeyen destek çiftçiye fayda sağlamadı. Zamanında gelseydi, çiftçi zamlara yakalanmadan tohumunu da gübresini de alırdı" dedi. "Üretici kaliteli tohum bulmakta zorlanıyor" Yıldırımtepe, özellikle yem bitkisi tohumunda da üreticinin sıkıntı yaşadığını söyledi. TİGEM’de yonca ve korunga üretiminin yetersiz kaldığını dile getiren Yıldırımtepe, bu nedenle çiftçilerin hem kaliteli tohum bulmakta zorlandığını hem de yüksek fiyatla ürün almak zorunda kaldığını ifade etti. Şap hastalığı sonrası ek destek talebi Hayvancılıkta da geçen yıl şap hastalığının etkilerinin hissedildiğini belirten Yıldırımtepe, bazı hayvan kayıpları yaşandığını, elde kalan hayvanlarda ise verim düşüklüğü görüldüğünü vurguladı. Sahada durum tespiti yaptıklarını aktaran Yıldırımtepe, Tarım ve Orman Bakanlığından Bayburtlu çiftçilere ek destek verilmesini talep etti.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "İşlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik hacmi teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız"
14 Nisan 2026 Salı - 12:02 Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "İşlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik hacmi teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız" Türkiye’nin doğal taş zenginliğini dünyaya tanıtan Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 31’inci kez ziyaretçilerine kapılarını açtı. Açılış programında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dünya çapında ilk üçe giren fuarın ülkenin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olduğunu belirterek, "Eskiden blok olarak sattığımız doğal taşta artık işlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik bir hacme ulaştık ve bunu teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen tanıtan Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’na, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden getirilen farklı renk ve özellikteki ham bloklar sergileniyor. Ağırlıkları 20 ile 30 ton arasında değişen bine yakın blok taş alanda yerini aldı. Dünyadaki doğal taş rezervinin yaklaşık yüzde 35’ine sahip olan Türkiye, 80’in üzerinde farklı yapı ve 120’nin üzerinde renk seçeneğiyle uluslararası piyasada büyük ilgi görüyor. Fuarın açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Tüm Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek, büyükelçiler, belediye başkanları ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. "Hibe desteğini yüzde 70’e yükselttik" Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojiler Fuarı’nın küresel sektördeki önemine değinerek Türkiye’nin madencilik ihracatındaki başarılarını vurgulayan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Bugün ülkemizin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan İzmir’de, dünya doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri için bir aradayız. Dünya çapında ilk üçe giren fuarlarımızdan biri olan Marble İzmir’i organize edenlere teşekkür ediyorum. Türkiye, jeolojik yapısı sayesinde dünyanın en zengin doğal taş rezervlerine sahip ülkelerinden biridir" ifadelerini kullandı. Sektörün ihracat hedeflerine yönelik değerlendirmelerde bulunan Bakan Bolat, "2025 yılında madencilik sektörü ihracatımız 6,4 milyar dolara ulaşarak toplam ihracatımızdan yüzde 2,34 pay alırken, doğal taş sektöründe 2,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Çin ve İtalya’dan sonra en fazla doğal taş ihraç eden üçüncü ülke konumundayız. Eskiden blok olarak sattığımız doğal taşta artık işlenmiş ürün ihracatında yüzde 65’lik bir hacme ulaştık ve bunu teknoloji ile yüzde 90’lara çıkaracağız. Bu yıl 100’den fazla ülkeden 1000’e yakın firmanın katıldığı ve 70 bin kişinin ziyaret etmesi beklenen bu prestijli fuar için katılımcılara sağladığımız hibe desteğini yüzde 70’e yükselttik" dedi. "Zamanında yapılan stoklamalarla arz krizi yaşamadık" Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin ve sıcak savaşların küresel enerji piyasalarına etkilerini değerlendiren Bakan Bolat, "Malum, dünya ciddi sarsıntılar geçiriyor; politik, diplomatik ve ekonomik yönden sıcak savaşların birçoğu etrafımızda cereyan ediyor. Kuzeyimizdeki büyük savaş, güneyimizdeki iç savaşlar, İsrail tarafından gerçekleştirilen Gazze katliamı ve Lübnan’a yönelik saldırılar ile Körfez’deki gerilimler, 1973, 1979 ve 2022’deki krizlerin toplamından daha büyük bir enerji arz ve fiyat krizini beraberinde getiriyor. Birçok ülke petrol, doğal gaz ve gübre gibi konularda arz problemi yaşarken, hükümetimizin ve ilgili bakanlıklarımızın zamanında yaptığı stoklamalar sayesinde biz hiçbir arz krizi yaşamadık. Dünya piyasalarındaki enerji fiyatlarında görülen çılgın artışlar ve enflasyonist etkiler karşısında vatandaşlarımızın ve üretimimizin en az hasarla etkilenmesi için eşel mobil sistemiyle gayret ettik" şeklinde konuştu. "Bütçemizin yüzde 60’ını ihracatçılarımıza yönelik desteklerde kullanıyoruz" İzmir’in dış ticaretteki güçlü konumuna dikkat çekerek hükümetin şehre ve ihracatçılara sağladığı yatırım desteklerini belirten Bakan Bolat, "İzmir, 2025 yılı bilançosuna göre 22,5 milyar dolar ihracat ve 12,9 milyar dolar ithalat yaparak bize dış ticaret fazlası kazandıran güzide bir şehrimizdir. Ege Serbest Bölgesi, 3,25 milyar dolar ihracatla Türkiye’nin lideri konumundadır. Hükümetimiz, görevde olduğu 23 yıl boyunca İzmir’e tam 450 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdi. Ayrıca esnafımıza geçen yıl 12 milyar 250 milyon lira tutarında finansman desteği sağlarken, son 23 yılda İzmir’e toplam 53,5 milyar lira esnaf finansman kredisi sunduk. Ticaret Bakanlığı olarak bütçemizin yüzde 60’ını mal ve hizmet ihracatçılarımıza yönelik desteklerde kullanıyoruz ve geçen yıl 33 milyar lira olan bu rakamı inşallah bu yıl 45 milyar liraya çıkaracağız. Merkez Bankamız ve Hazine ve Maliye Bakanlığımızın destekleriyle geçen yıl ihracatçılarımız için yaklaşık 1 trilyon lira ihracat reeskont kredisi tahsis ederek 250 milyar lira faiz sübvansiyon desteği sağladık" dedi. "Doğal taş rezervlerinin yaklaşık üçte birine sahibiz" Marble İzmir Fuarı’nın sektörel gelişimdeki rolünü ve kent ekonomisine sağladığı devasa katkıyı vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Marble İzmir’in hikayesi 37 yıl önce başladı. 1989’da İzmir Enternasyonal Fuarı’nda atılan ilk adım, bugün dünyanın en büyük doğal taş oluşumlarından birine dönüştü. Geçtiğimiz yıl 128 ülkeden 60 bini aşkın ziyaretçi ile tamamlanan fuarımızda, bu yıl Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden bine yakın katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan dev bir alanda yeniden buluşuyoruz. Dünyanın doğal taş rezervlerinin yaklaşık üçte birine ve 120’den fazla mermer türüne sahip olan ülkemizin bu potansiyelini doğru değerlendirmek ve markalaşmak zorundayız" diye konuştu. "Ortak akılla ihracatı çok daha yukarıya taşıyabiliriz" Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklere de değinen Başkan Tugay, "Fuarımızda bu yıl tasarım, sanat ve ticaretin aynı zeminde buluşacağı ’Dizayn Alanı’nın yanı sıra; heykel çalıştayı, tasarım yarışması ve Marble Talks gibi sektörü ileriye taşıyacağına inandığımız etkinlikler var. Marble İzmir’in kentimize katkısı çok önemli; konaklamadan ulaşıma, yeme içmeden lojistiğe kadar şehrin tamamında büyük bir hareketlilik oluşturarak İzmir’in ekonomisini büyütüyor ve uluslararası güvenilirliğini artırıyor. Bugün 2 milyar dolar seviyesinde olan doğal taş ihracatını, daha fazla iş birliği ve ortak akılla çok daha yukarıya taşıyabiliriz" ifadelerini kullandı. "En kısa zamanda 10 milyar dolar seviyelerini göreceğiz" Sektörün katma değerli ürünlerle ihracat hedeflerine ulaşacağını, yerli makine üretimindeki başarıyı ve çevre duyarlılığının kamuoyuna doğru aktarılmasının önemini vurgulayan İzmir Valisi Süleyman Elban, "Daha inovatif ve katma değerli ürün ihracatına yönelerek konteyner sayısını artırmadan en kısa zamanda 10 milyar dolar seviyelerini göreceğiz. Geçmişte tamamen dışa bağımlı olan sektörümüzün günümüzde neredeyse bütünüyle yerli makine kullanması ve yarım milyar dolara yakın makine ihracatı yapması gurur vericidir. Mermer ve doğal taş işleyenlerin doğaya düşman olmadığını, aksine faaliyetler sonrası alanların doğaya geri kazandırıldığını insanımıza çok daha iyi anlatmalıyız. Ayrıca, fuarımıza yüzde 70 seviyelerine ulaşan desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza şükranlarımı sunuyor, bu güzel organizasyonun sektörümüze ve İzmir’imize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Anadolu’nun mirasını ve emeğini dünya vitrinine taşıyoruz" Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknoloji Fuarı’nın doğaltaş sektörünün geleceğine yön veren çok önemli bir platform hâline dönüştüğünü vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, "Bugün burada sadece ticari bir organizasyon için değil, Anadolu’nun binlerce yıllık mirasını, emeğini ve teknolojisini dünya vitrinine taşımak için bir araya geldiniz. 170’ten fazla ülkeye gerçekleştirilen doğal taş ihracatı gelirimizin yaklaşık yüzde 65’ini işlenmiş doğal taşlar karşılamaktadır. Bu oranı global piyasada markalaşarak ve pazardaki yerimizi artırarak yükseltmeyi hedeflemekteyiz. Dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini buluşturan bu organizasyon, dünya piyasasında ilk üç içerisinde yer alan ülkemizin gücünü daha da pekiştirecektir. Sektörümüzün kalkınmasına ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayan bu fuarın, katılımcılarımız için yeni iş birlikleri ve önemli fırsatlar oluşturacağına inanıyorum. Fuarın İzmir’e, ülkemize ve tüm katılımcılara hayırlı olmasını dileyerek organizasyonun başarılı geçmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Tüm Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın açılışının sektöre, bölgeye ve ülkeye hayırlara vesile olmasını dilediğini kaydetti.