EKONOMİ
24 Mart 2026 Salı - 18:36 Beyaz lahanada ne çiftçi kazandı ne de tüketici ucuza yedi Beyaz lahanada üretici fiyatları geçen yıla göre 15 liradan yüzde 40 düşüşle 9 liraya gerilemesine rağmen market ve pazarlarda tanesinin 100 liraya kadar ulaşması dikkati çekiyor. TÜİK’in şubat ayına ilişkin açıkladığı "Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi"ne (Tarım-ÜFE) göre, üretici fiyatları yıllık yüzde 40,10, aylık yüzde 0,21, yılın iki ayında yüzde 8,69 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 38,97 arttı. Beyaz lahana ise Tarım-ÜFE’ye göre geçen yılın şubat ayında 15 lira civarındayken bu yıl 8-9 lira aralığına geriledi. Bunlar resmi rakamlar ki bu fiyatlara göre bile üretici ürettiğinden kazanamadı. Birçok yerde çok daha düşük fiyatlar oluştu. Sadece fidesini 5 liradan alıp üretim yapan çiftçiler, gübre, ilaç, tarla isleme, mazot gibi diğer giderleri de eklediklerinde bu sezon kar etmeyi beklerken evdeki hesap çarşıya uymadı. Üreticilerin "Geçen yıl tüccar peşimizden ayrılmıyordu" dediği beyaz lahanada bu yıl adeta yüzüne bakan olmadı, alıcı gelmedi. Yine TÜİK’in 2024 ile 2025 dönemindeki üretim tahminlerine göre beyaz lahanada çok fazla bir değişiklik olmodı ve 635 bin ton olarak gerçekleşti. Hal böyle iken, Bursa’nın Yenişehir ilçesinde alıcısı çıkmadığı için dönümlerce beyaz lahana tarlada çürüdü. Birçok üretici maliyeti olan 8 liraya bile bırakmaya razıyken ne gelen oldu ne fiyat soran. Lahana geçen yıla göre üreticide yüzde 40 ucuzlamasına ve üretimi yeterli olmasına rağmen pazarda tanesinin 100 liraya ulaşması dikkati çekti. Ne üretici ektiğinden kazanabildi ne de çiftçide yeterli ürün olmasına rağmen alıcısı gelip almadığı, pazarda markette fiyatı düşmediği için tüketici ucuza yiyebildi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı: "KMTS ile vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, mülk edinemeyeceği iddiaları asılsız"
16 Ocak 2026 Cuma - 13:39 Hazine ve Maliye Bakanlığı: "KMTS ile vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, mülk edinemeyeceği iddiaları asılsız" Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kıymetli Maden Takip Sistemi (KMTS) ile vatandaşların altınlarının geçersiz sayılacağı veya takibe alınacağı iddialarının asılsız olduğunu belirterek, vatandaşların sahte veya düşük ayarlı gram altın nedeniyle mağdur olmamasının hedeflendiğini bildirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bazı medya organlarında Kıymetli Maden Takip Sistemi’nin (KMTS) yastık altı altınları hedef aldığı, vatandaşların altınlarının geçersiz sayılacağı veya takibe alınacağı yönündeki haberlerin asılsız ve manipülatif olduğunu açıkladı. Bakanlık, söz konusu sistemin bir varlık takibi olmadığını ve yalnızca üretim sürecini kapsadığını vurguladı. Piyasada sahte veya düşük ayarlı gram altın üretimi yapılma ihtimalinin olduğu ve vatandaşların bu durumdan mağdur olmaması için KMTS’nin yürürlüğe girdiği belirtilen açıklamada, KMTS ile rafineriler tarafından üretilecek 1 gram ve üzerindeki kıymetli madenlerin ambalajlanarak standart hale getirileceği, uygulanacak güvenlik unsurları sayesinde vatandaşların güvenli ve doğrulanabilir altına erişiminin sağlanacağı kaydedildi. "Vatandaşların altınına el konulacağı veya altının geçersiz sayılacağı şeklinde gerçek dışı haberlerle dolaşıma sokulduğu gözlemlenmiştir" Açıklamada KMTS ile değerli madenlerin yalnızca üretim aşamasının güvenli bir şekilde takip edildiği, KMTS dâhilinde üretilen altının kim tarafından alındığına veya satıldığına ilişkin herhangi bir izleme ya da kayıdın söz konusu olmadığı kaydedildi. KMTS’nin "varlık takibi" olarak değerlendirilmesinin kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yönlendirmeden ibaret olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, sisteme dâhil edemeyeceği veya bu altınla herhangi bir mülk edinemeyeceği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Altın bozdurma işlemleri kuyumcular, bankalar ve yetkili finans kuruluşları aracılığıyla yapılmakta olup, tasarrufların el değiştirmesine yönelik işlemlerin önünde herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. 30 bin ve üzerindeki işlemlerin bankacılık ve finansal kurumlar aracılığıyla yapılması uygulaması, yalnızca altın alım satımına özgü olmayıp, tüm emtiaların alım satımını kapsayan Vergi Usul Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu çerçevede gram altın ve çeyrek altınlarda gramaj ve ayar sahteciliğine karşı tüketiciyi ve kuyumcuları korumaya yönelik olarak kurgulanan sistemlerin vatandaşların birikimlerini bozduramayacağı, altına el konulacağı veya altının geçersiz sayılacağı şeklinde gerçek dışı haberlerle dolaşıma sokulduğu gözlemlenmiştir." "Paylaşımlar hakkında Bakanlığımız hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır" Konuya ilişkin yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığı aktarılan açıklamada, "Bağlamından koparılarak sunulan ve finansal piyasalara olan güveni sarsmaya yönelik belli hesaplar üzerinden yapılan kara propaganda niteliği taşıyan bu tür haberlere itibar edilmemesi önemle duyurulur. Vatandaşlarımızın ve kuyumcularımızın hukuki haklarını koruyan bu düzenlemeye ilişkin yanıltıcı paylaşımlar hakkında Bakanlığımız hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır" denildi.
Samsun’da motorlu taşıt sayısı bir yılda 39 bin 647 adet arttı
16 Ocak 2026 Cuma - 13:35 Samsun’da motorlu taşıt sayısı bir yılda 39 bin 647 adet arttı Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) Samsun Bölge Müdürlüğü, 2025 yılı Aralık ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistikleri kapsamında "Samsun İli Trafiğe Kayıtlı Motorlu Kara Taşıtları" konulu basın bültenini yayımladı. Açıklanan verilere göre Samsun’da motorlu kara taşıt sayısı son bir yılda 39 bin 647 adet artış gösterdi. Samsun’da 2025 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı, bir önceki aya göre 3 bin 961 adet artarak yüzde 0,7 oranında yükseldi. Bir önceki yılın aynı ayına kıyasla ise yüzde 8,0’lik artışla 536 bin 631’e ulaştı. Aynı dönemde Türkiye genelinde trafiğe kayıtlı araç sayısı 33 milyon 612 bin 650 olarak kayıtlara geçti. Samsun, toplam araç sayısıyla Türkiye genelindeki motorlu kara taşıtlarının yüzde 1,6’sına sahip oldu. Samsun’daki trafiğe kayıtlı 536 bin 631 motorlu kara taşıtının önemli bölümünü otomobiller oluşturdu. Otomobilleri kamyonet, motosiklet ve traktörler izledi. Minibüs, kamyon, otobüs ve özel amaçlı taşıtlar ise toplam içindeki daha düşük paylarıyla dikkat çekti. 2025 yılı Aralık ayı sonu itibariyle Samsun’daki toplam 536 bin 631 motorlu kara taşıtının; yüzde 48,2’si (258 bin 422 adet) otomobil, yüzde 2,3 ’ü ( 12 bin 533 adet) minibüs, yüzde 0,3 ’ü (bin 706 adet) otobüs, yüzde 16,7 ’si (89 bin 819 adet) kamyonet, yüzde 2,3’ü (12 bin 373 adet) kamyon, yüzde 17,7 ’si (95 bin 168 adet) motosiklet, yüzde 0,2 ’si (bin 282 adet) özel amaçlı taşıtlar ve yüzde 12,2’si (65 bin 328 adet) traktörden oluştu. 2025 yılı Aralık ayında Samsun’da toplam 18 bin 770 taşıtın devri yapıldı. Devir işlemlerinde otomobiller ilk sırada yer alırken, kamyonet ve motosikletler otomobilleri takip etti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artış oranları incelendiğinde Samsun’da en yüksek artış özel amaçlı taşıtlarda görüldü. Özel amaçlı taşıtları motosiklet ve otomobil izledi. Aralık ayı itibariyle trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarında bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış sırasıyla özel amaçlı taşıtlar (yüzde 22,2), motosiklet (yüzde 16,5) ve otomobil (yüzde 8,1) şeklinde gerçekleşti. Ocak-Aralık döneminde Türkiye genelinde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 otomobilin yakıt türlerine göre dağılımında benzinli araçlar ilk sırada yer aldı. Hibrit, elektrikli ve dizel araçlar önemli bir paya sahip olurken, LPG’li otomobillerin oranı daha düşük seviyede kaldı. Aynı dönemde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin motor silindir hacimlerine bakıldığında ise 1300 cc ve altı motor hacmine sahip araçların öne çıktığı görüldü.
Balıkesir’de 2025 yılında trafiğe kayıtlı taşıt 691 bin oldu
16 Ocak 2026 Cuma - 13:15 Balıkesir’de 2025 yılında trafiğe kayıtlı taşıt 691 bin oldu TÜİK Balıkesir’de 2025 yılında trafiğe kayıtlı taşıt sayısı 691 bin 863 olduğunu açıkladı. Türkiye’de de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldığı açıklandı. Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) den yapılan açıklamada Balıkesir’de 2025 yılında trafiğe kayıtlı taşıt sayısı 691 bin 863 olurken, Türkiye geneleninde 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldığı açıklandı. Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtı sayısı 55 bin 907 olduğu açıklandı. Aralık ayında 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 59,3’ünü otomobil, yüzde 23,6’sını motosiklet, yüzde 12,9’unu kamyonet, yüzde 1,9’unu traktör, yüzde 1,2’sini kamyon, yüzde 0,6’sını minibüs, yüzde 0,3’ünü otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 35,5 arttı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde yüzde 53,3, kamyonette yüzde 37,5, traktörde yüzde 26,8, minibüste yüzde 19,2, özel amaçlı taşıtta yüzde 10,3, motosiklette yüzde 6,8, otobüste yüzde 3,3 ve kamyonda yüzde 2,9 arttığı açıklandı.
Türkiye’yi terk eden hamsinin yolu gözleniyor
16 Ocak 2026 Cuma - 12:47 Türkiye’yi terk eden hamsinin yolu gözleniyor Türk balıkçılar, Karadeniz’in geç soğuması nedeniyle Gürcistan’a kaçan hamsinin yolunu gözlüyor. Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç, denizlerdeki av sezonunu, 2025 avcılığı ve beklentileri hakkında açıklamalarda bulundu. Mevsimlerin değişmesi nedeniyle hamsilerin de kafasının karışık olduğunu belirten Malkoç, Gürcistan’a göç eden hamsilerin tekrar Türk karasularına dönmesini beklediklerini dile getirdi. "Hamsinin kafası karışık" "Hamsinin de kafası karışık" diyen Malkoç, Karadeniz’in geç soğumasının avcılığı olumsuz etkilediğini vurgulayarak, "Bir ay kadar bir gecikme yaşandı. Hava daha erken soğusaydı hamsi çok daha fazla avlanırdı. Şu an sürüler Gürcistan-Abhazya hattında. Havalar yeni yeni soğuyor. Hamsinin geri dönmesine yüzde 50 ihtimal veriyoruz. Bu sezon sürüler sıcaklık nedeniyle toplanmadı, dağınık gitti ve kıyıya 50 milden fazla yaklaşmadı. Umutla bekliyoruz. Hamsi gelmezse balıkçı zor durumda kalır" dedi. Bu sezon hamsinin bol olmasına rağmen piyasanın oluşmadığını dile getiren Malkoç, fiyatların tarihin en düşük seviyelerine gerilediğini belirterek, "Bu yıl hamsi 20 TL’ye kadar düştü. Daha önce böyle bir tablo yaşanmadı. Balık boldu ama para etmedi" diye konuştu. Hamsi avcılığında uygulanan kotanın etkili olmadığını da savunan Malkoç, avcı sayısının fazlalığının piyasayı olumsuz etkilediğini vurguladı. Palamut sezonunun zayıf geçmesiyle tüm av baskısının hamsiye yöneldiğini belirten Malkoç, "Türkiye’deki tüm av takımları Karadeniz’de hamsi avladı. Marmara’da lamba yasağı olduğu için Ege ve Akdeniz’den de tekneler Karadeniz’e geldi. Herkes yüzlerce kasa hamsi tutunca piyasa çöktü. Kota var ama avlanan tekne sayısı çok fazla olduğu için etkisi olmadı" şeklinde konuştu. Palamudun olmadığı, istavridin boylanmadığı ve mezgidin yüzeye çıkmadığı bir sezonda hamsiyle ayakta kalan Karadeniz balıkçıları, Gürcistan’a göç eden sürülerin yeniden Türkiye kıyılarına dönmesini umutla bekliyor.
Edirne’de bir devir kapandı: Ulus Pazarı artık açılmayacak
16 Ocak 2026 Cuma - 12:47 Edirne’de bir devir kapandı: Ulus Pazarı artık açılmayacak Edirne Belediyesi’nin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçları karşılığında, Ulus Pazarı’nın kurulduğu alanın SGK’ya devredilmesine ilişkin sürecin imza aşamasına gelmesiyle birlikte, 22 yıldır Edirne’de hizmet veren Ulus Pazarı 16 Ocak 2026 Cuma günü itibari ile mevcut yerinde açılmadı ve bundan sonra da kurulmayacak. Sabah saatlerinde pazar yerine gelen vatandaşlar ve esnaf, Ulus Pazarı’nın açılmadığını ve kapatıldığını görünce alandan geri döndü. Durumu yerinde öğrenen bazı vatandaşların şaşkınlık yaşadığı gözlemlendi. Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Barış Atkoşan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, pazarın artık mevcut alanda kurulmayacağını vurguladı. Atkoşan, "16 Ocak 2026 Cuma günü itibarıyla Ulus Pazarı Edirne’de kurulmayacak. Mevcut kurulduğu alana öncelikle bunun bilgisini vermek istiyorum. Uzun zamandır Edirne Belediyesi’nin SGK borcu karşılığında bu alanın SGK’ya devri söz konusuydu. Bu süreçte artık sona gelindi, imza aşamasına gelindi. SGK’nın da bu alanı boş olarak istediğini biliyoruz. Dolayısıyla alternatif yer çalışmaları devam ediyor. Gelişmeler oldukça hem basınımızla hem esnafımızla paylaşacağız. Şu an durum bundan ibaret" dedi. "Ulus Pazarı Edirne’nin önemli bir markası" Çevre il ve ilçelerden Ulus Pazarı’nın kendi bölgelerinde kurulması yönünde bir teklif olup olmadığına da değinen Atkoşan, sürecin henüz çok yeni olduğunu belirterek şunları söyledi: "Şu an itibarıyla böyle bir çağrı yok. Biz 22 yıldan beri Edirne’deyiz ve Edirne halkıyla özdeşleştik. Bulgar müşterilerin de 22 yıldır çok ciddi bir ilgisi var. Dolayısıyla Edirne Ulus Pazarı, Edirne’nin önemli bir markasıdır. En büyük hedefimiz alternatif bir yerle Edirne’de devam etmek. Şu anki düşüncemiz bu yönde. Sürecin nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek ve kamuoyunu bilgilendireceğiz." Ulus Pazarı’nın kapanışıyla birlikte kentte hem esnaf hem de vatandaşlar açısından önemli bir alışveriş kültürünün sona erdiği değerlendirmesi yapılıyor.
Süper Film Ambalaj, EcoVadis 2025 değerlendirmesinde altın madalyaya layık görüldü
16 Ocak 2026 Cuma - 12:45 Süper Film Ambalaj, EcoVadis 2025 değerlendirmesinde altın madalyaya layık görüldü SANKO Holding’in ambalaj sektöründeki iştiraki Süper Film Ambalaj, EcoVadis’in 2025 sürdürülebilirlik değerlendirmesinde Altın Madalya almaya hak kazandı. Süper Film, bu değerlendirme sonucuyla EcoVadis tarafından küresel ölçekte değerlendirilen şirketler arasında yüzde 2’lik dilimde yer aldı. EcoVadis, Çevre, Çalışma ve İnsan Hakları, Etik ve Sürdürülebilir Tedarik başlıkları altında toplam 21 kriter üzerinden şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarını inceliyor. Süper Film Ambalaj, 2025 yılı değerlendirmesi kapsamında ilgili kriterlerde sergilediği başarılı performans sonucunda Altın Madalya ile ödüllendirildi. Değerlendirmede öne çıkan başlıklar EcoVadis değerlendirmesinde Süper Film’in; çevresel yönetim uygulamaları, etik iş yapış süreçleri, karbon ve kaynak yönetimine yönelik çalışmaları ile raporlama yaklaşımı öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Şirket, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında karbon ve su ayak izi hesaplamalarını ISO standartlarıyla uyumlu şekilde yürütüyor; enerji ve kaynak verimliliğine yönelik yatırımlarına devam ediyor ve döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen ürünlerini portföyüne ekliyor. Süper Film, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla öne çıkıyor Süper Film’in, yüzde 90 tüketici sonrası geri dönüştürülmüş (PCR) içerikli mono-PP gıda ambalajı ile kazandığı WorldStar Ambalaj Ödülü; şirketin ürün geliştirme, tasarım ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımını yansıtan önemli örnekler arasında yer alıyor. Lüleburgaz tesisinin devreye alınmasıyla Süper Film, enerji verimliliğini önceleyen üretim altyapısını genişletti. Bu yatırımla şirket, BOPP film üretiminde kapasitesini ve operasyonel süreçlerinin verimliliğini de artırdı. Bununla birlikte, sürdürülebilir ham madde kullanımı, tedarik zinciri süreçleri ve sorumlu tedarik uygulamaları kapsamında çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik yönetimve iyileştirme çalışmaları devam ediyor. Bu başarı uzun yıllara dayanan bir çalışmanın sonucu Süper Film Ambalaj Genel Müdürü Ozan Güven, şirketin 2023 ve 2024 yıllarında elde ettiği Gümüş Madalya sonuçlarının ardından 2025 yılında Altın Madalya ile değerlendirilmesinin kendileri için önemli bir memnuniyet kaynağı olduğunu belirterek, "EcoVadis tarafından, 2025 yılı çalışmalarımız kapsamında verilen Altın Madalya, çevresel ve sosyal alanlardaki uygulamalarımızın uluslararası bir değerlendirme metodolojisi çerçevesinde analiz edildiğini ortaya koymaktadır. Uzun yıllara dayanan çalışmalarımızı bir adım daha ileri taşımanın mutluluğu içerisindeyiz. Önümüzdeki dönemde de çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) başlıklarındaki uygulamalarımızı geliştirmeyi, sürdürülebilirlik performansını ise ölçülebilir göstergelerle takip etmeyi sürdüreceğiz" diye konuştu.
Türkiye’de çalışanların yüzde 84’ü çalıştığı kurumu seviyor
16 Ocak 2026 Cuma - 12:40 Türkiye’de çalışanların yüzde 84’ü çalıştığı kurumu seviyor Pluxee, Ipsos iş birliğiyle 10 ülkede farklı sektör ve yaş gruplarından 8 bin 700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirdiği ‘İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı’ araştırmasının sonuçlarını açıkladı. 80 farklı çalışanın içgörüleri ve gerçek yaşam hikâyeleriyle zenginleştirilen çalışma, motivasyon, iş-yaşam dengesi ve çalışan beklentilerine dair küresel ölçekte yeni bir tablo sunuyor. Dünyada çalışma hayatı hızla dönüşürken Pluxee çalışan-işveren ilişkisine ışık tutmak ve çalışan deneyimini yeniden tanımlamak amacıyla araştırmalarına devam ediyor. Şirketin Ipsos iş birliğiyle gerçekleştirdiği ‘İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı’ araştırması, çalışan beklentilerinde köklü bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Brezilya, İngiltere, Hindistan gibi farklı coğrafyalardan 10 ülkede, 8 bin 700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, küresel olarak çalışanların yüzde 83’ü çalıştığı şirketi sevdiğini ya da olumlu hisler beslediğini ifade ediyor. Ancak bu bağlılık artık koşulsuz bir adanmışlık üzerinden değil; denge, anlam ve karşılıklı değer temelinde şekilleniyor. Sessiz istifa değil, dengeli bağlılık Kamuoyunda iş hayatı çoğu zaman "sessiz istifa" ve "büyük kopuş" kavramlarıyla anılırken araştırma, bu anlatının eksik kaldığını gösteriyor. Bulgulara göre, Türkiye’de çalışanların yüzde 84’ü çalıştığı kurumu "sevdiğini" ya da "beğendiğini" ifade ederken çalışanlar işteki iyi olma hâllerini 10 üzerinden 7,9 puanla değerlendiriyor. Bu tablo, çalışanların işlerinden duygusal olarak uzaklaşmadığını; aksine iş ve işyeriyle beklenenden daha güçlü fakat daha dengeli bir bağ kurduğunu ortaya koyuyor. Şirketin ortaya koyduğu "Dengeli Bağlılık" kavramı, bağlılığın biçim değiştirerek daha bilinçli, değişken ve sınırları olan bir tutum haline geldiği gerçeğine işaret ediyor. İyi yaşamın şifresi: Güçlü bağlar, yakın ilişkiler ve zamanı sahiplenmek Araştırma, Türkiye’de "iyi yaşam" algısının merkezinde maddi göstergelerden çok insan ilişkilerinin yer aldığını net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’de çalışanların yüzde 54’ü hayatı iyi kılan en önemli unsur olarak "etrafımda iyi insanlar var" ifadesini öne çıkarırken; kendine zaman ayırabilmek (yüzde 42) ve iyi hissetmek (yüzde 41) ikinci sırada geliyor. Çalışanlara "Haftada fazladan 4 saatin olsaydı ne yapardın?" sorusu yöneltildiğinde ise yüzde 31’i sevdikleriyle daha fazla vakit geçirmek istediğini, yüzde 19’u ise egzersiz yapmayı tercih edeceğini belirtiyor. Öte yandan çalışanların yüzde 35’i işinin hayatının merkezinde olduğunu söylerken yüzde 58’i "elimden geldiğince çok çalışırım" diyor. Bu gelişmekte olan ekonomiler ortalamasının oldukça üzerinde bir oran. Ancak bu tablo, işin her şeyin önüne konulduğu bir yaşamı değil; çabanın ilişkiler, kişisel iyilik hâli ve zamanı yönetebilme becerisiyle dengelendiği bir yaklaşımı işaret ediyor. "Çalışanlarının özel hayatındaki farklılıklarını önemseyen şirketler, çalışan deneyiminde ve işe bağlılıkta çıtayı yukarı taşıyacak" Pluxee Türkiye CEO’su Eda Uluca Özcan, araştırmanın iş dünyası için taşıdığı mesaja şu sözlerle dikkat çekti: "Günümüzde çalışanları yalnızca işteki rolleriyle ele almak artık mümkün değil. Araştırmamız, her geçen gün daha fazla çalışanın iş ile kişisel yaşam arasında yeni bir denge kurduğunu ortaya koyuyor. Biz bu yaklaşımı ‘Dengeli Bağlılık’ olarak tanımlıyoruz. Bu yaklaşım, şirketlerle çalışanlar arasındaki ilişkiyi de köklü biçimde yeniden tanımlıyor. Türkiye’de çalışanların yüzde 43’ü için samimi ve destekleyici bir iş ortamı iş yerinde memnuniyetin en önemli unsuru. Yüzde 40’ı gösterdiği çabanın görülmesini ve takdir edilmesini bekliyor, yüzde 35’i ise özerklik ve karar alma yetkisinin kendileri için kritik olduğunu söylüyor. Bugün bağlılık; sessizce geri çekilmek ya da koşulsuzca adanmak arasında değil, karşılıklı güven ve değer üretimi üzerinde şekilleniyor. İşverenler için asıl fark oluşturan nokta da burada başlıyor: çalışanlarını tek tip beklentilerle değil, bireysel ihtiyaçları ve yaşam evreleriyle anlayabilmek." Bağlılık tek renk değil: Hayatla birlikte değişen 8 farklı ton Araştırma, çalışan bağlılığının artık "ya tamamen adanmış ya da kopmuş" gibi keskin tanımlarla açıklanamayacağını gösteriyor. Bağlılık; hayatın farklı evreleri, kişisel öncelikler ve bireyin içinde bulunduğu koşullara göre ton değiştiriyor. Bu dönüşümü bireyin özel hayatına verdiği önem ve kişisel hedefleriyle toplumsal aidiyet arasında kurduğu denge olmak üzere iki temel eksen üzerinden ele alan araştırma, sekiz farklı bağlılık profili ortaya koyuyor. Araştırmada bağlılık, sabit bir tutum değil; hayatla birlikte şekillenen, esneyen ve yeniden ayarlanan canlı bir deneyim olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma, Türkiye’de iş yerini cazip kılan unsurlara dair de içgörüler sunuyor. Çalışanlar için "iyi maaş" yüzde 48 ile ilk sırada yer alırken "ihtiyaca uygun yan haklar" yüzde 36 ile hemen ardından geliyor. Çalışma aynı zamanda, çalışanların destekleyici bir ortam, takdir edilme ve kendilerine zaman ayırabilme gibi insani ihtiyaçlara her zamankinden daha fazla önem verdiğini ortaya koyuyor. Eda Uluca Özcan, araştırmanın özellikle bağlılık konusunda önemli bir tablo çizdiğini, bağlılığı şekillendiren beklenti ve motivasyonların değiştiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Çalışanı gerçekten gören, dinleyen ve destekleyen kurumlar, bağlılığı doğal olarak güçlendiriyor. Bu araştırma ile çalışma hayatının geleceğini şekillendiren bu yeni bağlılık kurallarını keşfetmeyi, liderler ve karar vericiler için görünür kılmayı amaçladık. Şirket olarak, çalışan-işveren ilişkisini yalnızca ölçen değil, geliştiren bir yaklaşımla; daha insan odaklı, dengeli ve sürdürülebilir bir çalışma dünyasına katkı sağlamaya devam edeceğiz."
Bayburt’ta araç sayısı 20 bin 763 oldu
16 Ocak 2026 Cuma - 12:19 Bayburt’ta araç sayısı 20 bin 763 oldu Bayburt’ta Aralık itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 20 bin 763 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Aralık 2025 Aralık ayında 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %59,3’ünü otomobil, %23,6’sını motosiklet, %12,9’unu kamyonet, %1,9’unu traktör, %1,2’sini kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,3’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %35,5 arttı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde %53,3, kamyonette %37,5, traktörde %26,8, minibüste %19,2, özel amaçlı taşıtta %10,3, motosiklette %6,8, otobüste %3,3 ve kamyonda %2,9 arttı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %3,9 arttı Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %84,1, kamyonette %49,6, otomobilde %35,3 artarken motosiklette %38,1, traktörde %33,2, minibüste %29,0, kamyonda %26,0 ve otobüste %2,3 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 33 milyon 612 bin 650 oldu Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,2’sini motosiklet, %14,6’sını kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 1 milyon 158 bin 490 adet taşıtın devri yapıldı Aralık ayında devri(1) yapılan taşıtların %68,9’unu otomobil, %15,2’sini kamyonet, %7,7’sini motosiklet, %3,7’sini traktör, %2,1’ini kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 147 bin 173 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %46,4’ü benzin yakıtlıdır Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %46,4’ü benzinli, %27,3’ü hibrit, %16,7’si elektrikli, %8,5’i dizel ve %1,1’i LPG’lidir. Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 373 bin 581 adet otomobilin ise %32,6’sı dizel, %30,9’u benzinli, %30,1’i LPG’li, %4,0’ı hibrit ve %2,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin payı ise %0,2’dir. Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Aralık 2025 Ocak-Aralık döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %29,9’u 1300 ve altı, %23,2’si 1401-1500, %11,0’ı 1501-1600, %10,7’si 1301-1400, %7,9’u 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir. Ocak-Aralık döneminde kaydı yapılan otomobillerin 454 bin 923’ü gri renklidir Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %40,6’sı gri, %24,7’si beyaz, %13,2’si siyah, %11,5’i mavi, %4,6’sı yeşil, %3,5’i kırmızı, %0,7’si kahverengi, %0,5’i sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si diğer renklidir. Trafiğe kayıtlı taşıtların ortalama yaşı 14,2 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 33 milyon 612 bin 650 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,2 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 14,2, minibüslerde 16,2, otobüslerde 16,5, kamyonetlerde 14,2, kamyonlarda 18,4, motosikletlerde 9,9, özel amaçlı taşıtlarda 15,7 ve traktörlerde 24,9’dur. Devri yapılan taşıtların ortalama yaşı 11,8 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılında devri yapılan 11 milyon 213 bin 405 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 11,8 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 12,7, minibüslerin 11,9, otobüslerin 11,3, kamyonetlerin 11,3, kamyonların 14,1, motosikletlerin 4,0, özel amaçlı taşıtların 16,0 ve traktörlerin 19,2’dir.
Erzincan’da araç sayısı 83 bin 609 oldu
16 Ocak 2026 Cuma - 12:16 Erzincan’da araç sayısı 83 bin 609 oldu Erzincan’da Aralık itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 83 bin 609 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Aralık 2025 Aralık ayında 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %59,3’ünü otomobil, %23,6’sını motosiklet, %12,9’unu kamyonet, %1,9’unu traktör, %1,2’sini kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,3’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %35,5 arttı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde %53,3, kamyonette %37,5, traktörde %26,8, minibüste %19,2, özel amaçlı taşıtta %10,3, motosiklette %6,8, otobüste %3,3 ve kamyonda %2,9 arttı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %3,9 arttı Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %84,1, kamyonette %49,6, otomobilde %35,3 artarken motosiklette %38,1, traktörde %33,2, minibüste %29,0, kamyonda %26,0 ve otobüste %2,3 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 33 milyon 612 bin 650 oldu Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,2’sini motosiklet, %14,6’sını kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 1 milyon 158 bin 490 adet taşıtın devri yapıldı Aralık ayında devri(1) yapılan taşıtların %68,9’unu otomobil, %15,2’sini kamyonet, %7,7’sini motosiklet, %3,7’sini traktör, %2,1’ini kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 147 bin 173 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %46,4’ü benzin yakıtlıdır Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %46,4’ü benzinli, %27,3’ü hibrit, %16,7’si elektrikli, %8,5’i dizel ve %1,1’i LPG’lidir. Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 373 bin 581 adet otomobilin ise %32,6’sı dizel, %30,9’u benzinli, %30,1’i LPG’li, %4,0’ı hibrit ve %2,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin payı ise %0,2’dir. Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Aralık 2025 Ocak-Aralık döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %29,9’u 1300 ve altı, %23,2’si 1401-1500, %11,0’ı 1501-1600, %10,7’si 1301-1400, %7,9’u 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir. Ocak-Aralık döneminde kaydı yapılan otomobillerin 454 bin 923’ü gri renklidir Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %40,6’sı gri, %24,7’si beyaz, %13,2’si siyah, %11,5’i mavi, %4,6’sı yeşil, %3,5’i kırmızı, %0,7’si kahverengi, %0,5’i sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si diğer renklidir. Trafiğe kayıtlı taşıtların ortalama yaşı 14,2 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 33 milyon 612 bin 650 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,2 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 14,2, minibüslerde 16,2, otobüslerde 16,5, kamyonetlerde 14,2, kamyonlarda 18,4, motosikletlerde 9,9, özel amaçlı taşıtlarda 15,7 ve traktörlerde 24,9’dur. Devri yapılan taşıtların ortalama yaşı 11,8 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılında devri yapılan 11 milyon 213 bin 405 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 11,8 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 12,7, minibüslerin 11,9, otobüslerin 11,3, kamyonetlerin 11,3, kamyonların 14,1, motosikletlerin 4,0, özel amaçlı taşıtların 16,0 ve traktörlerin 19,2’dir.
Tanoğlu: "Erzincan’da nöbetçi noter uygulaması başlamalıdır"
16 Ocak 2026 Cuma - 12:12 Tanoğlu: "Erzincan’da nöbetçi noter uygulaması başlamalıdır" Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Tanoğlu, iş dünyasından gelen nöbetçi noter talebinin artık bir beklenti değil, zorunlu bir ihtiyaç olduğunu açıkladı. Tanoğlu, son dönemde oda üyelerinden yoğun şekilde gelen nöbetçi noter uygulamasına ilişkin talep ve beklentiler hakkında kamuoyunu bilgilendiren kapsamlı bir açıklama yaptı. Tanoğlu açıklamasında "Son dönemde üyelerimizden yoğun şekilde tarafımıza iletilen nöbetçi noter uygulamasına ilişkin talep ve beklentiler hakkında kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Üyelerimiz, ticari hayatın doğal akışı içerisinde hafta sonları da acil noter işlemleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle sözleşmeler, vekâletnameler, satış ve devir işlemleri gibi ticari hayatın vazgeçilmez unsurları olan noter hizmetlerine erişimde yaşanan aksaklıklar zaman kaybına, ekonomik mağduriyetlere ve iş süreçlerinin yavaşlamasına neden olmaktadır. Üyelerimizin ortak talebi haline gelen nöbetçi noter uygulamasının ilimizde de hayata geçirilmesi, artık bir beklenti değil, açık bir ihtiyaçtır. Bu çerçevede, üyelerimizden gelen talepler Odamız tarafından titizlikle değerlendirilmiş, mevcut durumun ticari hayat üzerindeki etkileri somut veriler ve örneklerle ortaya konulmuştur. Odamız, bu önemli talebi, üst kuruluşumuz olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ilgili kurum ve mercilere resmi yazışmalar yoluyla iletmiştir ve takip etmektedir. Şunun özellikle altını çizmek isterim; Bizler, masa başından değil, sahadan gelen sesle hareket ediyoruz. Üyelerimizin işini kolaylaştırmayan, ticari hayatı zorlaştıran her uygulama bizim için çözülmesi gereken bir konudur. Nöbetçi noter uygulaması da bu kapsamda ele aldığımız ve takipçisi olduğumuz önemli başlıklardan biridir. Bu süreçte, üyelerimizin yanında olmaya, taleplerini savunmaya ve gelişmeler hakkında kamuoyunu şeffaf şekilde bilgilendirmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim." dedi.