EKONOMİ - 23 Mart 2026 Pazartesi 09:15

Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen meyveden yapılan tatlı: Elma tatlısı

A
A
A
Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen meyveden yapılan tatlı: Elma tatlısı

Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen antik meyve misket elmalardan yapılan elma tatlısı, damaklarda unutulmaz izler bırakıyor.


Usta şefler ve genç kızların mutfaklarda kolları sıvayıp sunduğu elma tatlısı titizlikle hazırlanıyor. Tarihi kentteki evlerde ve restoranlarda konuklara ikram ediliyor.



"Amasya’nın en ünlü markası misket elması"


Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün, "Amasya’nın en ünlü markası misket elmasıdır. Bunu da tatlıyla birlikte insanlara servis etmek keyif verici" dedi.


Elma tatlısının tarifini anlatan Başün, "Elmalar temizlenip soyacak yardımıyla ortasını açılıyor. Tencereye yerleştirip içlerine ve her elmanın ortasına bir yemek kaşığı şeker ekleniyor. Üzerlerine hibiskus ve tarçın ilave edip kısık ateşte ağzı kapalı pişiriliyor. Soğuyunca elmaların içine ceviz, fıstık ekleyip üzerini kaymak ile süsleniyor" diye konuştu.



Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen meyveden yapılan tatlı: Elma tatlısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Geliştirdiği müzik temelli yöntem otizmde yüzde 25 oranında pozitif gelişim sağladı Müzisyen ve akademisyen İlhan Uğur Yazar’ın, otizm tanısı konulan kızıyla iletişim kurmak için evde başlattığı müzik temelli çalışmalar, yüzde 25 oranında gelişim sağlayan "Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi (BEMÜTER)" adıyla akademik bir modele dönüştü. Müzik sayesinde sosyal hayata karışan genç kız ise konservatuvarı kazanarak büyük bir başarıya imza attı. İlhan Uğur Yazar’ın 1997 yılında dünyaya gelen kızına 1,5 yaşındayken otizm tanısı konulmasının ardından başlayan zorlu süreç, babanın müziği bir iletişim aracı olarak kullanmasıyla farklı bir boyuta taşındı. Ritim egzersizleri, ses tekrarları ve etkileşimli oyunlarla kızının müzikle bağ kurmasını sağlayan Yazar, bu sayede onun sosyalleşmesine ve iletişim becerilerini geliştirmesine katkıda bulundu. Zamanla okumayı öğrenen, Güzel Sanatlar Lisesi ve ardından konservatuvarı kazanan genç kız, TRT Gençlik Korolarında korist olarak görev alarak büyük bir başarı öyküsü yazdı. Kendi çocuğunda elde ettiği bu başarıyı diğer çocuklara da ulaştırmak isteyen Yazar, çalışmaları akademik bir zemine taşıdı. Geliştirilen "Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi (BEMÜTER)" modeli kapsamında, 5 otizmli öğrenci ve ailelerinin katılımıyla yürütülen 6 aylık bilimsel çalışmada, otizmli çocukların sosyal uyum ve iletişim becerilerinde yüzde 25 oranında gelişim gözlemlendi. "Kızım müzikle bağ kurmaya başladı" Kızının otizmli olduğunu öğrenince her şeyin değiştiğini aktaran İlhan Uğur Yazar, "Süreç, 1997’de kızımın doğumuyla başladı. Ancak otizmli olduğunu öğrendiğimizde her şey değişti. Çareler aramaya başladık, açıkçası çok zor bir süreçti. Ben de en iyi bildiğim şeyin müzik olduğunu düşündüm. Evde kızımla bolca vakit geçirmeye başladık, şarkılar söyledik. Kızım müzikle bir bağ kurmaya başladı. Bu bağ sayesinde onunla iletişimimiz güçlendi. Önce seslerle ve hecelerle karşılık vermeye başladı, ardından konuşmaya başladı. En iyi yaptığım şey müzikti; oyunlar oynadık, müzikal çalışmalar yaptık, notasyonlar ürettik. Bu süreçle birlikte kızım küçük küçük okumaya da başladı. Süreç, Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazanması ve ardından konservatuvar okumasına kadar ilerledi" dedi. "Süreci iyi yönetenler avantaj sağlıyor" Doğru yöntemlerle süreci iyi yönetenlerin avantaj sağlayacağını belirten Yazar, "Biz 1,5 yaşına kadar hiçbir şey anlamadık. Ancak seslere tepki vermemesi, kendi etrafında dönmesi ve tekrarlayan hareketleri dikkat çekince bir uzmana başvurduk ve kızımızın otizmli olduğunu öğrendik. Sonrasında ne yapacağınızı bilemediğiniz bir süreç başlıyor. Doğru yöntemleri bulup bu süreci iyi yönetenler avantaj sağlıyor" diye konuştu. "Kızım sosyal hayata karışmış bir birey haline geldi" Kızının tam anlamıyla sosyal hayata karıştığını ifade eden İlhan Uğur Yazar, "Kızımda ‘Absolut kulak’ dediğimiz durum da var. TRT Gençlik Korolarında korist olarak bulundu. Şu anda sosyal hayata karışmış bir birey haline geldi. Tüm ailelerin bu konuda cesaretlenmesi lazım. Çocuklarıyla çok fazla ilgilenmeleri gerekiyor. Biraz abartmak lazım; yapılan en küçük şeyi bile çok değerli görüp ödüllendirmek onların gelişimi için büyük bir destek sağlıyor" diye konuştu. "Geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz" Yazar, kendi çocuğuyla başlayan sürecin zamanla akademik bir çalışmaya dönüştüğüne da dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Kızımla başlayan bu süreçten sonra çok sayıda otizmli çocukla çalıştım. Piyano çaldık, şarkılar söyledik ve bunu müzik terapi olarak devam ettirdik. Akademik çalışmamızda 5 öğrenciyle yaklaşık 6 aylık bir süreç yürüttük ve aileleri de bu sürece dahil ettik. Bu çalışmanın sonunda otizm şiddetinde yaklaşık yüzde 25’lik bir azalma gözlemledik. Aynı zamanda çocukların iletişim becerilerinde ciddi bir gelişim olduğunu gördük. Bu sonuçların daha geniş kitlelere ulaşmasını istiyoruz." "Bu çalışma adeta bir hazineydi" Çalışmayı kitap haline getiren yayınevi sahibi Serkan Korkmaz ise elde edilen sonuçlara rağmen yöntemin yeterince geniş kitlelere ulaşmadığını söyledi. Korkmaz, "Otizm terapisi alanında yüzde 25’lik bir gelişme sağlayan bir çalışmanın toplumda bilinmemesi gerçekten büyük bir eksiklikti. Bu bilgi adeta bir hazineydi. Biz de bu nedenle çalışmayı kitaplaştırarak daha geniş kitlelere ulaştırmak istedik. Bu çalışmayı ‘BEMÜTER’ adıyla kitaplaştırdık. Bütüncül ve Etkileşimli Müzik Terapi yöntemiyle yürütülen 6 aylık süreçte otizm şiddetinde yüzde 25 azalma, iletişim ve bilişsel becerilerde gelişim elde edildi. Bu değerlendirmeler uluslararası ölçeklerle ve bağımsız uzmanlar tarafından yapıldı" ifadelerini kullandı.
İzmir 60 yıllık sessizliği koklear implantla son bulacak Yıllardır işitme problemi yaşayan ve ağabeyinin vefatından 6 gün sonra zar zor duyan ve tek kulağının da işitmediğini fark eden 72 yaşındaki hastaya Medicana International İzmir Hastanesi’nde koklear implant ameliyatı yapıldı. Prof. Dr. Hale Aslan tarafından hastanede ilk kez uygulanan yöntem sayesinde hastanın yeniden duyması bekleniyor. Yıllardır işitme sorunu yaşayan 72 yaşındaki Batı Türker, bir sabah uyandığında duyan tek kulağının da artık işlevini yitirdiğini fark etti. 27 Ekim 2021’den beri yeniden duymak için doktor doktor gezen ve de çeşitli işitme cihazları deneyen Türker, hiçbir sonuç alamadı. Batı Türker’in yeniden duyması için ailesi alanında iyi bir doktor arayışına girdi ve ilk olarak yapay zeka teknolojilerine bu soruyu yönelttiler. Yapay zekadan tek bir isim isteyen aile, Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Hale Aslan ismini alır almaz, hastaneden randevu oluşturdu. Yapılan testler sonucu Batı Türker, koklear implant ameliyatına uygun olduğu görüldü ve yıllardır ileri derece işitme kaybı yaşayan Batı Türker’in yeniden duyabileceğine dair umudu arttı. Medicana International İzmir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Hale Aslan, "Ameliyat sonrası yaklaşık 1-1.5 ay içinde cihazın aktivasyonu yapılır. Bu süreçte yerleştirilen bölgenin iyileşmesi ve cihazın sağlıklı şekilde çalışması için dokuların oturması gerekir. Aktivasyon sonrasında hastamızın normal işitme cihazına kıyasla çok daha iyi duymasını bekliyoruz" dedi. 60 yıllık işitme kaybı, 2021’de tamamen sessizliğe döndü Batı Türker, yaklaşık 60 yıldır işitme kaybıyla yaşadığını, ancak 2021 Ekim ayından beri de hayatının tamamen sessizliğe büründüğünü söyledi. Batı Türker, "60 yıldır tek kulağımla az duyuyordum. 21 Ekim 2021’de, ağabeyimi kaybettikten birkaç gün sonra bir sabah uyandım ve duyan kulağım da tamamen sustu. Televizyonu, kapıyı artık hiçbir şeyi duyamaz oldum. O günden beri sanki yaşamıyorum" dedi. Batı Türker, yaşadığı çaresizlik nedeniyle uzun süre farklı hekimlere başvurduğunu söyledi. İşitme cihazlarının artık fayda sağlamadığını belirten Batı Türker, "Doktor doktor gezdik. Cihaz da etki etmiyordu. 27 Ekim’de kulağım tamamen sıfırlandı" dedi. Türker ve ailesi, çözüm arayışında farklı yollar denediklerini de anlattı. Alanında iyi bir hekim bulması için yapay zekaya soru sorduklarını ve ‘Tek bir isim istiyoruz’ dediklerini anlatan Batı Türker, "Yapay zeka Hale Hanım’ın adını verdi. Altına alternatif isimler de yazdı ama biz ‘hayır’ dedik. Sonra randevu aldık. Hale Hanım’ı görünce de çok sevdik" ifadelerini kullandı. Ameliyat sürecinin kendisi için duygusal olarak çok zor geçtiğini anlatan Batı Türker ise yeniden duyabilme ihtimalinin kendisine güç verdiğini söyledi. "Ameliyatta kaç saat kaldığım önemli değildi. Ben sadece duymak istiyordum" diyen Batı Türker, "Son yıllarda en güzel uykumu uyudum. Ağrım sızım olmadı. Ameliyatım çok güzel geçti. Umutlarım daha da yeşerdi" diye konuştu. Ameliyat iki aşamada gerçekleştirildi Prof. Dr. Hale Aslan, hastada iki taraflı ileri derecede kronik orta kulak iltihabına bağlı işitme kaybı bulunduğunu belirterek, hastanın durumu ve de uygulanan yöntem hakkında detaylı bilgi verdi. Prof. Dr. Hale Aslan, "Hastada ileri derecede işitme kaybı olduğu için işitme cihazlarından yeterli fayda alınamıyordu. Yapılan değerlendirmelerde koklear implant uygulanmasına uygun olduğu görüldü. Önce dış kulak yolu kapatıldı ve kulaktaki boşluk yağ dokusu kullanılarak dolduruldu. Bu ilk işlemden yaklaşık dört ay sonra da koklear implant yerleştirme ameliyatı gerçekleştirildi. Yaklaşık bir ay sonra cihazın aktivasyonu yapılacak ve hasta cihazın kullanımıyla ilgili eğitim alacak" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Hale Aslan, hastanın daha önce geçirdiği ameliyatlar nedeniyle kulak arkasındaki kemik dokuda geniş bir boşluk bulunduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti: "Daha önce ameliyat olduğu için kulak arkasında kemik dokuda geniş bir boşluk vardı. İmplantı o boşluğa yerleştirebilmek için karın bölgesinden alınan yağ dokusunu kullandık. Bu yöntem Medicana International İzmir Hastanesi’nde ilk kez uygulandı. Koklear implantlar, klasik işitme cihazlarından farklıdır. Bu cihazlar doğrudan iç kulağa yerleştirilen sistemlerdir. Bu nedenle işitme cihazlarına göre çok daha etkin ve verimli sonuçlar elde edilebilir. İşitme cihazlarının yeterli fayda sağlamadığı durumlarda tercih edilen bir yöntemdir. Ameliyat sonrası yaklaşık 1-1.5 ay içinde cihazın aktivasyonu yapılır. Bu süreçte yerleştirilen bölgenin iyileşmesi ve cihazın sağlıklı şekilde çalışması için dokuların oturması gerekir. Aktivasyon sonrasında hastamızın normal işitme cihazına kıyasla çok daha iyi duymasını bekliyoruz." Koklear implant ameliyatlarının çoğunlukla doğuştan işitme kaybı olan bebeklerde ve çocuklarda uygulandığını belirten Prof. Dr. Hale Aslan, ileri yaş grubunda da uygun hastalarda başarıyla yapılabildiğini söyledi.
Hatay Füze saldırısında can veren genç tır şoförünün annesi: "İsrail ve Amerika kahrolsunlar, kendi ateşlerinde yansınlar" Afganistan dönüşünde İran’ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle evladı Hüseyin Fırat’ı kaybeden anne Hayriye Fırat ve baba Coşkun Fırat, Ramazan Bayramı’nı hüzünlü geçirdi. Fırat ailesi, evladının ölümüne sebep olan İsrail ve Amerika’yı seslenerek "Beni yaktılar, Rabbim de onları yaksın" dedi. Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan’a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran’ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran’ın Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Fırat, İran’da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybetti. Fırat’ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran’dan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirildi ve 13 Mart Cuma günü Mezarlık Kompleksi’nde gözyaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Evlatlarını kaybeden baba Coşkun Fırat ile anne Hayriye Fırat, Ramazan Bayramı’nı hüzünlü geçirdi. "İsrail ve Amerika’yı lanetliyorum, lanetle kınıyoruz" Evladının yokluğunda Ramazan Bayramı’nı hüzünlü geçirdiğini söyleyen acılı baba Coşkun Fırat, "Biz İstanbul’dan Afganistan’a yükümüzü boşalttık ve orada iki gün yükümüzü yükledik. Eve geldikten sonra yolda herhangi bir sıkıntı yok. Yolda beraber o beni geçiyor, ben onu geçiyorum. Ben kahve çay içiyordum. Kendisi zaten oruçluydu ve o şekilde zamanını geçirirdi. Saat 4’ü 10 geçe Kazvin ve Zencan ilçesinde aniden bir gümbürtü sesi oldu. O gümleme sesinden dolayı ben aynaya baktım ve oğlumun aracının alevler içinde olduğunu gördüm. Aracı görünce hemen sağa çektim ve gittim oğlumun bomba yerinde oğlumu aradım ama bulamadım. Kendisini aracın arkasında buldum. O anda kendisini kucaklayıp İranlı vatandaşla beraber direkt hastaneye götürdüm. Hastaneye götürdüğümün birinci günü, ikinci günü, üç günde, ikinci hastane sevkinden sonra rahmet haberini duyduk. Şarapnel parçası bana gelmedi. Aramızdaki mesafe yanılmıyorsam üç veya dört tır mesafesi, aşağı yukarısı 60 metreydi. Oğlumun çok güzel hayalleri vardı. Oğlum; ailesine ve kardeşlerine düşkün, karıncayı incitmeyen bir insandı. Allah ondan razı olsun. Ben öyle bir evlat görmedim. Gerçekten kendi kendine ve ailesine kendini güzel hissettirmiş. Bayramda bizi alırdı akrabalara ve mezarlıklara götürürdü. Rahmetli oğlum gezmeyi severdi ve dost akraba ziyaretini severdi. Ama maalesef bu bayram onsuz hüzünlü geçiyor. İran İçişleri Bakanlığı taziye mesajında bulundu sözlü ve bizi arayarak. Allah’tan gelen bir şey, İsrail ve Amerika’yı lanetliyorum, lanetle kınıyoruz" dedi. "Geçen yıl çok iyi bir bayramdı ama bu bayramda yanımda yok" Evladının hayallerini anlatan anne Hayriye Fırat ise, "Geçen yıl çok iyi bir bayramdı ama bu bayramda yanımda yok. Evime, yüreğime ateş düştü ve çok kötü bir duygu. Nasıl anlatacağımı ben de bilmiyorum. Oğlum çok iyi ve merhametli biriydi. Böyle akraba ziyaretlerini çok severdi. O kendi kendini yetiştirdi. Ben ondan razıyım, Rabbim ondan da razı olsun inşallah. Bir hayali vardı. Borcunu bitirdikten sonra beni umreye götürecekti bu yaz sonu. Beraber gidecektik. Hayalleri daha sonra evlenecekti, yuva kuracaktı. Kardeşlerine güzel bir gelecek sağlayacaktı. Hep kardeşlerini, bizi düşünüyordu. Hayalleri yarım kaldı maalesef. İsrail ve Amerika kahrolsunlar, kendi ateşlerinde yansınlar. Beni yaktılar, Rabbim onları da yaksın inşallah. Beni evladımdan ayırdılar. Ben yandım Allah kimseyi yakmasın. Ben evladımdan ayrıldım. Allah hiçbir anneye böyle bir acı yaşatmasın" ifadelerini kullandı.