EKONOMİ - 16 Ocak 2026 Cuma 12:12

Tanoğlu: "Erzincan’da nöbetçi noter uygulaması başlamalıdır"

A
A
A
Tanoğlu: "Erzincan’da nöbetçi noter uygulaması başlamalıdır"

Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Tanoğlu, iş dünyasından gelen nöbetçi noter talebinin artık bir beklenti değil, zorunlu bir ihtiyaç olduğunu açıkladı.


Tanoğlu, son dönemde oda üyelerinden yoğun şekilde gelen nöbetçi noter uygulamasına ilişkin talep ve beklentiler hakkında kamuoyunu bilgilendiren kapsamlı bir açıklama yaptı.


Tanoğlu açıklamasında "Son dönemde üyelerimizden yoğun şekilde tarafımıza iletilen nöbetçi noter uygulamasına ilişkin talep ve beklentiler hakkında kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur.


Üyelerimiz, ticari hayatın doğal akışı içerisinde hafta sonları da acil noter işlemleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle sözleşmeler, vekâletnameler, satış ve devir işlemleri gibi ticari hayatın vazgeçilmez unsurları olan noter hizmetlerine erişimde yaşanan aksaklıklar zaman kaybına, ekonomik mağduriyetlere ve iş süreçlerinin yavaşlamasına neden olmaktadır. Üyelerimizin ortak talebi haline gelen nöbetçi noter uygulamasının ilimizde de hayata geçirilmesi, artık bir beklenti değil, açık bir ihtiyaçtır.


Bu çerçevede, üyelerimizden gelen talepler Odamız tarafından titizlikle değerlendirilmiş, mevcut durumun ticari hayat üzerindeki etkileri somut veriler ve örneklerle ortaya konulmuştur. Odamız, bu önemli talebi, üst kuruluşumuz olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ilgili kurum ve mercilere resmi yazışmalar yoluyla iletmiştir ve takip etmektedir.


Şunun özellikle altını çizmek isterim; Bizler, masa başından değil, sahadan gelen sesle hareket ediyoruz. Üyelerimizin işini kolaylaştırmayan, ticari hayatı zorlaştıran her uygulama bizim için çözülmesi gereken bir konudur. Nöbetçi noter uygulaması da bu kapsamda ele aldığımız ve takipçisi olduğumuz önemli başlıklardan biridir.


Bu süreçte, üyelerimizin yanında olmaya, taleplerini savunmaya ve gelişmeler hakkında kamuoyunu şeffaf şekilde bilgilendirmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim." dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.