Son Dakika
|
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme!
Türkiye - Romanya maçını François Letexier yönetecek
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Antalya’da inşaat malzemeleri deposunda yangın
Oyun alanı savaş alanına döndü: O anlar kamerada
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
İran, Tel Aviv’i vurdu: 6 yaralı
Irak’ta Haşdi Şabi karargahına saldırı: 7 ölü, 13 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Katar Emiri Al-Thani’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür
Kuveyt Uluslararası Havalimanı’na İHA saldırısı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür"
Körfez ülkelerine yeni füze ve İHA saldırıları
Irak’ta Haşdi Şabi'ye ABD-İsrail saldırılarına karşılık verme yetkisi
’Yenidoğan Çetesi’ davasının 8’inci duruşmasının görülmesine devam edildi
Kaan Kundakçı cinayetinde Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun gözaltına alındığı anlar kamerada
EKONOMİ
İşsizlik oranı 2025 yılında yüzde 8,3 seviyesinde gerçekleşti
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:18:23
İşsiz sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,4 puan azalarak yüzde 8,3 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,4 puan azalarak yüzde 8,3 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 11,3 olarak tahmin edildi. İstihdam oranı yüzde 49,0 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre 54 bin kişi azalarak 32 milyon 566 bin kişi, istihdam oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 49,0 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,4 iken kadınlarda yüzde 32,1 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı yüzde 53,5 olarak gerçekleşti İşgücü 2025 yılında bir önceki yıla göre 200 bin kişi azalarak 35 milyon 533 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,7 puan azalarak yüzde 53,5 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 36,2 oldu. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 15,3 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 1 puan azalarak yüzde 15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 11,7, kadınlarda ise yüzde 22,1 olarak tahmin edildi. İstihdamın yüzde 59,0’ı hizmet sektöründe yer aldı İstihdam edilenlerin yüzde 14,0’ı tarım, yüzde 20,2’si sanayi, yüzde 6,8’i inşaat, yüzde 59,0’ı ise hizmet sektöründe yer aldı. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında hizmet sektörünün payı 1,1 puan, inşaat sektörünün payı 0,2 puan artarken, tarım sektörünün payı 0,8 puan, sanayi sektörünün payı ise 0,5 puan azaldı. 2025 yılında 4 milyon 560 bin kişi tarım sektöründe, 6 milyon 578 bin kişi sanayi sektöründe, 2 milyon 224 bin kişi inşaat sektöründe, 19 milyon 204 bin kişi hizmet sektöründe istihdam edildi. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında istihdam edilenlerin sayısı tarım sektöründe 267 bin, sanayi sektöründe 168 bin kişi azalırken, inşaat sektöründe 62 bin, hizmet sektöründe 318 bin kişi arttı. Atıl işgücü oranı yüzde 29,7 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 3 puan artarak yüzde 29,7 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,6 iken, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 19,9 olarak gerçekleşti. En düşük işsizlik oranına sahip il Ardahan oldu İşsizlik oranı en düşük il yüzde 4,0 ile Ardahan iken, işsizlik oranı en yüksek il yüzde 13,8 ile Hakkari oldu. İstihdam oranı en yüksek il Artvin oldu En yüksek istihdam oranı yüzde 58,1 ile Artvin ilinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise yüzde 32,9 ile Hakkari ilinde oldu. İşgücüne katılma oranı en yüksek il Artvin oldu En yüksek işgücüne katılma oranı yüzde 61,3 ile Artvin ilinde gerçekleşti. En düşük işgücüne katılma oranı ise yüzde 38,1 ile Hakkari ilinde oldu.
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:58
Akbank, Yönetim Kurulu’nda kadın temsilinde Türkiye’nin öncü bankalarından biri oldu
Akbank, Yönetim Kurulu’na katılan 3 yeni kadın üyeyle birlikte toplamda 4 kadın üyeye ulaşarak BIST 30 ve Bankacılık Endeksi ortalamalarının üzerine çıktığını duyurdu. Banka, 2027 yıl sonuna kadar Yönetim Kurulu’nda kadın üye oranını en az yüzde 30 seviyesine taşıma yönündeki hedefini erken dönemde yerine getirmenin ötesinde yüzde 40 oranına ulaşarak taahhüdünü de aşmış oldu. Kurumsal yönetim anlayışını çeşitlilik, kapsayıcılık ve liyakat temelinde güçlendiren Akbank, bu adımıyla Türkiye’de öne çıktığı gibi, küresel ölçekte de kadın temsili konusunda en ileri uygulamalara sahip finans kurumları arasında yer alma kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Akbank Yönetim Kurulu’na katılan yeni kadın üyeler: Serra Akçaoğlu, Tülin Erdem ve Zeynep Uras oldu. Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları paylaştı: "Akbank için güçlü yönetim, farklı bakış açılarıyla kurulur. Bu nedenle, kadınların yönetimde eşit ve güçlü şekilde temsil edildiği bir liderlik anlayışını benimsiyoruz. Yönetim Kurulumuza katılan üç yeni kadın üyemizle vites artırıyor, bankamızın karar alma kapasitesini bir üst seviyeye taşıyoruz. Yeni Yönetim Kurulu atamalarımızla birlikte hem nitelikli liderleri bankamıza katmaktan hem de kadın Yönetim Kurulu oranında küresel standartların ötesinde konumlanmaktan çok mutluyuz. Yönetim Kurulumuza güç katan yeni üyelerimizi kutluyor, birlikte çalışmayı heyecanla bekliyoruz." Yönetim kuruluna katılan yeni üyeler hakkında şu bilgiler verildi: Serra Akçaoğlu Uluslararası bankacılık, kurumsal ve ticari bankacılık alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Serra Akçaoğlu, Ocak 2020 - Eylül 2025 döneminde Citigroup Londra’da Kurumsal ve Ticari Bankacılık kapsamında yabancı sermayeli firmaların iştiraklerinden sorumlu Bölge Başkanı olarak görev yaptı. Bu dönemde Akçaoğlu Londra’da mukim Yabancı Sermayeli Firmalar Kuruluşu’nda Yönetim Kurulu Üyesi olarak Citigroup’u temsil etti. Aralık 2019’a kadar Citibank A.Ş.’de Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev alan Akçaoğlu, aynı zamanda Citi’nin EMEA bölgesinde fiziksel varlığı bulunmayan 60 ülkedeki kurumsal bankacılık faaliyetlerinden de sorumlu oldu. Daha önce Citibank A.Ş.’de Bireysel ve Ticari Bankacılık Grup Başkanı olarak görev yapan Akçaoğlu, Londra merkezli Global Transaction Services bünyesinde EMEA Dış Ticaret Ürünleri Bölge Başkanı olarak çalışmış; 2005-2007 yılları arasında yürüttüğü bu görev kapsamında EMEA bölgesinde 50 ülkede ticaret finansmanı, bölgesel ürün stratejisi, yeni ürün geliştirme ve ürün konumlandırma süreçlerini yönetti. Citi’ye 2000 yılında katılan Akçaoğlu, öncesinde Manufacturers Hanover Bank, Chemical Bank ve Koçbank’ta çeşitli yönetici pozisyonlarında görev yaptı. Akçaoğlu, Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Bölümü mezunu. Tülin Erdem Lisans ve yüksek lisans derecelerini iktisat, doktora derecesini ise işletme alanında tamamlayan Tülin Erdem, 30 yılı aşkın süredir işletme fakültelerinde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Akademik kariyeri boyunca daimi profesör (tenured), kürsü başkanı (endowed chair) ve profesör unvanlarıyla çalışmalarını sürdürdü. Karar alma süreçleri (finansal karar alma dahil), belirsizlik ve risk altında karar alma konularında çalışmaları bulunuyor. Tülin Erdem, UC Berkeley ve New York University bünyesinde Pazarlama Bölüm Başkanlığı görevlerinde bulunmuş; Berkeley’de ayrıca Akademik İşlerden Sorumlu Dekan Yardımcılığı görevini üstlendi. ABD’de mahkemelerde çok sayıda davada bilirkişi olarak görev alan Erdem; tüketicinin korunması, fikri mülkiyet hakları, rekabet hukuku, marka hakkı ihlalleri, yanıltıcı reklam ve satış uygulamaları ile itibar zararı gibi alanlarda mahkemelere uzman raporları sunmuş ve duruşmalara katıldı. Bu kapsamda Apple-Samsung gibi küresel şirketleri ilgilendiren yüksek profilli davalarda, ayrıca Google ve Amazon gibi teknoloji şirketlerini kapsayan gizlilik davalarında görev aldı. Bunun yanı sıra Federal Trade Commission (FTC) ve Consumer Financial Protection Bureau (CFPB) gibi ABD kamu kurumlarına tüketicinin korunması, gizlilik ve tüketici finansmanı konularında raporlar sundu. 2014-2017 yılları arasında Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliği yaptı. Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü’nde onur derecesiyle tamamlayan Erdem, yüksek lisans ve doktora yeterliliği (ABD) çalışmalarını iktisat alanında Alberta Üniversite’sinde tamamladı; doktora derecesini ise aynı üniversiteden işletme alanında aldı. Zeynep Uras Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamlayan Zeynep Uras, 1986 yılında PricewaterhouseCoopers İstanbul ofisinde kariyerine başladı. 1997 yılında PwC global ağı kapsamında şirket ortaklığına (Partner) kabul edilen Uras, Haziran 2024 itibarıyla PwC’deki görevinden emekli olmuştur. PwC bünyesinde 38 yıla yayılan kariyeri boyunca Türkiye’de ve global organizasyonda liderlik görevleri üstlendi. 1996 yılında PwC Londra Ofisi Bankacılık Bölümü’nde görev yaptı; 2001 yılına kadar PwC Azerbaycan Ofisi Bankacılık Bölümü sorumluluğunu yürüttü. 2001-2012 yılları arasında PwC Türkiye Denetim Hizmetleri Liderliği görevini üstlenen Uras, bu dönemde PwC Türkiye Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. 2013-2020 yılları arasında PwC Türkiye Finansal Hizmetler Sektörü ile Müşteri ve Endüstri Grupları Liderliği görevini üstlendi; ayrıca PwC Europe Industry Groups Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulundu. Kariyeri boyunca finansal hizmetler ve bankacılık sektörü başta olmak üzere denetim, özel amaçlı incelemeler, satın alma ve halka arz projelerinde görev almış, önde gelen finansal kuruluşlara hizmet verilen denetim ve danışmanlık projelerine liderlik etti. Görevleri sırasında Kamu Gözetimi Kurumu (KGK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile ilişkilerin yönetiminde aktif rol üstlenen Uras, muhasebe ve denetim standartları, finansal risk yönetimi, halka arz süreçleri ile bilgi sistemleri denetimi alanlarında deneyim sahibi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:56
DİKO Başkanı Sanal: ’’Altın uzun vadede yeniden toparlanarak yükseliş trendine girecek’’
Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası (DİKO) Başkanı Özer Sanal, dalgalı halde seyreden altın piyasası hakkında yatırımcılara uyarılarda bulundu. Sanal, altının uzun vadede yeniden toparlanarak yükseliş trendine gireceğini belirtti. ABD-İsrail, İran arasında çıkan savaşın ardından son dönemlerde düşüş eğilimine giren altın, yatırımcısında paniği de beraberinde getirdi. Düşüş eğiliminin ardından kuyumcuların yolunu tutan vatandaşlar yatırımlarının ardından altının durumunu takip etmeyi sıklaştırdı. DİKO Başkanı Özer Sanal da altının son durumu ve beklenen tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sanal, "Altının temelinde küresel ekonomik gelişmeler yer almaktadır. Özellikle ABD Merkez Bankasının FED faiz artırma ihtimalinden dolayı altında düşüş yaşanıyor. Aynı zamanda Körfez bölgesinde yaşanan petrol sıkıntısı, ülkelerin enerjiye yönelmesinden dolayı altın düşüşte. Yine de altında toparlanma ve uzun vadede yükseliş olacaktır. Altın uzun vadede güvenli liman olarak her zaman özelliğini korumaktadır ve öyle kalacaktır. Ani satışlar yapılmasın, çünkü altın her an kendini toparlayıp yine eski seviyelerine ulaşabilir’’ dedi. Özer, vatandaşların kendilerine yöneltilen en sık sorulardan biri olan ’Altınımı satmalı mıyım, beklemeli miyim’ sorusuna şu cevabı verdi: ’’Beklesinler çünkü altın her zaman altındır. Altının bu zamana kadar düştüğünü, tepe taklak olduğunu kimse görmemiştir. Altın her zaman güvenli limandır. Yani altın yine yükselir. Eski yerini bulacaktır tekrardan. Jeopolitik sorunlardan dolayı şu anda altın düşüşte ama altın kendini toparlar."
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:52
Malatya kırmızı et üretiminde Türkiye’nin lokomotif illerinden biri
Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, kentin hayvancılık ve kırmızı et sektöründe Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olduğunu ve et tedarikinde ilk 5 il arasında yer aldığını söyledi. Malatya’nın sanayi kenti kimliğinin yanı sıra tarım ve hayvancılıkta da güçlü bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, özellikle kayısı üretiminde dünya çapında bir marka olan kentin hayvancılıkta da dikkat çeken bir potansiyele ulaştığını kaydetti. Kentte 200 binin üzerinde büyükbaş, yaklaşık 500 bin küçükbaş hayvan varlığının bulunduğunu belirten Özcan, Malatya’nın besi hayvancılığında önemli bir konuma geldiğini söyledi. Aylık ortalama 3 bin 500 hayvan kesimi yapıldığını aktaran Özcan, yıllık yaklaşık 200 milyon dolarlık et tedarik hacmine ulaşıldığını belirtti. Hayvancılık alanındaki bu gelişmelerin organize sanayi bölgesi ihtiyacını ortaya çıkardığını da ifade eden Başkan Özcan, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı iş birliğinde Yazıhan ilçesi Mısırdere mevkiinde Hayvancılık Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulduğunu söyledi. Bölgede ilk etapta 50’nin üzerinde arsanın tahsis edildiğini ve yatırımların başladığını ifade eden Özcan, kurulacak OSB’de kaba yem fabrikası biyogaz tesisleri kesimhane ve soğuk hava depolarının yer alacağını bu yatırımlarla birlikte sektörde daha profesyonel bir yapının oluşacağını kaydetti. Özcan, yapılacak yatırımlarla aylık kesim kapasitesinin 4-5 bin başa çıkarılmasının hedeflendiğini belirterek et tedarik hacminin kısa sürede 300 milyon dolara yükselmesinin planlandığını ifade etti. Malatya’nın hem üretim hem de tedarik anlamında Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri haline geleceğini de belirten Özcan, gelişmelerin kırmızı et piyasasındaki daralmaya katkı sağlayacağını ve tüketicinin ete erişimini kolaylaştıracağını söyledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Mart 2026 Pazartesi- 17:12
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
2
24 Mart 2026 Salı- 16:37
Pide değil, altın kuyruğu
3
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:15
Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen meyveden yapılan tatlı: Elma tatlısı
4
24 Mart 2026 Salı- 12:01
Samsun’da CityMall AVM’ye mühür
5
24 Mart 2026 Salı- 09:13
Çukurova’yı yağmur vurdu: Tarım arazileri sular altında
16 Ocak 2026 Cuma - 12:47
Edirne’de bir devir kapandı: Ulus Pazarı artık açılmayacak
Edirne Belediyesi’nin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçları karşılığında, Ulus Pazarı’nın kurulduğu alanın SGK’ya devredilmesine ilişkin sürecin imza aşamasına gelmesiyle birlikte, 22 yıldır Edirne’de hizmet veren Ulus Pazarı 16 Ocak 2026 Cuma günü itibari ile mevcut yerinde açılmadı ve bundan sonra da kurulmayacak. Sabah saatlerinde pazar yerine gelen vatandaşlar ve esnaf, Ulus Pazarı’nın açılmadığını ve kapatıldığını görünce alandan geri döndü. Durumu yerinde öğrenen bazı vatandaşların şaşkınlık yaşadığı gözlemlendi. Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Barış Atkoşan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, pazarın artık mevcut alanda kurulmayacağını vurguladı. Atkoşan, "16 Ocak 2026 Cuma günü itibarıyla Ulus Pazarı Edirne’de kurulmayacak. Mevcut kurulduğu alana öncelikle bunun bilgisini vermek istiyorum. Uzun zamandır Edirne Belediyesi’nin SGK borcu karşılığında bu alanın SGK’ya devri söz konusuydu. Bu süreçte artık sona gelindi, imza aşamasına gelindi. SGK’nın da bu alanı boş olarak istediğini biliyoruz. Dolayısıyla alternatif yer çalışmaları devam ediyor. Gelişmeler oldukça hem basınımızla hem esnafımızla paylaşacağız. Şu an durum bundan ibaret" dedi. "Ulus Pazarı Edirne’nin önemli bir markası" Çevre il ve ilçelerden Ulus Pazarı’nın kendi bölgelerinde kurulması yönünde bir teklif olup olmadığına da değinen Atkoşan, sürecin henüz çok yeni olduğunu belirterek şunları söyledi: "Şu an itibarıyla böyle bir çağrı yok. Biz 22 yıldan beri Edirne’deyiz ve Edirne halkıyla özdeşleştik. Bulgar müşterilerin de 22 yıldır çok ciddi bir ilgisi var. Dolayısıyla Edirne Ulus Pazarı, Edirne’nin önemli bir markasıdır. En büyük hedefimiz alternatif bir yerle Edirne’de devam etmek. Şu anki düşüncemiz bu yönde. Sürecin nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek ve kamuoyunu bilgilendireceğiz." Ulus Pazarı’nın kapanışıyla birlikte kentte hem esnaf hem de vatandaşlar açısından önemli bir alışveriş kültürünün sona erdiği değerlendirmesi yapılıyor.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:45
Süper Film Ambalaj, EcoVadis 2025 değerlendirmesinde altın madalyaya layık görüldü
SANKO Holding’in ambalaj sektöründeki iştiraki Süper Film Ambalaj, EcoVadis’in 2025 sürdürülebilirlik değerlendirmesinde Altın Madalya almaya hak kazandı. Süper Film, bu değerlendirme sonucuyla EcoVadis tarafından küresel ölçekte değerlendirilen şirketler arasında yüzde 2’lik dilimde yer aldı. EcoVadis, Çevre, Çalışma ve İnsan Hakları, Etik ve Sürdürülebilir Tedarik başlıkları altında toplam 21 kriter üzerinden şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarını inceliyor. Süper Film Ambalaj, 2025 yılı değerlendirmesi kapsamında ilgili kriterlerde sergilediği başarılı performans sonucunda Altın Madalya ile ödüllendirildi. Değerlendirmede öne çıkan başlıklar EcoVadis değerlendirmesinde Süper Film’in; çevresel yönetim uygulamaları, etik iş yapış süreçleri, karbon ve kaynak yönetimine yönelik çalışmaları ile raporlama yaklaşımı öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Şirket, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında karbon ve su ayak izi hesaplamalarını ISO standartlarıyla uyumlu şekilde yürütüyor; enerji ve kaynak verimliliğine yönelik yatırımlarına devam ediyor ve döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen ürünlerini portföyüne ekliyor. Süper Film, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla öne çıkıyor Süper Film’in, yüzde 90 tüketici sonrası geri dönüştürülmüş (PCR) içerikli mono-PP gıda ambalajı ile kazandığı WorldStar Ambalaj Ödülü; şirketin ürün geliştirme, tasarım ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımını yansıtan önemli örnekler arasında yer alıyor. Lüleburgaz tesisinin devreye alınmasıyla Süper Film, enerji verimliliğini önceleyen üretim altyapısını genişletti. Bu yatırımla şirket, BOPP film üretiminde kapasitesini ve operasyonel süreçlerinin verimliliğini de artırdı. Bununla birlikte, sürdürülebilir ham madde kullanımı, tedarik zinciri süreçleri ve sorumlu tedarik uygulamaları kapsamında çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik yönetimve iyileştirme çalışmaları devam ediyor. Bu başarı uzun yıllara dayanan bir çalışmanın sonucu Süper Film Ambalaj Genel Müdürü Ozan Güven, şirketin 2023 ve 2024 yıllarında elde ettiği Gümüş Madalya sonuçlarının ardından 2025 yılında Altın Madalya ile değerlendirilmesinin kendileri için önemli bir memnuniyet kaynağı olduğunu belirterek, "EcoVadis tarafından, 2025 yılı çalışmalarımız kapsamında verilen Altın Madalya, çevresel ve sosyal alanlardaki uygulamalarımızın uluslararası bir değerlendirme metodolojisi çerçevesinde analiz edildiğini ortaya koymaktadır. Uzun yıllara dayanan çalışmalarımızı bir adım daha ileri taşımanın mutluluğu içerisindeyiz. Önümüzdeki dönemde de çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) başlıklarındaki uygulamalarımızı geliştirmeyi, sürdürülebilirlik performansını ise ölçülebilir göstergelerle takip etmeyi sürdüreceğiz" diye konuştu.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:40
Türkiye’de çalışanların yüzde 84’ü çalıştığı kurumu seviyor
Pluxee, Ipsos iş birliğiyle 10 ülkede farklı sektör ve yaş gruplarından 8 bin 700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirdiği ‘İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı’ araştırmasının sonuçlarını açıkladı. 80 farklı çalışanın içgörüleri ve gerçek yaşam hikâyeleriyle zenginleştirilen çalışma, motivasyon, iş-yaşam dengesi ve çalışan beklentilerine dair küresel ölçekte yeni bir tablo sunuyor. Dünyada çalışma hayatı hızla dönüşürken Pluxee çalışan-işveren ilişkisine ışık tutmak ve çalışan deneyimini yeniden tanımlamak amacıyla araştırmalarına devam ediyor. Şirketin Ipsos iş birliğiyle gerçekleştirdiği ‘İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı’ araştırması, çalışan beklentilerinde köklü bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Brezilya, İngiltere, Hindistan gibi farklı coğrafyalardan 10 ülkede, 8 bin 700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, küresel olarak çalışanların yüzde 83’ü çalıştığı şirketi sevdiğini ya da olumlu hisler beslediğini ifade ediyor. Ancak bu bağlılık artık koşulsuz bir adanmışlık üzerinden değil; denge, anlam ve karşılıklı değer temelinde şekilleniyor. Sessiz istifa değil, dengeli bağlılık Kamuoyunda iş hayatı çoğu zaman "sessiz istifa" ve "büyük kopuş" kavramlarıyla anılırken araştırma, bu anlatının eksik kaldığını gösteriyor. Bulgulara göre, Türkiye’de çalışanların yüzde 84’ü çalıştığı kurumu "sevdiğini" ya da "beğendiğini" ifade ederken çalışanlar işteki iyi olma hâllerini 10 üzerinden 7,9 puanla değerlendiriyor. Bu tablo, çalışanların işlerinden duygusal olarak uzaklaşmadığını; aksine iş ve işyeriyle beklenenden daha güçlü fakat daha dengeli bir bağ kurduğunu ortaya koyuyor. Şirketin ortaya koyduğu "Dengeli Bağlılık" kavramı, bağlılığın biçim değiştirerek daha bilinçli, değişken ve sınırları olan bir tutum haline geldiği gerçeğine işaret ediyor. İyi yaşamın şifresi: Güçlü bağlar, yakın ilişkiler ve zamanı sahiplenmek Araştırma, Türkiye’de "iyi yaşam" algısının merkezinde maddi göstergelerden çok insan ilişkilerinin yer aldığını net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’de çalışanların yüzde 54’ü hayatı iyi kılan en önemli unsur olarak "etrafımda iyi insanlar var" ifadesini öne çıkarırken; kendine zaman ayırabilmek (yüzde 42) ve iyi hissetmek (yüzde 41) ikinci sırada geliyor. Çalışanlara "Haftada fazladan 4 saatin olsaydı ne yapardın?" sorusu yöneltildiğinde ise yüzde 31’i sevdikleriyle daha fazla vakit geçirmek istediğini, yüzde 19’u ise egzersiz yapmayı tercih edeceğini belirtiyor. Öte yandan çalışanların yüzde 35’i işinin hayatının merkezinde olduğunu söylerken yüzde 58’i "elimden geldiğince çok çalışırım" diyor. Bu gelişmekte olan ekonomiler ortalamasının oldukça üzerinde bir oran. Ancak bu tablo, işin her şeyin önüne konulduğu bir yaşamı değil; çabanın ilişkiler, kişisel iyilik hâli ve zamanı yönetebilme becerisiyle dengelendiği bir yaklaşımı işaret ediyor. "Çalışanlarının özel hayatındaki farklılıklarını önemseyen şirketler, çalışan deneyiminde ve işe bağlılıkta çıtayı yukarı taşıyacak" Pluxee Türkiye CEO’su Eda Uluca Özcan, araştırmanın iş dünyası için taşıdığı mesaja şu sözlerle dikkat çekti: "Günümüzde çalışanları yalnızca işteki rolleriyle ele almak artık mümkün değil. Araştırmamız, her geçen gün daha fazla çalışanın iş ile kişisel yaşam arasında yeni bir denge kurduğunu ortaya koyuyor. Biz bu yaklaşımı ‘Dengeli Bağlılık’ olarak tanımlıyoruz. Bu yaklaşım, şirketlerle çalışanlar arasındaki ilişkiyi de köklü biçimde yeniden tanımlıyor. Türkiye’de çalışanların yüzde 43’ü için samimi ve destekleyici bir iş ortamı iş yerinde memnuniyetin en önemli unsuru. Yüzde 40’ı gösterdiği çabanın görülmesini ve takdir edilmesini bekliyor, yüzde 35’i ise özerklik ve karar alma yetkisinin kendileri için kritik olduğunu söylüyor. Bugün bağlılık; sessizce geri çekilmek ya da koşulsuzca adanmak arasında değil, karşılıklı güven ve değer üretimi üzerinde şekilleniyor. İşverenler için asıl fark oluşturan nokta da burada başlıyor: çalışanlarını tek tip beklentilerle değil, bireysel ihtiyaçları ve yaşam evreleriyle anlayabilmek." Bağlılık tek renk değil: Hayatla birlikte değişen 8 farklı ton Araştırma, çalışan bağlılığının artık "ya tamamen adanmış ya da kopmuş" gibi keskin tanımlarla açıklanamayacağını gösteriyor. Bağlılık; hayatın farklı evreleri, kişisel öncelikler ve bireyin içinde bulunduğu koşullara göre ton değiştiriyor. Bu dönüşümü bireyin özel hayatına verdiği önem ve kişisel hedefleriyle toplumsal aidiyet arasında kurduğu denge olmak üzere iki temel eksen üzerinden ele alan araştırma, sekiz farklı bağlılık profili ortaya koyuyor. Araştırmada bağlılık, sabit bir tutum değil; hayatla birlikte şekillenen, esneyen ve yeniden ayarlanan canlı bir deneyim olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma, Türkiye’de iş yerini cazip kılan unsurlara dair de içgörüler sunuyor. Çalışanlar için "iyi maaş" yüzde 48 ile ilk sırada yer alırken "ihtiyaca uygun yan haklar" yüzde 36 ile hemen ardından geliyor. Çalışma aynı zamanda, çalışanların destekleyici bir ortam, takdir edilme ve kendilerine zaman ayırabilme gibi insani ihtiyaçlara her zamankinden daha fazla önem verdiğini ortaya koyuyor. Eda Uluca Özcan, araştırmanın özellikle bağlılık konusunda önemli bir tablo çizdiğini, bağlılığı şekillendiren beklenti ve motivasyonların değiştiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Çalışanı gerçekten gören, dinleyen ve destekleyen kurumlar, bağlılığı doğal olarak güçlendiriyor. Bu araştırma ile çalışma hayatının geleceğini şekillendiren bu yeni bağlılık kurallarını keşfetmeyi, liderler ve karar vericiler için görünür kılmayı amaçladık. Şirket olarak, çalışan-işveren ilişkisini yalnızca ölçen değil, geliştiren bir yaklaşımla; daha insan odaklı, dengeli ve sürdürülebilir bir çalışma dünyasına katkı sağlamaya devam edeceğiz."
16 Ocak 2026 Cuma - 12:19
Bayburt’ta araç sayısı 20 bin 763 oldu
Bayburt’ta Aralık itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 20 bin 763 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Aralık 2025 Aralık ayında 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %59,3’ünü otomobil, %23,6’sını motosiklet, %12,9’unu kamyonet, %1,9’unu traktör, %1,2’sini kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,3’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %35,5 arttı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde %53,3, kamyonette %37,5, traktörde %26,8, minibüste %19,2, özel amaçlı taşıtta %10,3, motosiklette %6,8, otobüste %3,3 ve kamyonda %2,9 arttı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %3,9 arttı Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %84,1, kamyonette %49,6, otomobilde %35,3 artarken motosiklette %38,1, traktörde %33,2, minibüste %29,0, kamyonda %26,0 ve otobüste %2,3 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 33 milyon 612 bin 650 oldu Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,2’sini motosiklet, %14,6’sını kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 1 milyon 158 bin 490 adet taşıtın devri yapıldı Aralık ayında devri(1) yapılan taşıtların %68,9’unu otomobil, %15,2’sini kamyonet, %7,7’sini motosiklet, %3,7’sini traktör, %2,1’ini kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 147 bin 173 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %46,4’ü benzin yakıtlıdır Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %46,4’ü benzinli, %27,3’ü hibrit, %16,7’si elektrikli, %8,5’i dizel ve %1,1’i LPG’lidir. Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 373 bin 581 adet otomobilin ise %32,6’sı dizel, %30,9’u benzinli, %30,1’i LPG’li, %4,0’ı hibrit ve %2,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin payı ise %0,2’dir. Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Aralık 2025 Ocak-Aralık döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %29,9’u 1300 ve altı, %23,2’si 1401-1500, %11,0’ı 1501-1600, %10,7’si 1301-1400, %7,9’u 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir. Ocak-Aralık döneminde kaydı yapılan otomobillerin 454 bin 923’ü gri renklidir Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %40,6’sı gri, %24,7’si beyaz, %13,2’si siyah, %11,5’i mavi, %4,6’sı yeşil, %3,5’i kırmızı, %0,7’si kahverengi, %0,5’i sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si diğer renklidir. Trafiğe kayıtlı taşıtların ortalama yaşı 14,2 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 33 milyon 612 bin 650 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,2 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 14,2, minibüslerde 16,2, otobüslerde 16,5, kamyonetlerde 14,2, kamyonlarda 18,4, motosikletlerde 9,9, özel amaçlı taşıtlarda 15,7 ve traktörlerde 24,9’dur. Devri yapılan taşıtların ortalama yaşı 11,8 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılında devri yapılan 11 milyon 213 bin 405 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 11,8 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 12,7, minibüslerin 11,9, otobüslerin 11,3, kamyonetlerin 11,3, kamyonların 14,1, motosikletlerin 4,0, özel amaçlı taşıtların 16,0 ve traktörlerin 19,2’dir.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:16
Erzincan’da araç sayısı 83 bin 609 oldu
Erzincan’da Aralık itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 83 bin 609 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Aralık 2025 Aralık ayında 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %59,3’ünü otomobil, %23,6’sını motosiklet, %12,9’unu kamyonet, %1,9’unu traktör, %1,2’sini kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,3’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %35,5 arttı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde %53,3, kamyonette %37,5, traktörde %26,8, minibüste %19,2, özel amaçlı taşıtta %10,3, motosiklette %6,8, otobüste %3,3 ve kamyonda %2,9 arttı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %3,9 arttı Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %84,1, kamyonette %49,6, otomobilde %35,3 artarken motosiklette %38,1, traktörde %33,2, minibüste %29,0, kamyonda %26,0 ve otobüste %2,3 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 33 milyon 612 bin 650 oldu Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,2’sini motosiklet, %14,6’sını kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 1 milyon 158 bin 490 adet taşıtın devri yapıldı Aralık ayında devri(1) yapılan taşıtların %68,9’unu otomobil, %15,2’sini kamyonet, %7,7’sini motosiklet, %3,7’sini traktör, %2,1’ini kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 147 bin 173 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %46,4’ü benzin yakıtlıdır Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %46,4’ü benzinli, %27,3’ü hibrit, %16,7’si elektrikli, %8,5’i dizel ve %1,1’i LPG’lidir. Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 373 bin 581 adet otomobilin ise %32,6’sı dizel, %30,9’u benzinli, %30,1’i LPG’li, %4,0’ı hibrit ve %2,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin payı ise %0,2’dir. Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Aralık 2025 Ocak-Aralık döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %29,9’u 1300 ve altı, %23,2’si 1401-1500, %11,0’ı 1501-1600, %10,7’si 1301-1400, %7,9’u 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir. Ocak-Aralık döneminde kaydı yapılan otomobillerin 454 bin 923’ü gri renklidir Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %40,6’sı gri, %24,7’si beyaz, %13,2’si siyah, %11,5’i mavi, %4,6’sı yeşil, %3,5’i kırmızı, %0,7’si kahverengi, %0,5’i sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si diğer renklidir. Trafiğe kayıtlı taşıtların ortalama yaşı 14,2 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 33 milyon 612 bin 650 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,2 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 14,2, minibüslerde 16,2, otobüslerde 16,5, kamyonetlerde 14,2, kamyonlarda 18,4, motosikletlerde 9,9, özel amaçlı taşıtlarda 15,7 ve traktörlerde 24,9’dur. Devri yapılan taşıtların ortalama yaşı 11,8 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılında devri yapılan 11 milyon 213 bin 405 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 11,8 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 12,7, minibüslerin 11,9, otobüslerin 11,3, kamyonetlerin 11,3, kamyonların 14,1, motosikletlerin 4,0, özel amaçlı taşıtların 16,0 ve traktörlerin 19,2’dir.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:12
Tanoğlu: "Erzincan’da nöbetçi noter uygulaması başlamalıdır"
Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Tanoğlu, iş dünyasından gelen nöbetçi noter talebinin artık bir beklenti değil, zorunlu bir ihtiyaç olduğunu açıkladı. Tanoğlu, son dönemde oda üyelerinden yoğun şekilde gelen nöbetçi noter uygulamasına ilişkin talep ve beklentiler hakkında kamuoyunu bilgilendiren kapsamlı bir açıklama yaptı. Tanoğlu açıklamasında "Son dönemde üyelerimizden yoğun şekilde tarafımıza iletilen nöbetçi noter uygulamasına ilişkin talep ve beklentiler hakkında kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Üyelerimiz, ticari hayatın doğal akışı içerisinde hafta sonları da acil noter işlemleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle sözleşmeler, vekâletnameler, satış ve devir işlemleri gibi ticari hayatın vazgeçilmez unsurları olan noter hizmetlerine erişimde yaşanan aksaklıklar zaman kaybına, ekonomik mağduriyetlere ve iş süreçlerinin yavaşlamasına neden olmaktadır. Üyelerimizin ortak talebi haline gelen nöbetçi noter uygulamasının ilimizde de hayata geçirilmesi, artık bir beklenti değil, açık bir ihtiyaçtır. Bu çerçevede, üyelerimizden gelen talepler Odamız tarafından titizlikle değerlendirilmiş, mevcut durumun ticari hayat üzerindeki etkileri somut veriler ve örneklerle ortaya konulmuştur. Odamız, bu önemli talebi, üst kuruluşumuz olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ilgili kurum ve mercilere resmi yazışmalar yoluyla iletmiştir ve takip etmektedir. Şunun özellikle altını çizmek isterim; Bizler, masa başından değil, sahadan gelen sesle hareket ediyoruz. Üyelerimizin işini kolaylaştırmayan, ticari hayatı zorlaştıran her uygulama bizim için çözülmesi gereken bir konudur. Nöbetçi noter uygulaması da bu kapsamda ele aldığımız ve takipçisi olduğumuz önemli başlıklardan biridir. Bu süreçte, üyelerimizin yanında olmaya, taleplerini savunmaya ve gelişmeler hakkında kamuoyunu şeffaf şekilde bilgilendirmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim." dedi.
16 Ocak 2026 Cuma - 12:12
Elazığ’da sağlık tesisleri değerlendirildi
Elazığ’da, sağlık müdürlüğüne bağlı sağlık tesisleri değerlendirildi. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından müdürlüğe bağlı sağlık tesislerinin 2025 yılı yatırımlarının ele alındığı değerlendirme toplantısı düzenlendi. İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu başkanlığında düzenlenen toplantıya, hizmet başkanları ve ilgili birim yetkilileri katıldı. Toplantıda 2025 yılında yapımı tamamlanan ve devam eden yatırım faaliyetleri yanında, 2026 yılı planlanan yatırımlar hakkında bilgilendirme ve görüş alış verişinde bulunuldu.
16 Ocak 2026 Cuma - 11:57
Aydın’da araç sayısı 668 bin oldu
Aydın’da Aralık ayında toplam araç sayısı 668 bin 889 oldu, 16 bin 143 aracın ise devri yapıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı Aralık ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistikleri’ni yayımladı. Bu çerçevede Aydın’da 2025 yılı Aralık ayında araç sayısı 239 bin 892 otomobil, 11 bin 294 minibüs, 2 bin 777 otobüs, 89 bin 768 kamyonet, 10 bin 928 kamyon, 251 bin 195 motosiklet, bin 488 özel amaçlı taşıt ve 61 bin 547 traktör olmak üzere toplam 668 bin 889 oldu. Aydın’da 2025 Aralık ayında toplamda 16 bin 143 aracın ise devri yapıldı. Bunların 9 bin 494’ü otomobil, 286’sı minibüs, 75’i otobüs, 2 bin 708’i kamyonet, 188’i kamyon, 2 bin 302’si motosiklet, 36’sı özel amaçlı taşıt ve bin 54’ü traktör olarak gerçekleşti. Ayrıca 2025 Aralık ayında 3 bin 885 aracın trafiğe kaydı yapıldı. Bunların bin 465’i otomobil, 6’sı minibüs, 9’u otobüs, 433’ü kamyonet, 44’ü kamyon, bin 818’i motosiklet, 5’i özel amaçlı taşıt ve 105’i traktör olarak gerçekleşti.
16 Ocak 2026 Cuma - 11:28
Muğla’da motorlu araç sayısı 768 bin 233’e ulaştı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistiklerini açıkladı. Verilere göre Muğla’da 2025 yılı Aralık ayı sonu itibari ile trafiğe kayıtlı araç sayısı 768 bin 233’e ulaştı TÜİK verilerine göre, Aralık 2025’te Kasım ayına göre araç sayısında 5 bin 366 artış yaşandı. Kasıl ayında 762 bin 867 olan araç sayısı Aralık ayında 768 bin 233’e yükseldi. Muğla’da en fazla motorlu araç 312 bin 204 ile motosiklet oldu. Aralık ayında araç türlerine göre değişim şöyle gerçekleşti: Otomobil sayısı 281 bin 049’dan 283 bin 911’e, minibüs sayısı 10 bin 930’dan 10 bin 955’e çıktı. Otobüs sayısı 4 bin 158’de kalırken, kamyonet sayısı 97 bin 747’den 98 bin 226’ya, Kamyon sayısı 12 bin 872’den 12 bin 907’ye, motosiklet sayısı ise 310 bin 408’den 312 bin 204 yükseldi. Özel amaçlı araç sayısı 2 bin 605’den 2 bin 635 yükselirken, traktör sayısı da 43 bin 98’den 43 bin 237’ye yükseldi.
16 Ocak 2026 Cuma - 10:47
7. Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’na başvuru için geri sayım başladı
İlkokuldan liseye tüm öğrencilerin katılımına açık olan Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’na başvurular 13 Şubat 2026’da sona eriyor. Bu yıl 7’ncisi düzenlenen şampiyona asıl olarak öğrencilerin düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Türkiye Zeka Vakfı tarafından, Millî Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK’ın destekleriyle 2019 yılında başlatılan Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’nın 7’ncisi, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. İlkokul 1. sınıftan lise 12. sınıfa kadar tüm öğrenciler için farklı düşünme, karar verme ve problem çözme becerilerini geliştirme imkanı sunan şampiyona için başvurular 13 Şubat 2026 tarihine kadar sampiyona.tzv.org.tr adresinden yapılabiliyor. Takım çalışmasını teşvik eden ve bilişsel becerilere verilen önemi artırmayı hedefleyen organizasyon, çocukların ve gençlerin analitik düşünme ve stratejik bakış becerilerinin gelişimine de katkı sunuyor. Katılım süreci internet üzerinden bireysel sınavla başlıyor Şampiyonaya katılım, her öğrencinin bireysel olarak yarıştığı Takım Belirleme Sınavı ile başlıyor. Bu sınavın ardından okullar, İl ve Bölge Finalleri’nde yarışacak takımlarını belirliyor. Başarılı ekipler, Türkiye Finalleri’nde okullarını ve illerini temsil etme hakkı kazanıyor. Yarışmaya katılım süreci, 2 Mayıs 2026 Cumartesi günü Ankara’da yazılı sınav formatında gerçekleştirilecek Türkiye Finalleri’ne kadar internet üzerinden yürütülüyor. Türkiye Finalleri sonunda her sınıf düzeyinde ilk üç dereceye giren takımlar kupa sahibi olurken, takım üyeleri ve sorumlu öğretmenleri madalya kazanıyor. Yarışmaya katılan tüm öğrencilere ve öğretmenlere başarı durumlarına göre elektronik katılım ve başarı belgeleri sunuluyor. 7. Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’nın takvimi şöyle: 13 Şubat 2026 - Son başvuru tarihi 14 Şubat 2026 - Takım belirleme sınavı (İnternet üzerinden) 1 Mart 2026 - İl finallerine katılacakların ilan edilmesi 14 Mart 2026 - İl finalleri sınavı (İnternet üzerinden) 1 Nisan 2026 - Bölge finallerine katılacakların ilan edilmesi 11 Nisan 2026 - Bölge finalleri sınavı (İnternet üzerinden) 25 Nisan 2026 - Türkiye finallerine katılacakların ilan edilmesi 2 Mayıs 2026 - Türkiye finalleri (Ankara) 6 Haziran 2026 - Ödül Töreni
16 Ocak 2026 Cuma - 10:37
Don zararına karşı Manisa Büyükşehir’den üreticiye destek
Manisa Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında yaşanan zirai don olaylarından etkilenen meyve üreticilerinin yanında olmak amacıyla hayata geçirdiği yüzde 100 hibeli sıvı gübre ve aminoasit destekleri Selendi ve Demirci ilçelerinde üreticilerle buluşturuldu. Geçtiğimiz yıl Manisa genelinde etkili olan zirai don afeti, başta üzüm olmak üzere erik, kayısı, zeytin, ceviz, badem ve kiraz üretiminde ciddi kayıplara neden oldu. Üreticinin artan maliyet yükünü azaltmak ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan destek programı kapsamında Selendi’de 170, Demirci’de ise 256 üreticiye sıvı organomineral gübre ve hayvansal menşeili aminoasit desteği sağlandı. Program kapsamında Manisa genelinde yaklaşık 2 bin üreticinin bu destekten yararlanacağı belirtildi. Selendi ve Demirci’de düzenlenen dağıtım törenlerine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra Selendi Belediye Başkanı Murat Daban, Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, CHP ilçe başkanları, ziraat odası başkan ve temsilcileri, daire başkanları, üreticiler ve vatandaşlar katıldı. Selendi’de konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, üreticinin yanında durmanın bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak, "Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak, rahmetli Ferdi başkanımız döneminden bu yana tarıma ve üreticiye ayrılan bütçeyi ciddi biçimde artırdık. Sosyal belediyecilik anlayışımızla Kent Lokantaları ve Halk Mandıraları kuruyoruz. Bu işin şovunu değil, hakkını yapıyoruz. Aynı anlayışla üreticimizin de yanında duruyoruz. Çünkü biliyoruz ki çiftçi olmazsa, üretici olmazsa bu ülke aç kalır. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak sözde değil, gerçekten üreticinin yanındayız" dedi. "7’den 70’e herkesin yanında olacağız" Desteklerin yıl boyunca devam edeceğini belirten Başkan Dutlulu, "Zirai don nedeniyle çok zor bir sezon geçirdik. Meyve üretimi ciddi zarar gördü. Bu destekle üreticilerimizin yükünü bir nebze olsun hafifletmek istedik. Selendi ve Demirci ile birlikte Manisa genelinde 2 bin üreticimize ulaşıyoruz. Ancak bu destek bununla sınırlı kalmayacak. Yıl boyunca yeni projelerle çiftçilerimizin yanında olacağız. Biz üç beş kişiyi değil, halkı mutlu eden bir belediye olacağız" diye konuştu. Demirci’de düzenlenen törende konuşan Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek, "Demirci, Manisa’nın en uzak ilçelerinden biri. İlçemiz için hem devletimizden hem de Büyükşehir Belediyemizden daha fazla destek sağlamak adına köprü olmaya çalışıyoruz. Besim başkanımıza ilçemize verdiği değer ve destekler için teşekkür ediyorum. Temennimiz, 2026 yılında böyle acı kayıpların ve afetlerin yaşanmamasıdır" ifadelerini kullandı. Başkan Dutlulu, "Üretim olmazsa güçlü bir ülke olmaz" Demirci’nin uzun yıllar yeterli yatırımı alamadığını vurgulayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Cengiz başkan döneminde başlayan, rahmetli Ferdi Başkan zamanında ivme kazanan çalışmalar bugün bize nasip oldu. 2025’te üzerimize düşeni yaptık, 2026’da da yapmaya devam edeceğiz. Bugün burada iki doğru işi yapıyoruz. Sosyal belediyecilik ve üreticinin yanında olmak. Üretici olmazsa üretim olmaz, üretim olmazsa güçlü bir ülke olmaz" dedi. Konuşmaların ardından Başkan Besim Dutlulu, kadın üreticiler başta olmak üzere destekten yararlanan çiftçilere sıvı gübre ve aminoasitleri bizzat teslim etti. Üreticiler, sağlanan destekten duydukları memnuniyeti dile getirerek Manisa Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Proje kapsamında, toplam arazi varlığı 50 dekarın altında olan ve 20 dekar altı meyve bahçesi bulunan üreticiler destekten yararlanıyor. Dağıtılan yüzde 100 hibeli destek paketinde organik madde yüzde 20, azot yüzde 7, üre yüzde 7, fosfor yüzde 7 içeren sıvı organomineral gübre ile bitki gelişimini destekleyen hayvansal menşeili aminoasitler yer alıyor.
16 Ocak 2026 Cuma - 10:26
Manisa tarımında kuraklık tehlikesi büyüyor
Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’da tarımı tehdit eden kuraklık ve yanlış su kullanımına dikkat çekerek, "Gediz Havzası alarm veriyor. Su yönetiminde bütüncül ve bilim temelli adımlar atılmazsa üretim sürdürülemez hale gelir" dedi. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Manisa’da tarımsal üretimi doğrudan etkileyen kuraklık ve su yönetimi sorunlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Köse, özellikle Gediz Havzası’ndaki su kaynaklarının her geçen yıl daha da azaldığını belirterek, mevcut tabloya karşı acil ve planlı müdahale çağrısında bulundu. Manisa’nın Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Köse, "Üzüm başta olmak üzere zeytin, sebze ve meyve üretimi Manisa ekonomisinin bel kemiğidir. Ancak su kaynaklarının plansız kullanımı, iklim değişikliğinin etkileri ve altyapı yetersizlikleri, tarımı ciddi bir riskle karşı karşıya bırakmaktadır" ifadelerini kullandı. "Gediz Havzası alarm veriyor" Gediz Nehri’ndeki su seviyesinin düşmesi ve kirliliğin artmasının sadece çevresel değil, ekonomik bir tehdit olduğuna vurgu yapan Köse, şunları söyledi: "Gediz Havzası yıllardır ihmal ediliyor. Hem sanayi hem de tarımsal sulamada kontrolsüz kullanım söz konusu. Bu durum, kısa vadede verim kaybına, uzun vadede ise tarımsal üretimin daralmasına yol açacaktır." "Vahşi sulamadan vazgeçilmek zorunda" Fatih Köse, Manisa’da hala yaygın olarak kullanılan vahşi sulama yöntemlerinin su israfını artırdığına dikkat çekerek, modern sulama sistemlerine geçişin zorunlu olduğunu ifade etti. Köse, "Damla ve yağmurlama sulama sistemleri teşvik edilmeli, çiftçi bu dönüşümde yalnız bırakılmamalıdır. Aksi halde suyu değil, geleceğimizi tüketmiş olacağız." dedi. Çiftçiye destek ve planlı yönetim çağrısı Su yönetiminin sadece çiftçilerin sorumluluğu olarak görülmemesi gerektiğini belirten Köse, yerel yönetimler, merkezi idare ve ilgili kurumların ortak bir yol haritası oluşturması gerektiğini vurguladı. "Çiftçi artan maliyetler, kuraklık ve belirsizlikle mücadele ediyor. Su yönetimi konusunda net, şeffaf ve uzun vadeli politikalar hayata geçirilmeden tarımsal sürdürülebilirlik sağlanamaz" diye konuştu. "Bugün önlem alınmazsa yarın geç kalınır" Açıklamasının sonunda uyarılarını yineleyen Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, "Manisa’da tarımın geleceği suya bağlıdır. Bugün önlem alınmazsa yarın çok daha ağır bedeller ödenir. Kuraklık doğru yönetilmediğinde kriz haline gelir" değerlendirmesinde bulundu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder