Yerel Haberler
Bursa
Hıdırellez coşkusu BUÜ’yü sardı 07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:18:47 Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜDAM) tarafından düzenlenen "Geleneksel Hıdırellez Bahar Şenliği", Görükle kampüsünde gerçekleştirildi. TÜDAM bahçesinde yapılan etkinlikte; öğrenci topluluklarının stantlarından okçuluk talimlerine, akıl oyunlarından geleneksel yarışmalara kadar pek çok aktivite yer aldı. Şenlik kapsamında düzenlenen Türk Dünyası Bilgi Yarışması’nın ödül töreni ve akşam yakılan geleneksel Hıdırellez ateşi katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversite bünyesinde faaliyet gösteren 27 uygulama ve araştırma merkezi içerisinde TÜDAM’ın, sahip olduğu fiziksel imkanlar ve sosyal atmosferiyle müstesna bir yere sahip olduğunu vurguladı. Araştırma üniversitesi kimliğiyle kültürel değerlerin yaşatılmasına büyük önem verdiklerini ifade eden Rektör Yılmaz, üniversitede eğitim gören yaklaşık 5 bin 500 Türk ve akraba topluluklar öğrencisinin aidiyet duygusunu güçlendirmek adına bu merkezin sunduğu imkanların kritik önemde olduğunu belirtti. Yılmaz, baharın dönümünü simgeleyen bu özel günün üniversite çatısı altında birlik ve beraberlik içerisinde kutlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek organizasyonda emeği geçenlere teşekkürlerini sundu. TÜDAM Müdürü Doç. Dr. Ferhat Kurtulmuş ise Hıdırellez’in Türkistan’dan Balkanlara uzanan geniş bir coğrafyada kutlanan kadim bir ata mirası olduğunu hatırlattı. Baharın müjdelenmesinin yanı sıra kültürel derinliği olan yoğurt mayalama, ateşten atlama ve gül ağacına dilek asma gibi ritüellerin önemine değinen Kurtulmuş, bu tür etkinliklerin farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerle kültürel bağları güçlendirmek adına stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Şenliğin birleştirici gücüne olan inançlarını vurgulayan Kurtulmuş, destek veren tüm paydaşlara ve katılımcılara teşekkür ederek keyifli bir etkinlik diledi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:09 Yıldırım’da Hıdırellez coşkusu Yıldırım Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel Hıdırellez Şenlikleri, renkli görüntülere sahne oldu. Baharın müjdeleyicisi Hıdırellez, her yıl olduğu gibi bu yıl da Yıldırım’da coşkuyla kutlandı. Karaağaç Mahallesi Temenyeri Parkı’nda düzenlenen Yıldırım Belediyesi Geleneksel Hıdırellez Şenliği’ne her yaştan ilçe halkı büyük ilgi gösterdi. Hıdırellez geleneklerinin yaşatıldığı etkinlikte, birlik ve beraberlik duygusu pekişti. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da şenliğe katılarak vatandaşların Hıdırellez coşkusuna ortak oldu. Başkan Yılmaz, program kapsamında bir araya geldiği Yıldırımlılar tarafından yoğun sevgiyle karşılandı. Başkan Yılmaz, vatandaşlarla hem sohbet etti hem de hatıra fotoğrafı çektirdi. Kültürümüzün ayrılmaz parçası Renkli görüntülere sahne olan şenlik, Hıdırellez ateşinin yakılmasıyla şölen havasına dönüştü. Başkan Oktay Yılmaz ve şenliğe katılan ilçe halkı, Hıdırellez ateşinin üzerinden atlayarak baharın gelişini kutladı. Hıdırellez coşkusu, düzenlenen konser programlarıyla doruğa ulaştı. Şenlik alanını dolduran Yıldırımlılar, müzik eşliğinde eğlenerek Hıdırellez ruhunu doyasıya yaşadı. Başkan Oktay Yılmaz da çalan oyun havalarında vatandaşlara eşlik etti. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Hıdırellez kadim kültürümüzün en önemli geleneklerindendir. Hıdırellez, sadece baharın gelişi değil; umutların tazelendiği, dostlukların pekiştiği çok özel bir gündür. Kültürümüzün ayrılmaz parçası haline gelen baharın habercisi, bolluk ve bereketin simgesi Hıdırellez Bayramını kutluyorum" dedi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:47 Başkan Oktay Yılmaz’dan anlamlı bağış Bursa’da Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla kurban vekaletini Türk Kızılay’a verdi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Türk Kızılay Yıldırım Şube Başkanı Halil Atalay ve yöneticilerini makamında ağırladı. Başkan Yılmaz, Türk Kızılay’ın gelenekselleşen vekaletle kurban kesim kampanyasına destek verdi. Yılmaz, görüşme sırasında Türk Kızılay’a kurban bağışında bulundu. Makbuzu imzalayıp Türk Kızılay Yıldırım Şubesi yöneticilerine teslim eden Oktay Yılmaz, Kurban Bayramı’nda ihtiyaç sahiplerini sevindirmenin kıymetli olduğunu söyledi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, yurt içinde ve dünyanın farklı coğrafyalarında kurban kesimi gerçekleştirecek olan Türk Kızılay’ın çalışmalarını takdir ettiğini belirtti. Başkan Yılmaz, "Kurban Bayramı manevi duyguların ön planda olduğu, birlik ve beraberliğin en güzel şekilde yaşandığı özel günlerdendir. Kurban ibadeti toplumsal dayanışmayı ve yakınlaşmayı sağlaması bakımından çok değerli. Milletimizin yardımlaşma ve dayanışma geleneğini en güçlü şekilde temsil eden Türk Kızılay aracılığıyla kurban bağışımızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanın huzurunu yaşıyoruz. İyiliği çoğaltmak için özveriyle çalışan Türk Kızılay teşkilatına gönülden teşekkür ediyorum. Türk Kızılay’a her türlü desteği vermeye devam edeceğiz" dedi. Türk Kızılay’ı Yıldırım Şube Başkanı Halil Atalay ise bağışı ve desteği için Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.
’Araç kondu’, 20 yıl sonra gerçek ortaya çıktı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 13:35 ’Araç kondu’, 20 yıl sonra gerçek ortaya çıktı Bursa’nın İnegöl ilçesinde bir traktör tamircisinin çatısında bulunan hurda araç, ekipleri harekete geçirdi. Aracın gizemi 20 yıl sonra ortaya çıktı. Çatısı akıtan iş yerinde kiracı olarak faaliyet gösteren traktör tamircisi, sorunun giderilmesi için iş yeri sahibi adına işlemleri yürüten Berat Ertopuz’dan onarım talebinde bulundu. Talep üzerine çatıyı kontrol etmek isteyen Ertopuz, çatı üzerinde hurda bir araçla karşılaşınca şaştı kaldı. Durumu polise bildiren Ertopuz’un ihbarı üzerine olay yerine trafik ekipleri sevk edildi. Ekipler, aracın sahibine ulaşarak aracın bulunduğu yerden alınmasını istedi. Ancak araç sahibi, aracı almayacağını söyledi. Bunun üzerine olayla ilgili tutanak tutuldu. İş yeri sahibi, hurda aracın çatıya nasıl konulduğunu araştırınca ilginç bir geçmiş ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, söz konusu iş yerinin bitişiğinde yaklaşık 20 yıl önce Vedat isimli bir oto kaporta ustası hizmet veriyordu. Kaza yapmış bir araç, tamir edilmek üzere bu ustaya getirildi. Ancak tamirat sürecinde araç sahibi ile kaporta ustası arasında anlaşmazlık yaşandı ve konu yargıya taşındı. Aylarca, hatta yıllarca süren dava sürecinde araç bulunduğu yerden alınmadı. Kaporta ustasının, arızalı aracı çekici yardımıyla kendi iş yerinin düz çatısına koyduğu, ilerleyen yıllarda çatı onarımı sırasında da hurda aracın bitişikte bulunan mevcut iş yerinin çatısına aktarıldığı öğrenildi. Kaporta ustasının ise yaklaşık 2 yıl önce hayatını kaybettiği belirtildi. Bitişikteki iş yerinde kiracı olan traktör tamircisinin, özellikle kış aylarında çatının akması nedeniyle yeniden onarım talebinde bulunmasıyla olay gün yüzüne çıktı. Çatıya çıkan Ertopuz, hurda aracı fark ederek karakola gidip şikâyette bulundu. Konuya ilişkin açıklama yapan iş yeri yetkilisi Berat Ertopuz, şunları söyledi: "Bu mülk sahibinin halasının oğluyum. Kendisi İstanbul’da yaşıyor, kiracılarla ilgili işleri ben yürütüyorum. Bina eski olduğu için çatı yapma kararı aldık. Çatıya çıktığımızda 30-35 yıllık bir araçla karşılaştık. Komşularla yaptığımız görüşmelerde aracın yan taraftaki bir tamirciye getirildiğini, yaşanan anlaşmazlık sonrası önce kendi çatısına, daha sonra da bizim çatımıza alındığını öğrendik. Araç buradan kaldırılmadan çatı yapmamız mümkün değil. Emniyete başvurduk, trafik ekipleri geldi ancak konunun polis merkezinde çözülmesi gerektiği söylendi. Araç sahibine buradan sesleniyorum; lütfen aracınızı alın, biz de çatımızı yapalım." Olayla ilgili sürecin polis merkezinde devam ettiği öğrenildi.
Yenişehir’de endüstri bölgesi kuruluyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:45 Yenişehir’de endüstri bölgesi kuruluyor Yenişehir, tarihinin en büyük kalkınma hamlelerinden birine hazırlanıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Yenişehir’de büyük bir alanda "Endüstri Bölgesi" kurulması için resmen düğmeye bastı. Bursa’nın tarım ve lojistik üssü olan Yenişehir, son aylarda yapılan girişimlerle sanayi ve teknoloji alanında da Türkiye’nin yükselen yıldızı olma yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Yenişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen imar revizyonları, Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’ndeki altyapı çalışmaları ve Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile yakalanan ivmenin ardından, ilçede büyük bir alanda Endüstri Bölgesi kurulması için somut bir süreç hayata geçirildi. Yenişehir’de resen Endüstri Bölgesi kurulmasına yönelik etüt çalışmaları yürütülürken, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ilgili kurumların görüşlerini almaya başladı. Bu gelişme, Yenişehir’in sanayi ve üretim vizyonu açısından bugüne kadar atılmış en stratejik ve en güçlü adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yenişehir’in planlı sanayileşme ile kalkınacağını vurguladı. Başkan Özel, Yenişehir’in geleceği için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirterek, "Yenişehir’imizin kalkınması ve gelişmesi için gece gündüz çalışıyoruz. Tarımı güçlendirmek, sanayiyi büyütmek ve istihdamı artırmak adına ilgili kurumlarla sürekli görüşmeler gerçekleştiriyoruz" dedi. Başkan Özel sözlerini şöyle sürdürdü; "Yenişehir’imiz artık kabuğunu kırıyor. Yenişehir Organize Sanayi Bölgemizdeki revizyonlar, Sümbüllük Bacasız Sanayi Bölgesi’ndeki altyapı çalışmalarıyla birlikte sanayi alanında büyük bir dönüşüm sürecine girmişti. Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile tarım ve sanayi entegrasyonunu sağlamak adına önemli bir adım atılmıştı. Şimdi ise Bakanlığımızın planladığı bu dev Endüstri Bölgesi projesiyle ilçemizin; tarım ve lojistik merkezi olmasının yanısıra, sanayinin ve teknolojinin de merkezi yapma yolunda çok güçlü bir kapı daha aralıyoruz." Yenişehir’e yapılacak bu büyük yatırımın on binlerce kişilik istihdam sağlayacağına vurgu yapan Başkan Ercan Özel, Endüstri Bölgesi’nin ilçeye kazandıracağı avantajları sıralarken; "Endüstri Bölgelerinin her şeyden önce planlı sanayileşmenin en güçlü adımı" olduğunu ifade etti. Bu projeyle Fabrikaların yerleşim yerlerine ya da doğal alanlara gelişigüzel kurulmasının önüne geçileceğini, sanayi faaliyetlerinin, önceden belirlenmiş ve altyapısı hazırlanmış alanlarda toplanacağını, bu da hem düzenli büyümeyi hem de sağlıklı bir kentleşmeyi beraberinde getireceğini bildirdi. Başkan Özel; "Endüstri Bölgelerinin aynı zamanda çevreyi ve tarımı koruyan bir model olduğunu, atık yönetimi, arıtma tesisleri ve emisyon kontrollerinin merkezi şekilde yapılacağını, böylelikle tarım arazilerimizin ve yaşam alanlarımızın sanayinin olumsuz etkilerinden korunmuş olacağını ifade ederken, Yenişehir’in bereketli topraklarını koruyarak üretimi büyütmeyi hedefliyoruz" dedi. Endüstri Bölgesinin, üretim verimliliğini artıran bir yapıya sahip olacağını anlatan Başkan Ercan Özel, "Bursa’da 4 tane Endüstri Bölgesi var. 5’ncisi ise ilçemizde kurulacak. Bizim hedefimiz; Yenişehir’i sadece bugünün değil, geleceğin de üretim, sanayi ve teknoloji merkezi haline getirmek. Bu Endüstri Bölgesi, ilçemizin kalkınma yolculuğunda çok önemli bir dönüm noktası olacak. Yenişehir kazanacak, Bursa kazanacak, Türkiye kazanacak" ifadelerini kullandı. Başkan Özel açıklamasının sonunda, Yenişehir’in gelişmesi ve kalkınması için bizlerden desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, il başkanımız sayın Davut Gürkan’a ve Bursa Milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Başkan Aydın sahada, vatandaşın yanında
04 Şubat 2026 Çarşamba - 12:41 Başkan Aydın sahada, vatandaşın yanında Halkla iç içe bir yönetim anlayışı benimseyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, mahalle buluşmaları zincirine bir yenisini daha ekledi. Başkan Aydın, bu kapsamda Gülbahçe Mahallesi’nde düzenlenen kahvaltı programında mahalle sakinleriyle bir araya gelerek vatandaşların talep ve beklentilerini yerinde dinledi. Yoğun katılımın olduğu programda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz’ün yanı sıra Gülbahçe Muhtarı Ömer Şen, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile çok sayıda vatandaş eşlik etti. Başkan Aydın, kurulan gönül sofrasında vatandaşlarla birebir sohbet ederek ilçede hayata geçirilen çalışmalar ve önümüzdeki dönemde planlanan projeler hakkında bilgiler verdi. Karşılıklı fikir alışverişinin ön planda olduğu buluşmada, mahalle sakinlerinin dile getirdiği konular not alınırken, çözüm odaklı yaklaşım dikkat çekti. "Sözlerimizi Yerine Getireceğiz" Halk dansları ekibinin daha önce kullandığı alanın depreme dayanıksız olması nedeniyle yıkımının gerçekleştirildiğini belirten Başkan Aydın, söz konusu alanda yeni ve modern bir yapının planlandığını söyledi. Mahallede yapılacak çalışmalarla ilgili bilgiler veren Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Üç ya da dört katlı olarak tasarladığımız projede, yaklaşık 450 metrekarelik bir kullanım sahası oluşturmayı hedefliyoruz. Bu projede kreş, muhtarlık ve OSMEK kursları yer alacak. En üst katta halk dansları ekiplerimizin yazın açık, kışın kapalı olarak kullanabileceği bir bölüm bulunacak. Bunun dışında Selamet-Gülbahçe arasında yer alan 7 bin metrekarelik alanda çalışmalarımız var. Bu noktaları kamulaştırabilirsek yeni yeşil alanlar kazandırarak, daha önce verdiğimiz sözleri yerine getirmiş olacağız. Ayrıca kadınlara yönelik bir spor ve dinlenme merkeziyle birlikte, parkla entegre yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik bir projeyi yürüme mesafesi içerisinde planlıyoruz. Kısa sürede hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Mahalle buluşmalarındaki temel amacımız sizleri dinlemek, taleplerinizi almak ve bu doğrultuda hızlıca harekete geçmek. Katılım sağlayan tüm muhtarlarımıza ve hemşehrilerimize teşekkür ediyorum." Birlik ve beraberlik mesajlarının öne çıktığı programda Başkan Erkan Aydın, "Mahalle buluşmalarını çok uzun süre önceden planlamıyoruz. Fırsat buldukça muhtarlarımızı bir-iki gün önceden arayıp mahallede müsaitlik durumuna göre hızlıca bir araya geliyoruz. Böylece hem sahada olup yapılan çalışmaları yerinde görüyoruz hem de sizlerle birebir görüşerek taleplerinizi doğrudan dinleme imkanı buluyoruz. Muhtarlarımız aracılığıyla gelen istekleri de bu şekilde daha yakından ve net bir biçimde almış oluyoruz. Bu yöntem bizim açımızdan daha verimli, daha hızlı ve halkla iç içe bir çalışma ortamı sağlıyor" dedi. Gülbahçe Mahalle Muhtarı Ömer Şen ise Başkan Aydın’ın ulaşılabilir ve samimi yaklaşımından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür buluşmaların mahallelerin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Kahvaltı programı günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona ererken, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın mahalle buluşmalarının önümüzdeki süreçte aralıksız devam edeceğinin altını çizdi.
BTÜ konut ve zeminin deprem riskini önceden gösteren sistem geliştirdi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:58 BTÜ konut ve zeminin deprem riskini önceden gösteren sistem geliştirdi Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) bilim insanlarının geliştirdiği yazılım sayesinde, zemin sıvılaşması bulunan bölgeler ile binaların risk durumu, yapım yılı ve depreme karşı dayanıklılığına dair bilgilere ulaşılabilecek. Yaklaşık 3 yıllık bilimsel çalışmalar sonucunda geliştirilen sistem sayesinde vatandaşlar, tek tuşla bulunduğu ev veya iş yerinin durumunu öğrenebilecek. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyübhan Avcı ve 15 kişilik ekibi Bursa’nın depremselliği konusunda yıkıma neden olabilecek zemin sıvılaşmasıyla ilgili yeni bir proje geliştirdi. Araştırma ekibi, saha çalışmaları sırasında, Bursa’nın depremselliğini, zemin sıvılaşması olan bölgeleri, üstyapı (bina) risk analizi, yumuşak zemin etkisi, yerleşim bölgesindeki yer altı su seviyesi, mevcut binanın yapım yılı, binanın fay hattına uzaklığı ve depreme dayanıklılığı gibi verileri tek bir portalda topladı. Yaklaşık 3 yıllık bilimsel çalışmalar sonucunda geliştirilen sistem sayesinde vatandaşlar, tek tuşla bulunduğu ev veya iş yerinin durumunu öğrenebilecek, bina yapılacak parsellerdeki zemin bilgilerini sorgulayabilecek. Sistem ücretsiz hizmet veriyor Şu an için Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki bazı mahallelerde aktif olan, "www.depremzeminsorgulama.com" adresinden ulaşılabilen sistem, ücretsiz hizmet veriyor. BTÜ akademisyenlerinin geliştirdiği bu sistemin, Bursa’nın tamamı ve diğer illerde de yapılacak çalışmaların ardından sisteme yüklenecek raporlamayla Türkiye geneline yayılması hedefleniyor. "Kamu kurumlarına bir yol haritası olacak" Projenin yürütücüsü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, sistemin Yıldırım ilçesinin bazı mahallelerinde pilot uygulamasının tamamlandığını belirterek, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören ve yıkılan 3 binden fazla binayı incelediklerini söyledi. Buradan farklı zemin türlerinden elde edilen verilerle Bursa’nın risk haritasını oluşturmaya başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Avcı, geliştirilen yazılımın kamu kurumları ve vatandaşların erişimine açık şekilde tasarlandığını vurguladı. Prof. Dr. Avcı, yazılım sayesinde zemin sıvılaşması, heyelan riski ve binaların depremde alabileceği hasar durumuna ilişkin net veriler sunulduğunu, bu sayede özellikle belediyelerin ruhsat ve planlama süreçlerinde sağlıklı kararlar alabileceğini kaydetti. Konut satın almak isteyenler binanın risk analizini görebilecek Mahalle, ada ve parsel bazında sorgulama yapılabilen sistemle konut satın almak veya kiralamak isteyenlerin bina ve zemin bilgilerine kolayca ulaşabileceğini belirten Prof. Dr. Eyübhan Avcı, yazılımda zemin özellikleri, sıvılaşma durumu, yer altı su seviyesi, fay hatlarına yakınlık ile binanın yapım yılı, kat sayısı ve taşıyıcı sistemine ilişkin bilgilerin görüntülenebildiğini söyledi. Avcı, riskli alanlar için zemin etüdü ve deprem performans analizi gibi önerilerin de sunulacağını, tüm verilerin raporlanarak vatandaşların depreme dayanıklı binaları tercih etmelerine imkân sağlanacağını ifade etti. Türkiye’de yapılmış tek çalışma Bugüne kadar 3 binin üzerinde zemin etüdü bilgisi topladıklarını bildiren Avcı, sözlerini şöyle tamamladı: "Bursa’nın tamamının haritalandırılmasının ardından talep gelen illerin de risk haritasını çıkaracağız. Bu, Türkiye’de yapılmış tek çalışma. Bu yüzden oldukça önem arz ediyor. Bir an önce depreme uyumlu hale gelmemiz lazım. Vatandaşlarımızla, devletle bir arada olup önce mevcut durumu görmemiz gerekiyor. Ondan sonra da bir an önce yol haritası çizmemiz lazım. Bunun için de devlet ve vatandaşlarımız el birliği içinde hızlı bir şekilde dönüşüme gitmemiz lazım." Rektör Çağlar: "Bilimsel birikimimizi toplumsal faydaya dönüştürüyoruz" BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "şehirle ve toplumla bütünleşen üniversite" vizyonu doğrultusunda geliştirilen bu tür projelerin, bilginin doğrudan toplumsal faydaya dönüşmesinin en somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Geliştirilen yazılımın, vatandaşların yaşadıkları binaların ve zeminlerin deprem riskini kolayca öğrenmesine imkân tanıyarak bilinçli kararlar almalarına katkı sağladığını belirten Rektör Prof. Dr. Çağlar, "BTÜ olarak yalnızca akademik üretimle değil, şehirlerimizin ve insanımızın güvenliğine dokunan çalışmalarla da sorumluluk alıyoruz. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından depreme dayanıklı yapılar, zemin güvenliği ve afet risklerinin azaltılmasına yönelik birçok proje geliştirdik ve geliştirmeye devam ediyoruz. Bilimsel bilgiyle şehirlerimizi daha güvenli hale getirmek, üniversitemizin temel öncelikleri arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı.
Nilüfer’de "Engelsiz Oyun Parkı" için iş birliği protokolü imzalandı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:58 Nilüfer’de "Engelsiz Oyun Parkı" için iş birliği protokolü imzalandı Bursa’nın Nilüfer ilçesinde 4-18 yaş arası özel bireylerin ailelerinden bağımsız vakit geçirebileceği "Engelsiz Oyun Parkı" yapımı için iş birliği protokolü imzaladı. Türkiye’de kapalı alandaki ilk olma özelliğini taşıyacak ’Engelsiz Oyun Parkı’nın bir yıl içinde tamamlanması planlanıyor. Nilüfer Belediyesi ile Bursa Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü, 4-18 yaş arası özel bireylerin ailelerinden bağımsız vakit geçirebileceği "Engelsiz Oyun Parkı" yapımı için iş birliği protokolü imzaladı. Halk Evi Başkanlık Makamı’ndaki törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü Başkanı Ayşe Gavas ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Protokol kapsamında, Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Destek Merkezi binasında yer alacak Engelsiz Oyun Parkı’nda 4-18 yaş aralığındaki özel çocuklar, engel durumundan bağımsız olarak aynı ortamda, eşit fırsatlarda oyun oynayabilecek, gelişimlerine destek sağlanacak. Aynı zamanda aile bireyleri, çocuklarını güvenli bir ortama emanet ederek kendilerine bağımsız zaman oluşturma fırsatı bulacaklar. Protokol töreninde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’in bir dayanışma kenti olduğunu ve bu yolla çok güzel işlerin başarıldığını söyledi. Engelsiz Oyun Parkı projesi için bağışçı Bursa Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü’ne teşekkür eden Başkan Şadi Özdemir, "Özel çocuklar, Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan kapalı oyun parkımızda sosyalleşecek. Bu tip projeleri çocukların ve kadınların özgürlüğü olarak görüyorum. Çok sayıda kişi bu işten faydalanmış olacak. Çabanız ve sorumluluk aldığınız için tebrik ederim" diye konuştu. Bursa Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü Başkanı Ayşe Gavas da, bu işin paydaşı olmaktan dolayı mutluluklarını dile getirdi. Ellerinden geleni yapacaklarını belirten Gavas, "Bursa’ya ve Nilüfer’e katkı için buradayız. Sloganımızı ‘İyilik için birleşin’ olarak belirlemiştik. Daha güzel bir iş birliği olamazdı bizim için" dedi. Engelsiz Oyun Parkı projesinin bir yıl içinde tamamlanması planlanıyor.
BUÜ’de "Modern dünyanın kökenleri" konuşuldu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 11:56 BUÜ’de "Modern dünyanın kökenleri" konuşuldu Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Sosyoloji Bölümü, anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaparak merhum Prof. Dr. Hüsamettin Arslan anısına düzenlenen seminerler kapsamında Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Aktürk’ü misafir etti. BUÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, Aktürk’ün ödüllü eseri "Modern Dünyanın Kökenleri" üzerinden Batı tarihine ve sosyal bilimlerdeki yerleşik paradigmalara yönelik ezber bozan bir perspektif sunuldu. "Hüsamettin Arslan’ın mirasına yakışan bir akademik buluşma" Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Bengül G. Akosman, sosyal bilimlerde özgün bir tez ileri sürmenin zorluğuna değinerek Prof. Dr. Şener Aktürk’ün çalışmasının ulus devlet ve soykırım literatürünün ötesinde çok değerli bir katkı sunduğunu ifade etti. Aktürk’ü BUÜ’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Akosman, Hüsamettin Arslan’ın derslerinde oryantalizm eleştirilerini ilk kez duyan bir kuşak olarak, bu sunumun Arslan’ın mirasına ve ruhuna çok uygun düştüğünü vurguladı. Batıcı ve oryantalist görüşlerin sorgulanmasında bu tür akademik buluşmaların kritik öneme sahip olduğunu belirten Akosman, sözü Prof. Dr. Şener Aktürk’e devretti. Şener Aktürk’ten Batı merkezli sosyal bilime itiraz Konuşmasına BUÜ’ye ve Sosyoloji Bölümüne teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Şener Aktürk, bu seminerin merhum Hüsamettin Arslan’ın ölüm yıl dönümüne denk gelmesinin kendisi için taşıdığı manevi öneme dikkat çekti. Aktürk, çalışmasının temelinde yatan "Batı Avrupa’daki Müslüman ve Yahudi nüfusların nasıl tamamen yok edildiği" sorusunun, Batı merkezli sosyal bilim paradigmasına bir karşı çıkış niteliği taşıdığını anlattı. Modernitenin alamet-i farikası olarak görülen "tek din ve tek mezhepli toplum" düzeninin, sanılanın aksine 19. veya 20. yüzyılın değil, 11. yüzyıldan itibaren Papalık liderliğindeki ruhban sınıfının yürüttüğü sistemli bir nüfus mühendisliğinin sonucu olduğunu savundu. "Batı’nın tek tipçi kimliği iki kılıç doktrini ile inşa edildi" Batı Avrupa coğrafyasında bir zamanlar var olan büyük Müslüman ve Yahudi topluluklarının silinmesinin tarihte eşi benzeri olmayan bir durum olduğunu belirten Aktürk, bu süreci "İki Kılıç Doktrini" kavramıyla açıkladı. Papalığın hem dini hem de siyasi otoriteyi elinde topladığı bu dönemde, Katolik olmayan azınlıkların temel haklarından mahrum bırakılarak adeta hedef gösterildiğini anlattı. Aktürk, Avrupa’daki parçalı siyasi yapıyı kendi lehine çeviren ruhban sınıfının, azınlıkları tasfiye ederek bugünkü tek tipçi Batı kimliğini inşa ettiğinin altını çizdi. "Modern nüfus mühendisliğinin temelleri Orta Çağ’da atıldı" Konuşmasının son bölümünde Orta Çağ toplumunu şekillendiren "Üç Sınıf Kuramı"na değinen Prof. Dr. Şener Aktürk, bu hiyerarşik yapıda Katolik olmayan hiçbir unsura yer verilmediğini vurguladı. Aktürk, papalığın ruhban sınıfı üzerindeki mutlak otoritesinin, azınlıkların mülksüzleştirilmesinin ve Avrupa’daki siyasi bölünmüşlüğün krallar üzerinde kurduğu baskının, bu kitlesel yok oluşun temelini oluşturduğunu belirtti. Günümüzde ulus devletlere atfedilen nüfus mühendisliği yöntemlerinin ilk ve en geniş kapsamlı örneklerinin Orta Çağ Katolik dünyasında görüldüğünü ve bu yapının modern dünyanın bürokratik temellerini attığını vurgulayan Aktürk, sunumunu akademisyen ve öğrencilerden gelen sorularla tamamladı.