Yerel Haberler
Bursa
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:16 Gayrimenkulde 5 yıl içindeki satışlardaki vergi düzenlemesi beklentisi Türkiye’de son yıllarda yükselen enflasyon, inşaat maliyetleri ve arsa fiyatlarındaki hızlı artış gayrimenkul sektöründe yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Uzmanlar, özellikle konut ve arsa satışlarında 5 yıl içinde yapılan işlemlerde uygulanan değer artış kazancı vergisi, piyasanın doğal fiyat artışları ile birlikte vatandaşların üzerinde ek bir yük oluşturduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinde önemli bir lokomotif sektör olan gayrimenkulde yaşanan maliyet artışları resmi verilerle de dikkat çektiğin belirten gayrimenkul uzmanları, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre inşaat maliyet endeksi 2024 yılında yıllık yüzde 34,27, 2025 yılı verilerinde ise maliyetlerdeki artışın devam ettiği ve inşaat maliyet endeksinin yıllık bazda yüzde 23,93 yükseldiği söyledi. Bu süreçte özellikle işçilik maliyetlerindeki artış dikkat çekerken, bazı dönemlerde işçilik maliyetlerinin yıllık bazda yüzde 50’nin üzerinde arttığı kaydedildi. Yüksek enflasyon ortamı yalnızca inşaat maliyetlerini değil, aynı zamanda konut fiyatlarını ve kira bedellerini de ciddi ölçüde yukarı taşıdığını belirten Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Türkiye’de enflasyon oranı 2026 yılında yüzde 30’lu seviyelerde seyretmeye devam ederken, konut ve barınma kalemlerinde artış oranları birçok alanda genel enflasyonun üzerinde gerçekleşti. Bu gelişmeler sonucunda konut fiyatları ve kira bedelleri kısa sürede ciddi yükselişler gösterirken, gayrimenkul yatırımının vatandaşlar açısından en önemli tasarruf araçlarından biri haline gelmiştir" dedi. Mevcut vergi mevzuatına göre, bir gayrimenkulün satın alındıktan sonra 5 yıl içerisinde satılması durumunda elde edilen kazanç "değer artış kazancı" olarak vergilendirildiğini belirten Özkan Aydemir, "Ancak, son yıllarda yaşanan fiyat artışlarının önemli bir bölümünün enflasyon ve maliyet kaynaklı olduğunu, dolayısıyla her fiyat artışının gerçek bir kazanç anlamına gelmemektedir. Bu durum bazı vatandaşların gayrimenkul satışlarını ertelemesine, bazı durumlarda ise kayıt dışı fiyat beyanı gibi riskli uygulamaların gündeme gelmesine sebep olmaktadır. Gayrimenkul sektöründe son dönemde dile getirilen önerilerden biri de tek seferlik "değer barışı" benzeri bir düzenleme yapılması ve düzenleme ile birlikte, Gayrimenkul piyasasında işlem hacmini artmasına, tapu işlemlerinde gerçek değer beyanını teşvik edebilmesini, vergi sistemini daha adil hale gelmesini ve vatandaşlarımızın üzerindeki vergi baskısını azaltabilecektir" diye konuştu. İnşaat ve gayrimenkul sektörü, Türkiye’de yüzlerce alt sektörü besleyen ve milyonlarca kişiye istihdam sağlayan stratejik alanlardan olduğunu belirten Aydemir, "İnşaat, gayrimenkul, yapı malzemeleri, mimarlık, mühendislik ve finans sektörleri doğrudan bu ekosistemin içinde yer alıyor. Bu sebeple son 5 yıl içerisindeki satışlar ve gayrimenkul alımlarındaki vergi düzenlemelerinin enflasyon gerçeği, maliyet artışları ve piyasa dinamikleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Yapılacak düzenlemelerde temel hedef; gayrimenkul yatırımcısını cezalandırmayan, piyasa hareketliliğini destekleyen ve gerçek kazanç ile enflasyon kaynaklı değer artışını ayırabilen bir vergi modelinin oluşturulması olmalıdır. Gayrimenkul sektöründe beklenti, hem yatırımcıyı hem de piyasayı destekleyen, ekonomik gerçeklerle uyumlu bir düzenlemenin hayata geçirilmesi yönündedir. Sonuç olarak, artan maliyetler, yüksek enflasyon ve gayrimenkul fiyatlarındaki hızlı yükseliş, mevcut vergi sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine yönelik tartışmaları güçlendiriyor. Yapılacak düzenlemelerin hem piyasa canlılığını artıracağına hem de vatandaşın üzerindeki vergi yükünü daha dengeli hale getireceğine inanmaktayız" dedi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:12 İştahsız çocuklara renkli tabaklar ve doğru alışkanlıklar Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Ciğerli, çocuklarda sıkça rastlanan iştahsızlık problemine karşı ailelerin bilinçli yaklaşım göstermesi gerektiğini vurgulayarak, beslenmeyi eğlenceli hale getirmenin ve doğru zamanlamanın bu süreçte kilit rol oynadığını ifade etti. Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Veysel Ciğerli, ’Çocuğum çok zayıf, hiçbir şey yemiyor’ diyenlerden biriyseniz, çocuğun yemek alışkanlıklarını yeniden ele almanın iyi olacağını söyledi. Çocuklarda iştahsızlığın göz ardı edilmemesi gereken bir durum olduğunu vurgulayan Ciğerli, "Psikolojik ya da fizyolojik nedenler bu sorunun kaynağı olabilir. Mutlaka bir sağlık taraması yapılmalı. Eğer herhangi bir sağlık problemi yoksa doğru zamanlama ve uygun besin seçimiyle bu durum aşılabilir" dedi. Sunum şekli çocukların iştahını açabilir Diyetisyen Veysel Ciğerli, çocuklara yiyecekleri farklı ve eğlenceli şekillerde sunmanın önemine dikkat çekerek şu önerilerde bulundu; "Gülen yüzlü tabaklar, sebzelerle yapılmış figürler, çiçek şeklindeki yumurtalar gibi sunumlarla çocuğun tabağına ilgisini çekebilirsiniz. Masallar eşliğinde yapılacak keyifli sohbetlerle beslenmenin önemini anlatabilirsiniz." Yemek saati birlikte geçirilen kaliteli zaman olmalı Ailece yenen yemeklerin çocuklar için bir rutin oluşturduğunu belirten Diyetisyen Veysel Ciğerli, "Yemek zamanlarını sadece beslenme değil, birlikte geçirilen kaliteli bir zaman haline getirmek çocuğun yemek alışkanlıklarını olumlu etkiler. Sofrada tüm ailenin bir arada olması çok önemlidir" şeklinde konuştu. Sıvı tüketimine dikkat, porsiyonlara özen Yemekten önce ve yemek sırasında sıvı tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirten Diyetisyen Veysel Ciğerli, midenin sıvı ile dolmasının doygunluk hissine neden olacağını ve bu yüzden gıda tüketiminin azalabileceğini söyledi. Ayrıca fazla büyük porsiyonlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı. Çocuğun yemek hazırlığına dâhil edilmesinin iştah üzerinde olumlu etkisi olduğunu ifade eden Ciğerli, "Malzeme seçiminden hazırlık sürecine kadar çocuğu işin içine katmak hem yemekle bağ kurmasını sağlar hem de ilgisini artırır. Sofrada ona teşekkür edin, katkısını takdir edin. Bu, iştahla yeme isteğini artıracaktır" dedi. Ekran karşısında yemek yemekten kaçının Diyetisyen Ciğerli, çocukların yemek sırasında ekran başında olmaması gerektiğinin altını çizerek, "Sırf yemek yesin diye çocuğun karşısına çizgi film açmak, onun ne yediğinin farkına varmasını engeller. Bu da sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazanmasını zorlaştırır" dedi. Her çocuğun yeme alışkanlığının farklı olduğunu belirten Ciğerli, "Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın. Onun kendi beslenme yolculuğuna saygı gösterin. Sevmediği bir yiyeceği hemen zorlamayın, zaman zaman sofrada görmesini sağlayarak aşinalık kazandırabilirsiniz" diye konuştu. Sonuç: "Sabır, ilgi ve doğru alışkanlıklar başarı getirir" Diyetisyen Veysel Ciğerli, ailelere sabırlı olmalarını tavsiye ederek, "Çocuğun iştahını artırmak için baskı kurmadan, yemek zamanlarını eğlenceli hale getirerek ve sağlıklı alışkanlıklar kazandırarak uzun vadeli başarı sağlanabilir" dedi.
Sencer Solakoğlu, Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinden istifa etti
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:08 Sencer Solakoğlu, Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinden istifa etti Bursa İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sencer Solakoğlu, birlikteki görevinden istifa ettiğini duyurdu. Solakoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı oldu. Solakoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’de önemli sorunlardan birisinin sivil toplum örgütlerinin siyasallaşması olduğunu belirtti. Sivil toplum kuruluşlarında siyasallaşma olduğu zaman eleştirilerin sınırlı kaldığını istenen sonucun alınamadığını dile getiren Solakoğlu, "Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliğinin en son yaptığı talihsiz açıklama buna en iyi örnek; ithalatı öven, Türkiye’nin süt konusunda nasıl başarılar yakaladığını ve bakanın nasıl başarılı olduğunu öven... Halbuki, bahsettikleri sözleşmeli tarımın nasıl çalışmadığını Bursa Birliğinde gördük." dedi. Hak hukuk adaletten hiçbirinin çiftçiye olmadığını vurgulayan Solakoğlu, şöyle devam etti: "Ne verilirse onunla yetinmek zorunda olan çiftçi. Çok çeşitli STK’lerde sesimi yükselttim gayret ettim. İnsanlara Türkiye’nin potansiyelini ve yapılanların na kadar az oduğunu gözler önüne sermeye çalıştım. Ne yazık ki STK platformunda bir zaman sonra tıkanıyorsunuz, bir sonraki aşamaya geçmek zorundasınız. Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricieri Birliğinden istifa ediyorum. Sesimi daha gür çıkarabileceğim daha etkili bir pozisyona geçme kararı aldım. Hangi platform olursa olsun siyaset üzeri çözüm üreten, Türkiye’nin geleceğini planlayabileceğim bir mecraya gidiyorum. Daveti kabul ettim. Bu daveti yapanlara teşekkür ediyorum. Yakında platformu açıklayacağım, duyacaksınız."
BUÜ’de personel motivasyonu ön planda
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:07 BUÜ’de personel motivasyonu ön planda Üniversitenin geliştirilmesi ve çok daha nitelikli eğitim-öğretim hizmeti verebilmesi amacıyla farklı organizasyonlara imza atan Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) yönetimi, son olarak öğrenci işleri daire başkanlığı personeli ile bir araya geldi. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Prof. Dr. Cafer Çiftçi ve Genel Sekreter Mehmet Aydemir’in hazır bulunduğu programda, OİDB personeli ile devam eden çalışmalara dair görüş alışverişinde bulunuldu. "ÖİDB üniversitenin yüzüdür" Törende konuşan Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, ÖİDB’nın doğrudan öğrenciyle iletişim kurması sebebiyle üniversitenin yüzü olduğunu vurguladı. Personelin güler yüzlü, çalışkan ve aidiyet duygusuyla hareket etmesinin öğrenci memnuniyetine ve akademik personelin motivasyonuna doğrudan yansıdığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, değerli katkıları için herkese şükranlarını sundu. Rektör, üst yönetim olarak idari personelin yükselme imkanlarının önünü liyakate bağlı olarak açık tutma gayretinde olduklarını ve fiziki altyapı imkanlarını sunmaya devam edeceklerini ekledi. "Çalışmaları taçlandırmak için bir aradayız" Öğrenci İşleri Daire Başkanı Nurten Alakoç ise personelin her zaman özveriyle ve kurumsal aidiyet duygusuyla iş ayırmadan çalıştığını vurguladı. Bu organizasyonun sadece onları onore etmek, çalışmalarını ve başarılarını taçlandırmak gayesiyle düzenlendiğini ifade eden Alakoç, etkinliğe katılarak kendilerini onurlandıran üst yönetime de teşekkürlerini iletti. Kahvaltının ardından ÖİDB Daire Başkanı, Şube Müdürleri ve tüm ÖİDB Personeline emeklerinden dolayı hazırlanan belgeleri takdim edildi. Organizasyon, fotoğraf çekimi ile son buldu.
Bursa Şehir Hastanesi’nde gerçeğini aratmayan deprem ve yangın tatbikatı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 12:20 Bursa Şehir Hastanesi’nde gerçeğini aratmayan deprem ve yangın tatbikatı Bursa Şehir Hastanesi ’Hastane Afet ve Acil Durum Planları (HAP)’ kapsamında afet bilincini artırmak ve acil durumlara hazırlığı güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir deprem ve yangın tatbikatına ev sahipliği yaptı. Gerçeğini aratmayan tatbikat, HAP Başkanı Hastane Başhekimi Doç. Dr. Salih Metin, hastane personeliyle itfaiye ve güvenlik ekiplerinin yüksek koordinasyonuyla başarıyla tamamlandı. Tatbikat senaryosu gereği, saat 09.30’da merkez üssü Yalova Esenköy olan 7.2 büyüklüğünde meydana gelen depremle birlikte alarm sistemleri devreye girdi. Hastane içinde bulunan doktorlar, hemşireler, teknik ekipler ve yönlendirme görevlileri, önceden belirlenmiş toplanma alanlarına hızlı ve düzenli bir şekilde hareket etti. Özellikle yoğun bakım ve acil servislerdeki hastaların tahliyesi, ekiplerin profesyonelliğini gözler önüne serdi. Depremin ardından senaryoya göre, hastanenin yoğun bakım bölümünde küçük çaplı bir yangın çıktığı varsayıldı. Yangın algılama sistemlerinin uyarısıyla harekete geçen ekipler, kısa sürede bölgeyi güvenli hale getirirken, Bursa Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi de destek amacıyla tatbikata katıldı. Tatbikatta UMKE ve jandarma ekipleri de hazır bulundu. Ekipler, yangının kontrol altına alınması ve muhtemel can kayıplarının önlenmesi için koordineli bir müdahale gerçekleştirdi. "Riskleri önceden görüyoruz" Hastane Başhekimi Doç. Dr. Salih Metin, tatbikatın ardından yaptığı açıklamada, afetlere hazırlığın önemine dikkat çekti. Bu tatbikatlarla hem personelin hem de hastaların güvenliğini en üst düzeye çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Doç. Dr. Metin, "Gerçek bir afet anında saniyelerin ne kadar kritik olduğunu biliyoruz. Amacımız, herhangi bir acil durumda panik yaşanmadan hızlı ve etkili bir müdahale gerçekleştirmek. Tatbikatlar, hem ekiplerimizin reflekslerini güçlendiriyor hem de muhtemel riskleri önceden görmemizi sağlıyor. Bu kapsamlı tatbikatın başarıyla tamamlanmasında emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma, kurum içi müdahale birimlerimize ve iş birliği içinde çalıştığımız UMKE, jandarma ve itfaiye ekiplerine teşekkür ediyorum. Her bir çalışanımızın sergilediği dikkat, disiplin ve koordinasyon, hastanemizin afetlere karşı dayanıklılığını artırmakla kalmıyor aynı zamanda toplumumuza güven veriyor. Bu bilinç ve iş birliği ruhu, gerçek bir acil durumda hayat kurtaracak en büyük gücümüzdür" şeklinde konuştu.
Engelli öğrenciler unutulmaz bir gün yaşadı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 11:44 Engelli öğrenciler unutulmaz bir gün yaşadı İnegöl Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezinde Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kutlandı. Engelli öğrenciler ve ailelerinin hazırladığı ikramlarla hem keyifli bir etkinlik gerçekleşti hem de yerli malı kullanmanın önemine vurgu yapıldı. İnegöl Belediyesi’nin engelli bireylere eğitim ve rehabilitasyon desteği sağladığı, halihazırda 50 öğrencinin eğitim aldığı Engelsiz Sosyal Yaşam Merkezi, Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftasını kutladı. Engelli bireylerin hayata hazırlık ve sosyal entegrasyonunu sağlayan, aynı zamanda bakım ve aile desteği veren, belirli aralıklarla düzenlenen etkinliklerle de engelli bireylerin toplumsal katılımını sağlayan merkezde, yerli malı etkinliği renkli görüntülere sahne oldu. Engelli öğrenciler unutulmaz bir gün yaşadı Velilerin ve merkez idarecilerinin hazırladığı ikramlarla kutlanan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası programında, İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Derya Uysal’da öğrencilerle beraber oldu. Engelli öğrencilerle yakından ilgilenip ailelerle sohbet eden Derya Uysal, hazırlanan ikramların da tadına baktı. Engelli öğrenciler de hem ikramlar hem de çeşitli eğlencelerle unutulmaz bir gün yaşadı. Dayanışmanın da en güzel örneği Yerli malı haftasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Yardımcısı Derya Uysal, "Burası inegöl’ümüzün kalbi, bizim için çok kıymetli bir merkez. Engelsiz Sosyal Yaşam Merkezimiz sadece bir merkez de değil; sevginin, emekle yoğrulmuş başarının, engelleri aşma iradesinin simgesidir. Bugün özelinde de velilerimiz ve merkez idarecilerimiz yerli mallarıyla ilgili çok güzel ikramlar, sunumlar hazırlamışlar. Öncelikle bu buluşmaya katkı sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum. Bu özel gün; tasarrufun, yerli üretimin ve milli ekonomiye katkının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattığı gibi, aynı zamanda birlik ve dayanışmanın da en güzel örneklerinden biri. Öğrencilerimiz ve velilerimizin hazırladığı ikramlar da bu dayanışma ruhunun en güzel göstergelerinden oldu" dedi.
Bursa’da kadınlar örgü için yarıştı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 11:08 Bursa’da kadınlar örgü için yarıştı Bursa’da örgü konseptiyle dikkat çeken bir kafede düzenlenen "Örgünü Giy Gel" yarışmasında, 24 yarışmacı kendi tasarlayıp ördükleri giysilerle sahneye çıktı. Yarışmacıların birbirini puanladığı etkinlikte birincilik Nilay Türker Kaplan’ın oldu. Sanat, tasarım ve el emeğini aynı çatı altında buluşturan Reglan Kafe, Bursa’da dikkat çeken etkinliklere ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. Kentte örgü konseptiyle ilgi gören kafede "Örgünü Giy Gel" mottosuyla düzenlenen yarışmayla örgü tutkunlarını bir araya getirdi. Örgü sanatını sosyal bir deneyime dönüştüren etkinlik, hem katılımcılar hem de izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi. Organizasyonda 24 yarışmacı, tamamen kendi tasarladıkları ve kendi elleriyle ördükleri giysilerle sahneye çıktı. Yarışmanın en dikkat çeken yönlerinden biri değerlendirme süreci oldu. Yarışmacılar, jüri yerine birbirlerini puanlayarak dereceye giren isimleri belirledi. Bu yöntem, etkinliğe samimi bir atmosfer kazandırırken güçlü bir topluluk ruhu oluşturdu. Yapılan puanlama sonucunda birincilik ödülü Nilay Türker Kaplan’a verildi. Şeyma Erkoca ikinci, İrem Kardaş ise üçüncü oldu. Çeyizi için yıllar önce ördüğü dantel fiskos örtüsünü dönüştürerek eteğe çeviren Nilay Türker Kaplan, gecenin en dikkat çeken ismi olarak öne çıktı. Nilüfer’deki kafenin işletmecilerinden Selin Köfteci, gerçekleştirilen yarışmaya ilişkin, "‘Örgünü giy gel’ yarışmasıyla hem üretmenin hem paylaşmanın keyfini aynı masada buluşturduk. Bu akşam buradaki insanlar sadece kahve içmedi, emeğini giyip gururla sergiledi" ifadelerini kullandı. Kafenin diğer işletmecisi olan Ceyda Öztürk ise, "Türkiye’de bir ilke imza attığımız etkinliğimiz çok eğlenceli geçti birbirinden güzel farklı yaşlarda farklı tarzlarda insanı bir araya getirip örgüleri yarıştırdık" şeklinde konuştu. Yarışmanın gördüğü yoğun ilgi üzerine yeniden düzenleneceği belirtildi. Yeni yarışmanın tarihi ve yenilenen formatının, önümüzdeki günlerde Reglan Kafe’nin sosyal medya hesapları üzerinden duyurulacağı bildirildi. Örgü tutkunlarını bir araya getiren bu özel konseptin geleneksel hale getirilmesi hedefleniyor.
Faizler yükselince, yatırımcı altın ve dövize kaçtı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 10:26 Faizler yükselince, yatırımcı altın ve dövize kaçtı Faiz oranlarının yüksek olmasıyla birlikte gayrimenkul yatırımı yapmayan herkesin döviz, altın ve benzeri yatırımlara yöneldiğini ifade eden gayrimenkul danışmanı Sare Semiha Akbulut, Bursa’nın İzmir istikametine değil, İstanbul istikametine doğru büyümesi gerektiğine dikkat çekti. Sare Semiha Akbulut, gayrimenkul sektöründe umudun faizlerin düşmesinde olduğuna dikkat çekti. Bursa’nın ulaşım açısından İstanbul, İzmir, Ankara gibi şehirlerin merkezi konumda olduğunu belirten TİG Nilüfer Şubesi Brokeri Sare Semiha Akbulut, "Bununla birlikte otomotiv yan sanayi, tekstil ve gelişen sanayi olması sebebiyle ciddi göç almaktadır. Bursa’nın en büyük sıkıntısı konuttur. Konut ihtiyacına cevap verebilmek için yeni imar alanlarının olması, yeni konutların ve projelerin yapılması gerekiyor. İmara açılmasının yanı sıra, hızlıca alt yapı çalışmalarının da tamamlanması gerekiyor. Çünkü Kayapa bölgesi çok güzel bir konsept olmasına rağmen, alt yapı sonu var. Bunun yanı sıra, Bursa’da sadece batı tarafını yapılan projeler sebebiyle trafikte büyük sorun olmaktadır. Bursa’nın artık İstanbul tarafına da yatırımlarla genişlemesi gerekiyor. Bu bölgede imara açılması gereken yerlerin değerlendirilip, Bursa’nın eşit bir şekilde büyümesi trafik ve nüfus olarak daha sağlıklı olacaktır" dedi. "Faizlerden dolayı, gayrimenkul alamayanlar, altın ve dövize yöneldi" Herkes kredi faiz oranları yüksek diye, yatırımlarını gayrimenkule değil de altına ve dövize yapmak zorunda kaldığını belirten gayrimenkul danışmanı Sare Semiha Akbulut, "Kredi oranlarının gayrimenkul için yapılacak yatırımlarda biraz daha düşük olması gerekiyor. 0,90’lara kadar inmesini bekliyoruz. Bu zor gibi görünüyor. Ancak en kötü ihtimal ile 1,5 seviyelerine kadar inmelidir. Bu oranlar yatırımcıları harekete geçirecektir. Çünkü gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenler, kredi çekmek zorunda kalıyor. Kredi oranları da yüksek olduğu için elinde olan nakit parasını, döviz veya altın alarak değerlendiriyor" diye konuştu. Bursa’da Nilüfer Şubesinin açılışını gerçekleştiren TİG Nilüfer Şubesi Brokeri Sare Semiha Akbulut’u diğer bölgelerdeki brokerler de yalnız bırakmadı. Görkemli bir açılışa imza atan Akbulut, "Gayrimenkul sektöründe 15’inci yılımı geride bıraktım. Daha önce televizyon, radyo gibi kurumlarda görev aldım. Daha sonra gayrimenkul alanının büyüyen ve gelişmesiyle bu alanda eğitimler aldım. Sonunda kendi ofisimi açtım. Bu süreç içerisinde de çok güzel işlere imza attık" dedi. "Bir avuç toprağı olan zengindir" Açılışta yer alan TİG Türkiye kurucu üyesi Halit Baş, "Türkiye genelinde toprak yatırımlar içerisinde en iyi yatırımdır. Toprak hiçbir zaman kaybetmez. Bundan birkaç yıl önce metrekaresi ile bugün ne kadar olduğuna iyi bakılmalıdır. Altın çok kazandırıyor gibi görünse de, belli bir ivmeden sonra durağanlaşıyor. Ancak gayrimenkul öyle değil. Bugün 1 karış toprağı olan her zaman için bana göre, zengin adamdır. Faiz oranları bana göre gayrimenkul piyasasını çok kötü etkiledi. Özellikle konut alımlarında çıkan yüksek faiz, alıcıyı sıkıntıya soktu. Sadece ev sahibi olabilme, barınmak için konut alan orta kesime faiz yükü de geldiği için artık kimse alıma yanaşmıyor. Önceki yıllara göre, şuan ki konut alımları faiz oranlarından dolayı düştü. 2026’da faiz oranları daha makul rakamlara inerse, insanlar barınma ihtiyaçlarını da karşılamış olur" şeklinde konuştu. Ev ararken bu sektöre giriş yaptığını belirten TİG Türkiye Yönetim Başkanı Mine Baş, "Bir ev hanımı tarafından bana ev gösterilirken, neden ben yapmıyorum diye bu yola çıktım. İlk başkan bilmediğim bir sektör olduğu için farklı kurumlarda belli yıllarda çalışarak hem deneyim, hem de eğitimler aldım. Daha sonra kendi markamı kurdum. Gayrimenkul benim ‘ek işim değil, tek işim’ olduğu için bu sloganla yola çıktık. Hedefimiz 100 ofise ulaşmaktır. Şuan da 10 ofis açılışını gerçekleştirdik. Bütün ev hanımları benim gibi başarabilir" dedi.
7 kat artan rayiç bedeli için dava açtılar, kazandılar
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:53 7 kat artan rayiç bedeli için dava açtılar, kazandılar Bursa’nın Gemlik ilçesinde 7 kata varan orandaki rayiç bedelleri mahkemelik oldu. Emlak vergisine de yansıyacak astronomik bedeller üzerine Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası dava açtı. Dava ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da devreye girmesiyle meclisteki düzenleme ile rayiç bedellerinin yüzde yüzün üzerinde arttırılamayacağına karar verildi. Gemlik’te bulunan 35 mahallede, Gemlik Belediyesi tarafından yüzde 700’lere varan rayiç bedel artışlarına karşı dava açan Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO), aynı zamanda Ankara’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) nezdinde de girişimlerde bulundu. GTSO Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda TOBB Mevzuat Komisyonu Üyesi olan Hasan Hamaloğlu’nun, konuyu TOBB’a resmi olarak iletmesinin ardından başlayan çözüm arayışları, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tespit Komisyonu gündemine taşındı. Komisyon görüşmelerinin ardından TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen yasa ile mağduriyetlere yol açan fahiş emlak vergisi artışlarına sınırlama getirildi. Yeni düzenlemeye göre, emlak vergisine esas alınan rayiç bedeller en fazla iki kat artırılabilecek. Buna göre 2026 yılı için hesaplanacak bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılına ait vergi değerlerinin iki katını aşamayacak. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan GTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hamaloğlu, sürecin başından itibaren titizlikle takip edildiğini vurguladı. Hamaloğlu, "Belediye tarafından yapılan ve yüzde 700’lere varan artışlar kabul edilemez boyuttaydı. Hukuk servisimizle konuyu değerlendirdik ve oda yönetimimizin aldığı karar doğrultusunda, iki bin 500 oda üyemizi de yakından ilgilendiren bu yüksek zammın iptali için 14 Temmuz 2025 tarihinde 1. Vergi Mahkemesi’ne dava açtık," dedi. Hamaloğlu açıklamasının devamında, "Bunun yanı sıra üyesi olduğum TOBB Mevzuat Komisyonu aracılığıyla konuyu ülke gündemine taşıdık. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dikkatini çeken bu mesele, vatandaşımızın ve sanayicimizin lehine bir sonuçla neticelendi. Genel Kurul’da gerçekleşen görüşme sonrası 2026’da uygulanacak emlak vergisinde üst sınır belirlendi. Alınan karara göre, 2026 için hesaplanan vergi değerleri 2025’in vergi değerlerinin 2 kat fazlasını geçemeyecek. Hayırlı olsun," ifadelerini kullandı.
Vatandaşın telefonlarını Başkan Erkan Aydın açtı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:49 Vatandaşın telefonlarını Başkan Erkan Aydın açtı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazililerin istek ve taleplerine cevap vermek için 24 saat esasıyla hizmet veren Osmangazi Belediyesi Çağrı Merkezi’ni ziyaret etti. Vatandaşların şikayetlerini bizzat kendisi not alıp telefonlara cevap veren Başkan Erkan Aydın, her türlü ihbarın titizlikle değerlendirildiğini söyledi. Vatandaşlar Osmangazi’deki şikayetler için 4441601 numaralı hattı arayabilir. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, vatandaş ile Osmangazi Belediyesi arasında iletişim köprüsü olan ve belediyecilik hizmetleri ile ilgili yaşanan sorunlara hızlı çözümler üretmek, talep ve önerilerini değerlendirmek için 7 gün 24 saat Osmangazililere hizmet veren Çağrı Merkezi’nde personel ile bir araya geldi. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren merkezde yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdüren personele destek olan Başkan Erkan Aydın, ekranın başına geçerek çağrıları aldı. Renkli görüntülerin ortaya çıktığı anlarda Osmangazi’de yaşayan halkın istek ve taleplerine cevap veren Başkan Aydın, görüşmelerin sonuna doğru kendisini tanıtınca telefonun ucundaki vatandaşlar şaşkınlığını gizleyemedi. 12 personel ile günün her saniyesi Osmangazi ilçesinin sakinlerinin bir telefon uzağında olan Çağrı Merkezi ekibine kolaylıklar dileyen Başkan Erkan Aydın, her öneriyi dikkate aldıklarını ve çözümlerin hayata geçirilmesi adına yoğun çaba gösterdiklerini dile getirdi.
Yorgun ve renkliler
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:25 Yorgun ve renkliler Zirai don ve kuraklık nedeniyle çok zor bir sezon geride kalırken yorgun düşen meyve ağaçları sonbahar ve kış renklerine büründü. TÜİK’in "Bitkisel Üretim 2. Tahmini"ne göre, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde üretim miktarının 2025 yılında 2024’e göre 30,4 azalarak yaklaşık 19,8 milyon tona düşmesi bekleniyor. Bir önceki yıla göre elma üretiminin yüzde 48,3, şeftalinin yüzde 46,1, nektarinin yüzde 44,1, kiraz ve vişnenin 70,6, üzümün yüzde 24,5, kayısının yüzde 73, armudun yüzde 32 azalacağı tahmin ediliyor. Armut ve şeftalide önemli üretim merkezlerinden olan Bursa’nın Gürsu ilçesinde de zirai don ve kuraklık nedeniyle şeftali rekoltesinin 15 bin ton, santa maria cinsi armudun ise 45 bin tona düştüğü öngörülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığına göre son 30 yılın en düşük sıcaklığının oluştuğu zirai don ve ardından gelen kuraklık nedeniyle çok zor bir sezonu geride bırakan meyve ağaçları, yorgunluğunu atmaya dinlenmeye çalışıyor. Yazarlar ve şairlerin hasat mevsimi olan sonbaharda, hasattan yorgun çıkan ve yapraklarını döken meyve ağaçları, ilkbaharda tekrar çiçek açana kadar yaşadıkları soğuk stresi ve oluşan yaraları iyileştirecek. Gürsu’da da bahçeler sonbahar renklerine büründü ve birçok ağaçta yaprak bile kalmadı. Armut ve şeftali ağaçlarından dökülen rengarenk yapraklarla bahçelerin zeminleri, bir ressamın doğayı resmettiği tuvali andırdı. Bahçeler drone ile havadan görüntülendi.