GÜNDEM - 04 Şubat 2026 Çarşamba 12:41

Başkan Aydın sahada, vatandaşın yanında

A
A
A
Başkan Aydın sahada, vatandaşın yanında

Halkla iç içe bir yönetim anlayışı benimseyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, mahalle buluşmaları zincirine bir yenisini daha ekledi. Başkan Aydın, bu kapsamda Gülbahçe Mahallesi’nde düzenlenen kahvaltı programında mahalle sakinleriyle bir araya gelerek vatandaşların talep ve beklentilerini yerinde dinledi.


Yoğun katılımın olduğu programda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz’ün yanı sıra Gülbahçe Muhtarı Ömer Şen, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile çok sayıda vatandaş eşlik etti. Başkan Aydın, kurulan gönül sofrasında vatandaşlarla birebir sohbet ederek ilçede hayata geçirilen çalışmalar ve önümüzdeki dönemde planlanan projeler hakkında bilgiler verdi. Karşılıklı fikir alışverişinin ön planda olduğu buluşmada, mahalle sakinlerinin dile getirdiği konular not alınırken, çözüm odaklı yaklaşım dikkat çekti.


"Sözlerimizi Yerine Getireceğiz"


Halk dansları ekibinin daha önce kullandığı alanın depreme dayanıksız olması nedeniyle yıkımının gerçekleştirildiğini belirten Başkan Aydın, söz konusu alanda yeni ve modern bir yapının planlandığını söyledi. Mahallede yapılacak çalışmalarla ilgili bilgiler veren Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi:


"Üç ya da dört katlı olarak tasarladığımız projede, yaklaşık 450 metrekarelik bir kullanım sahası oluşturmayı hedefliyoruz. Bu projede kreş, muhtarlık ve OSMEK kursları yer alacak. En üst katta halk dansları ekiplerimizin yazın açık, kışın kapalı olarak kullanabileceği bir bölüm bulunacak. Bunun dışında Selamet-Gülbahçe arasında yer alan 7 bin metrekarelik alanda çalışmalarımız var. Bu noktaları kamulaştırabilirsek yeni yeşil alanlar kazandırarak, daha önce verdiğimiz sözleri yerine getirmiş olacağız. Ayrıca kadınlara yönelik bir spor ve dinlenme merkeziyle birlikte, parkla entegre yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik bir projeyi yürüme mesafesi içerisinde planlıyoruz. Kısa sürede hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Mahalle buluşmalarındaki temel amacımız sizleri dinlemek, taleplerinizi almak ve bu doğrultuda hızlıca harekete geçmek. Katılım sağlayan tüm muhtarlarımıza ve hemşehrilerimize teşekkür ediyorum."


Birlik ve beraberlik mesajlarının öne çıktığı programda Başkan Erkan Aydın, "Mahalle buluşmalarını çok uzun süre önceden planlamıyoruz. Fırsat buldukça muhtarlarımızı bir-iki gün önceden arayıp mahallede müsaitlik durumuna göre hızlıca bir araya geliyoruz. Böylece hem sahada olup yapılan çalışmaları yerinde görüyoruz hem de sizlerle birebir görüşerek taleplerinizi doğrudan dinleme imkanı buluyoruz. Muhtarlarımız aracılığıyla gelen istekleri de bu şekilde daha yakından ve net bir biçimde almış oluyoruz. Bu yöntem bizim açımızdan daha verimli, daha hızlı ve halkla iç içe bir çalışma ortamı sağlıyor" dedi.


Gülbahçe Mahalle Muhtarı Ömer Şen ise Başkan Aydın’ın ulaşılabilir ve samimi yaklaşımından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür buluşmaların mahallelerin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.


Kahvaltı programı günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona ererken, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın mahalle buluşmalarının önümüzdeki süreçte aralıksız devam edeceğinin altını çizdi.



Başkan Aydın sahada, vatandaşın yanında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Canik’te Geleneksel Mangala Turnuvası başlıyor Samsun’un Canik ilçesinde geleneksel hale gelen Mangala Turnuvası, bu yıl da çocukları, gençleri ve aileleri aynı masa etrafında buluşturarak hem rekabeti hem de kültürel mirası yaşatmaya hazırlanıyor. Canik Belediyesi tarafından düzenlenen ve ilçede artık bir gelenek haline gelen Canik Mangala Turnuvası, 10 Mayıs Pazar günü saat 10.00’da başlayacak birinci tur karşılaşmalarıyla start alacak. Canik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilecek organizasyonda, katılımcılar strateji ve zekâ gerektiren bu kadim oyunda kıyasıya mücadele edecek. Turnuvaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, mangalanın sadece bir oyun olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras taşıdığını vurgulayarak, "Canik Mangala Turnuvası’yla sevince ortak oluyor, aile içi iletişimin güçlendirilmesine katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. 4 bin yıllık geçmişiyle dikkat çeken ve UNESCO tarafından "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" olarak tescillenen mangalanın, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde bilişsel gelişime katkı sunduğuna dikkat çekilirken, turnuva kapsamında çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerin de düzenleneceği belirtildi. Canik’te her yıl yoğun ilgi gören turnuva, bu yıl da ailelerin katılımıyla hem rekabet hem de dayanışma atmosferi oluşturacak şekilde gerçekleştirilecek.
İstanbul Bakır yerine kaldırım taşı dolandırıcılığı davası devam ediyor Çin’e gönderilmesi gereken bakır külçeler yerine kaldırım taşı gönderilerek, 36 milyon dolarlık vurgun yapıldığı iddiasıyla açılan dolandırıcılık davası devam ediyor. Davada müşteki avukatı olarak görev yapan ve davaya ilişkin açıklamalarda bulunan şikayetçi firma avukatı Kazım Yiğit Akalın, "Tek bir mağdura karşı Cumhuriyet tarihinde işlenen en büyük dolandırıcılık suçu. Tam 36,5 milyon dolar. Başka büyük suçlar var ama onlarda birçok mağdur var. Bu konuda tek bir mağdur var. Bu suçu işleyen kişi hakkında adli kontrol yurt dışı yasakları bile kalktı" dedi. Çin’e bakır yerine kaldırım taşı göndererek 36 milyon dolarlık vurgun yaptığı iddia edilen ve Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edilirken, mahkeme, yabancı şirketlerin Çin ile bağlantı noktasının açıklanmadığı, evrakta şirketin Çince adı, kayıtlı adresi, irtibat kişisi ve iletişim bilgileri gibi detaylı bilgilere yer verilmediği, belgelerin ve olay özetinin ayrıntılı olarak açıklanmadığı gerekçesiyle resmi makamlardan gelecek yazının beklenmesine karar verdi. Bir sonraki duruşmasının 22 Ekim’de görüleceği davaya ilişkin ise dolandırılan firmanın avukatı Kazım Yiğit Akalın açıklamalarda bulundu. "Çin’e 7 gemi ile bakır gidecekti, açıldığı zaman kaldırım taşı olduğu tespit edildi" Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan avukat Kazım Yiğit Akalın, "Birleşen bir dava vardı. 10 sanık dinlendi. Bakır yerine kaldırım taşı çıktığını gören tanıklar dinleniyor. Önümüzdeki celsede tanıkların dinlenmesine devam edilecek. Kaldırım taşlarını ilgili fabrikaya taşıyan şoförler dinlenecek. Aslında dosya sonuçlandı ama mahkeme bu konuda ısrarcı oldu. Çin’e 7 gemi ile bakır gidecekti. Çin’de konteynerler açıldığı zaman kaldırım taşı olduğu tespit edildi. Buna ilişkin olarak, müvekkil olan firma da konuya dair girişimlerde bulundu. Çin’de noterlik kurumu gibi bir kurum var. Bu kurum gemi ile gelenlerin kaldırım taşı olduğunun tespitini gerçekleştirdi. Mahkeme de Çin adli makamlarına yazı yazarak, orada yapılan tespitlerin tercümesini istedi. Noterlik kurumunun gerekli yetkilendirmesinin olup olmadığına dair, gerçekten bir noter mi değil mi buna ilişkin bir resmi belge istendi. Aslında biz bunların hepsini tercümeli bir şekilde sunmuştuk" dedi. "Her şey fotoğraflandı, tutanak altına alındı ve açıkça kaldırım taşı yazıldı" Konteynerler daha gitmeden iki farklı konteynerde aynı ikiz mührün vurulduğunun tespit edildiğini belirten Akalın, "Gümrük bunda bir yanlışlık olduğunu görünce durdurdu. İkiz mühürlü iki konteyner de orada bulunan görevliler tarafından açıldı. Açıldığı zaman zaten kaldırım taşları ortaya çıktı. Bunların hepsi fotoğraflandı, tutanak altına alındı ve açıkça kaldırım taşı yazıldı. Daha sonra firma o konteynerleri dışarı çıkardı. Daha sonra bunun da tespiti yapıldı. Buna dair de tanıklar dinlendi. Konteynerler yakın bir park alanına çekildi. O ikiz mühürler sökülerek, yerine iki farklı mühür takılarak, birkaç sonra gümrük sahasına tekrar sokuldu. Bu şekilde tekrar Çin’e gönderildi. Aslında Türkiye’de hepsi tespit edildi. Kaldırım taşlarını üreten firmanın sahibi, kaldırım taşı olarak satıldığını ve bu firmaya naklettiğini anlattı. Tanıklık yaparak, şu kadar milyonluk ürün sattım dedi. Bu ürünü sattıkları firmanın kaldırım taşlarını kullanmasının mümkünatı yok. Ortada bu kadar delil varken hala Çin’de ısrar ediliyor. Kabul etmek mümkün değil ama maalesef şu anda mahkemenin böyle bir tutumu var. Tek bir mağdura karşı Cumhuriyet tarihinde işlenen en büyük dolandırıcılık suçu. Tam 36,5 milyon dolar. Başka büyük suçlar var ama onlarda birçok mağdur var. Bu konuda tek bir mağdur var. Bu suçu işleyen kişi hakkında adli kontrol yurt dışı yasakları bile kalktı" ifadelerini kullandı. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, merkezi İsviçre’de bulunan şirket ile Tekirdağ’da bulunan şirket arasında saf bakır alımına ilişkin sözleşme yapıldığı belirtildi. Sözleşme gereği saf bakırların Tekirdağ’dan Çin’in Lianyungang kentine 36 milyon dolar ödeme karşılığında gönderileceği anlatıldı. İddianamede, sevkiyatın ulaştığı sırada konteynerlerde saf bakır yerine maddi değeri olmayan kaldırım taşları gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Savcılık, örgüt yöneticisi oldukları öne sürülen sanıklar Hasan Kayacıköse ile Soner Çokyiğit’in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik" suçlarından 33 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Diğer sanıklar Saime Çokyiğit, Dursun Çokyiğit, Muammer Karaman, Orhan Mollaoğlu, Ferhat Ulusoy, Başak Yeşilbaş, Sinan Çokyiğit, Ufuk Çatalbaş, Tayfun Gıcır, Ramazan Öner ve Vedat Ulusoy’un ise "örgüte üye olma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik" suçlarından ayrı ayrı 29 yıl 3 aya kadar hapisleri istendi. Sanıklar Sedat Uzun, Çağrı Koçoğlu ve Bora İbiş hakkında ise "örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme", "nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik" suçlarından aynı oranda hapis cezası talep edildi.
İstanbul Küçükçekmece’de silahlı saldırıda ölen Muhammet Mutluay davasında olay yerinde keşif yapıldı İstanbul Küçükçekmece’de halı sahaya giderken maskeli şahısların açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Muhammet Mutluay davasında bugün olay yerinde keşif yapıldı. Mutluay ailesi ve avukatları, sanıkların "olası kast" ile değil "kasten öldürme" suçundan yargılanmasını talep etti. İstanbul Küçükçekmece’de 30 Ekim 2024’te yaşanan olayda çalıntı araçtaki maskeli şahıslar çevreye rastgele ateş açmış, o sırada arkadaşlarıyla halı sahaya gitmek için başka bir otomobille yoldan geçen Muhammet Mutluay başına isabet eden kurşunla yaşamını yitirmişti. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların eylemi "olası kast" ile gerçekleştirdiği belirtilmişti. 19 yaşındaki Muhammet Mutluay’ın ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırıyla ilgili davada kritik bir gelişme yaşandı. Mahkeme heyeti, ailenin talebi üzerine olay yerinde bilirkişi eşliğinde keşif gerçekleştirdi. "Doğrudan aracı hedef aldılar" Keşif sonrası açıklamalarda bulunan Mutluay ailesinin avukatı Şeyda Karayazgan, iddianamedeki suç vasfına itiraz ettiklerini belirtti. Karayazgan, "Dosyayı incelediğimizde şüphelilerin doğrudan aracı hedef alarak ateş ettiklerini net bir şekilde görüyoruz. İddianame her ne kadar olası kast üzerinden düzenlenmiş olsa da bu incelemelerden sonra suçun ’doğrudan kast’a döneceğine inanıyoruz. Evladımızı göz göre göre öldürdüler" dedi. "Tasarlayarak ve kastla hareket ettiler" Ailenin diğer avukatı Ertuğrul Aydoğan ise sanıkların olay yerine hazırlıklı ve maskeli geldiklerine dikkat çekerek, "Sanıklar buraya belli bir hazırlık yaparak geldiler. Dolayısıyla eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiler. Öldürme kasıtlarının olduğu ve tüm eylemlerini doğrudan bu amaçla yaptıkları sabittir" ifadelerini kullandı. "Bu kasten işlenen bir cinayettir" Oğlunu kaybeden baba Tanju Mutluay, adaletin yerini bulmasını beklediklerini vurguladı. Keşif sonucunda suçun kasten işlendiğinin tescilleneceğini umduğunu belirten acılı baba, "Bu zaten kasten işlenen bir cinayettir. Temennimiz sanıkların en ağır cezayı almalarıdır. Sadece failler değil; uyuşturucu temini sağlayanlar ve suç aleti satanlara yönelik cezalar ağırlaştırılmadıkça maalesef her akşam yeni bir ölüm haberi dinlemeye devam edeceğiz" dedi.