EKONOMİ - 08 Mayıs 2026 Cuma 13:05

Karavan ve yatlarda kesintisiz enerji

A
A
A
Karavan ve yatlarda kesintisiz enerji

CW Enerji’nin karavan, tekne ve yat gibi hareketli ortamlarda kullanım için geliştirdiği paneller; hafif, ince ve modüler yapısıyla dikkat çekerken, kullanıcıların bulundukları her yerde güneş enerjisinden faydalanmasına imkan tanıyor.


CW Enerji’nin ürettiği esnek güneş panelleri karavan, tekne, yat gibi birçok uygulama alanında kullanım avantajına sahip olduğu için ideal bir çözüm sunuyor. Güneş panelleri sayesinde hareket halindeyken bile güneşten elektrik üretilebiliyor.


CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, AR-GE çalışmaları ile sektörde fark oluşturan ürünler tasarlamaya ve güneş enerjisinin sınırlarını genişletmeye devam ettiklerini vurguladı. Güneş panellerinin artık sadece sabit çatılarda değil, hayatın her anında ve her zemininde kullanılabildiğini belirten Sarvan, markanın yeni nesil mobil enerji çözümlerine dikkat çekti.



"Esnek ve katlanabilir çözümlerle sınırları aşın"


Güneş enerjisini geleneksel kalıpların dışına çıkardıklarını ifade eden Sarvan, "Hafif ve dayanıklı malzemelerden ürettiğimiz esnek güneş panellerimiz, aerodinamik yapısı ve bükülebilir özelliği sayesinde karavan, yat ve tekne gibi kavisli yüzeylere mükemmel uyum sağlıyor. Bunun yanı sıra, taşınabilirliği odağa aldığımız katlamalı panellerimiz ile doğa tutkunlarına ’çantada enerji’ özgürlüğü sunuyoruz. Kurulum gerektirmeyen bu paneller, kamp alanlarından hobi bahçelerine kadar her yerde güneşin sonsuz gücünü elektrik enerjisine dönüştürüyor" dedi.



"Güç istasyonları ile kesintisiz enerji ekosistemi"


Panellerle üretilen enerjinin verimli bir şekilde depolanmasının önemine değinen Sarvan, CW Enerji’nin bütüncül bir çözüm sunduğunu belirtti. Sarvan, "Mobil Enerji Depolama sayesinde yeni nesil güç istasyonlarımız, güneş panellerinden gelen enerjiyi depolayarak priz arama derdine son veriyor. Çok Yönlü Kullanım özelliği ile laptoplardan soğutuculara, aydınlatma ünitelerinden tıbbi cihazlara kadar tüm elektronik ihtiyaçlar, bu taşınabilir istasyonlar sayesinde doğanın kalbinde bile kesintisiz çalışabiliyor. Böylece sürdürülebilir yaşam sunuyoruz. Tekne, karavan ve prefabrik ev gibi yaşam alanlarında sunduğumuz bu hibrit çözümler, kullanıcılarımıza tamamen bağımsız ve çevreci bir yaşam konforu sağlıyor" diye konuştu.


Sarvan, "Güneşten en verimli şekilde yararlanılmasını sağlayan bu ekosistemle, enerjinin olduğu her yerde CW Enerji imzasını görmeye devam edeceksiniz," diyerek AR-GE odaklı büyüme mesajını yineledi.


Sarvan, yenilenebilir enerjiye erişimin her geçen gün kritik bir önem kazandığını belirterek, AR-GE çalışmalarıyla güneş enerjisini hayatın her anına entegre ettiklerini vurguladı. Özellikle doğayla iç içe bir yaşamı tercih edenler için "mobil enerji" kavramının bir lüksten ziyade ihtiyaç haline geldiğini ifade eden Sarvan, esnek ve katlanabilir panel çözümlerinin bu noktada sunduğu konfora dikkat çekti.


Esnek güneş panellerinin, geleneksel panellerin montajının zor olduğu alanlarda devrim oluşturduğunu belirten Sarvan, ürünlerin avantajlarını şu sözlerle dile getirdi: "Karavan, tekne ve yat gibi alanlarda yüzeyler her zaman düz olmayabiliyor. Esnek panellerimiz, hafif ve bükülebilir yapısı sayesinde bu kavisli yüzeylere tam uyum sağlayarak estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiriyor. Kullanıcılar, araçlarının veya teknelerinin aerodinamiğini bozmadan, bulundukları her yerde kendi enerjilerini üretme imkanına sahip oluyor. Bu, sadece bir teknoloji değil; doğanın kalbinde tam bağımsızlık ve özgürlük anlamına geliyor."



"Çantadaki enerji"


Taşınabilirlik odaklı geliştirilen katlanabilir panellerin ise kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıdığını kaydeden Sarvan, bu teknolojinin kullanım alanlarını şöyle detaylandırdı:


Herhangi bir sabit kurulum gerektirmeyen katlanabilir paneller, kampçılar ve outdoor sporlarıyla ilgilenenler için "çantada taşınabilir" bir enerji kaynağı sunuyor. Hafif ve dayanıklı. Pratik yapıları sayesinde kısa süreli molalarda veya kamp alanlarında saniyeler içinde kurulup enerji üretimine başlayabiliyor. Bu teknoloji sadece bireysel kullanıcılar için değil, aynı zamanda turizm ve denizcilik gibi sektörlerin operasyonel ihtiyaçları için de sürdürülebilir ve hızlı çözümler sağlıyor.



"Sürdürülebilir bir gelecek ve enerji bağımsızlığı"


Güneş enerjisini sabit yapılarla sınırlı tutmayıp mobil yaşamın bir parçası haline getirmeyi amaçladıklarını söyleyen Sarvan, "Geliştirdiğimiz esnek ve katlanabilir paneller, kullanıcıların çevreye zarar vermeden, temiz ve sürdürülebilir bir kaynaktan yararlanmasına imkan tanıyor. CW Enerji olarak, bireylerin enerji bağımsızlığını güçlendirirken çevresel sürdürülebilirliğe de en üst düzeyde katkı sağlamaya devam ediyoruz" dedi.



"Yolculuk sırasında bile güneş enerjisinden faydalanılıyor"


Mobil enerji çözümlerine olan talebin artarak devam ettiğini belirten Sarvan, "Özellikle son yıllarda karavan turizmi ve denizcilik alanında yaşanan artış, bu tür inovatif ürünlere olan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Hafif ve esnek yapısıyla öne çıkan panellerimiz, geleneksel çatı ve arazi uygulamalarının ötesine geçerek çok daha geniş kullanım imkanı sunuyor. Yenilikçi tasarıma sahip ürünlerimiz; karavan, yat ve tekne gibi hareketli yaşam alanlarına da rahatlıkla entegre edilebiliyor. Ürettiğimiz esnek güneş panellerimiz hareket halindeyken bile güneş enerjisinden elektrik kullanımına imkan sağlıyor. Bu sayede kullanıcılar, yolculuk sırasında bile güneş enerjisinden faydalanarak elektrik üretebiliyor. Sunduğumuz çözümler, mobil yaşamda enerji ihtiyacını doğa dostu ve sürdürülebilir bir şekilde karşılıyor. Tekne, karavan, yat gibi yerlerde güneş panellerimiz sayesinde diğer cihazlara güç sağlanması mümkün. Güneş panellerimizle kesintisiz elektriğin keyfi sürülebilir"" diye konuştu.



"Gündüz depola, gece kullan"


Katlanabilir panellerin sadece gündüz değil, depolama çözümleriyle birlikte gece de hayatı kolaylaştırdığını belirten Sarvan, "Sürekli enerji döngüsü sağlıyoruz. Şöyle ki; gün boyu güneşten aldığı gücü depolayan sistemlerimiz, enerjinin gece de kullanılmasına imkan tanıyarak özellikle uzun yolculuklarda ve kamp aktivitelerinde kritik bir avantaj sunuyor. Gidilen her yer bir enerji istasyonu. Bu sayede kullanıcılar, rotaları neresi olursa olsun kendi elektriklerini üretebilme özgürlüğüne kavuşuyor. Ayrıca çevreci yaklaşım sunuyoruz. Yani doğaya karbon salımı yapmadan, gürültüsüz ve tertemiz bir enerji üretimi sunan bu panellerle, sürdürülebilir bir geleceğe de omuz veriyoruz" dedi.


Sarvan, CW Enerji olarak güneşin sınırsız gücünü, en pratik ve taşınabilir formda (katlanabilir panellerle) kullanıcılarla buluşturmaya devam edeceklerini vurgulayarak sözlerini tamamladı.



Karavan ve yatlarda kesintisiz enerji

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Anneler Günü öncesi "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumu Anne Çocuk Eğitim ve Araştırma Derneği (AÇEAD) tarafından "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" temasıyla aile sempozyumu düzenlendi. Anneler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumunda sağlıklı gebelik süreci, annenin beden ve ruh sağlığının korunması, yenidoğan bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve anne sütünün önemi gibi konular ele alındı. Sempozyumda ayrıca çocuk ruh sağlığında koruyucu yaklaşım, çocuk gelişiminde aile desteğinin önemi ve annelik sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri bilim insanları tarafından değerlendirildi. Çocuk gelişiminde annenin rolünün önemine değinen AÇEAD Başkanı Prof. Dr. Nilgün Altuntaş, "Annenin hem biyolojik hem psikolojik olarak sağlıklı olması çok önemli. Annelik edebiyatta duygu, şefkat ile tanımlanır ama aslında bu sadece şefkat dediğimiz duygudan ibaret değil. Biyolojik de bir gücü var annenin. Şimdi bilimsel olarak gösterilenler bunlar. Çünkü beyin gelişiminin özellikle ilk üç yılda yüzde 80’i tamamlanıyor ve yaşamın o ilk döneminde de annenin bebeğin gelişimine çok büyük katkısı var" dedi. "Anne, doğurmanın dışında sağlıklı olarak kalmasını da sağlar" Anne ve çocuğun ilk temasının önemine vurgu yapan Altuntaş, "Temasın devam etmesi, dokunuş, bunlar nörolojik gelişimi desteklemektedir. Arkasından emzirme süreci gelir. Anne, sütüyle de aynı şekilde yine hem immün sistemini güçlendirir, bağışıklığını güçlendirir. Bunun yanında hayata tutunmasını, hem de sağlıklı kalmasını sağlar aynı zamanda sütüyle. Annenin sesinin de bebeğin nörolojik gelişimini iyileştirdiği son çalışmalarda gösterilmiş durumda. Anne her yönüyle gerçekten çocuğu hem hayatta tutmaya, doğurmanın dışında hayatta kalmasına ve sağlıklı olarak kalmasına da etki eder" diye konuştu. "Destek öncelikli olarak eşinden olmalı" Kadınların hem ev içerisinde hem de sosyal hayatında büyük sorumluluklarının olduğunu ifade eden Altuntaş, "Bizim toplumun merkezinde olduğu için, toplumun temeli olduğu için anneyi bu büyük sorumlulukları altında kesinlikle güçlendirmemiz gerekir. Destek olunması gerekir. Bu destek öncelikli olarak eşinden olmalı, çevresinden, biz sağlıkçılardan bir destek. Tabii ki devletten de bir destek mutlaka olması gerekir. Çünkü biz kadının aslında sessizce toplumu dönüştürdüğünü, dünyayı değiştirdiğini biliyoruz. O nedenle de kadına yapılacak olan yatırım, onu güçlendirmeye yönelik olarak yapılan yatırım çok önemli bir halk sağlığı yatırımı durumuna geliyor" dedi. Hayata en iyi başlangıçlardan birinin normal doğum, bir diğerinin ise anne sütüyle beslenilmesi olduğunu belirten Altuntaş, "Emzirme gerçekten en önemli yatırım. Bunun için bizim çok uğraşmamız gerekiyor. Ben öğrencilerime de anlatırken ‘Bunu bir vatan hizmeti olarak göreceksin’ diyorum. Nasıl askerlik yapılıyorsa ben o şekilde yapıyorum. Gerçekten bizim ülkeye yaptığımız çok büyük bir iyilik olarak görüyorum emzirmenin yaygınlaştırılmasını. Çünkü anne zaman zaman bırakacak düzeye gelebiliyor sorunlarla boğuşurken. O yüzden anne sütü çok kıymetli. Zaten sadece besin de değil anne sütü. Aynı zamanda immünolojik olarak bir sürü içerisinde hücre var. Bir damlasında bir milyondan fazla hücrenin olduğu bir sıvı. Yaşayan bir sıvı ve o kadar dizayn edilmiş ki bebek büyüdükçe o da değişerek ona uyum sağlayan bir sıvı. Enfeksiyonlardan, alerjiden, kanserden koruyor" diye konuştu.
Kayseri Konuşmak için çağırdığı eşini boğazını keserek öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet Kayseri’de boşanma aşamasındaki eşini boğazını keserek öldüren sanık indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum oldu. Kayseri’de boşanma aşamasında olduğu eşi Rabia A’yı defalarca bıçakladıktan sonra, boğazını keserek öldüren R.A.’nın yargılanmasına Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık R.A ve avukatı ile öldürülen Rabia A.’nın anne-babası ve avukatlar katıldı. Duruşmada konuşan avukatlar; sanığın Rabia A.’yı canavarca hisle defalarca bıçakladıktan sonra boğazını keserek öldürdüğünü belirterek, verilecek cezada bu durumun göz önünde bulundurulmasını istedi. Sanığın önceki duruşmadaki ifadelerinin haksız tahrik indirimi almaya yönelik olduğunu belirten avukatlar, mahkeme heyetinden indirim uygulanmamasını talep etti. Rabia A.’nın babası sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını isterken annesi ise idam edilmesini istediğini söyledi. "Canavarca hisle yapmadım" Cinayeti canavarca hisle yapmadığını söyleyen R.A, savunmasında öldürdüğü eşinin ailesinin avukatların yönlendirmesiyle kendisinin aleyhinde ifade verdiğini öne sürdü. Eşini ve özgürlüğünü kaybettiğini belirten R.A. psikolojisinin bozuk olduğunu belirterek mahkemeden kendisini tedaviye göndermelerini talep etti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti R.A.’yı boşanma aşamasındaki eşini öldürme suçunun sabit olduğuna hükmederek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararı oy birliği ile alan mahkeme heyeti R.A’ya ayrıca bıçak taşıdığı için 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan de 8 ay hapis ve 5 bin lira para cezasına hükmetti. Olay Melikgazi ilçesinde 14 Kasım 2025’te meydana gelen olayda R.A. konuşmak için çağırdığı boşanma aşamasındaki eşi Rabia A.’yı sokak ortasında bıçaklayarak öldürdü. Olay sonrası kaçan şüpheli R.A., polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
Ankara Anneler Günü öncesi "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumu Anne Çocuk Eğitim ve Araştırma Derneği (AÇEAD) tarafından, "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" temasıyla aile sempozyumu düzenlendi. Anneler Günü öncesinde gerçekleştirilen "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumunda anne ve çocuk sağlığına ilişkin güncel bilgiler paylaşılırken, sağlıklı gebelik süreci, annenin beden ve ruh sağlığının korunması, yenidoğan bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve anne sütünün önemi gibi konular ele alındı. Sempozyum kapsamında ayrıca çocuk ruh sağlığında koruyucu yaklaşım, çocuk gelişiminde aile desteğinin önemi ve annelik sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri bilim insanları tarafından değerlendirildi. Çocuk gelişiminde annenin rolünün önemine değinen AÇEAD Başkanı Prof. Dr. Nilgün Altuntaş, toplantıda yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Annenin hem biyolojik hem psikolojik olarak sağlıklı olması çok önemli. Annelik edebiyatta duygu, şefkat ile tanımlanır ama aslında bu sadece şefkat dediğimiz duygudan ibaret değil. Biyolojik de bir gücü var annenin. Şimdi bilimsel olarak gösterilenler bunlar. Çünkü beyin gelişiminin özellikle ilk üç yılda yüzde 80’ni tamamlanıyor ve yaşamın o ilk döneminde de annenin bebeğin gelişimine çok büyük katkısı var." "Anne, doğurmanın dışında sağlıklı olarak kalmasını da sağlar" Anne ve çocuğun ilk temasın önemine vurgu yapan Altuntaş, "Temasın devam etmesi, dokunuş bunlar nörolojik gelişimi desteklemektedir. Arkasından emzirme süreci gelir, anne sütüyle de aynı şekilde yine hem immün sistemini güçlendirir, bağışıklığını güçlendirir. Bunun yanında hayata tutunmasını hem de sağlıklı kalmasını sağlar aynı zamanda sütüyle, annenin sesi de bebeğin nörolojik gelişimini iyileştirdiği son çalışmalarda gösterilmiş durumda. Anne her yönüyle gerçekten çocuğu hem hayatta tutmaya, doğurmanın dışında hayatta kalmasına ve sağlıklı olarak kalmasına da etki eder" diye konuştu. "Destek öncelikli olarak eşinden olmalı" Kadınların hem ev içerisinde hem de sosyal hayatında büyük sorumluluklarının olduğunu açıklayan Altuntaş, "Bizim toplumun merkezinde olduğu için, toplumun temeli olduğu için anneyi bu büyük sorumlulukları altında kesinlikle güçlendirmemiz gerekir. Destek olunması gerekir. Bu destek öncelikli olarak eşinden olmalı, çevresinden, biz sağlıkçılardan bir destek, tabi ki devletten de bir destek mutlaka olması gerekir. Çünkü biz kadının aslında sessizce toplumu dönüştürdüğünü, dünyayı değiştirdiğini biliyoruz. O nedenle de kadına yapılacak olan yatırım, onu güçlendirmeye yönelik olarak yapılan yatırım çok önemli bir halk sağlığı yatırımı durumuna geliyor" ifadelerini kullandı. Hayata en iyi başlangıçlardan birinin normal doğum, bir diğerinin ise anne sütüyle beslenilmesi olduğunu belirten Altuntaş, "Emzirme gerçekten en önemli yatırım. Bunun için bizim çok uğraşmamız gerekiyor. Ben öğrencilerime de anlatırken ‘Bunu bir vatan hizmeti olarak göreceksin’ diyorum. Nasıl askerlik yapılıyorsa ben o şekilde yapıyorum. Gerçekten bizim ülkeye yaptığımız çok büyük bir iyilik olarak görüyorum emzirmenin yaygınlaştırılmasını. Çünkü anne zaman zaman bırakacak düzeye gelebiliyor sorunlarla boğuşurken. O yüzden anne sütü çok kıymetli. Artık içerisinde olanlar ispat edildi ki bunun bir mucize besin olduğunu biliyoruz. Zaten sadece besin de değil anne sütü. Aynı zamanda immünolojik olarak bir sürü içerisinde hücre var. Bir damlasında bir milyondan fazla hücrenin olduğu bir sıvı. Yaşayan bir sıvı ve o kadar dizayn edilmiş ki bebek büyüdükçe de o da değişerek ona uyum sağlayan bir sıvı. Enfeksiyonlardan, alerjiden, kanserden koruyor" diye konuştu. (DLR-