KÜLTÜR SANAT - 20 Kasım 2025 Perşembe 12:55

Bakan Ersoy: "Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini erkenden kapatmayın"

A
A
A
Bakan Ersoy: "Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini erkenden kapatmayın"

Antalya’da düzenlenen 15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Nisan ve Mayıs aylarına yönelik teşvikleri hatırlatarak, "Kış sübvansiyonlarını yeniden başlattık, vergi ve hizmet indirimlerini bu döneme yaydık, bilet fiyatları da yüzde 5 geriledi. Ama artık tüm kesimler taşın altına elini koymalı" dedi.


Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde 5 yıldızlı bir otelde Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nce (AKTOB) "Design the Difference with New Strategies" temasıyla bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası Resort Turizm Kongresi, sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılım sağladığı kongrede turizmin dönüşüm süreci, yeni pazar dinamikleri, global riskleri, dijitalleşme ve rekabetin değişen kuralları ele alındı.



"2025 rezervasyonları olumsuzluklara rağmen güçlü ilerliyor"


Burada konuşan Bakan Ersoy, 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya-Ukrayna savaşının etkileri, 23 Nisan İstanbul depremi, Hindistan-Pakistan savaşı ve İsrail-İran geriliminin rezervasyon akışını yavaşlattığını hatırlatan Ersoy, buna rağmen hedeflerin tek tek aşıldığını söyledi.


Türkiye’nin bu yılın ilk dokuz ayında 50 milyon ziyaretçi ağırladığını belirten Ersoy, gecelik turist harcamasının yüzde 9 artışla 116 dolara çıktığını, turizm gelirinin ise yüzde 5,7 yükselerek 50 milyar doları geçtiğini açıkladı.


Arkeoloji çalışmalarının ulaştığı seviye, gece müzeciliği uygulaması, MICHELIN Guide genişlemesi, Neolitik Çağ keşiflerinin uluslararası etkisi ve turizm köyleri projelerindeki gelişmeleri detaylandıran Ersoy, 2026’da 800 arkeolojik çalışma yürütüleceğini söyledi.



"Erken rezervasyon indirimlerini kapatmayın"


Bakan Ersoy, hava yolu teşvikleri ve mevsim kaymalarıyla ilgili olarak sektöre kritik bir çağrı yaptı. Ersoy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:


"Özellikle biliyorsunuz bu sene itibarıyla bitmiş olan kış sübvanseleri var. Devlet Hava Meydanı’nın havalimanlarında, Antalya’da, Dalaman Havalimanı’nda uyguladığı, öncelikle o uygulamayı tekrar başlattık. İkinci olarak yüzde 50’lik vergi indirim uygulamasını Nisan ve Mayıs’ı dahil edecek şekilde genişlettik. Eskiden sadece Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart aylarını kapsıyordu. Şimdi Nisan ve Mayıs aylarında kapsıyor. Aynı şekilde havalimanı otoriterleriyle, DHM operatörleriyle ve havalimanı işletmecileriyle konuşarak, uçakların Nisan ve Mayıs ayına denk gelen hizmet indirimlerinde yüzde onluk indirim yaptık ve uçaklar da bunların sonucu olarak Nisan ve Mayıs itibariyle bu iki ay için özellikle yüzde beşlik bilet fiyatlarını aşağıya çektiler. Tur operatörlerine de bilgi verildi. Bu noktada hepimizin taşın altına elini koyması gerekiyor. Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini geçen sene olduğu gibi erkenden kapatmamamız gerekiyor. Rus bayramı için konuşmuyorum ama özel bayram dönemleri hariç. Rezervasyonlar dolana kadar indirimleri korumalıyız. Birden satışlar iyi gidiyor diye hızlı bir şekilde kapatmamamız gerekiyor. Hep birlikte bu manevraya sahip çıkarsak sonuç alırız ve önümüzdeki sene de dahil olmak üzere bu süreci uzatırız."


Bakan Ersoy, mevsim kaymalarının devam edeceğini, rakip Körfez ülkelerinin turizm yatırımlarını artırdığını ve Türkiye’nin bu rekabete seyirci kalmayacağını da vurguladı.


"Turizmde bildiğimiz dönemi geride bıraktık"


AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, turizmde artık nitelik ve özgün stratejilerin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Kavaloğlu, "Artık turizmde ‘iyi olmak’ yetmiyor. ‘Ben de varım’ demek, ‘ben de aynı ürünü sunuyorum’ demek, rekabette bizi bir adım ileri taşımıyor. Başarı, fark sağlayan, kendi özgün hikâyesini cesurca anlatan destinasyonların elinde" dedi.


Pandemi sonrası değişen seyahat motivasyonları, iklim krizi, yapay zekâ, jeopolitik belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmaların sektörü yeniden tasarlamayı zorunlu kıldığını belirten Kavaloğlu, Antalya’nın sahip olduğu fiyat-kalite dengesi, hava yolu kapasitesi, konaklama altyapısı ve genç nüfusu ile rekabette öne çıktığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bizim hedef rakiplerimiz Fransa, İspanya ve İtalya’dır. Yükselen sabit maliyetlerin döviz kurundaki artışın üzerinde seyretmesi ise fiyat-performans rekabetindeki avantajımızı azaltıyor. Tüm bu zorluklara rağmen, fayda-maliyet dengesini her zaman misafirlerimizin lehine korumaya devam ediyor, rakiplerimizle var gücümüzle yarışıyoruz. Ülkemizde 2025 yılının ilk 10 ayında gerçekleşen gecelemelerin yüzde 60’tan fazlası şehrimizde yapılmıştır. Bu yıl yakaladığımız güçlü performans, 2026 yılına da büyük bir umutla girmemizi sağlıyor. Önümüzdeki yıl, tüm zorluklara rağmen aşmamız gereken bir geçiş yılı olacaktır. Bizim rekabet modelimiz fiyat değil, değer rekabetidir. Bizim farkımız indirimli olmak değil, daha iyi olmaktır" diye konuştu.



"Antalya turizmi büyürken Antalya halkının refahı da büyümeli"


Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Dirgen Özdemir, kentin ağırladığı misafir sayısının sürdürülebilirlik açısından taşıma kapasitesini zorladığına dikkat çekti. Özdemir, "Antalya olarak gecelemenin yarısından fazlasını üstleniyoruz. Bu yoğunluğun taşıma kapasitesinin üzerine çıkması doğal ve kültürel zenginliklerimiz açısından risk taşıyor" dedi.


Yerel yönetimlerin turizmden aldığı payın artırılmasının önemine değinen Özdemir, "Gerçek başarı; turizmin gelişirken Antalya halkının memnuniyetinin, yerel esnafın kazancının, çiftçinin ürününün değerinin artmasıdır" ifadelerini kullandı.



"Turizm çok krizli bir sektör, buna hazır olmalıyız"


Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın her alanda Türkiye’nin en büyük turizm merkezi olduğunu, ancak bunun bir konfor alanı sağlamaması gerektiğini söyledi. Şahin, "Yeni rekabet alanları, yeni destinasyonlar geliyor. Çoklu krizlere hazır olmalıyız. Turizm sektörü krizlere şerbetli olmak zorunda" dedi.



"Hiçbir ambargo Kıbrıs Türk halkının iradesinden güçlü değildir"


KKTC Başbakanı Ünal Üstel de, Rum yönetiminin yıllardır uyguladığı kısıtlamaların uluslararası seyahat özgürlüğü ve turizm etiğiyle uyuşmadığını belirterek, "Hiçbir ambargo Kıbrıs Türk halkının iradesinden, üretiminden ve turizm vizyonundan daha güçlü değildir" dedi.


Direkt uçuşların siyasi gerekçelerle engellenmesinin çağ dışı olduğunu ifade eden Üstel, buna rağmen KKTC’nin Akdeniz’in yükselen destinasyonlarından biri haline geldiğini söyledi.



Bakan Ersoy: "Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini erkenden kapatmayın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Turkcell ilk çeyrekte 68,4 milyar TL gelir, 4,6 milyar TL kâr açıkladı Turkcell, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 8,9 artarak 68,4 milyar TL’ye ulaşırken, net kârı ise yüzde 14,9 artışla 4,6 milyar TL’ye yükseldi. Teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, güçlü ve sürdürülebilir büyüme performansını devam ettirdi. Yılın ilk üç aylık döneminde konsolide gelirler yıllık bazda yüzde 8,9 artarak 68,4 milyar TL’ye ulaştı. Konsolide FAVÖK yüzde 3,2 artışla 28,3 milyar TL olurken, FAVÖK marjı yüzde 41,4 seviyesinde gerçekleşti. Şirketin vergi öncesi kârı yüzde 38,8 artışla 11,9 milyar TL’ye ulaşırken net kârı ise yüzde 14,9 oranında artarak 4,6 milyar TL’ye yükseldi. "5G çağına çok güçlü bir başlangıç" 5G’nin Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda tarihi bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, şu değerlendirmeyi yaptı: "Şirket olarak, 32 yıllık teknoloji liderliğimizi, güçlü altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi vizyonumuzla istikrarlı bir çizgide sürdürüyoruz. İlk çeyreğin son gününde Türkiye’yi Turkcell gücünde 5G ile buluşturmanın gururunu yaşadık. 5G ile yalnızca iletişim standartlarını yükseltmekle kalmadık; aynı zamanda sanayiden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar pek çok alanda ülkemizin rekabet gücünü artıracak yeni nesil bir dijital altyapının da kapılarını araladık. En geniş frekans bandı, en yüksek kapasiteye sahip şebeke mimarimiz, güçlü fiber altyapımız ve veri merkezlerimizle bu yeni döneme güçlü bir başlangıç yaptık. Mobil pazarda liderliğimizi sürdürüyoruz. Güçlü teknolojik altyapımıza müşterilerimizin gösterdiği teveccüh sayesinde yılın ilk çeyreğinde toplam mobil abone sayımız 39,8 milyona ulaştı. Türkiye’nin Turkcell’i olarak teknoloji alanında ülkemizi daha ileri taşıma motivasyonuyla çalışmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle attığımız her adımda emeği olan çalışma arkadaşlarıma, destekleri için Yönetim Kurulumuza, hissedarlarımıza ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum." Faturalı abone bazı net 661 bin arttı Yapılan açıklamaya göre, müşteri odaklı yaklaşımı, güçlü altyapısı ve yenilikçi teklifleri sayesinde şirket, yılın ilk çeyreğini Mobil Numara Taşıma (MNT) tarafında başarılı sonuçlarla tamamladı. Toplam mobil abone bazı net 655 bin abone kazanımıyla genişledi. Faturalı abone bazı da net 661 bin artışla istikrarlı büyümesini sürdürürken, faturalı abone oranı şirketin "değer odaklı büyüme" stratejisini yansıtır şekilde yüzde 81 seviyesine ulaştı. Dijital İş Servisleri gelirleri yüzde 64 büyüdü Dijital İş Servisleri (DBS) tarafında da şirket, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptı. Artan kurumsal projelerin katkısıyla yükselen donanım gelirlerinin yanı sıra veri merkezi ve bulut servislerindeki yüzde 21’lik artış, DBS gelirlerinde yıllık yüzde 64’lük yükselişi beraberinde getirdi. ‘Hız Yılı’nda saniyede 10 Gigabit’e varan hızları sunan ilk ve tek operatör Turkcell 2026’yı ‘Hız Yılı’ ilan eden şirket, sabit tarafta da oyunun kurallarını yeniden yazdı. Wi-Fi 7 teknolojisiyle desteklenen Superonline UltraFiber paketleri sayesinde, ev internetinde saniyede 10 Gigabit’e varan hızları kullanıcılarına sunan Türkiye’deki ilk operatörlerden biri Turkcell oldu. Yılın ilk çeyreğinde al-sat operasyonları dahil sabit tarafta toplam 36 bin net fiber abone kazanımı gerçekleştirildi. İlk çeyrekte devam eden sabit altyapı yatırımlarıyla Turkcell, fiber altyapısıyla kapsadığı hane sayısını 138 bin artırarak toplam 6,5 milyona çıkardı. Fiber aboneye dönüşüm oranı ise yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti. Turkcell’in 1000 Mbps ve üzeri hızlara sahip fiber abone portföyünün, toplam bireysel fiber aboneleri içindeki payı yaklaşık yüzde 20 seviyesine yükseldi. Paycell gelirleri ilk 3 ayda yüzde 15’lik artış gösterdi Turkcell’in techfin alanındaki lokomotifi olan Paycell, yüksek baz etkisine rağmen Grup ortalamasının üzerinde büyümeye devam etti. Paycell gelirleri, POS ve mobil ödeme iş kollarındaki güçlü ivmenin etkisiyle yüzde 15 artış gösterdi. Öte yandan Financell’de net faiz marjı, önceki yılın aynı dönemine göre 3,6 puan artışla yüzde 8,3’e yükseldi. Techfin segmentinin toplam gelir artışı ise yüzde 4 seviyesinde gerçekleşti. Şirket, Türkiye’yi ve telekomünikasyon sektörünü uluslararası platformlarda da başarıyla temsil ediyor. Bu kapsamda Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2026), sektör paydaşlarıyla geliştirdiği ve yurt dışı kaynaklı sahte aramaları önlemeye yönelik modeli, GSMA tarafından örnek uygulama seçildi. Aynı kongrede, 6G ve yeni nesil şebeke teknolojileriyle ilgili Ar-Ge çalışmaları için stratejik iş birliklerine de imza atıldı.
Van Van’da etkili olan yağışlar barajların doluluk oranını artırdı Van’da kış ve bahar mevsiminde etkili olan kar ve yağışlar barajlardaki doluluk oranını yükseltti. Türkiye genelinde etkili olan yoğun yağışlar, birçok barajda olduğu gibi Zernek Barajı’na da olumlu yansıdı. Bahar yağışları ve yüksek kesimlerde karların erimesiyle başta Zernek Barajı olmak üzere bir çok baraj ve göletlerde doluluk oranı en üst seviyeye ulaştı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü havzası kapalı bir havza. Dışarıdan havzaya hiçbir su girdisi yok ve havzadan da dışarıya hiçbir su çıktısı yok. Yazın ve kışın yağan yağmur yağışları ve özellikle kışın yağan kar yağışı havzaya ana su girdisini oluştururken buharlaşma havzadan su çıktısını teşkil ediyor. Bu yüzden kar ve yağmur yağışının bol olduğu zamanlarda bu etkisini özellikle baraj göllerinde çok bariz bir şekilde kendini gösteriyor. Geçtiğimiz yıllarda barajların su seviyesi oldukça düşüktü ve barajlar yüzey alanı olarak küçülmüştü. Fakat 2026 yılında yağışların yüzde 100’den fazla bir oranda artması barajlarda hemen etkisini gösterdi" dedi. "Suyu çok etkili ve efektif bir şekilde kullanmamız lazım" "Bugün barajlar Van Gölü havzasında geçen yıla göre büyük bir hacimsel genişlemeye sahip ve barajlar neredeyse yüzde 100’e yakın bir doluluk oranına sahip" diyen Akkuş, "Tabii bu özellikle önümüzdeki haziran, temmuz, ağustos ayları için hayati bir öneme sahip. Çünkü şu anda halen yağışlar devam ediyor. Tarımsal olarak da ciddi bir sulama suyuna ihtiyaç yok. Fakat önümüzdeki aylarda tarımsal sulama başladığı zaman bu barajlardaki sular adeta bir can suyu gibi çiftçinin imdadına yetişecek. Akarsudaki yaşayan balıkların imdadına yetişecek. Bu noktada barajlardaki suyu çok etkili ve efektif bir şekilde kullanmamız lazım. Şayet efektif bir şekilde kullanmazsak ne kadar suyumuz olursa olsun eski sulama yöntemlerine hiçbir su kaynağı dayanamaz. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki yıllarda 2026 yılındaki gibi bol kar ve yağmur yağışı geçer ve barajlarımız her zaman ağzına kadar dolu bir halde olur" ifadelerini kullandı