Yerel Haberler
Ankara
Minikler için doğada eğlence ve eğitim bir arada
03 Nisan 2026 Cuma - 13:56 Minikler için doğada eğlence ve eğitim bir arada Ankara’nın doğal ve kültürel zenginliklerini bir arada barındıran Endemik Vadi’de anaokulu öğrencileri eğlenerek öğreniyor. Pursaklar Belediyesi’ne bağlı Endemik Vadi, öğrencilere hem doğayı keşfetme hem de Ankara’nın yerel değerlerini öğrenme fırsatı sunuyor. Altındağ Hafsa Sultan Anaokulu öğrencileri, hem eğitici hem de keyifli bir deneyim yaşayarak doğayı yakından tanıma fırsatı buldu. Öğrenciler, gezide Ankara’ya özgü endemik bitkilerin yanı sıra Ankara keçisi, Ankara kedisi, Ankara güvercini ve Ankara tavşanı gibi yerel hayvan türlerini yakından inceleme imkanı elde etti. Çocuklar, başkentin doğal mirası hakkında bilinçlenirken eğlenceli vakit de geçirdi. ‘‘Endemik Vadimiz öğrencilerimizin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor" Öğrencilerin doğada keyifli bir eğitim deneyimi yaşadıklarını belirten Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Endemik Vadimiz, öğrencilerimizin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Burası çocuklarımızın doğayı keşfettiği, çevre bilinci kazandığı önemli bir eğitim alanı. Onların merakla öğrenmesi ve doğayla bağ kurması bizleri son derece memnun ediyor. Gelecek nesillerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz’’ dedi. Güzel havayı değerlendiren öğrenciler, şehir hayatının yoğunluğundan uzaklaşarak doğayla iç içe bir ortamda öğrenmenin tadını çıkardı. Endemik Vadi’ye gerçekleştirilen bu ziyaretler, çocukların hem eğlenmesini hem de doğaya karşı farkındalık geliştirmesini sağladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ekonomi programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül politikalarımızla ilerlemeye devam ediyoruz"
03 Nisan 2026 Cuma - 13:17 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ekonomi programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül politikalarımızla ilerlemeye devam ediyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ekonomi programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül politikalarımızla ilerlemeye devam ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından mart ayı enflasyon verilerine ilişkin yaptığı açıklamada, "Ekonomi programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül politikalarımızla ilerlemeye devam ediyoruz. Mart ayı enflasyonu yüzde 1,94 olarak gerçekleşmiş, yıllık enflasyon yüzde 30,87 seviyesine gerilemiştir. Aylık enflasyon gelişmelerinde taze meyve ve sebze ile işlenmiş gıda kalemindeki fiyat artışlarının zayıflamasının gıda fiyatları üzerinde olumlu etkileri görülürken, yıllık temel mal enflasyonunda da iyileşme sürmektedir. Savaşın etkisiyle yaşanan arz şoku kaynaklı enerji fiyatlarındaki artışa bağlı olarak ulaştırma fiyatları aylık olarak yükselmiştir. Mart ayında ulaştırma hizmet fiyatlarındaki artışa rağmen aylık hizmet enflasyonunun artış hızı diğer alt kalemlerdeki iyileşmenin etkisiyle önceki aya göre yavaşlamıştır. Küresel ekonominin artan jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışmalarla zorlu bir süreçten geçtiği bu dönemde enerji fiyatlarında savaş kaynaklı yükselişler, küresel enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturmaktadır. Bölgemizde yaşanan gelişmelerin ekonomimize olası etkilerini sınırlamak amacıyla ilgili tüm kurumlarımızla güçlü bir eşgüdüm içinde gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz. Bu kapsamda petrol fiyatlarındaki oynaklığın yurt içi fiyatlara etkisini azaltmak amacıyla eşel mobil sistemi geçici olarak devreye alınmış, akaryakıt fiyatlarındaki artışların önemli bir kısmı bütçe kanalıyla sınırlandırılmıştır. Ekonomimize duyulan güven, sağlam kurumsal altyapımız, güçlü ekonomik programımız ve yapısal reformlarımızla ekonomimiz dışsal şoklara karşı direncini korumaktadır. Jeopolitik gelişmelerin ekonomimize doğrudan ve dolaylı etkilerini bütüncül bir yaklaşımla yürüttüğümüz para, maliye ve gelirler politikamız sayesinde dengelemeyi sürdüreceğiz. Diğer taraftan sosyal konut, gıda arzı, lojistik ve yenilenebilir enerji alanlarında attığımız arz yönlü adımlarla enflasyonla mücadelemizi desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
RTÜK’ten spor yayınlarına ilişkin yeni düzenlemelerle ilgili açıklama
03 Nisan 2026 Cuma - 13:08 RTÜK’ten spor yayınlarına ilişkin yeni düzenlemelerle ilgili açıklama Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), spor müsabakalarının yayınlarında ortaya çıkan uygulamalara ilişkin yeni ilke kararlarının yer aldığı bir açıklama yayınladı. RTÜK’ten yapılan açıklamada, "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun çerçevesinde, İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı’nın raporu ve eklerini inceleyerek spor müsabakalarının yayınlarında ortaya çıkan uygulamaları ele aldı. Bu değerlendirmeler sonucunda, tarafsızlık, adil temsil ve evrensel spor değerlerine uygunluğu güçlendirmek amacıyla yeni ilke kararları aldı. RTÜK’ün amacı, spor yayınlarında tribün ve saha görüntülerinin tarafsız şekilde ekrana taşınmasını, spiker ve yorumcuların belirli takımlar veya taraftarlar lehine yorum yapmaktan kaçınmasını ve izleyicilere şiddet veya fanatizmi özendirmeyen bir yayın sunulmasını sağlamaktır. Böylece özellikle genç izleyicilere pozitif ve örnek teşkil eden bir spor deneyimi sunulması; sporda tarafsızlığın sağlanması ve izleyicilere güvenli, olumlu bir yayın deneyimi yaşatılması hedefleniyor" ifadelerine yer verildi. Müsabakalardaki olumsuz uygulamalar Spor müsabakaları yayınlarında tespit edilen olumsuzluklar ilgiliyse, "İncelemelerde bazı yayınlarda tribün pankartlarının ısrarla ekrana taşındığı ve yorumlandığı, bazı takım ve taraftarlar lehine taraflı ifadelerin kullanıldığı, küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntülerinin ekrana yansıdığı tespit edildi. Ayrıca saha içi ve tribünlerdeki kavgaların uzun süre gösterildiği ve sanal bahis ile aşırı tüketimi teşvik eden ürünlerin reklamlarının yayınlandığı gözlemlendi. Bu durumların sporda eşitlik ve yayıncılık ilkeleri açısından sakıncalı olduğu belirlendi" denildi. ’Sanal bahsi teşvik edici reklamlara yasaklama Açıklamada, spor müsabakalarının yayınlarına yönelik ilke kararları şu şekilde sıralandı: "Sporun ruhuna ve doğasına uygun, evrensel değerlerine saygılı, sporda pozitif bir atmosferin oluşturulmasına yönelik barışçı, şiddet içermeyen bir dil kullanılacaktır. Saha kenarlarında ya da tribünlerde kamu düzenine ve toplumsal barışa zarar veren, ayrımcılık içeren, belirli bir takımı veya taraftarını hedef alan pankartlar ekrana getirilmeyecektir. Yurt içinde yapılan hazırlık ve lig maçlarında sahada bulunan herhangi bir takım, teknik heyet, yönetici, taraftar grubu ya da hakemler hakkında taraflı veya fanatizmi tahrik eden yorumlar yapılmayacaktır. Spor müsabakalarının canlı yayınlarında; duraksamalar ve devre araları dışında, bant reklamlar dahil hiçbir türde reklam yayınlanmayacaktır. Spor müsabakalarının canlı yayınında sanal bahis oynamayı teşvik eden reklamlar yayınlanmayacak, bu konuda gerekli teknolojik tedbirler alınacaktır. Aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen ürünlere ilişkin reklamlara yer verilmeyecek, tanıtımı yapılan ürün ve hizmetleri teşvik edici ifadeler kullanılmayacaktır. Küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntüleri ekrana yansıtılmayacaktır. Saha içinde ve tribünlerde meydana gelen kavgalar uzun süreli ekrana getirilmeyecek, saha içerisine yetkisiz şekilde girip eylemde bulunan kişilerin görüntülerine yer verilmeyecektir." Söz konusu ilke kararlarının, Üst Kurul tarafından oy birliğiyle kabul edildiği ifade edildi.
YDS hafta sonu 20 farklı dilde yapılacak
03 Nisan 2026 Cuma - 12:59 YDS hafta sonu 20 farklı dilde yapılacak Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, Yabancı Dil Bilgisi (YDS) Seviye Tespit Sınavı’nın 5 Nisan Pazar günü 20 farklı dilde yapılacağını bildirdi. ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre YDS Seviye Tespit Sınavı, Almanca, Arapça, Arnavutça, Boşnakça, Çince, Danimarkaca (Danish Dili), Ermenice, Fransızca, Gürcüce, Hollandaca (Dutch Dili), İngilizce, Japonca, Korece, Lehçe, Macarca, Portekizce, Rumence, Rusça, Sırpça ve Ukraynaca (Ukraince) olmak üzere 20 farklı dilde düzenlenecek. Sınav sonuçları 30 Nisan tarihinde açıklanacak. Sınavın geçerlilik süresi, kurumların kendi mevzuatındaki geçerlilik süresi olacak. Ayrıca kurumlar kendilerine uygun geçerlilik süresi belirleyebilecekler. Akademik atamalarda kurumların yurt içi ve yurt dışı uygulamalarında YDS sonuçları kullanılabilecek. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, sınav günü saat 10.00’a kadar açık tutulacak. Adayların sınavlara girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgeleri, ÖSYM’nin ‘ais.osym.gov.tr’ adresinde erişime açıldı. Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce, Rusça dillerinde çoktan seçmeli 80 sorudan oluşan testler kullanılacak. Bu diller için sınavda kelime bilgisi, dil bilgisi, çeviri ve okuduğunu anlama soruları bulunacak. Diğer dillerde sınav yabancı dilden Türkçeye ve Türkçeden yabancı dile çeviri şeklinde yapılacak. Yazılı sınavda toplam 8 adet metin parçası bulunacak. YDS’ye 120 bin 790 aday katılacak Pazar günü ülke genelinde uygulanacak sınavla ilgili açıklama yapan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, şunları kaydetti: "20 farklı dilde düzenlenecek sınavda en fazla başvuru İngilizceden geldi. Arapça, Almanca, Fransızca ve Rusça dillerinden gelen başvuru sayıları İngilizceyi takip etti. Sınava toplam 120 bin 790 aday başvuru yaptı. Sınav güvenliğinin ve adaylara uygun sınav ortamının sağlanması amacıyla 17 bin 664 görevli yer alacak. Sınava başvuran 396 engelli aday için uygun sınav ortamı oluşturuldu. Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu. Bu kapsamda 981 aday bu haktan yararlandı. Ayrıca hükümlü veya tutuklu olarak bulunan ve sınava başvuran 215 aday YDS uygulamasına katılacak. Ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 54 bina, YDS için sınav binası olarak kullanılacak. Sınava katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim."
MHP Grup Başkanvekili Kılıç: "Bir genel başkan yardımcısı gider, bir başkası gelir"
03 Nisan 2026 Cuma - 12:46 MHP Grup Başkanvekili Kılıç: "Bir genel başkan yardımcısı gider, bir başkası gelir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, "Bir genel başkan yardımcısı gider, bir başkası gelir" dedi. Meclis’te parlamento muhabirleriyle bir araya gelen MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Partisinin Meclis Başkanlığına sunduğu Öğretmenlik Mesleği Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkındaki soruya Kılıç, "Şu anda Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda. 2023, 2024 ve 2025’teki öğretmenlerimizin yoğun talepleri üzerine hazırlanmış bir kanun teklifi. Zaten genel başkanımız da birkaç kez konuşmalarında 2023 ve 2024 yılındaki mağdur öğretmenlerimizle ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Onunla da görüşerek böyle bir kanun teklifi hazırladık. Gelişmeleri takip ediyoruz. Süreç işliyor. Olumsuz bir durum yok. Komisyonda bekliyor" cevabını verdi. "Bir genel başkan yardımcısı gider, bir başkası gelir" MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in görevden ayrılmasına ilişkin soru üzerine Kılıç, "Her şey normal. Biz partide çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu ilk defa olan bir olay değil ve ilk defa MHP’de olan bir olay da değil. Bir genel başkan yardımcısı gider, bir başkası gelir. Zaten İzzet Ulvi Yönter de akademik kariyerine devam edebilmek adına bir müsaade istemişti. Genel başkanımız da uygun gördü. Bunda öyle çok abartacak bir durum, farklı aranacak bir durum söz konusu değil. Her şey söylenebilir ama bunların bizimle alakası yok. Çok sıra dışı bir olay gibi göstermeye gerek yok" dedi. "Bunun üzerinde hakikaten gece gündüz kafa yoruyoruz" "Terörsüz Türkiye" süreci hakkında değerlendirmelerde bulunan Kılıç, "Bu mesele bizim birinci gündemimiz. Bunun üzerinde hakikaten gece gündüz kafa yoruyoruz. Genel başkanımız çok ciddi adımlar atıyor. Bizim önceliğimiz bu. Seçim falan değil. Ayrıca genel başkanımız Komisyon raporu doğrultusundaki yasal düzenlemelerin hızlandırılması noktasında gerek grup toplantılarında, gerekse yaptığı yazılı açıklamalarda bunu ifade ediyor. Biz hala aynı kararlılığımızdayız. Hızlandırılması konusunda görüşmeler gerek basına açık gerekse kulislerde devam ediyor. Bir an önce olmasını istiyoruz" diye konuştu.
Omi Enerji’den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır
03 Nisan 2026 Cuma - 11:52 Omi Enerji’den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır Omi Enerji tarafından geliştirilen ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemi, konut, seracılık ve hayvancılık sektöründe karşılaşılan yüksek enerji maliyeti ve homojen ısı dağılımı sorunlarına çözüm getiriyor. Ankara Üniversitesi Teknokent bünyesinde ‘Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı’ etkinliği düzenlendi. Etkinlikte yer alan Omi Enerji firması, dünyanın sürdürülebilir ve ekonomik çözümlerinden biri olan Sığ Jeotermal Enerji teknolojisini tarım, hayvancılık ve konut uygulamaları başta olmak üzere birçok mecrada hayata geçirmeyi hedefliyor. Omi Enerji tarafından modern seracılıkta karşılaşılan yüksek enerji maliyetleri ve homojen ısı dağılımı sorunlarına çözüm olarak geliştirilen ‘Akıllı Sera Enerji, Homojen Isıtma ve Yapay Zeka Destekli Kontrol Sistemi’ ile birlikte hem enerji tasarrufu hem de üretim verimliliğinde önemli artışlar sağlandığı belirtildi. Türkiye’de bir ilk olarak Omi Enerji tarafından geliştirilen Sığ Jeotermal Enerji sisteminin geleneksel yöntemlerde yalnızca havanın ısıtılması nedeniyle oluşan sıcaklık dengesizliklerini ortadan kaldırmayı hedeflediği ifade edildi. Klasik seralarda ısının üst bölgelerde birikmesi sonucu bitkilerin farklı koşullarda gelişmesi verimi düşürürken, yeni sistemle sera genelinde dengeli bir sıcaklık dağılımının sağlanacağı vurgulandı. Sera içerisine yerleştirilen boru hatları aracılığıyla doğrudan ısı transferi gerçekleştirilirken, aynı zamanda hava da kontrollü ve homojen şekilde ısıtılıyor. Böylece sera içindeki tüm hacimde optimum sıcaklık korunarak, bitkilerin ihtiyaç duyduğu stabil iklim koşullarının oluşturulduğu açıklandı. Bunun yanı sıra bu projenin konut ve hayvancılık sektöründe de ivedilikle kullanılması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji entegrasyonu dikkat çekiyor Sisteme entegre edilen güneş enerjisi altyapısının da enerji bağımsızlığını artırdığı ifade edilirken, yaklaşık bin metrekare alana kurulabilen 200 kilowatt-peak (kWp) gücündeki fotovoltaik sistemin Türkiye koşullarında yıllık ortalama 280-320 megavat-saat (MWh) elektrik üretimi sağlayabildiği belirtiliyor. Üretilen enerjinin ısı pompası, sirkülasyon pompaları ve otomasyon sistemlerinin önemli bir kısmını karşılayarak işletme maliyetlerini ciddi ölçüde düşürdüğünün altı çizilirken, ayrıca sisteme dahil edilen batarya depolama ünitesi sayesinde enerji üretimindeki dalgalanmalar dengelenerek kesintisiz çalışma ve operasyonel güvenliğin sağlandığı ifade edildi. Jeotermal destekle yüzde 30’a varan tasarruf Akıllı sera sisteminde sığ jeotermal kaynaklar ve yüksek verimli ısı pompası teknolojisi birlikte kullanılıyor. Yer altında yıl boyu sabit kalan sıcaklık güvenilir bir enerji kaynağı sunarken, ısı pompası bu enerjiyi kullanılabilir seviyeye taşıyor. Türkiye’de yapılan saha uygulamaları ve akademik çalışmalara göre bu sistemle sera içi hava sıcaklığında ortalama 6-8 derece, toprak sıcaklığında ise 8-12 derece artış sağlanacağı aktarıldı. Ayrıca klasik sistemlere kıyasla yüzde 20 ila 30 arasında enerji tasarrufu elde edilebildiği ifade ediliyor. "Önemli olan yerin içindeki sıcaklığı tespit edebilmektir" Sığ Jeotermal Enerji hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu ve Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi, bu sistem ile birlikte Türkiye’nin ısınmada dışa bağımlılığının ciddi oranda azalacağını belirtti. Sığ Jeotermal Enerji’nin Türkiye’nin jeopolitik konumuyla doğru orantılı olduğunu ifade eden projenin mimarı Kadıoğlu, "Sığ Jeotermal Enerji’nin esas prensibi şudur; kışın soğuk iklimini yerin içine depolayarak yazın kullanmaktır. Yazın da sıcaklığını yerin içine depolayarak kışın kullanmaktır. Kışın soğuğunu yerin içine depoluyoruz, yazın kullanıyoruz. Yazın sıcağını da yerin içine depoluyoruz ve kışın kullanıyoruz. Bu durum bir bölgenin jeolojik yapısına, bir de bölgenin coğrafi konumuna bağlı olarak değişebilmektedir. Buradaki en önemli husus şudur; yerin içindeki sıcaklığı, sabit bir ısıda nerede gerçekleşiyor onu tespit edebilmektir. Türkiye’de ortalama olarak 70 metrede yerin sabit sıcaklığını, yerin bozulmamış sıcaklığını yakalamak mümkündür. Bu sıcaklık ortalama 10 derecenin üzerindedir. Yani 70 metre derinlikte 10 derecenin üzerindeki bir sıcaklığı rahatlıkla yakalayabiliyoruz" diye konuştu. "Ukrayna savaşında doğal gazın kesilmesi konusunda Avrupa hiçbir zaman sıkıntı çekmedi" Ukrayna-Rusya savaşından sonraki süreçlerde Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz akışını kestikten sonra Avrupa’nın bu sistemle ısınma konusunda hiçbir zaman sıkıntı çekmediğini vurgulayan Kadıoğlu, "Ukrayna savaşında doğal gazın kesilmesi konusunda Avrupa hiçbir zaman sıkıntı çekmedi. Çünkü Avrupa, sıvı jeotermalden yararlanarak soğutma ve ısıtma ihtiyacını karşıladı. Türkiye, Avrupa’dan daha elverişli bir ortama sahip olmasına rağmen maalesef bu sistem yaygın olarak kullanılmıyor. Amacımız bunu verimli bir şekilde kullanmak ve ülke geneline yaymaktır" şeklinde konuştu. "Avrupa’da 50 yıldır kullanılan ve yasal olan bir enerji türüdür" Sıvı Jeotermal Enerji sistemi ile birlikte ısınma maliyetinin neredeyse sıfıra ineceğinin altını çizen Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi ise, "Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçecek. En garip tarafı da Sığ Jeotermal Enerji, Avrupa’da 50 yıldır kullanılan ve yasal olan bir enerji türüdür. En basit ifadeyle ayağımızın altından 100 metreye kadar olan bir yer kabuğunda 14 ila 20 santigrat derecelik bir sıcaklığı dışarıya borular yardımıyla çıkartıp, yapıların ısıtmasında ve soğutmasında kullanılabilen çok basit, ekonomik ve yenilebilir bir projedir" ifadelerine yer verdi. "Sıvı Jeotermal Enerji’yle ısıtma ve soğutma problemimizi çözeceğiz" Sıvı Jeotermal Enerji’nin doğa dostu bir proje olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu proje hem konutların hem de iş yerlerinin ısıtılmasını, soğutulmasını, çiftçilerin özellikle hayvan refahını sağlayacak olan barınma alanlarının refahında, ısıtmasında ve soğutmasında kullanılır. Seracılık alanlarında da kullanılıyor. Aslında Avrupa bunu 50 yıldır kullanıyor. Çünkü insan bilmediğinden korkar. Burada korkulacak bir şey yok. Enerjimizi kendi kendimize yetecek hale getirebilecek bir potansiyele Anadolu coğrafyası sahiptir. Biz dışa bağımlı durumdayız. Dışa bağımlılığımızı ortadan kaldıracak, ısıtma ve soğutmada doğal gaza ihtiyaç kalmadan Sıvı Jeotermal Enerji’yle birlikte ısıtma ve soğutma problemimizi çözeceğiz. Kömür konusunun çevreye vermiş olduğu zararlar herkes tarafından biliniyor. Kömürden de, doğal gazdan da, petrolden de, elektrikten de hem daha az maliyetli hem de sürdürülebilir enerji kaynağına sahip olacağız." Düzenlenen ’Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı’ etkinliğine eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkal, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Ruhi Ersoy, Bala Belediye Başkanı Ahmet Buran, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Akyurt Belediye Başkanı Hilal Ayık, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Ankara Büyükşehir Belediyesi bürokratları, Ankara Ticaret Odası ve Ankara Sanayi Odası yetkilileri ile çok sayıda iş insanı katıldı.
Taklit ve tağşiş listesi güncellendi: Çok sayıda üründe uygunsuzluk tespit edildi
03 Nisan 2026 Cuma - 11:36 Taklit ve tağşiş listesi güncellendi: Çok sayıda üründe uygunsuzluk tespit edildi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı güncel ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesine yeni ürünler eklendi. Çok sayıda üründe uygunsuzluk tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesi güncellendi. 2 Nisan tarihli listede farklı illerde faaliyet gösteren firmalara ait birçok üründe mevzuata aykırılıklar tespit edildi. Listenin ‘Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar’ kısmında, İstanbul Kağıthane merkezli MMİ İlaç Gıda Kozmetik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde bitkisel veya takviye edici olarak pazarlanan The Jestea Capsul (L-Carnitine içeren takviye edici gıda), Diblong (Ginseng macun), Diblong Ginseng Drink For Men (Tutti Frutti aromalı gazlı içecek), Özlex Tea (Orman meyveli içecek) ürünlerde ilaç etken maddesi tespit edildi. Listenin ‘Aynı Değeri Taşımayan Madde Eklenmesi’ kısmında ise, Antalya’nın Alanya ilçesinde faaliyet gösteren Emin Küçük’e ait ‘Köyünden Tereyağı (1 kilogram)’ ürününde yağ oranının düşük olduğu, bitkisel yağ ve süt yağı harici yağ tespiti yapıldığı belirlendi. İzmir’in Bornova ilçesinde Bornova Kapalı Pazar Yeri’nde satış yapan Fatih Koçyiğit’e ait ‘çağ kebabı (pişmiş ürün)’ içerisinde kanatlı eti tespit edildi. Antalya’nın Kepez ilçesinde faaliyet gösteren Volkan Et’e ait ‘dana kıyma’ ürününde de kanatlı eti bulunduğu bildirildi. Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde hizmet veren Miran Lahmacun’a ait ‘çiğ lahmacun harcı (dana eti+kuzu eti)’ ürününde sakatat (karaciğer) tespit edilirken, aynı ilçede faaliyet gösteren Toki Ocakbaşı’na ait ‘çiğ lahmacun harcı (dana+kuzu eti)’ ürününde kanatlı eti bulunduğu açıklandı. Yine Kayapınar’da bulunan Müptela Ocakbaşı’na ait ‘çiğ kıyma (dana+kuzu eti)’ ürününde kanatlı eti ve sakatat (taşlık), Goşto Izgara’ya ait ‘çiğ Adana kebabı harcı (dana+kuzu eti karışık)’ ürününde de benzer şekilde kanatlı eti ve sakatat (taşlık) tespit edildi. İstanbul’un Bağcılar ilçesinde faaliyet gösteren Tertip Et’e ait ‘dana kıyma’ ürününde kanatlı eti ve sakatat (taşlık) bulunduğu belirlenirken, Kartal ilçesindeki Okyanus Lezzet Toplu Yemek Hizmeti’ne ait ‘fırınlanmış kasap köfte’ ürününde deri dokusu tespit edildi. İzmir’in Bornova ilçesinde faaliyet gösteren Gürman Pide’ye ait ‘dana etli lahmacun harcı (çiğ)’ ürününde ise sakatat (kalp) bulunduğu açıklandı. Ordu’nun Fatsa ilçesinde faaliyet gösteren Kervan Kır Pidesi Börek Salonu (Sedat Özenç) ile Candaroğlu Kır Pidesi ve Börek (Tülay Özenç) işletmelerine ait çiğ kır pidesi harçlarında kanatlı eti tespit edildi. Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Köfteci Nihat (Nihat Solmaz) işletmesinin dana ve kuzu etinden hazırlanan köftelerinde de kanatlı etine rastlandığı bildirildi. Balıkesir ve İzmir illerindeki bazı firmaların zeytinyağına daha düşük kaliteli yağlar veya tohum yağları karıştırdığı belirlendi. İzmir Torbalı’da Hisaroğulları Tarım Gıda’nın taş baskı natürel sızma zeytinyağında tohum yağları karışımı tespit edildi. Balıkesir Edremit’te Bayramoğlu Zeytin Zeytinyağı’na ait sızma zeytinyağına daha düşük kaliteli zeytinyağı karıştırıldığı tespit edildi. Balıkesir Gönen’de Yusuf Ziya Göcen’in pazar tezgahında etiketsiz zeytinyağında tohum yağları karışımı bulundu. Balıkesir Burhaniye’de Ufuk Zeybek’e ait natürel sızma zeytinyağında tohum yağları karışımı tespit edildi. Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde faaliyet gösteren Buğra Bitkisel Yağ firmasına ait ‘Ayvalık Koop’ ve ‘Ayvalık’ markalı natürel sızma zeytinyağlarında tohum yağı karıştırıldığı belirlendi. Bursa Yıldırım’da ise Altıncezve Gıda tarafından üretilen ‘Altıncezve Ehl-i Keyf’ markalı siyah çayda (3 kilogram) gıda boyası tespit edildi. Listenin ‘Temel Özelliği Etkileyen İçerik Eksikliği’ kısmında, Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde faaliyet gösteren Özışık Süt Ürünleri’ne ait ‘Özışık’ markalı tam yağlı taze kaşar peynirinde eritme tuzu tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla düzenli olarak güncellenen listelere ‘guvenilirgida.tarimorman.gov.tr’ adresi üzerinden erişilebiliyor.
Mart ayı enflasyon verileri açıklandı: SSK ve Bağ-Kur emeklisine yazın yüzde 10,03’lük zam kesinleşti
03 Nisan 2026 Cuma - 11:07 Mart ayı enflasyon verileri açıklandı: SSK ve Bağ-Kur emeklisine yazın yüzde 10,03’lük zam kesinleşti Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisini ilgilendiren mart ayı enflasyon verisiyle birlikte üç aylık zam oranı belli oldu. Emekli maaşlarında yapılacak artış, yılın ilk 6 ayında oluşan enflasyon oranına göre belirleniyor. Milyonlarca emekli alacakları zam için enflasyon rakamlarını takip ediyor. İlk iki ayda açıklanan rakamlara göre enflasyon ocakta yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96 oldu. Bu veriler doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 7,95’lik artış kesinleşmişti. Mart ayı verisi ise bu oranı yukarı taşıdı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mart ayı enflasyon verilerine göre aylık artış yüzde 1,94, yıllık yüzde 30,87 olarak açıklandı. Bu verilerle birlikte emeklilerin maaşlarına yansıyacak üç aylık enflasyon farkı da netleşti. Ocak ve temmuz dönemlerinde açıklanan 6 aylık enflasyon verilerine göre zam alan SSK ve Bağ-Kur emeklileri, mart ayı verisinin eklenmesiyle temmuz dönemi için şimdiden yüzde 10,03 oranında zammı hak etmiş durumda. Temmuz ayında uygulanacak zam için nisan, mayıs ve haziran aylarına ilişkin enflasyon verileri belirleyici olacak. Memur ve memur emeklilerinin 3 aylık enflasyon farkı yüzde 6,07 Mart ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla memurların üç aylık enflasyon farkı netleşti. Bu çerçevede memur ve memur emeklilerinin farkı yüzde 6,07 olarak belirlendi. Bu fark, toplu sözleşme hükümleri çerçevesinde memur maaşlarına yansıyacak.