Yerel Haberler
Ankara
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:51 Hurmacı Ahmet Özkan uyardı: "Kudüs hurması adı altında İsrail menşeli ürünler satılmakta" Her yıl Ramazan ayında artış gösteren hurma fiyatlarında bu yıl beklenilenin aksine artış yaşanmadı. Ramazan’da iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, iftarlık ve sahurluk olarak iki ayrı türde tercih ediliyor. Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, iftarlık ve sahurluk olarak tercih ediliyor. Sahur için daha lifli ve besin değeri daha yüksek hurmalar tercih edilirken iftar için ise daha şekerli, kuru ve yumuşak hurmalar tercih ediliyor. Suudi Arabistan ve Medine hurmaları en çok tercih edilen hurmalar olurken, Tunus, Irak, İran ve Mısır gibi çeşitleri de bulunuyor. "Sahur için daha doyurucu ve lifli hurma tercih ediliyor" Her sene hurma fiyatlarında farklı artış oranları olduğunu söyleyen hurmacı Ahmet Özkan, bu sene Ramazan’da beklenilenin aksine fiyatlarda ciddi bir artış olmadığını ve yüzde 5 gibi bir oranda arttığını ifade etti. Toplumun artık bilinçlendiğini dile getiren Özkan, "Hurma iftarlık ve sahurluk olmak üzere artık ikiye ayrılıyor. Birçok vatandaş hurmayla ve sütle oruç tutuyor sünneti de yerine getirmek için. İftarda tamamen damak tadına göre, daha şekerli, kuru, yumuşak hurmalar tercih eden vatandaşlarımız var. Sahur için daha lifli, daha doyurucu ve besin değeri daha yüksek hurmaları tercih ediyorlar" dedi. "Savaştan sonra insanlar boykot ettiği için hurma fiyatları düştü" Hurma tedariğini 20 senedir ağırlıklı olarak Suudi Arabistan ve Medine’den yapan Özkan, yaklaşık 23 çeşit Medine hurmasının satışını yapıyor. Bunların yanında Tunus, Irak, İran ve Mısır gibi farklı ülkelerin de hurma çeşitlerini satan Özkan piyasada satılan sağlıksız hurmalar hakkında şunları dile getirdi: "Kudüs hurması adı altında İsrail menşeli ürünler satılmakta. Özellikle bu son savaştan sonra insanlar boykot uyguladığı için hurma fiyatları düştü. Kudüs hurması uygun fiyatlı diye çok satılmaya başladı. İsmini değiştirip yine Filistin hurması yapan insanlar da oldu maalesef. Bu tarz işlenmiş ürün, hormonlu meyve, hibrid tohumlar üretiliyor. Haliyle çok sağlıksız olduğu için zaten tercih etmemeleri gerekir. İkinci sebebi de artık vatandaşlara bırakırız." "Hurmanın işlenmemiş, yıkanmamış ve parafinlenmemiş olmasına dikkat etmek lazım" Hurma satın alırken, hurmanın işlenmemiş, yıkanmamış ve parafinlenmemiş olmasına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Özkan, "Ambalajlı ürünlere çok dikkat etmeleri lazım. İçine oksit gazı basıyorlar. Sağlık açısından tehlikeli gördükleri, çok açıkta bulunan veya çok sıcakta bulunan ürünleri tercih etmemeliler. Bir de hurmayı saklama koşulları var. Hurmayı aldıktan sonra kuru ve serin bir yerde muhafaza etmek gerekiyor. Oda sıcaklığı bir ay boyunca yeterlidir ama kış döneminde olduğumuz için ve insanlar kaloriferleri yaktığı için ev ortamı sıcak oluyor. Dolabın sebzeliğinde ve serin yerlerde muhafaza ederlerse daha uygun olur" şeklinde konuştu.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:10 Bakan Gürlek: "Hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Görevini titizlikle yerine getiren kolluk birimlerimize teşekkür ediyor, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhuriyet Savcısı olduğunu belirterek yolculardan birine yönelik sarf ettiği ’seni öldürürüm, yobaz, bundan sonra Türkiye’de barın bakalım’ şeklinde sözler sarf eden şahıs hakkında ’tehdit’ ve ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından resen soruşturma başlatılması üzerine Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Bakan Gürlek paylaşımında, "Süreci yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve görevini titizlikle yerine getiren kolluk birimlerimize teşekkür ediyor, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum" ifadelerini kullandı. Başsavcılık paylaşımı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ise birtakım sosyal medya sitelerinde 21 Şubat günü dolaşıma sokulan paylaşıma ilişkin, şu ifadelere yer verildi: "Cumhuriyet Savcısı olduğunu belirterek yolculardan birine yönelik sarf ettiği ’seni öldürürüm, yobaz, bundan sonra Türkiye’de barın bakalım’ şeklinde sözler sarf eden şahıs hakkında ’tehdit’ ve ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından resen soruşturma başlatılmıştır. Toplu taşıma aracı içerisinde gerçekleştiği anlaşılan videoda Kimlik bilgileri tespit edilmiş olan Y.S. isimli şahsın Adalet Meslek Yüksekokulu’ndan terk olduğu, halihazırda Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümünde aktif öğrenci kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Şahsın yakalama işlemleri yapılarak ’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama’ suçundan gözaltına alınmıştır. Kamuoyunun bilgisine sunulur."
AB Komiseri Kos’un Türkiye ziyareti: Gündemde tam üyelik ve iş birliği var
05 Şubat 2026 Perşembe - 13:00 AB Komiseri Kos’un Türkiye ziyareti: Gündemde tam üyelik ve iş birliği var Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, 6 Şubat’ta Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Görüşmelerde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik hedefi ve ilişkilerdeki tıkanıklıkların giderilmesine yönelik beklentilerin güçlü şekilde dile getirilmesi öngörülüyor. Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos’un 6 Şubat tarihinde Türkiye’yi ziyaret edeceğini açıkladı. Kaynaklar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın görüşmede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyon çerçevesinde Avrupa Birliği’ne tam üyeliğin Türkiye’nin stratejik hedefi olmayı sürdürdüğünü vurgulamasının öngörüldüğünü aktardı. Bu kapsamda AB’nin Türkiye’ye yönelik politikalarında önyargısız, rasyonel, liyakat temelli ve adil bir yaklaşım benimsemesi gerektiğine dikkat çekileceğini belirten kaynaklar, Türkiye’nin diğer aday ülkelerle yürütülen tüm süreç ve temaslara eşit şekilde dahil edilmesinin öneminin altının çizileceğini ifade etti. Kurumsal iş birliği ve somut adım beklentisi Kaynaklara göre, görüşmede Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut tıkanıklıkların giderilmesi için kapsamlı, kurumsal ve çok katmanlı bir iş birliği çerçevesine ihtiyaç bulunduğu vurgulanacak. Bu çerçevede ilişkilerin sürdürülebilir ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla 15 Temmuz 2019 tarihli AB Dış İlişkiler Konseyi kararlarının tamamen kaldırılması başta olmak üzere AB’den somut adımlar beklendiği ifade edilecek. Ayrıca Türkiye-AB kurumsal istişare mekanizmalarına yeniden işlerlik kazandırılması, Türkiye-AB Ortaklık Konseyi ile siyasi, enerji ve ulaştırma alanlarındaki Yüksek Düzeyli Diyalog toplantılarının en kısa sürede düzenlenmesinin önemine dikkat çekilecek. Gümrük Birliği, yatırım ve vize başlıkları Kaynaklar, AB’nin Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye’nin ise AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunun, taraflar arasındaki iş birliğinin stratejik niteliğini ortaya koyduğuna işaret edileceğini bildirdi. Bu kapsamda Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik müzakerelerin gecikmeksizin başlatılmasının elzem olduğu vurgulanarak, Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetlerine tam olarak geri dönmesinin inovasyon temelli ve sürdürülebilir yatırımlar açısından önem taşıdığı ifade edilecek. Göç alanındaki iş birliğinin ise adil yük ve sorumluluk paylaşımı temelinde sahadaki yeni gerçeklere göre yeniden şekillendirilmesi gerektiğinin dile getirileceğini belirten kaynaklar, Vize Serbestisi Diyaloğu’nun tamamlanması ve bu kapsamda kolaylaştırıcı tedbirlerin etkin biçimde hayata geçirilmesine yönelik beklentilerin de aktarılacağını kaydetti. Kaynaklar ayrıca, Schengen vizesi uygulamalarında Türk vatandaşlarına yönelik iyileştirmeler öngören 15 Temmuz 2025 tarihli uygulama kararının Türk tır sürücüleri dahil olmak üzere tüm kesimleri kapsayacak şekilde uygulanmasının elzem olduğunun vurgulanacağını bildirdi. Güvenlik, bağlantısallık ve bölgesel meseleler Görüşmede, bağlantısallık, enerji, ulaştırma ve dijitalleşme alanlarında eşgüdümün derinleştirilmesinin Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da istikrar ve ekonomik dayanıklılığı güçlendireceğine dikkat çekilmesi öngörülüyor. Kaynaklar, Türkiye’nin ulaştırma ve bağlantısallık alanında bölgede kilit bir paydaş olduğunun vurgulanacağını, bu alandaki yakın iş birliğinin Türkiye ve AB için ortak faydalar sağlayacağının ifade edileceğini aktardı. Avrupa güvenlik mimarisinin Türkiye’nin bölgede merkezi ve etkili bir jeopolitik aktör olarak üstlendiği rol dikkate alınmadan şekillendirilemeyeceğinin vurgulanacağını belirten kaynaklar, Karadeniz Stratejisi bağlamında Türkiye-AB iş birliğinin önemine işaret edileceğini bildirdi. Bu çerçevede AB’nin güvenlik ve savunma alanındaki girişimlerinde stratejik vizyon ve sorumlulukla hareket etmesinin beklendiği ifade edilecek. Kaynaklar, ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze ve Filistin’deki gelişmeler, Suriye’deki son durum, Libya ve İran başta olmak üzere Türkiye ve AB’yi doğrudan ilgilendiren bölgesel meselelerde eşgüdüm ve istişarelerin öneminin de gündeme geleceğini kaydetti. Söz konusu ziyaret, Komiser Kos’un Türkiye’ye gerçekleştireceği ikinci resmi ziyareti olacak. Dışişleri Bakanı Fidan, Komiser Kos’u daha önce 25 Temmuz 2025’te İstanbul’da ağırlarken, taraflar son olarak 2 Aralık 2025’te Brüksel’de bir araya gelmişti. Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde temaslar arttı Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde olumlu gelişmeler ve karşılıklı temasların ivme kazandığını belirtti. Bu kapsamda 15 Temmuz 2019 tarihli Dış İlişkiler Konseyi kararlarıyla askıya alınan Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyaloğu’nun yeniden başlatıldığı, Türkiye’nin AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantılarına (Gymnich) davet edildiği ve Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetlerine kısmen geri döndüğü hatırlatıldı.
Millet Kütüphanesi’nde ’Gazze’ temalı filografi sergisi açıldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:59 Millet Kütüphanesi’nde ’Gazze’ temalı filografi sergisi açıldı Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı tarafından düzenlenen "Gazze" temalı filografi sergisi Millet Kütüphanesi’nde açıldı. Sergide Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi. Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı, Millet Kütüphanesi Divan Salonu’nda Gazze temalı filografi sergisi düzenledi. Gazze’de yaşananların sadece bölgesel bir mesele olmadığını, tüm insanlığın ortak vicdanını ilgilendirdiğini vurgulayan eserlerin Filistin halkının maruz kaldığı zulmü sanat yoluyla anlatmayı amaçladığı belirtildi. Serginin açılışında açıklamalarda bulunan AK Parti Genel Merkez AR-GE ve Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen ve Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur, şehitlik mertebesinin özel bir yer olduğuna ve Gazze’de yaşananların ağır bir insanlık dramı olduğuna dikkat çekti. "Şehitlik, peygamberlikten sonra insan için en yüce makam" Şen, terörsüz Türkiye sürecini titiz bir şekilde yürüttüklerini, şehit ve gazi ailelerini üzecek hiçbir şey yapmayacaklarını belirterek, "Şehitlik, peygamberlikten sonra insan için en yüce makam. Şehitlerimiz sayesinde yaşadığımızı biliyorum. Onlar canlarını verdiler. Biz canlarımızı onlar sayesinde devam ettiriyoruz ve koruyoruz. O yüzden şehitlerimize çok minnettarız. Onların yakınlarına da, ailelerine de, gazilerimize de çokça minnettarız. Bir taraftan da biliyorsunuz terörsüz Türkiye süreci devam ediyor. Bitti bitecek, artık daha böyle bir şey olmayacak. Yavrularımız terör sebebiyle şehit olmayacaklar. Cumhurbaşkanımız hemen hemen her konuşmasında bu süreçte şu sözü söyledi; ‘Biz şehit ailelerimizi, gazi ailelerimizi, şehitlerimizi ve gazilerimizi üzecek hiçbir şey yapmayacağız. Kimse bizden böyle bir şey beklemesin’" şeklinde konuştu. "Ankara’da olan herkesi sergimize davet ediyoruz" Şehitleri anmaktan geri durmayarak, görevlerini yerine getireceklerini ifade eden Cantimur ise, "Külliyemizde şehit yakınlarının ve gazilerimizin ortaya koymuş olduğu eserleri hep beraber izleyeceğiz. Şehitlerimizi anacağız. Onlara olan bu görevimizi yerine getirmiş olacağız. Bu eserleri ortaya koyan bütün şehit yakınlarına ve gazilerimize çok teşekkür ediyoruz. Sergimiz hayırlı olsun, Ankara’da olan herkesi sergimize davet ediyoruz" diye konuştu. Düzenlenen sergiye AK Parti Genel Merkez AR-GE ve Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur ve vakıf üyeleri katıldı. Sergideki eserlerden elde edilecek gelirin Gazze’ye bağışlanacağı belirtildi.
MSB: "Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır"
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:13 MSB: "Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır" Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Somali’deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır" denildi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyonlar kapsamında hafta içerisinde 5 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu belirtti. Aktürk, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcılar ile mağara, sığınak ve barınakların tespit ve imha çalışmalarının sürdüğünü dile getirerek "Menbic’de imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır. Bu rakam Tel Rıfat’ta 302, Menbic’de ise 453 kilometredir" dedi. Hudutlarda 125 kişi yakalandı Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğini vurguladı. Aktürk, "Hafta boyunca 16’sı terör örgütü mensubu olmak üzere 125 şahıs yakalanmıştır. 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644’e, engellenenlerin sayısı ise 5 bin 890’a ulaşmıştır" ifadelerini kullanarak Hakkâri ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde 77 kilogram uyuşturucu maddenin ele geçirildiğini de kaydetti. TSK, NATO’nun en geniş kapsamlı tatbikatına katılacak TSK, çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığını belirten Aktürk, "NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca, 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edilecek ve NATO’nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvet ile katılacaktır. Ayrıca, 573 kişilik kara unsurumuzun, 7 Şubat’ta Çorlu Havalimanı’nda yapılacak töreni müteakip A-400M askerî nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre / 3 bin 480 deniz mili mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti; Avrupa’nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu. İsrail’in Gazze saldırılarına kınama Bölgesel gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınayarak, "Kalıcı ateşkesin tesis edilmesini beklediğimiz bir dönemde İsrail’in Gazze’de çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınıyoruz" ifadelerini kullandı. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının da istikrara zarar verdiğini vurgulayan Aktürk, İsrail’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen Barış Planı’na uyması ve Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasına izin vermesi gerektiğini söyledi. Savunma sanayii ve envanter vurgusu Savunma sanayiinde yerli ve millî ürünlerle TSK’nın imkân ve kabiliyetlerinin artırıldığını belirten Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda KBRN Keşif aracının ilk kez envantere alındığını, HGK-84 güdüm kitlerinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini açıkladı. Aktürk ayrıca, ASELSAN üretimi ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi, Arayıcı Başlık Radarları ve SİPER-1 Orta Menzilli Hava ve Füze Savunma Sistemi Bataryasının envantere alındığını bildirdi. Suriye’deki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, 30 Ocak’ta Suriye Hükûmeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik imzalanan yeni anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını bildirdi. MSB açıklamasında, Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını güçlendirmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, "Entegrasyonun; Suriye’nin üniter yapısını ve ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor, planlanan tüm faaliyetlerin şeffaflık ve karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmesini bekliyoruz. Bölge halkının uzun süredir özlem duyduğu barış, huzur ve istikrar ortamının en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyoruz. Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise, Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi. Yunanistan’ın açıklamalarına tepki MSB, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Ege Denizi’nde karasularının 12 mile çıkarılmasına yönelik açıklamalarına ilişkin tutumun net olduğunu vurguladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Yunan politikacıların Ege Denizi’nde karasularını 12 mile çıkarma söylemleri konusunda ülkemizin tutumu nettir. Türkiye olarak, Ege’de adil, hakkaniyetli ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun bir deniz yetki paylaşımının ancak karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz. Yunanistan’ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda, ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir" denildi. "Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır" Somali’de görev yapan Somali-Türk Görev Kuvveti ve Hava Unsur Komutanlığına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan MSB, askerî yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetlerinin sürdüğünü bildirdi. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Somali’de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığımız; askerî yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali’nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir. Somali’deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır." Türkiye-Mısır askerî iş birliği Türkiye ile Mısır arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşmasına da değinilen açıklamada, söz konusu anlaşmanın 4 Şubat 2026 tarihinde Kahire’de imzalandığı hatırlatıldı. MSB açıklamasında, "Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükûmeti arasında Askerî Çerçeve Anlaşması, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdülfettah Es-Sisi’nin riyasetinde Kahire’de imzalanmıştır" denildi. Anlaşmayla savunma iş birliğinin geliştirilmesinin hedeflendiği vurgulanarak, "Belirlenen askerî iş birliği alanlarında bilgi ve uzmanlık teatisi yoluyla savunma iş birliğinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır" ifadeleri kullanıldı.
3 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 123 şüpheli yakalandı
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:12 3 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 123 şüpheli yakalandı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya 3 ilde jandarma tarafından uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 123 şüphelinin yakalandığını açıkladı.İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, Ezine, Isparta ve Tarsus Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Çanakkale, Isparta ve Mersin’de uyuşturucu satışına yönelik operasyonlar düzenlendi. 131 Asayiş Timi, 9 Jandarma Motorlu Asayiş Timi, 6 Komando Timi, 574 jandarma personeli ve 12 özel eğitimli narkotik dedektör köpeği ile birlikte 101 farklı adrese düzenlenen operasyonlar sonucu 123 şüpheli yakalandı. Operasyonlar sonucu 465 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi.Bakan Yerlikaya uyuşturucu ile mücadelede kararlılık vurgusu yaptığı paylaşımda, "Operasyonlardaki hedefimiz; özellikle gençlerimizi hedef alan, zehir tacirlerinin eli kolu durumundaki, sosyal medya ve mesajlaşma programları üzerinden, mahalle ve sokak aralarında uyuşturucu madde satışı yapan ‘Torbacı’ diye tabir edilen sokak satıcılarıydı. Uyuşturucuyla savaşımız, çok katmanlı ve çok boyutlu olarak kararlılıkla devam ediyor. Uyuşturucu suç örgütü elebaşından, torbacısına kadar tedarik zincirinin her halkasını tek tek kırıp atacak operasyonlar düzenliyoruz" ifadelerine yer verdi.
TESK Başkanı Palandöken: "(6 Şubat depremleri) Allah ülkemize ve milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın"
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:40 TESK Başkanı Palandöken: "(6 Şubat depremleri) Allah ülkemize ve milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, "Allah ülkemize ve milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın" dedi. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 6 Şubat 2023’te meydana gelen iki büyük depremin 3’üncü yıl dönümü nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Palandöken, "6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerin 3. yıl dönümünde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, geride kalan ailelerine ve yakınlarına bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyorum. Bu büyük felakette kaybettiğimiz camiamızın kıymetli isimlerinden Hatay ESOB Başkanı Abdülkadir Teksöz ile Birlik Genel Sekreteri Arzu Oğuz Mutlu’yu da rahmet ve saygıyla anıyorum. Aradan üç yıl geçmiş olmasına rağmen yaşadığımız acılar hala ilk günkü tazeliğini koruyor. Depremin olduğu andan itibaren halkımızın yanında olan, aralıksız olarak yardım ve çalışmalarına devam eden devletimize Allah zeval vermesin. Bu felaket bizlere dayanışmanın, tedbirin ve hazırlıklı olmanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Allah ülkemize ve milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın" dedi.
Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:38 Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Şubat ayı için yaklaşık 5,4 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada şubat ayı engelli aylıklarını ocak ayı memur maaş katsayısındaki düzenleme sonrasında zamlı olarak ödeyeceklerini belirterek, "Bu kapsamda şubat ayı için yaklaşık 5,4 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık" ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, engelli ve yaşlı bireylerin hayatın her alanına tam katılımlarını sağlamak ve aynı zamanda bağımsız yaşam sürmelerine destek olmak amacıyla çalıştıklarını belirtti. Eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda yaşlı ve engelli vatandaşların yanında olduklarını aktaran Göktaş, hizmetleri insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürüttüklerini vurguladı. Engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini kaydeden Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Şubat ayı engelli aylıklarını ocak ayı memur maaş katsayısındaki düzenleme sonrasında zamlı olarak ödeyeceğiz. Bu doğrultuda şubat ayı için yaklaşık 5,4 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum."
600 milyonluk lüks araç vurgununa darbe
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:28 600 milyonluk lüks araç vurgununa darbe Ticaret Bakanlığı, Sarp Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda 600 milyon lira değerinde, 65 lüks araca el konuldu. Ticaret Bakanlığına Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri kaçakçılıkla mücadelesini sürdürüyor. Bu çerçevede Sarp Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından 18 aylık teknik ve fiziki takiple yapılan araştırmalar neticesinde yasa dışı şekilde yurda araç sokulduğu tespit edildi. Kemalpaşa İlçe Jandarma Komutanlığı ve Sarp Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünce müştereken gerçekleştirilen ve sahte emeklilik belgesi ibraz edilmek suretiyle yurda giriş işlemleri tamamlanan araçlarla ilgili başlatılan operasyonda, bahse usulsüzlüğe karışan 18’i kamu görevlisi 22 şüpheli, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen rüşvet suçlarından göz altına alındı. Bakanlıktan yapılan açıklamada soruşturmanın Hopa Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam ettiği belirtilirken, Gümrükler Muhafaza Teşkilatı’nın Türkiye’nin ekonomik çıkarlarının ve güvenliğinin muhafaza edilmesi, haksız rekabetin önlenmesi ve dürüst ticaret erbabımızın haklarının korunması hedefiyle çalışmalarına devam edeceği de bildirildi.
AFAD Başkanı Pehlivan: "Deprem bölgesine AFAD başta olmak üzere ilgili bütün kurum ve kuruluşlar bölgeye sevk edildi"
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:27 AFAD Başkanı Pehlivan: "Deprem bölgesine AFAD başta olmak üzere ilgili bütün kurum ve kuruluşlar bölgeye sevk edildi" Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, "Deprem bölgesine AFAD başta olmak üzere ilgili bütün kurum ve kuruluşlar bölgeye sevk edildi. İlk etapta 280 bin kamu görevlisi burada görev yapmak üzere gönderilmişti" dedi. Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Depremlerin yıl dönümünde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) afet sonrası yürüttüğü çalışmalar bir kez daha gündeme geldi. Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerin ardından AFAD koordinasyonunda yürütülen müdahale ve iyileştirme sürecinde, arama kurtarma faaliyetlerinden geçici barınmaya, ayni ve nakdi yardımlardan kalıcı konut sürecine kadar birçok alanda kapsamlı çalışmalar hayata geçirildi. Depremin hemen ardından binlerce personel ve gönüllünün sahaya sevk edildiği bölgede, arama kurtarma çalışmalarının yanı sıra acil barınma ihtiyacının karşılanması için çadır ve konteyner kentler kuruldu. Afetzedelere yönelik gıda, su, hijyen ve temel ihtiyaç malzemeleri hızlı bir şekilde ulaştırıldı. AFAD tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, depremden etkilenen illerde geçici barınma alanlarının kurulmasının ardından, kalıcı konut sürecine geçildi. Bu süreçte hasar tespit çalışmaları tamamlanarak, hak sahipliği işlemleri gerçekleştirildi ve kalıcı konutların inşasına başlandı. Ayni ve nakdi yardımların yanı sıra psikososyal destek çalışmaları da yürütülürken, afetzedelerin normal hayata dönüşünü hızlandırmak amacıyla eğitim, sağlık ve sosyal destek alanlarında çok sayıda proje hayata geçirildi. AFAD’ın koordinasyonunda kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin iş birliğiyle yürütülen çalışmaların, deprem bölgesinde hayatın yeniden inşa edilmesine katkı sağlamaya devam etti. "Biz asrın felaketini yaşadık" AFAD’ın sahada yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi veren AFAD Başkanı Pehlivan, "Biz asrın felaketini yaşadık. Aynı gün içerisinde iç içe geçmiş depremler meydana geldi. Önce Kahramanmaraş Pazarcık’ta 7.7, sonrasında gün ortasında Elbistan’da 7.6 deprem yaşandı. Bu depremler nedeniyle başta 11 ilimiz birinci derecede etkilendi ve toplamda 18 ilde afet bölgesi karar alınması gerekti. 14 milyon vatandaşımız bu illerimizde yaşıyordu. 120 bin kilometre kare bir alanda depremler etkisini gösterdi. Depremler yaşanır yaşanmaz şu anda içinde bulunduğumuz Afet Acil Durum Yönetim Merkezi’nde ilgili bakanlarımız, Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve kurumların temsilcileri toplandı. Burası Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) planı çerçevesinde afet gruplarımızın, afet çalışma gruplarımızın toplandığı mekan. Burada dakikalar içerisinde toplandıktan sonra hemen illere ilgili ekiplerin yönlendirilmesi, illerden gelen bilgiler doğrultusunda organizasyona başlandı. Aynı gün çalışmaların hemen akabinde başlamasından sonra ekipler sevk edilmeye başlandı ve bir iki saat içerisinde bölgeye ulaşıldı. O gün Sayın Cumhurbaşkanımız buraya teşrif etmiş ve hatırlarsanız şu mesajı vermişti. ‘Büyük bir felaket yaşadık ama bu felaket karşısında büyük bir dayanışma örneği koyacağız. Devletiyle, milletiyle hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyeceğiz. Depremin yol açtığı yaraları saracağız ve şehirlerimizi daha güçlü bir şekilde ayağa kaldıracağız’" diye konuştu. "AFAD başta olmak üzere ilgili bütün kurum ve kuruluşlar bölgeye sevk edildi" Depremin yaşandığı ilk andan itibaren AFAD’ın bölgeye hemen intikal ettiğini belirten Pehlivan, "AFAD başta olmak üzere ilgili bütün kurum ve kuruluşlar bölgeye sevk edildi. İlk etapta 280 bin kamu görevlisi burada görev yapmak üzere gönderilmişti. Sonrasında görev alanlarla birlikte 650 bin kamu görevlisi görevlendirilmiş oldu. Güvenlik kuvvetlerimizden psikososyal ekiplere kadar, arama kurtarma ekiplerinden beslenme barınma gruplarına kadar TAMP çerçevesinde görevli ulusal düzeyde 25, yerel düzeyde 23 savunma birimimiz ve kurulumuz sahaya intikal etti. Bir yandan kampanyalar başlatıldı. Vatandaşlarımız ‘Tek Yürek’ kampanyasına ve diğer kampanyalara büyük bir teveccüh gösterdi. Arama kurtarma yapılan 26 bin enkaz ve toplamda direkt yıkılan 39 bin bina, toplamda etkilenen ve hasar tespit çalışması yapılan 2 milyon 200 bin civarında bina ki bunlar 6 milyon bağımsız bölüme tekabül ediyor. Bunlar içerisinde arama kurtarma çalışmalarıyla birlikte hak sahipliği çalışmaları başladı. Bu hak sahipliği çalışmaları da AFAD’ımızın sorumluluğunda. Toplamda çadırlar 1 milyon civarında sevk edilirken bölgede 650 bini hemen kuruldu ve 350 çadır kentte 2 buçuk milyon vatandaşımız misafir edildi" şeklinde konuştu. "Birkaç ay içerisinde 428 konteyner kentlerin kurulum süreçleri başladı" Depremden etkilenen vatandaşların yardımına her daim koştuklarını vurgulayan Pehlivan, sözlerini şöyle sürdürdü: "3 buçuk milyon üzerinde vatandaşımızın tahliyesi gerçekleştirildi ve tahliye edilen vatandaşlarımız hem Gençlik Spor Bakanlığına hem de bağlı hem Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yurtlarda, otellerde ve hem kamu misafirhanelerinde misafir edildi. 1 milyon 200 bin vatandaşımız da buralarda misafir edildi. Bunlar dayanışmanın somut adımları. Ülkemizde devlet ve millet olarak ortaya konulan eş zamanlı olarak geçici barınma anlamında konteyner kentlerin kurulum süreçleri başladı ve birkaç ay içerisinde 428 konteyner kent kuruldu. 220 bin konteyner buralara yerleştirildi ve 707 bin vatandaşımız da bu konteyner kentlerde misafir edilmeye başlandı. Bunlar olurken taşınmak isteyenlere taşınma yardımı, kirada kalanlara kira yardımı sağlandı. Kampanyalarda toplanan kaynaklar tamamıyla bölgeye ulaştırıldı. Bir yandan da özellikle kırsalda yapılan konutların altyapıları ve konteyner kentlerin elektrik, su ve benzeri giderlerinin karşılanması yerine getirildi ve aynı doğrultuda kalıcı konutların yapılmasıyla ilgili süreç başladı."
Ankara’da kayalıklardan düşen parçaların zarar verdiği binanın vatandaşlarından tepki
05 Şubat 2026 Perşembe - 08:59 Ankara’da kayalıklardan düşen parçaların zarar verdiği binanın vatandaşlarından tepki Ankara’nın Mamak ilçesinde kayalıklardan düşen parçaların zarar verdiği binanın sakinleri tarafından belediyeye tepki gösterildi. Tepkilerin üzerine Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin olay yerinde geldi. Olay, 2 Şubat gecesi Mamak ilçesi Akdere Mahallesi 395. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, üzerine gecekondular inşa edilen kayalıklardan yağışlar nedeniyle zamanla aşınarak parçalar düşmeye başladı. Son olarak üç gün önce meydana gelen sağanak nedeniyle kopan dev taş parçaları yan taraftaki apartmanın garaj girişine düştü. Olay nedeniyle 11 dairenin bulunduğu 3 katlı apartman ve yanında yer alan iki katlı bina tahliye edildi. Kayaların düştüğü alandaki evlerde maddi hasar meydana gelirken, garaj girişi de kapandı. Mahalle sakinleri ise belediye yetkililerinin kendilerine yardımcı olmadıklarını söyleyerek tepki gösterdi. Olaya ilişkin konuşan apartman sakini, "Gece saat 12 civarlarında bir sesle uyandık. Biz önce deprem sandık bir iki saniye bekledikten sonra deprem olmadığını anladık. Benim oğlum bağırdı istinat duvarı çöküyor dedi. Onun hışmıyla 2 tane biri 13 biri 12 yaşında iki tane oğlan ve kızlarımı korkuyla uyandırarak aşağı indik" dedi. Konuya ilişkin konuşan Mamak Akdere Mahalle Muhtarı Necati Gönültaş ise "Çünkü gerçek anlamda burada bir risk var. Yarın yağışların tekrar geldiği söyleniyor. Yağışlar geldikçe de bu riskler artacak. Burada yetkililerin belediye başkanımızın, müdürlerimizin bir an önce buraya gelip nasıl bir çözüm bulunabilir, istimlak mı edilecek, riskli yapıya sokup ne yapacaksa bunun çözümünü bulup gecenin bu saatinde bu insanları, ben üç gündür uyumuyorum arkadaşlar" diye konuştu. Vatandaşların tepkisi üzerine Mamak Belediye Başkanı Şahin olay yerine geldi Akşam saatlerinde apartman sakinlerinin tepkisinin büyümesi üzerine Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin geldi. Binada incelemelerde bulunan Şahin, bina sakinlerinden yaşanan mağduriyet için özür diledi. Çöken istinaf duvarının kaldırılacağını ve gecekonduların durumuna bakılacağını söyleyen Şahin, çalışmaların yarın başlayacağını ifade etti.