Yerel Haberler
Ankara
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:51 Hurmacı Ahmet Özkan uyardı: "Kudüs hurması adı altında İsrail menşeli ürünler satılmakta" Her yıl Ramazan ayında artış gösteren hurma fiyatlarında bu yıl beklenilenin aksine artış yaşanmadı. Ramazan’da iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, iftarlık ve sahurluk olarak iki ayrı türde tercih ediliyor. Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, iftarlık ve sahurluk olarak tercih ediliyor. Sahur için daha lifli ve besin değeri daha yüksek hurmalar tercih edilirken iftar için ise daha şekerli, kuru ve yumuşak hurmalar tercih ediliyor. Suudi Arabistan ve Medine hurmaları en çok tercih edilen hurmalar olurken, Tunus, Irak, İran ve Mısır gibi çeşitleri de bulunuyor. "Sahur için daha doyurucu ve lifli hurma tercih ediliyor" Her sene hurma fiyatlarında farklı artış oranları olduğunu söyleyen hurmacı Ahmet Özkan, bu sene Ramazan’da beklenilenin aksine fiyatlarda ciddi bir artış olmadığını ve yüzde 5 gibi bir oranda arttığını ifade etti. Toplumun artık bilinçlendiğini dile getiren Özkan, "Hurma iftarlık ve sahurluk olmak üzere artık ikiye ayrılıyor. Birçok vatandaş hurmayla ve sütle oruç tutuyor sünneti de yerine getirmek için. İftarda tamamen damak tadına göre, daha şekerli, kuru, yumuşak hurmalar tercih eden vatandaşlarımız var. Sahur için daha lifli, daha doyurucu ve besin değeri daha yüksek hurmaları tercih ediyorlar" dedi. "Savaştan sonra insanlar boykot ettiği için hurma fiyatları düştü" Hurma tedariğini 20 senedir ağırlıklı olarak Suudi Arabistan ve Medine’den yapan Özkan, yaklaşık 23 çeşit Medine hurmasının satışını yapıyor. Bunların yanında Tunus, Irak, İran ve Mısır gibi farklı ülkelerin de hurma çeşitlerini satan Özkan piyasada satılan sağlıksız hurmalar hakkında şunları dile getirdi: "Kudüs hurması adı altında İsrail menşeli ürünler satılmakta. Özellikle bu son savaştan sonra insanlar boykot uyguladığı için hurma fiyatları düştü. Kudüs hurması uygun fiyatlı diye çok satılmaya başladı. İsmini değiştirip yine Filistin hurması yapan insanlar da oldu maalesef. Bu tarz işlenmiş ürün, hormonlu meyve, hibrid tohumlar üretiliyor. Haliyle çok sağlıksız olduğu için zaten tercih etmemeleri gerekir. İkinci sebebi de artık vatandaşlara bırakırız." "Hurmanın işlenmemiş, yıkanmamış ve parafinlenmemiş olmasına dikkat etmek lazım" Hurma satın alırken, hurmanın işlenmemiş, yıkanmamış ve parafinlenmemiş olmasına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Özkan, "Ambalajlı ürünlere çok dikkat etmeleri lazım. İçine oksit gazı basıyorlar. Sağlık açısından tehlikeli gördükleri, çok açıkta bulunan veya çok sıcakta bulunan ürünleri tercih etmemeliler. Bir de hurmayı saklama koşulları var. Hurmayı aldıktan sonra kuru ve serin bir yerde muhafaza etmek gerekiyor. Oda sıcaklığı bir ay boyunca yeterlidir ama kış döneminde olduğumuz için ve insanlar kaloriferleri yaktığı için ev ortamı sıcak oluyor. Dolabın sebzeliğinde ve serin yerlerde muhafaza ederlerse daha uygun olur" şeklinde konuştu.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:10 Bakan Gürlek: "Hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Görevini titizlikle yerine getiren kolluk birimlerimize teşekkür ediyor, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhuriyet Savcısı olduğunu belirterek yolculardan birine yönelik sarf ettiği ’seni öldürürüm, yobaz, bundan sonra Türkiye’de barın bakalım’ şeklinde sözler sarf eden şahıs hakkında ’tehdit’ ve ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından resen soruşturma başlatılması üzerine Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Bakan Gürlek paylaşımında, "Süreci yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve görevini titizlikle yerine getiren kolluk birimlerimize teşekkür ediyor, hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyorum" ifadelerini kullandı. Başsavcılık paylaşımı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ise birtakım sosyal medya sitelerinde 21 Şubat günü dolaşıma sokulan paylaşıma ilişkin, şu ifadelere yer verildi: "Cumhuriyet Savcısı olduğunu belirterek yolculardan birine yönelik sarf ettiği ’seni öldürürüm, yobaz, bundan sonra Türkiye’de barın bakalım’ şeklinde sözler sarf eden şahıs hakkında ’tehdit’ ve ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından resen soruşturma başlatılmıştır. Toplu taşıma aracı içerisinde gerçekleştiği anlaşılan videoda Kimlik bilgileri tespit edilmiş olan Y.S. isimli şahsın Adalet Meslek Yüksekokulu’ndan terk olduğu, halihazırda Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik bölümünde aktif öğrenci kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Şahsın yakalama işlemleri yapılarak ’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama’ suçundan gözaltına alınmıştır. Kamuoyunun bilgisine sunulur."
Ankara’da kayalıklardan düşen parçaların zarar verdiği binanın vatandaşlarından tepki
05 Şubat 2026 Perşembe - 08:59 Ankara’da kayalıklardan düşen parçaların zarar verdiği binanın vatandaşlarından tepki Ankara’nın Mamak ilçesinde kayalıklardan düşen parçaların zarar verdiği binanın sakinleri tarafından belediyeye tepki gösterildi. Tepkilerin üzerine Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin olay yerinde geldi. Olay, 2 Şubat gecesi Mamak ilçesi Akdere Mahallesi 395. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, üzerine gecekondular inşa edilen kayalıklardan yağışlar nedeniyle zamanla aşınarak parçalar düşmeye başladı. Son olarak üç gün önce meydana gelen sağanak nedeniyle kopan dev taş parçaları yan taraftaki apartmanın garaj girişine düştü. Olay nedeniyle 11 dairenin bulunduğu 3 katlı apartman ve yanında yer alan iki katlı bina tahliye edildi. Kayaların düştüğü alandaki evlerde maddi hasar meydana gelirken, garaj girişi de kapandı. Mahalle sakinleri ise belediye yetkililerinin kendilerine yardımcı olmadıklarını söyleyerek tepki gösterdi. Olaya ilişkin konuşan apartman sakini, "Gece saat 12 civarlarında bir sesle uyandık. Biz önce deprem sandık bir iki saniye bekledikten sonra deprem olmadığını anladık. Benim oğlum bağırdı istinat duvarı çöküyor dedi. Onun hışmıyla 2 tane biri 13 biri 12 yaşında iki tane oğlan ve kızlarımı korkuyla uyandırarak aşağı indik" dedi. Konuya ilişkin konuşan Mamak Akdere Mahalle Muhtarı Necati Gönültaş ise "Çünkü gerçek anlamda burada bir risk var. Yarın yağışların tekrar geldiği söyleniyor. Yağışlar geldikçe de bu riskler artacak. Burada yetkililerin belediye başkanımızın, müdürlerimizin bir an önce buraya gelip nasıl bir çözüm bulunabilir, istimlak mı edilecek, riskli yapıya sokup ne yapacaksa bunun çözümünü bulup gecenin bu saatinde bu insanları, ben üç gündür uyumuyorum arkadaşlar" diye konuştu. Vatandaşların tepkisi üzerine Mamak Belediye Başkanı Şahin olay yerine geldi Akşam saatlerinde apartman sakinlerinin tepkisinin büyümesi üzerine Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin geldi. Binada incelemelerde bulunan Şahin, bina sakinlerinden yaşanan mağduriyet için özür diledi. Çöken istinaf duvarının kaldırılacağını ve gecekonduların durumuna bakılacağını söyleyen Şahin, çalışmaların yarın başlayacağını ifade etti.
3 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 123 şüpheli yakalandı
05 Şubat 2026 Perşembe - 07:53 3 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 123 şüpheli yakalandı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya 3 ilde jandarma tarafından uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 123 şüphelinin yakalandığını açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın paylaştığı bilgilere göre, Ezine, Isparta ve Tarsus Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Çanakkale, Isparta ve Mersin’de uyuşturucu satışına yönelik operasyonlar düzenlendi. 131 Asayiş Timi, 9 Jandarma Motorlu Asayiş Timi, 6 Komando Timi, 574 jandarma personeli ve 12 özel eğitimli narkotik dedektör köpeği ile birlikte 101 farklı adrese düzenlenen operasyonlar sonucu 123 şüpheli yakalandı. Operasyonlar sonucu 465 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Bakan Yerlikaya uyuşturucu ile mücadelede kararlılık vurgusu yaptığı paylaşımda, "Operasyonlardaki hedefimiz; özellikle gençlerimizi hedef alan, zehir tacirlerinin eli kolu durumundaki, sosyal medya ve mesajlaşma programları üzerinden, mahalle ve sokak aralarında uyuşturucu madde satışı yapan ‘Torbacı’ diye tabir edilen sokak satıcılarıydı. Uyuşturucuyla savaşımız, çok katmanlı ve çok boyutlu olarak kararlılıkla devam ediyor. Uyuşturucu suç örgütü elebaşından, torbacısına kadar tedarik zincirinin her halkasını tek tek kırıp atacak operasyonlar düzenliyoruz" ifadelerine yer verdi.
MHP’li Mevlüt Karakaya: "Türkiye, geleceğe yönelik çalışmalarını yapan bir ülkedir"
05 Şubat 2026 Perşembe - 03:30 MHP’li Mevlüt Karakaya: "Türkiye, geleceğe yönelik çalışmalarını yapan bir ülkedir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, "Türkiye, askeri, diplomasi ve teknoloji olarak geleceğe yönelik çalışmalarını yapan bir ülkedir" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi Çankaya İlçe Başkanlığı tarafından, Ankara’da yemekli program düzenlendi. Programa; MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ve MHP Çankaya İlçe Başkanı Serkan Damar ile birlikte partililer ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başladı. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Karakaya, terörsüz Türkiye sürecinden bahsederek şunları kaydetti: "Önümüzdeki yıllarda ve aylarda bunun çok daha faydalarını göreceğiz ama bizim için en önemlisi de ülkede kardeşlik bağlarının daha da güçlenerek geleceğe ve kalkınmaya yönelik vereceği katkıdır. Dolayısıyla bu anlamda Allah hem Sayın Cumhurbaşkanımızdan hem de Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’den razı olsun, Allah kendilerine sağlık ve uzun ömür versin. Dolayısıyla Türkiye önemli bir beladan kurtuluyor, buradaki mesele sadece iç güvenlik meselesi değil, bulunduğumuz coğrafya ve çevremizdeki bölgesel sorunlardır. Bundan sonra Türkiye, bölgesinde olacak bir ülkedir, bunun hazırlıklarını yapmıştır. Türkiye, askeri, diplomasi ve teknoloji olarak geleceğe yönelik çalışmalarını yapan bir ülkedir" ifadelerini kullandı.
Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü Ankara’da kutlandı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 23:31 Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü Ankara’da kutlandı Japonya İmparatoru Naruhito’nun doğum günü Ankara’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, resepsiyonda yaptığı konuşmada, "Türkiye ve Japonya arasındaki ilişkiler, kökleri tarihe, vicdana ve insani dayanışmaya dayanan güçlü bir kardeşlik hukukuyla tesis edilmiştir" dedi. Japonya’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından 23 Şubat 1960 tarihinde doğan Japon İmparatoru Naruhito’nun doğum günü vesilesiyle resepsiyon verildi. Resepsiyon Japonya Büyükelçisi Tamura Masami ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Resepsiyon her iki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başladı. Ardından Japonya Türkiye Büyükelçisi Tamura Masami, bir konuşma gerçekleştirdi. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremleri hatırlatan Masami, "Geçen aralıkta Gaziantep, Hatay ve Kahramanmaraş’ı ziyaret etme fırsatı buldum. Orada yerel halkın dayanıklılığı ve hızlıca yerine getirilen yeniden yapılandırma projelerinden etkilenmekle beraber, depremzede bölgelerin durumlarına şahit olunca, yerel halkın hayatını yeniden yapılandırmak ve doğal afetlere karşı hazırlık geliştirmek için Türkiye ile iş birliği yapmaya yönelik kararlılığımı yeniledim. Bu akşam, Majestelerinin doğum gününü kutlayacağız. Ancak aynı zamanda Japonya ile Türkiye halkları arasında nesiller boyu süregelen ve İmparatorluk ailesinin katkılarıyla güçlendirilen dostluk ilişkilerini kutluyor olacağız" diye konuştu. Programda konuşma yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise Türkiye ve Japonya arasındaki ilişkilerin köklerinin tarihe, vicdana ve insani dayanışmaya dayanan güçlü bir kardeşlik hukukuyla tesis edildiğini belirtti. Tunç, şu ifadelere yer verdi: "1890’da Ertuğrul Firkateyni Faciasında Japon halkının gösterdiği fedakarlık, 1985’te Tahran tahliyesinde Türk milletinin Japon dostlarına uzattığı yardım eli. Bu 2 hadise, 2 milletin kalbine yazılmış birer insanlık nişanesidir. Bu kıymetli hatıralar, ilişkilerimizin temelini oluşturan samimiyetin en güçlü sembolleridir. Ayrıca 1999 Marmara Depreminde ve 6 Şubat 2023’te yaşadığımız 2 büyük deprem felaketinde Japon dostlarımızın bizlere yardım elini ilk uzatanlardan olmasını da her zaman minnettarlıkla anacağız. 2011 yılında, Japonya’da meydana gelen Thoku depremindeyse ülkemiz, Japonya’ya güçlü ve samimi desteğini göstermiştir. Bugün geldiğimiz noktada bu bağlar stratejik bir ortaklığa dönüşmüştür. Ticaret, yatırım, teknoloji, ulaştırma yapısı, enerji, afet yönetimi, savunma sanayii, kültür ve eğitim alanlarında çok boyutlu bir iş birliği yürütüyoruz." Programa, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Japonya Türkiye Büyükelçisi Tamura Masami, Kara Kuvvetleri Komutanı Metin Tokel, milletvekilleri, Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Erol Kavuncu, bakan yardımcıları, büyükelçiler, diplomatik misyon temsilcileri, rektörler, diplomatlar ve davetliler katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödülü" törenine video mesaj gönderdi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 22:03 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödülü" törenine video mesaj gönderdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödülüi" törenine video mesaj gönderdi. Erdoğan, "Türkiye olarak bölgemizde ve dünyada huzur, barış, refah ve istikrar odaklı tüm girişimleri samimiyetle destekliyoruz" dedi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi şehrinde "Zayed İnsan Kardeşliği Ödülü" teslim töreni gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir video mesaj gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında ödül alan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, Türkiye olarak bölgedeki ve dünyada huzur, barış, refah ve istikrar odaklı tüm girişimleri destekleyeceklerini söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödüllerinin başta ödül sahipleri olmak üzere hepimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Türkiye’deki 86 milyon kardeşinizin selamlarını sizlere iletmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. 2019 yılından beri takdim edilen ödüllerin bilhassa içinden geçtiğimiz günlerde tüm dünyada barışa ve istikrara katkı sunmasını diliyorum. Bu seneki ödüllere layık görülen Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Sayın Nikol Paşinyan’ı yürekten kutluyorum. Kalıcı barışın tesisi yolunda hem İlham Aliyev kardeşimin attığı cesur adımları hem de Paşinyan’ın ortaya koyduğu kararlı iradeyi son derece kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Amacı, kapsamı, lafsı ve ruhu üzerinde iki tarafında üzerinde uzlaşıya vardığı mutabakatın yürürlüğe girmesi ile Kafkasya’nın geleceğinde yepyeni bir sayfanın açılacağına inanıyorum. Türkiye olarak bölgemizde ve dünyada huzur, barış, refah ve istikrar odaklı tüm girişimleri samimiyetle destekliyoruz. Kafkasya’da kalıcı barışın hakim olması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya, hakkaniyete dayalı dostluk köprülerinin kurulmasında aktif şekilde rol almaya inşallah devam edeceğiz. Bu düşüncelerle hem Sayın Aliyev’i hem de Ermenistan Başbakanı Sayın Paşinyan’ı bir kez daha tebrik ediyorum. 2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödüllerinin tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödüllerine video mesaj gönderdi
04 Şubat 2026 Çarşamba - 22:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödüllerine video mesaj gönderdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödüllerine video mesaj göndererek "Türkiye olarak bölgemizde ve dünyada huzur, barış, refah ve istikrar odaklı tüm girişimleri samimiyetle destekliyoruz" dedi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi şehrinde "Zayed İnsan Kardeşliği Ödülü"nün teslim edilme töreni gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da bir video mesaj gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında ödül alan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ı tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında Türkiye olarak bölgedeki ve dünyada huzur, barış, refah ve istikrar odaklı tüm girişimleri destekleyeceklerini söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödüllerinin başta ödül sahipleri olmak üzere hepimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Türkiye’deki 86 milyon kardeşinizin selamlarını sizlere iletmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. 2019 yılından beri takdim edilen ödüllerin bilhassa içinden geçtiğimiz günlerde tüm dünyada barışa ve istikrara katkı sunmasını diliyorum. Bu seneki ödüllere layık görülen Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Sayın Nikol Paşinyan’ı yürekten kutluyorum. Kalıcı barışın tesisi yolunda hem İlham Aliyev kardeşimin attığı cesur adımları hem de Paşinyan’ın ortaya koyduğu kararlı iradeyi son derece kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Amacı, kapsamı, lafsı ve ruhu üzerinde iki tarafında üzerinde uzlaşıya vardığı mutabakatın yürürlüğe girmesi ile Kafkasya’nın geleceğinde yepyeni bir sayfanın açılacağına inanıyorum. Türkiye olarak bölgemizde ve dünyada huzur, barış, refah ve istikrar odaklı tüm girişimleri samimiyetle destekliyoruz. Kafkasya’da kalıcı barışın hakim olması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya, hakkaniyete dayalı dostluk köprülerinin kurulmasında aktif şekilde rol almaya inşallah devam edeceğiz. Bu düşüncelerle hem Sayın Aliyev’i hem de Ermenistan Başbakanı Sayın Paşinyan’ı bir kez daha tebrik ediyorum. 2026 Zayid İnsan Kardeşliği Ödüllerinin tüm insanlık için hayırlar getirmesini diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."
Atila Gerin: "Bizim için bir puan kıymetli"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 20:43 Atila Gerin: "Bizim için bir puan kıymetli" Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, Gençlerbirliği karşılaşmasının ardından, "Çocukları tebrik ediyorum. Mücadeleye devam etmeleri çok kıymetli. Kaybedebilirdik ama kazanabilirdik de maç gitti geldi. Bizim için bir puan kıymetli" dedi. Ziraat Türkiye Kupası B grubu 3. maçında, Eyüpspor deplasmanda Gençlerbirliği ile 2-2 berabere kaldı. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, "Gençlere vereceğimiz direnç ve reaksiyon bizim için fazlalaşıyor. Çok büyük kazanımlar elde ediyoruz. Çocuklarıma söylemiştim çok bir şey istemeyeceğim sizden diye. Çünkü çok çalışmadık bir şey gösteremedik çocuklara. Daha antrenman yapamadık hepsi birer antrenman yaptı. O yüzden bu çocuklara çok fazla bir şey istemedik ama futbolun temel prensipleri var. Bu temel prensipleri uyguladıktan sonra savunmada ve hücumda en önemli şey mücadele edebilmek ve bu mücadeleyi futbolseverleri iyi bir mücadeleyle iyi bir dayanışma ile iyi bir yardımlaşmayla oyun disipliniyle göstermemiz gerektiğini söyledik. Çocukları tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum. Süper Lig’in ciddi bir takımına çocukların direnç göstermesi mücadele etmesi beni mutlu ediyor. İlk 20-25 dakika çok başarılı değildik. Geriye düştük geriden gelmeleri zaten daha değerli. Bu aralar geriden gelmeye alıştık. Çocukları tebrik ediyorum. Mücadeleye devam etmeleri çok kıymetli. Kaybedebilirdik ama kazanabilirdik de maç gitti geldi. Bizim için bir puan kıymetli" diye konuştu.
BBP Genel Başkan Yardımcısı İspir: "Biz Aziz İhsan Aktaş benzeri yapıların lüks makam araçlarına binmiyoruz"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 20:00 BBP Genel Başkan Yardımcısı İspir: "Biz Aziz İhsan Aktaş benzeri yapıların lüks makam araçlarına binmiyoruz" Büyük Birlik Partisi (BBP) Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent İspir, partinin 33 yıldır gönüllülük esasına dayalı bir siyaset anlayışıyla ayakta durduğunu belirterek, "Biz, Aziz İhsan Aktaş benzeri suç yapılarının aldığı lüks makam arabalarına binmiyoruz. Milletin parasını şatafata, israfa ve yolsuzluğa harcamıyoruz" dedi. BBP Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent İspir, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin kadınların huzuru, güvenliği ve refahı için önerdiği ’kadın hastaneleri ve kadın üniversiteleri’ projesi üzerinden bazı medya organları ve siyasi çevreler tarafından sistematik bir karalama kampanyası yürütüldüğünü ifade etti. İspir, söz konusu önerinin kadınların toplumsal hayatta daha güvenli, eşit ve korunaklı koşullarda yer almasını amaçlayan samimi ve milli bir yaklaşım olduğunu vurguladı. "Bu öneriyi talibanvari göstermek açık bir art niyettir" İspir, özellikle Cumhuriyet Halk Partili (CHP) bazı siyasetçilerin projeyi kasıtlı şekilde çarpıttığını belirterek, "Kadınlarımızın güvenliği için ortaya konulan bir öneriyi talibanvari bir ayrımcılık olarak sunmak açık bir art niyettir, alçaklıktır" dedi. İspir, amaçlarının kadınları sosyal hayattan koparmak değil, aksine tacizden, şiddetten ve baskıdan korunacakları alanlar oluşturmak olduğunu ifade etti. CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka’nın açıklamalarına da değinen İspir, bu sözlerin iftira ve çarpıtmadan ibaret olduğunu söyledi. İspir, projeye karşı çıkanların referandum çağrısından kaçmaması gerektiğini belirterek, "Milletin sesinden korkmuyorsanız, buyurun sandığa gidelim" ifadelerini kullandı. "Asıl amaç genel başkanımızı yıpratmaktır" Tartışmanın yalnızca projeyle sınırlı olmadığını dile getiren İspir, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin de doğrudan hedef alındığını söyledi. Bazı haberlerde Destici’nin kullandığı aracın markasının özellikle öne çıkarıldığını belirten İspir, bunun açık bir algı operasyonu olduğunu ifade etti. Söz konusu aracın tamamen şahsi mülkiyet olduğunu aktaran İspir, aracın partiye ait olmadığını ve BBP’nin hiçbir şekilde devlet imkanlarından faydalanmadığını kaydetti. "Biz Aziz İhsan Aktaş benzeri yapıların arabalarına binmeyiz" Bülent İspir, Büyük Birlik Partisi’nin 33 yıldır gönüllülük esasına dayalı bir siyaset anlayışıyla ayakta durduğunu belirterek, parti faaliyetlerinin yöneticilerin bağışları ve kişisel harcamalarıyla sürdürüldüğünü ifade etti. İspir, "Biz, Aziz İhsan Aktaş benzeri suç yapılarının aldığı lüks makam arabalarına binmiyoruz. Milletin parasını şatafata, israfa ve yolsuzluğa harcamıyoruz" diye konuştu. İspir, BBP’nin siyaset anlayışının tasarruf, fedakarlık ve milli değerler üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak, kamu kaynaklarının kişisel konfor için kullanılmasına karşı olduklarını dile getirdi. "Kadın hakları söylemiyle lüks hayatlarını gizliyorlar" Bazı siyasi aktörlerin kadın hakları söylemi üzerinden kendi ayrıcalıklı yaşamlarını perdelemeye çalıştığını anlatan İspir, toplumdan kopuk bir siyaset anlayışının millet nezdinde karşılık bulamayacağını ifade etti. İspir, "Bakıcısı, şoförü olanlar tuzu kuru diye milletin sesini bastıramaz" değerlendirmesinde bulundu. İspir, Destici’nin her fırsatta dile getirdiği milli değerler, Anadolu kültürü, inançlar ve İslam ahlakının toplumun korunması açısından hayati öneme sahip olduğunu söyledi. Bu değerlerin aile yapısını ve toplumsal dokuyu ayakta tuttuğunu ifade etti. "Bu proje milli bir eğitim ve sağlık yaklaşımıdır" Kadın hastaneleri ve üniversiteleri önerisinin, dünyada yaşanan savaşlar, şiddet ve cinsel istismar vakaları karşısında koruyucu bir model sunduğunu dile getiren İspir, bu yaklaşımın kadınları ve kız çocuklarını yozlaşmış dış etkilerden korumayı amaçladığını ifade etti. "Bu iftiralar sonuç vermeyecek" İspir, açıklamasının sonunda projeye karşı çıkan kesimlerin toplumun geleceğini tehlikeye attığını söyleyerek, "Bu iftiralarla sonuç alamayacaklar. Büyük Birlik Partisi, vatanın, milletin, kadınlarımızın, gençlerimizin ve çocuklarımızın yanında durmaya devam edecektir" dedi.
Süleyman Soylu’dan, eski İtalya Başbakanı Draghi’nin AB için federasyon çağrısına öneri: "Tıkanıklık ekonomik, değil siyasi"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 19:44 Süleyman Soylu’dan, eski İtalya Başbakanı Draghi’nin AB için federasyon çağrısına öneri: "Tıkanıklık ekonomik, değil siyasi" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İçişleri Komisyonu Başkanı ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin Avrupa Birliği (AB) için federasyon çağrısına ilişkin, "Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil. AB’nin asıl tıkanıklığı ekonomik değil, siyasi birlikteliğidir" dedi. Eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin, Avrupa’nın gerçek bir federasyon haline gelmemesi durumunda, bağımlı, parçalı ve sanayisizleşmiş bir yapıya sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği ifadelerini, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalar ile değerlendirdi. Soylu, AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin bu teşhisinin güçlü; ama tespitleri kadar gerçekçi olmadığını ifade etti. "Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil" AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin tespitlerinin güçlü ama gerçekçi olmadığını belirten Soylu, "Avrupa Merkez Bankası eski başkanı ve İtalya eski başbakanı Draghi, ‘AB’nin gerçek bir federasyona dönüşmezse bağımlı hale gelir’ diyor. AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil. AB’nin asıl tıkanıklığı ekonomik değil, siyasi (hatta dini) birlikteliğidir. AB, siyasi birlikten vazgeçip ekonomi ve güvenliği önceleyen yeni bir iş birliği modeli kuramazsa, tam da Draghi’nin uyardığı dramatik tablo kaçınılmazdır. Bugün AB’nin karşı karşıya olduğu tablo açık. Sanayisizleşme, yüksek borçluluk, yüksek enerji maliyetleri, siyasi istikrarsızlık, demokratik meşruiyet krizi, yaşlanan nüfus, karşılığı olmayan sosyal refah harcamaları ve karar alamayan hantal bir bürokrasi, beceri/meslekleşme eksikliğidir. Bu yapıyla ve bu birliktelik anlayışı ile AB’nin bu krizden çıkması mümkün değildir" ifadelerine yer verdi. "AB, Amerikan kapitalizmi ile Çin tipi sosyalizm arasında sıkışmıştır" AB’nin Amerika ile Çin arasında sıkışıp kaldığını, Avrupa’nın üretimden çok hizmete sıkışan bir kıta haline geldiğini vurgulayan Soylu, "Draghi de iyi biliyor ki ‘pragmatik’ federalizm modeli bile olsa, mevcut bu çöküşü durduramaz. Çünkü AB, Amerikan kapitalizmi ile Çin tipi sosyalizm arasında sıkışmıştır. Bu sıkışmayı aşamayacak bir Avrupa’nın önünde kalan alanlar sınırlıdır ve bunlarla sadece bazı dönemsel ve bölgesel avantajlı yatırımlar yakalayabilir. Turizm bölgesi, eğitim bölgesi, biyomedikal bölgesi, Fransa’daki veri merkezleri gibi dönemsel avantajlar vardır. Yani Avrupa, üretimden çok hizmete sıkışan bir kıta haline gelmektedir. Sosyal, siyasal ve geleneksel pek çok sorun da daha yeni başlıyor. Draghi’nin söyleyemediğini açıkça söyleyelim. AB’nin tek çıkışı, başlangıç noktasına dönmektir. İdeolojik, dini ve siyasi ötekileştirmeleri terk edip ekonomik ve güvenlik eksenli, radikal bir dönüşüm gerçekleştirmelidir. Aksi halde sadece AB’nin değil, AB’cilerin de çöküşü kaçınılmazdır" cümlelerine yer verdi.