ÇEVRE - 03 Nisan 2026 Cuma 11:52

Omi Enerji’den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır

A
A
A
Omi Enerji’den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır

Omi Enerji tarafından geliştirilen ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemi, konut, seracılık ve hayvancılık sektöründe karşılaşılan yüksek enerji maliyeti ve homojen ısı dağılımı sorunlarına çözüm getiriyor.


Ankara Üniversitesi Teknokent bünyesinde ‘Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı’ etkinliği düzenlendi. Etkinlikte yer alan Omi Enerji firması, dünyanın sürdürülebilir ve ekonomik çözümlerinden biri olan Sığ Jeotermal Enerji teknolojisini tarım, hayvancılık ve konut uygulamaları başta olmak üzere birçok mecrada hayata geçirmeyi hedefliyor. Omi Enerji tarafından modern seracılıkta karşılaşılan yüksek enerji maliyetleri ve homojen ısı dağılımı sorunlarına çözüm olarak geliştirilen ‘Akıllı Sera Enerji, Homojen Isıtma ve Yapay Zeka Destekli Kontrol Sistemi’ ile birlikte hem enerji tasarrufu hem de üretim verimliliğinde önemli artışlar sağlandığı belirtildi. Türkiye’de bir ilk olarak Omi Enerji tarafından geliştirilen Sığ Jeotermal Enerji sisteminin geleneksel yöntemlerde yalnızca havanın ısıtılması nedeniyle oluşan sıcaklık dengesizliklerini ortadan kaldırmayı hedeflediği ifade edildi. Klasik seralarda ısının üst bölgelerde birikmesi sonucu bitkilerin farklı koşullarda gelişmesi verimi düşürürken, yeni sistemle sera genelinde dengeli bir sıcaklık dağılımının sağlanacağı vurgulandı. Sera içerisine yerleştirilen boru hatları aracılığıyla doğrudan ısı transferi gerçekleştirilirken, aynı zamanda hava da kontrollü ve homojen şekilde ısıtılıyor. Böylece sera içindeki tüm hacimde optimum sıcaklık korunarak, bitkilerin ihtiyaç duyduğu stabil iklim koşullarının oluşturulduğu açıklandı. Bunun yanı sıra bu projenin konut ve hayvancılık sektöründe de ivedilikle kullanılması hedefleniyor.



Yenilenebilir enerji entegrasyonu dikkat çekiyor


Sisteme entegre edilen güneş enerjisi altyapısının da enerji bağımsızlığını artırdığı ifade edilirken, yaklaşık bin metrekare alana kurulabilen 200 kilowatt-peak (kWp) gücündeki fotovoltaik sistemin Türkiye koşullarında yıllık ortalama 280-320 megavat-saat (MWh) elektrik üretimi sağlayabildiği belirtiliyor. Üretilen enerjinin ısı pompası, sirkülasyon pompaları ve otomasyon sistemlerinin önemli bir kısmını karşılayarak işletme maliyetlerini ciddi ölçüde düşürdüğünün altı çizilirken, ayrıca sisteme dahil edilen batarya depolama ünitesi sayesinde enerji üretimindeki dalgalanmalar dengelenerek kesintisiz çalışma ve operasyonel güvenliğin sağlandığı ifade edildi.



Jeotermal destekle yüzde 30’a varan tasarruf


Akıllı sera sisteminde sığ jeotermal kaynaklar ve yüksek verimli ısı pompası teknolojisi birlikte kullanılıyor. Yer altında yıl boyu sabit kalan sıcaklık güvenilir bir enerji kaynağı sunarken, ısı pompası bu enerjiyi kullanılabilir seviyeye taşıyor. Türkiye’de yapılan saha uygulamaları ve akademik çalışmalara göre bu sistemle sera içi hava sıcaklığında ortalama 6-8 derece, toprak sıcaklığında ise 8-12 derece artış sağlanacağı aktarıldı. Ayrıca klasik sistemlere kıyasla yüzde 20 ila 30 arasında enerji tasarrufu elde edilebildiği ifade ediliyor.



"Önemli olan yerin içindeki sıcaklığı tespit edebilmektir"


Sığ Jeotermal Enerji hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu ve Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi, bu sistem ile birlikte Türkiye’nin ısınmada dışa bağımlılığının ciddi oranda azalacağını belirtti. Sığ Jeotermal Enerji’nin Türkiye’nin jeopolitik konumuyla doğru orantılı olduğunu ifade eden projenin mimarı Kadıoğlu, "Sığ Jeotermal Enerji’nin esas prensibi şudur; kışın soğuk iklimini yerin içine depolayarak yazın kullanmaktır. Yazın da sıcaklığını yerin içine depolayarak kışın kullanmaktır. Kışın soğuğunu yerin içine depoluyoruz, yazın kullanıyoruz. Yazın sıcağını da yerin içine depoluyoruz ve kışın kullanıyoruz. Bu durum bir bölgenin jeolojik yapısına, bir de bölgenin coğrafi konumuna bağlı olarak değişebilmektedir. Buradaki en önemli husus şudur; yerin içindeki sıcaklığı, sabit bir ısıda nerede gerçekleşiyor onu tespit edebilmektir. Türkiye’de ortalama olarak 70 metrede yerin sabit sıcaklığını, yerin bozulmamış sıcaklığını yakalamak mümkündür. Bu sıcaklık ortalama 10 derecenin üzerindedir. Yani 70 metre derinlikte 10 derecenin üzerindeki bir sıcaklığı rahatlıkla yakalayabiliyoruz" diye konuştu.



"Ukrayna savaşında doğal gazın kesilmesi konusunda Avrupa hiçbir zaman sıkıntı çekmedi"


Ukrayna-Rusya savaşından sonraki süreçlerde Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz akışını kestikten sonra Avrupa’nın bu sistemle ısınma konusunda hiçbir zaman sıkıntı çekmediğini vurgulayan Kadıoğlu, "Ukrayna savaşında doğal gazın kesilmesi konusunda Avrupa hiçbir zaman sıkıntı çekmedi. Çünkü Avrupa, sıvı jeotermalden yararlanarak soğutma ve ısıtma ihtiyacını karşıladı. Türkiye, Avrupa’dan daha elverişli bir ortama sahip olmasına rağmen maalesef bu sistem yaygın olarak kullanılmıyor. Amacımız bunu verimli bir şekilde kullanmak ve ülke geneline yaymaktır" şeklinde konuştu.



"Avrupa’da 50 yıldır kullanılan ve yasal olan bir enerji türüdür"


Sıvı Jeotermal Enerji sistemi ile birlikte ısınma maliyetinin neredeyse sıfıra ineceğinin altını çizen Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi ise, "Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçecek. En garip tarafı da Sığ Jeotermal Enerji, Avrupa’da 50 yıldır kullanılan ve yasal olan bir enerji türüdür. En basit ifadeyle ayağımızın altından 100 metreye kadar olan bir yer kabuğunda 14 ila 20 santigrat derecelik bir sıcaklığı dışarıya borular yardımıyla çıkartıp, yapıların ısıtmasında ve soğutmasında kullanılabilen çok basit, ekonomik ve yenilebilir bir projedir" ifadelerine yer verdi.



"Sıvı Jeotermal Enerji’yle ısıtma ve soğutma problemimizi çözeceğiz"


Sıvı Jeotermal Enerji’nin doğa dostu bir proje olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu proje hem konutların hem de iş yerlerinin ısıtılmasını, soğutulmasını, çiftçilerin özellikle hayvan refahını sağlayacak olan barınma alanlarının refahında, ısıtmasında ve soğutmasında kullanılır. Seracılık alanlarında da kullanılıyor. Aslında Avrupa bunu 50 yıldır kullanıyor. Çünkü insan bilmediğinden korkar. Burada korkulacak bir şey yok. Enerjimizi kendi kendimize yetecek hale getirebilecek bir potansiyele Anadolu coğrafyası sahiptir. Biz dışa bağımlı durumdayız. Dışa bağımlılığımızı ortadan kaldıracak, ısıtma ve soğutmada doğal gaza ihtiyaç kalmadan Sıvı Jeotermal Enerji’yle birlikte ısıtma ve soğutma problemimizi çözeceğiz. Kömür konusunun çevreye vermiş olduğu zararlar herkes tarafından biliniyor. Kömürden de, doğal gazdan da, petrolden de, elektrikten de hem daha az maliyetli hem de sürdürülebilir enerji kaynağına sahip olacağız."


Düzenlenen ’Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı’ etkinliğine eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkal, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Ruhi Ersoy, Bala Belediye Başkanı Ahmet Buran, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Akyurt Belediye Başkanı Hilal Ayık, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Ankara Büyükşehir Belediyesi bürokratları, Ankara Ticaret Odası ve Ankara Sanayi Odası yetkilileri ile çok sayıda iş insanı katıldı.



Omi Enerji’den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’de düzenlenen sahte bal operasyonunda 4 tonun üzerinde ürün ele geçirildi Denizli’nin Pamukkale ilçesinde bir işletmede sahte ve etiketsiz bal üretimi yapıldığı ihbarı üzerine yapılan denetimde toplam 4 bin 238 kilogram bala el konulurken, işletme hakkında yasal işlem başlatıldı. Denizli Pamukkale İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne yapılan sözlü ihbar üzerine başlatılan incelemelerde, Fatih Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir işletmede sahte bal üretimi ve satışı yapıldığı tespit edildi. İşletmenin Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi (GGBS)’ne kayıtlı olmadan faaliyet yürüttüğü belirlendi. İlçe Müdürlüğü gıda kontrol ve denetim ekipleri tarafından takibe alınan işletmede, 11 Nisan 2026 tarihinde resmi denetim gerçekleştirildi. Yapılan kontrollerde, piyasaya sunulmak üzere hazırlanan ve herhangi bir etiket bilgisi bulunmayan çok sayıda bal ürünü ele geçirildi. Denetim kapsamında; 101 adet 25 kilogramlık, 1.404 adet 850 gramlık, 60 adet 2 kilogramlık ve 80 adet 5 kilogramlık olmak üzere toplam 4 bin 238 kilogram sahte bal muhafaza altına alınarak el konuldu. Yetkililer, işletmenin hem kayıt dışı faaliyet göstermesi hem de etiketsiz ve sahte ürünleri piyasaya sunması nedeniyle 5996 sayılı Kanun kapsamında yasal işlem başlatıldığını açıkladı. Tarım ve Orman yetkilileri, vatandaşların gıda güvenliği konusunda duyarlı olmalarının önemine dikkat çekerek, şüpheli durumların ilgili kurumlara bildirilmesi çağrısında bulundu. Yapılan operasyonun, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerin kararlılıkla sürdüğünü bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.
İstanbul Özel Halk Otobüsü esnafından Saraçhane’de mesaj: "Ücretsiz taşıma durabilir" İstanbul’da özel halk otobüsü esnafı, 2026 yılı için önlerine konulan maliyet tablosunun gerçeklikten uzak olduğunu savunarak, taleplerinin karşılanmaması halinde gelecek aydan itibaren ücretsiz yolcu taşıma hizmetini durduracaklarını açıkladı. İstanbul Özel Halk Otobüsü ve İşletmecileri Esnaf Odası esnafı Fatih Saraçhane’de bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Esnaf adına açıklama yapan İstanbul Özel Halk Otobüsü ve İşletmecileri Esnaf Odası Başkan Erhan Güneş, 2026 yılı maliyet tablosunun gerçeklikten uzak olduğunu söyleyerek, mağduriyetlerinin giderilmesini istedi. Konuşmasına devam eden Erhan Güneş, "2026 yılı mali tablosu ekonomik gerçeklikten uzaktır. 2026 yılına gelindiğinde tablo daha da ağırlaşmıştır. İETT Genel Müdürlüğü tarafından özel halk otobüslerinin önüne Türkiye’deki hiçbir ekonomik veriye uymayan bir artış oranı konulmuştur. Teklif edilen oran; ne enflasyon verileriyle, ne yeniden değerleme oranları veya ne hizmet üretici endeksi ile ne de gerçek piyasa şartlarıyla örtüşmektedir. Bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) bile verilerini kabul etmeksizin, TÜİK verilerinin altında bir zam oranıyla işletmeciyi karşı karşıya bırakmıştır. Kağıt üzerindeki artış oranı ile sahadaki gerçek artış aynı değildir. Maliyet tablosundan çıkarılan veya azaltılan kalemler dikkate alındığında, gerçek yansımanın ifade edilen oranların çok altında kaldığı görülmektedir. İETT’nin daha yüksek maliyetle yaptığı işi, Özel Halk Otobüsleri çok daha ekonomik şartlarda yapmaktadır. Buna rağmen bu verimlilik desteklenmek yerine, İETT tarafından cezalandırılmaktadır" dedi. "1.75 parametre sınırıyla maliyeti belediyeden alıp esnafın sırtına yükleme girişimidir" Konuşmasına devam eden Erhan Güneş, "1.75 parametre sınırıyla maliyeti belediyeden alıp esnafın sırtına yükleme girişimidir. Teklif edilen parametredeki yakıt fiyatı 77 TL’dir. Şu anki güncel fiyat da 77 TL’dir. Bundan sonra gelen hiçbir zamma biz karışmayız, cebinizden ödeyin teklifi yapılmaktadır. Buradan altını kalın şekilde çiziyoruz. Özel Halk Otobüsleri temsilcileri, ayrıcalık veya imtiyaz değil, sadece haklarını ve sürdürülebilir bir sistemi talep etmektedir. İETT’nin bir araç maliyeti 1 milyon 300 bin TL iken özel halk otobüsü 600 bin TL’den hizmet verilmektedir" şeklinde konuştu. "Kaybeden sadece esnaf olmayacaktır, İstanbul halkı da kaybedecektir" İstanbul halkının da kaybedeceğini söyleyen Erhan Güneş, "Özel Halk Otobüsleri, her zaman İstanbul halkının yanında olmuş, zor şartlarda bile hizmetini aksatmamıştır. Ancak bugün gelinen noktada esnafın dayanacak gücü kalmamıştır. Bizler sadece hakkımız olanı, emeğimizin karşılığını istiyoruz. Kaybeden sadece esnaf olmayacaktır, İstanbul halkı da kaybedecektir. Üzülerek ifade ediyorum ki, mağduriyetimiz giderilmediği takdirde önümüzdeki aydan itibaren araçlarımızdaki ücretsiz binişlere elimizde olmayan sebeplerden dolayı izin vermeyeceğimizi belirtiyoruz. İstanbul Halkına bunu tekrar söylüyoruz. Çarşamba günü saat 10.00’da toplantı yapacağız. Çarşamba günü meclise aynı şekilde gelirlerse biz esnaflar olarak buraya geleceğiz. Ve aybaşından itibaren herhangi bir ücretsizi taşımayacağımızı da duyurmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Sakarya Jandarmanın durdurduğu araçtan 7 düzensiz göçmen çıktı: 2 tutuklama Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonda, Kuzey Marmara Otoyolu üzerinde durdurulan bir araçta 9 düzensiz göçmen yakalandı. Olayla ilgili gözaltına alınan 2 organizatör tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sakarya İl Jandarma Komutanlığı, kamu düzeninin korunması ve göçmen kaçakçılığının önlenmesine yönelik kapsamlı denetimleri çerçevesinde, Adapazarı ilçesi Kuzey Marmara Otoyolu Karasu Gişeleri mevkiinde, Göçmen Şube Müdürlüğü ve Otoyol Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yol kontrol ve arama faaliyetleri sırasında durdurulan şüpheli bir araç içerisinde toplam 9 düzensiz göçmen yakalandı. Yapılan incelemeler neticesinde, yakalanan şahıslardan 7’sinin Suriye uyruklu olduğu ve Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş yaptığı tespit edildi. Düzensiz göçmenler, jandarmadaki kimlik tespiti ve idari işlemlerinin tamamlanmasının ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Organizatörler cezaevine gönderildi Olayın ardından derinleştirilen araştırmalar neticesinde, göçmen kaçakçılığına aracılık ettikleri ve organizatör oldukları belirlenen 2 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Operasyon kapsamında sadece adli değil, idari yaptırımlar da ağır oldu. Araç sürücüsü ve tescil sahibine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca toplam 104 bin 252 TL idari para cezası uygulandı. Göçmen sevkiyatında kullanılan araç ise 15 gün süreyle trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi.
Kayseri Başkan Büyükkılıç, Erciyes’te Türkiye’nin en uzun ve en iddialı dağ kızağı tesisi için imzayı attı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’ne yapımı planlanan Türkiye’nin En Uzun ve En İddialı Dağ Kızağı Tesisi için iş birliği protokolüne imzayı attı. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilecek proje, Erciyes’i dört mevsim turizmde yeni bir seviyeye taşıyacak. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, dünyanın en iyi 25 kayak merkezi arasında yer alan Erciyes Kayak Merkezi’ne Türkiye’nin En Uzun ve En İddialı Dağ Kızağı Tesisi’ni kazandırmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin kış turizminde amiral gemisi Erciyes Kayak Merkezi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın vizyoner yatırımları, özverili gayret ve girişimleri ile dünyanın sayılı kayak merkezilerinden biri haline gelirken, bunun yanında Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi gibi tesislerine yeni tesisler eklenerek turizmde dört mevsim cazibe merkezi olma hedefine doğru ilerliyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi ve Outdoor Factory arasında Erciyes Dağ Kızağı Yapım İşi Protokol İmza programı düzenlendi. Başkanlık makamında düzenlenen programa Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcısı Ufuk Sekmen ile Outdoor Factory Yönetici Ortağı Rafet Alpan Yücealpan, İş Geliştirme Bölge Müdürü Zeki Alkan Günaydın ve Operasyonlar Müdürü Ümit Ünal katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, gerçekleştirilen imza protokolünde yaptığı konuşmada, Erciyes Kayak Merkezi’nin her geçen gün hizmet çeşitliliği ve kalite anlayışıyla adından söz ettirmeye devam ettiğini söyledi. Bu sezonun 18 Aralık’ta başladığını hatırlatan Başkan Büyükkılıç, sezonun Nisan ayı sonuna kadar sürmesini beklediklerini belirterek, "Allah’a şükürler olsun, 3 milyon 300 bin kişinin ziyaret ettiği bir merkez haline geldik. Şehrimizden, yurt içinden ve yurt dışından, charter seferlerle gelenler dahil olmak üzere büyük bir zenginlik oluştu" ifadelerini kullandı. Erciyes’te Hedef Turizmi 12 Aya Yaymak Erciyes’in yalnızca kış turizmiyle sınırlı kalmaması için çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Büyükkılıç, yüksek irtifa kamp merkezi ve çeşitli etkinliklerle turizmi 12 aya yaymayı hedeflediklerini dile getirdi. Otel sayısının 20’nin üzerine çıktığını kaydeden Başkan Büyükkılıç, yeni yatırımların da devam ettiğini aktardı. Ulaşım alanında da önemli projeler yürütüldüğünü belirten Büyükkılıç, alternatif bir yol ile by-pass projesinin hayata geçirildiğini, bu noktada Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na teşekkür ettiğini söyledi. Yeni projeler hakkında da bilgi veren Başkan Büyükkılıç, "Kendisini kanıtlamış firmamız marifetiyle dağ kızağımızı birlikte değerlendireceğiz. Hepimizin keyif alacağı bir ortam oluşturmak için gerekli çalışmaları yapıyoruz" dedi. "10 Bin Adet Hediye Bilet Veriyoruz" Öğrencilere yönelik sosyal bir uygulamayı da duyuran Büyükkılıç, "10 bin adet hediye bilet veriyoruz. Öğrencilerimizin dağ kızağından faydalanmasını sağlayacağız. Ekim ayının sonlarına doğru hayata geçmesi planlanıyor. Özellikle çocuk bayramlarında ve çeşitli etkinliklerde bu biletleri dağıtarak yavrularımızın keyifli bir ortamda yer almasını sağlamış olacağız" diye konuştu. Konuşmasının sonunda yüklenici firmaya ve emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Büyükkılıç, projenin zamanından önce tamamlanacağına inandığını belirterek, "Hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. Outdoor Factory Yönetici Ortağı Rafet Alpan Yücealpan da Türkiye’nin gözde kayak merkezi olan Erciyes Kayak Merkezi’nde dünya standartlarında böyle bir tesisi kazandıracak olmaktan dolayı memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Allah mahcup etmesin, güzelce halkımıza hizmet edelim, bereketli bir tesis olsun" dedi. Türkiye’nin En Uzun Dağ Kızağı Parkurlarından Biri Outdoor Factory tarafından tasarlanan proje, yaklaşık 1100 metre uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun dağ kızağı parkurlarından biri olma özelliğini taşıyor. Tesis, yeni nesil kızak sistemleri, en gelişmiş güvenlik teknolojileri ile donatılarak her yaş grubuna uygun, kontrollü ve yüksek konforlu bir kullanım deneyimi sunacak. Yılın her döneminde operasyonel olarak işleyecek şekilde planlanmış olan tesis, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Erciyes’i yalnızca kış turizmiyle sınırlı kalmayan, dört mevsim yaşayan bir destinasyon haline getirme hedefine yeni bir katkı sunacak. Proje kapsamında ziyaretçilere gece saatlerinde de kesintisiz ve etkileyici bir sürüş deneyimi sunularak "gece kızak" deneyimini Erciyes’in yeni cazibe unsurlarından biri haline getirilecek. Rekabet ve Etkileşim İmkânları Deneyim kurgusunda rekabet ve etkileşimi ön planda tutan tesiste ziyaretçiler, parkur boyunca birbirleriyle yarışabilecek, tur sürelerini skorbord sistemi üzerinden takip edebilecek ve performanslarını anlık olarak karşılaştırabilecek. Ayrıca sistem içerisine entegre edilen otomatik fotoğraf çekim altyapısı, ziyaretçilerin deneyim anlarını ölümsüzleştirerek paylaşılabilir içerik üretimine imkan tanıyacak. Erciyes’in Marka Değerini Artıracak Doğa ile uyumlu yerleşim, sürdürülebilir mühendislik çözümleri ve düşük çevresel etki prensipleri doğrultusunda geliştirilen proje, Erciyes’in marka değerini artıracak. Projenin kısa süre içerisinde inşaatına başlanması ve planlanan takvim doğrultusunda tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor.