Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
BBP lideri Destici’den Kurban Bayramı mesajı
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:11:06
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Kurban Bayramı’nda, öncelikle tüm dünyada, adaletin, barışın, huzurun ve sükunun hakim olmasını diliyorum" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, Kurban Bayramı’na ilişkin bir mesaj yayımladı. Uzun yıllardır bayramların ’bayram’ tadında kutlanılamadığına dikkati çeken Destici, "Dünya üzerindeki Türklerin ailemiz, Müslümanların kardeşlerimiz olduğu şuurunun yanında, tüm insanlığa ve çevreye karşı sorumluluklar taşıyoruz. Gazze’de on binlerce anne ve çocuğun katledildiği; İran’da kız çocuklarının bulunduğu okul binasının bombalandığı; ABD’de, merkezinde çocuk istismarı olan bir yapının, neredeyse kademe kademe dünya siyasetini belirlediğinin ortaya çıktığı bir atmosferde; vicdan sahiplerinin mutlu olabilmeleri çok kolay değil. Bölgemizde savaşlar devam ediyor. Maalesef, her savaşta olduğu gibi, en büyük acıları, savaşların çıkmasında hiçbir payı olmayan masum siviller ödüyorlar. Doğu Türkistan ve Kırım başta olmak üzere, dünyanın çok sayıda noktasında, Türk ve Müslüman varlığı yok edilmeye çalışılıyor. Bu korkunç zulüm, zalimlerin çıkar hesapları arasında görmezden geliniyor. Gördüğümüz tablo karşısında, şanlı Peygamberimizin, zaman ve mekan ötesi, ’Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır’ ve ’Hak yolda akıtılan bir damla mürekkep, şehit kanından daha mübarektir’ Hadis-i Şeriflerinin görkemiyle sarsılıyoruz" ifadelerine yer verdi. "Kurban Bayramı’nda, öncelikle tüm dünyada, adaletin, barışın, huzurun ve sükunun hakim olmasını diliyorum" Bayram dolayısıyla öncelikle tüm dünyada adaletin, barışın, huzurun ve sükunun hakim olmasını dilediğini kaydeden Destici, şöyle devam etti: "Kurban Bayramı’nın manevi iklimini yaşarken, çevremizde, ülkemizde, dünyada yaşananlara karşı taşıdığımız sorumlulukları hiç unutmamalıyız. Mensup olduğumuz topluma ve ihtiyaç sahiplerine dair sıkıntıları paylaşmamızla ilgili yükümlülüklerimizi en fazla, bayramlarda hatırlamalıyız. İmkânı olanların, ihtiyaç sahiplerine el uzatmasının, ibadetlerimiz kadar, kurbanlarımız kadar, mensup olduğumuz dinin gereği. Kötülüğü, zulmü, adaletsizliği ve acımasızlığı ancak sevgiyle, dayanışmayla; birbirimize ve değerlerimize sarılarak yenebiliriz ve yeneceğiz. Bu düşüncelerle, bugün mukaddes topraklarda hac ibadetlerini yerine getiren hacı adaylarımızın; şehit ailelerimizin; yurt içi ve yurt dışında, milletimizin güvenliği için terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin; askerlerimizin, polislerimizin, istihbarat kuruluşlarımızın mensuplarının, güvenlik korucularımızın; aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin mübarek Kurban Bayramını tebrik ediyor, bayramın tüm dünya mazlumlarının felaha ermesine, sağlık, huzur, birlik ve mutluluk içinde bir araya geldiğimiz aydınlık günlere vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum."
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:05
Akdeniz’den Avrupa’ya uzanacak Antalya-Alanya Otoyolu’nda çalışmalar hızlandı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Bakan Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi. Bakan Uraloğlu, yaptığı açıklamada Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Antalya’nın turizm, tarım ve ticaret alanındaki güçlü yapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Uraloğlu, "Antalya ve Alanya arasında artan ulaşım talebine cevap verecek otoyolumuz, bölgenin ekonomik ve sosyal hareketliliğine önemli katkı sağlayacak. Otoyolun hizmete alınmasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ulaşımı daha hızlı hale gelecek" ifadelerini kullandı. "Proje trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine imkân sağlayacak" Bakan Uraloğlu, Antalya şehir merkezinden başlayıp Alanya’ya kadar uzanan mevcut güzergâhta artan araç trafiği ve sinyalizasyon sistemleri nedeniyle yoğunluk yaşandığını ifade ederek, "Antalya-Alanya Otoyolu ile bölgedeki ulaşım yükünü önemli ölçüde hafifleteceğiz. Projemiz, çevre illerden gelen trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine de imkân sağlayacak" dedi. Otoyol 122 kilometre uzunluğunda olacak 84 kilometresi ana gövde, 38 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 122 kilometre uzunluğunda projelendirilen otoyolun her iki yönde üçer şeritli ana gövde ile gidiş ve geliş yönlerinde toplam 4 şeritli bağlantı yollarından oluşacağını kaydeden Uraloğlu, "Güzergâh Serik Kavşağı’ndan başlayarak Konaklı’nın kuzeyindeki Alanya Batı Kavşağı’nda son bulacak" açıklamasında bulundu. 5 tünel ve 14 viyadükte çalışmalar devam ediyor Proje kapsamında Serik, Taşağıl, Manavgat, Manavgat Doğu, Alarahan, Konaklı ve Alanya Batı kavşakları olmak üzere toplam 7 kavşak bulunduğunu belirten Uraloğlu, otoyolda ayrıca toplam 4 bin 365 metre uzunluğunda 5 tünel ve toplam 5 bin 966 metre uzunluğunda 16 viyadüğün yer aldığını ifade etti. Sahadaki çalışmalara ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "5 tünelin tamamında kazı, destekleme ve nihai beton imalatlarına devam ediyoruz. 16 viyadüğün 14’ünde de fore kazık, temel kazı, donatı ve beton çalışmalarını sürdürüyoruz. Toplam 13 altgeçit, üstgeçit ve köprü ile 38 menfezde çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Yıllık 23,9 milyar liralık tasarruf Antalya-Alanya Otoyolu’nun tamamlanmasıyla mevcut güzergâhta 2,5 saat süren seyahat süresinin 36 dakikaya düşeceğini belirten Uraloğlu, "Proje sayesinde yıllık 23 milyar lirası zamandan, 900 milyon lirası akaryakıttan olmak üzere toplam 23,9 milyar lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salınımını da yıllık 47 bin ton azaltacağız" dedi. Avrupa sınırına kesintisiz otoyol ağı Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:59
MHP Genel Başkanı Bahçeli’den CHP’ye kongre için ’9 Eylül’ önerisi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’de yaşananlara ilişkin, "İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir. Bize göre bu tarih partinin kuruluş tarihi de olan 9 Eylül olabilecektir" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:56
Akdeniz’den Avrupa’ya uzanacak otoyol ağı: Antalya-Alanya Otoyolu’nda çalışmalar hızlandı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Bakan Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Antalya’nın turizm, tarım ve ticaret alanındaki güçlü yapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Uraloğlu, "Antalya ve Alanya arasında artan ulaşım talebine cevap verecek otoyolumuz bölgenin ekonomik ve sosyal hareketliliğine önemli katkı sağlayacak. Otoyolun hizmete alınmasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ulaşımı daha hızlı hale gelecek" ifadesini kullandı. "Proje trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine imkân sağlayacak" Bakan Uraloğlu, Antalya şehir merkezinden başlayıp Alanya’ya kadar uzanan mevcut güzergâhta artan araç trafiği ve sinyalizasyon sistemleri nedeniyle yoğunluk yaşandığını ifade ederek, "Antalya-Alanya Otoyolu ile bölgedeki ulaşım yükünü önemli ölçüde hafifleteceğiz. Projemiz, çevre illerden gelen trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine de imkân sağlayacak" dedi. Proje 122 kilometre uzunluğunda projelendirildi 84 kilometresi ana gövde, 38 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 122 kilometre uzunluğunda projelendirilen otoyolun her iki yönde üçer şeritli ana gövde ile gidiş ve geliş yönlerinde toplam 4 şeritli bağlantı yollarından oluşacağını kaydeden Uraloğlu, "Güzergâh Serik Kavşağı’ndan başlayarak Konaklı’nın kuzeyindeki Alanya Batı Kavşağı’nda son bulacak." açıklamasında bulundu. 5 tünel ve 14 viyadükte çalışmalar devam ediyor Proje kapsamında Serik, Taşağıl, Manavgat, Manavgat Doğu, Alarahan, Konaklı ve Alanya Batı kavşakları olmak üzere toplam 7 kavşak bulunduğunu belirten Uraloğlu, otoyolda ayrıca toplam 4 bin 365 metre uzunluğunda 5 tünel ve toplam 5 bin 966 metre uzunluğunda 16 viyadüğün yer aldığını ifade etti. Sahadaki çalışmalara ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "5 tünelin tamamında kazı, destekleme ve nihai beton imalatlarına devam ediyoruz. 16 viyadüğün 14’ünde de fore kazık, temel kazı, donatı ve beton çalışmalarını sürdürüyoruz. Toplam 13 altgeçit, üstgeçit ve köprü ile 38 menfezde çalışmalarımıza devam ediyoruz" bilgisini paylaştı. Yıllık 23,9 milyar liralık tasarruf Antalya-Alanya Otoyolu’nun tamamlanmasıyla mevcut güzergâhta 2,5 saat süren seyahat süresinin 36 dakikaya düşeceğini belirten Uraloğlu, "Proje sayesinde yıllık 23 milyar lirası zamandan, 900 milyon lirası akaryakıttan olmak üzere toplam 23,9 milyar lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salınımını da yıllık 47 bin ton azaltacağız" açıklamasında bulundu. Avrupa sınırına kesintisiz otoyol ağı Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi.
20 Ocak 2026 Salı - 13:53
Türkiye ile Özbekistan arasında 2026-2027 İşbirliği Programı imzalandı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov tarafından, iki ülke arasında 2026-2027 dönemini kapsayan iş birliği programı hayata geçirildi. Dışişleri Bakanı Fidan ile Özbekistan Dışişleri Bakanı Saidov tarafından, Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu’nun Dördüncü Toplantısı’nın ardından, ’Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Özbekistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Arasında 2026-2027 İşbirliği Programı’ imzalandı.
20 Ocak 2026 Salı - 13:09
Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Dördüncü Toplantısı başladı
Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Dördüncü Toplantısı Ankara’da başladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov’un eş başkanlıklarında Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Dördüncü Toplantısı Ankara’da başladı.
20 Ocak 2026 Salı - 13:03
Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Dördüncü Toplantısı başladı
Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Dördüncü Toplantısı Ankara’da başladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov’un eş başkanlıklarında Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Dördüncü Toplantısı Ankara’da başladı.
20 Ocak 2026 Salı - 12:48
MHP lideri Bahçeli: "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu vurgulayarak, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi. MHP lideri Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, iç politikaya ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP’nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı. "Pergelin sabit ucu Ankara’dır" MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye’yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı. "SDG/YPG sahadan silinmiştir" Suriye’de yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını belirtti. Halep, Rakka ve Deyrizor’un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi. SDG/YPG’nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür." "Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye’yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu. "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir" Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, ’Terörsüz Bölge’ hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır" Türkiye’nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu. Konuşmasında CHP’yi de hedef alan Bahçeli, CHP’nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti: "Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz." İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli, "Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi. Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu. "Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır" Gazze’de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu’na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.
20 Ocak 2026 Salı - 12:40
Bakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Saidov ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile bir araya geldi. Bakan Fidan, Ankara’da gerçekleştirilen Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Dördüncü Toplantısı vesilesiyle Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile bir araya geldi.
20 Ocak 2026 Salı - 12:37
Bakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Saidov ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile bir araya geldi. Bakan Fidan, Ankara’da gerçekleştirilen Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu Dördüncü Toplantısı vesilesiyle Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile bir araya geldi.
20 Ocak 2026 Salı - 12:22
Bakan Uraloğlu: "Kıyı Emniyeti ekipleri 2025 yılında 199 can kurtarma operasyonu ile 631 kişiyi kurtardı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Kıyı Emniyeti ekipleri 2025 yılında 199 can kurtarma operasyonu ile 631 kişiyi kurtardı. 2025 yılında 28 gemi kurtarma operasyonunu başarı ile gerçekleştirdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün (KEGM) 2025 yılına ait operasyonel faaliyetlerini değerlendirdi. Bakan Uraloğlu, "Yerli ve milli yazılım ve teknolojilerle, çeşitli tip ve sınıfta modernize edilmiş 109 araçlı filomuz ve 2 bin 266 deneyimli personel kadromuzla 7 gün 24 saat, başta Türk boğazları olmak üzere, Mavi Vatan’da seyir emniyetini sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Kıyı Emniyeti ekipleri 2025 yılında 199 can kurtarma operasyonu ile 631 kişiyi kurtardı" Denizlerdeki seyir emniyeti, can, mal ve çevre güvenliğinin artırılması adına önemli çalışmalara imza atan Kıyı Emniyeti ekiplerinin 2025 yılında İstanbul ve Çanakkale boğazlarındaki kurtarma operasyonları hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, "Kıyı Emniyeti ekipleri 2025 yılında 199 can kurtarma operasyonu ile 631 kişiyi kurtardı. Aynı dönemde, 28 gemi kurtarma operasyonunu başarı ile gerçekleştirerek denizlerimizde seyir emniyeti, can, mal ve çevre güvenliğinin artırılmasını sağladık" açıklamalarında bulundu. "2025 yılında 12 bin 753 gemiye refakat hizmeti verildi" Bakan Uraloğlu, başta yoğun deniz trafiğinin olduğu noktalarda gemilerin emniyetli bir şekilde geçiş yapmasını sağlamak amacıyla refakat hizmeti verdiklerini de kaydederek, "2025 yılında 12 bin 753 gemiye seyir emniyetinin artırılmasına yönelik olarak muhtemel bir arıza ve acil durumda ivedi olarak müdahale edilmesi amacı ile refakat hizmeti verildi" diye konuştu. Limanlarda ve dar sularda gemilerin manevra yapabilmesine yardımcı olmak amacıyla verilen liman römorkörcülük hizmeti kapsamında ise 6 bin 89 operasyon gerçekleştirdiklerini bildirdi. "2025 yılında boğazlarda 48 bin 579 kılavuzluk hizmeti verildi" İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında gerçekleşen kılavuzluk hizmeti verilerini de paylaşan Bakan Uraloğlu, "2025 yılında İstanbul Boğazından geçiş yapan 40 bin 172 geminin yüzde 61,3’ünü oluşturan 24 bin 608 gemiye kılavuzluk hizmeti verdik. Çanakkale Boğazından geçiş yapan 44 bin 471 geminin ise yüzde 53,9’u yani 23 bin 971 gemi kılavuz kaptanlarımız tarafından yönetildi. Böylece 2025 yılında boğazlarda 48 bin 579 kılavuzluk hizmeti verildi" ifadelerini kullandı.
20 Ocak 2026 Salı - 12:04
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Önüne gelen Bihter olmuş, önüne gelen Behlül karakterine bürünmüş"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Suriye’deki son gelişmeleri, terörle mücadeleyi, iç güvenlik ve toplumsal yozlaşma tartışmalarını değerlendirdi. Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, hem iç politikaya hem de bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP’nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı."Pergelin sabit ucu Ankara’dır"MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye’yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı."SDG/YPG sahadan silinmiştir"Suriye’de yaşanan son gelişmelere değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını savundu. Halep, Rakka ve Deyrizor’un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi.SDG/YPG’nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:"Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır""Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür.""Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır"Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye’yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu."Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, ‘Terörsüz Bölge’ hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi."Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır"Türkiye’nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu.Konuşmasında CHP’yi de hedef alan Bahçeli, CHP’nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti:"Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz."İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli,"Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi.Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu."Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır"Gazze’de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu’na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.
20 Ocak 2026 Salı - 12:03
Uzmanından uyarı: "Gebelikte demir eksikliği anne ve bebek sağlığını etkileyebilir"
Anne ve bebek sağlığını doğrudan etkileyen demir eksikliğinin, hamilelik sürecinde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının başında geldiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Sarıkaya Eraslan, "Gebelikte artan demir ihtiyacının normal diyetle karşılanması mümkün olmayabilir. Bu nedenle, Gebelere Demir Destek Programı kapsamında her gebeye rutin takviye önerilmektedir" dedi. Gebelikte vücudun kan hacminin yüzde 40-50 oranında artması, yaklaşık 1000 mg ek demir ihtiyacı doğuruyor. Bu ihtiyacın karşılanamaması durumunda ise hem anne hem de bebek için ciddi riskler ortaya çıkıyor. Medical Park Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Sarıkaya Eraslan, konuyla ilgili uyarılarda bulundu. Op. Dr. Eraslan, durumun tek bir nedene bağlı olmadığını belirterek; "Artan plazma hacmi için gereken bin mg ek demir ihtiyacı, yetersiz depolar ve emilim sorunlarıyla birleştiğinde demir eksikliği kaçınılmaz hale geliyor. Normal diyetle bu ihtiyacın karşılanması genellikle mümkün değildir" diye konuştu. Anne ve bebeği bekleyen riskler Demir eksikliğinin hem anne hem de bebek üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ifade eden Dr. Eraslan, şu risklere dikkat çekti: "Annede; Aşırı yorgunluk, enfeksiyonlara yatkınlık ve doğum sonrası kanama riskinde artış. Bebekte; Prematürite yani erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve uzun dönemde nörogelişimsel sorunlar." "Belirtiler her zaman ortaya çıkmayabilir" Halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, saç dökülmesi ve soğuğa hassasiyetin en sık görülen belirtiler olduğunu söyleyen Op. Dr. Eraslan, "Demir eksikliği uzun süre belirti vermeyebilir. Bu nedenle yalnızca şikayetlere değil, rutin kan tetkiklerine (Hemoglobin ve Ferritin) dayanmak gerekir. Ferritin düzeyinin 30 ng/mL’den düşük olması eksiklik kabul edilir" uyarısında bulundu. "C vitamini demir emilimini artırır" Gebelikte yalnızca beslenmeyle demir ihtiyacını karşılamanın genellikle mümkün olmadığının altını çizen Op. Dr. Eraslan, "Demirden zengin besinler kırmızı et, tavuk, hindi, balık, yumurta, kuru baklagiller mercimek, nohut, yeşil yapraklı sebzeler ıspanak, pazı, tam tahıllar, pekmez, kuruyemişler zengin kaynaklardır. C vitamini portakal, limon, takviyelerin aç karnına alınması ve gün aşırı demir kullanımı demir emilimini artırır. Çay, kahve, süt ürünleri ve mide ilaçları antiasitler ise demir emilimini engeller" ifadelerini kullandı. Sağlık Bakanlığı’nın ‘Gebelere Demir Destek Programı’ kapsamında her gebeye rutin takviye önerildiğini belirten Dr. Eraslan, uygulama esaslarını şöyle özetledi: "Başlangıçta genellikle 2. trimesterden (4. aydan) itibaren başlanır. Ancak eksiklik tespit edilmişse tanı konur konmaz başlanmalıdır. Kullanım şekli; Demir ilaçları gün aşırı ve aç karnına alınmalıdır." Yan etkilerle başa çıkma yolları Gebelerin demir takviyesi kullanırken nelere dikkat etmeleri gerektiğine değinen Eraslan, "Gebeler doğru dozda, doğru zamanda, engelleyicilerden uzak takviye kullanmaya dikkat etmelidir. Yan etki varsa hekimlerine bildirmeli takip ve izlemle kullanmalıdırlar" diye konuştu. Demir takviyelerinin bazı yan etkileri olduğuna da dikkati çeken Eraslan, "Bulantı, mide yanması ve en sık görülen yan etki olan kabızlık bazen hastaları zorlayabilir. Bu etkileri azaltmak için ilaçlar gün aşırı kullanılabilir, doz bölünebilir veya tolere edilemiyorsa akşamları hafif tok karnına alınabilir" tavsiyesinde bulundu. "Doğumdan sonra da takip şart" Demir ihtiyacının doğumda yaşanan kan kaybı ve emzirme süreci nedeniyle doğum sonrasında da devam ettiğini hatırlatan Eraslan, tedavinin ihmal edilmesinin annenin iyilik halini ve bebeğine bakım kapasitesini olumsuz etkileyeceğini belirterek doğumdan sonraki süreçte de demir takibinin devam etmesi gerektiğinin altını çizerek sözlerini tamamladı.
20 Ocak 2026 Salı - 12:02
ASO Başkanı Ardıç: "Gelecek, teknolojiyi üretenlerin ve ihraç edenlerin olacak"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Gelecek, yalnızca teknolojiyi kullananların değil, onu üretenlerin ve ihraç edenlerin olacak" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, teknoloji odaklı girişimciler merkezi olarak faaliyet gösteren Garaj-X Ankara Genç Girişimciler Teknoloji Geliştirme Merkezi’ni (TEKMER) ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Merkezdeki start-up’ları tek tek inceleyen Başkan Ardıç, genç girişimcilerin projeleri hakkında bilgi aldı. "Garaj X, katma değerli üretimine katkı sunmak üzere kuruldu" ASO Başkanı Ardıç, Ankara’nın Türkiye’nin en büyük ikinci sanayi kenti olmasının yanı sıra yüksek teknolojili üretim yapan ve Ar-Ge’nin de simgesi konumunda olduğunu vurguladı. Garaj X’in bu stratejik gücün tam merkezinde olduğunu ifade eden Ardıç, "Garaj X, sanayimizin yüksek teknolojili ve katma değerli üretimine katkı sunmak üzere kuruldu. Bu merkez, genç beyinlerin dinamizmini sanayimizin tecrübesiyle aynı masa etrafında buluşturacak" açıklamalarında bulundu. Sanayinin en büyük ihtiyacının verimli, sürdürülebilir ve esnek üretim modelleri olduğunu belirten Başkan Ardıç, "Garaj X, bu ihtiyaçlara cevap verebilecek, uygulamaya dönük, katma değerli çözümlerin geliştirileceği bir merkezdir. Ankara’daki organize sanayi bölgelerimizle, teknoparklarımızla, üniversitelerimizle entegre şekilde çalışacak Garaj X, üretim altyapımıza yeni nesil teknolojilerin, yapay zekanın, otomasyonun ve verimlilik odaklı yazılımların entegre edilmesini sağlayacak" diye konuştu. "Gelecek, teknolojiyi üretenlerin ve ihraç edenlerin olacak olacak" Garaj X’in, sanayinin sorunlarına gerçek çözümler üretmek isteyen girişimcileri, sanayicilerle bir araya getirmek için tasarlandığını dile getiren Ardıç, "Burada yalnızca fikirler değil; uygulanabilir, ölçeklenebilir ve sahada test edilebilecek çözümler geliştirilecek. Garaj X’in sunduğu bu ortam; üniversiteler, start-up’lar ve sanayi arasında güçlü bir köprü olacak. Test merkezleri, prototipleme alanları, mentorluk ve yatırım destekleriyle sadece fikir aşamasındaki projeleri değil, sanayicilerimizin ihtiyaçlarına uygun özgün teknolojik çözümleri geliştireceğiz. Unutmayalım ki; gelecek, yalnızca teknolojiyi kullananların değil, onu üretenlerin ve ihraç edenlerin olacak" ifadelerini kullandı. Garaj X ziyaretinde ASO Başkanı Seyit Ardıç’a; ASO Başkan Yardımcıları Mete Çağlayan ile Ercan Ata, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Osmanbeyoğlu, İhsan Çetinceviz, Halit Erol, Ertuğrul Onat, Levent Akçakoca, Genel Sekreter Prof. Dr. Mehmet Cansız, Genel Koordinatör Prof. Dr. Yavuz Cabbar, Genel Sekreter Yardımcıları Oktay Yaman, Dr. Ahmet Dinçer, TOBB Ankara Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Hakan Tarhan, Başkan Yardımcısı Onur Öztuna, İcra Kurulu Üyeleri Çiğdem Işık Özger ve Kayra Uzun eşlik etti.
20 Ocak 2026 Salı - 11:56
Keçiören Belediyesi’nden genç sporcular için "Sağlıklı Zihin, Güçlü Beden" sempozyumu
Keçiören Belediyesi’nde, gençlerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi ve uyuşturucu madde, kumar gibi risk alanlarında farkındalık üretmek amacıyla Bağımlılıkta Danışmanlık ve Rehberlik Merkezi (BADAM) ile "Sağlıklı Zihin, Güçlü Beden" sempozyumu gerçekleştirildi. Keçiören Belediyesi tarafından Neşet Ertaş Sanat ve Gösteri Merkezi’nde 12-18 yaş arası genç sporculara yönelik düzenlenen "Sağlıklı Zihin, Güçlü Beden" temalı sempozyum, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sempozyumda, amatör ve lisanslı sporcuların performans baskısı, sürekli rekabet ve sakatlanma korkusu nedeniyle bağımlılık açısından risk altında olabildiğine dikkat çekildi. Akran baskısı ve dijital riskler karşısında sınır koyabilmenin ve "hayır" diyebilmenin güçlü bir duruş olduğu hatırlatılırken; sporun yalnızca başarı değil, güvenli, saygılı ve çocuğun bedensel-ruhsal iyilik halini önceleyen bir alan olması gerektiğinin altı çizildi. "Bu illeti sporla ve eğitimle yeneceğiz" Bağımlılıklarla mücadele kapsamında sporun öneminden bahseden Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Emir Can Tunç, "Biz büyük Keçiören ailesi olarak her birinizi kendi aile ferdimiz sayıyor, her birinizin derdini kendi derdimiz sayıyor, sizin gamınızla dertleniyoruz, sizin mutluluğunuzla sevinç duyuyoruz. Bizler bu çerçevede üzerimize düşen sorumlulukların farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede koruyucu önlem olarak yaptığımız işlerin başında spora destek vermek geliyor. Bu kapsamda göreve geldiğimiz günden beri bünyemizde var olan spor branşlarının sayısını arttırdık ve hem ülke içinde hem ülke dışında çok güzel başarılara imza attık. BADAM son bir yıl içinde kurulmuş olmasına rağmen çok ciddi başarılara imza attı. Çocuklarımız bu sayede kötü alışkanlıklardan uzak duruyor. Bu illeti sporla ve eğitimle yeneceğiz. Bu nedenle mücadelemize aralıksız devam edeceğiz" dedi. "Spor olmadan çocuklarımızı birlik ve beraberlik duygusuyla yetiştirmemiz oldukça güçtür" Spor kulüplerinin yalnızca spor dallarında değil birçok konuda okul niteliğinde olduğunu vurgulayan Amatör Spor Kulüpleri Federasyon Başkanı Murat Kandazoğlu, "Çocuklar ve gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, zihin ve beden sağlığını diri tutmak için eğitim ve spor en kuvvetli silahımız. Bu anlamda hem teknoloji bağımlılığı hem madde bağımlılığı konusunda ciddi bir mesai harcıyoruz. Bizler gençlerimizin eğitimlerini hazır hale getirerek ailelerine hazır bir genç nesil yetiştirme noktasında onları sağlıklı bir şekilde evlerine götürmek ve onların vatandaşlarına bağlı gençler olarak yetişmesini sağlama çabasındayız. Amatör Spor Kulübü dediğiniz zaman, oranın bir okul olduğunu, sosyal projeler noktasında sorumluluk alarak bağımlılık ve diğer alanlarda çok önemli işler yaptığını hiçbir zaman aklımızdan çıkartmayalım. Spor olmadan çocuklarımızı birlik ve beraberlik duygusuyla yetiştirmemiz oldukça güçtür. Bizlere her zaman destek veren Keçiören Belediyesi’ne teşekkür ederiz" diye konuştu. "Yükselen gençlik Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz" Keçiören’de bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu belirten Emekli Vali Yardımcısı ve eski Keçiören Kaymakamı Ali Galip Saral, "Yirmi yıl önce Keçiören’de beş yıl hizmet yapmak benim hayatımda en önemli izlerden birisi oldu. Kırk yıllık kamu hizmetim süresince en fazla değer verdiğim, en fazla çalışma arzusu duyduğum yerleşim yerlerinden birisiydi Keçiören oldu. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yükselen gençlik Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz’ sözünü hatırlatmak istiyorum" şeklinde konuştu. "Bağımlılık, vatanımız için bir güvenlik ve beka meselesidir" En güçlü bağımlılığın özgürlük olduğunu ifade eden Keçiören Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Dr. Gazi Altın, "Unutmayın, en güçlü bağımlılık özgürlüktür. Onu korumak sizin elinizde. Değerli Başkanımız Mesut Özaslan’ın bir sözü var; ‘Hiçbir Türk evladının damarlarında dolaşan asil kanda bağımlılık yapan etkenleri bulundurmayacağız’ bağımlılık yapıcı şeylere bulaşmış her bir ferdimiz vatan toprağından kopmuş bir karış toprak demektir. Diğer bir ifade ile bağımlılık, vatanımız için bir güvenlik ve beka meselesidir. Bu nedenle gençlerimizi bu olumsuz davranışlardan uzaklaştırmak bizler için en değerli ve ulvi görev olacaktır" açıklamalarında bulundu. Alanında uzman psikologların sunum yaptığı programa; Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Emir Can Tunç ve Selçuk Karadağ, Emekli Vali Yardımcısı ve eski Keçiören Kaymakamı Ali Galip Saral ve eşi, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Atar, Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semiyha Tuncel, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Murat Kandazoğlu, siyasi parti temsilcileri, spor kulübü yöneticileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinliğin sona ermesiyle beraber Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Emir Can Tunç, katılımcılara çiçek ve hediye takdiminde bulundu. Hatıra fotoğrafının ardından sempozyum sona erdi.
20 Ocak 2026 Salı - 11:54
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Yeni yüzyılda terörü hayatımızdan mutlaka çıkaracak, feleğin çemberini kıracak, tuzakları bozacak, karanlık senaryoları yırtıp atacağız"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Suriye’deki son gelişmeleri, terörle mücadeleyi, iç güvenlik ve toplumsal yozlaşma tartışmalarını değerlendirdi. Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, hem iç politikaya hem de bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP’nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı."Pergelin sabit ucu Ankara’dır"MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye’yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı."SDG/YPG sahadan silinmiştir"Suriye’de yaşanan son gelişmelere değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını savundu. Halep, Rakka ve Deyrizor’un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi.SDG/YPG’nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:"Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır""Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür.""Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır"Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye’yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu."Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, ‘Terörsüz Bölge’ hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi."Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır"Türkiye’nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu.Konuşmasında CHP’yi de hedef alan Bahçeli, CHP’nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti:"Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz."İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli,"Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi.Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu."Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır"Gazze’de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu’na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder