Yerel Haberler
Ankara
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:40 CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Kurultayın yasal zeminde yapılması lazım, tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Kurultaysız bir parti yok. Kurultay yapılacak. Bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı var. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konutunun önünde basın mensuplarıyla bayramlaştı. Burada soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, öncesinde basın mensuplarının bayramını kutladı. "Sorunlara karşı sağlıklı çözümler üretilmesi hepimizin ortak görevi" Sürecin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Partinin birliğinin, bütünlüğünün korunması, parti içinde uyumun olması, birlikte mücadele edilmesi var olan sorunlara karşı sağlıklı çözümler üretilmesi hepimizin ortak görevi. Bunu yapmak zorundayız. Bunun için çalışmak zorundayız" diye konuştu. "Ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı çok dönülemez noktalara taşımak doğru değil" Özgür Özel ile bayramlaşma olup olmayacağı sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Olmadı ama olur tabii niye olmasın. Bayramlaşma da olur. Biz düşman değiliz ki aynı partide görev yapan 2 kişiyiz. Böyle ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı çok dönülemez noktalara taşımak doğru değil" dedi. "Kurultayın yasal zeminde yapılması lazım, tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır" Bir kurultay yapılacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Kurultay yapacağız arkadaşlar. Kurultaysız bir parti yok. Kurultay yapılacak. Bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı var. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır. Hukukçu arkadaşlarla bir araya geleceğiz, oturacağız, konuşacağız. En kısa sürede kurultayı nasıl yaparız, kurultayı nasıl gerçekleştiririz konuşacağız" ifadelerini kullandı. "İhraç ve üyeliklerin askıya alınacağı iddiaları dedikodu" Partiden ihraç yapılacağı ve üyeliklerin askıya alınacağı iddialara ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, bu iddiaların tamamen dedikodu olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Bir sürü dedikodu. Bunlara inanmayın. Herkes bir şey söylüyor. Dedikodularla, birisinin talebiyle öbürünün talebiyle bir şey yapamazsınız. Hukuk içinde kalmak zorundasınız. İhracın koşulları var. Bir kişiyi hemen tutup da ben bunu beğenmedim, partiden ihraç edeyim. Öyle bir kural yok" şeklinde konuştu. "‘Biz şu gerekçeyle milletvekillerini CHP Genel Merkezi’ne almadık’ diye haklı gerekçelerinin anlatılması lazım" Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde tahliye günü yaşananlara ilişkin sözlerine şöyle devam etti: "CHP’nin kuruluğu tarihten bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapıları kapatılmaz. Milletvekili CHP Genel Merkezi’ne gittiği zaman CHP Genel Merkezi’nin kapısı o milletvekillerine nasıl kapatılır? Tarihinde CHP Genel Merkezi’nin kapıları kapanmamıştır, kilitlenmemiştir. Bir partinin kapıları halka kapanamaz, milletvekillerine kapanamaz. Böyle bir şey yoktur. Çıkıp ‘biz şu gerekçeyle milletvekillerini CHP Genel Merkezi’ne almadık. CHP milletvekili almadık’ diye haklı gerekçelerinin anlatılması lazım. Ya demokrasiye inanacaksınız ya baskıcı rejimden yana olacaksınız. Biz demokrasiye inanıyoruz. Orası kimsenin babasının malı değildir. Orası kimsenin mülkiyetinde değildir. Orası halkındır. İçim burkularak izledim ya. Bunlar olmamalı. Niye oluyor bunlar." "Henüz bilmediğiniz pek çok ayrıntıyı halkla buluşmada anlatacağım" 1 Haziran’da Parti Meclisi’ni (PM) toplayacaklarını ve bir Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kadrosu oluşturacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, mutlak butlan sürecini ve ilerleyen süreçte yapacaklarını 30 Mayıs’taki halk buluşmasında anlatacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Ayrıntılarını halkla buluşmada halkın da duyması lazım. Partilerin de duyması lazım. Sizin henüz daha bilmediğiniz pek çok ayrıntıyı halkla buluşmada anlatacağım. Herkes gerçekleri görmek zorunda. Herkes gerçekleri anlamak zorunda. Mahkeme kararı çıkmasaydı hiç anlatmayacaktım. Mahkeme kararı çıktı. Ben bütün gerçekleri halkın da, partilerimle paylaşmak zorundayım" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından basın mensuplarıyla ve çevredeki vatandaşla da bayramlaşarak konutuna döndü.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:11 BBP lideri Destici’den Kurban Bayramı mesajı Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Kurban Bayramı’nda, öncelikle tüm dünyada, adaletin, barışın, huzurun ve sükunun hakim olmasını diliyorum" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, Kurban Bayramı’na ilişkin bir mesaj yayımladı. Uzun yıllardır bayramların ’bayram’ tadında kutlanılamadığına dikkati çeken Destici, "Dünya üzerindeki Türklerin ailemiz, Müslümanların kardeşlerimiz olduğu şuurunun yanında, tüm insanlığa ve çevreye karşı sorumluluklar taşıyoruz. Gazze’de on binlerce anne ve çocuğun katledildiği; İran’da kız çocuklarının bulunduğu okul binasının bombalandığı; ABD’de, merkezinde çocuk istismarı olan bir yapının, neredeyse kademe kademe dünya siyasetini belirlediğinin ortaya çıktığı bir atmosferde; vicdan sahiplerinin mutlu olabilmeleri çok kolay değil. Bölgemizde savaşlar devam ediyor. Maalesef, her savaşta olduğu gibi, en büyük acıları, savaşların çıkmasında hiçbir payı olmayan masum siviller ödüyorlar. Doğu Türkistan ve Kırım başta olmak üzere, dünyanın çok sayıda noktasında, Türk ve Müslüman varlığı yok edilmeye çalışılıyor. Bu korkunç zulüm, zalimlerin çıkar hesapları arasında görmezden geliniyor. Gördüğümüz tablo karşısında, şanlı Peygamberimizin, zaman ve mekan ötesi, ’Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır’ ve ’Hak yolda akıtılan bir damla mürekkep, şehit kanından daha mübarektir’ Hadis-i Şeriflerinin görkemiyle sarsılıyoruz" ifadelerine yer verdi. "Kurban Bayramı’nda, öncelikle tüm dünyada, adaletin, barışın, huzurun ve sükunun hakim olmasını diliyorum" Bayram dolayısıyla öncelikle tüm dünyada adaletin, barışın, huzurun ve sükunun hakim olmasını dilediğini kaydeden Destici, şöyle devam etti: "Kurban Bayramı’nın manevi iklimini yaşarken, çevremizde, ülkemizde, dünyada yaşananlara karşı taşıdığımız sorumlulukları hiç unutmamalıyız. Mensup olduğumuz topluma ve ihtiyaç sahiplerine dair sıkıntıları paylaşmamızla ilgili yükümlülüklerimizi en fazla, bayramlarda hatırlamalıyız. İmkânı olanların, ihtiyaç sahiplerine el uzatmasının, ibadetlerimiz kadar, kurbanlarımız kadar, mensup olduğumuz dinin gereği. Kötülüğü, zulmü, adaletsizliği ve acımasızlığı ancak sevgiyle, dayanışmayla; birbirimize ve değerlerimize sarılarak yenebiliriz ve yeneceğiz. Bu düşüncelerle, bugün mukaddes topraklarda hac ibadetlerini yerine getiren hacı adaylarımızın; şehit ailelerimizin; yurt içi ve yurt dışında, milletimizin güvenliği için terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin; askerlerimizin, polislerimizin, istihbarat kuruluşlarımızın mensuplarının, güvenlik korucularımızın; aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin mübarek Kurban Bayramını tebrik ediyor, bayramın tüm dünya mazlumlarının felaha ermesine, sağlık, huzur, birlik ve mutluluk içinde bir araya geldiğimiz aydınlık günlere vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum."
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:05 Akdeniz’den Avrupa’ya uzanacak Antalya-Alanya Otoyolu’nda çalışmalar hızlandı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Bakan Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi. Bakan Uraloğlu, yaptığı açıklamada Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Antalya’nın turizm, tarım ve ticaret alanındaki güçlü yapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Uraloğlu, "Antalya ve Alanya arasında artan ulaşım talebine cevap verecek otoyolumuz, bölgenin ekonomik ve sosyal hareketliliğine önemli katkı sağlayacak. Otoyolun hizmete alınmasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ulaşımı daha hızlı hale gelecek" ifadelerini kullandı. "Proje trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine imkân sağlayacak" Bakan Uraloğlu, Antalya şehir merkezinden başlayıp Alanya’ya kadar uzanan mevcut güzergâhta artan araç trafiği ve sinyalizasyon sistemleri nedeniyle yoğunluk yaşandığını ifade ederek, "Antalya-Alanya Otoyolu ile bölgedeki ulaşım yükünü önemli ölçüde hafifleteceğiz. Projemiz, çevre illerden gelen trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine de imkân sağlayacak" dedi. Otoyol 122 kilometre uzunluğunda olacak 84 kilometresi ana gövde, 38 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 122 kilometre uzunluğunda projelendirilen otoyolun her iki yönde üçer şeritli ana gövde ile gidiş ve geliş yönlerinde toplam 4 şeritli bağlantı yollarından oluşacağını kaydeden Uraloğlu, "Güzergâh Serik Kavşağı’ndan başlayarak Konaklı’nın kuzeyindeki Alanya Batı Kavşağı’nda son bulacak" açıklamasında bulundu. 5 tünel ve 14 viyadükte çalışmalar devam ediyor Proje kapsamında Serik, Taşağıl, Manavgat, Manavgat Doğu, Alarahan, Konaklı ve Alanya Batı kavşakları olmak üzere toplam 7 kavşak bulunduğunu belirten Uraloğlu, otoyolda ayrıca toplam 4 bin 365 metre uzunluğunda 5 tünel ve toplam 5 bin 966 metre uzunluğunda 16 viyadüğün yer aldığını ifade etti. Sahadaki çalışmalara ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "5 tünelin tamamında kazı, destekleme ve nihai beton imalatlarına devam ediyoruz. 16 viyadüğün 14’ünde de fore kazık, temel kazı, donatı ve beton çalışmalarını sürdürüyoruz. Toplam 13 altgeçit, üstgeçit ve köprü ile 38 menfezde çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Yıllık 23,9 milyar liralık tasarruf Antalya-Alanya Otoyolu’nun tamamlanmasıyla mevcut güzergâhta 2,5 saat süren seyahat süresinin 36 dakikaya düşeceğini belirten Uraloğlu, "Proje sayesinde yıllık 23 milyar lirası zamandan, 900 milyon lirası akaryakıttan olmak üzere toplam 23,9 milyar lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salınımını da yıllık 47 bin ton azaltacağız" dedi. Avrupa sınırına kesintisiz otoyol ağı Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi.
Keçiören Belediyesi’nden genç sporcular için "Sağlıklı Zihin, Güçlü Beden" sempozyumu
20 Ocak 2026 Salı - 11:56 Keçiören Belediyesi’nden genç sporcular için "Sağlıklı Zihin, Güçlü Beden" sempozyumu Keçiören Belediyesi’nde, gençlerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi ve uyuşturucu madde, kumar gibi risk alanlarında farkındalık üretmek amacıyla Bağımlılıkta Danışmanlık ve Rehberlik Merkezi (BADAM) ile "Sağlıklı Zihin, Güçlü Beden" sempozyumu gerçekleştirildi. Keçiören Belediyesi tarafından Neşet Ertaş Sanat ve Gösteri Merkezi’nde 12-18 yaş arası genç sporculara yönelik düzenlenen "Sağlıklı Zihin, Güçlü Beden" temalı sempozyum, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sempozyumda, amatör ve lisanslı sporcuların performans baskısı, sürekli rekabet ve sakatlanma korkusu nedeniyle bağımlılık açısından risk altında olabildiğine dikkat çekildi. Akran baskısı ve dijital riskler karşısında sınır koyabilmenin ve "hayır" diyebilmenin güçlü bir duruş olduğu hatırlatılırken; sporun yalnızca başarı değil, güvenli, saygılı ve çocuğun bedensel-ruhsal iyilik halini önceleyen bir alan olması gerektiğinin altı çizildi. "Bu illeti sporla ve eğitimle yeneceğiz" Bağımlılıklarla mücadele kapsamında sporun öneminden bahseden Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Emir Can Tunç, "Biz büyük Keçiören ailesi olarak her birinizi kendi aile ferdimiz sayıyor, her birinizin derdini kendi derdimiz sayıyor, sizin gamınızla dertleniyoruz, sizin mutluluğunuzla sevinç duyuyoruz. Bizler bu çerçevede üzerimize düşen sorumlulukların farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede koruyucu önlem olarak yaptığımız işlerin başında spora destek vermek geliyor. Bu kapsamda göreve geldiğimiz günden beri bünyemizde var olan spor branşlarının sayısını arttırdık ve hem ülke içinde hem ülke dışında çok güzel başarılara imza attık. BADAM son bir yıl içinde kurulmuş olmasına rağmen çok ciddi başarılara imza attı. Çocuklarımız bu sayede kötü alışkanlıklardan uzak duruyor. Bu illeti sporla ve eğitimle yeneceğiz. Bu nedenle mücadelemize aralıksız devam edeceğiz" dedi. "Spor olmadan çocuklarımızı birlik ve beraberlik duygusuyla yetiştirmemiz oldukça güçtür" Spor kulüplerinin yalnızca spor dallarında değil birçok konuda okul niteliğinde olduğunu vurgulayan Amatör Spor Kulüpleri Federasyon Başkanı Murat Kandazoğlu, "Çocuklar ve gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, zihin ve beden sağlığını diri tutmak için eğitim ve spor en kuvvetli silahımız. Bu anlamda hem teknoloji bağımlılığı hem madde bağımlılığı konusunda ciddi bir mesai harcıyoruz. Bizler gençlerimizin eğitimlerini hazır hale getirerek ailelerine hazır bir genç nesil yetiştirme noktasında onları sağlıklı bir şekilde evlerine götürmek ve onların vatandaşlarına bağlı gençler olarak yetişmesini sağlama çabasındayız. Amatör Spor Kulübü dediğiniz zaman, oranın bir okul olduğunu, sosyal projeler noktasında sorumluluk alarak bağımlılık ve diğer alanlarda çok önemli işler yaptığını hiçbir zaman aklımızdan çıkartmayalım. Spor olmadan çocuklarımızı birlik ve beraberlik duygusuyla yetiştirmemiz oldukça güçtür. Bizlere her zaman destek veren Keçiören Belediyesi’ne teşekkür ederiz" diye konuştu. "Yükselen gençlik Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz" Keçiören’de bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu belirten Emekli Vali Yardımcısı ve eski Keçiören Kaymakamı Ali Galip Saral, "Yirmi yıl önce Keçiören’de beş yıl hizmet yapmak benim hayatımda en önemli izlerden birisi oldu. Kırk yıllık kamu hizmetim süresince en fazla değer verdiğim, en fazla çalışma arzusu duyduğum yerleşim yerlerinden birisiydi Keçiören oldu. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yükselen gençlik Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz’ sözünü hatırlatmak istiyorum" şeklinde konuştu. "Bağımlılık, vatanımız için bir güvenlik ve beka meselesidir" En güçlü bağımlılığın özgürlük olduğunu ifade eden Keçiören Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Dr. Gazi Altın, "Unutmayın, en güçlü bağımlılık özgürlüktür. Onu korumak sizin elinizde. Değerli Başkanımız Mesut Özaslan’ın bir sözü var; ‘Hiçbir Türk evladının damarlarında dolaşan asil kanda bağımlılık yapan etkenleri bulundurmayacağız’ bağımlılık yapıcı şeylere bulaşmış her bir ferdimiz vatan toprağından kopmuş bir karış toprak demektir. Diğer bir ifade ile bağımlılık, vatanımız için bir güvenlik ve beka meselesidir. Bu nedenle gençlerimizi bu olumsuz davranışlardan uzaklaştırmak bizler için en değerli ve ulvi görev olacaktır" açıklamalarında bulundu. Alanında uzman psikologların sunum yaptığı programa; Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Emir Can Tunç ve Selçuk Karadağ, Emekli Vali Yardımcısı ve eski Keçiören Kaymakamı Ali Galip Saral ve eşi, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Atar, Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semiyha Tuncel, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Murat Kandazoğlu, siyasi parti temsilcileri, spor kulübü yöneticileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinliğin sona ermesiyle beraber Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Emir Can Tunç, katılımcılara çiçek ve hediye takdiminde bulundu. Hatıra fotoğrafının ardından sempozyum sona erdi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Yeni yüzyılda terörü hayatımızdan mutlaka çıkaracak, feleğin çemberini kıracak, tuzakları bozacak, karanlık senaryoları yırtıp atacağız"
20 Ocak 2026 Salı - 11:54 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Yeni yüzyılda terörü hayatımızdan mutlaka çıkaracak, feleğin çemberini kıracak, tuzakları bozacak, karanlık senaryoları yırtıp atacağız" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Suriye’deki son gelişmeleri, terörle mücadeleyi, iç güvenlik ve toplumsal yozlaşma tartışmalarını değerlendirdi. Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, hem iç politikaya hem de bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP’nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı."Pergelin sabit ucu Ankara’dır"MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye’yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı."SDG/YPG sahadan silinmiştir"Suriye’de yaşanan son gelişmelere değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını savundu. Halep, Rakka ve Deyrizor’un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi.SDG/YPG’nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:"Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır""Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür.""Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır"Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye’yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu."Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, ‘Terörsüz Bölge’ hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi."Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır"Türkiye’nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu.Konuşmasında CHP’yi de hedef alan Bahçeli, CHP’nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti:"Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz."İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli,"Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi.Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu."Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır"Gazze’de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu’na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.
Pursaklar Belediyesi’nden ara tatilde çocuklara yönelik "Akıl ve Zeka Oyunları" kursları
20 Ocak 2026 Salı - 11:43 Pursaklar Belediyesi’nden ara tatilde çocuklara yönelik "Akıl ve Zeka Oyunları" kursları Pursaklar Belediyesi, ara tatilde akıl oyunları etkinlikleriyle çocukların gelişimine katkı sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda Belediye, Akıl ve Zeka Oyunları kursları düzenliyor. Pursaklar Belediyesi, ara tatilde çocukların zihinsel gelişimlerine katkı sağlamak ve tatil sürecini verimli geçirmelerini desteklemek amacıyla Akıl ve Zeka Oyunları kursları düzenlemeye devam ediyor. Akıl ve zeka oyunlarıyla desteklenen programlarda çocuklar problem çözme, stratejik düşünme, dikkat ve odaklanma becerilerini geliştirirken, aynı zamanda sosyalleşerek vakit geçiriyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde yapılan etkinlikler, çocukların kişisel gelişimine katkı sağlıyor. "Çocuklarımız bizim geleceğimiz" Akıl ve zeka oyunları kursları ile çocukların stratejik düşünme, dikkat ve odaklanma becerilerini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Sömestir tatilini sadece dinlenerek değil düşünerek, üreterek ve eğlenerek vakit geçirmelerini istiyoruz. Akıl oyunlarıyla çocuklarımızın zihinsel becerilerini geliştirmeyi, aynı zamanda onları teknoloji bağımlılığından uzak, sosyal ve aktif bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz. Pursaklar Belediyesi olarak çocuklarımızın her alanda gelişimine katkı sunan projelerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir"
20 Ocak 2026 Salı - 11:40 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir. Bu bütünlük, şehirlerimizin planlanmasında, yatırımların yönlendirilmesinde ve risklerin yönetilmesinde devletimizin karar alma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu toplantısında konuştu. Yılmaz, Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu olarak, kurumlar arasında güçlü bir iş birliği tesis edilmesiyle coğrafi bilgiyi üreten, karar süreçlerine yön veren ve katma değere dönüştüren bir yapıyı kararlılıkla inşa ettiklerini ifade etti. Ayrıca Yılmaz, Ulusal Coğrafi Bilgi Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde 2025 yılı için ön görülen 64 eylemin yüzde 91 oranında başarıyla gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi. "Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir" Coğrafi bilginin afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerinde etkin kullanılmasına yönelik önemli adımlar atıldığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Afet ve acil durumlara ilişkin coğrafi veri üretimi ve paylaşımına dair usul ve esaslar güncellenmiş; 200’ün üzerinde coğrafi veri katmanı tanımlanmıştır. Böylece afet yönetiminde; doğru, güncel ve bütünleşik coğrafi veriye dayalı olarak risklerin önceden tespit edilmesini, müdahale kaynaklarının doğru yerde ve doğru zamanda kullanılmasını mümkün kılan veri temelli yönetim kapasitesi önemli ölçüde güçlendirilmiştir. Diğer taraftan, şehirlerimizin ve yerleşim alanlarımızın geleceğini güvence altına alacak doğru, güncel ve bütünleşik coğrafi veri altyapısına kavuşturulması hedefi kapsamında kent ölçeğindeki verilerin ulusal sistemlerle uyumunun güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, Ulusal Kent Bilgi Sistemi ile Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi entegrasyonu sağlanarak yerel yönetimler ile merkezi idare arasında güçlü bir veri bütünlüğü tesis edilecektir. Bu bütünlük, şehirlerimizin planlanmasında, yatırımların yönlendirilmesinde ve risklerin yönetilmesinde devletimizin karar alma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir" diye konuştu. "Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu, e-Devlet kapısı üzerinden kullanıma açıldıktan sonra 700 bini aşkın kullanıcıya ulaşma becerisi göstermiştir" Coğrafi bilginin vatandaşlar ve kamu kurumları tarafından erişilebilir, kullanılabilir ve katma değer üreten bir yapıya kavuşturulmasına özel önem verdiklerini kaydeden Yılmaz, "Bu doğrultuda, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu 01 Ocak 2025 tarihi itibariyle e-Devlet kapısıyla tam entegre şekilde kullanıma açıldı. 2025 yılı başında 14 bin kullanıcısı olan platform, e-Devlet kapısı üzerinden kullanıma açıldıktan sonra, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 700 bini aşkın kullanıcıya ulaşma başarısı göstermiştir. Platform, kamudan özel sektöre, genel yönetimlerden akademiye kadar geniş bir kesime hizmet sunmaktadır. Özel sektör tarafından geliştirilen Coğrafi Bilgi Sistemi projeleri, yalnızca teknik çalışmalar değil; yatırım, üretim ve rekabet gücünü artıran stratejik kalkınma araçları hâline gelmiştir" ifadelerini kullandı. "Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde yapılan güncelleme ile; 630 adet olan coğrafi veri katmanı 730’a çıkarılmıştır" Kurul tarafından alınan kararlar doğrultusunda, stratejik önceliklere uyumlu biçimde veri üretiminden kurumsal entegrasyona kadar birçok alanda somut, ölçülebilir ve sahaya yansıyan ilerlemeler kaydedildiğini aktaran Yılmaz, "Ulusal Coğrafi Veri Paylaşım Matrisinde yapılan güncelleme ile 630 adet olan coğrafi veri katmanı 730’a çıkarılmıştır. 730 coğrafi veri katmanını güncellenmiş veri sözlüğü ile birleştiren bu sistem, kurumlar arası veri paylaşımını hızlandırmakta, mükerrer veri üretimini önlemekte, kaynak verimliliğini artırmakta ve veri temelli kamu yönetimini güçlendirmektedir. Ulusal Bina Envanteri çalışmalarına ivme kazandırılmış; bina ve yapı verileri, ilgili kurumlar tarafından güncel, güvenilir ve bütünleşik bir envanter yapısına kavuşturulmuştur. Yapı güvenliğinin sahada izlenmesine yönelik en temel araçlardan biri olan Bina Kimlik Sertifikası uygulaması kapsamında, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde 2026 Ocak ayı itibariyle yaklaşık 272 bin yapı sisteme dâhil edilmiştir. Yapı güvenliğinin, yapıların kullanım ömrü boyunca izlenmesi gerekliliğini esas alan Periyodik Yapı Denetimleri süreci, ikincil mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından, 2026 yılı itibarıyla sahada fiilî denetimlerle hayata geçirilecektir" açıklamasında bulundu. "Türkiye, tecrübesini paylaşan, kapasite geliştiren ve bölgesel iş birliklerini somut projelerle derinleştiren öncü ülke rolü oynamaktadır" Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye, coğrafi bilgi alanındaki birikimini; küresel yönetişim süreçlerine katkı sunan, bölgesel iş birliklerini derinleştiren ve kardeş ülkelerle kurumsal kapasiteyi birlikte güçlendiren bir dış politika ve kalkınma enstrümanı olarak da konumlandırmaktadır. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Küresel Coğrafi Bilgi Yönetimi Uzmanlar Komitesi (UN-GGIM) çatısı altında sürdürülen çalışmalara katkı sağlıyoruz. Diğer taraftan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yürütülen Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı Projesi de Türkiye’nin kardeş ülkelerle bu konudaki iş birliklerine önemli bir örnek teşkil etmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde yürütülen çalışmalara da katkı yapıyoruz. Türkiye, bu süreçte; tecrübesini paylaşan, kapasite geliştiren ve bölgesel iş birliklerini somut projelerle derinleştiren öncü ülke rolü oynamaktadır. Önümüzdeki dönemde; kurumlarımız arasındaki veri paylaşımını daha da güçlendirecek, standartları yaygınlaştıracak ve yerel yönetimlerimizi bu sürecin aktif bir paydaşı hâline getirecek adımları kararlılıkla sürdüreceğiz."
Bakan Göktaş: "Eylem Planıyla, Roman vatandaşlarımızın hayatını iyileştiren hizmetlerimizi büyüteceğiz"
20 Ocak 2026 Salı - 11:38 Bakan Göktaş: "Eylem Planıyla, Roman vatandaşlarımızın hayatını iyileştiren hizmetlerimizi büyüteceğiz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "yerelde karşılığı olan Eylem Planıyla, Roman vatandaşlarımızın hayatını iyileştiren hizmetlerimizi büyüteceğiz. Çocuklarımızın okulda devamını güçlendirecek, gençlerimizi mesleğe ve işe daha hızlı taşıyacak, kadınların üretim ve gelir imkanlarını artıracağız" dedi. Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi (2023-2030) kapsamındaki 1.Aşama Eylem Planı (2023-2025) uygulaması tamamlandı. Bugün Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi 2. Aşama Eylem Planı (2026-2030) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kapsamda Roman Vatandaşlara Yönelik Strateji Belgesi (2023-2030) ve 1. Aşama Eylem Planı (2023-2025)’ ‘İzleme Değerlendirme Kurulu Toplantısı’ gerçekleşti. Ankara Hakimevinde düzenlenen toplantıda açılış konuşmasını yapan Göktaş, "Bugün aynı zamanda, Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle yayımlanan 2. Aşama Eylem Planımız da yürürlüğe girdi. Yeni Eylem Planımızdaki hedefleri, yerelde güçlü bir koordinasyonla hayata geçirerek Roman vatandaşlarımızın kazanımlarını yaygınlaştıracağımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2009 yılında başlattığı ‘Roman Açılımı’nın, Roman vatandaşlara yönelik kamu politikalarında yeni bir safhayı başlatan tarihi bir dönüm noktası olduğunu dile getiren Göktaş, "Bu yaklaşım konuya sadece sosyal yardım penceresinden değil, hak temelli, katılımcı ve sonuç odaklı bir kamu politikası çerçevesinden bakmamızı sağladı. Roman vatandaşlarımızın günlük hayatta karşılaştığı güçlükleri, sahadan gelen verilerle ve doğrudan temasla görünür kıldı" değerlendirmesinde bulundu. "Eylem Planımız; 6 politika alanında, 41 eylem ve 90 faaliyetten oluşan, sahaya doğrudan temas eden bir uygulama çerçevesidir" 2. Aşama Eylem Planını; 1. aşamada kurdukları altyapının üzerine inşa edilen bir ‘devam, güçlenme ve yaygınlaştırma’ süreci olarak gördüklerini aktaran Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlkinde yakaladığımız ivmeyi koruyarak, devam eden hedefleri daha geniş bir kapsama taşıyacağız. Eylem Planımız; 6 politika alanında, 41 eylem ve 90 faaliyetten oluşan, sahaya doğrudan temas eden bir uygulama çerçevesidir. Bu çerçevenin merkezinde eğitim ve istihdam yer alıyor. Sağlık, barınma, sosyal hizmet ve sosyal yardım başlıklarıyla güçleniyor. Genel politikalar bölümünde ise sosyal içerme, haklara erişim, kültür-sanat ve izleme-değerlendirme araçlarıyla, hedeflerimizi kalıcı sonuçlara taşımayı amaçlıyoruz. Eğitimde hedefimiz; Roman çocuklarımızın okulda kalıcılığını ve başarılarını sağlamaktır. Mesleki Eğitim Merkezlerine yönlendirmeyle gençlerin meslek edinmesini desteklemek. İstihdamda hedefimiz; Roman vatandaşlarımızın işe erişimini kolaylaştırmak, istihdamlarını artırmaktır. Bu kapsamda mesleki kurs ve işbaşı programlarını yaygınlaştırıyoruz. İş arama becerileri ve işe uyum desteklerini sahaya indiriyoruz. Finansal okuryazarlık, kooperatifçilik, e-ticaret ve e-ihracat eğitimleriyle ticari hayata katılımı yaygınlaştırıyoruz. 87 SODAM koordinasyonunda girişimcilik desteklerinde bilgilendirme ve rehberliği güçlendiriyoruz. Sağlıkta hedefimiz; Roman vatandaşlarımızın sağlık okuryazarlığını ve hizmetlere etkin erişimini artırmaktır. Barınmada; yerelin ihtiyaçlarına uygun biçimde yaşam alanlarını iyileştirmektir. Bu kapsamda barınma yardımlarında erişimi geliştiriyor, mahalle dokusunu gözeten konut ve yerinde dönüşüm modellerini destekliyoruz." "LOCALROMA ile de yürüttüğümüz çalışmaları ve iyi uygulamaları daha da yaygınlaştıracak altı yapıyı güçlendireceğiz" Roman vatandaşlara yönelik faaliyetleri yerelde etkisini artırmak için özel önem verdiklerini vurgulayan Göktaş, "Sosyal yardım ve sosyal hizmetlerde; Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP), Sosyal Dayanışma Merkezi (SODAM) ve mobil ekipler üzerinden hizmetlerimizi ve desteklerimizi hane bazlı ihtiyaçlara göre yönlendirme mekanizmalarımızı güçlendiriyoruz. Roman nüfusun yoğun olduğu illerde valiliklerimizin koordinasyonunda yerel eylem planlarıyla faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Sahadaki koordinasyonu güçlendirmek için Roman Koordinasyon İl Koordinatörlerimizle hizmetleri ihtiyaca göre hızlıca ulaştırıyoruz. Bu kapsamda 25 ilde İl Çalışma Gruplarımızı kurduk ve illerimizdeki paydaşlarla düzenli toplantılar yaparak ihtiyaçları hızlıca tespit ediyoruz. Kurumlar arası eşgüdümle, somut ve ölçülebilir hedefleri hayata geçiriyoruz. Roman Entegrasyon Projesi, LOCALROMA ile de yürüttüğümüz çalışmaları ve iyi uygulamaları daha da yaygınlaştıracak altı yapıyı güçlendireceğiz" açıklamasında bulundu. "Eylem Planıyla, Roman vatandaşlarımızın hayatını iyileştiren hizmetlerimizi büyüteceğiz" 86 milyon vatandaşı kucaklayan, hizmet götüren bir Türkiye inşa etmek için kararlılıkla çalıştıklarını söyleyen Göktaş, şunları kaydetti: "2. Aşama Eylem Planımız Roman sivil toplum kuruluşlarımızın ve temsilcilerimizin hazırlık sürecine doğrudan katılımıyla şekillendiğini belirtmek isterim. Kapsayıcı hizmet erişimi, güçlendirmeyi merkeze alan destekler, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler ve merkezden yerele kesintisiz eşgüdüm üzerine kuruludur. Bu anlamda yerelde karşılığı olan Eylem Planıyla, Roman vatandaşlarımızın hayatını iyileştiren hizmetlerimizi büyüteceğiz. Çocuklarımızın okulda devamını güçlendirecek, gençlerimizi mesleğe ve işe daha hızlı taşıyacak, kadınların üretim ve gelir imkanlarını artıracağız. Bu ülkenin zenginliği, farklılıklarımızın yan yana yaşamasındadır; gücü de kimseyi geride bırakmamasındadır. 2. Aşama Eylem Planımızla; sahada dokunduğumuz her hanede, her okulda, her iş yerinde bu anlayışı büyüteceğiz. Roman vatandaşlarımızın yanında olmaya; ortak yaşam kültürümüzü, dayanışmamızı ve kardeşliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz."
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Kürt kardeşlerimiz başkadır, SDG-YPG başkadır"
20 Ocak 2026 Salı - 11:28 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Kürt kardeşlerimiz başkadır, SDG-YPG başkadır" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Suriye’deki son gelişmeleri, terörle mücadeleyi, iç güvenlik ve toplumsal yozlaşma tartışmalarını değerlendirdi. Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, hem iç politikaya hem de bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP’nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı."Pergelin sabit ucu Ankara’dır"MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye’yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı."SDG/YPG sahadan silinmiştir"Suriye’de yaşanan son gelişmelere değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını savundu. Halep, Rakka ve Deyrizor’un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi.SDG/YPG’nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:"Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır""Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür.""Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır"Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye’yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu."Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, ‘Terörsüz Bölge’ hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi."Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır"Türkiye’nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu.Konuşmasında CHP’yi de hedef alan Bahçeli, CHP’nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti:"Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz."İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli,"Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi.Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu."Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır"Gazze’de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu’na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.
ATO Başkanı Baran: "Gana ile ticaretimizi kısa sürede 1 milyar dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum"
20 Ocak 2026 Salı - 11:09 ATO Başkanı Baran: "Gana ile ticaretimizi kısa sürede 1 milyar dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Gana ile ticarette, sahip olunan potansiyel doğru değerlendirilirse kısa sürede ticaret hacminin 1 milyar dolar seviyesine çıkacağına inandığını ifade etti. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Gana’nın Ankara Büyükelçisi Sheikh Abdul Nasiru-Deen ve beraberindekileri makamında konuk etti. Ziyarette, Türkiye ile Gana arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler, Batı Afrika’da ortaya çıkan yatırım fırsatları ve iş dünyaları arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ele alındı. Baran, görüşmede Büyükelçi’nin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye ile Gana arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı ve dostluk temelinde geliştiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılında Gana’ya ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Baran, ziyaretin, iki ülke ilişkilerine stratejik bir boyut ve ivme kazandırdığını belirtti. "Gana ile ticaretimizi kısa sürede 1 milyar dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum" Baran, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2024 yılında 574 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bunun 401 milyon dolarının Türkiye’nin ihracatı olduğunu belirterek, "Gana ile ticaretimizde, binlerce kilometrelik mesafeye rağmen, sahip olduğumuz potansiyeli doğru değerlendirdiğimizde bu rakamı kısa sürede 1 milyar dolar seviyesine taşıyabileceğimize inanıyorum" diye konuştu. Gana’nın Batı Afrika’daki stratejik konumuna dikkat çeken Baran, Türk iş dünyasının bölgede daha etkin olmasının hem Türkiye’nin ihracat hedeflerine hem de Afrika açılımına katkı sağlayacağını belirtti. Baran, Ankara iş dünyasının Gana ile ticaret, yatırım ve ortak projelere açık olduğunu vurgulayarak, karşılıklı temasların artırılmasının önemine işaret etti. Gana’ya yatırım daveti Gana Büyükelçisi Sheikh Abdul Nasiru-Deen de konuşmasında, Türk şirketlerini Gana’ya yatırıma davet ederek, Gana’da üretim yapan şirketlerin Afrika’daki 54 ülkeye gümrüksüz ihracat yapabileceğini söyledi. Büyükelçi Nasiru-Deen, Türk insanlarının Gana’da kaju başta olmak üzere tarım alanında, manganez, boksit, demir ve lityum başta olmak üzere madencilik alanında üretim gerçekleştirebileceklerini dile getirdi. Büyükelçi, Gana’nın ülkelerine yatırım yapan iş adamlarına gümrüksüz bir şekilde makine getirme imkanı verdiğini ve vergi tatili yaptığını da bildirdi. Büyükelçi, Gana’da Türk ürünlerinin beğeniyle kullanıldığının da altını çizdi. "Süresiz olarak Türk mallarını satabilirsiniz" Türk iş adamlarının Gana’da tüm ürünleri satabilecekleri bir pazar kurabileceklerini belirten Büyükelçi, "Fuarlar vasıtası ile birkaç gün süreli ürün satışı yapılabiliyor. Ülkemizde pazar yani tüm ürünlerin satılabileceği bir merkez kurduğunuzda süresiz olarak Türk mallarını satabilirsiniz" ifadelerini kullandı.