SAĞLIK - 20 Ocak 2026 Salı 12:03

Uzmanından uyarı: "Gebelikte demir eksikliği anne ve bebek sağlığını etkileyebilir"

A
A
A
Uzmanından uyarı: "Gebelikte demir eksikliği anne ve bebek sağlığını etkileyebilir"

Anne ve bebek sağlığını doğrudan etkileyen demir eksikliğinin, hamilelik sürecinde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının başında geldiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Sarıkaya Eraslan, "Gebelikte artan demir ihtiyacının normal diyetle karşılanması mümkün olmayabilir. Bu nedenle, Gebelere Demir Destek Programı kapsamında her gebeye rutin takviye önerilmektedir" dedi.


Gebelikte vücudun kan hacminin yüzde 40-50 oranında artması, yaklaşık 1000 mg ek demir ihtiyacı doğuruyor. Bu ihtiyacın karşılanamaması durumunda ise hem anne hem de bebek için ciddi riskler ortaya çıkıyor. Medical Park Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Sarıkaya Eraslan, konuyla ilgili uyarılarda bulundu.


Op. Dr. Eraslan, durumun tek bir nedene bağlı olmadığını belirterek; "Artan plazma hacmi için gereken bin mg ek demir ihtiyacı, yetersiz depolar ve emilim sorunlarıyla birleştiğinde demir eksikliği kaçınılmaz hale geliyor. Normal diyetle bu ihtiyacın karşılanması genellikle mümkün değildir" diye konuştu.


Anne ve bebeği bekleyen riskler


Demir eksikliğinin hem anne hem de bebek üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ifade eden Dr. Eraslan, şu risklere dikkat çekti:


"Annede; Aşırı yorgunluk, enfeksiyonlara yatkınlık ve doğum sonrası kanama riskinde artış. Bebekte; Prematürite yani erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve uzun dönemde nörogelişimsel sorunlar."


"Belirtiler her zaman ortaya çıkmayabilir"


Halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, nefes darlığı, saç dökülmesi ve soğuğa hassasiyetin en sık görülen belirtiler olduğunu söyleyen Op. Dr. Eraslan, "Demir eksikliği uzun süre belirti vermeyebilir. Bu nedenle yalnızca şikayetlere değil, rutin kan tetkiklerine (Hemoglobin ve Ferritin) dayanmak gerekir. Ferritin düzeyinin 30 ng/mL’den düşük olması eksiklik kabul edilir" uyarısında bulundu.


"C vitamini demir emilimini artırır"


Gebelikte yalnızca beslenmeyle demir ihtiyacını karşılamanın genellikle mümkün olmadığının altını çizen Op. Dr. Eraslan, "Demirden zengin besinler kırmızı et, tavuk, hindi, balık, yumurta, kuru baklagiller mercimek, nohut, yeşil yapraklı sebzeler ıspanak, pazı, tam tahıllar, pekmez, kuruyemişler zengin kaynaklardır. C vitamini portakal, limon, takviyelerin aç karnına alınması ve gün aşırı demir kullanımı demir emilimini artırır. Çay, kahve, süt ürünleri ve mide ilaçları antiasitler ise demir emilimini engeller" ifadelerini kullandı.



Sağlık Bakanlığı’nın ‘Gebelere Demir Destek Programı’ kapsamında her gebeye rutin takviye önerildiğini belirten Dr. Eraslan, uygulama esaslarını şöyle özetledi:


"Başlangıçta genellikle 2. trimesterden (4. aydan) itibaren başlanır. Ancak eksiklik tespit edilmişse tanı konur konmaz başlanmalıdır. Kullanım şekli; Demir ilaçları gün aşırı ve aç karnına alınmalıdır."


Yan etkilerle başa çıkma yolları


Gebelerin demir takviyesi kullanırken nelere dikkat etmeleri gerektiğine değinen Eraslan, "Gebeler doğru dozda, doğru zamanda, engelleyicilerden uzak takviye kullanmaya dikkat etmelidir. Yan etki varsa hekimlerine bildirmeli takip ve izlemle kullanmalıdırlar" diye konuştu.


Demir takviyelerinin bazı yan etkileri olduğuna da dikkati çeken Eraslan, "Bulantı, mide yanması ve en sık görülen yan etki olan kabızlık bazen hastaları zorlayabilir. Bu etkileri azaltmak için ilaçlar gün aşırı kullanılabilir, doz bölünebilir veya tolere edilemiyorsa akşamları hafif tok karnına alınabilir" tavsiyesinde bulundu.


"Doğumdan sonra da takip şart"


Demir ihtiyacının doğumda yaşanan kan kaybı ve emzirme süreci nedeniyle doğum sonrasında da devam ettiğini hatırlatan Eraslan, tedavinin ihmal edilmesinin annenin iyilik halini ve bebeğine bakım kapasitesini olumsuz etkileyeceğini belirterek doğumdan sonraki süreçte de demir takibinin devam etmesi gerektiğinin altını çizerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır "Kanlı Ocak Şehitleri" Iğdır’da anıldı Azerbaycan’da 20 Ocak 1990’da Sovyet ordusunun Bakü başta olmak üzere birçok kentte kadın, çocuk demeden gerçekleştirdiği "Kanlı Ocak Katliamı" dolayısıyla Iğdır’da anma programı gerçekleştirildi. 20 Ocak 1990’da Sovyet askerleri tarafından Azerbaycan’da gerçekleştirilen ve tarihe "20 Ocak (20 Yanvar) Bakü Katliamı" olarak geçen kanlı olayların yıl dönümü dolayısıyla, Iğdır Azerbaycan Dil, Tarih ve Kültür Birliğini Yaşatma ve Destekleme Derneğ ile Iğdır Azerbaycan Evi Derneği öncülüğünde anma programı düzenlendi. Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen anma programı, şehitler için saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı, Azerbaycan Milli Marşı ile Kur’an-ı Kerim’in okunmasıyla başladı. Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev bir konuşma yaparak, "Halkımızın özgürlük mücadelesi tarihinde altın harflerle yazılmış şanlı kahramanlık nöbetlerinden biri olan 20 Ocak trajedisinin üzerinden 36 yıl geçti. 36 yıl önce, vatanlarının özgürlüğünü, onurunu ve haysiyetini her şeyin üstünde tutan vatansever Azerbaycanlı çocuklar, o kanlı gecede canlarını feda ederek şehitliğin zirvesine yükseldiler. 20 Ocak 1990, Azerbaycan halkının yaşadığı en acı trajedilerden birini yansıtan bir tarihtir. Bilindiği üzere, eski Sovyetler Birliği’nin çöküşünün arifesinde halkımıza karşı işlenen 20 Ocak trajedisi, Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesini engelleme girişimiydi." dedi.