Yerel Haberler
Ankara
‘Haberimiz Olsun Projesi’ kapsamında genç öğrenciler ekran karşısına çıkıyor
06 Şubat 2026 Cuma - 13:57 ‘Haberimiz Olsun Projesi’ kapsamında genç öğrenciler ekran karşısına çıkıyor Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından oluşturulan, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen ‘Haberimiz Olsun’ projesi, öğrencilerin katılımıyla yayın hayatına başladı. MEB tarafından oluşturulan ‘Haberimiz Olsun’ projesi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda insanı merkeze alan, değer odaklı ve bütüncül eğitim anlayışını esas alarak öğrencilerin aktif katılımıyla hazırlanan haber bültenleri aracılığıyla; eğitim politikaları, stratejik hedefler, yürütülen projeler ile Türkiye’den ve dünyadan güncel gelişmeler hakkında doğru, şeffaf ve anlaşılır bilgi akışını sağlamayı amaçlıyor. Proje; öğrencilerin iletişim, medya okuryazarlığı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeyi, öğrenme sürecine etkin biçimde katılmalarını desteklemeyi ve kamuoyunun MEB faaliyetlerine güvenilir, güncel ve erişilebilir kanallar aracılığıyla ulaşmasını sağlamayı hedeflediği belirtildi. Bu doğrultuda proje, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin eğitimde anlam ve kimlik inşasına odaklanan yaklaşımına paralel olarak; Bakanlığın vizyonunu kamuoyuyla düzenli, doğru ve bütüncül biçimde paylaşan kalıcı bir kurumsal iletişim modeli oluşturmayı amaçladığı ifade edildi. EBA, TRT EBA ve EBA Youtube’da yayınlanıyor ‘Haberimiz Olsun’ projesi, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda merkez ve taşra teşkilatı ile eğitim kurumlarının aktif katılımıyla ulusal ölçekte yürütülüyor. Öğrenciler tarafından hazırlanacak olan haber bültenleri, 5 Ocak 2026 Pazartesi günü 07.00 itibarıyla EBA platformu ile EBA YouTube sayfasında, 11.15 itibarıyla da TRT EBA kanalı üzerinden yayın hayatına başladı. "Meslek eğitim stüdyolarında çocuklarımızı yetiştiriyoruz" ‘Haberimiz Olsun’ projesini Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yöneten Gazetecilik bölümü öğretmeni Tuğrul Culfa, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında beceri temelli eğitimi ve genel hatlarıyla öğrenciyi merkeze alan uygulamalarla birlikte, meslek eğitim stüdyolarında çocuklarımızı yetiştiriyoruz. Verdiğimiz teorik eğitimler çocuklarımız için bir uygulama eğitimi oluyor. Çocuklarımız hem teorik eğitimi alıyor, hem sahada bir haberin yazımından kurgu aşamasına, sunumundan yayın aşamasına kadar bütün her şeyini uygulayarak öğrenmiş oluyor. Öğrenciyi merkeze alan bir eğitim modeli. Bu anlamıyla çocuklarımızın da sahaya çıkmadan önce genel hatlarıyla her şeyi öğrenen ve sektöre hazır hale getiren bir uygulama. Bu anlamıyla öğrencilere çok önemli bir katkısının olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. "Bakanlığımız bize çok iyi imkanlar sağladı" Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Hasan Göktuğ Koşar ise, bu projenin kendilerine büyük fayda sağladığını, ilerleyen mesleki hayatlarında daha fazla etkisini göreceklerini vurgulayarak, "İmkanlarımız çok iyi. Öğretmenlerimize, bize bu göreve layık gördükleri için teşekkür ederim. Işık olsun, ses olsun, kamera olsun, bakanlığımız bize çok iyi imkanlar sağladı. Bunlar bizim işimizi çok kolaylaştırıyor. Sabah hazırlıklara başlıyoruz. Kameralar, kartlar, bataryalar, sesler ve ışıkları hazırlıyoruz. Ondan sonrasında öğrenciler geliyor. Onları kayıt altına alıp sonra kurgu aşamasına geçiyoruz" şeklinde konuştu. "Programın bize pratik yapma katkısı var" Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gazetecilik bölümü öğrencisi Azra Tazer ise, bu projenin kendilerine büyük fırsatlar sunduğunu ifade ederek, "Haberimiz Olsun programı, bölümüm de gazetecilik olduğu için gazetecilikte öğrendiğim çoğu şeyi burada pratik yapmamı sağlıyor. Burada pratik yapmak eğlenceli oluyor. Çünkü hem kamera arkasında hem de kamera önünde arkadaşlarımız var. Bu şekilde çok daha rahat bir çalışma ortamı sağlıyoruz ve ülkenin dört bir yanından gelen güzel haberleri sunmak da bizim için bir gurur kaynağı oluyor. Programın gazetecilik alanında bize pratik yaptırma katkısı var. Bize çok güzel bir alan sağlandı, güzel bir stüdyomuz var" ifadelerine yer verdi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Depreme dirençli kentler, güvenli yapılar dışında bir seçeneğimiz yok"
06 Şubat 2026 Cuma - 13:45 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Depreme dirençli kentler, güvenli yapılar dışında bir seçeneğimiz yok" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "TOBB olarak depremden etkilenen illerimiz için başlattığımız ‘Türk İş Dünyası Konut Seferberliği Kampanyası’ kapsamında bin kalıcı konut projemiz tamamlanmak üzere" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümü dolayısıyla paylaşım yaptı. Hisarcıklıoğlu, deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğine dikkati çekerek, "Hiçbir sözün merhem olmadığı yürek yakan görüntülere şahitlik ettik. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Ülkemizdeki deprem gerçeğini unutmayalım. Aynı acıları yeniden yaşamamak için; depreme dirençli kentler, güvenli yapılar dışında bir seçeneğimiz yok" ifadelerini kullandı. "Bin kalıcı konut projemiz tamamlanmak üzere" TOBB olarak depremden etkilenen vatandaşlar için başlattıkları konut projesinin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "TOBB olarak depremden etkilenen illerimiz için başlattığımız ‘Türk İş Dünyası Konut Seferberliği Kampanyası’ kapsamında bin kalıcı konut projemiz tamamlanmak üzere. Malatya, Kahramanmaraş, Hatay Antakya ve İskenderun’da bulunan 750 konutun kuraları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından noter huzurunda çekildi. Adıyaman’daki 250 konutun kuraları ise yakında çekilecek. Her zaman milletimizin yanındayız. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi tüm afetlerden korusun" açıklamasında bulundu.
SSB Başkanı Görgün: "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemektir"
06 Şubat 2026 Cuma - 13:05 SSB Başkanı Görgün: "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemektir" Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından düzenlenen ‘Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST) yarışması ödül töreninde konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek ve yatırım yapılması gereken savunma teknolojilerini işaret etmektir" dedi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) tarafından ‘Geleceğin Harekat Ortamını Şekillendirecek Teknolojiler (GHOST)’ yarışması düzenlendi. Kamu, savunma sanayii ve akademi iş birliğiyle bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmaya yapılan toplam 118 başvuru, SSB tarafından oluşturulan hakem heyeti tarafından değerlendirildi. Yapılan değerlendirmede ilk 10’a giren senaryolar hakem heyeti tarafından belirlendi. "GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek" Ödül töreninde konuşan SSB Başkanı Haluk Görgün, Türkiye’nin stratejik aklını ve teknoloji üretme iradesini aynı çatı altında buluşturan çok kıymetli bir birlikteliği yaşadıklarını ifade etti. Güvenlik ortamının hızla değiştiğini ve tehditlerin çok boyutlu hale geldiğini kaydeden Görgün, "Bu noktada GHOST’un amacı geleceği şekillendirmeye aday teknolojileri belirlemek, yatırım yapılması gereken savunma teknolojilerini işaret etmek ve bugüne kadar yeterince görünürlük kazanmamış yeni teknoloji ile konseptleri ekosistemin gündemine taşımaktır" diye konuştu. "Yarışmada 2050’li yıllarda kullanılacak teknolojileri tasvir edecek en iyi senaryolar seçildi" Görgün, GHOST faaliyetinin ilkini 2023 yılında düzenlediklerini hatırlatarak, "Ortaya çıkan sonuçlar ve ekosistemde ürettiği sinerji, 2025 yılında ikinci senaryo yarışmasının yapılmasına güçlü bir zemin oluşturdu. Bu ikinci yarışmada, 2050’li yılların harekât ortamını ve kullanılacak teknolojileri tasvir edecek en iyi senaryolar seçildi. 2050’ye giderken; harekâtın dili, ölçeği ve hızı dönüşüyor. Kara, deniz ve havanın yanında uzay, siber alan ve elektromanyetik spektrum giderek daha belirleyici bir ağırlık kazanıyor. Bu yeni dönemde üstünlüğü; yalnız platformlar değil, platformların birbirleriyle kurduğu güvenli bağlar, karar süreçlerini hızlandıran zekâ katmanları ve sahayı bütüncül gören sistemler belirleyecek. Bu nedenle, GHOST senaryolarını yalnızca bir gelecek tasviri olarak ele almıyoruz; bu senaryoları, ülkemizin gelecek yetkinliklerini inşa eden stratejik bir araç olarak görüyoruz" açıklamasında bulundu. GHOST çerçevesinde gelen senaryoları Türk Silahlı Kuvvetleri’nden, üniversitelerden ve savunma sanayi ekosisteminden uzmanların katkı sunduğu, çoklu değerlendirme esasına dayalı bir süreçle incelediklerinin altını çizen Görgün, süreç boyunca tarafsızlığı güçlendiren adil, tutarlı ve izlenebilir bir değerlendirme zemini oluşturduklarını sözlerine ekledi. Yarışma sonrasında geleceğin teknolojilerini belirlemeye yönelik olarak SSB koordinasyonunda TSK, savunma sanayii firmaları, araştırma kurumları ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla GHOST Çalıştayı yapıldığını aktaran Görgün, çalıştay kapsamında savunma sanayini doğrudan ilgilendiren teknoloji yol haritalarında yer alması gereken konu başlıklarının netleştiğini açıkladı. Görgün, toplam 11 başlıkta yol haritasının belirlendiğini kaydederek, konular birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde ele alındığında Türkiye’ye sistemik üstünlük sağlayacak güçlü bir teknoloji omurgası oluşturacağını dile getirdi. "Savunma sanayiinde kalıcılığı sağlayan unsur, insan kaynağının ve güvenlik yaklaşımının eş zamanlı güçlenmesidir" Görgün, GHOST’un en kıymetli çıktılarından birini ekosistemin aynı hedef etrafında aynı dili konuşmasını sağlaması olduğunu vurgulayarak, "Yarışma ve çalıştay süreçlerinde Başkanlığımız personeli, TSK mensupları, akademisyenlerimiz ve sanayi temsilcilerimiz aynı masalarda çalıştı; aynı sorunlara birlikte baktı; aynı gelecek resmini birlikte netleştirdi. Bu birliktelik teknoloji üretmenin ötesinde, yetkinlik üretmeyi de beraberinde getirmektedir. Çünkü savunma sanayiinde kalıcılığı sağlayan unsur ürünle birlikte insan kaynağının, süreç disiplininin, test ve doğrulama kültürünün, güvenlik yaklaşımının ve kurumsal sürekliliğin eş zamanlı güçlenmesidir. Bugün ödül alan senaryolar, bu ortak aklın somut çıktılarıdır" değerlendirmesinde bulundu. "GHOST’un kalıcı bir platform olarak daha da büyümesini temenni ediyorum" Yarışmalara katılan tüm proje sahiplerine ve onları destekleyen savunma sanayii temsilcilerine teşekkür eden Görgün, "GHOST’un ülkemizin teknoloji yol haritasına yön veren, yeni OTAĞ temalarını besleyen ve stratejik hazırlığımızı güçlendiren kalıcı bir platform olarak daha da büyümesini temenni ediyorum" dedi. Program, dereceye giren proje sahiplerine ödüllerinin verilmesiyle son buldu.
TVHB Başkanı Eroğlu: "Elim felakette hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızı rahmetle anıyoruz"
06 Şubat 2026 Cuma - 11:38 TVHB Başkanı Eroğlu: "Elim felakette hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızı rahmetle anıyoruz" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Elim felakette hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızı, Hatay’da 14, Kahramanmaraş’ta 9, Osmaniye’de 3, Gaziantep’te 2 ve Adıyaman’da 1 olmak üzere 29 meslektaşımızı, 10 öğrencimizi ve 2 yardımcı personelimizi bir kez daha rahmetle anıyor, ailelerine ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz" dedi. TVHB, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada depremlerde hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşı ve Hatay’da 14, Kahramanmaraş’ta 9, Osmaniye’de 3, Gaziantep’te 2 ve Adıyaman’da 1 olmak üzere 29 meslektaşını, 10 öğrenciyi ve 2 yardımcı personeli rahmetle andı. ‘Asrın felaketi’ olarak geçen büyük depremin yıl dönümünde milletçe yaşanan tarifsiz acıyı bir kez daha derinden hissettiklerini belirten Eroğlu, "Bu elim felakette hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızı, Hatay’da 14, Kahramanmaraş’ta 9, Osmaniye’de 3, Gaziantep’te 2 ve Adıyaman’da 1 olmak üzere 29 meslektaşımızı, 10 öğrencimizi ve 2 yardımcı personelimizi bir kez daha rahmetle anıyor; ailelerine ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Depremler toplumun tüm kesimlerinde derin yaralar bırakmış, sosyal, ekonomik ve çevresel düzen üzerinde kalıcı etkiler oluşturmuştur. Depremler hem insan hayatını hem de çok sayıda evcil, çiftlik ve yabani hayvanın yaşamını da etkilemiştir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak daha önce yaşanan deprem ve sel felaketlerinde olduğu gibi 6 Şubat merkezli depremlerde de afetin ilk anından itibaren insan ve hayvan sağlığını koruma sorumluluğuyla harekete geçerek, yaraların sarılması için tüm imkanlarımızı seferber ettik" ifadelerini kullandı. "Enkazdan çıkarılan hayvanların sağlık taramaları ve tedavileri yapıldı" Eroğlu, "Deprem bölgelerinde enkaz altından çıkarılan hayvanların sağlık taramaları ve tedavileri yapılmış, sahipsiz kalan hayvanların güvenli alanlara nakli sağlanmış, zoonotik hastalıkların yayılmasını önlemek için çalışmalar yürütülmüş ve su ile gıda güvenliğinin sağlanması için yoğun çaba harcanmıştır. Mesleki uzmanlık ve fedakarlıklarıyla veteriner hekimler afet yönetiminin ayrılmaz bir parçası olduklarını ortaya koyarak, sahada her türlü zorluğa rağmen görevlerini sürdürmüştür. Afet yönetiminin yalnızca müdahaleden ibaret olmadığı, risklerin önceden azaltılması, etkili kriz yönetimi ve sürdürülebilir iyileştirme süreçlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşımı gerektirdiği açıktır" dedi. "Meslektaşlarımızın zararlarının bir kısmının karşılanması gerekliliktir" Depremde kliniği ve deposu yıkılan veteriner hekimlerin tüm ilaç stoklarının zayi olduğunu ifade eden Eroğlu, "Bölgedeki veteriner hekimlere devlet tarafından kayıplarının telafisine yönelik herhangi bir destek de sağlanmamıştır. Meslektaşlarımızın zararlarının bir kısmının karşılanması, yalnızca onların değil, aynı zamanda bölgedeki hayvancılığın da ayakta kalabilmesi için hayati bir gerekliliktir. Elektrik ve internet kesintileri gibi altyapı eksiklikleri nedeniyle İlaç Takip Sistemi ve ATS sistemlerine erişimde aksaklıklar yaşanmakta, bu durum veteriner hekimleri cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Deprem bölgesindeki veteriner hekimler için ilaç stoklarının güncellenmesi ve geçmiş kayıplar sebebiyle uygulanacak cezai işlemler konusunda esneklik sağlanmalıdır. Aksi takdirde meslektaşlarımızın görevlerini yerine getirmesi imkansız hale gelecektir" açıklamasında bulundu. "Veteriner hekimlerin kendi iş yerlerine kavuşması artık bir zorunluluktur" TOKİ projeleri kapsamında veteriner hekimlerin kendi iş yerlerine kavuşması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, "İş yeri kiralarındaki fahiş artış, yem fiyatlarının yükselmesi ve hayvancılığın ciddi oranda gerilemesi, mevcut veteriner kliniklerinin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Rezerv ilan edilen veya edilmeyen inşaat alanlarındaki gecikmeler nedeniyle yeni bir iş yeri bulmak da büyük bir sorun haline gelmiştir. Uzun vadeli kredilerle desteklenen TOKİ projeleri kapsamında veteriner hekimlerin kendi iş yerlerine kavuşması artık bir zorunluluktur. Bölgede görev yapan meslektaşlarımız, ekonomik olarak büyük bir darboğaza sürüklenmiştir. Bu nedenle uzun vadeli, düşük faizli kredi imkanları ivedilikle sağlanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. "Veteriner hekimlerin yokluğu halk sağlığını ve hayvancılık sektörünü doğrudan tehdit etmektedir" TVHB olarak yıkılan kliniklerin yerine yenilerinin yapılabilmesi için ayni ve nakdi yardımların yapılması yönündeki taleplerini yineleyen Eroğlu, "Veteriner hekimlerin bilgi birikimi ve uzmanlığı sadece hayvan sağlığını değil, aynı zamanda insan sağlığını ve toplum refahını da doğrudan etkilemektedir. Unutulmamalıdır ki veteriner hekimlerin yokluğu, halk sağlığını, gıda güvenliğini ve hayvancılık sektörünü doğrudan tehdit etmektedir. Veteriner hekimlerin sesi duyulmalı, talepleri görmezden gelinmemelidir. Meydana gelebilecek doğal afet ve kriz anlarında halk sağlığının korunması, hayvan sağlığının gözetilmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması adına yetkililerle iş birliği içinde çalışmaya her zaman hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımızı ve meslektaşlarımızı rahmetle anıyor, milletimize başsağlığı diliyoruz" dedi.
Bakan Tekin’den 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla anma mesajı
06 Şubat 2026 Cuma - 10:37 Bakan Tekin’den 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla anma mesajı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı sebebiyle anma mesajı yayımladı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bakan Tekin, mesajında şu ifadeleri kullandı: "6 Şubat 2023’te yaşadığımız büyük felaketin üzerinden üç yıl geçti. O gün yitirdiğimiz canların bıraktığı keder, milletimizin vicdanında yaşamaya devam ediyor. Kaybettiğimiz her bir vatandaşımızın, bilhassa evlatlarımızın ve öğretmenlerimizin hatırası eğitim ailemiz için unutulması mümkün olmayan emanetlerdir. Mesuliyet telakkimizde ve geleceğe bakışımızda kalıcı izler bırakan depremlerin ardından tezahür eden fedakarlık, feraset ve dayanışma, bu milletin en müşkül zamanlarda dahi ortak bir vicdanla hareket edebildiğini bir kez daha göstermiştir. Kaybettiğimiz her evladımız, her öğretmenimiz, bizlere insanı merkeze alan bir maarif anlayışını daha güçlü şekilde yaşatma vazifemizi hatırlatmaktadır. Onların hatıralarını yaşatmak, gelecek nesillere karşı taşıdığımız bir vecibedir. Bu acı tecrübeden süzülen müşterek idrakle çocuklarımızın, gençlerimizin ve öğretmenlerimizin yarınlara güvenle yürüyebileceği bir eğitim iklimini kuvvetlendirme kararlılığındayız. Hafızamızı ve sorumluluk şuurumuzu canlı tutmayı, benzer acıların tekerrür etmemesi için en mühim görevimiz telakki ediyoruz. Geçtiğimiz üç yıl boyunca okulu dört duvardan ibaret görmeden, yaşanan sarsıntının izlerini hafifletmek için çocuklarımızı ve gençlerimizi eğitimle hayata bağlamaya, yaraları birlikte sarmaya gayret ettik. 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşık 3 milyon 920 bin öğrenci ve 220 bin öğretmeni kapsayan kapsamlı bir eğitim seferberliğini hayata geçirdik. Afet öncesinde 11 ilde 11 bin 567 okulda, 119 bin 200 derslikte sürdürülen eğitim öğretim faaliyetleri, depremlerle birlikte ağır bir darbe aldı; bin 295 okul ve 9 bin 799 derslik kullanılamaz hale gelirken 10 bin 272 okul ve 109 bin 401 derslik hasarsız ya da az hasarlı olarak tespit edildi. Bu tablo karşısında Bakanlığımız bölgede eğitimi ivedilikle yeniden ayağa kaldırmayı stratejik bir öncelik olarak ele aldı." "921 okul yapımı tamamlanmış, 649 okulun inşası devam etmekte" Bugüne kadar bölgede yapımı tamamlanan derslik sayısının 14 bin 304’e ulaştığını belirten Bakan Tekin, 9 bin 763 dersliğin inşasının devam ettiğini aktardı. Tekin, "Güçlendirme kapsamında 2 bin 965 derslik tamamlanırken bin 72 derslikte çalışmalar sürüyor. Okul bazında ise 921 okul yapımı tamamlanmış, 649 okulun inşası devam etmekte, güçlendirme çalışmaları 233 okulda tamamlanmış, 70 okulda sürmektedir. Deprem öncesinde 11 ilde 119 bin 200 derslik bulunurken 9 bin 799 derslik kullanılamaz hale gelmiş, 109 bin 401 derslik eğitim sürecine devam etmiştir. Devam eden yatırımlar tamamlandığında deprem bölgesinde toplam derslik sayısı 137 bin 505’e ulaşacak, böylece kapasite deprem öncesinin yüzde 15 üzerine taşınacaktır. Bu yeniden inşa hamlesi fiziki kapasiteyle sınırlı kalmadı; öğrencinin doğrudan desteklenmesini esas alan mali ve pedagojik adımlar da eş zamanlı olarak devreye alındı" ifadelerini kullandı. "5 milyon 280 bin yardımcı kaynak kitap öğrencilere ulaştırıldı" Deprem sonrası dönemde sınav süreçlerinin ve insan kaynağı yönetiminin, özel düzenlemelerle yapılandırıldığını kaydeden Bakan Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Liselere Geçiş Sistemi kapsamında Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Osmaniye illeri ile Gaziantep’in Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde öğrenim gören öğrenciler için 2023 yılında her 30 kontenjana 2, 2024 ve 2025 yıllarında ise her 30 kontenjana 1 ek kontenjan tanımlandı. Bu uygulamayla depremden doğrudan etkilenen öğrencilerin merkezî sınavla öğrenci alan okullara erişimi kolaylaştırıldı; yerleştirmeler puan üstünlüğü ve tercih önceliğine göre merkezî sistem üzerinden gerçekleştirildi. 2023-2025 yılları arasında depremzede YKS adayları için devlet ve vakıf üniversitelerinde genel kontenjanda herhangi bir eksiltmeye gidilmeden yüzde 25’e varan ek kontenjan uygulaması hayata geçirildi. Bu düzenlemeyle afet bölgesinde ikamet eden gençlerimizin kendi illerindeki üniversitelere erişimi kolaylaştırılmış, yükseköğretimde fırsat eşitliği güçlendirilmiş oldu. Ayrıca öğrenme kayıplarının YKS sürecini sekteye uğratmaması amacıyla telafi programları devreye alındı; 9-12. sınıflar için 26 telafi kaynağı ve 16 konu pekiştirme kitabı hazırlandı, 5 milyon 280 bin yardımcı kaynak kitap öğrencilere ulaştırıldı. YKS’ye hazırlanan öğrenciler için ayrıca 1 milyon 74 bin yaprak test basılarak dağıtıldı. Destekleme ve yetiştirme kursları ile yaz okulları aracılığıyla on binlerce öğrenciye akademik destek sağlandı; yalnızca 2023 yaz döneminde deprem bölgesindeki 11 ilde açılan kurslardan 62 bin 476 öğrenci faydalandı." "2025 eğitim öğretim yılında 348 milyon 905 bin 408 lira eğitim öğretim desteği sağlandı" Öğrenci hareketliliğinin esnek ve koruyucu bir çerçevede yönetildiğini vurgulayan Tekin, "Afet bölgesindeki öğrencilerin talepleri doğrultusunda ülke genelindeki okullara nakilleri kolaylaştırıldı; 2022-2023 ikinci döneminde devamsızlık hükümlerinden muafiyet sağlandı, not oluşmayan derslerde birinci dönem puanları yıl sonu puanı olarak kabul edildi ve öğrenciler sorumlu geçiş hakkıyla üst sınıfa alındı. Geçici barınma merkezlerinde kalan ya da taşımalı eğitim kapsamındaki öğrenciler için açık öğretime geçiş imkanı tanındı. 1 Eylül-30 Aralık 2025 tarihleri arasında yalnızca ortaöğretimde deprem bölgesinden diğer illere yapılan nakil sayısı 1.301’e ulaştı. Aynı zamanda parasız yatılılık, bursluluk ve pansiyon imkanları genişletildi; depremzede öğrenciler ülke genelindeki boş pansiyon kontenjanlarına doğrudan yerleştirildi, burslu öğrencilerin hakları kesintisiz sürdürüldü, anne veya babasını kaybeden 820 öğrenciye ayrıca eğitim desteği sağlandı. Ayrıca Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ile Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki özel okullarda öğrenim gören 12 bin 689 öğrenciye 2024-2025 eğitim öğretim yılında 348 milyon 905 bin 408 lira eğitim öğretim desteği sağlandı" dedi. "148 bini aşkın öğretmene afet sonrası psikososyal destek seminerleri verildi" İki yıl içinde toplam destek tutarının 733 milyon 483 bin 728 liraya ulaştığını ve bu ödemelerin 2025-2026 eğitim öğretim yılında da sürdürüldüğünü hatırlatan Tekin, şöyle konuştu: "Böylece derslik kadar çocuğun kendisi de merkeze alındı; rakamların arkasındaki hayatlara temas eden bir iyileşme hattı kuruldu. Eğitim altyapısı güçlendirilirken yapısal güvenlik boyutu da sistematik biçimde odağa alındı. Bakanlığımız tarafından yürütülen Risk Kalkanı Projesi kapsamında okul binalarının sismik dayanıklılığı ülke genelinde teknik ve mali ölçütlerle değerlendiriliyor; afetlerin hemen ardından hasar tespitleri hızla yapılarak gerekli yapısal müdahaleler gerçekleştiriliyor. UNICEF ve Dünya Bankası iş birlikleriyle deprem bölgesinde ve dezavantajlı gruplarda özel eğitim ile mesleki becerilerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Amacımız, bugünün yaralarını sararken yarının eğitim yapısını daha dirençli bir zemine oturtmak. Eş zamanlı olarak psikososyal iyileşme ve öğrenme kayıplarının telafisi birlikte ele alındı. 148 bini aşkın öğretmene afet sonrası psikososyal destek seminerleri verilirken öğretmen, öğrenci ve veliler için ayrı ayrı yapılandırılmış psikoeğitim programları uygulamaya alındı, rehber öğretmenler aracılığıyla travma odaklı çalışmalar sahaya yayıldı. Erken çocukluk eğitim setleri, konteyner teknoloji tasarım atölyeleri, öğrenme kayıplarını giderme projeleri ve Mobil Bilim Merkezi faaliyetleriyle akademik toparlanma desteklenirken yalnız Kahramanmaraş, Gaziantep ve Malatya’daki çadır ve konteyner alanlarında yaklaşık 25 bin öğrenciye bilim temelli etkinliklerle ulaşıldı. Böylece eğitim, yalnızca binaların onarımıyla sınırlı kalmadı; çocuğun zihnine, öğretmenin dayanıklılığına ve ailenin iyilik haline uzanan bütüncül bir yeniden ayağa kalkma sürecine dönüştü. Öğretmen hareketliliği ve yeni atamalar da sürecin kritik ayaklarından biri oldu. Deprem bölgesindeki öğretmenlerden talep edenler başka illere atanırken ülke genelinden gönüllü öğretmenler afet bölgesinde görevlendirildi; sağlık özrü ve aile birliği gerekçeleri hızlandırılmış biçimde sonuçlandırıldı. 2023 yılı sözleşmeli öğretmen atamalarında 21 bin 569 öğretmen doğrudan deprem bölgesindeki illere yerleştirildi; ayrıca ihtiyaç duyulan alanlarda 901 öğretmen geçici görevlendirmeyle sahaya destek verdi. Yeni atanan ya da görev yeri değişen öğretmenlere öğretmenevlerinde konaklama sağlandı. Kaybımız büyük, acımız hala taze. Fakat 6 Şubat’tan aldığımız ders de nettir: Eğitimin bir veçhesi de felaket karşısında hayatı savunan, toplumu ayakta tutan ve yeniden ayağa kaldıran bir direnç hattı olmasıdır. Bugün geldiğimiz noktada geliştirdiğimiz yaklaşımlar, geçmişte yaşanan acıları daha bilinçli, daha dikkatli ve sorumluluk bilincini merkeze alan bir eğitim anlayışına dönüştürmeye yöneliktir. Bizlere düşen, bu büyük kaybın ardından emaneti daha sağlam yapılarla, daha güçlü bir eğitim iradesiyle ve daha yüksek bir sorumluluk duygusuyla geleceğe taşımaktır. Bu vesileyle 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum, onların aziz hatıralarını dualarla yad ediyorum. Yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Yüce Rabbim milletimize sabır, dirayet ve huzur ihsan eylesin; ülkemizi her türlü afetten ve kötülükten muhafaza buyursun."