Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Ticaret Bakanlığı, Ankara’da boş araziye dökülen soğanlar için çalışma başlattı
11 Nisan 2026 Cumartesi - 19:40:34
Ticaret Bakanlığı, Ankara’nın Polatlı ilçesinde boş araziye dökülen soğanlar için çalışma başlattığını açıkladı. Ankara’nın Polatlı ilçesinde kimliği belirsiz kişiler tarafından boş bir araziye dökülen tonlarca soğan, kamuoyunda büyük tepki çekmişti. Çevre kirliliğine ve ciddi bir gıda israfına yol açan görüntülerin İhlas Haber Ajansı tarafından gündeme getirilmesinin ardından yetkililer harekete geçti. Ticaret Bakanlığı’na bağlı ekipler, olayın ardından bölgede incelemelerde bulunmak üzere Polatlı’ya geldi. Bakanlık yetkililerine, Polatlı İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri de eşlik etti. Söz konusu arazide yapılan incelemelerde, dökülen ürünlerin miktarı, kaynağı ve sorumluların tespitine yönelik çalışma başlatıldığı öğrenildi. Vatandaşlar ise hem çevreye verilen zarar hem de ekonomik değeri olan gıda ürünlerinin israf edilmesine tepki gösterdi. Olayın sorumlularının bir an önce bulunmasını isteyen ilçe sakinleri, benzer durumların tekrar yaşanmaması için denetimlerin artırılmasını talep etti. Yetkililerin konuyla ilgili soruşturmayı sürdürdüğü ve elde edilecek bulgular doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılacağı bildirildi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 19:19
Bakan Göktaş: "Sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesini oluşturduk. Yeni düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 10.11 Nisan tarihlerinde Ankara Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Aile ve Sağlık Çalıştayı’nda kapanış konuşmasını yaptı. Göktaş, 2 gün süren sempozyumda aileyi ilgilendiren meselelerin ele alındığını belirterek burada ortaya konan fikirlerin, aile ve toplum sağlığını koruyan stratejilere katkı sunacağına inandığını aktardı. Toplumu koruyan en güçlü zeminin sağlıklı aile olduğunu aktaran Göktaş, "Bir ülkede aile yapısı sağlam olduğunda, çocuk daha güvende olur. Gençler, karşılaştığı riskler karşısında daha dirençli hale gelir. Yaşlı ve engelli birey hayata daha güçlü bağlanır. Bu nedenle sağlıklı aile, güçlü toplum yapısının ana şartlarından biridir" ifadelerini kullandı. "Aileyi destekleyen politikalar artık bir tercih değil, bir zorunluluktur" Artık yaşlı nüfusun artışı ve demografik dönüşümün ailelerin bakım, dayanışma ve birlikte yaşama kapasitesini yeniden şekillendirdiğini dile getiren Bakan Göktaş, "Yaşlı bireylerin hayat kalitesini koruyan, kuşaklar arası bağı güçlendiren ve aileyi destekleyen politikalar artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bunun yanında, engelli bir evlada sahip olmak; bir aile için sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda büyük bir adanmışlıktır. Biz biliyoruz ki; asıl güç, sabırla büyüyen sevgide, asıl direnç, hayata birlikte tutunma iradesindedir" diye konuştu. "Aile ne kadar desteklenirse, toplum da o kadar sağlam kalır" Bakan Göktaş, kimlik gelişimi süreçlerinde yaşanan karmaşaların da aile sağlığı açısından dikkatle ele alınması gereken önemli başlıklardan biri olduğuna dikkati çekerek, "Bugün, çocuklarımız ve gençlerimiz; çok erken yaşlardan itibaren yoğun ve kontrolsüz bir dijital içerik akışına maruz kalmaktadır. İhmal, istismar, aile içi çatışma, okuldan uzaklaşma, zararlı çevre etkisi ve madde riski bu süreçleri adım adım derinleştiriyor. Tüm bu meseleler çocuğun sağlıklı gelişimi, aile bağlarının korunması ve toplumun geleceği bakımından çok dikkatli ele alınması gereken bir alandır. Bu farklı başlıkların her biri, bize aynı gerçeği hatırlatıyor. Aile ne kadar desteklenirse, toplum da o kadar sağlam kalır" değerlendirmesinde bulundu. "Sosyal medya düzenlemesini önemli bir adım olarak görüyoruz" Bu çalışmalarının yanı sıra çocuklara ve gençlere daha güvenli bir dijital ortam sunmak amacında olduklarını söyleyen Göktaş, "Bunun yanı sıra, çocuklarımıza ve gençlerimize daha güvenli bir dijital ortam sunmak amacıyla sosyal medya düzenlemesini önemli bir adım olarak görüyoruz. Ülkemize özgü, bir model geliştirmek amacıyla yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesini oluşturduk. TBMM Genel Kurulu’nda da düzenlemeye dair görüşmeler başladı. Bu yeni düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz. Özellikle oyun derecelendirilmesine yönelik bazı içeriklerin hassas olduğunu biliyoruz. Oyun derecelendirilmesi 18 yaş artı olarak otomatik olarak sayılacak bu yasal düzenlememizle beraber. Diğer yandan sosyal medya düzenlememiz, 15 yaş altı çocukları ilgilendiren ve aslında sadece Avustralya değil Fransa, İtalya, İspanya, artık Danimarka, İngiltere, ABD çok fazla bazı ülkede de tartışılan bir konu oldu. Biz de ülkemizde benzer bir konunun tartışıldığını ve benzer konulardan çocuklarımızı korumak adına özellikle bu adımı attık" şeklinde konuştu. "Bu kesinlikle çocukları sansürleyen değil, çocukları koruyan, çok önemli bir adımdır" Sosyal medya düzenlemesi için aileleri, akademisyenleri, uzmanları ve çocukları bu sürece dahil ettiklerini ve onlarla görüşmeler yaptıklarını anlatan Göktaş, "18 ay boyunca çok yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Bu kesinlikle çocukları sansürleyen değil, çocukları koruyan, geleceğe güvenle adım atmalarını sağlayan çok önemli bir adımdır. Önümüzdeki günlerde Ankara’da sadece bu konuyu ele alan uluslararası bir toplantıya da inşallah ev sahipliği yapacağız. Amacımız burada farkındalığı artırmak, annelere, babalara ve özellikle çocuklarımıza daha güvenli gelecek sunmaktır. Diğer yandan ‘Aile Dostu Ekosistem’ anlayışıyla, aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla yol alıyoruz" açıklamasında bulundu. "Aileyi güçlendiren her çalışmayı, toplumsal dayanıklılığı artıran stratejik bir adım olarak görüyoruz" 2025 Aile Yılı’nda aileyi ve nüfus yapısını güçlendirmeyi toplumu kapsayan ortak bir hedef haline getirdiklerine de değinen Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler, dijital dönüşüm projeleri gibi pek çok alanda aileyi güçlendiren projeleri hayata geçirdik. Dinamik nüfus yapısını koruyan politikalarla, genç evlilikleri destekleyen, doğurganlığı teşvik eden ve aile kurmayı kolaylaştıran çok boyutlu adımlar attık. 2026-2035 dönemini kapsayan ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da tüm bu çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Aileyi korumak, yalnızca bugünü korumak değildir. Aynı zamanda ülkemizin, evlatlarımızın yarınını güvence altına almaktır. Bu nedenle bizler, aileyi güçlendiren her çalışmayı, toplumsal dayanıklılığı artıran stratejik bir adım olarak görüyoruz."
11 Nisan 2026 Cumartesi - 18:49
Ankara’daki mobilya deposu yangını kontrol altına alındı
Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde yer alan mobilya deposu yangını itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yenimahalle ilçesine bağlı Susuz Mahallesi’nde yer alan mobilya deposunda bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, sağlık, polis ve diğer ilgili ekipler sevk edildi. Yangına çevre güvenliğinin sağlanmasının ardından ekipler tarafından müdahale edildi. 2 saat süren çalışmaların ardından alevler kontrol altına alındı. Yanan depo kullanılamaz hale gelirken, herhangi bir can kaybı veya yaralanmanın yaşanmadığı öğrenildi. Soğutma çalışmalarının ise devam ettiği aktarıldı. Olayın görgü tanığı Diyar Boztaş, deponun kendilerinin olduğunu ve patlamanın mobilya tarafında gerçekleştiğini belirtti. Yangında herhangi bir ihmal olmadığını da dile getiren Boztaş, yangının kaçaktan veya kaynak makinesinden meydana gelmiş olabileceğini söyledi. "Alevler baya büyüktü" Yangının kaçaktan veya kaynak makinesinden meydana gelmiş olabileceğini aktaran Boztaş, "Depo bizim, az bir eşyamız kalmıştı. Bir tane kaynakçı vardı yukarıda. İki tane tüpü vardı. Biri büyük biri küçük. Alev çıkınca kaynakçı kaçtı. Biz eşya indiriyorduk. Alev birden büyüyünce kaynakçı herhalde tüplerini almak için geri geldi. Sonrasında adam birdenbire yine geri kaçtı. Geri kaçınca ve alev büyüyüp patlama olunca, biz de ambulansı, itfaiyeyi ve jandarmayı aradık. Alevler baya büyüktü. Patlayan yer mobilya tarafıydı. İhmal olduğunu zannetmiyorum. Büyük ihtimalle kaçaktan ya da kaynak makinesinden olmuştur diye tahmin ediyorum. Yaralı var mı bilmiyorum fakat aşağı taraf buradan da beter durumda" diye konuştu.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12
Özgür Özel’in Nevşehir’de Bakan Gürlek’i yuhalatma hamlesi ters tepti
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Nevşehir mitingi yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Miting alanında organize bir grupla Adalet Bakanı Akın Gürlek’i yuhalatmaya çalıştığı öne sürülen Özel’in sözleri, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Nevşehir ziyaretinde miting alanına önceden yerleştirilen bir grup üzerinden Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik protesto başlatmak istediği iddia edildi. Konuşma sırasında yapılan yönlendirmelerle kalabalığın bir bölümünün yuhalamaya teşvik edildiği öne sürülürken, bu hamle Nevşehir’de bazı vatandaşların tepkisini çekti. Özel’in bu tavrı siyasi nezaket tartışmalarını beraberinde getirirken, alandaki bazı katılımcıların "dışarıdan gelmiş, hemşehrimizi hedef gösteriyor" şeklinde yorumlar yaptığı iddia edildi. Öte yandan çevre illerden gelen partililerle birlikte mitinge 2 bin kişinin katıldığı belirtildi. Özel’in sözleri sonrası gözler memleketi Manisa’ya çevrildi Özel’in konuşmasında kullandığı "Allah kimseyi kendi memleketinde bu hale düşürmesin" ifadeleri ise ayrı bir polemik başlattı. Bu sözlerin ardından gözler Özel’in memleketi Manisa’ya çevrildi. Son dönemde Manisa’da yaşanan protestolar ve özellikle şehit cenazelerinde yükselen tepkilere ilişkin görüntüler yeniden dolaşıma girerken, sosyal medyada Özel’in zor anlar yaşadığı görüntülerin tekrar gündeme taşındığı görüldü. "Özel’in siyaset tarzı CHP içinde homurdanmalara neden oluyor" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine çok yakın olan belediye başkanlarından Özkan Yalım’ın skandal iddialarla gündeme gelmesi sonrası ruh sağlığının bozulduğu yorumları yapılırken, bu sürecin Özel’in miting diline de yansıdığı ileri sürülüyor. Nevşehir mitinginin de bu atmosferde organize edildiği ve "organize yuhalama" iddialarının CHP kulislerinde konuşulduğu belirtilirken, parti içinde istişare mekanizmalarının zayıfladığına yönelik değerlendirmeler kulislere yansıyan iddialar arasında yer alıyor.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:23
Bakan Uraloğlu: "15 yaş altı sosyal medya kullanımı düzenlemesine dair kanun teklifi Meclisten geçti"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız başta olmak üzere ve diğer bakanlıklarımızın da katkısıyla beraber 15 yaş altı sosyal medya kullanımı düzenlemesine dair kanun teklifi Meclisten geçti" dedi. Bakan Uraloğlu, 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesine ilişkin kanun teklifinin Meclisten geçtiğini belirterek, "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız başta olmak üzere ve diğer bakanlıklarımızın da katkısıyla beraber 15 yaş altı sosyal medya kullanımı düzenlemesine dair kanun teklifi Meclisten geçti. Süreci takip ederek, çocuklarımızı koruma refleksimizi en üst seviyede gündemde tutacağız ve hayata geçireceğiz" diye konuştu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:11
Bakan Uraloğlu: "2025 yılının son çeyreğinde mobil cepten internet abone sayısı 75,6 milyon seviyesine ulaştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılının son çeyreğinde mobil cepten internet abone sayısı 75,6 milyon seviyesine ulaştı" dedi. Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan İletişim Hizmetleri İstatistikleri Raporu’nu değerlendirdi. Elektronik haberleşme sektörüne ilişkin 2025 yılının dördüncü çeyreğine ait verileri açıklayan Uraloğlu, kullanıcı sayısı ve veri kullanımındaki artışın Türkiye’nin dijitalleşme sürecini hızlandırdığını ifade etti. 2024 yılı dördüncü çeyrekte 9,03 milyon olan sabit telefon abone sayısının geçen yılın son çeyreğinde 8,4 milyon olarak gerçekleştiğini kaydeden Uraloğlu, "Mobil telefon abone sayısı 2025’in son çeyreğinde 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 5,7 artarak 99,7 milyona ulaştı" dedi. İnternet aboneliğinde genel artış eğiliminin sürdüğünü belirten Uraloğlu, özellikle mobil internet ve fiber altyapının bu büyümede öne çıktığını vurguladı. Uraloğlu, "2025 yılı dördüncü çeyreği itibarıyla toplam internet aboneliğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre mobil internet ve fiber abonelerinden kaynaklı yüzde 1,1 artış gerçekleşerek internet abone sayısı 97,4 milyona ulaştı" açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, 2025’in son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre eve kadar fiber (FTTH) aboneliğinin 6 milyon 845 bin 641’den 8 milyon 670 bin 664’e yükselerek yüzde 26,7 arttığını, toplam fiber abone sayısının ise 8 milyon 72 bin 629’dan 9 milyon 845 bin 226’ya çıkarak yüzde 22 artış gösterdiğini aktardı. Uraloğlu, "İnternet abonelikleri içinde en yüksek paya sahip olan mobil cepten internet abone sayısı ise 75,6 milyon seviyesine ulaştı" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, genişbant internet kullanımındaki artışa dikkati çekerek, "Genişbant internet data trafiği 2024 yılının son çeyreğine göre 17,1 artarak 24,2 milyon terebayta ulaştı. Sabit internet trafiği yüzde 15,8, mobil internet trafiği ise yüzde 23 arttı" dedi. Sabit ses trafiği 1,3 milyar, mobil ses trafiği 76,8 milyar dakika oldu Bakan Uraloğlu, ayrıca 2025 yılı dördüncü çeyreğinde sabit ses trafiğinin 1,3 milyar dakika, mobil ses trafiğinin ise 76,8 milyar dakika olarak gerçekleştiğini bildirdi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:59
Bakan Uraloğlu: "2025 yılının son çeyreğinde mobil cepten internet abone sayısı 75,6 milyon seviyesine ulaştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan İletişim Hizmetleri İstatistikleri Raporu’nu değerlendirerek, "2025 yılının son çeyreğinde mobil cepten internet abone sayısı 75,6 milyon seviyesine ulaştı" dedi. Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan İletişim Hizmetleri İstatistikleri Raporu’nu değerlendirdi. Elektronik haberleşme sektörüne ilişkin 2025 yılının dördüncü çeyreğine ait verileri açıklayan Uraloğlu, kullanıcı sayısı ve veri kullanımındaki artışın Türkiye’nin dijitalleşme sürecini hızlandırdığını ifade etti. Mobilde abone sayılarında yükseliş Uraloğlu, 2024 yılı dördüncü çeyrekte 9,03 milyon olan sabit telefon abone sayısının geçen yılın son çeyreğinde 8,4 milyon olarak gerçekleştiğini kaydetti. Uraloğlu, "Mobil telefon abone sayısı 2025’in son çeyreğinde 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 5,7 artarak 99,7 milyona ulaştı" şeklinde konuştu. İnternet aboneliğinde genel artış eğiliminin sürdüğünü belirten Uraloğlu, özellikle mobil internet ve fiber altyapının bu büyümede öne çıktığını vurguladı. Uraloğlu, "2025 yılı dördüncü çeyreği itibarıyla toplam internet aboneliğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre mobil internet ve fiber abonelerinden kaynaklı yüzde 1,1 artış gerçekleşerek internet abone sayısı 97,4 milyona ulaştı" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, 2025’in son çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre eve kadar fiber (FTTH) aboneliğinin 6 milyon 845 bin 641’den 8 milyon 670 bin 664’e yükselerek yüzde 26,7 arttığını, toplam fiber abone sayısının ise 8 milyon 72 bin 629’dan 9 milyon 845 bin 226’ya çıkarak yüzde 22 artış gösterdiğini aktardı. Uraloğlu, "İnternet abonelikleri içinde en yüksek paya sahip olan mobil cepten internet abone sayısı ise 75,6 milyon seviyesine ulaştı" diye konuştu. Bakan Uraloğlu, genişbant internet kullanımındaki artışa dikkati çekerek "Genişbant internet data trafiği 2024 yılının son çeyreğine göre 17,1 artarak 24,2 milyon terebayta ulaştı. Sabit internet trafiği yüzde 15,8, mobil internet trafiği ise yüzde 23 arttı" dedi. Sabit ses trafiği 1,3 milyar, mobil ses trafiği 76,8 milyar dakika oldu Bakan Uraloğlu, ses trafiğine ilişkin değerlendirmesinde 2025 yılı dördüncü çeyreğinde sabit ses trafiğinin 1,3 milyar dakika, mobil ses trafiğinin ise 76,8 milyar dakika olarak gerçekleştiğini bildirdi. (ECE-
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:35
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan otobüs kazasına ilişkin açıklama
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, 5 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında 3 cumhuriyet savcısı ve 2 bilirkişinin görevlendirildiğini belirterek, soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü açıkladı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, Kahramankazan ilçesinde özel halk otobüsünün köprü direğine çarptığı kazaya ilişkin açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, bugün saat 07.55 sıralarında Kahramankazan ilçesi Saray Mahallesi FSM Bulvarı üzerinde Ankara istikametine seyir halinde bulunan Kızılcahamam-Ankara seferini yapan özel halk otobüsünün kontrolden çıkarak Şehit Mehmet Özden Üst Geçidi’nin ayağına çarptığı belirtildi. Açıklamada, tek taraflı gerçekleşen kazada ilk belirlemelere göre araç sürücüsünün de aralarında bulunduğu 5 kişinin hayatını kaybettiği, 14 kişinin yaralandığı bildirildi. Kazaya ilişkin derhal adli soruşturma başlatıldığı ifade edilen açıklamada, Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 cumhuriyet savcısı ile 2 bilirkişinin görevlendirildiği ve soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi. Açıklamada hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet, yaralılara da acil şifalar dilendi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:57
MHP Lideri Bahçeli, Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 29’uncu ölüm yıl dönümünde MHP’nin kurucu lideri Alparslan Türkeş’in kabrini ziyaret etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP’nin kurucu lideri Türkeş’in 29’uncu ölüm yıl dönümünde Ankara’daki mezarını ziyaret etti. Bahçeli’ye partinin genel başkan yardımcıları ve partililer eşlik etti. Bahçeli, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Türkeş’in anıt mezarına karanfil bırakıp bakır ibrikle su dökerek, ardından dua etti. Türkeş’in mezar taşına eliyle dokunup seven Devlet Bahçeli, mezarlık görevlileri ile de görüştü. Kısa bir süre sonra tekrar kabir başına gelen Bahçeli, Taşmedreseli Ülkücüler ile fotoğraf çekildi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:30
Ankara’da meydana gelen kaza için 3 savcı görevlendirildi
Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde 5 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazası için 3 savcı görevlendirildi. Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde özel halk otobüsünün üst geçidin ayağına çarpması sonucu 5 kişinin hayatını kaybettiği, 15 kişinin de yaralandığı trafik kazası ile ilgili Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 savcı görevlendirildi. Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, "Olay yerinde görevlendirilen bilirkişiler ile inceleme yapılmakta ve soruşturma titizlikle yürütülmektedir" denildi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:26
Mersin merkezli yasa dışı bahis ve dolandırıcılık operasyonunda 16 tutuklama
Mersin merkezli yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 16 kişi daha tutuklandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ‘kökünü kazıyacağız’ diyerek işaret ettiği yasa dışı bahis soruşturmaları hız kesmeden sürdürülüyor. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları doğrultusunda Mersin ve Tarsus ilçesi merkezli olarak yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturması başlatıldı. Soruşturmada bin 657 kişinin hesapları üzerinden yaklaşık 259 bin IBAN kullanılarak 49 milyondan fazla işlem gerçekleştirildiği ve toplam işlem hacminin 273 milyar lirayı aştığı tespit edildi. Parayı kripto platformlarına aktardılar İşlem hacmi 273 milyar liraya ulaşan paranın önemli bir kısmının kripto varlık platformlarına aktarıldığı belirlendi. Dijital iz takibi yapılarak, para trafiğinin detayları ortaya çıkartıldı. Başsavcılık koordinesinde yürütülen projeli soruşturma kapsamında bugüne kadar 207 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şüphelilerden 120’si tutuklanırken, 40’ı hakkında adli kontrol kararı verildi. Devam eden çalışmalarda ayrıca 48 şüpheliye ait hesaplarda 8,5 milyar liralık hareketlilik tespit edildi. Bu gelişme üzerine başsavcılığın talimatıyla 31 Mart tarihinde 58 adrese daha eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 36 şüpheli gözaltına alınırken, farklı illerde yakalananlarla birlikte çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Adreslerde yapılan aramalarda silah, mühimmat, dijital materyaller ve banka kartları ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 16’sı tutuklanırken, 15’i hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi. Adalet Bakanı ‘kökünü kazıyacağız’ demişti Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve gelir gelmez yaptığı açıklamada yasa dışı bahisle mücadelede kararlı olduklarını vurgulayarak, "Bu işin sonuna kadar gideceğiz, kökünü kazıyacağız" ifadelerini kullanmıştı. Toplumsal bir tehdit olan yasa dışı bahisle ilgili operasyonların hız kesmeden sürmesi bekleniyor.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:01
Uzmanından uyarı: "Gebeyken polen alerjisi tedavisine başlanmamalı"
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Şadan Soyyiğit, "Gebeyken immünoterapi (polen alerjisi aşı tedavisi) başlayamıyoruz ama başladığımız tedaviye devam edebiliriz" dedi. Bahar aylarının gelmesiyle ortaya çıkan polen alerjisi, küresel ısınma ve hava kirliliğinin etkisiyle artık daha erken dönemlerde başlıyor. Burun akıntısı, hapşırık ve gözlerde kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren bu durum, hastaların günlük yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Semptomlar çoğu zaman medikal tedaviyle kontrol altına alınabilirken, ileri vakalarda alerjik astım ve nefes darlığı gibi daha ciddi şikayetler görülebiliyor. Uzmanlar, bu hastalara aşı tedavisi önerdiklerini fakat sürecin uzun ve sabır gerektirdiğini belirtiyor. İmmünoloji uzmanları, aşı tedavisinin hamilelerde önerilmediğini belirtirken, tedaviye başlanmışsa devam edilmesinde genellikle bir sakınca olmadığını ancak yine de tercih edilmediğini ifade ediyor. "Küresel iklim değişikliği, hava kirliliği ile birlikte polen mevsimi de biraz hareketlendi" Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Şadan Soyyiğit, polen alerjisinin her yıl zamanının değiştiğini söyledi. Soyyiğit, "Küresel iklim değişikliği, hava kirliliği ile birlikte aslında polen mevsimi de biraz hareketlendi, biraz daha öne kaydı, biraz daha uzadı. Ama bu yıl daha erken geldi. O yüzden hastalarımızın da polikliniklerde sayısı arttı" diye konuştu. Burun akıntısı, hapşırık, gözlerde kızarıklık gibi semptomlarla alerjinin kendini gösterdiğini dile getiren Soyyiğit, bazı kişilerde daha ağır seyrettiğini, nefes darlığı ve mevsimsel astım gibi şikayetlerin olduğunu ifade etti. "Sosyal problemler yaşıyorlar" Soyyiğit, alerjinin hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilediğini belirterek, "Burun tıkanıklığı varsa, sabah yorgun uyanıyor, halsiz oluyor, iş performansı düşüyor. Toplum içinde birtakım sıkıntılar yaşıyor. İşe gitmekte sürekli hapşırıyor çünkü hasta. İş yerinde diyor ki ‘Hocam ben grip mi oldum, grip zannediyorlar beni, bulaştıracaksın’ diyorlar. Böyle sosyal problemler de yaşıyorlar açıkçası. ‘Çalışamıyorum, çok önemli bir görevdeyim’ diyorlar. ‘Ne yapacağım hocam bunun çaresi yok mu’ diye bize geliyorlar" şeklinde konuştu. "Alerji uzmanına başvurmakla çare başlıyor" Geç kalınmadan hastaneye gelinmesi gerektiğinin altını çizen Soyyiğit, "Alerji uzmanına başvurmakla çare başlıyor. Yani belirtileri tanımakla. Bunu polen mevsimiyle ilişkilendirdiğimizde evet hasta bize geliyor. ‘Polen mevsiminde şikayetlerim artıyor, bu tip şikayetlerim var’ diye. Ama kışa da yayılabiliyor artık bu şikayetler. Alerjik şikayetleri varsa anlattığım şekilde alerji uzmanına başvurmaları önemli. Önemli olan hem şikayetlerini azaltmak hatta gidermek tamamen ve yaşam kalitesini artırmak hastamızın" ifadelerini kullandı. Medikal tedavilerin bazı hastalar için yeterli olmadığını aktaran Soyyiğit, "Antihistaminik dediğimiz ilaçları aldıklarında uyku eğilimleri oluyor. Araba kullanamıyorlar. İş nedeniyle problem olabiliyor. Ya net ki yaşarsak ya da kontrol altına alamazsak şikayetleri. O zaman diyoruz ki sizin bir aşı şansınız da var" açıklamasında bulundu. "Aşı tedavisinde 3 ila 5 yıl bizimle birlikteler" Soyyiğit, aşı tedavisine başvurmak isteyen hastaların sabırlı olması gerektiğine dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti: "Hastalığı tamamen de tedavi edebilecek bir yöntem. Tabii ki doğru uzman ve doğru tedavi seçimiyle ve uzman gözetimi de yapılır ise. Hastalarımızın bilmesi gereken bu tedavi için sabır gerekiyor. Uzun süreli bir tedavi çünkü bağışıklık üzerinde biz o alerjeni aslında hastaya küçük dozlarda vererek tanıtıyoruz. Bu süreçte 3 ila 5 yıl bizimle birlikteler. Bir doz artışı dönemi oluyor sonra aylık geliyorlar bize. Tabii ki yan etkisi poleni tanıttığımız için küçük dozlarda alerjik reaksiyon riski." "Gebeyken immünoterapi başlayamıyoruz ama başladığımız tedaviye devam edebiliriz" Hamile hastalar için de aşının birtakım riskleri olabildiğini anlatan Soyyiğit, "Gebelikte aslında immünoterapi daha önce başlandıysa güvenle devam edilebilir diye klasik bir bilgi var. Ancak burada hastanın tercihi önemli. Gebeyken immünoterapi başlayamıyoruz ağır alerjik reaksiyonlar nedeniyle. Ama başladığımız bir tedaviye devam edebiliriz. Bunu da hastayla konuşarak, onamını alarak, istişare ederek. Çünkü nadir de olsa alerjik reaksiyon görürsek, yapacağımız ilaçlarında tabii bebeği etkileme riski olabilir. O yüzden istiyoruz ki en hastalarımız o dönemde gebe olmasalar daha güvenle gidebiliriz" diye konuştu. "Dışarıdayken gözlük takılabilir, maske takılabilir, şapka takılabilir" Soyyiğit, medikal tedaviler ve aşının yanı sıra, günlük hayatta da alınması gereken önlemlere ilişkin şunları söyledi: "Polen uçuştuğu zamanlarda aslında dışarıda çok olmamak önerilir ama bu mümkün değil. Sabah saatlerinde özellikle evde camı açmamak gibi. Dışarıda mecburen alıyoruz. Ama eve geldiğimizde üstümüzü çıkarmak, duş almak, ayakkabılarla çok eve girişi sağlamamak. Dışarıdayken gözlük takılabilir, maske takılabilir, şapka takılabilir. Dışarıda çamaşır kurutulmamalı. Arabalarda polen filtresini kullanılmalı. Bunlar önem arz ediyor."
04 Nisan 2026 Cumartesi - 11:58
Prof. Dr. Fevzi Altuntaş: "Hastalıkları adeta ‘parmak izi’ gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz"
Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği (AHOD) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabildiklerini belirterek, yapay zekanın tedavi süreçlerindeki önemini vurguladı. Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği tarafından (AHOD) 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla düzenlenen programda kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. AHOD Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kanserle mücadelede erken tanının önemi, korunma yöntemleri ve yapay zeka uygulamalarının tedavi süreçlerindeki rolüne ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Dernek Başkanı Prof. Dr. Altuntaş, kanserin artık yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, yönetilmesi gereken bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kanserin önlenebilir bir hastalık olduğuna işaret eden Altuntaş, sigara kullanımı, obezite, alkol tüketimi ve zararlı güneş ışınlarından korunma gibi önlemlerle kanser vakalarının önemli bir kısmının engellenebileceğini vurguladı. Kanser tarama programları vatandaşlara ücretsiz Erken tanının hayati önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Altuntaş, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen meme, kolorektal (kalın bağırsak/kolon) ve rahim ağzı kanseri tarama programlarının ücretsiz olduğunu hatırlatarak, vatandaşların bu programlara katılımının artırılması gerektiğini hatırlattı. Prof. Dr. Altuntaş, kanserle mücadelede yalnızca fiziksel değil, psikolojik, sosyal ve manevi iyilik halinin de önem taşıdığına dikkat çekerek, son yıllarda bilimsel gelişmelerle birlikte kanser alanında önemli bir paradigma değişimi yaşandığını ifade etti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranı yüzde 90’lara kadar çıkıyor Kanserin günümüzde çaresiz bir hastalık olmaktan çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, erken tanı, doğru risk analizi ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının ön plana çıktığını kaydetti. Erken tanı ile birlikte tedavi başarı oranlarının yüzde 90’lara kadar çıkabildiğini ve kanser kaynaklı ölümlerin önemli ölçüde azaltılabildiğini aktaran Altuntaş, bu nedenle erken teşhisin hayat kurtardığına dikkat çekti. Hastalıklar "parmak izi" gibi tanımlanıyor Prof. Dr. Altuntaş, "Günümüzde kanser tanı yöntemleri çok hızlı gelişmektedir. Dijital onkoloji, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları bu alanda önemli yer tutmaktadır. Artık kanseri yalnızca morfolojik olarak değil, genetik ve moleküler düzeyde analiz edebiliyoruz. Hastalıkları adeta "parmak izi" gibi tanımlayarak kişiye özel tedavi planları oluşturabiliyoruz" şeklinde konuştu. Yapay zeka kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açıyor Yapay zeka teknolojileri sayesinde tanı ve takip süreçleri hızlandığını, daha kısa sürede daha doğru sonuçlar elde edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, "Bu gelişmeler, kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önünü açmaktadır" dedi. İmmünoterapi (bağışıklık tedavisi) ve hedefe yönelik tedavilerin bu sürecin en önemli parçaları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Altuntaş, yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde tanı ve takip süreçlerinin hızlandığının altını çizdi. Tedaviler umut verici sonuçlar ortaya koyuyor Hematolojik kanserlerin onkolojinin en hızlı gelişen alanlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Altuntaş, yeni nesil tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar sayesinde hastalıkların uzun süre kontrol altında tutulabildiğini söyledi. Özellikle immünoterapiler ve spesifik antikor (bağışıklık proteni) tedavilerinin umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade eden Altuntaş, hastalara umutlarını kaybetmemeleri çağrısında bulundu. Yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde ediliyor Lenfoma ve multipl miyelom (kemik iliği kanseri) gibi hastalıklarda da yeni tedavi yöntemleriyle uzun süreli ve kalıcı yanıtlar elde edildiğini belirten Prof. Dr. Altuntaş, bu durumun hastaların yaşam süresini ve kalitesini artırdığını vurguladı. Kök hücre naklinde de önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Altuntaş, tam uyumlu verici bulunamadığı durumlarda dahi başarılı sonuçlar alınabildiğine dikkat çekti. Programa Ankara Hematoloji Onkoloji Derneği yönetiminden isimler de katıldı. Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Öztürk Ateş, Genel Sekreter Doç. Dr. Fatih Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Halil Başar programda görüşlerini paylaştı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen program, kanser tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ile yapay zeka uygulamalarının ele alındığı değerlendirmelerle tamamlandı. Program, bir restoranda düzenlenen yemekli organizasyonla sona erdi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 11:44
Bakan Göktaş: "Aile Akademi Platformu sayesinde bugüne kadar 67 bin 754 kişi içerik ve eğitimlere erişti"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile eğitimi, evlilik, sağlık, çocuk ve genç gelişimi ile mahremiyet bilinci gibi başlıklarda eğitimlerin yer aldığı Aile Akademi Platformu’ndan bugüne kadar 67 bin 754 kişinin yararlandığını bildirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile Akademi Platformu’na ilişkin yazılı açıklama yaptı. Göktaş, platform ile sağlıklı aile yapısını güçlendirmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, ebeveynlere rehberlik etmeyi ve toplumsal dayanışmayı pekiştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla hizmetleri yaygınlaştırdıklarını kaydeden Göktaş, eğitim, ekonomi, kültür, sanat, sağlık ve ulaşım başta olmak üzere her alanda ailelerin yanında olmaya gayret ettiklerini vurguladı. Göktaş, ‘Aile Dostu Ekosistem’ anlayışıyla aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. "Aileleri tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz" Son yıllarda sosyal medyanın etkileri ve dijital risklerin aileler için önemli bir endişe kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Göktaş, "Bu sorunları aşmanın yolu ancak bilinçli kullanım ve dijital farkındalıkla mümkündür. Bu kapsamda Bakanlık olarak toplumu, aileleri, özellikle de çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz" ifadelerini kullandı. Aile Akademi Platformu’nun aile yapısını koruma, destekleme ve geleceğe taşıma yolunda önemli katkılar sunduğunu aktaran Göktaş, platform kapsamında hem vatandaşlara hem de Bakanlık personeline yönelik çeşitli eğitim içeriklerinin sunulduğunu aktardı. Ailelerin birlik ve beraberliğini güçlendiren projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti: "Aile yapısının güçlendirilmesi, sosyal hizmetlerin etkinliğinin artırılması, toplumsal farkındalığın yükseltilmesi ve Bakanlık personelinin bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla geçen yıl Aile Akademi Platformu’nu hayata geçirdik. Aile Eğitim Programı, Bilgi Güvenliği Farkındalık Eğitimi, Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı, Veri Güvenliği ve Kötüye Kullanım Senaryoları, ANKA Çocuk Destek Programı modülleri ile Siber Güvenlik Farkındalık Eğitimleri başta olmak üzere geniş bir yelpazede eğitim içerikleri sunuyoruz. Platform sayesinde bugüne kadar 67 bin 754 kişi, Bakanlığın sunduğu içerik ve eğitimlere erişti." "Kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor" Söz konusu eğitimlerle bireylerin ve Bakanlık çalışanlarının bilgi, farkındalık ve yetkinliklerinin artırılmasının hedeflendiğini belirten Göktaş, "Vatandaşlara yönelik eğitimlerde; aile eğitimi ve iletişimi, evlilik ve sağlık, çocukların ve gençlerin gelişimi, mahremiyet bilinci ile sosyal hizmetlere erişim gibi konular yer alıyor. Bakanlık personeline yönelik eğitimlerde ise mesleki becerilerin geliştirilmesi, yasal düzenlemeler, kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor" dedi. Aile Akademi Platformu’nun e-Devlet ile entegre şekilde tasarlandığını ve eğitimlere katılım ile başarı belgelerinin doğrulanabildiğini aktaran Göktaş, bu entegrasyon sayesinde katılımcıların kendilerine uygun zamanlarda eğitimlere erişebildiğini belirtti. Göktaş ayrıca, eğitimlerin çevrim içi sunulmasının hedef kitleyi genişlettiğini, geleneksel yöntemlere kıyasla zaman ve maliyet tasarrufu sağlayarak bütçeye katkı sunduğunu ifade etti.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 11:41
Ankara’da özel halk otobüsü köprü direğine çarptı: 5 ölü, 15 yaralı
Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde özel halk otobüsünün köprü direğine çarptığı kazada 5 kişi hayatını kaybederken, 15 kişi de yaralandı. Kaza, Kahramankazan ilçesi Saray mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Kızılcahamam istikametine seyreden 06 HO 1460 plakalı özel halk otobüsünün sürücüsü, direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarptı. Kazanın etkisiyle takla atan otobüs, köprü ayağına çarparak durabildi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla otobüste sıkışan yaralılar çıkartıldı. Sağlık ekipleri, otobüs şoförü dahil 5 kişinin hayatını kaybettiğini tespit etti. Otobüsten yaralı olarak çıkartılan 15 kişi ise, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye sevk edildi. Halk otobüsü sıkıştığı yerden vinç yardımıyla çıkartıldı. Polis, kazayla ilgili inceleme başlattı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 11:37
Bakan Kacır: "Türkiye, Avrupa’nın en büyük otobüs üreticisi"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, Avrupa’nın en büyük otobüs üreticisi" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından Karsan’ın paylaşımını alıntıladı. Karsan’ın sosyal medyadan Otonom e-ATAK modelinin Paris’te 6 ay boyunca gerçek şehir şartlarında 3 bin kilometre otonom sürüş gerçekleştirdiği açıklamasını alıntılayan Kacır, Karsan firmasının Avrupa’ya otonom-elektrikli otobüs ürettiğini ifade ederek, "Türkiye, Avrupa’nın en büyük otobüs üreticisi. Türkiye, Avrupa’nın lider otonom-elektrikli otobüs üreticisi oluyor" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder