Yerel Haberler
Ankara
Pursaklar’da 4. Kitap Günleri başladı
06 Şubat 2026 Cuma - 16:36 Pursaklar’da 4. Kitap Günleri başladı Pursaklar’da 4’üncü Kitap Günleri başladı. Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Çocuklarımızı ekran sürelerini azaltıp, ekran bağımlılığından uzaklaştırıp, kitapların sayfaları arasına alabilirsek bu bize yetiyor" dedi. Ankara’nın Pursaklar ilçesinde 4’üncü Kitap Günleri’nin açılışı, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin’in katılımıyla gerçekleştirildi. Yaşam Merkezi’nde düzenlenen etkinliğin ilk gününde ziyaretçi yoğunluğu yaşandı. Öğrencilere servisle ulaşım imkanı sağlanan etkinlikte, kitap almaları için de hediye kuponu verildi. Yaşam Merkezi önünde ayrıca ziyaretçilere sıcak çorba ikramı yapıldı. Kurdele kesimiyle açılışı yapılan etkinlikte konuşan Çetin, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenlere başsağlığı diledi. Çetin, "Biz okullarımızdaki bütün öğrencileri bir şekilde buraya davet ederek, servis imkanı sağlayıp buraya getirerek ve birer de kitap alabilecekleri hediye kuponu çeki vererek, kitapların etkileyici dünyasına inmelerini arzu ediyoruz" diye konuştu. "Çocuklarımızı kitapların o sayfaları arasına alabilirsek bu bize yetiyor" Etkinlikte yazarların ve şairlerin imza günü ve söyleşi gerçekleştireceklerini belirten Çetin, ayrıca kurulan stantlara kitapseverleri davet etti. Çetin, "192 tane yayın evi var, 64 tane stant var. Bir miktar çocuklarımızı bu ekran sürelerini azaltıp, ekran bağımlılığından uzaklaştırıp, kitapların o sayfaları arasına alabilirsek bu bize yetiyor. Tabi artık gelenek oluştu Pursaklar’da" ifadelerini kullandı. Etkinliğe gelen öğrencilerden Zeynep Kara, kitap okumayı çok sevdiğini belirterek, "4 senedir buraya geliyorum. Çok seviyorum kitap okumayı, kitaplara aşık bir insanım" şeklinde konuştu. "Biz bu ülkede satılabilecek en zor şeyi satıyoruz" Stant görevlisi İbrahim Öksüz ise, yaklaşık 25 senedir kitap emekçisi olduğunu anlatarak, "Geçen seneki okurlarımızın ziyareti var. Çocuklarımız geliyor. Onları iyi kitaplarla keyifli kitaplarla buluşturmayı seviyoruz. Biz bu ülkede satılabilecek en zor şeyi satıyoruz, kitap satıyoruz. Belediyemiz sağ olsun bizi iyi okurlarla iyi insanlarla tanıştırdı. Geldik, okurlarımızı bekliyoruz" dedi.
YÖK’ten öğrencilere müjde: Mezun olmadan çalışma hayatına atılacaklar
06 Şubat 2026 Cuma - 16:29 YÖK’ten öğrencilere müjde: Mezun olmadan çalışma hayatına atılacaklar Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversite öğrencilerinin mezun olmadan önce uygulamalı eğitimle iş hayatına uyum sağlamaları amacıyla ‘Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliği’ni değiştirdi. ‘Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’, Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu kapsamda YÖK, üniversite öğrencilerinin mezun olmadan önce uygulamalı eğitimle iş hayatına uyum sağlamaları amacıyla ‘Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliği’ni değiştirdi. Uygulamalı eğitimin en az bir dönem olacağı, öğrencilerin yalnızca sınıf ortamında değil doğrudan iş hayatının içinde deneyim kazanmalarını sağlayacak yeni modelin mezunların donanımını artırması, üretkenliklerini güçlendirmesi ve istihdam süreçlerini hızlandırması amaçlandığı belirtildi. "Başlattığımız dönüşüm modeli öğrencilerin istihdama daha hızlı geçmesini mümkün kılacak" YÖK Başkanı Erol Özvar, başlatılan dönüşüm modelinin öğrencilerin istihdama daha hızlı geçmesinin mümkün olduğunu belirterek, "20-30 gün gibi kısa süreli ve verimliliği tartışmalı stajların yerine daha kapsamlı, iyi yapılandırılmış ve sektörle iç içe bir staj sistemi kuruyoruz. Öğrencilerimizin yalnızca sınıfta değil, doğrudan iş hayatının içinde deneyim kazanmalarına imkan verecek bu model, onları daha donanımlı, üretken ve istihdam odaklı bireyler haline getirecek. Böylece öğrencilerimizin eğitim süreçlerini gerçek iş ortamlarıyla bütünleştiren, istihdamla doğrudan bağlantı kuran bir yükseköğretim anlayışını kurumsallaştıracağız" dedi. Özvar, ilk aşamada Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 pilot ilde başlatılacak uygulamalı eğitim modelini kısa süre içinde bütün üniversitelere yaygınlaştıracaklarının altını çizdi.
YÖK’ten öğrencilere müjde: Mezun olmadan çalışma hayatına atılacaklar
06 Şubat 2026 Cuma - 16:25 YÖK’ten öğrencilere müjde: Mezun olmadan çalışma hayatına atılacaklar Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversite öğrencilerinin mezun olmadan önce uygulamalı eğitimle iş hayatına uyum sağlamaları amacıyla ‘Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliğini’ değiştirdi. ‘Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’, Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu kapsamda YÖK, üniversite öğrencilerinin mezun olmadan önce uygulamalı eğitimle iş hayatına uyum sağlamaları amacıyla ‘Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliğini’ değiştirdi. Uygulamalı eğitimin en az bir dönem olacağı, öğrencilerin yalnızca sınıf ortamında değil doğrudan iş hayatının içinde deneyim kazanmalarını sağlayacak yeni modelin, mezunların donanımını artırması, üretkenliklerini güçlendirmesi ve istihdam süreçlerini hızlandırması amaçlandığı belirtildi. "Başlattığımız dönüşüm modeli öğrencilerin istihdama daha hızlı geçmesini mümkün kılacak" YÖK Başkanı Erol Özvar, başlatılan dönüşüm modelinin öğrencilerin istihdama daha hızlı geçmesinin mümkün olduğunu belirterek, "20-30 gün gibi kısa süreli ve verimliliği tartışmalı stajların yerine daha kapsamlı, iyi yapılandırılmış ve sektörle iç içe bir staj sistemi kuruyoruz. Öğrencilerimizin yalnızca sınıfta değil, doğrudan iş hayatının içinde deneyim kazanmalarına imkan verecek bu model, onları daha donanımlı, üretken ve istihdam odaklı bireyler haline getirecek. Böylece öğrencilerimizin eğitim süreçlerini gerçek iş ortamlarıyla bütünleştiren, istihdamla doğrudan bağlantı kuran bir yükseköğretim anlayışını kurumsallaştıracağız" değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca Özvar; ilk aşamada Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 pilot ilde başlatılacak uygulamalı eğitim modelini kısa süre içinde bütün üniversitelere yaygınlaştıracaklarının altını çizdi.
Metin Diyadin: "Hiç olmadığı kadar iddialı bir Fenerbahçe ile oynayacağız"
06 Şubat 2026 Cuma - 16:14 Metin Diyadin: "Hiç olmadığı kadar iddialı bir Fenerbahçe ile oynayacağız" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, Fenerbahçe ile zorlu bir maç oynayacaklarını söyleyerek, "Hiç olmadığı kadar iddialı, şampiyonluk adayı bir Fenerbahçe ile oynayacağız" dedi. Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin ile takım kaptanları Dimitrios Goutas ve Metehan Mimaroğlu, Ankara’da bulunan bir özel okulun davetlisi olarak ‘Ankara Rüzgarı Gençlerbirliği’ adlı söyleşiye katıldı. Diyadin ve futbolcular, öğrencilerin sorularını yanıtlamasının ardından basın mensuplarına da açıklamalarda bulundu. Metin Diyadin: "Hiç olmadığı kadar iddialı bir Fenerbahçe ile oynayacağız" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, şu an tam takım halinde Süper Lig’in 21. haftasında deplasmanda oynayacakları Fenerbahçe maçına hazırlandıklarını ifade etti. Diyadin, "Zorlu bir maç oynayacağız pazartesi günü. Hiç olmadığı kadar iddialı, şampiyonluk adayı bir Fenerbahçe ile oynayacağız. Zorlu bir maç oynayacağız ama zaten biz de bütün oyuncularla zorlu deplasmanda her şeyimizle sahada olacağız. İstediğimizi almaya çalışacağız" diye konuştu. "Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi takımlarda böyle transferler bitmiyor" Fenerbahçe’nin yaptığı N’Golo Kante transferini değerlendiren Diyadin, "Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi takımlarda böyle transferler bitmiyor. Onları takip etmekte bile zorlanıyoruz. Onun için oralara çok takılmadan kendi oyun formatımızda, kendi motivasyonumuzla, her şeyimizle o maça hazır olacağız" şeklinde konuştu. "Belirli bir puandan aşağı olan takımların her aldığı puan çok önemlidir" Ligde her zaman, her puanın kritik olduğuna değinen tecrübeli teknik adam, "Her zaman maç maç götürerek ilerleyeceğiz. Belirli bir puandan aşağı olan takımların her aldığı puan çok önemlidir. Maç maç bakmak zorundadır diye düşünüyorum. Biz de her maça önümüzdeki maç diye bakıp, neler yapabiliriz diyoruz. Bu maçtan da beklentimiz var. İnşallah istediğimiz gibi" cümlelerine yer verdi. Dimitrios Goutas: "İyi bir maç olacağını ve iyi bir skor alacağımızı düşünüyorum" Dimitrios Goutas ise Fenerbahçe ile oynanacak maç ve buna benzer müsabakaların her zaman çok zorlu geçtiğini aktararak, "Deplasmanda oynayacağımız bir maç. Çok fazla koşmamız, bütün mücadelemizi ortaya koymamız, her top için her metre için çok uğraşmamız lazım. Eğer bu enerjiyi sahada gösterirsek ve günümüzde olduğumuzda neler yapabildiğimizi gösteren bir takımımız. İyi bir maç olacağını ve iyi bir skor alacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Bir transfer hiçbir takım için her şeyi değiştirmez" Goutas, Fenerbahçe’nin N’Golo Kante’yi kadrosuna katmasına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bir transfer hiçbir takım için her şeyi değiştirmez. Biz ortaya koyacağımız mücadeleyi kesinlikle değiştirmeyeceğiz. N’Golo Kante iyi bir oyuncu ama Fenerbahçe’de birçok iyi oyuncu var. Biz de kendi mücadelemizi ortaya koyacağız ve bu mücadeleyi ortaya koyduğumuzda iyi bir takım olduğumuz için iyi bir skorla oradan ayrılacağız diye düşünüyorum." Metehan Mimaroğlu: "İstanbul’a puan veya puanlar almaya gideceğiz" Metehan Mimaroğlu ise Fenerbahçe maçının büyük önem taşıdığını kaydederek, şöyle konuştu: "Fenerbahçe maçından alacağımız 1 ya da 3 puan bizi en azından olduğumuz konumda tutacak. Bizim için çok önemli bir maç. Bizim takımın böyle maçları iyi oynadığını düşünüyorum. Beşiktaş maçı, Trabzonspor maçı, Galatasaray maçı olsun bizim için çok iyi geçmişti. İnşallah bu maç da öyle geçer. İstanbul’a puan veya puanlar almaya gideceğiz." "Süper Lig’de kalıcı olmaya çalışacağız" Öncelikli hedeflerinin ligde kalıcı olmak olduğunu belirten Mimaroğlu, "3-4 sene sonra ulaşılmış bir şampiyonluk ve hak edilmiş bir Süper Lig konumu şu an bence. Bundan da aşağısını düşünmek istemiyorum. Süper Lig’de kalıcı olmaya çalışacağız. Gençlerbirliği armasını bu ligde kalıcı hale döndürmek istiyoruz. Bunun için de mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğiz" dedi. Söyleşinin ardından Diyadin ve futbolculara plaket takdim edildi. Gençlerbirliği Basın Sözcüsü Mehmet Şanal ise söyleşiye ev sahipliği yapan okula Gençlerbirliği forması armağan etti. Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sonra erdi.
Bakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos’tan Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik değer vurgusu
06 Şubat 2026 Cuma - 16:09 Bakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos’tan Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik değer vurgusu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos’un gerçekleştirdiği görüşmede, hızla değişen jeopolitik ortamda bölgesel istikrarın ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik değerine vurgu yapıldı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Bakan Fidan’ın Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos ile Ankara’da bir araya geldiği belirtildi. Açıklamada, Bakan Fidan ve Komiser Kos’un görüşmede Türkiye’nin aday ülke statüsünü yeniden teyit ettiği ve hızla değişen jeopolitik ortamda bölgesel istikrarın ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik değerini vurguladığı belirtildi. Tarafların çeşitli ortak çıkar alanlarında son dönemde tesis edilen karşılıklı angajmanı memnuniyetle karşıladığı ve bu sürecin somut adımlara dönüştürülmesine yönelik kararlılıkların yinelendiği belirtilen açıklamada, "Geçtiğimiz yıl içerisinde beş yüksek düzeyli diyalog toplantısının gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin geçici koruma altındaki sığınmacılara ev sahipliği yapma çabalarına yönelik AB desteğinin sürdürülmesi ve Türk vatandaşlarının çok girişli Schengen vizelerine erişiminin kolaylaştırılması suretiyle ilerleme sağlanmıştır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, tarafların küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan son gelişmelerin Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik önemini daha da öne çıkardığının vurgulandığı, bu çerçevede Bakan Fidan’ın ikili ilişkilerdeki mevcut engellerin ivedilikle aşılması gerektiğinin altını çizdiği ve daha kapsamlı kurumsal ve çok boyutlu bir çerçevede iş birliği yapılması çağrısında bulunduğu kaydedildi. Görüşmede her iki tarafın güvenlik ve bağlantısallık dahil olmak üzere ortak çıkar alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesinin devam eden bölgesel ve küresel gelişmeler doğrultusunda stratejik öneme sahip olduğunu kabul ettiği vurgulanan açıklamada, "Taraflar, Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da istikrar, dayanıklılık ve sürdürülebilir büyümeye katkıda bulunmak amacıyla enerji, ulaştırma, dijitalleşme ve ticareti kapsayan bölgesel bağlantısallık gündemini şekillendirmek için daha yakın eşgüdümün önemini vurgulamıştır. Bu bağlamda taraflar, Türkiye’nin bölgede merkezi jeopolitik bir aktör olarak üstlendiği rolün öneminin altını çizmiştir" ifadeleri kullanıldı. Tarafların Türkiye ve AB arasındaki ekonomik bütünleşmenin önemini bir kez daha teyit ettiğinin altı çizilen açıklamada, "Bakan Fidan, küresel ticaret dinamiklerindeki değişim, artan jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler, ikili ve bölgesel ticaret anlaşmalarının yaygınlaşması, tedarik zincirindeki kırılganlıklar ile yeşil ve dijital dönüşüm ışığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin giderek artan aciliyetini vurgulamıştır. Her iki taraf, Gümrük Birliği’nin uygulanmasının iyileştirilmesine yönelik angajmanın sürdürülmesi hususunda mutabık kalmıştır. Bu çerçevede taraflar, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine zemin hazırlama ve rekabet edebilirliği, ekonomik güvenliği ve dayanıklılığı desteklemek amacıyla Gümrük Birliği’nin tüm potansiyelini gerçekleştirme yönündeki birlikte çalışma iradelerini ortaya koymuştur. Taraflar, Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB) Türkiye’deki faaliyetlerinin kademeli olarak yeniden başlamasını memnuniyetle karşılamış, Türkiye’de ve komşu bölgelerde inovasyon temelli ve sürdürülebilir projeleri desteklemek üzere AYB ile iş birliğini daha fazla güçlendirme niyetini dile getirmiştir" denildi. Açıklamada, her iki tarafın Türk vatandaşlarına çok girişli Schengen vizelerinin verilmesinde kolaylık sağlayan Komisyon Kararı’nın kabul edilmesini memnuniyetle karşıladığı kaydedilerek, "Taraflar, Vize Serbestisi Diyaloğu’nun ve güvenlik ve göç alanlarındaki iş birliğinin bu konularda tesis edilen yüksek düzeyli diyalog mekanizması aracılığıyla daha fazla güçlendirilmesinin önemini bir kez daha vurgulamıştır" ifadeleri kullanıldı. Açıklama, şöyle devam etti: "Komiser Kos, hukukun üstünlüğüne ve demokratik standartlara ilişkin diyaloğun Türkiye-AB ilişkilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatmıştır. Ayrıca, BM Genel Sekreteri’nin himayesinde Kıbrıs konusunda devam eden gayriresmi sürece Türkiye’nin angajmanını memnuniyetle karşılamış ve güven tesis eden girişimlerin sürdürülmesinin önemini vurgulamıştır. Komiser Kos, AB yaptırımlarının tüm devletler tarafından etkisizleştirilmesinin önlenmesinin önemini tekrar hatırlatmıştır. Komiser Kos, 2023’te meydana gelen yıkıcı depremlerin yıl dönümünde depremden etkilenenleri saygıyla anarak, Avrupa Birliği tarafından sağlanan 1 milyar avroluk acil durum ve yeniden yapılanma desteği dahil olmak üzere AB’nin Türkiye ve Türk halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu bir kez daha teyit etmiştir. Bakan Fidan, deprem sırasında AB’nin sergilediği dayanışmaya atıfta bulunarak, Avrupa kıtasının güvenliği, istikrarı ve refahı için tüm alanlarda Türkiye-AB arasındaki dayanışmanın önemini vurgulamıştır."
YKS başvuruları başladı
06 Şubat 2026 Cuma - 15:16 YKS başvuruları başladı Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) başvurularının 6 Şubat-2 Mart tarihleri arasında yapılacağını duyurdu. ÖSYM, YKS’nin 20-21 Haziran tarihlerinde yapılacağını, 20 Haziran’da Temel Yeterlilik Testi’nin (TYT), 21 Haziran tarihinde sabah oturumunda Alan Yeterlilik Testleri’nin (AYT), öğleden sonra olan oturumda ise Yabancı Dil Testi’nin (YDT) uygulanacağını açıkladı. Başvuruların ise 6 Şubat-2 Mart tarihleri arasında yapılacağı bildirildi. ÖSYM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: "2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS), 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacaktır. 20 Haziran 2026 tarihinde Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran 2026 tarihinde sabah oturumunda Alan Yeterlilik Testleri (AYT), öğleden sonra oturumunda Yabancı Dil Testi (YDT) uygulanacaktır. Sınava başvurular, 6 Şubat-2 Mart 2026 tarihleri arasında yapılacaktır. Adaylar başvurularını 6 Şubat 2026 tarihinde saat 14.30’dan itibaren ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden veya ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması’ndan yapabilecektir. Sınava ilişkin ayrıntılı bilgi 2026-YKS Kılavuzu’nda yer almaktadır. Sınava başvurmak isteyen adaylar, Kılavuz’a aşağıdaki bağlantıdan erişebilecektir. Sınava başvuracak adayların Kılavuz’u dikkatle incelemeleri gerekmektedir. 2026 Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı’na (2026-MSÜ) başvuran adayların da Milli Savunma Bakanlığı tarafından Milli Savunma Üniversitesine yerleştirme işlemlerine alınabilmeleri için 2026-YKS’ye başvuru yapmaları zorunludur. Ayrıntılı bilgi 2026-MSÜ Kılavuzu’nda yer almaktadır. Daha önce bir yükseköğretim kurumundan ön lisans ve/veya lisans mezunu olan adayların e-Devlet mezuniyet bilgilerini kontrol ederek, mezuniyet bilgisi Yükseköğretim Bilgi Sistemi’nde bulunmayanların mezun oldukları üniversite aracılığıyla bu bilgilerin sisteme işlenmesini sağlamaları gerekmektedir."
Sözleşmeli eğitim personeli olarak görev yapmak isteyen adayların başvuruları, 9-13 Şubat’ta alınacak
06 Şubat 2026 Cuma - 15:12 Sözleşmeli eğitim personeli olarak görev yapmak isteyen adayların başvuruları, 9-13 Şubat’ta alınacak Milli Eğitim Akademisi bünyesinde kurulan eğitim ve uygulama merkezlerinde sözleşmeli eğitim personeli olarak görev yapmak isteyen adayların başvuruları, 9-13 Şubat 2026 tarihleri arasında alınacağı açıklandı. Milli Eğitim Akademisi bünyesinde, 7 ilde ve 12 merkezde açılan eğitim ve uygulama merkezlerinde görev yapmak ve akademinin eğitim faaliyetlerini yürütmek üzere ‘Milli Eğitim Akademisi Sözleşmeli Eğitim Personeli Yönetmeliği’ hükümleri çerçevesinde eğitim personeli istihdamına ilişkin kılavuz yayımlandı. Kılavuza göre, sözleşmeli eğitim personeli pozisyonlarına; Yükseköğretim Personel Kanunu’na tabi öğretim üyesi kadrolarında görev yapıyor olmak kaydıyla profesör, doçent veya doktor öğretim üyesi ünvanına sahip olanlar ile Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında görev yapıyor olmak kaydıyla doktora veya daha üst akademik ünvana sahip olan öğretmen ve diğer personel, öğretmen olarak görev yapanlardan uzman öğretmen veya başöğretmen ünvanına sahip olanlar başvuruda bulunabileceği belirtildi. Başvurular 9-13 Şubat’ta Başvuru şartlarını taşıyan adayların, 9-13 Şubat 2026 tarihleri arasında https://mebakbis.meb.gov.tr/basvuru adresi üzerinden e-Devlet kullanıcı adı ve şifreleriyle giriş yaparak başvuru yapabileceği açıklandı. Başvuruda bulunan adayların, doktora mezuniyetlerine/öğretmenlik alanlarına göre durumlarına uygun eğitim ve uygulama merkezlerinden birini tercih edebileceği ifade edildi. Yükseköğretim Personel Kanunu’na tabi öğretim üyesi kadrolarından başvuruda bulunan adaylardan istihdam edilecek olanlar, Kurul tarafından teklif edilenler arasından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin onayı ile belirlenecek. Sonuçlar 27 Şubat’ta Sonuçlar 27 Şubat 2026 tarihinde Bakanlığın internet sitesinde ilan edileceği, Bakanlık kadrolarından başvuranların yerleştirme sonuçlarının ise 25 Mart’ta açıklanacağı belirtildi. Bakanlık kadrolarından başvuruda bulunanların değerlendirilmeleri, Milli Eğitim Akademisi Sözleşmeli Eğitim Personeli Yönetmeliği’nde yer alan ‘Eğitim Personeli Değerlendirme Formu’ üzerinden değerlendirme komisyonlarınca 16-18 Şubat 2026 tarihleri arasında yapılacak. Değerlendirme sonuçları, 19 Şubat 2026 tarihinde Bakanlığın internet sitesinde ilan edileceğinin altı çizilirken, değerlendirme sonrası oluşan puan üstünlüğüne göre kontenjanın üç katı aday sözlü sınava alınacağı vurgulandı. Sözlü sınav sonuçları ise 11 Mart 2026 tarihinde ilan edilecek. Sözlü sınav puanı üstünlüğüne göre adaylar tercihleri doğrultusunda yerleştirilecek. Yerleştirme sonuçları 25 Mart 2026 tarihinde Bakanlığın internet sitesinden duyurulacak.
MEB: "Deprem sonrası 14 bin 202 dersliğin yapımı tamamlandı, 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı sürüyor"
06 Şubat 2026 Cuma - 15:05 MEB: "Deprem sonrası 14 bin 202 dersliğin yapımı tamamlandı, 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı sürüyor" Milli Eğitim Bakanlığı, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerde bin 295 okul ve 9 bin 799 sınıfın kullanılamaz hale geldiğini belirterek, yaklaşık 72 milyar lira tutarında 915 proje ile 14 bin 202 dersliğin yapımının tamamlandığını, 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı ile orta hasarlı 70 okul, 2 bin 352 dersliğin güçlendirme çalışmalarının ise devam ettiğini açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin oluşturduğu yıkımı gidermek ve eğitim hizmetlerini yeniden yapılandırmak amacıyla bölgede yürütülen faaliyetleri anlatan "Asrın Gayreti: Maarifin İyileştirici Gücü" adlı bir rapor yayımladı. Merkez ve taşra teşkilatlarının görüş ve önerileri doğrultusunda hazırlanan raporda, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası öğrenci ve öğretmenlerin desteklenmesi, eğitim öğretim faaliyetlerinin yeniden düzenlenmesi ve eğitime erişimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğü ve yürütülmeye devam edildiği belirtildi. 161 sayfalık raporda, depremden doğrudan etkilenen Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde merkez ve taşra teşkilatları tarafından gerçekleştirilen yardım faaliyetlerine yer verildi. "Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler, milletçe yaşadığımız en ağır sınavlardan biri olmuştur" Rapora ilişkin açıklama yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve ’asrın felaketi’ olarak hafızalara kazınan depremler, milletçe yaşadığımız en ağır sınavlardan biri olmuştur. Ancak bu zorlu süreç, aynı zamanda devlet ve millet dayanışmasının gücünü, birlik ve beraberlik ruhunun bütünlüğünü bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Depremin ilk anlarından itibaren devletin tüm imkanları seferber edilmiş, aziz milletimiz de gönülden ve karşılıksız bir dayanışma iradesiyle yaraları sarmak için omuz omuza vermiştir. Milletimizin gösterdiği bu yüksek feraset ve fedakarlık sayesinde insanlık tarihinin en büyük afetlerinden birinin altından daha da güçlenerek kalkmayı başardık. Yaşadığımız bu büyük felaketi, çıkardığımız dersler ve geleceğimize duyduğumuz güvenle daha güçlü bir yeniden yapılanma ve hamle sürecinin vesilesi hâline getirdik. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu süreçte eğitim hizmetlerinin sürekliliğini sağlamak ve evlatlarımızın güvenli ortamlarda eğitim öğretimlerine devam edebilmesini temin etmek, en temel önceliğimiz olmuştur. Bakanlığımız teşkilatlarının eş güdümüyle yürütülen çalışmalar kapsamında ayni ve nakdi yardımlar başta olmak üzere çok yönlü destek mekanizmaları hayata geçirilmiş; eğitim sistemimizin yalnızca bugünü değil, geleceği de güvence altına alınmıştır" ifadelerine yer verdi. Yardım faaliyetleri ile 15 milyon 726 bin 420 kişiye ulaşıldı Raporda illere göre ‘Eğitim Materyali, Eğitsel ve Psikososyal Destekler, Eğitim Programlarını Destekleyici Çalışmalar, Yer Değişikliği ve İlk Atama, Yapım ve Onarım Destekleri, Taşıma Hizmetlerine Yönelik Destekler, Beslenme Destekleri, Gıda Dışı İhtiyaçlara Yönelik Destekler, Teknolojik Materyal ve Altyapı Destekleri, Arama Kurtarma Çalışmaları; Gıda ve Beslenme Destekleri, Gıda Dışı İhtiyaca Yönelik Destekler, Barınma Destekleri, Eğitsel Çalışmalar ve Psikososyal Destek, Personel Görevlendirmeleri’ başlıkları altında gerçekleştirilen faaliyetler değerlendirildi. Rapora göre Bakanlık merkez teşkilatı tarafından yürütülen yardım faaliyetleri kapsamında toplam 15 milyon 726 bin 420 kişiye ulaşıldığı, bu süreçte sağlanan ayni ve nakdi yardımların toplam tutarının günümüz değeriyle yaklaşık 170 milyar lira olduğu belirtildi. Bakanlık taşra teşkilatları aracılığıyla gerçekleştirilen yardım faaliyetleri kapsamında ise 59 milyon 798 bin 717 kişiye destek sağlanarak, günümüz değeriyle yaklaşık 14 milyar liralık ayni ve nakdi yardım yapıldığı kaydedildi. 2 bin 352 dersliği güçlendirme çalışmaları sürüyor 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen deprem felaketinden önce eğitim öğretim faaliyetlerinin 11 bin 567 okul ve 119 bin 200 sınıfta yürütüldüğü belirtilen raporda, deprem felaketi sonrasında 10 bin 272 okul, 109 bin 401 sınıfın hasarsız veya az hasarlı olduğu, bin 295 okul ve 9 bin 799 sınıfın ise kullanılamaz hale geldiği ifade edildi. Bu illerde yaklaşık 72 milyar lira tutarında 915 proje ile 14 bin 202 dersliğin yapımının tamamlandığı aktarılan raporda, az hasarlı yaklaşık 85 bin dersliğin onarıldığı, orta hasarlı 233 okul ve 2 bin 965 dersliğin ise güçlendirildiğinin altı çizildi. Ayrıca halihazırda 655 okul ve 8 bin 648 dersliğin yapımı ile orta hasarlı 70 okul, 2 bin 352 dersliğin güçlendirme çalışmalarının devam ettiği belirtildi.
Uzmanından uyarı: "Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değildir. Korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır"
06 Şubat 2026 Cuma - 14:52 Uzmanından uyarı: "Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değildir. Korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır" Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, "Uyku rutininin bozulması; sık uyanmaya, hormonal ve metabolik strese, hatta inflamasyona neden olabilir. Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değildir. Korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır" dedi. Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, kaliteli ve zamanında olan uykunun birey sağlığına yararı olduğunu belirtti. Özellikle gençler arasında biyolojik saat ile sosyal saat arasındaki uyumsuzluğun bir davranış biçimine dönüştüğüne dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, bu durumun ‘sosyal jet lag’e yol açarak beyin bağlantısallığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini vurguladı. Uykunun beynin bakım, onarım ve yeniden kalibrasyon dönemi olduğunu belirten Önal, özellikle gençlerde beyin ağları ve bilişim ile ilişkisine vurgu yaparak, biyolojik saat ile sosyal saat uyumsuzluğu olarak tanımlanan ‘sosyal jet lag’in oluşturacağı sorunları masaya yatırdı. "Uykunun beyni yapısal olarak koruduğu birçok çalışmada gösterilmiştir" Kalitesiz ve zamansız uykunun birçok zarara neden olduğunu belirten Önal, "Uykunun telafisi ve depolanması söz konusu değildir. Uyku sırasında beyin sıvı dinamikleri değişerek beyin lenfatik sistemi üzerinden metabolik atıkların uzaklaştırılmasına destek olur. Uyku bölünmesi veya azalması durumunda, hafıza merkezi olan amigdala bölgesi ile beyinin ön kısmı arasındaki bağlantının kontrolü bozulur. Bu da kaygı ve huzursuzluğa neden olur. Uzun vadede ise ‘sağlıklı uyku örüntüsü’ olduğu takdirde, uykunun beyni yapısal olarak koruduğu ve daha düşük demans riskiyle ilişkilendirildiği birçok çalışmada gösterilmiştir. Bunların başında REM uyku davranış bozukluğu gelir. Bu kişiler rüyayı yaşarlar; yatakta şiddetli hareket eder, bağırabilirler. Hatta yanlarında yatan kişilere fiziksel olarak zarar dahi verebilirler" ifadelerine yer verdi. "Hipertansiyonla birlikte uykululuk varsa uyku apnesi söz konusu olabilir" Bir diğer dikkat edilmesi gereken durumun da gündüz vakitlerinde çok uyumak olduğunu ifade eden Önal, "Dikkat edilmesi gereken başka bir durum ise aşırı gündüz uykululuğu ile birlikte görülebilen, bilinç kaybı olmaksızın anlık felç hali, canlı rüyalar denilen uyanıkken rüya görme durumu, hipnagojik halüsinasyon ve uyku paralizisidir. Uyanıkken hiç hareket edememek narkolepsi spektrumu olarak kabul edilir. Uyku sırasında yeni başlayan istemsiz ‘stereotipik’ hareketler, dil ısırma ve derin uyku hali nokturnal epilepsi ihtimalini düşündürmelidir. Şiddetli huzursuz bacak sendromu/PLMS ile birlikte demir eksikliği bulguları bir arada olabilir. Sabah baş ağrısı, tanıklı apne ve horlama, gece sık sık tuvalet ihtiyacı için uyanma ve bu hastalar, bazen yalnızca unutkanlık yakınması ile doktora başvurabilirler" cümlelerine yer verdi. "İyi uyku yalnızca süre ile ilgili değildir" Uyku rutininin bozulması durumunda vücudun zamanla ters tepki vermesinin muhtemel olduğunu açıklayan Önal, sözlerini şöyle sürdürdü: "İyi uyku yalnızca süre ile ilgili değildir. Süre, süreklilik, zamanlama ve gündüz işlevselliğinin bileşimidir. Kısa süreli uyku, gün içinde uykululuk, dikkat ve muhakeme işlemleme hızında yavaşlama, duygu durum bozuklukları ve metabolik etkilerle kendini gösterir. Uyku bölünmesi, sık uyanma, toplam süresi yeterli olsa bile bilgi işlemleme hızı, dikkat ve yürütücü işlevler üzerinde ertesi gün olumsuz etkilere yol açabilir. Sık uyanmaya neden olan sorunların birçoğu tedavi edilebilir. Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, uykuda uygunsuz hareket bozuklukları, kaygı bozuklukları hatta alkol kullanımı mutlaka ele alınmalıdır. Uyku rutininin bozulması; sık uyanmaya, hormonal ve metabolik strese, hatta inflamasyona neden olabilir. Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değil, korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır."