Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Güler, Belçika Savunma ve Dış Ticaret Bakanı Francken ile bir araya geldi
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:05:53
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Belçika Krallığı Savunma ve Dış Ticaret Bakanı Theo Francken ile bir araya geldi. Belçika Kraliçesi Mathilde’nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği "Ekonomik Misyon" ziyareti kapsamında heyette yer alan Belçika Savunma ve Dış Ticaret Bakanı Theo Francken, Milli Savunma Bakanlığını ziyaret etti. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, konuğunu resmi törenle karşıladı. Karşılama töreni sonrası her iki bakan, baş başa ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerin ardından Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile Belçika Krallığı Savunma Bakanlığı arasında niyet mektubu imzalandı. Niyet mektubuna Bakan Güler, mevkidaşı Francken ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve Ulusal Silahlanma Direktörü Korgeneral Bernard Phaleg imza attı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:02
İçişleri Bakanlığı: "47 ilde DEAŞ Terör Örgütüne yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı"
İçişleri Bakanlığı: "47 ilde DEAŞ Terör Örgütüne yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı"
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:02
Anneler Günü’nde uzmanlardan kadınlara özel sağlık önerileri
Ankara’da Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen programda kadınlarla bir araya Güven Hastanesi doktorları Sera Kayhan ve Sinem Tavşan Ersoy, kadın sağlığı, menopoz süreci ve erken yaşlanmaya karşı alınabilecek önlemler hakkında tavsiyelerde bulundu. Güven Hastanesi Çayyolu Kampüsü’nde Anneler Günü dolayısıyla kadın sağlığına yönelik seminerler ve deneyimlerin paylaşıldığı buluşmalar düzenlendi. Etkinlikte gençleşme uygulamalarından sağlıklı menopoz sürecine kadar birçok konuda uzmanlar tarafından bilgiler verildi. Dermatolog Doktor Sera Kayhan ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Sinem Tavşan Ersoy, hastanede yer alan ‘Gençleşme Kliniği’nde kadın sağlığı, menopoz süreci ve ilerleyen yaşa rağmen genç görünebilmek için neler yapılabileceğine dair açıklamalarda bulundu. "Cildi sağlıklı tutmak için güneşten korunmak gerekiyor" Gençleşmek için neler yapılabileceğini, hangi işlemlerin uygulanabileceğini aktaran Dermatolog Doktor Sera Kayhan, "Altın iğne, mezoterapi, bazı Botulinum toksin uygulamalarından bahsediyoruz. Aynı zamanda cilt bakımını evimizde nasıl devam ettirebiliriz, bu sonuçları nasıl koruyabiliriz bunlardan bahsediyoruz. Yaz da geliyor. En önemlisi cildi sağlıklı tutmak için kesinlikle güneşten korunmak. Güneşten korunmak, hem antiaging işlemleri için hem de cildimizin kalitesini devam ettirmek için çok önemli. Burada tabii sadece cilt bakımı değil, aynı zamanda beslenmeyle ilgili öneriler, kadın sağlığıyla ilgili öneriler, saç sağlığınızla ilgili öneriler de olacak" diye konuştu. "Doğal görünümlü Botulinum toksin uygulamaları mümkün mü" Gençleşme dendiğinde hangi işlemlerin kullanılması gerektiğini açıklayan Kayhan, "Botulinum toksin uygulamaları her zaman gülüşümüzü, yüzümüzü, yüzümüzün ifadelerini değiştirir mi bunlardan bahsedeceğiz. Doğal görünümlü Botulinum toksin uygulamaları mümkün mü? Cilt kalitemizi artırmak için neler yapabiliriz? Mezoterapi nedir, nasıl uygulanır bunlardan bahsedeceğiz. Ayrıca son zamanların popüler uygulaması olan sıvı yüz germe gibi cildimizin kolajenini artıran uygulamalardan bahsedeceğiz. Altın iğne gibi uygulamalarla cildimizde kaliteyi nasıl artırabiliriz bunlardan bahsedeceğiz" ifadelerini kullandı. "Normal menopoz yaşı 45-55 aralığında" "Sağlıklı menopoz dönemi nasıl olur?" ve "Sağlıklı menopoz için neler yapılmalı?" sorularına cevap veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Sinem Tavşan Ersoy ise, "Sağlıklı menopoz dönemi önemli. Sağlıklı menopoz aslında kadınların hayatının üçte biri menopozun içerisinde geçiyor. Bu nedenle de bunu sağlıklı olarak atlatmak bizim için çok önemli. Biz de burada bunu nasıl sağlıklı yaparız, nasıl hissettiğimiz semptomları daha aza indirgeriz aslında bunun için çalışıyoruz. Özellikle menopozdan bahsedecek olursam biz bir yıl hiç adet görmediğimiz zaman aslında bu bir menopoz oluyor. Normali 45-55 yaş arasında ama bazen 40-45 yaş arasına da girdikleri oluyor ve buna erken menopoz deniyor. Bunun öncesinde olduğunda da erken yumurtalık yetmezliği olarak adlandırabiliyoruz. Bu menopozda özellikle sıcak basmaları, ki hastaların yüzde 80’inde aslında bunu görüyoruz. Vajinal atrofiler yani vajinal kuruluklar olabiliyor. Onun dışında uyku bozuklukları, ki bu gerçekten hastaları çok sıkıntıya sokan bir durum ve duygu durum bozuklukları olabiliyor, anksiyete olabiliyor. Bu nedenle de hastalara bu alanlarda yani bu durumlarda mutlaka destek vermemiz gerekiyor, ki bu menopozu aslında sağlıkla atlatabilsinler" açıklasında bulundu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:55
Akondroplazili çocuklar için umut olan tedavi artık SGK kapsamında
Akondroplazi nedeniyle ciddi boy kısalığı ve birçok sağlık sorunuyla mücadele eden çocuklar için umut olan hedefe yönelik ilaç, Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) geri ödeme kapsamına alındı. Akondroplazi hastalığı boy kısalığının yanı sıra belde eğilme, kulak enfeksiyonu, solunum problemleri gibi birçok sorunu beraberinde getiriyor. Hastaları psikolojik olarak da kötü etkileyen ve nadir görülen bu hastalığın tedavisinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, hedefe yönelik ilacın artık SGK tarafından da geri ödeme kapsamına alındığını belirtti. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Aycan, akondroplazi hastalığının FGFR3 geninin mutasyona uğraması sonucu oluştuğunu ifade ederek, "Bu gende aktive olan mutasyon sonucunda kemiklerin, özellikle kol ve bacak kemiklerinin büyümesinde önemli sıkıntılar oluyor, büyümesini sağlayamıyor. Dolayısıyla ciddi bir kol kısalığı, bacak kısalığı ve boy kısalığıyla karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda bu genetik problemler başka organlarda da bazı tutulumlar yapıyor. Örneğin beyin sapında bir daralmaya neden oluyor. Bebeklerde özellikle küçük yaş grubu çocuklarda solunum sıkıntısı, başın büyümesi gibi bulgularla kendini gösteriyor" diye konuştu. Hastalığın çok sistemli bir rahatsızlık olduğunu söyleyen Aycan, "Biraz daha büyüdüklerinde bebeklerimizde bazı omurga sorunları olabiliyor. Belde eğilmeler olabiliyor ve sık sık kulak enfeksiyonu geçirebiliyorlar. Tepeden tırnağa boy kısalığı çok belirgin olsa da bunun yanı sıra başka sistemler de etkilenebiliyor" dedi. "Boy kısalığı olunca çocuğun kendi günlük yaşantısını bile yapmasında büyük zorluklar oluşuyor" Boy kısalığının çocuk endokrinoloji doktorlarının gündeminde olan bir konu olduğunu aktaran Aycan, "4 yıl önce bunun hedefe yönelik tedavileri bulunduktan sonra bu konu çok daha önemli hale geldi. Boy uzaması için tedavi veremezseniz, bu kişilerin final boyları kızlarda 1.25 civarında, erkeklerde 1.35 civarında oluyor. Bu takdir ederseniz ki çok kısa bir boy. Yani bu kadar boy kısalığı olunca çocuğun kendi günlük yaşantısını bile yapmasında büyük zorluklar oluşuyor. Bir kız çocuğunu düşünelim, saçını tarayıp bağlayamıyor. Veya tuvalette temizlik ihtiyacını karşılayamıyor. Devamlı annesine ve ebeveynlerine ihtiyacı olan bir durum içerisine girebiliyor. Motor kayıpları olabiliyor. Tüm bu durumlar çocukların sık sık travmalarla karşılaşmalarına neden oluyor" açıklamasında bulundu. Yaşanan sorunların tedavi edilebildiğinin altını çizen Aycan, "Akondroplazi, multidisipliner yönetilmesi gereken bir rahatsızlık. Bu konu, çocuk endokrincilerin, tıbbi genetik uzmanlarının, nörolojinin, beyin cerrahisinin, çocuk göğüs hastalıkları uzmanlarının, ortopedistlerin ortak konusudur. Boy kısalığı yaşayan hastalar ilk olarak endokrine başvuruyorlar. Biz de diğer disiplinlerdeki hocalarımıza, doktorlarımıza gönderiyoruz ve onların da ilgili bölümleri yönetmesini sağlıyoruz" şeklinde konuştu. Aycan, ultrason tekniklerinin çok ilerlediğini anlatarak, bu hastalığın 24. haftadan itibaren gebelikte de tespit edilebildiğini söyledi. Bu hastalığa sahip kişilerin psikolojik olarak da olumsuz etkilendiklerini belirten Aycan, erken tanının önemine dikkat çekti. Akondroplazinin nadir görülen bir hastalık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aycan, "Yaklaşık 100 bin bebekte 4-6 civarında görülüyor. Çok nadir görülen bir hastalık. Ülkemizde henüz büyümesi tamamlanmamış yaklaşık 400-450 civarında akondroplazili çocuk olduğunu biliyoruz. Dünya çapında ise 360 bin civarında vaka olduğu bildiriliyor" dedi. "Akondroplazi teşhisi konan bebeklere 4. aydan itibaren ülkemizde SGK kapsamında ödenebiliyor" Hastalıkta kullanılan ilacın artık SGK tarafından karşılandığını vurgulayan Aycan, sözlerine şöyle devam etti: "Bu hedefe yönelik bir ilaç. Biraz önce söylediğimiz mekanizmalar o yolaklarda, kemiğin büyümesini durdurucu yolaklara müdahale eden bir ilaç. Dolayısıyla da bu hedefe yönelik ilaçlar ilk geldiğinde çok pahalı oluyor. Devletin ödeme kapsamına alınması için ruhsatlanma süreci, çalışmaların bu ilacın etkinliğini doğru bir şekilde ortaya koyma süreci gibi birtakım süreçlerden geçmesi gerekiyor. Boy kısalığı yaşayan çocuklar yıllık 3,5-4 cm büyürken, kendi büyümelerinin üzerine hedefe yönelik ilaçla 1,5-2 santimetre daha eklenebildiği ortaya kondu. Yani 5 yaşında bir çocuğa bu ilacı başladığınızda her gün kendi büyümesinin üzerine 1,5 santimetre daha arttığında final boyunun daha kabul edilebilir bir boya gelmesi çok önemli bu çocuklar için. Heyet tarafından değerlendirilerek tedavileri onaylanan ve sonrasında mahkeme süreciyle ilaçlarına kavuşan 250-300 kadar vaka oldu. Öte yandan, tüm bu süreçleri bizler SGK’da bazı bilimsel kurullarda devlet büyüklerimize anlattık. Yani bunun nadir bir hastalık olduğunu, boylarının çok kısa kaldığını, fiziksel ve psikolojik olarak da çocukları çok etkilediğini belirttik. Bütün bu süreçler olgunlaştığında nisan ayı içerisinde SGK ilacın geri ödeme kapsamına alınmasını ve sağlık uygulama tebliğinde yer almasını sağladı. Artık ilaca erişimleri daha kolay olacak. Şu anda bu ilaç ülkemizde akondroplazi teşhisi olan bebeklere 4. aydan itibaren SGK kapsamında ödeniyor." "Özel gereksinimi olan bu çocuklarda yeni tedaviyle engelleri aşacağımızı düşünüyoruz" Akondroplazili hastaların toplumdan ayrışmaması için çeşitli etkinlikler de düzenlediklerine dikkati çeken Aycan, şu ifadeleri kullandı: "Hastaların gerçek yaşamlarındaki hissiyatlarını, duygularını, problemlerini anlamak çok çok önemli. Çünkü bizler bazen sadece medikal tedaviye odaklanabiliyoruz. Halbuki yaşamda birçok zorlukları olabiliyor. O nedenle biz çocuk endokrinologları olarak ailelerle buluşmalar yapıyoruz. Örneğin Ankara’da, Diyarbakır’da, Konya’da akondroplazili çocuklarımız ve aileleriyle buluştuk. Onların problemlerini kendi ağızlarından dinledik, yaşamda çektikleri zorlukları dinledik. Bunlar da bence çok önemli. Çünkü bizim görmediğimiz, onların temas ettiği alanlar olabiliyor ve biz bunu aslında bundan sonraki hastalarımızla buluşmalarda dikkate alıyoruz. Bu röportajımızı Engelliler Haftası kapsamında yapmış oluyoruz ancak biz hiçbir çocuğumuza engelli etiketini yakıştırmıyoruz. Öte yandan özel gereksinimi olan bu çocukların boy kısalığı sebebiyle birtakım engelleri olduğunu da elbette biliyoruz. Bu yeni tedaviler sayesinde engelleri aşacağımızı düşünüyoruz."
16 Şubat 2026 Pazartesi - 18:02
Bakan Fidan, Ürdünlü mevkidaşı Safadi ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün Dışişleri Bakanı Safadi ile telefonda görüştü. Görüşmede Filistin’le ilgili son gelişmeler değerlendirildi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:26
YÖK Başkanı Özvar: "Yükseköğretim sistemi, ülkemizin küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır"
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yükseköğretim YÖK arasında istişare toplantısı gerçekleştirildi. YÖK Merkez Binasında gerçekleştirilen toplantıda üniversite-sanayi iş birliği, yükseköğretimde kalite, eğitim politikaları ve sektörel ihtiyaçlara yönelik insan kaynağı yetiştirilmesi konuları ele alındı. YÖK Başkanı Erol Özvar, yaptığı açıklamalarda yükseköğretim sisteminin iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini, müfredatların güncelleneceğini ve üniversitelerde uygulamalı eğitim imkanlarının artırılacağını belirtti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ise, özel sektörün beklentilerinin üniversitelerle daha güçlü bir şekilde paylaşılmasının önemli olduğuna dikkat çekti. "Amacımız sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak" İstişare toplantısında açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, vakıf üniversiteleriyle ortak çalıştıklarını belirterek, "Buradaki amacımız mevcut birikimi daha ileriye taşırken, karşılaşılan sorunları yapıcı bir anlayışla ele almak ve vakıf yükseköğretim kurumlarımızın kurumsal kapasitelerini daha da sağlamlaştırmalarına katkı sunmaktır. Yükseköğretim sistemi yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir yapı değil, aynı zamanda ülkemizin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerinin, beşeri sermaye stratejisini ve küresel rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir alandır. Bu nedenle üniversite kontenjanlarına ilişkin her karar günübirlik yaklaşımlarla değil, çok boyutlu ve ileriye dönük bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Bakanlıklar başta olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarıyla düzenli temas halinde çalışıyoruz. Bu kurumların orta ve uzun vadeli hizmet sürüm kapasitelerini ayrıntılı bir biçimde ele alıyoruz" diye konuştu. "Bazı programların kontenjanlarında kademeli şekilde azaltmalara gittik" Mezun öğrencilerin istihdam imkanlarını artırmak için bazı programlarda kontenjan azalmalarına gittiklerini ifade eden Özvar, "Tüm bu görüş ve öneriler, kontenjan kararlarımızın sahaya ve toplumsal toplumsal gerçekliğe dayalı olmasını sağlamaktadır. Hangi alanlarda insan kaynağı ihtiyacının arttığını, hangi mesleklerde doygunluğa ulaşıldığını ve hangi alanların gelecekte stratejik önem kazanacağını sürekli olarak analiz etmekteyiz. Kontenjan politikalarımızın temelinde bu kapsamlı değerlendirmeler yer almaktadır. Bunlardan ilki 2. öğretim programlarının tamamen kapatılmasıdır. Bu karar, yükseköğretimde nicelikten ziyade niteliği önceleyen bir yaklaşımın somut yansımasıdır. Aynı şekilde mezunların istihdam imkanları giderek daraltan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmalara gittik" şeklinde konuştu. "2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürülmüştür" Mezunlarının istihdam imkanları giderek daralan bazı programların kontenjanlarında da kademeli şekilde azaltmaya gittiklerini belirten Özvar, şunları söyledi: “2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürülmüştür. Toplam 246 bin 467 kontenjan azaltılmıştır. Oransal olarak gerçekleşen düşüş yüzde 23’tür. Bu kontenjanların 107 bin 552’si ikinci öğretim kontenjanlarıdır. 2023-2025 döneminde toplam 462 lisans programından 197’sinin kontenjanları düşürülmüştür. Bu lisans programlarında kontenjan sayısı toplamda 117 bin 606 azalmıştır. En fazla kontenjan düşüşü gerçekleşen lisans programlarının başında öğretmenliğe kaynak teşkil eden programlar yer almaktadır. Türk Dili ve Edebiyatı kontenjanları 12 bin 15’ten 3 bin 680’e yüzde 69, tarih kontenjanları 10 bin 658’den 3 bin 646’ya yüzde 66 düşürülmüştür. Fen Bilgisi Öğretmenliği kontenjanı 2 bin 864’ten bin 219’a yüzde 57 düşürülmüş ve kontenjanı en fazla azalan program olmuştur.” "Vakıf üniversitelerinde de bu programlar için kontenjanlarda indirime gidilecek" Sağlık programlarına ilişkin kontenjan verilerini de açıklayan Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Beslenme ve Diyetetik Programı en fazla kontenjanı düşürülen program olmuştur. Bu programın toplam kontenjanı 6 bin 922’den 4 bin 24’e inmiştir. Bunun oransal karşılığı yüzde 42’dir. Eczacılık programlarında kontenjan 4 bin 512’den 3 bin 416’ya düşmüş, oransal olarak yüzde 24’lük bir azalma gerçekleşmiştir. Diş Hekimliği programlarında kontenjan 9 bin 127’den 7 bin 81’e düşmüştür ve bu yüzde 22 oranında bir düşüşü göstermektedir. Fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarının kontenjanı 6 bin 761’den 5 bin 826’ya, yaklaşık yüzde 14’lük azalmaya, hemşirelik programlarının kontenjanı ise 18 bin 465’ten 17 bin 36’ya yaklaşık yüzde 8 azalmaya gidilmiştir. Tıp Fakültesi kontenjanları ise bu dönemde korunmuştur. Sağlık programlarındaki kontenjan düşüşü son yıllarda büyük oranda devlet üniversitelerinde gerçekleşmiştir. 2026 yılında vakıf üniversitelerinde de bu programlar için kontenjanlar yeniden değerlendirilecek ve kontenjanlarda indirime gidilecektir.” "Güçlü bir ekonomi, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil" Meslek yüksekokulların, sektör ihtiyaçlarına yönelik yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini vurgulayan ASO Başkanı Ardıç ise, "Güçlü bir ekonomi, sürdürülebilir kalkınma ve rekabetçi bir ülke yapısı, nitelikli insan kaynağı olmadan mümkün değil. Bu kaynağı beslemek ve bu kaynaktan beslenmek de ancak günün teknolojik gelişimleriyle birlikte gelişen küresel bir vizyona sahip üniversitelerle mümkün. Öğrenme deneyimlerinin değiştiği, yapay zeka kullanımının endüstriye doğru evrildiği ve gittikçe derinleştiği bir dönemdeyiz. Mezunlarımızın yalnızca diploma sahibi değil, aynı zamanda sahada bilgi ve becerilerle donatılmış bireyler olarak iş hayatına atılmalarını sağlamaktır. Bu protokol kapsamında meslek yüksekokullarımızın sektörün gerçek ihtiyaçlarına daha duyarlı, iş dünyasının beklentileriyle daha uyumlu bir yapıya kavuşmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:21
Terörsüz Türkiye komisyonu rapor yazımı devam ediyor
Terörsüz Türkiye Komisyonu rapor yazımı devam ediyor Terörsüz Türkiye adıyla bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu rapor yazım devam ediyor. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, çalışmaların bitip bitmediğine yönelik soruya "Çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da, "Görüşmeler devam ediyor. En kısa zamanda bitecek" şeklinde açıklama yaptı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:10
Ankara’da boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürülen kadın toprağa verildi
Ankara’da boşanma aşamasındaki eşi tarafından sokak ortasında öldürülen Songül Hakbilir’in cenazesi, Haymana Ataköy Camii’nde kılınan öğle namazı sonrası toprağa verildi. Olay, Haymana ilçesinin Çaldağ Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Serdar Hakbilir (41) ile boşanma aşamasındaki eşi Songül Hakbilir (34) arasında evde henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Songül Hakbilir, yardım istemek için evden kaçarak uzaklaştı. Bunun üzerine Serdar Hakbilir, sokak ortasında yakaladığı eşini başından vurarak öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti. Biri engelli, iki çocuk annesi Songül Hakbilir’in cenazesi, işlemlerinin tamamlanması ardından Haymana Ataköy Camii’nde kılınan öğle namazını müteakip gözyaşları arasında toprağa verildi. "Kadın dükkanların birine sığınırım diyerekten evden kaçmış" Olay sırasında seken kurşunlardan birinin dükkanına isabet ettiğini söyleyen İsmail Pehlivan, "Çift evde tartışıyorlar. Hanımı tartışmadan kaçıyor buraya geliyor, kocası da arkasından geliyor. İlk sıktığında silah tutukluk yapıyor. İlk mermi de kadını vuruyor. Ondan sonra kendisini vuruyor. Seken bir mermi de dükkanıma isabet ediyor. Boşanmak için mahkemeleri vardı. Kendisi güvenlikti, silahta kendi silahıydı. Kadın dükkanların birine sığınırım diyerekten evden kaçmış" dedi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:33
CHP’li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, MYK kararıyla kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.
CHP’li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, MYK kararıyla kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:15
Terörsüz Türkiye komisyonu rapor yazımı devam ediyor
Terörsüz Türkiye adıyla bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu rapor yazımı devam ediyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Umut hakkı başlık olarak olmasa da AİHM kararları üzerinden içerik olarak olacak" dedi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:01
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Libya Genelkurmay Başkan Vekili Al-Namroush’u kabul etti
Libya Genelkurmay Başkan Vekili Korgeneral Selahaddin Al-Namroush, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun resmi davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Orgeneral Bayraktaroğlu, resmi davetlisi olarak Türkiye’yi ziyaret eden Libya Genelkurmay Başkan Vekili Korgeneral Selahaddin Al-Namroush’u Genelkurmay Başkanlığı’nda resmi törenle karşıladı. İki ülke marşlarının okunmasının ardından Korgeneral Al-Namroush, Onur Kıtası’nı selamladı. Selamlamanın ardından Orgeneral Bayraktaroğlu, Al-Namroush ve beraberindeki heyet ile basına kapalı görüşme gerçekleştirdi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:20
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, IKB Başkanı Neçirvan Barzani ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, güncel gelişmeler ele alındı."
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, IKB Başkanı Neçirvan Barzani ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, güncel gelişmeler ele alındı."
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:19
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Fidan, Suudi mevkidaşı Al Suud ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ve bölgesel konular ele alındı."
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Fidan, Suudi mevkidaşı Al Suud ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ve bölgesel konular ele alındı."
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:14
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Ramazan boyunca 4 bine yakın etkinlik olacak
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, 2026 Ramazan ayında da geleneksel hale gelen Ramazan etkinlikleri çerçevesinde 4 bine yakın etkinliğe ev sahipliği yapacak. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, 2026 Ramazan ayında da geleneksel hale gelen Ramazan etkinlikleri kapsamında 4 bine yakın etkinlikle her yaştan vatandaşı ağırlamaya hazırlanıyor. Bu kapsamda çocuklara özel eğlenceli parkurlar, atölye çalışmaları ve TRT Çocuk müzikallerinden; konserler, söyleşiler, kitap fuarı ve imza günlerine kadar geniş bir içerik ziyaretçileri bekliyor. Program kapsamında ayrıca sinema gösterimleri, bilim şovları, geleneksel sanat eğitimleri, spor aktiviteleri, yarışmalar ve geri dönüşüm etkinlikleri de yer alacak. Teknoloji ve farkındalık temalı etkinlikler arasında uçuş simülatörleri, keşif atölyeleri, uzay müzesi, televizyonculuk deneyim alanları, siber güvenlik eğitimleri ve dijital oyun alanları bulunuyor. Bunun yanı sıra sağlıklı yaşam etkinlikleri, trafik bilinci eğitimleri, sera içi üretim uygulamaları ve orman yangınları farkındalık tüneli de ziyaretçilere açık olacak. Ramazan ayının manevi atmosferi ise her akşam canlı yayınlanacak İftar Programları ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde hep birlikte yaşanacak. Etkinlikler; Millet Camii, Millet Kongre ve Kültür Merkezi, Millet Sergi Salonu ve Millet Kütüphanesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Tüm vatandaşların davetli olduğu etkinliklerin detaylı takvimine www.kulliyederamazan.com adresinden ulaşılabiliyor.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:13
ÜNİPERSEN Genel Başkanı Güzel: "Tayin sorunuyla ilgili bir yıldır devam eden bir süreç var"
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Tayin sorunuyla ilgili bir yıldır devam eden bir süreç var. Biz bu çalışmayı kıymetli buluyoruz. Ancak devlet kurumu olmanın getirdiği bir sistem olarak görmüyoruz" dedi. Üniversitelerde görev yapan idari personelin tayin hakkı ve yükseköğretim tazminatı taleplerinin karşılık bulmasını isteyen ÜNİPERSEN, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile yaptıkları görüşmelerde sürecin yılda bir kez düzenli yapılmasına yönelik yaklaşımını olumlu gördüklerini, ancak mevzuata bağlanmayan her uygulamanın geçici ve geçici olan her uygulamanın yeni mağduriyetler ürettiğini ifade etti. ÜNİPERSEN, mevcut sorunların geliştirilebilir bir sistem bulunmadığı için devam ettiğini belirterek, bu sorunların karşılık bulması için YÖK önünde eylem düzenledi. Ayrıca ÜNİPERSEN, üniversite idari personelinin bir diğer sorunu olan yükseköğretim tazminatı konusunda ise yıllardır somut adımlar atılmadığını, bu sorunun çözümü için YÖK’ün sorumluluk alması, inisiyatif kullanması ve süreci koordine etmesini talep etti. "Tayin sorunuyla ilgili bir yıldır devam eden bir süreç var" Tayin problemi, tazminat ve liyakat haklarını duyurabilmek için YÖK önünde açıklama yapan ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, "Tayin sorunuyla ilgili bir yıldır devam eden bir süreç var. Biz bu çalışmayı kıymetli buluyoruz. Ancak devlet kurumu olmanın getirdiği bir sistem olarak görmüyoruz. Tayin sisteminin kurulması için mücadelemizi sürdüreceğiz ve ayrıca tazminat hakkımız var. Yükseköğretim tazminatının bir an önce idari personele verilmesi gerekiyor. 11 yıldır süren adaletsizliğin son bulması gerekiyor. Bu nedenle burada toplanmış bulunuyoruz. Ailesinden ayrı yaşamak zorunda kalan, yıllardır ailesinden ayrı, çocuğundan ayrı yaşamak zorunda kalan idari personel, hala ’tayin sistemi’ diyor" diye konuştu. "YÖK’ün bu noktada hala bir açıklaması yok" Yıllardır süregelen taleplerinin duyulmadığını ve YÖK’ün bu durum karşısında harekete geçmediğini ifade eden Güzel, "Bu işin olması gereken şekli, puana dayalı tayin sistemidir. Puana dayalı tayin sistemi olmadan ailesinden ayrı yaşamak zorunda kalan, sağlık durumu nedeniyle küçük şehirden büyük şehre tayin olması gereken idari personelin sorununa çözüm üretmemiz mümkün değildir. Bunun için puana dayalı tayin sistemi, tıpkı Milli Eğitim Bakanlığı’nda, Sağlık Bakanlığı’nda, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında olduğu gibi üniversitelerde de bu yapının kurulması gerektiğini söyledik. Ancak şu an geldiğimiz noktada bir yılda sadece bir defa adeta ’deneme’ şeklinde çalışmalar yapıldı. YÖK’ün bu noktada hala bir açıklaması yok. Görüşmeler yaptık. Yaptığımız görüşmelerde onlar da bu çalışmanın devam ettirileceği yönünde iyi niyetlerini belirttiler. Ama ortada bir mevzuat olmayınca, bir husus olmayınca, takvim olmayınca doğal olarak biz de bu sistemin devam edeceğini tam olarak bilemiyoruz. Bu nedenle sesimizi yükseltmeye ve YÖK’e, idari personelin taleplerini iletmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Düzenlenen eyleme ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, sendika üyeleri ve akademisyenler katılım sağladı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:11
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Ramazan boyunca 4 bine yakın etkinlik olacak
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, 2026 Ramazan ayında da geleneksel hale gelen Ramazan etkinlikleri çerçevesinde 4 bine yakın etkinliğe ev sahipliği yapacak. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, 2026 Ramazan ayında da geleneksel hale gelen Ramazan etkinlikleri kapsamında 4 bine yakın etkinlikle her yaştan vatandaşı ağırlamaya hazırlanıyor. Bu kapsamda çocuklara özel eğlenceli parkurlar, atölye çalışmaları ve TRT Çocuk müzikallerinden; konserler, söyleşiler, kitap fuarı ve imza günlerine kadar geniş bir içerik ziyaretçileri bekliyor. Program kapsamında ayrıca sinema gösterimleri, bilim şovları, geleneksel sanat eğitimleri, spor aktiviteleri, yarışmalar ve geri dönüşüm etkinlikleri de yer alacak. Teknoloji ve farkındalık temalı etkinlikler arasında uçuş simülatörleri, keşif atölyeleri, uzay müzesi, televizyonculuk deneyim alanları, siber güvenlik eğitimleri ve dijital oyun alanları bulunuyor. Bunun yanı sıra sağlıklı yaşam etkinlikleri, trafik bilinci eğitimleri, sera içi üretim uygulamaları ve orman yangınları farkındalık tüneli de ziyaretçilere açık olacak. Ramazan ayının manevi atmosferi ise her akşam canlı yayınlanacak İftar Programları ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde hep birlikte yaşanacak. Etkinlikler; Millet Camii, Millet Kongre ve Kültür Merkezi, Millet Sergi Salonu ve Millet Kütüphanesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Tüm vatandaşların davetli olduğu etkinliklerin detaylı takvimine www.kulliyederamazan.com adresinden ulaşılabiliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder