Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Göktaş: "Memleketim Afyonkarahisar’da Başkanımızın önemli hizmetlere imza atacağına, Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuzu güçlendireceğine inanıyorum"
12 Mayıs 2026 Salı - 18:41:59
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Memleketim Afyonkarahisar’da Sayın Başkanımızın önemli hizmetlere imza atacağına, Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuzu daha da güçlendireceğine yürekten inanıyorum" dedi. Bakan Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "‘Ailenin kutsallığına inananlarla, toplumun değer yargılarına saygı duyanlarla aynı yolda yürüyeceğim.’ Afyonkarahisar Belediye Başkanımız Sayın Burcu Köksal’ın bu sözleri, milletimizin vicdanında karşılığı olan güçlü bir duruşun ifadesidir. Çünkü bu millet, ailesine sahip çıkanları, değerleriyle kavga etmeyenleri ve toplumun ortak hafızasına saygı duyanları her zaman bağrına basmıştır. Memleketim Afyonkarahisar’da Sayın Başkanımızın önemli hizmetlere imza atacağına, Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuzu daha da güçlendireceğine yürekten inanıyorum. Teşkilatımıza hoş geldiniz Sayın Başkanım. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun" ifadelerine yer verdi.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:15
CHP Genel Başkanı Özel: "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Geçen hafta Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nı ziyaret ettiklerini ifade eden Özel, "Orada yerli teknolojilerimizi inceledik, firma ve kurumlarımızı ziyaret ettik. ASELSAN’dan HAVELSAN’a, TUSAŞ’ımızından TÜBİTAK’ımıza kadar tüm kurumlarımızı ve bu ekosisteme katkı sağlayan, çok önemli görevler yapan şirketleri, pırıl pırıl mühendisleri, gözleri pırıl pırıl gencecik insanları gördük. Çok önemli saatler geçirdik orada. Elbette savunma sanayiini bir partiye, bir döneme mal edenlere rağmen 1973’te kurulan TUSAŞ’ı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gökleri işaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başlayarak TUSAŞ’taki büyük atılımla birlikte bugünlere kadar nasıl geldiğimizi konuştuk. Kimin emeği, katkısı varsa ayırmadan, sakınmadan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Orada da kimseyi ayırmadan ziyaretlerde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Yıllık enflasyonun yüzde 32,4’e yükseldiğini belirten Özel, "Dört ay önce 30’un biraz altındayken, yıl sonunda yüzde 16’ya düşecek demişlerdi. Yüzde 30’dan 16’ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu dört ayın sonunda yıllık yüzde 32,4’e getirdiler. Son dört aydaki enflasyon yüzde 14,6. Ancak bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yüzde 14,6 ile bir yılda hedeflenen yüzde 16’lık enflasyonu dört ayda tüketmiş, dört ayda oraya ulaşmış noktadayız. Bundan sonra enflasyondaki her artış kar topu gibi büyüyerek fiyatları daha yüksek, maaşları daha yetersiz bir hale getirecek. Nisan ayı enflasyonumuz yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Yani dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Hani diyorlar ya ‘Enflasyon bütün dünyada sorun’, dünyadaki 100 ülke bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan azını yaşıyor. O yüzden dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir sorun yok. Kaldı ki işsizlikte, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, yoksullukta, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.. En önemli sorunlardan bir tanesi de birazdan çiftçilerimizden bahsederken bahsedeceğim. Gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonu ile boğuşmak durumundayız" dedi. "Diyanet İşleri kesim bedelini 18 bin lira olarak belirlemiş, 21 kat artırmış" Ak Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 257 lira ve en düşük emekli maaşı ile iyi bir koçun 150 lira olduğunu söyleyen Özel, "Bugün aynı iyi koç 45 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. 1,5 koç alan emekli, yarım koç alamayan, iki emekli birleşse bir kurbanlık alamayan duruma geldiler. Ak Parti iktidara geldiğinde asgari ücret emekli maaşından düşüktü ve 187 liraydı. İyi bir koç, 150 liraydı. Bir asgari ücret, bir kurbanlığın fazlasını alıyordu. Bugün asgari ücretli kurban almaya gittiğinde, elinde 28 bin lira var. Kurbanlık 45 bin lira. Bu sene Diyanet İşleri kesim bedeline 18 bin lira demiş. 21 kat artırmış. O Diyanet İşleri Başkanı’nı atayan bu hükümet, ikramiyeyi sadece dört kat artırmış. Sekiz yılda 21 kat artan Diyanet İşleri’nin hesabı, dört kat artan emeklinin ikramiye hesabı. Bu duruma getirdiler" şeklinde konuştu. "Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler" Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlunun hukuk süreci hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "Böcek’in oğlunun ve gelininin kaydettiği, eşiyle mahrem görüntülerinden bir tanesini kamuoyuna verdiler. Hatta dilim varmıyor ama bu iftirayı atan siteyi hâlâ engellemiyorlar. Ele geçirilmiş bir delinin bir sitesi var. Oradan gelininin aslında Muhittin Böcek’in sevgilisi olduğu, çocuğun Muhittin Böcek’ten olduğu, oğluyla evlendirdiği gibi iğrenç iftirayla bir video servis ettiler. ‘Devamı gelecek’ dediler. Biz de basından okuduk, Gökhan Böcek’in sinir krizi geçirdiği, ‘Tamam getirin ne istiyorsanız imzalayacağım’ dediği ortaya çıktı. Sonra Muhittin Böcek’in ifadesi alınıyor. Muhittin Böcek’i okudunuz. ‘Adaylığımla ilgisi yok, partiye her zaman olan bağışlardı. Oğluma geniş zamanlı, ‘Parti bir şey isterse ver, demiştim. Genel Başkan, ‘Partimize sahip çıkın, maddi manevi arkasında olun kampanyanın’ demişti. Geniş zamanlı talimatım vardı geniş zamanlı aldı. Almış, götürmüş benim haberim yok.’ Çünkü Muhittin Bey’e mal varlığına el konulana kadar, kamyon muavinliği, otobüs şoförlüğü ile başlamış. Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler. Torununa iftira attılar. Büyüyecek o çocuk, büyüyecek. Tarih önünde biz bunları ispatlamazsak o çocuk bu iftiralarla büyüyecek" ifadelerini kullandı.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:04
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, AK Parti’ye katıldı
AK Parti’ye katılan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, "Ailenin kutsallığına inananlarla, toplumun değer yargılarına saygı duyanlarla aynı yolda yürüyeceğim. Hayırlı, uğurlu olsun" dedi. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda düzenlenen törende AK Parti’ye katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rozet takmasının ardından konuşan Köksal, şu ifadelere yer verdi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, Afyonkarahisar’ımızda başta kentsel dönüşüm olmak üzere hemşehrilerimize söz verdiğimiz birçok projeyi hayata geçirmek için Afyonkarahisar’ımızı yeniden inşa etmek için memleketime Adalet ve Kalkınma Partisi saflarında hizmet edeceğim. Ailenin kutsallığına inananlarla, toplumun değer yargılarına saygı duyanlarla aynı yolda yürüyeceğim. Afyonkarahisar’ımıza, ülkemize, milletimize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı, uğurlu olsun."
12 Mayıs 2026 Salı - 18:01
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Hiç kusura bakmasınlar, muhalefet öyle istiyor diye biz Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz. İster ülkemizde isterse yurt dışında yaşasın bütün vatandaşlarımızı aynı muhabbetle bağrımıza basmaya devam edeceğiz" dedi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 17:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplantısı başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplantısı başladı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 16:52
Trendyol 1. Lig: Ankara Keçiörengücü: 1 - Erzurumspor FK: 2
Trendyol 1. Lig’in 26. haftasında Ankara Keçiörengücü, sahasında karşılaştığı Erzurumspor FK’ya 2-1 mağlup oldu. Maçtan dakikalar 12. dakikada Odise Roshi’nin sağ kanattan ortasında ceza sahası içinde Hüseyin Bulut meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-0 90+6. dakikada kazanılan penaltıda topun başına geçen Eren Tozlu, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-1 90+9. dakikada Erzurumspor FK’nın sol kanattan geliştirdiği atakta, Martin Rodriguez pasını içeri aktardı. Burada topla buluşan Cheikne Sylla’nın vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 2-1 Stat: Keçiören Aktepe Hakemler: Direnç Tonusluoğlu, Gökmen Baltacı, Samet Özkul Ankara Keçiörengücü: Emre Satılmış, Hüseyin Bulut (Hakan Bilgiç dk. 86), Oğuzcan Çalışkan, Wellington, Ali Dere, İshak Karaoğul, İbrahim Akdağ, Odise Roshi (Ousmane Diaby dk. 86), Junior Fernandes (Halil Can Ayan dk. 77), Francis Ezeh (Mexer dk. 77), Mame Diouf (Ali Akman dk. 86) Yedekler: Aykut Özer, Abdullah Çelik, Eduard Rroca, Süleyman Luş, Enes Yılmaz Teknik Direktör: Yalçın Koşukavak Erzurumspor FK: Matija Orbanic, Orhan Ovacıklı, Mustafa Yumlu, Yakup Kırtay, Guram Giorbelidze (Fernando dk. 76), Brandon Baiye, Benhur Keser (Martin Rodriguez dk. 46), Giovanni Crociata (Adem Eren Kabak dk. 67), Sefa Akgün (Ali Ülgen dk. 67), Mustafa Fettahoğlu (Cheikne Sylla dk. 76), Eren Tozlu Yedekler: Erkan Anapa, Amar Gerxhaliu, Hüsamettin Yener, Murat Cem Akpınar, Cengizhan Bayrak Teknik Direktör: Serkan Özbalta Goller: Hüseyin Bulut (dk. 12) (Ankara Keçiörengücü) Eren Tozlu (dk. 90+6 pen.), Cheikne Sylla (dk. 90+9) (Erzurumspor FK) Sarı Kartlar: Brandon Baiye, Matija Orbanic (Erzurumspor FK) Hüseyin Bulut, İbrahim Akdağ, Junior Fernandes (Ankara Keçiörengücü)
18 Şubat 2026 Çarşamba - 16:47
BBP Genel Başkanı Destici: "Ne yapmış Akın Gürlek, bahisçilerin üstüne gitmiş. Millet olarak teşekkür etmemiz lazım"
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi’ye yönelik hakaret ve ithamlarına devam etiğini belirterek, "Nesi var İçişleri Bakanımızın? Hafızmış, Kur’an’ı güzel okuyormuş, dindarmış, dürüstmüş. Bundan daha iyisi nedir? Gurur duymamız lazım. Akın Gürlek ne yapmış? Yolsuzluklarla mücadele etmiş. Bahisçilerin üstüne gitmiş. İstanbul’un göbeğinde belli mekanları uyuşturucu ve fuhuş merkezi haline getirmiş sözde sanatçıların, sözde gazetecilerin, iş adamlarının üstüne gitmiş. Kara para aklayanların üzerine gitmiş. Bizim hep birlikte millet olarak ne yapmamız lazım? Teşekkür etmemiz lazım" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yeni İstanbul, Nevşehir ve Karaman il başkanlarını tanıtarak, gündeme dair açıklamalarda bulundu. CHP’nin çizgisini bozmadan, şaşırtmadan tam gaz devam ettiğini söyleyen Destici, "Dün grup toplantısında izledik. Özgür Özel diyor ki, ’İktidara geçtiğimizde ilk iş İstanbul Sözleşmesi’ni geri getirmek olacaktır.’ Türkiye gibi İslam ülkelerinin ahlakını bozmak, aile yapısını zayıflatmak, boşanmaları artırmak, çocuk sayısını azaltmak, en kötüsü de bütün inançlara sapkınlık olarak, insan yaratılışına aykırı olarak LGBT’lileri teşvik eden İstanbul Sözleşmesi’ni geri getirecekmiş. Bravo diyorum Özgür Özel. Türkiye’de denendi, hiçbir faydası olmadığı gibi zararı oldu. Kadın cinayetleri İstanbul Sözleşmesi’nden önce hangi rakamlarda, sözleşmenin olduğu dönemde ve sonrasında hangi rakamlarda istatistiklere bakın. Evlilikler azalmış, boşanmalar artmış, çocuk sayısı azalmış, LGBT sapkınlığı artmış. Bu kadar yönetim, bilim kurullarınız var. Birisi de açıp bakmıyor mu? Onun için millete havale ediyoruz" diye konuştu. "Ne yapmış Akın Gürlek? Bahisçilerin üstüne gitmiş" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek’e ve İçişleri Bakanlığına atanan Mustafa Çiftçi’ye yönelik hakaretlerine, ithamlarına devam etiğini söyleyen Destici, "Nesi var İçişleri Bakanımızın? Hafızmış, Kur’an’ı güzel okuyormuş, dindarmış, dürüstmüş. Bundan daha iyisi nedir? Gurur duymamız lazım. Akın Gürlek ne yapmış? Yolsuzluklarla mücadele etmiş. Neticede başsavcılık soruşturur, kararı mahkemeler verir. Herkes kararlara saygı duymalıdır. Ne yapmış Akın Gürlek? Bahisçilerin üstüne gitmiş. İstanbul’un göbeğinde belli mekanları uyuşturucu ve fuhuş merkezi haline getirmiş sözde sanatçıların, sözde gazetecilerin, iş adamlarının üstüne gitmiş. Kara para aklayanların üzerine gitmiş. Bizim hep birlikte millet olarak ne yapmamız lazım? Teşekkür etmemiz lazım" ifadelerini kullandı. "Demokratikleşme adı altında temel niteliklerimizden asla vazgeçmeyeceğiz" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna değinen Destici, "Raporun 6. ve 7. bölümünde dile getirilen sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri ya da 7. bölümdeki demokratikleşmeye ilişkin öneriler, bu vazgeçmeyeceklerimize vurgu yapıyorsa ya da bunları da kapsamı içerisine alıyorsa buna bakacağız. Şimdiden söylüyoruz, demokratikleşme adı altında temel niteliklerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Bugün televizyonlarda dinledik. Kayyum uygulamalarının sona ermesi ve tutuklanan ya da görevden alınan bir belediye başkanının yerine meclis içinden bir belediye başkanı seçilmesi. Biz de normal şartlarda bunu doğru buluruz ama PKK’nın siyasi partisinin yönettiği diyelim ki işte bugün Mardin, Batman, Diyarbakır, Hakkari. Şimdi oradaki teşkilatlarımızla görüşüyoruz. Bunların belediye başkanı ya da eş başkanı olarak seçilenle meclis üyesi olarak seçilenin arasında bir fark yok ki, hepsi hain. Terör örgütü belirlemiş listeyi. Eş başkanları da, meclis üyelerini de, belediye başkanlarını da Kandil belirlemiş" dedi. "Amerika’nın esas niyeti İran’da yönetimi değiştirmek" Dün İran büyükelçisi ve heyetiyle görüştüklerini belirten Destici, "Bizim gördüklerimiz ve bildiklerimiz şunu gösteriyor. ABD, İran’a saldırmak için iki bahane üretiyor. Birincisi İran’ın nükleer silaha sahip olmak için çalıştığı uranyum zenginleştirme çalışmalarının devam ettiği. İkincisi de İran’ın geçtiğimiz günlerde yaşanan iç hareketlilik, İran hükümetine karşı vatandaşların gerçekleştirdiği protestolar. Her ülkede bu tür gösteriler, protestolar olabilir. Amerika’nın esas niyeti tıpkı Irak’ta, Suriye’de, Venezuela’da yaptığı gibi İran’da yönetimi değiştirmek. İran petrolü, doğal gazı ve diğer zenginliklerinin üzerine çökmek. İkinci boyutu ne? Terörist ve soykırımcı İsrail’in güvenliği. Onun güvenliğini garanti altına almaya çalışıyor. Biz bunu görüyoruz ve duruşumuzu da buna göre tayin ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hem bu süreçte hem önceki süreçlerde takındığı tavır ve durduğu yer çok müstesnadır. Bu süreçte Cumhurbaşkanımız ikili ziyaretleriyle yaptığı görüşmeler ve açıklamalarıyla bu sürece dair Türkiye’nin duruşunu net bir şekilde ortaya koymuştur" şeklinde konuştu.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 16:28
Bakan Bak: "Cumhurbaşkanımız dijitalleşme konusunda önümüzü açıyor"
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Cumhurbaşkanımız dijitalleşme konusunda, Türkiye’nin dönüşümü noktasında çok büyük yatırımlar yapıyor, büyük bir vizyon ortaya koyuyor, önümüzü açıyor" dedi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 16:06
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla yönetiyoruz" dedi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 16:02
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu oy çokluğa ile kabul edildi
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı taslak rapor oy çokluğuyla kabul edildi. Oylamada 47 milletvekili ’evet’ oyu verirken, TİP ve EMEP’li milletvekilleri ’hayır’ oyu kullandı. CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi ise çekimser kaldı. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Toplantıda raporun kamuoyu ile paylaşılmasının ardından söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Raporda kamu vicdanını kanatmadan bazı düzenlemeler yapılacaktır. Öncelikle ezelden beri söylediğimiz gibi infaz sistemimiz gerçekten yamalı bohça haline gelmiştir. Bu infaz sistemimizin düzeltilmesi lazım ve bu sistemde eşitliğin sağlanması gerekir. Komisyonumuzun da ilk tavsiyeleri arasında infaz düzenlemeleri gelmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyum konusundaki ihtilaf zaman zaman tartışmalara neden olmaktadır. Bu konuda anayasamızın emri açıktır, anayasanın 90’ıncı maddesi ortadadır. Elbette AİHM kararlarına da, AYM kararlarına da bir hukuk devletinin gereği olarak uymak zorundayız" diye konuştu. "Bugünden sonra asıl soru şudur; bu rapor tam anlamıyla hayata geçecek midir" Yıldız’ın ardından rapora ve sürece ilişkin konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Türkiye’nin önüne bir perspektif koyacağını ama beklenen umutları yeşertebilmesi için somut adımların, en azından kolay somut adımların atılması gerektiğini ısrarla söyledik ama bugüne kadar bu gerçekleşmedi. Bugünden sonra asıl soru şudur; bu rapor tam anlamıyla hayata geçecek midir? Bugüne kadar sadece sözde kalan demokrasi, toplumsal barış, hukuk devleti, adalet, anayasa, AİHM kararları artık hayata geçecek midir? Asıl cevap vermeniz gereken burasıdır. Bu rapor, her birimize bir ödev yüklemektedir. Bu rapor lafta ve rafta kalmamalıdır. Bu raporun içeriğindeki o genel çerçeveye uygun olarak yasal düzenlemeleri idarenin atması gerekir. İktidar ve yargı atması gereken adımları ivedilikle atmalı. Barışını inşa etmiş, kavgalarını azaltmış, demokrasi standartlarını yükseltmiş, hukuk devleti niteliğini güçlendirmiş ve adaleti ayağa kaldırmış bir ülke inşa etmek zorundayız" dedi. "Bu rapor bir Türkiye mutabakatıdır" Söz konusu rapora ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de, "Terörsüz Türkiye, bir uzlaşma, bir ortak akıl ve demokratik katılımla daha da güçlenerek yoluna elbette devam edecek. Bu çalışmalarımız özellikle toplumsal mutabakatın siyasal mutabakatla sonuçlanması açısından çok kıymetlidir. Bu ortaya çıkan rapor ve bu çaba bir Türkiye mutabakatıdır. Bir Türkiye uzlaşısıdır. Bu anlamda da kardeşliğimizin manifestosu olma adına ve çok özgün bir modeldir. Bir millet projesinin millet aklı ve vicdanıyla birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daha da güçlendireceğimize inanıyoruz. Ve bu hususta özellikle Meclis Başkanımız bundan sonraki süreçlerde de yine desteğini sürdürecektir. Tespit, teyit mekanizmalarından diğer hususlara varıncaya kadar tüm bu çalışmalarımızı yaparken şehitlerimizin emaneti olan bu toprakları, onların da aziz hatıralarına halel getirmeden çalışmalarımızı ve çabalarımızı ortaya koymaya devam edeceğiz" diye konuştu. Rapor oy çokluğu ile kabul edildi. Oylamada 47 milletvekili ’evet’ oyu verirken, TİP ve EMEP’li vekiller ’hayır’ oyu kullandı. CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi ise çekimser kaldı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:58
ATO Başkanı Baran: "Büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40’ı faaliyetlerine geri dönemiyor"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40’nın yeniden faaliyetlerine dönemediğine dikkat çekerek, "Yangınlar ekonominin damarlarını da yakıyor. Yangın önleme sistemlerine harcanan bir birimlik yatırım, yangın sonrası oluşabilecek 100 birimlik zararı önleyebiliyor. Bu yüzden yangın güvenliği bir masraf değil, bir yatırım" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Federasyonu (TÜMBİFED) tarafından ATO ev sahipliğinde düzenlenen ‘Uluslararası Ankara Yangın Zirvesi’ne katıldı. Burada konuşan Baran, yangınların yalnızca can güvenliğini değil, üretim gücü ve ekonomik sürdürülebilirliği de tehdit ettiğini belirterek, "Yangınlar can güvenliğimizi, üretim gücümüzü ve geleceğimizi tehdit eden, toplumda derin sosyal yaralar bırakan, ağır ekonomik yükü olan bir gerçek" dedi. İklim değişikliği, hızlı kentleşme, sanayileşme ve teknolojik dönüşüm gibi etkenlerin yangın risklerini artırdığı gibi daha da yıkıcı hale getirdiğini kaydeden Baran, "1937’den 2024’e kadar ülkemizde 126 bini aşkın orman yangını çıktı. Yaklaşık 1 milyon 907 bin hektar alanı kaybettik. Bu rakamları söylerken bile insanın içi yanıyor. Öte yandan sadece ormanlar değil; sanayi tesisleri, fabrikalar, iş yerleri de ciddi risk altında. Elektrik altyapısından kaynaklanan arızalar başta olmak üzere, pek çok nedenle çıkan yangınlar, milyarlarca liralık zarara yol açıyor" ifadelerine yer verdi. "Büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40’ı faaliyetlerine geri dönemiyor" Baran, büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40’nın yeniden faaliyetlerine dönemediğine dikkat çekerek, "Bir fabrikanın yanması sadece bir binanın yok olması demek de değil. Tedarik zinciri kopuyor, pazar kaybı yaşanıyor, çalışanlar işini kaybediyor. Yani yangın, ekonominin damarlarını da yakıyor. Bugün ‘teknoloji çağı’ diyoruz, ‘Endüstri 4.0’ diyoruz. Ama konu yangın güvenliği olunca hala zaman zaman yazgıcı bir anlayışla karşılaşıyoruz. Oysa gerçek çok net. Yangın önleme sistemlerine harcanan bir birimlik yatırım, yangın sonrası oluşabilecek 100 birimlik zararı önleyebiliyor. Bu yüzden yangın güvenliği bir masraf değil bir yatırım. Hatta daha da ötesi bir kalkınma ve sürdürülebilirlik meselesi" açıklamasında bulundu. "Dijitalleşme ve yapay zekanın sunduğu imkânları kullanmalıyız" Yangın güvenliğini sağlamada dijitalleşme ve yapay zekânın sunduğu imkânların kullanılması gerektiğini kaydeden Baran, "Akıllı yangın algılama sistemlerini, erken uyarı teknolojilerini, modern müdahale araçlarını üretim tesislerimize ve iş yerlerimize entegre etmek artık bir tercih değil, zorunluluk. Bu alan, aynı zamanda büyük bir ekonomik potansiyel de taşıyor. Yangın güvenliği ekipmanları, akıllı bina teknolojileri, risk analiz yazılımları, bunlar katma değerli üretim, ihracat ve istihdam için ciddi fırsatlar sunuyor" şeklinde konuştu. Baran, sektörün Ankara Ticaret Odası’nda 22 No’lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi tarafından temsil edildiğini de ifade ederek, "Komitemiz aracılığıyla biz de sektörü yakından takip ediyoruz" diye konuştu. "Yangın güvenliği bir yaşam sigortasıdır" ATO 22 No’lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi Başkanı Timur Kanay, son dönemde yaşanan yangınların önemli bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, "Son dönemlerde Bolu Kartalkaya ve Bursa Uludağ’daki otellerde yaşanan, hepimizi derinden sarsan yangınlar bize bir gerçeği yeniden ve güçlü bir şekilde hatırlatmıştır" dedi. Yangın güvenliğinin maliyet unsuru olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kanay, "Bugün burada şunu açıkça ifade etmeliyiz, yangın güvenliği bir maliyet kalemi değildir. Yangın güvenliği bir yaşam sigortasıdır" ifadelerini kullandı. Sorunun teknoloji eksikliğinden değil uygulama zafiyetinden kaynaklandığını kaydeden Kanay, "Sorun teknoloji eksikliği değildi. Sorun bilginin uygulamaya dönüşmemesi, standartların sahada aynı titizlikle sürdürülmemesidir" değerlendirmesinde bulundu. ATO Meclis Salonu’nda düzenlenen programa TÜMBİFED Genel Başkanı Mehmet Hüsrev, ATO’nun 22 No’lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi Başkanı Timur Kanay, 61 No’lu Özel Eğitim-Öğretim Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyesi Abidin Memili ile çok sayıda sektör temsilcisi ve davetli katıldı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:45
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride"
Hak İşçi Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’de 6 milyon 900 bin kayıtlı kadın emekçisi var. Bunların sadece 600 bini sendikalı ve bu sayı yüzde 8’lere kadar düşüyor. Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride" dedi. HAK-İŞ’in kuruluşunun 50’inci yılı kapsamında "8. HAK-İŞ Konfederasyonu Türkiye Kadın Buluşması" gerçekleştirildi. Programda anket çalışmaları ve sunumların ardından bakım hizmetleri, kayıt dışı istihdam, göç, iş, aile ve sosyal yaşam uyumu gibi çalışma hayatını ilgilendiren konularda çalıştaylar gerçekleştirildi. "Kadın ve huzur yan yana gelsin istiyoruz" Programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Kadın ve sorun maalesef hem ülkemizde hem de dünyada yan yana getiriliyor. Biz kadın ve sorun değil, kadın ve huzur yan yana gelsin istiyoruz. Olması gereken bu. Kadının olmadığı, kadın elinin değmediği, kadının içinde bulunmadığı hiçbir faaliyet maalesef ne bereketli olur ne de huzurlu olur. Onun için öncelikli olarak kadınların her alanda olduğu gibi çalışma hayatında yer almış, çalışmaya başlamış, bir sürü engelleri aşarak bir işletmede çalışmaya başlamış kadınların önünde yeni hedefler oluyor. Kadın sendikada oluyor. Sendikada görev almak istiyor, mücadele ediyor. Bunların her birisinin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama bu süreçleri bizim tamamlamamız gerekiyor. Yetmiyor, bizim kadını, kadın cevherini maalesef istismar eden yapılara karşı da kendimizi ve toplumu korumamız gerekiyor. Bunun için de çaba, gayret içindeyiz" dedi. "Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride" Arslan, çalışma hayatında kadın ve erkek personel dengesinin sağlanması gerektiğini belirterek, "Kadın-erkek ilişkileri bir denge ilişkisi. Nüfus yoğunluğunun yarısı kadın, yarısı erkek. Ama çalışma hayatına bakıyorsunuz yüzde 70’e yüzde 30 kadınların aleyhine gittiği bir gerileme söz konusu. Sendikalaşmaya bakıyorsunuz. Türkiye’de 6 milyon 900 bin kayıtlı kadın emekçi var, yaklaşık 7 milyon. Bunların sadece 600 bini sendikalı. Ve bu sayı yüzde 8’lere kadar düşüyor. Halbuki erkeklerin sendikalaşma oranı yüzde 20’lere yaklaşıyor. Burada da ciddi bir açık var. Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride. İstihdam noktasında kadınlar erkeklere göre çok geride. İşsizlik konusunda kadınlar erkeklerin iki katı. Bütün bu dengesizlikleri bir dengeye getirmek gerekiyor. Bu erkeklere karşı bir rekabet duygusu değil, kadınların verilmeyen, sağlanmayan haklarının sağlanması için çaba sarf etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Kayıt dışı istihdamımızı yüzde 30’lardan yüzde 15’lere çekebilecek imkanlarımız var" Türkiye’nin jeopolitik konumunun sağladığı avantajların farkında olduklarını söyleyen Arslan, "Onun için bugün emeklilerimiz daha fazlasını hak ediyor. Bunu sağlayacak imkanlarımız var. Asgari ücretin bir geçim ücreti olması konusunda imkanlarımız var ve bunu yapabiliriz. Kayıt dışı istihdamımızı yüzde 30’lardan yüzde 15’lere çekebilecek imkanlarımız var, bunu yapabiliriz. Toplu sözleşmelerimizde ortalama ücretlerde daha iyisini yapabilecek imkanlarımız var. Bu imkanlarımızı doğru kullanarak, bu imkanlarımızı seferber ederek, başta emeklilerimiz olmak üzere toplumun bütün kesimlerini doyuracak, onlara asgari şartları sağlayacak imkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Biliyoruz ve buradan bir kez daha hatırlatılmasını istiyoruz" diye konuştu. Kadın sendika üyelerine yönelik anketle devam eden programa Ankara başta olmak üzere Kırşehir, Eskişehir, Çankırı, Bolu, Karabük, Yozgat, Nevşehir, Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Kayseri, Düzce, Afyonkarahisar, Karaman, Konya ve Zonguldak’tan HAK-İŞ şubelerinin kadın komitesi üyeleri, iş yeri temsilcileri, iş yeri yöneticileri ve HAK-İŞ üyeleri katıldı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:36
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Kadınların sağlığını ruhsal ve sosyal yönleriyle birlikte takip ediyoruz"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kadınların sağlığını ruhsal ve sosyal yönleriyle birlikte takip ettiklerini belirterek, "2025 yılında 5 bin 984 kadına intiharı önleme, 31 bin 701 kadına çocuk istismarını önleme ve çocuk izlem merkezi hizmetleri, 40 bin 790 kadına çocuk ve ergen ruh sağlığı, 47 bin 728 kadına yetişkin ruh sağlığı desteği sağladık" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda konuştu. Memişoğlu, en fazla kadın istihdamına sahip Bakanlık olduklarını söyleyerek, "Biz biliyoruz ki kadının sağlık olduğu bir toplumun geleceği de sağlıklıdır. Kurumsal politikalarımızı da bu anlayışla koruyucu, kapsayıcı ve eşitliği güçlendiren bir anlayışla şekillendiriyoruz. 12. Kalkınma Planı’nda Bakanlığımızın kadın-erkek fırsat eşitliği kapsamındaki sorumluluk ve işbirliği alanları açıkça belirlenmiştir. Bu kapsamda evlilik öncesi ve yeni doğan taramalarının yaygınlaştırılması, çocuk ve kadın sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, anne ve bebek kayıplarının azaltılması, fırsat eşitliği eğitimlerinin verilmesi ve kadın istihdamının farklılaşması öncelikli çalışma alanlarımızdandır" dedi. Bakan Memişoğlu, kadın sağlığında önceliği koruyucu hizmetler ile birlikte tarama, izleme ve eğitim programlarına verdiklerini aktararak, "2025 yılında ülke genelinde yaklaşık 2 milyon 200 bin kadınımıza ücretsiz meme kanseri taraması yaptık. 1 milyon 800 bin vatandaşımıza ise rahim ağzı kanseri taraması gerçekleştirdik. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde başladılar. Normal doğum eylem planı ile tıbben gerekli olmayan SZL oranlarında ülkemiz tarihinde ilk kez yüzde 12.3’lük bir düşüş sağladık. 2025’in son 6 ayında 415 binin üzerinde gebemize birebir danışmanlık hizmeti sunduk. Misafir Anne uygulaması ile 7 bin 717 gebemizi güvenli ortamlarda ağırlayarak, risklerin önüne geçtik. Son bir yılda 1 milyon 38 bin 484 anne adayını izledik. Doğum sonu bakım programı kapsamında 925 bin 946 vatandaşımıza loğusalık döneminde destek verdik. Gebe okullarımızla 939 bin 538 anne adayını eğitim programlarımıza dahil ettik. Yüksek riskli gebe izlem sistemi ile riskli gruptaki vatandaşlarımıza ilgili branşlarda randevu önceliği sağlıyoruz. 211 kamu sağlık tesisimizi anne dostu hastane haline getirdik" diye konuştu. Bakan Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı personelin yaklaşık yüzde 57’sinin kadın olduğunu belirterek, "Bakanlığımız kadın istihdama öncü kurumlardan biridir. Bakanlığımızda çalışan 1 milyon 896 bin 260 personelimizin 514 bin 280’i, yani yaklaşık yüzde 57’si kadındır. Yönetim kademelerinde ise merkez ve taşra teşkilatımızda şube müdürü ve üstü görevlerde 3 binden fazla kadın yöneticimiz ile yüzde 32’lik bir temsil oranına ulaşmış durumdayız. Bu oranı daha da yukarı taşımak, kadın personelimizin karar alma mekanizmalarındaki gücünü arttırmak öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Kadın çalışanlarımızın iş ve aile hayatı dengesini korumak için somut adımlar atıyoruz" dedi. Bakan Memişoğlu, kreşleri yaygınlaştırmak için çalışmalarının devam ettiğini ifade ederek, "Halihazırda ülke genelinde sağlık tesislerimizde hizmet veren toplam 52 kreşte 3 binden fazla yavrumuza kucak açıyoruz. 2025 yılında yürürlüğe giren yasal düzenleme ile bin 932 kadın personelimiz, yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmıştır. Erkek personelimiz de talebi halinde ücretli normal izni kesintisiz olarak kullanabilmektedir. Mesleki ve kişisel gelişim eğitimleriyle kadın çalışanlarımızın kariyerlerini destekliyor, çalışma ortamlarını kalite standartları doğrultusunda iyileştiriyoruz" dedi. Bakan Memişoğlu, kadınların sağlığını ruhsal ve sosyal yönleriyle birlikte takip ettiklerini kaydederek şöyle konuştu: "Bu kapsamda 2025 yılında 5 bin 984 kadına intiharı önleme, 31 bin 701 kadına çocuk istismarını önleme ve çocuk izlem merkezi hizmetleri, 40 bin 790 kadına çocuk ve ergen ruh sağlığı, 47 bin 728 kadına yetişkin ruh sağlığı desteği sağladık. 44 bin 942 kadına aile işçi şiddetle mücadele, 41 bin 781 kadına madde kullanım bozukluğu, 127 bin 904 kadına davranışsal bağımlılıklar konusunda eğitim ve destek verdik. Ayrıca 160 bin 70 kadına, 0-18 yaş sağlıklı çocuklarda fizyoterapi ve rehabilitasyon desteği sağladık. Bununla birlikte 80 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile tam bağlı rapor kullanan hastalarımızın raporlarını randevu almaksızın yeniliyoruz. 27 Mayıs 2025’den bu yana 510 bin 716 vatandaşımızın raporunu evde bizzat giderek verdik."
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:32
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "KOSGEB deprem kredilerinin ödemeleri ertelenmeli"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Mart ayında ödemeleri başlayacak olan KOSGEB deprem kredilerinin ödemeleri ertelenmeli" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Deprem bölgesindeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) sorunları ve desteğe ihtiyacı devam ediyor. Mart ayında ödemeleri başlayacak olan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) deprem kredilerinin ödemeleri ertelenmeli. Deprem bölgesinde ekonomik ve sosyal hayat normale dönene kadar KOBİ’lerin ve istihdamın korunması önem arz ediyor" ifadelerini kullandı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:29
Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu sağlık Bakanı Memişoğlu’nu ağırladı
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "2025 yılında 5 bin 984 kadına intiharı önleme, 31 bin 701 kadına çocuk istismarını önleme ve çocuk izlem merkezi hizmetleri, 40 bin 790 kadına çocuk ve ergen ruh sağlığı, 47 bin 728 kadına yetişkin ruh sağlığı desteği sağladık" dedi. Memişoğlu, Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na katılarak, komisyon üyelerine bilgi verdi. Memişoğlu, en fazla kadın istihdamına sahip Bakanlık olduklarını söyleyerek, "Biz biliyoruz ki, kadının sağlık olan bir toplumun geleceği de sağlıklıdır. Kurumsal politikalarımız da bu anlayışla koruyucu, kapsayıcı ve eşitliği güçlendiren bir anlayışla şekillendiriyoruz. 12. Kalkınma Planı’nda Bakanlığımızın Kadın Erkek Fırsat Eşitliği kapsamındaki sorumluluk ve işbirliği alanları açıkça belirlenmiştir. Bu kapsamda evlilik öncesi ve yeni doğan taramalarının yaygınlaştırılması, çocuk, kadın ve yürüme sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, annem ve bebek kayıplarının azaltılması, fırsat eşitliği eğitimlerinin verilmesi ve kadın personel istihdamının farklılaşması öncelikli çalışma alanlarımızdandır" Memişoğlu, kadınların sağlığında önceliği koruyucu hizmetleriyle birlikte tarama, izleme ve eğitim programlarına verdiklerini aktararak, "2025 yılı belirlemelerimiz bu alandaki kararlarımızı açıkça ortaya koymaktadır. 2025 yılında ülke genelinde yaklaşık 2 milyon 200 bin kadınımıza ücretsiz meme kanseri taraması yaptık. Bir milyon 800 bin vatandaşımıza ise rahim ağzı kanseri taraması gerçekleştirdik. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde başladılar. Normal doğum eylem planı ile tıbben gerekli olmayan SZL oranlarında ülkemiz tarihinde ilk kez yüzde 12.3’lük bir düşüş sağladık. Her gebeye gebe modeliyle 2025’in son 6 ayında 415 binin üzerinde gebemize birebir danışmanlık hizmeti sunduk. Misafir Anne uygulaması ile 7 bin 717 gebemizi güvenli ortamlarda ağırlayarak risklerin önüne geçtik. Son bir yılda bir milyon 38 bin 484 anne adayını izledik. Doğum sonu bakım programı kapsamında 925 bin 946 vatandaşımıza loğusalık döneminde destek verdik. Gebe okullarımız ile 939 bin 538 anne adayını eğitim programlarımıza dahil ettik. Yüksek riskli gebe izlem sistemi ile riskli gruptaki vatandaşlarımıza ilgili branşlarda randevu önceliği sağlıyoruz. 211 kamu sağlık tesisimizi anne dostluğu hastane haline getirdik" Memişoğlu Sağlık Bakanlığı personel sayısına dikkat çekerek, "Bakanlığımız kadın istihdama öncü kurumlardan biridir. Toplam Bakanlığımızda çalışan bir milyon 896 bin 260 personelimizin 514 bin 280’i yani yaklaşık yüzde 57’si kadındır. Yönetim kademelerinde ise merkez ve taşla teşkilatımızda şube müdürü ve üstü görevlerde 3 binden fazla kadın yöneticimiz ile yüzde 32’lik bir temsil oranına ulaşmış durumdayız. Bu oranı daha da yukarı taşımak kadın personelimizin karar alma mekanizmalarındaki gücünü arttırmak öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Kadın çalışanlarımızın iş ve aile hayatı dengesini korumak için somut adımlar atıyoruz" Memişoğlu, kreş alanlarını yaygınlaştırma adına çalışmalarının devam ettiğini belirterek, "Halihazırda ise ülke genelinde sağlık tesislerimizde hizmet veren toplam 52 kreşte 3 binden fazla yavrumuza kucak açıyoruz. 2025 yılında yürüttüğümüz yürürlüğe giren yasal düzenleme ile bin 932 kadın personelimiz yarım zamanlı çalışma hakkında yararlanmıştır. Erkek personelimizde talebi halinde ücretli normal izni kesintisiz olarak kullanılabilmektedir. Mesleki ve kişisel gelişim eğitimleriyle kadın çalışanlarımızın kariyerlerini destekliyor, çalışma ortamlarını kalite standartları doğrultusunda iyileştiriyoruz." Memişoğlu kadınların sağlığını ruhsal ve sosyal yönleriyle birlikte takip ettiklerini kaydederek şöyle konuştu: "Bu kapsamda 2025 yılında 5 bin 984 kadına intiharı önleme, 31 bin 701 kadına çocuk istismarını önleme ve çocuk izlem merkezi hizmetleri, 40 bin 790 kadına çocuk ve ergen ruh sağlığı, 47 bin 728 kadına yetişkin ruh sağlığı desteği sağladık. 44 bin 942 kadına aile işçi şiddetle mücadele, 41 bin 781 kadına madde kullanım bozukluğu, 127 bin 904 kadına davranışsal bağımlılıklar konusunda eğitim ve destek verdik. Ayrıca 160 bin 70 kadına 0-18 yaş sağlıklı çocuklarda fizyoterapi ve rehabilitasyon desteği sağladık. Bununla birlikte 80 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile tam bağlı rapor kullanan hastalarımızın raporlarını randevu almaksızın yeniliyoruz. 27 Mayıs 2025’den bu yana 510 bin 716 vatandaşımızın raporunu evde bizzat giderek verdik."
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:25
- Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Valiler Buluşması’na katıldı. Burada bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesindeki İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya’ya hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek yeni İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçi’ye başarılar diledi."Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum"Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif’i derme çatma çadırlarda karşılayan buna rağmen vakar ve dirayetinden taviz vermeyen Gazzeli kardeşlerime şahsım ve ülkem adına dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum. Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça birbirimizin yaralarını sardıkça yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin inşallah çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenabı Allah’ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratamayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır" diye konuştu."Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır"Devlet anlayışından ve devletin ne anlam ifade ettiğinden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış ‘Ebed Müddet’ şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder. Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır. Bu bakımdan hükümet hikmetle iç içe geçmiştir. Devlet-i Aliyye’de sadrazamlık dahil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa bu hakikati ‘hükümet hikmet ile müşterektir’ sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti ve iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar hikmeti dışlarsanız huzur ve istikrarı sağlayamazsınız" ifadelerini kullandı."Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız"Valilerin, devletin sahadaki yansıması olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Valilik sadra şifa olma, derde deva bulma yeri milletimizle hemhal olma, vatandaşla hemdem ve hemdert olma makamıdır. Valilerimizden en büyük beklentimiz sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanımızın gönlüne girmeleri, görev ve mesuliyet dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleridir. Liderlikte esasen bunları gerektirir. Başarılı bir vali iyi bir lider demektir. İyi liderlikte yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idareyi maslahatçılıktan yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara’ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir. Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen bir yöneticinin ne bulunduğu vilayete ne de riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesi mümkün değildir. Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri hakkın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz. Bakın her fırsatta vurguluyorum. Bugün altını tekrar çiziyorum. Unvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil hepimiz aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi."Beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz"Sosyal medya kullanımı konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemde şikayetlere konu olan bir hususu burada ifade etmekte fayda görüyorum. Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir. Bu konuda gerek sizlerin gerekse mahiyetinizde çalışan kamu görevlilerinin en üst düzeyde hassasiyet göstereceğine inanıyorum" dedi.Tahir Bin Hüseyin’in Rakka ve Mısır Valisi olarak atanan oğluna verdiği nasihatleri hatırlatarak sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilesin ki mülk Allah’ındır. Dilediğine verir, dilediğinin elinden ise çeker, alır. En hızlı el değiştiren nimet bu nimettir. İdareci ve mahiyeti nimete nankörlük eder, halka büyüklük taslarlar ise Allah’ın fazlından lütfettiği bu nimet hızla el değiştirerek başkasının olur. Hırsa kapılma. En büyük hazinen iyilik, takva, adalet, halkın maslahatını gözetmek, memleketini imar etmek, halkın durumunu araştırıp soruşturmak, onların muhafazası ve mazlumlara yardım etmek olsun.’ Bu hikmet dolu sözlerin vazifenizi yaparken her biriniz için birer pusula işlevi görmesini temenni ediyorum" diye konuştu."Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlere eyvallah demeyeceğiz"Ramazan ayında hem Türkiye’de hem de sınırların ötesinde iftar ve sahur sofralarına konuk olacaklarını dile getiren Erdoğan, "Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz. Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin milletimizin arasına nifak sokmasına birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz" diye konuştu.Ramazan ayında valilerden çok büyük gayret beklediklerini ifade eden Erdoğan, Türk milletinin mağrur olduğunu, kalbini herkese açmadığını, derdini ve sıkıntısını herkese anlatmadığını ve maruzatını ya da ihtiyacını herkesle paylaşmadığını dile getirerek, onlar kendilerine gelmeden valilerin ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmaları gerektiğini söyledi."Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz"Ziyaretlerle, sahur ve iftar programlarıyla ve yardım çalışmalarıyla devletin şefkatli elini vatandaşa devlet elini valilerin uzatacağına dikkati çeken Erdoğan, "Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi bir kez de tekrar ifade ediyor. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum" ifadelerini kullandı."Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz"Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek bölgede gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde iç cepheyi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attıklarını kaydederek, "Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız, sahadaki görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi."Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak, uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur"TBMM’de kurulan Milli dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu bugün tamamlandığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Komisyon, tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle nihai raporunu kabul etti. Bu vesileyle 5 Ağustos’tan beri komisyon bünyesinde mesuliyet bilinciyle hareket eden tüm milletvekillerine bilhassa Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli fikirleriyle komisyona katkı sunan tüm davetlilere ayrıca ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızı ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı ve uzlaştırıcı tavrı için tebrik ediyorum. Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye’yi inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız. Sürecin sıhhatli bir şekilde devamı için sınır bölgelerimizdeki valilerimiz başta olmak üzere mülki idare amirlerimize önemli görevler düşüyor. Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması; terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezi idaremizin yerel yönetimlerimizin sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız."Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Şehit Kaymakam Ersin Ateş Üstün Hizmet Ödülü’nü İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Süheyl Üçer’e, Merhum Vali Celalettin Tüfekçi Meslek Ödülü’nü Kocaeli Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli’ye, Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü’nü Sinop Boyabat Kaymakamı Enver Yılmaz’a, Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk Üstün Hizmet Ödülü’nü Batman Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş’a ve Vali Dr. Mehmet Vecdi Gönül Güvenlik Hizmet Ödülü’nü ise Gaziantep İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu’ya takdim etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder