POLİTİKA - 18 Şubat 2026 Çarşamba 16:47

BBP Genel Başkanı Destici: "Ne yapmış Akın Gürlek, bahisçilerin üstüne gitmiş. Millet olarak teşekkür etmemiz lazım"

A
A
A
BBP Genel Başkanı Destici: "Ne yapmış Akın Gürlek, bahisçilerin üstüne gitmiş. Millet olarak teşekkür etmemiz lazım"

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi’ye yönelik hakaret ve ithamlarına devam etiğini belirterek, "Nesi var İçişleri Bakanımızın? Hafızmış, Kur’an’ı güzel okuyormuş, dindarmış, dürüstmüş. Bundan daha iyisi nedir? Gurur duymamız lazım. Akın Gürlek ne yapmış? Yolsuzluklarla mücadele etmiş. Bahisçilerin üstüne gitmiş. İstanbul’un göbeğinde belli mekanları uyuşturucu ve fuhuş merkezi haline getirmiş sözde sanatçıların, sözde gazetecilerin, iş adamlarının üstüne gitmiş. Kara para aklayanların üzerine gitmiş. Bizim hep birlikte millet olarak ne yapmamız lazım? Teşekkür etmemiz lazım" dedi.


BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yeni İstanbul, Nevşehir ve Karaman il başkanlarını tanıtarak, gündeme dair açıklamalarda bulundu. CHP’nin çizgisini bozmadan, şaşırtmadan tam gaz devam ettiğini söyleyen Destici, "Dün grup toplantısında izledik. Özgür Özel diyor ki, ’İktidara geçtiğimizde ilk iş İstanbul Sözleşmesi’ni geri getirmek olacaktır.’ Türkiye gibi İslam ülkelerinin ahlakını bozmak, aile yapısını zayıflatmak, boşanmaları artırmak, çocuk sayısını azaltmak, en kötüsü de bütün inançlara sapkınlık olarak, insan yaratılışına aykırı olarak LGBT’lileri teşvik eden İstanbul Sözleşmesi’ni geri getirecekmiş. Bravo diyorum Özgür Özel. Türkiye’de denendi, hiçbir faydası olmadığı gibi zararı oldu. Kadın cinayetleri İstanbul Sözleşmesi’nden önce hangi rakamlarda, sözleşmenin olduğu dönemde ve sonrasında hangi rakamlarda istatistiklere bakın. Evlilikler azalmış, boşanmalar artmış, çocuk sayısı azalmış, LGBT sapkınlığı artmış. Bu kadar yönetim, bilim kurullarınız var. Birisi de açıp bakmıyor mu? Onun için millete havale ediyoruz" diye konuştu.



"Ne yapmış Akın Gürlek? Bahisçilerin üstüne gitmiş"


CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek’e ve İçişleri Bakanlığına atanan Mustafa Çiftçi’ye yönelik hakaretlerine, ithamlarına devam etiğini söyleyen Destici, "Nesi var İçişleri Bakanımızın? Hafızmış, Kur’an’ı güzel okuyormuş, dindarmış, dürüstmüş. Bundan daha iyisi nedir? Gurur duymamız lazım. Akın Gürlek ne yapmış? Yolsuzluklarla mücadele etmiş. Neticede başsavcılık soruşturur, kararı mahkemeler verir. Herkes kararlara saygı duymalıdır. Ne yapmış Akın Gürlek? Bahisçilerin üstüne gitmiş. İstanbul’un göbeğinde belli mekanları uyuşturucu ve fuhuş merkezi haline getirmiş sözde sanatçıların, sözde gazetecilerin, iş adamlarının üstüne gitmiş. Kara para aklayanların üzerine gitmiş. Bizim hep birlikte millet olarak ne yapmamız lazım? Teşekkür etmemiz lazım" ifadelerini kullandı.



"Demokratikleşme adı altında temel niteliklerimizden asla vazgeçmeyeceğiz"


Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna değinen Destici, "Raporun 6. ve 7. bölümünde dile getirilen sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri ya da 7. bölümdeki demokratikleşmeye ilişkin öneriler, bu vazgeçmeyeceklerimize vurgu yapıyorsa ya da bunları da kapsamı içerisine alıyorsa buna bakacağız. Şimdiden söylüyoruz, demokratikleşme adı altında temel niteliklerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Bugün televizyonlarda dinledik. Kayyum uygulamalarının sona ermesi ve tutuklanan ya da görevden alınan bir belediye başkanının yerine meclis içinden bir belediye başkanı seçilmesi. Biz de normal şartlarda bunu doğru buluruz ama PKK’nın siyasi partisinin yönettiği diyelim ki işte bugün Mardin, Batman, Diyarbakır, Hakkari. Şimdi oradaki teşkilatlarımızla görüşüyoruz. Bunların belediye başkanı ya da eş başkanı olarak seçilenle meclis üyesi olarak seçilenin arasında bir fark yok ki, hepsi hain. Terör örgütü belirlemiş listeyi. Eş başkanları da, meclis üyelerini de, belediye başkanlarını da Kandil belirlemiş" dedi.



"Amerika’nın esas niyeti İran’da yönetimi değiştirmek"


Dün İran büyükelçisi ve heyetiyle görüştüklerini belirten Destici, "Bizim gördüklerimiz ve bildiklerimiz şunu gösteriyor. ABD, İran’a saldırmak için iki bahane üretiyor. Birincisi İran’ın nükleer silaha sahip olmak için çalıştığı uranyum zenginleştirme çalışmalarının devam ettiği. İkincisi de İran’ın geçtiğimiz günlerde yaşanan iç hareketlilik, İran hükümetine karşı vatandaşların gerçekleştirdiği protestolar. Her ülkede bu tür gösteriler, protestolar olabilir. Amerika’nın esas niyeti tıpkı Irak’ta, Suriye’de, Venezuela’da yaptığı gibi İran’da yönetimi değiştirmek. İran petrolü, doğal gazı ve diğer zenginliklerinin üzerine çökmek. İkinci boyutu ne? Terörist ve soykırımcı İsrail’in güvenliği. Onun güvenliğini garanti altına almaya çalışıyor. Biz bunu görüyoruz ve duruşumuzu da buna göre tayin ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hem bu süreçte hem önceki süreçlerde takındığı tavır ve durduğu yer çok müstesnadır. Bu süreçte Cumhurbaşkanımız ikili ziyaretleriyle yaptığı görüşmeler ve açıklamalarıyla bu sürece dair Türkiye’nin duruşunu net bir şekilde ortaya koymuştur" şeklinde konuştu.



BBP Genel Başkanı Destici: "Ne yapmış Akın Gürlek, bahisçilerin üstüne gitmiş. Millet olarak teşekkür etmemiz lazım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Prof. Dr. Atılgan, "Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkisi var" Yaşam tarzının doğurganlık üzerinde önemli etkisinin olduğunu belirten Prof. Dr. Remzi Atılgan, "Düzensiz beslenme, aşırı spor yapmak, fazla kilo, yoğun stres, sigara kullanımı, alkol ve aşırı kafein tüketimi ile madde kullanımı çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor. Özellikle aşırı kilo yumurtlama problemlerini artırıyor ve kısırlık riskini yükseltiyor" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Atılgan, çocuk sahibi olamama olarak bilinen kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisi hakkında vatandaşları bilgilendirdi. Prof. Dr. Remzi Atılgan, "Kısırlık, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl veya daha uzun süre gebelik oluşmaması durumu olur. 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu süre 6 ay olarak kabul edilir. 40 yaş üzerindeki kadınların ise zaman kaybetmeden doktora başvurması gerekiyor. Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin yaklaşık yüzde 85’inde belirlenebilir bir neden bulunuyor. En sık karşılaşılan nedenler yumurtlama sorunları, erkek kaynaklı nedenler ve rahim ile yumurtalık tüplerine bağlı hastalıklar. Çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde ise yapılan tüm tetkiklere rağmen net bir neden bulunamıyor ve bu durumun ‘nedeni bilinmeyen kısırlık’ olarak adlandırılıyor. Kısırlık tanılarının yaklaşık yüzde 25’i yumurtlama problemlerinden kaynaklanıyor. Yumurtlama sorunu yaşayan kadınların büyük bir bölümünde, yumurtalıkların normal çalışmamasına yol açan polikistik over sendromunun görülüyor. Bu hastalarda ilk aşamada yumurtlamayı düzenleyici ilaçlar ve ilişki zamanlaması öneriliyor. Nedeni bilinmeyen kısırlık, çikolata kisti ya da hafif derecede erkek kaynaklı kısırlık durumlarında, öncelikle yumurtlamayı destekleyici tedaviyle birlikte aşılama yöntemi uygulanıyor. Bu yöntemlerle gebelik sağlanamazsa tüp bebek tedavisine geçiliyor 38 ile 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise tüp bebek tedavisi ilk seçenek olarak değerlendirilebiliyor" diye konuştu. Atılgan, "Erkeklerde sperm sayısının çok az olduğu, spermlerin yeterince hareketli olmadığı ya da yapısal bozuklukların bulunduğu durumlarda ve kadınlarda her iki tüpün de kapalı olması halinde, doğrudan tüp bebek tedavisi tercih edilmesi gerekiyor. Kısırlığın sadece kadınlara ait bir sorun olarak görülmesi yanlış bir algıdır. Nedenler kadın ve erkek arasında eşit oranda dağılır. Kısırlık vakalarının yüzde 40’ı kadın, yüzde 40’ı erkek kaynaklı oluyor. Kalan yüzde 20’sinde ise net bir neden bulunamıyor" şeklinde konuştu. Yaşam tarzının da doğurganlık üzerinde önemli etkisinin olduğunu aktaran Atılgan, "Düzensiz beslenme, aşırı spor yapmak, fazla kilo, yoğun stres, sigara kullanımı, alkol ve aşırı kafein tüketimi ile madde kullanımı çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor. Özellikle aşırı kilo yumurtlama problemlerini artırıyor ve kısırlık riskini yükseltiyor. Bazı enfeksiyonlar da doğurganlığı olumsuz etkileyebiliyor. Bu enfeksiyonlar kadınlarda rahim ve tüplerde iltihaplanmaya, erkeklerde ise üreme organlarında hasara yol açabiliyor. Yumurtlama bozukluklarına neden olabilen diğer hastalıklar arasında tiroit bezinin az ya da fazla çalışması, beyinle ilgili hormon bozuklukları, böbreküstü bezine ait hastalıklar ve nedeni tam belirlenemeyen yumurtlama sorunları yer alıyor. Aşırı zayıflık, yeme bozuklukları ve yoğun egzersiz de bu duruma yol açabiliyor" ifadelerini kullandı.
Manisa Ramazanda en büyük hata aşırı yemek Manisa Şehir Hastanesi Diyetisyeni Selcan Bahadır, ramazan ayında sağlıklı beslenmeye ilişkin sık sorulan soruları yanıtladı. Bahadır, en büyük hatanın ani ve aşırı yemek tüketimi olduğunu belirterek, sahurun atlanmaması ve iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre su içilmesi gerektiğini vurguladı. Ramazan ayında değişen beslenme düzeninin sağlık üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade eden Diyetisyen Selcan Bahadır, sağlıklı bir oruç süreci için dengeli beslenme, porsiyon kontrolü ve yeterli sıvı tüketiminin temel kural olduğunu söyledi. "Sahur atlanmamalı" Sahurun gün içerisinde kan şekerinin dengeli seyretmesi ve enerjinin korunması açısından büyük önem taşıdığını belirten Bahadır, "Sahurda protein ağırlıklı besinler, tam tahıllar ve lif oranı yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Aşırı tuzlu, şekerli, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Bu tür besinler gün içinde susuzluğu artırır" dedi. "Oruç su ile açılmalı" İftarın su ile açılması gerektiğini belirten Bahadır, ardından çorba ile devam edilmesini ve kontrollü şekilde ana yemeğe geçilmesini önerdi. İftarda en sık yapılan hatanın ani ve aşırı miktarda yemek tüketimi olduğuna dikkat çeken Bahadır, "Bu durum şişkinlik, hazımsızlık ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Su tüketimine dikkat edilmeli" Ramazanda su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini kaydeden Bahadır, iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre su içilmesi gerektiğini söyledi. Tatlı tüketimine de değinen Bahadır, şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıların, meyvenin veya küçük porsiyonların tercih edilmesi gerektiğini belirterek tüketim sıklığının azaltılmasını tavsiye etti. İftardan sonra hareket önerisi İftardan yaklaşık 1 saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif yürüyüşün sindirimi destekleyeceğini ifade eden Bahadır, özellikle kronik hastalığı bulunan vatandaşları da uyardı. Diyabet, tansiyon ve böbrek hastalığı olanlar ile hamilelerin ve düzenli ilaç kullanan bireylerin oruç tutmadan önce mutlaka hekime danışmaları gerektiğini belirten Bahadır, sağlıklı bir ramazan için bilinçli beslenmenin önemine dikkat çekti.
İzmir Ege Üniversitesi Özbekistan’da fakülte kuruyor Ege Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu kapsamında Özbekistan’da Tekstil Deri ve Moda Tasarım Fakültesi kurmak için hazırlıklara başladı. Rektör Prof. Dr. Musa Alcı başkanlığındaki heyet, projenin detaylarını yerinde incelemek üzere başkent Taşkent’te temaslarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in himayelerinde imzalanan niyet protokolü çerçevesinde gerçekleşen ziyarette, Ege Üniversitesi’nin akademik birikimiyle kurulacak fakültenin aşamaları ele alındı. Rektör Alcı, Özbekistan Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı Başkanı Nozimjon Kholmurodov ve Tekstil Enstitüsü Rektör Yardımcısı İsmail Bulanık ile görüşerek ortak lisans programlarının geliştirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulundu. Akademik iş birliği ve ortak programlar Ülkemizin en köklü yükseköğretim kurumlarından birisi olarak Türk Dünyası ile olan iş birliklerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in himayelerinde, YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar ile Özbekistan Cumhuriyeti Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı Başkanı Nozimjon Kholmurodov arasında imzalanan hafif sanayi alanında eğitim, araştırma ve uzman yetiştirilmesine yönelik niyet protokolü çerçevesinde ikili görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda üniversitemizden bir heyet ile birlikte Özbekistan Cumhuriyeti Hafif Sanayi Geliştirme Ajansını ziyaret ettik. Sayın Nozimjon Kholmurodov ve Tekstil Enstitüsü Rektör Yardımcısı Sayın İsmail Bulanık ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, üniversitemiz tarafından Taşkent’te Tekstil Deri ve Moda Tasarım Fakültesinin kurulması ve bu alanlarında ortak lisans programlarının geliştirilmesine yönelik sürdürülen çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. İki kardeş ülke olarak, Özbekistan ile kurduğumuz bu yeni iş birliğinin, köklü akademik birikimimiz ve nitelikli araştırma altyapımız ile küresel ölçekte üniversite-sanayi iş birliği aracılığıyla ülkemizin kalkınma vizyonuna değer katmasını temenni ediyoruz. Kuracağımız fakültenin kısa sürede eğitim öğretim ve araştırma faaliyetlerine başlamasını hedefliyoruz. İş birliğimiz lisans öğrenci eğitimi yanında, araştırma çalışmaları, akademisyen eğitimleri, makale, sempozyum gibi ortak bilimsel çalışmaları da kapsayacak dedi. Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi ziyareti Taşkent’te Ege Üniversitesinin kurucuları arasında yer aldığı Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi’ni de ziyaret ederek sürdürülen çalışmalarla ilgili bilgi aldık. Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesinde Ege Üniversitesi olarak Gıda Teknolojisi ve Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri programlarında eğitim öğretim çalışmalarında yer alıyoruz ifadelerini kullandı. Küresel etki alanı hedefi Ege Üniversitesi olarak gönül bağımızın bulunduğu Türk Dünyası ile iş birliklerimizi artırmayı hedefliyoruz. Uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda küresel etki alanımızı daha ileriye taşımaya kararlıyız. Gerçekleştirilen protokol çerçevesinde yapılan çalışmaların her iki ülke için de hayırlı olmasını diliyorum. Desteklerinden ötürü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a şükranlarımı sunuyorum. Özbekistan’da bizleri en iyi şekilde ağırlayan Özbekistan Cumhuriyeti Hafif Sanayi Geliştirme Ajansı yetkililerine teşekkür ediyorum diye konuştu.