POLİTİKA - 18 Şubat 2026 Çarşamba 15:25

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz"

A
A
A
- Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Valiler Buluşması’na katıldı. Burada bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesindeki İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya’ya hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek yeni İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçi’ye başarılar diledi.


"Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum"


Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif’i derme çatma çadırlarda karşılayan buna rağmen vakar ve dirayetinden taviz vermeyen Gazzeli kardeşlerime şahsım ve ülkem adına dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum. Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça birbirimizin yaralarını sardıkça yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin inşallah çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenabı Allah’ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratamayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır" diye konuştu.


"Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır"


Devlet anlayışından ve devletin ne anlam ifade ettiğinden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış ‘Ebed Müddet’ şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder. Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır. Bu bakımdan hükümet hikmetle iç içe geçmiştir. Devlet-i Aliyye’de sadrazamlık dahil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa bu hakikati ‘hükümet hikmet ile müşterektir’ sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti ve iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar hikmeti dışlarsanız huzur ve istikrarı sağlayamazsınız" ifadelerini kullandı.


"Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız"


Valilerin, devletin sahadaki yansıması olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Valilik sadra şifa olma, derde deva bulma yeri milletimizle hemhal olma, vatandaşla hemdem ve hemdert olma makamıdır. Valilerimizden en büyük beklentimiz sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanımızın gönlüne girmeleri, görev ve mesuliyet dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleridir. Liderlikte esasen bunları gerektirir. Başarılı bir vali iyi bir lider demektir. İyi liderlikte yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idareyi maslahatçılıktan yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara’ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir. Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen bir yöneticinin ne bulunduğu vilayete ne de riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesi mümkün değildir. Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri hakkın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz. Bakın her fırsatta vurguluyorum. Bugün altını tekrar çiziyorum. Unvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil hepimiz aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi.


"Beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz"


Sosyal medya kullanımı konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemde şikayetlere konu olan bir hususu burada ifade etmekte fayda görüyorum. Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir. Bu konuda gerek sizlerin gerekse mahiyetinizde çalışan kamu görevlilerinin en üst düzeyde hassasiyet göstereceğine inanıyorum" dedi.


Tahir Bin Hüseyin’in Rakka ve Mısır Valisi olarak atanan oğluna verdiği nasihatleri hatırlatarak sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilesin ki mülk Allah’ındır. Dilediğine verir, dilediğinin elinden ise çeker, alır. En hızlı el değiştiren nimet bu nimettir. İdareci ve mahiyeti nimete nankörlük eder, halka büyüklük taslarlar ise Allah’ın fazlından lütfettiği bu nimet hızla el değiştirerek başkasının olur. Hırsa kapılma. En büyük hazinen iyilik, takva, adalet, halkın maslahatını gözetmek, memleketini imar etmek, halkın durumunu araştırıp soruşturmak, onların muhafazası ve mazlumlara yardım etmek olsun.’ Bu hikmet dolu sözlerin vazifenizi yaparken her biriniz için birer pusula işlevi görmesini temenni ediyorum" diye konuştu.


"Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlere eyvallah demeyeceğiz"


Ramazan ayında hem Türkiye’de hem de sınırların ötesinde iftar ve sahur sofralarına konuk olacaklarını dile getiren Erdoğan, "Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz. Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin milletimizin arasına nifak sokmasına birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz" diye konuştu.


Ramazan ayında valilerden çok büyük gayret beklediklerini ifade eden Erdoğan, Türk milletinin mağrur olduğunu, kalbini herkese açmadığını, derdini ve sıkıntısını herkese anlatmadığını ve maruzatını ya da ihtiyacını herkesle paylaşmadığını dile getirerek, onlar kendilerine gelmeden valilerin ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmaları gerektiğini söyledi.


"Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz"


Ziyaretlerle, sahur ve iftar programlarıyla ve yardım çalışmalarıyla devletin şefkatli elini vatandaşa devlet elini valilerin uzatacağına dikkati çeken Erdoğan, "Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi bir kez de tekrar ifade ediyor. Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum" ifadelerini kullandı.


"Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek bölgede gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde iç cepheyi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attıklarını kaydederek, "Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız, sahadaki görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.


"Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak, uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur"


TBMM’de kurulan Milli dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu bugün tamamlandığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Komisyon, tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle nihai raporunu kabul etti. Bu vesileyle 5 Ağustos’tan beri komisyon bünyesinde mesuliyet bilinciyle hareket eden tüm milletvekillerine bilhassa Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli fikirleriyle komisyona katkı sunan tüm davetlilere ayrıca ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızı ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı ve uzlaştırıcı tavrı için tebrik ediyorum. Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye’yi inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız. Sürecin sıhhatli bir şekilde devamı için sınır bölgelerimizdeki valilerimiz başta olmak üzere mülki idare amirlerimize önemli görevler düşüyor. Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması; terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezi idaremizin yerel yönetimlerimizin sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız."


Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Şehit Kaymakam Ersin Ateş Üstün Hizmet Ödülü’nü İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Süheyl Üçer’e, Merhum Vali Celalettin Tüfekçi Meslek Ödülü’nü Kocaeli Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli’ye, Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü’nü Sinop Boyabat Kaymakamı Enver Yılmaz’a, Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk Üstün Hizmet Ödülü’nü Batman Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş’a ve Vali Dr. Mehmet Vecdi Gönül Güvenlik Hizmet Ödülü’nü ise Gaziantep İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu’ya takdim etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe, Fatih Karagümrük’e konuk olacak Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında konuk olacağı Fatih Karagümrük ile ligde 18. kez karşı karşıya gelecek. Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında Fenerbahçe, yarın saat 20.00’de Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda Fatih Karagümrük ile karşılaşacak. Sarı-lacivertliler, ligde 16 galibiyet, 9 beraberlikle 57 puanla 2. sırada bulunuyor. Kırmızı-siyahlılar ise 3 galibiyet, 5 beraberlik ve 17 mağlubiyetle topladığı 14 puanla 18. sırada yer alıyor. Samsunspor maçıyla birlikte 2 hafta sonra galibiyet elde eden Fenerbahçe, yarınki maçı kazanarak zirve yarışını sürdürmek istiyor. Ligde 18. randevu İki ekip, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 17 kez rakip oldu. Söz konusu müsabakalarda sarı-lacivertliler 12 defa sahadan galip ayrılırken, kırmızı-siyahlılar ise 1 kez kazandı. 4 karşılaşma da berabere sona erdi. Rekabette Fenerbahçe 30 gol atarken, Karagümrük 17 kez gol sevinci yaşadı. Karagümrük, Fenerbahçe’ye karşı ilk ve tek galibiyetini 12 Kasım 1959’da elde etti. Bu sezon ligin ilk yarısında Kadıköy’de oynanan maçta ev sahibi 2-1’lik skorla 3 puana ulaştı. Son 5 maçı Fenerbahçe kazandı Fatih Karagümrük’ün 36 yıl sonra yeniden Süper Lig’de yer aldığı 2020-2025 yılları arasında iki ekip 9 maç yaparken, Fenerbahçe söz konusu maçlarda 7 galibiyet aldı. 2 müsabaka ise berabere sonuçlandı. Sarı-lacivertliler üst üste son 5 maçta hanesine 3’er puan yazdırdı. Son 4 lig maçında ise 2-1’lik skorlar tabelaya yansıdı. 2022’de 9 gollü maç İki ekip arasındaki en gollü karşılaşma 9 Ekim 2022’de Kadıköy’de oynandı. Sarı-lacivertliler 9 golün atıldığı müsabakayı 5-4’lük skorla kazanmayı başardı. Jorge Jesus yönetimindeki Fenerbahçe, Andrea Pirlo’nun çalıştırdığı Fatih Karagümrük karşısında aldığı galibiyet, lig tarihinin en gollü karşılaşmalarından biri olarak kayıtlara geçti. 20 Nisan 1960’ta oynanan lig maçı ise 3-3’lük eşitlikle tamamlandı. Karagümrük, yeni hocasıyla 8 maçta 5 puan topladı Bu sezon 2 kez teknik direktör değişikliğine giden Fatih Karagümrük, Aleksandar Stanojevic yönetiminde ligde 8 maça çıktı. Kırmızı-siyahlılar, Sırp teknik adamla tek galibiyetini Antalyaspor karşısında elde ederken, 2 beraberlik, 5 de mağlubiyet aldı. Olimpiyat’ta bu sezon 3. kez Fenerbahçe, Atatürk Olimpiyat Stadyumu çimlerine bu sezon 3. kez çıkacak. Sarı-lacivertliler, ligin 17. haftasında Eyüpspor’a bu statta konuk olurken, Talisca, Asensio ve Jhon Duran’ın golleriyle mücadeleyi 3-0 kazandı. Fenerbahçe, 10 Ocak tarihinde ise Galatasaray ile Turkcell Süper Kupa finalinde karşı karşıya geldi. Tedesco’nun öğrencileri 2-0’lık skorla maçı kazanırken, kupanın da sahibi oldu. Ederson cezalı Fenerbahçe’nin Brezilyalı kalecisi Ederson, kart cezası nedeniyle forma giyemeyecek. Ederson, bu sezon Antalyaspor, Galatasaray, Trabzonspor ve Samsunspor maçlarında gördüğü sarı kartla cezalı duruma düştü. Deneyimli eldiven, bu sezon 19 maçta kaleyi korudu. Ederson, ligin ilk yarısında Samsunspor ve Fatih Karagümrük maçlarında sakatlığı nedeniyle oynayamadı. Sarı-lacivertlilerde 5 eksik Kart cezalısı Ederson’un yanı sıra 4 isim de sakatlığı nedeniyle kadroda olmayacak. Bileğinden operasyon geçiren Edson Alvarez ile sakatlığı bulunan Talisca, Nelson Semedo ve Çağlar Söyüncü’nün tedavileri sürüyor. Deplasman karnesi Fenerbahçe, bu sezon dış sahada 13 karşılaşmaya çıktı. Sarı-lacivertliler bu süreçte 8 galibiyet, 5 beraberlik elde etti. Kanarya, ligde konuk olduğu maçlarda 30 gol atarken, kalesinde 13 gol gördü. Fenerbahçe, deplasmanda en son Antalyaspor ile 2-2 berabere kalırken, son 5 deplasman maçının 4’ünde sahadan galibiyetle ayrıldı. 5 futbolcu sarı kart sınırında Fenerbahçe’de Fatih Karagümrük mücadele öncesi Kerem Aktürkoğlu, Anthony Musaba, Archie Brown, Mert Müldür ve Matteo Guendouzi, sarı kart ceza sınırında yer alıyor. Bu futbolcular yarınki karşılaşmada sarı kart görmeleri halinde 17 Mart Salı günü oynanacak Gaziantep Futbol Kulübü müsabakasında görev alamayacak.
Kütahya Kütahya’da son iki haftada 26 bin 792 kişi sorgulandı Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından son iki hafta içerisinde gerçekleştirilen denetim ve uygulamalarda 26 bin 792 kişi sorgulanırken, 41 aranan şahıs yakalandı. Emniyet birimlerince yapılan çalışmalar kapsamında 26 bin 792 şahıs ve 9 bin 573 araç kontrol edildi. Denetimlerde ayrıca 146 umuma açık işletme, 125 park ve bahçe, 96 ticari taksi, 116 motosiklet ve 15 günübirlik konaklama tesisi incelendi. Uygulamalar sırasında 41 aranan şahıs yakalanırken, bu kişilerden 18’i tutuklanarak Kütahya Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Ayrıca meydana gelen 1 hırsızlık olayı aydınlatılarak şüphelisi tutuklandı. Denetimlerde yapılan aramalarda 6 ruhsatsız tabanca, 5 kurusıkı tabanca, 9 ruhsatsız tüfek, 2 toplu tabanca ve 126 fişek ele geçirildi. Bunun yanında 37 kesici alet de polis ekiplerince muhafaza altına alındı. Çalışmalar kapsamında 21 kayıp şahıs bulunurken, 2 hacizli-yakalamalı araç da ele geçirildi. Ayrıca 51 yoklama kaçağı şahsa tebligat yapılırken, 97 kişiye 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında idari işlem uygulandı. Öte yandan nitelikli dolandırıcılık, kaçakçılık, silah ticareti ve tarihi eser kaçakçılığı suçlarından 9 kişi hakkında işlem yapılırken, operasyonlarda 16 bin 680 adet makaron, 99 kilogram tütün ve 29 adet tarihi eser ele geçirildi. Kütahya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin kent genelinde huzur ve güvenliği sağlamak amacıyla denetim ve uygulamalarının aralıksız sürdüğü bildirildi.
İstanbul Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşması öncesi Dilek İmamoğlu görüntü uyarısı yapan mübaşire tepki gösterdi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşması başlamadan önce, mahkeme mübaşiri salonda yasak olmasına rağmen görüntü çekildiğini belirterek, izleyici ve sanık yakınlarına uyarıda bulundu. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, "Her sabah bir gerginlik çıkarıyorsunuz, siz de bir gün suçsuz yere içeride yatın bakalım" diyerek, mübaşire tepki gösterdi. Diğer sanık yakınları ve izleyiciler de mübaşire tepki gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın dördüncü oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediyor. Duruşma öncesi Dilek İmamoğlu ile mübaşir arasında gerginlik Duruşma başlamadan önce, mahkeme mübaşiri salonda yasak olmasına rağmen görüntü çekildiğini belirterek, izleyici ve sanık yakınlarına uyarıda bulundu. Bunun üzerine Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, "Her sabah bir gerginlik çıkarıyorsunuz, siz de bir gün suçsuz yere içeride yatın bakalım" diyerek, mübaşire tepki gösterdi. Diğer sanık yakınları ve izleyiciler de mübaşire tepki gösterdi. Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü savunma yapıyor Duruşmada bugün, iddianamede örgüt üyesi olarak geçen ve görev süresince Ağaç A.Ş.’den iş alan firma sahiplerini sanık Ali Sukas ile beraber toplantı yapıp, yaptıkları işle orantılı olacak şekilde örgüte pay vermeleri hususunda baskı yaptığı öne sürülen İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat savunma yapıyor.