GÜNDEM - 18 Şubat 2026 Çarşamba 15:45

HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride"

A
A
A
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride"

Hak İşçi Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Türkiye’de 6 milyon 900 bin kayıtlı kadın emekçisi var. Bunların sadece 600 bini sendikalı ve bu sayı yüzde 8’lere kadar düşüyor. Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride" dedi.


HAK-İŞ’in kuruluşunun 50’inci yılı kapsamında "8. HAK-İŞ Konfederasyonu Türkiye Kadın Buluşması" gerçekleştirildi. Programda anket çalışmaları ve sunumların ardından bakım hizmetleri, kayıt dışı istihdam, göç, iş, aile ve sosyal yaşam uyumu gibi çalışma hayatını ilgilendiren konularda çalıştaylar gerçekleştirildi.



"Kadın ve huzur yan yana gelsin istiyoruz"


Programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Kadın ve sorun maalesef hem ülkemizde hem de dünyada yan yana getiriliyor. Biz kadın ve sorun değil, kadın ve huzur yan yana gelsin istiyoruz. Olması gereken bu. Kadının olmadığı, kadın elinin değmediği, kadının içinde bulunmadığı hiçbir faaliyet maalesef ne bereketli olur ne de huzurlu olur. Onun için öncelikli olarak kadınların her alanda olduğu gibi çalışma hayatında yer almış, çalışmaya başlamış, bir sürü engelleri aşarak bir işletmede çalışmaya başlamış kadınların önünde yeni hedefler oluyor. Kadın sendikada oluyor. Sendikada görev almak istiyor, mücadele ediyor. Bunların her birisinin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ama bu süreçleri bizim tamamlamamız gerekiyor. Yetmiyor, bizim kadını, kadın cevherini maalesef istismar eden yapılara karşı da kendimizi ve toplumu korumamız gerekiyor. Bunun için de çaba, gayret içindeyiz" dedi.



"Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride"


Arslan, çalışma hayatında kadın ve erkek personel dengesinin sağlanması gerektiğini belirterek, "Kadın-erkek ilişkileri bir denge ilişkisi. Nüfus yoğunluğunun yarısı kadın, yarısı erkek. Ama çalışma hayatına bakıyorsunuz yüzde 70’e yüzde 30 kadınların aleyhine gittiği bir gerileme söz konusu. Sendikalaşmaya bakıyorsunuz. Türkiye’de 6 milyon 900 bin kayıtlı kadın emekçi var, yaklaşık 7 milyon. Bunların sadece 600 bini sendikalı. Ve bu sayı yüzde 8’lere kadar düşüyor. Halbuki erkeklerin sendikalaşma oranı yüzde 20’lere yaklaşıyor. Burada da ciddi bir açık var. Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride. İstihdam noktasında kadınlar erkeklere göre çok geride. İşsizlik konusunda kadınlar erkeklerin iki katı. Bütün bu dengesizlikleri bir dengeye getirmek gerekiyor. Bu erkeklere karşı bir rekabet duygusu değil, kadınların verilmeyen, sağlanmayan haklarının sağlanması için çaba sarf etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.



"Kayıt dışı istihdamımızı yüzde 30’lardan yüzde 15’lere çekebilecek imkanlarımız var"


Türkiye’nin jeopolitik konumunun sağladığı avantajların farkında olduklarını söyleyen Arslan, "Onun için bugün emeklilerimiz daha fazlasını hak ediyor. Bunu sağlayacak imkanlarımız var. Asgari ücretin bir geçim ücreti olması konusunda imkanlarımız var ve bunu yapabiliriz. Kayıt dışı istihdamımızı yüzde 30’lardan yüzde 15’lere çekebilecek imkanlarımız var, bunu yapabiliriz. Toplu sözleşmelerimizde ortalama ücretlerde daha iyisini yapabilecek imkanlarımız var. Bu imkanlarımızı doğru kullanarak, bu imkanlarımızı seferber ederek, başta emeklilerimiz olmak üzere toplumun bütün kesimlerini doyuracak, onlara asgari şartları sağlayacak imkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Biliyoruz ve buradan bir kez daha hatırlatılmasını istiyoruz" diye konuştu.


Kadın sendika üyelerine yönelik anketle devam eden programa Ankara başta olmak üzere Kırşehir, Eskişehir, Çankırı, Bolu, Karabük, Yozgat, Nevşehir, Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Kayseri, Düzce, Afyonkarahisar, Karaman, Konya ve Zonguldak’tan HAK-İŞ şubelerinin kadın komitesi üyeleri, iş yeri temsilcileri, iş yeri yöneticileri ve HAK-İŞ üyeleri katıldı.



HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Sendikalaşma oranında kadınlar çok geride"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vatandaşları Ramazan ayının ilk sahuruna Vosvos’larla kaldırdılar Ramazan ayının gelmesiyle birlikte davulcular, vatandaşları sahura kaldırmaya başladı. Esenler Belediyesi’ne bağlı Vosvos’lu bir grup, otomobillerden maniler açarak vatandaşları uyandırdı. Müslüman aleminin heyecanla beklediği Ramazan ayının gelmesiyle davulcular da ilk mesaiye başladı. Ramazan ayının sembollerinden olan Ramazan davulcuları, her yıl olduğu gibi bu yıl da maniler eşliğinde davul çalarak vatandaşları sahura kaldırdı. Esenler’de ise alışılanın dışında bir davulculuk ortaya çıktı. Vosvos araçların arkasına bağlanan davullar ve ses sistemleri ile Esenler’de vatandaşları sahura kaldıran bir grup, uyanıp evlerinin camlarına çıkan vatandaşların da ilgi odağı oldu. Evlerinin balkonlarına ve camlarına çıkan vatandaşlar o anları cep telefonu kameralarıyla kaydetti. "Ramazan boyunca Esenler sokaklarındayız" Bir yandan Vosvos’lardan davul sesleri yükselirken bir yandan da manilerini okuyan Fikret Bayraktar, "Bu Ramazan’da da diğer Ramazanlar’da olduğu gibi bazı şeylerin modernleşmesi gerek diye düşünerek, VosVos araçlarımızla sokaklarda Ramazan davulcusu olarak görev yaptık. Biz 2 sene başladık fakat Esenler Belediyesi bizden çok daha önce başlamıştı. Özellikle pandemi döneminde klasik araçların revaçta olmasıyla bizi gören bir çok belediye de başladı. Fakat ilklerin belediyesi Esenler Belediyesi burada da farkını gösterdi. Hem davulcu hem klasik araç sahibi arkadaşlarımızla bir konsorsiyum oluşturmuya çalışıyoruz. Malum şu an kış ayındayız fakat görevimizin başındayız. Biraz sonra hep birlikte Esenler’in sokaklarında dolaşacağız. Biz vatandaşlarımızı sahura kaldırırken onlar da bize eşlik edecekler. Hanımefendiler yemeklerini hazırlarken çocuklar balkonlara çıkacak, bizlere el sallayacaklar, fotoğraflarımızı çekecekler. Hava belki soğuk bu durumu etkiler ama gönülleri ısıtacağımızı düşünüyorum. Biz bu işe başladığımızda bu VosVoslar önce sahur aracı değil anons aracıydı. Sahur fikri ortaya çıkınca bu çok kabul gördü. Bir çok yerden bizi arayıp nasıl yaptığımızı sordular. Vatandaşlar da fikri çok sevdi. Hem klasik araçlar seviliyor hem de bu inovasyon seviliyor. Ramazan davulculuğu yüzyıllardır olan bir meslek. Fakat bu olunca daha farklı oluyor. Sesinizi daha çok duyuruyorsunuz. Üşümüyorsunuz, gelip fotoğraf çekenler oluyor. Seviliyor. Biz de Ramazan ayı boyunca Esenler sokaklarında olacağız" diye konuştu.
Aksaray Aksaray’da Ramazan davulcuları hafif kar yağışı altında sahur mesaisine başladı 11 ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Ramazan ayının simgesi olan davulcular sahur mesaisine başladı. Aksaray’da şehir genelinde mahalle mahalle geze davulcular, ilk mesaisine kar yağışı altında başlarken, kimi davulcular yürüyerek kimisi de araç bagajında davul çalarak vatandaşları sahura uyandırıyor. Aksaray’da kar yağışı ile birlikte 11 ayın sultanı Ramazan ayının ilk sahuru yaşanırken, ramazan ve orucun adeta simgesi olan Ramazan davulcuları da ilk sahur mesaisine kar yağışı altında başladı. Aksaray’da 76 mahallesi bulunan merkez ilçede yaklaşık 160 davulcu sahur mesaisine başlarken, davulcular da Ramazan ayına kavuşmaktan mutluluk duyduklarını belirterek, vatandaşları sahura kaldırmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. "Davul Ramazan ayının simgesidir" Davulcu Savaş Yaşar, davulun Ramazan ayının bir simgesi olduğunu belirterek, "Aksaray’da doğdum büyüdüm. Davul zurna işi yapıyoruz. Düğünlere gideriz, asker uğurlamalarında davul çalıyoruz. Ramazan gelince de sahurda çalıyoruz. Davul çalınması gereken her yerde biz varız. Sünnetlerde, ramazanda, yıllardır geleneksel davulumuzu çalıyoruz. Ben kendimi bildim bileli, 10 yaşımdan beri davul çalıyorum, zurna çalıyorum. Biz hep bu mesleği yapıyoruz. Vatandaşları sahura kaldırmak için ezana bir buçuk iki saat kala mecbur başlıyoruz. Bir tek mahalle çalmıyoruz, yeni geldiğinde arabayla da çalıyoruz. Ramazanda davul çalmak çok güzel bir şey. Ne hissediyorum? Kendimle ve çaldığım davulumla gurur duyuyorum. İnsanların çoğu seviniyor. 11 ayın sultanı ramazanın geldiği için davulla daha mutlu oluyorlar. Ramazanın simgesidir davul. Bir davul çalıp insanları sahura uyandırırken balkona çıkan çocuklar oluyor, seviniyorlar. Kameraya çekiyorlar, bazen bahşiş atıyorlar. Zaten bizim bir ramazanımız var yaz mevsiminde de 2 ay düğün çalarız başka da yok, yatarız" dedi. "İnsanların sevincini görmek mutlu ediyor" 16 yaşındaki davulcu Yakup Yaşar ise "Çocukluğumda abimin yanında gittim, babamın yanında gittim. Abim öğretti bana bu mesleği. Arabanın arkasında çalıyorduk. Herkes davul çalamaz. Ramazan ayında davul çalmak benim için çok güzel bir duygu. Mutlu oluyorum, mutlu oluyoruz ailecek. İnsanların sevincini görüyoruz. Çocuklar çıkıyor, el sallıyor, anları sevindiriyoruz. Güzel bir duygu yani" diye konuştu.