Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Fidan, Akdeniz Komiseri Suica ile görüştü
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:19:09
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avrupa Komisyonu’nun Akdeniz Komiseri Dubravka Suica ile görüştü. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Ankara’da Avrupa Komisyonu’nun Akdeniz Komiseri Dubravka Suica ile bir araya geldi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:15
MHP kongre sürecinin ilk adımını Samsun’da atacak
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partinin ilk ilçe kongresinin 19 Mayıs’ta Samsun’un İlkadım ilçesinde gerçekleştirileceğini belirterek, kongrenin "Terörsüz Türkiye" vizyonunun sembolik ilk adımı olacağını ifade etti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, partinin kongre sürecine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada ilk ilçe kongresinin 19 Mayıs’ta Samsun’un İlkadım ilçesinde gerçekleştirileceğini bildirdi. Yalçın, sembollerin siyaset dilindeki önemine işaret ederek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının "ilk adım" olarak nitelendirilmesinin Milli Mücadele ruhunu yansıtan güçlü bir sembol olduğunu belirtti. MHP’nin de tarihi anlam taşıyan kavramları siyasi iletişimde kullandığını ifade eden Yalçın, şu ifadeleri kullandı: "Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin gerek bölgemizde gerekse dünyada meydana gelen kaçınılmaz değişim ve dönüşümlerle Türkiye’nin bütünlüğüne dönük yeni küresel tehditler karşısında iç barışın tesisi ve kardeşlik hukukunun sağlamlaştırılması yolunda ortaya attığı Terörsüz Türkiye fikri de pek âlâ bir siyasi ‘ilk adım’dır. Terörün, terörizmin bir siyaset biçimi, bir kavga silahı olarak kullanıldığı; halkın huzur ve düzeninin çalındığı, Türkiye’nin bekasına dönük dış tehdidin giderek büyüdüğü bir dönemde MHP lideri Devlet Bahçeli’nin yaptığı Terörsüz Türkiye çağrısı, millî mutabakat istikametinde devasa bir ‘ilk adım’dır. Partimizin 27 Nisan tarihli MYK toplantısında alınan karar uyarınca 7 Mayıs’ta başlatılan kongre süreci çerçevesinde ‘ilk kongre adımı’nın da 19 Mayıs Salı günü Samsun’un İlkadım ilçesinde atılması kararlaştırılmıştır. İlkadım Kongresi’nin Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 107. yıl dönümü olan 19 Mayıs 2026 Salı gününe denk getirilmesi sembolik bir amaç taşımaktadır. İlk MHP ilçe kongresinin gerçekleştirileceği Samsun İlkadım, hem Millî Mücadele ruhunu, hem Terörsüz Türkiye fikrine can veren varoluş refleksini, hem de Milliyetçi-Ülkücü Hareket’te vücut bulan beka azmini simgelemektedir. Bu vesileyle Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü, milletimizin barış, dirlik ve sükûn içinde hayatını sürdürmesi için 19 Mayıs ruhunun diri tutulmasının önemi vurgulanacaktır." Yalçın, güçlü milli devlet yapısının yalnızca Türkiye için değil, bölgedeki diğer ülkeler açısından da "sömürgeciliğin panzehri" olduğunu belirterek, İran, Irak, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerin milli devlet yapılarının korunmasının Türkiye’nin güvenliği bakımından hayati önem taşıdığını ifade etti. MHP’nin Samsun İlkadım Kongresi’nin bu bilinçle gerçekleştirileceğini kaydeden Yalçın, kongre sürecinin aynı ruh ve inançla devam edeceğini, 7 Mart 2027’de yapılacak Olağan Büyük Kurultay’a da aynı anlayışla gidileceğini bildirdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:01
Pursaklar’da sistemli temizlik çalışmaları devam ediyor
Pursaklar Belediyesi, ilçe genelinde sürdürdüğü temizlik çalışmaları kapsamında günlük çöp toplama faaliyetlerinin ardından konteynerleri yerinde yıkayarak temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Pursaklar Belediyesi, temiz bir Pursaklar için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Özel donanımlı konteyner yıkama araçlarıyla ilçe genelindeki tüm mahallelerde planlı bir çalışma yürütüldüğü belirtildi. Belediye tarafından yıkama işlemleri sırasında yüksek basınçlı su ve çevre dostu dezenfektanlar kullanılarak konteynerler detaylı şekilde temizleniyor. Bu sayede hem görüntü kirliliği ortadan kaldırılıyor hem de halk sağlığını tehdit edebilecek unsurlar minimize ediliyor. "Daha temiz bir Pursaklar için hep birlikte hareket etmeliyiz" Temizliğin sadece görsel bir unsur olmadığını dile getiren Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Vatandaşlarımızın daha sağlıklı ve daha temiz bir çevrede yaşamalarını sağlamak bizim en temel görevlerimizden biri. Bu doğrultuda ekiplerimiz sadece çöpleri toplamakla kalmıyor, aynı zamanda konteynerlerimizi de düzenli olarak yıkayarak hijyenik hale getiriyor. Lakin sorumsuzca içine atılan ağzı bağlanmamış, sulu çöpler kokuya ve sineklenmelere neden oluyor. Lütfen bu konuda daha duyarlı olalım. Daha temiz bir Pursaklar için hep birlikte hareket etmeliyiz" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:00
Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı: Eylem "kasten öldürme" kapsamında
Ankara’da 15 yaşındaki Fatih Acacı’nın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 12 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, sanığın eyleminin "kasten öldürme" kapsamında olduğunu vurgularken, olayın başlangıcında maktulden gelen saldırı nedeniyle "haksız tahrik" indirimi uygulandığını belirtti. Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı. Gerekçeli kararda, olayın 8 Eylül 2025 tarihinde meydana geldiği, suça sürüklenen çocuğun maktulün kız arkadaşıyla mesajlaşması nedeniyle Acacı ile aralarında husumet oluştuğu kaydedildi. Tarafların Pursaklar Şehit Murat Dülger Parkı’na gittikleri, burada çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, suça sürüklenen çocuğun olayda ele geçirilemeyen kesici aletle Acacı’yı göğüs, batın, kol, uyluk ve sırt bölgelerinden yaraladığı aktarıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Fatih Acacı’yı öldürme kastının bulunmadığı ve kendisini savunmak amacıyla hareket ettiği yönündeki savunmalarına itibar etmedi. Kararda, Acacı’nın olayda kullandığı bir bıçağın bulunmadığı, olay yerinde veya üzerinde herhangi bir bıçak ele geçirilmediği, buna karşılık suça sürüklenen çocuğun olaydan sonra kullandığı bıçağı saklamaya çalıştığı ve eylemi başlangıçta inkâr ettiği belirtildi. Mahkeme meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti Gerekçeli kararda, "maktulün önce saldırdığı, suça sürüklenen çocuğun kendisini korumak amacıyla bıçağı rastgele salladığı" yönündeki savunmanın tanık beyanları, kamera kayıtları ve olay yeri tespitleriyle uyumlu olmadığı vurgulandı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Acacı’yı yakın mesafeden birden fazla kez bıçakladığını, olay yerinden kaçmak yerine dönerek maktulü yaralamaya devam ettiğini belirterek, meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti. Kararda, taraflar arasındaki tartışmanın maktulün kız arkadaşına mesaj atılması nedeniyle başladığı, Acacı’nın suça sürüklenen çocuğa yönelik "Senin bacaklarını kırarım" şeklinde sözler söylediği, bu sözlerin ve devamındaki arbede ortamının haksız tahrik oluşturduğu kaydedildi. Bu nedenle mahkeme, cezada haksız tahrik indirimi uygulandığını belirtti. Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildi Mahkeme, eylemin tasarlayarak işlendiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığını da belirtti. Kararda, taraflar arasında aynı gün yaşanan tartışma sonrası olayın meydana geldiği, Yargıtay içtihatlarında aranan soğukkanlılıkla karar verme, plan yapma ve tasarlama düzeyine ulaşan olguların dosyada bulunmadığı kaydedildi. Ayrıca canavarca hisle öldürme değerlendirmesi yönünden de çok sayıda bıçak darbesinin tek başına bu nitelendirme için yeterli olmadığı ifade edildi. Adli Tıp Kurumu raporuna da yer verilen kararda, Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildiği, ölümün sol böbrek, dalak, karaciğer, ince bağırsak ve diyafram yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği belirtildi. Suça sürüklenen çocuğun yaralanmasının ise kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı kaydedildi. Mahkeme, D.G.’nin üzerine atılı "çocuğa karşı kasten öldürme" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmederek önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ardından haksız tahrik nedeniyle ceza 24 yıl hapse, suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle 16 yıl hapse indirildi. Türk Ceza Kanunu’nun 31/3 maddesi gereği çocuklar hakkında verilecek hapis cezasının 12 yılı aşamayacağı dikkate alınarak sanık 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutumu, pişmanlığa yönelmeyen davranışları ve suçu inkâr etmesi nedeniyle takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 15:35
Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır"
Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır. Milletimizin bağımsızlık mücadelesinde kadınlar en ön saflarda yer almış; gerektiğinde cepheye koşmuş, gerektiğinde cephe gerisinde ordunun en büyük destekçisi olmuştur" dedi. Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı mesaj yayımladı. Geylan, "Kadın; azmin, emeğin ve fedakarlığın adıdır. Kadın; hayatın her alanında sabırla, kararlılıkla ve büyük bir özveriyle var olur; ailesinde, iş yaşamında, toplum içinde sorumluluk üstlenir; karşılaştığı zorluklara rağmen çalışmaya, üretmeye devam eder. Şefkatiyle yürekleri ısıtan kadınlarımız, cesaretiyle de öncü olurlar" ifadelerini kullandı. "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır" Türk kadının tarih boyunca gösterdiği kahramanlıkla ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Geylan, "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır. Milletimizin bağımsızlık mücadelesinde kadınlar en ön saflarda yer almış; gerektiğinde cepheye koşmuş, gerektiğinde cephe gerisinde ordunun en büyük destekçisi olmuştur. Türk kadını, vatan savunmasında yalnızca destek veren değil, doğrudan mücadele eden güçlü bir iradenin temsilcisi olmuştur. Türk kadını; cesareti, milli bilinci diri tutan kararlılığı ve kahramanlıklarıyla tarih sahnesinde silinmez bir iz bırakmıştır" açıklamasında bulundu. Toplumların kalkınmasının kadın erkek eşitliğiyle mümkün olabileceğini aktaran Geylan, "Kadınların güçlenmesi; eğitimden ekonomiye, bilimden kültür ve sanata kadar her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin, ilerlemesinin ve çağdaş bir geleceğe ulaşmasının en temel şartıdır" diye konuştu. "Günümüzde kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar hepimizi derinden yaralamaktadır" Kadına yönelik şiddetin önlenmesi adına daha kararlı adımlar atılması gerektiğine dikkati çeken Geylan, sözlerine şöyle devam etti: "Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için daha kararlı adımlar atılması, cezai müeyyidelerin artırılması ve hukuk mekanizmasının hızlı ve güçlü şekilde işletilmesi hayati önem taşımaktadır. Ancak böylesine güçlü bir tarihi mirasa rağmen, günümüzde kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar hepimizi derinden yaralamaktadır. Kadına yönelik her türlü şiddet, taciz ve ayrımcılık hala en önemli sorunlar arasında yer almaktadır. 2023 yılında 420, 2024 yılında 455, 2025 yılında 457 kadın, 2026 yılının başından bugüne kadar ise 66 kadın cinayete kurban gitmiştir. Bu veriler, sorunun ciddiyetini ve aciliyetini açıkça ortaya koymaktadır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için daha kararlı adımlar atılması, cezai müeyyidelerin artırılması ve hukuk mekanizmasının hızlı ve güçlü şekilde işletilmesi hayati önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra kadını koruyucu ve kadına yönelik şiddeti önleyici politikaların oluşturulması, toplumsal farkındalığın artırılması da büyük önem arz etmektedir." "Kadınlarımız, toplumda erkeklerle eşit haklara sahip olana dek mücadelemiz devam edecektir" Kadınların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması ve eğitimden istihdama uzanan süreçte destekleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini de vurgulayan Geylan şu ifadeleri kullandı: "Kadınların çalışma hayatındaki temsili de arzu edilen seviyede değildir. TÜİK’in Ocak 2026 verilerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 47,9 olmuştur. Bu oran erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,9 olarak gerçekleşmiştir. İşsizlik oranı ise 15 ve üzeri yaş grubunda erkeklerde yüzde 6,6 iken, kadınlarda yüzde 11’dir. Görüldüğü üzere kadınların çalışma hayatında yer alması, erkeklere göre oldukça düşük düzeydedir. Bu noktada yapılması gereken; kadınların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması ve eğitimden istihdama uzanan süreçte destekleyici politikaların hayata geçirilmesidir. Kız çocuklarının eğitimi ise geleceğimiz açısından hayati öneme sahiptir. Eğitim hakkı hiçbir şart altında engellenmemeli, erken yaşta ve zorla evliliklerin önüne ivedilikle geçilmeli, kız çocuklarının okullaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı, okullaşma oranları yüzde 100 seviyesine çıkarılmalıdır. Tüm bunların yanı sıra eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı, dezavantajlı bölgelerde yaşayan ailelerin çocukları için eğitim imkanları artırılmalı, en ücra köylerde, beldelerde dahi çocuklarımız eğitim-öğretim alabilmelidir. Kadın sorunlarını tartışmak ve çözüm önerilerini paylaşmak için bir gün elbette yeterli değildir. Kadınlarımız, toplumda erkeklerle eşit haklara sahip olana dek mücadelemiz devam edecektir."
07 Mart 2026 Cumartesi - 15:34
Kadın sağlığı ve iyi yaşam Güven Hastanesi’nde buluştu
Güven Hastanesi’nde düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinde kadın sağlığı ve iyi yaşam üzerine uzmanlar tarafından seminer verildi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinin kapsamında düzenlenen 2 günlük seminer, kadın sağlığını ve iyi yaşamı bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı. 2 gün boyunca katılımcılar bir yandan uzmanların gerçekleştirdiği seminerlere katılırken diğer yandan etkinlik alanında kurulan deneyim alanlarını keşfetme fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında oluşturulan deneyim alanlarında katılımcılar; bütünleştirilmiş vücut analizi, cilt analizi, saç analizi, profesyonel cilt bakımı ve yüz jimnastiği uygulamalarını deneyimledi. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen analizlerle katılımcılar kendi sağlık ve bakım ihtiyaçlarına dair kişisel değerlendirmeler aldı. "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır" Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nden Dermatoloji Bölümünden Uzm. Dr. Sera Kayhan ise konuşmasında cilt yenilemede kullanılan ileri teknolojilere ve ameliyatsız gençleşme yöntemlerine değinerek, "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır. Günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde cilt kalitesini artırmak ve yaşlanma etkilerini azaltmak mümkün. Ancak en önemli nokta doğru değerlendirme ve kişiye özel planlamadır" diye konuştu. "Farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu" Güven Hastanesi Medikal Estetik Hekimi ve Fonksiyonel Tıp Hekimi Mert Yiğitbaşı ise 8 Mart kadınlar günü için güzel bir deneyim alanı oluşturduklarını belirterek, "Hem kadınların sağlığı açısından hem de güzellik işlemleri açısından danışanlarımızın ve misafirlerimizin deneyimleyebileceği cilt analizleri, saç analizi, cilt bakımları ve farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu. Bu da hem sağlık hem doğal hem de kalıcı bir şekilde iyi yaşlanma işlemleri için danışanlarımıza güzel hizmetler verdiğimizi düşünüyoruz. Herkesin 8 Mart kadınlar günü kutlu olsun" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır" Uzm. Dyt. Melis Bengisu Demirci ise sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır. Bedenimizi doğru beslemek yalnızca kilo kontrolü için değil, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve genel sağlığın korunması için de büyük önem taşır" dedi. Ayrıca Demirci, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Etkinliğin seminerler bölümünde ise kadın sağlığı, estetik, dermatoloji ve yaşam deneyimlerine uzanan geniş bir perspektifte uzman isimler katılımcılarla buluştu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 14:16
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Munir ile görüştü
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ile telefonla görüştü. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:45
22 ildeki dolandırıcılık operasyonunda 600 milyon lira vurgun yapan 390 şüpheli yakalandı
İçişleri Bakanlığı, 22 ilde dolandırıcılara yönelik icra edilen operasyonlarda 600 milyon lira dolandırıcılık yaptığı tespit edilen 390 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi. İçişleri Bakanlığından operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "22 ilde vatandaşlarımızı 600 milyon lira dolandırdığı tespit edilen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonlarda 390 şüpheli yakalandı. 247’si tutuklandı, 143’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Emniyet Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucunda yakalanan şüphelilerin; kendilerini kamu/banka görevlisi olarak tanıtarak, sahte otel rezervasyonları yaparak, belediyeye işe alma vaadinde bulunarak, sosyal medya üzerinden sahte ürün ilanları vererek, sazan sarmalı yöntemiyle gayrimenkul satışı yaparak ve yasa dışı ilaç ve sağlık raporu aldırmak vaadiyle vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi. Savcılıklarımızca bu şahıslar hakkında soruşturma başlatıldı. Operasyonlar sonucu; 3 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız tüfek ele geçirildi. 13 adet gayrimenkule el konuldu" ifadelerine yer verildi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:13
Eğitim Bir-Sen: "Kadınlar için haftalık çalışma süresi 4 güne düşürülmelidir"
Eğitimciler Birliği Sendikası Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, kadın kamu çalışanlarının haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi çağrısını yaptı. Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Aydın, kadın kamu çalışanlarının iş-aile dengesini güçlendirecek yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu belirterek haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi çağrısını yaptı. Eğitim-Bir-Sen olarak kadın kamu görevlilerinin çalışma hayatındaki sorunlarına dikkati çekmeye ve çözüm önerileri geliştirmeye devam ettiklerini ifade eden Aydın, 214 bini aşkın kadın üye ile Türkiye’de kadınların en büyük örgütlü gücü olma sorumluluğunu taşıdıklarını vurguladı. ‘Örgütlü Kadın, Güçlü Aile; Güçlü Aile, Güçlü Toplum’ anlayışıyla yürüttükleri çalışmaların sahada karşılık gördüğünü belirten Aydın, 2025 yılı itibarıyla kadınların sendikalaşma oranının yüzde 71,27’ye ulaşmasının bu kararlı mücadelenin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti. Kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları sorunların çözümü için uzun yıllardır mücadele verdiklerini vurgulayan Aydın, "Kurulduğumuz günden bu yana iş-aile uyumunun sağlanması, analık haklarının korunması, çalışma hayatında şiddet ve mobbingin önlenmesi ve fırsat eşitsizliğinin giderilmesi için mücadele ediyoruz. Israrlı takiplerimiz ve girişimlerimiz sonucunda doğum ve babalık izinlerinin artırılmasından yarım zamanlı çalışma hakkına, kreş hizmetlerinin tasarruf genelgesi kapsamından çıkarılmasından 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesine kadar pek çok konuda sivil toplum ve siyasetin harekete geçmesini sağladık" açıklamasında bulundu. Türkiye’nin uzun süredir sessiz fakat derin bir demografik dönüşüm süreci yaşadığına dikkati çeken Aydın, nüfusun yaşlandığını, doğurganlık oranlarının düştüğünü belirterek, bu tablonun çalışma hayatının yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Kadın kamu görevlilerinin annelik sorumlulukları ile çalışma hayatı arasında sıkıştığını anlatan Aydın, aileyi güçlendiren, çocukların ihmal edilmediği, aynı zamanda adil ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni sağlayan yeni bir modele ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Eğitim alanında çalışan kadın kamu görevlileri arasında yaptıkları ‘Türkiye’de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri’ başlıklı saha araştırmasının sonuçlarının bu ihtiyacı açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Aydın, araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun doğum izinlerinin artırılmasını ve yarım zamanlı ile esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini talep ettiklerini aktardı. Araştırmaya katılanların yüzde 92’sinin yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, yüzde 96’sının ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını istediğini ifade eden Aydın, şunları kaydetti: "Kadınlar, esnek çalışma modellerini desteklemekte, ancak hak ve gelir kaybına uğramadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden, emeklilik hakları zedelenmeden ve kariyerlerinden geri düşmeden. Bugün dünyada pek çok ülkede uygulanan haftada 4 gün çalışma modeli, ülkemizde de başta kadın kamu görevlileri için uygulanmalı, özel sektörü teşvik edecek iyileştirmeler yapılmalı, çocuk sayısına göre çalışma saatlerinde düzenlemeye gidilmeli, kadın kamu görevlileri çalışma süresi 32 saate düşürülmelidir. Eğitim-Bir-Sen olarak doğru planlanmış, yeterli ve güvenceli analık haklarının kadınların verimliliğini azaltmayacağını, aksine çalışma hayatını güçlendiren ve sürdürülebilirliğini destekleyen temel bir yöntem olabileceğini vurguluyoruz." Kadınların çalışma hayatındaki verimliliğinin güçlü analık haklarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Aydın, bu kapsamdaki önerilerini şöyle sıraladı: "Analık izni doğumdan önce 8, doğum sonrası 52 olmak üzere toplamda 60 haftaya çıkarılmalı, Süt izni iki yıla çıkarılmalı, Babalık izin süreleri artırılmalı, Tüm kamu kurumlarında kreş hizmeti zorunlu hale getirilmeli veya kreş yardımı sağlanmalı, Çocuk sayısına göre ilave prim günleri verilmeli ve emeklilikte yıpranma payı uygulanmalı, Yıllık izin süreleri çocuk sayısına göre artırılmalı, Kamu görevlileri için gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli, Evliliği ve çocuk sahibi olmayı teşvik eden düzenlemeler daha da geliştirilmeli." Sıdıka Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifinde doğum ve babalık izin sürelerinin artırılmasına yönelik düzenlemeyi olumlu karşıladıklarını belirterek, "Doğum hızını ve doğurganlık oranlarını artırmayı hedefleyen düzenlemelere kararlılıkla devam edilmelidir. Ancak saha araştırmamız da göstermiştir ki sorunu aşmak için daha kalıcı ve kapsamlı çözümler üretilmelidir." ifadelerini kullandı. Eğitim-Bir-Sen olarak kadınların daha iyi çalışma şartlarına kavuşması, huzurlu ve saygın bir çalışma ortamında üretmeye devam etmesi için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade eden Aydın, emekleri, mücadeleleri ve fedakarlıklarıyla hayatın her alanına değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:36
Anayasa Mahkemesi başkanvekili seçimi 10 Mart’ta yapılacak
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan’ın görev süresinin sona ermesi nedeniyle yapılacak başkanvekilliği seçimi 10 Mart’ta gerçekleştirilecek. Konuyla ilgili AYM’den yapılan açıklamada, "Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan’ın görev süresinin 23/3/2026 tarihinde sona erecek olması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 146. maddesi ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Seçimi yapılacaktır" ifadeleri yer aldı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:33
MSB kaynakları:"Bazı mecralarda hiçbir açıklama yapılmadan Türk askerinin Barış Pınarı Harekat bölgesinden çekildiğine dair haberler yer almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Barış Pınarı bölgesindeki görevine devam etmektedir. Herhangi bir değişiklik söz k
MSB kaynakları:"Bazı mecralarda hiçbir açıklama yapılmadan Türk askerinin Barış Pınarı Harekat bölgesinden çekildiğine dair haberler yer almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Barış Pınarı bölgesindeki görevine devam etmektedir. Herhangi bir değişiklik söz konusu değildir."
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:30
Ankara’da tıra çarpan tanker şoförü hayatını kaybetti
Ankara’da, seyir halindeki tanker, geriye doğru gelen tıra arkadan çarptı. Meydana gelen kazada tanker sürücüsü hayatını kaybetti.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:30
Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026’nın ilk iki ayında 32 milyon 877 bin 752 yolcunun havayolu ile seyahat ettiğini bildirerek "Şubat ayında toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcu havayolu ile seyahat etti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı Şubat ayına ait havayolu uçak, yolcu ve yük verilerini değerlendirdi. Söz konusu ayda yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 65 bin 188, dış hatlarda ise 53 bin 18 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile 159 bin 97’ye ulaştı. 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 6,8 artış meydana geldi" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, Şubat ayında iç hat yolcu trafiğinin 7 milyon 64 bin 417, dış hat yolcu trafiğinin ise 8 milyon 20 bin 106 olarak gerçekleştiğini belirtti. Direkt transit yolcular ile birlikte toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcunun seyahat ettiğini kayden Uraloğlu, "Geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 5,8 artış gerçekleşti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Uraloğlu ayrıca, Şubat ayında taşınan yük miktarının iç hatlarda 62 bin 588 ton, dış hatlarda 299 bin 19 ton olmak üzere toplamda 361 bin 607 tona ulaştığını kaydetti. "Toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi" Uraloğlu, Ocak-Şubat döneminde; havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 133 bin 559, dış hatlarda 115 bin 767 olduğunu, böylece üst geçişler ile birlikte toplam 338 bin 175’e ulaştığını kaydetti. Söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 4,1 arttığını söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 15 milyon 264 bin 562, dış hat yolcu trafiğinin 17 milyon 593 bin 28 olduğu bu dönemde direkt transit yolcular ile birlikte toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi. 2026 yılı Şubat sonunda hizmet verilen yolcu trafiği 2025 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında; direkt transit dâhil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 7,7 artış oldu." Uraloğlu ayrıca, söz konusu dönemde havalimanları yük trafiğinin; iç hatlarda 138 bin 209 ton, dış hatlarda 625 bin 264 ton olmak üzere toplamda 763 bin 473 tona ulaştığını da bildirdi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:29
Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi
Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk MEG modülü eklemesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz" dedi. Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin Karadeniz’deki görevine bu yıl içinde başlayacak. Hazırlık çalışmaları Filyos Limanı’nda devam ederken kritik bir aşama başarıyla tamamladı. Deniz altındaki kuyu ve bağlantı hatlarına gönderilecek özel sıvıyı içinde barındıran MEG modülü Osman Gazi’ye eklendi. Yaklaşık 44 metre uzunluğunda, 41,5 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğindeki 2 bin 500 tonluk MEG modülü, Osman Gazi’nin üretim sisteminin temel bileşenlerinden biri olacak. Bu modül sayesinde düşük sıcaklık ve basınç kaynaklı tıkanmalar önlenecek ve doğal gaz akışı kesintisiz bir şekilde sağlanacak. Üretimi ikiye katlayacak Osman Gazi’nin üretime katılmasıyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz üretimi yeni bir faza geçecek. Halihazırda günlük 9,5 milyon metreküplük üretim, 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı yerli kaynaklardan karşılanmış olacak. Kıyıdan 161 kilometre açıkta deniz tabanına sabit bir şekilde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi, çıkarılan gazı işleyerek karaya ulaştıracak. Adeta deniz üstünde kurulu bir fabrika gibi çalışacak platform, gazın sisteme güvenli ve kesintisiz şekilde verilmesini sağlayacak. Osman Gazi’nin bir benzeri olan ve 2028 yılında envantere dahil olması planlanan ikinci yüzer üretim platformuyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretim 40 milyon metreküpe çıkacak. "2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik" Bakan Bayraktar, Osman Gazi yüzer üretim platformundaki çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından videolu bir paylaşım yaparken şu mesajları verdi: "Karadeniz’de doğal gaz üretimimizi yeni bir aşamaya taşıyacak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu için kritik bir eşiği daha geride bıraktık. Doğal gaz akışının sürekliliğini güvence altına alacak 2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik. Bu yıl devreye almayı planladığımız Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimizi iki katına çıkaracağız. Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz."
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:19
Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026’nın ilk iki ayında 32 milyon 877 bin 752 yolcunun havayolu ile seyahat ettiğini bildirerek "Şubat ayında toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcu havayolu ile seyahat etti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı Şubat ayına ait havayolu uçak, yolcu ve yük verilerini değerlendirdi. Söz konusu ayda yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 65 bin 188, dış hatlarda ise 53 bin 18 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile 159 bin 97’ye ulaştı. 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 6,8 artış meydana geldi" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, Şubat ayında iç hat yolcu trafiğinin 7 milyon 64 bin 417, dış hat yolcu trafiğinin ise 8 milyon 20 bin 106 olarak gerçekleştiğini belirtti. Direkt transit yolcular ile birlikte toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcunun seyahat ettiğini kayden Uraloğlu, "Geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 5,8 artış gerçekleşti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Uraloğlu ayrıca, Şubat ayında taşınan yük miktarının iç hatlarda 62 bin 588 ton, dış hatlarda 299 bin 19 ton olmak üzere toplamda 361 bin 607 tona ulaştığını kaydetti. "Toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi" Uraloğlu, Ocak-Şubat döneminde; havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 133 bin 559, dış hatlarda 115 bin 767 olduğunu, böylece üst geçişler ile birlikte toplam 338 bin 175’e ulaştığını kaydetti. Söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 4,1 arttığını söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 15 milyon 264 bin 562, dış hat yolcu trafiğinin 17 milyon 593 bin 28 olduğu bu dönemde direkt transit yolcular ile birlikte toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi. 2026 yılı Şubat sonunda hizmet verilen yolcu trafiği 2025 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında; direkt transit dâhil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 7,7 artış oldu." Uraloğlu ayrıca, söz konusu dönemde havalimanları yük trafiğinin; iç hatlarda 138 bin 209 ton, dış hatlarda 625 bin 264 ton olmak üzere toplamda 763 bin 473 tona ulaştığını da bildirdi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:17
Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi
Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk MEG modülü eklemesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin deteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz" dedi. Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin Karadeniz’deki görevine bu yıl içinde başlayacak. Hazırlık çalışmaları Filyos Limanı’nda devam ederken kritik bir aşama başarıyla tamamladı. Deniz altındaki kuyu ve bağlantı hatlarına gönderilecek özel sıvıyı içinde barındıran MEG modülü Osman Gazi’ye eklendi. Yaklaşık 44 metre uzunluğunda, 41,5 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğindeki 2 bin 500 tonluk MEG modülü, Osman Gazi’nin üretim sisteminin temel bileşenlerinden biri olacak. Bu modül sayesinde düşük sıcaklık ve basınç kaynaklı tıkanmalar önlenecek ve doğal gaz akışı kesintisiz bir şekilde sağlanacak. Üretimi ikiye katlayacak Osman Gazi’nin üretime katılmasıyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz üretimi yeni bir faza geçecek. Halihazırda günlük 9,5 milyon metreküplük üretim, 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı yerli kaynaklardan karşılanmış olacak. Kıyıdan 161 kilometre açıkta deniz tabanına sabit bir şekilde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi, çıkarılan gazı işleyerek karaya ulaştıracak. Adeta deniz üstünde kurulu bir fabrika gibi çalışacak platform, gazın sisteme güvenli ve kesintisiz şekilde verilmesini sağlayacak. Osman Gazi’nin bir benzeri olan ve 2028 yılında envantere dahil olması planlanan ikinci yüzer üretim platformuyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretim 40 milyon metreküpe çıkacak. "2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik" Bakan Bayraktar, Osman Gazi yüzer üretim platformundaki çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından videolu bir paylaşım yaparken şu mesajları verdi: "Karadeniz’de doğal gaz üretimimizi yeni bir aşamaya taşıyacak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu için kritik bir eşiği daha geride bıraktık. Doğal gaz akışının sürekliliğini güvence altına alacak 2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik. Bu yıl devreye almayı planladığımız Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimizi iki katına çıkaracağız. Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz." (KML-
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder