GÜNDEM - 07 Mart 2026 Cumartesi 13:13

Eğitim Bir-Sen: "Kadınlar için haftalık çalışma süresi 4 güne düşürülmelidir"

A
A
A
Eğitim Bir-Sen: "Kadınlar için haftalık çalışma süresi 4 güne düşürülmelidir"

Eğitimciler Birliği Sendikası Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, kadın kamu çalışanlarının haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi çağrısını yaptı.


Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Aydın, kadın kamu çalışanlarının iş-aile dengesini güçlendirecek yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu belirterek haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi çağrısını yaptı.


Eğitim-Bir-Sen olarak kadın kamu görevlilerinin çalışma hayatındaki sorunlarına dikkati çekmeye ve çözüm önerileri geliştirmeye devam ettiklerini ifade eden Aydın, 214 bini aşkın kadın üye ile Türkiye’de kadınların en büyük örgütlü gücü olma sorumluluğunu taşıdıklarını vurguladı.


‘Örgütlü Kadın, Güçlü Aile; Güçlü Aile, Güçlü Toplum’ anlayışıyla yürüttükleri çalışmaların sahada karşılık gördüğünü belirten Aydın, 2025 yılı itibarıyla kadınların sendikalaşma oranının yüzde 71,27’ye ulaşmasının bu kararlı mücadelenin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti.


Kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları sorunların çözümü için uzun yıllardır mücadele verdiklerini vurgulayan Aydın, "Kurulduğumuz günden bu yana iş-aile uyumunun sağlanması, analık haklarının korunması, çalışma hayatında şiddet ve mobbingin önlenmesi ve fırsat eşitsizliğinin giderilmesi için mücadele ediyoruz. Israrlı takiplerimiz ve girişimlerimiz sonucunda doğum ve babalık izinlerinin artırılmasından yarım zamanlı çalışma hakkına, kreş hizmetlerinin tasarruf genelgesi kapsamından çıkarılmasından 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesine kadar pek çok konuda sivil toplum ve siyasetin harekete geçmesini sağladık" açıklamasında bulundu.


Türkiye’nin uzun süredir sessiz fakat derin bir demografik dönüşüm süreci yaşadığına dikkati çeken Aydın, nüfusun yaşlandığını, doğurganlık oranlarının düştüğünü belirterek, bu tablonun çalışma hayatının yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti.


Kadın kamu görevlilerinin annelik sorumlulukları ile çalışma hayatı arasında sıkıştığını anlatan Aydın, aileyi güçlendiren, çocukların ihmal edilmediği, aynı zamanda adil ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni sağlayan yeni bir modele ihtiyaç olduğunu dile getirdi.


Eğitim alanında çalışan kadın kamu görevlileri arasında yaptıkları ‘Türkiye’de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri’ başlıklı saha araştırmasının sonuçlarının bu ihtiyacı açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Aydın, araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun doğum izinlerinin artırılmasını ve yarım zamanlı ile esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini talep ettiklerini aktardı.


Araştırmaya katılanların yüzde 92’sinin yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, yüzde 96’sının ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını istediğini ifade eden Aydın, şunları kaydetti:


"Kadınlar, esnek çalışma modellerini desteklemekte, ancak hak ve gelir kaybına uğramadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden, emeklilik hakları zedelenmeden ve kariyerlerinden geri düşmeden. Bugün dünyada pek çok ülkede uygulanan haftada 4 gün çalışma modeli, ülkemizde de başta kadın kamu görevlileri için uygulanmalı, özel sektörü teşvik edecek iyileştirmeler yapılmalı, çocuk sayısına göre çalışma saatlerinde düzenlemeye gidilmeli, kadın kamu görevlileri çalışma süresi 32 saate düşürülmelidir. Eğitim-Bir-Sen olarak doğru planlanmış, yeterli ve güvenceli analık haklarının kadınların verimliliğini azaltmayacağını, aksine çalışma hayatını güçlendiren ve sürdürülebilirliğini destekleyen temel bir yöntem olabileceğini vurguluyoruz."


Kadınların çalışma hayatındaki verimliliğinin güçlü analık haklarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Aydın, bu kapsamdaki önerilerini şöyle sıraladı:


"Analık izni doğumdan önce 8, doğum sonrası 52 olmak üzere toplamda 60 haftaya çıkarılmalı,


Süt izni iki yıla çıkarılmalı,


Babalık izin süreleri artırılmalı,


Tüm kamu kurumlarında kreş hizmeti zorunlu hale getirilmeli veya kreş yardımı sağlanmalı,


Çocuk sayısına göre ilave prim günleri verilmeli ve emeklilikte yıpranma payı uygulanmalı,


Yıllık izin süreleri çocuk sayısına göre artırılmalı,


Kamu görevlileri için gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli,


Evliliği ve çocuk sahibi olmayı teşvik eden düzenlemeler daha da geliştirilmeli."


Sıdıka Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifinde doğum ve babalık izin sürelerinin artırılmasına yönelik düzenlemeyi olumlu karşıladıklarını belirterek, "Doğum hızını ve doğurganlık oranlarını artırmayı hedefleyen düzenlemelere kararlılıkla devam edilmelidir. Ancak saha araştırmamız da göstermiştir ki sorunu aşmak için daha kalıcı ve kapsamlı çözümler üretilmelidir." ifadelerini kullandı.


Eğitim-Bir-Sen olarak kadınların daha iyi çalışma şartlarına kavuşması, huzurlu ve saygın bir çalışma ortamında üretmeye devam etmesi için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade eden Aydın, emekleri, mücadeleleri ve fedakarlıklarıyla hayatın her alanına değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Inigo Perez Soto: "Samsunspor deplasmanında elimizden geleni yapacağız" SAMSUN (İHA) – Rayo Vallecano Teknik Direktörü Inigo Perez Soto, turun favorisi olmadıklarını ve ellerinden gelenin en iyisini yapacaklarını söyledi. UEFA Konferans Ligi son 16 turu ilk maçında Samsunspor’a konuk olacak Rayo Vallecano’da Teknik Direktör Inigo Perez Soto, maçın oynanacağı 19 Mayıs Stadyumu’nda UEFA tarafından düzenlenen basın toplantısında konuştu. Zorlu bir karşılaşmanın kendilerini beklediğini dile getiren Soto, "Samsunspor çok potansiyelli bir ekip. Buraya kadar geldiler. Öncelikle kendimize bakmamız gerekiyor. Konferans Ligi’nde bir önceki maçlarımıza bakmamız gerekiyor. Nereden geldiğimizi biliyoruz, potansiyelimizi biliyoruz. Samsunspor’un yapacağı her türlü değişikliğe karşı etkili olacağımızı düşünüyorum. Bütün oyuncularda büyük bir heyecan var. Büyük bir macera ile buraya geldik. Ne olduğunu biliyoruz. Yarın bu tura başlayacağız. Futbolcular olarak ve bizler için de gayet önemli. Bu etaba gelmek için bayağı çabaladık. Evden uzakta bu deplasmanda elimizden geleni yapacağız. Takımıma çok güveniyorum. Takım olarak ne yapacağımızı biliyoruz. Zayıflıklarımızı biliyoruz. Bu tür turnuvalarda kimin favori olduğunu bilmiyoruz. Bugün bunu söylemeyeceğim. Yarın ilk ayağı burada oynanacak. İkinci maç Vallecano’da olacak. Bence yarınki atmosfere oyuncularımız hazır. Bu tip sahalara alışığız. Grup aşamasında bu zorlukları gördük. Fakat elemelerde yarın cehennem gibi olacak ama heyecanlıyız ve bunun için hazırlıklıyız. Sakatlarımız var, bazı oyuncularımız buraya gelmedi ancak bir sonraki maçta olacaklar. Oyuncular kendilerini hazır hissetmedi ve teknik direktör olarak bunu normal karşıladım" dedi.