Yerel Haberler
Ankara
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:19 MHP’li Büyükataman’dan Dervişoğlu’na tepki: "Terörsüz Türkiye taviz değil, teröre son vermektir" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına tepki gösteren MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikası olduğunu ve Türkiye’nin iç cephesini güçlendirdiğini belirtti. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Büyükataman, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlayan "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet politikası olduğunu belirterek, söz konusu hedefin Türkiye’nin bekasını koruyan ve ülkenin gücünü artıran milli bir hedef olduğunu ifade etti. "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değildir" Büyükataman, süreç kapsamında önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, "Türkiye iç cephesini sağlamlaştırmıştır. Etrafımız ateş çemberi olmasına rağmen ülkemize tek bir kıvılcım dahi sıçramamıştır. Etnik ve mezhep kökenli fitne çabaları boşa çıkmıştır. Terör örgütü kendini feshettiğini ilan etmiş ve Türkiye’den çekildiğini açıklamıştır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye hedefinin yanlış yorumlandığını öne süren Büyükataman, "Terörsüz Türkiye teröre taviz vermek değil, teröre son vermektir. Şehit ve gazilerimizin kahramanlıklarını incitmek değil, terörle mücadeleyi taçlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Bahçeli’nin önerisi sürecin önünü açmıştır" Büyükataman, Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında gündeme getirdiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisinin de Terörsüz Türkiye sürecinin ilerleyişini sağlamaya yönelik olduğunu ifade etti. Söz konusu önerinin "pazarlık ya da taviz" anlamına gelmediğini belirten Büyükataman, "Aksine toplumun tüm kesimlerinden temsilcilerle ve ortak akılla terörsüz Türkiye hedefinin işleyişinin sağlanması ve terörün tarihe karışması için yapılmış bir hamledir" dedi. "Türk milliyetçiliği birleştiricidir" Büyükataman açıklamasında Türk milliyetçiliğinin karşıtlık ve düşmanlık üzerinden okunamayacağını ifade ederek, "Türk milliyetçiliği birleştiricidir, kapsayıcıdır, kucaklayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan Türk milliyetçiliği aynı zamanda Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacak iradedir" ifadelerine yer verdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:57 CHP lideri Özel: "CHP’nin kurultayı lekelenebilecek bir kurultay değil" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "O davada hiçbir şüphe kalmayana kadar kim dinlenmesi gerekiyorsa dinlenilsin. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayı, öyle lekelenebilecek bir kurultay değil" dedi. CHP lideri Özel, Karşıyaka Mezarlığı’nda Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için düzenlenen anma etkinliğe katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Özel, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin butlan konusundaki sözlerine ilişkin, "Bahçeli’nin dün yaptığı açıklama kıymetli, önemli bir açıklama. Zaten olması gereken bir açıklama. Bir siyasi parti diğer bir siyasi partiye yargı yoluyla yapılan usulsüz, haksız bir uygulamaya karşı çıkarak, sadece bir centilmenlik göstermez, kendisinin de vücut bulduğu o zemini savunuyor olur. Biz neredeyse bir yıldır tek başına Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, siyasi partilerin güç aldığı sistemi savunuyoruz, demokrasiyi savunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin savaş meydanlarında kurulmuş kurucu iradesine şantaj sökmez" Özel, İYİ Partili Müsavat Dervişoğlu’nun ‘mutlak butlan’ yorumu hakkında ise şöyle konuştu: "Biz bulunduğumuz komisyona girerken de söyledik. ‘Bizim olduğumuz değil, olmadığımız komisyondan korksun herkes’ dedik. Bütün süreç bitti. Komisyon başlarken de şehit aileleriyle, gazilerle beraberdik. Onların gözünün içine bakarak oturduk. Komisyon raporu yayınlanmadan bir gün önce de yayınlandıktan sonra da birlikteydik. Cumhuriyet Halk Partisi’ne şantaj yapılamaz. Şantaj, öyle tek taraflı bir eylem değildir. Bazı eylemler tek taraflıdır. Taşı alır, atarsınız. Ama şantajı yaparken o şantaja teslim olacak bir taraf lazım. Türkiye’nin savaş meydanlarında kurulmuş kurucu iradesine şantaj sökmez. Sökseydi bugün burada olmazdık. Bu durumda olmazdık. Hep birlikte ayakta olmazdık. Bu kadar net meydan okuyor olmazdık. O yüzden ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ne efendim birileri şantaj mı yapıyor, bilmem ne mi?’ Cumhuriyet Halk Partisi tarihin doğru tarafında durmak, annelerin gözünün yaşını dindirmek için, kardeş kanı akmasın diye, Deniz Gezmiş ve arkadaşları ölüme doğru giderken savundukları Türkler ile Kürtlerin kardeşliğinin ebedi olarak sarsılmadan devam etmesi, birlikte yaşamak, birbirimize güç vermek, güç almak ve bu zorlu koşullarda Türkiye’yi hep birlikte güçlü kılmak için bulunması gereken yerde bulunuyor, durması gereken yerde duruyor. Bunun için de bu alanı bir husumet, bir rekabet değil; bir sorumluluk alanı olarak tarif etmiştik zaten." "CHP’nin kurultayı lekelenebilecek bir kurultay değil" Özel, CHP kurultayı hakkındaki ceza davasında yaşanan gelişmeler hakkında ise şunları kaydetti: "O davada hiçbir şüphe kalmayana kadar kim dinlenmesi gerekiyorsa dinlenilsin. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayı, öyle lekelenebilecek bir kurultay değil. Aksine Cumhuriyet Halk Partisi’nde o kurultayda sonuç böyle olmasaydı 104 yıllık Cumhuriyet’te hiçbir siyasi partinin genel başkanı yarışarak değişmemiş olacaktı hala daha. Bu kurultay, delegenin bir siyasi partinin genel başkanını demokratik bir yarışta ve centilmenlik içinde değiştirdiği bir kurultay olarak kazananına ve kaybedenine onur belgesi vermiş bir kurultaydır. İsmet Paşa’nın nasıl 1950’de kaybettiğinde bunu kendisi için bir yenilgi ama demokrasi için bir kazanç saydıysa, siyasi partiler tarihimizde de bu bir kazananıyla kaybedeniyle onur kurultayıdır. O kurultayı lekelemeye, iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez. Ama son meczup dinlenene kadar ben sabırla o mahkemenin tüm iddiaları dinlemesini istiyorum. Çünkü her dinlenen bir yıldır ortaya atılan bunca yalanın ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. Çok memnunum ben. Her ‘Duydum’ diyenin çağrılıp ‘Nereden duydun, kanıtını söyle, ispatını söyle’ denmesine. Adem Soytekin de gelsin, ne duyduysa söylesin. İddiasının somut bir gerçeğe dayanmadığı ortaya çıksın ve hiçbir şüphe kalmasın. Ben bundan memnunum."
Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:30 Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026’nın ilk iki ayında 32 milyon 877 bin 752 yolcunun havayolu ile seyahat ettiğini bildirerek "Şubat ayında toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcu havayolu ile seyahat etti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı Şubat ayına ait havayolu uçak, yolcu ve yük verilerini değerlendirdi. Söz konusu ayda yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 65 bin 188, dış hatlarda ise 53 bin 18 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile 159 bin 97’ye ulaştı. 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 6,8 artış meydana geldi" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, Şubat ayında iç hat yolcu trafiğinin 7 milyon 64 bin 417, dış hat yolcu trafiğinin ise 8 milyon 20 bin 106 olarak gerçekleştiğini belirtti. Direkt transit yolcular ile birlikte toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcunun seyahat ettiğini kayden Uraloğlu, "Geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 5,8 artış gerçekleşti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Uraloğlu ayrıca, Şubat ayında taşınan yük miktarının iç hatlarda 62 bin 588 ton, dış hatlarda 299 bin 19 ton olmak üzere toplamda 361 bin 607 tona ulaştığını kaydetti. "Toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi" Uraloğlu, Ocak-Şubat döneminde; havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 133 bin 559, dış hatlarda 115 bin 767 olduğunu, böylece üst geçişler ile birlikte toplam 338 bin 175’e ulaştığını kaydetti. Söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 4,1 arttığını söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 15 milyon 264 bin 562, dış hat yolcu trafiğinin 17 milyon 593 bin 28 olduğu bu dönemde direkt transit yolcular ile birlikte toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi. 2026 yılı Şubat sonunda hizmet verilen yolcu trafiği 2025 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında; direkt transit dâhil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 7,7 artış oldu." Uraloğlu ayrıca, söz konusu dönemde havalimanları yük trafiğinin; iç hatlarda 138 bin 209 ton, dış hatlarda 625 bin 264 ton olmak üzere toplamda 763 bin 473 tona ulaştığını da bildirdi.
Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:29 Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk MEG modülü eklemesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz" dedi. Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin Karadeniz’deki görevine bu yıl içinde başlayacak. Hazırlık çalışmaları Filyos Limanı’nda devam ederken kritik bir aşama başarıyla tamamladı. Deniz altındaki kuyu ve bağlantı hatlarına gönderilecek özel sıvıyı içinde barındıran MEG modülü Osman Gazi’ye eklendi. Yaklaşık 44 metre uzunluğunda, 41,5 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğindeki 2 bin 500 tonluk MEG modülü, Osman Gazi’nin üretim sisteminin temel bileşenlerinden biri olacak. Bu modül sayesinde düşük sıcaklık ve basınç kaynaklı tıkanmalar önlenecek ve doğal gaz akışı kesintisiz bir şekilde sağlanacak. Üretimi ikiye katlayacak Osman Gazi’nin üretime katılmasıyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz üretimi yeni bir faza geçecek. Halihazırda günlük 9,5 milyon metreküplük üretim, 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı yerli kaynaklardan karşılanmış olacak. Kıyıdan 161 kilometre açıkta deniz tabanına sabit bir şekilde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi, çıkarılan gazı işleyerek karaya ulaştıracak. Adeta deniz üstünde kurulu bir fabrika gibi çalışacak platform, gazın sisteme güvenli ve kesintisiz şekilde verilmesini sağlayacak. Osman Gazi’nin bir benzeri olan ve 2028 yılında envantere dahil olması planlanan ikinci yüzer üretim platformuyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretim 40 milyon metreküpe çıkacak. "2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik" Bakan Bayraktar, Osman Gazi yüzer üretim platformundaki çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından videolu bir paylaşım yaparken şu mesajları verdi: "Karadeniz’de doğal gaz üretimimizi yeni bir aşamaya taşıyacak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu için kritik bir eşiği daha geride bıraktık. Doğal gaz akışının sürekliliğini güvence altına alacak 2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik. Bu yıl devreye almayı planladığımız Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimizi iki katına çıkaracağız. Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz."
Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:19 Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026’nın ilk iki ayında 32 milyon 877 bin 752 yolcunun havayolu ile seyahat ettiğini bildirerek "Şubat ayında toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcu havayolu ile seyahat etti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı Şubat ayına ait havayolu uçak, yolcu ve yük verilerini değerlendirdi. Söz konusu ayda yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 65 bin 188, dış hatlarda ise 53 bin 18 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile 159 bin 97’ye ulaştı. 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 6,8 artış meydana geldi" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, Şubat ayında iç hat yolcu trafiğinin 7 milyon 64 bin 417, dış hat yolcu trafiğinin ise 8 milyon 20 bin 106 olarak gerçekleştiğini belirtti. Direkt transit yolcular ile birlikte toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcunun seyahat ettiğini kayden Uraloğlu, "Geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 5,8 artış gerçekleşti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Uraloğlu ayrıca, Şubat ayında taşınan yük miktarının iç hatlarda 62 bin 588 ton, dış hatlarda 299 bin 19 ton olmak üzere toplamda 361 bin 607 tona ulaştığını kaydetti. "Toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi" Uraloğlu, Ocak-Şubat döneminde; havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 133 bin 559, dış hatlarda 115 bin 767 olduğunu, böylece üst geçişler ile birlikte toplam 338 bin 175’e ulaştığını kaydetti. Söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 4,1 arttığını söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 15 milyon 264 bin 562, dış hat yolcu trafiğinin 17 milyon 593 bin 28 olduğu bu dönemde direkt transit yolcular ile birlikte toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi. 2026 yılı Şubat sonunda hizmet verilen yolcu trafiği 2025 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında; direkt transit dâhil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 7,7 artış oldu." Uraloğlu ayrıca, söz konusu dönemde havalimanları yük trafiğinin; iç hatlarda 138 bin 209 ton, dış hatlarda 625 bin 264 ton olmak üzere toplamda 763 bin 473 tona ulaştığını da bildirdi.
Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:17 Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk MEG modülü eklemesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin deteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz" dedi. Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin Karadeniz’deki görevine bu yıl içinde başlayacak. Hazırlık çalışmaları Filyos Limanı’nda devam ederken kritik bir aşama başarıyla tamamladı. Deniz altındaki kuyu ve bağlantı hatlarına gönderilecek özel sıvıyı içinde barındıran MEG modülü Osman Gazi’ye eklendi. Yaklaşık 44 metre uzunluğunda, 41,5 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğindeki 2 bin 500 tonluk MEG modülü, Osman Gazi’nin üretim sisteminin temel bileşenlerinden biri olacak. Bu modül sayesinde düşük sıcaklık ve basınç kaynaklı tıkanmalar önlenecek ve doğal gaz akışı kesintisiz bir şekilde sağlanacak. Üretimi ikiye katlayacak Osman Gazi’nin üretime katılmasıyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz üretimi yeni bir faza geçecek. Halihazırda günlük 9,5 milyon metreküplük üretim, 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı yerli kaynaklardan karşılanmış olacak. Kıyıdan 161 kilometre açıkta deniz tabanına sabit bir şekilde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi, çıkarılan gazı işleyerek karaya ulaştıracak. Adeta deniz üstünde kurulu bir fabrika gibi çalışacak platform, gazın sisteme güvenli ve kesintisiz şekilde verilmesini sağlayacak. Osman Gazi’nin bir benzeri olan ve 2028 yılında envantere dahil olması planlanan ikinci yüzer üretim platformuyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretim 40 milyon metreküpe çıkacak. "2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik" Bakan Bayraktar, Osman Gazi yüzer üretim platformundaki çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından videolu bir paylaşım yaparken şu mesajları verdi: "Karadeniz’de doğal gaz üretimimizi yeni bir aşamaya taşıyacak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu için kritik bir eşiği daha geride bıraktık. Doğal gaz akışının sürekliliğini güvence altına alacak 2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik. Bu yıl devreye almayı planladığımız Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimizi iki katına çıkaracağız. Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz." (KML-
İletişim Bakanı Duran: "Provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi"
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:01 İletişim Bakanı Duran: "Provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından İran-ABD-İsrail savaşına yönelik dezenformasyon ve iç cepheyi hedef alan sosyal medya hesaplarına müdahale edildiğini açıkladı. "Bazı hesapların panik ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan paylaşımlar yaptığı görülmüştür" Bölgede yaşanan son gelişmelerin ardından dijital mecralarda Türkiye’yi hedef alan yoğun bir dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyeti yürütüldüğünün tespit edildiğini kaydeden Duran, "Özellikle İran’a yönelik saldırıların başladığı ilk andan itibaren bazı sosyal medya hesaplarının, doğruluğu teyit edilmemiş içerikler üzerinden toplumda korku, panik ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan sistematik paylaşımlar yaptığı görülmüştür. Devletimizin ilgili kurumları bu süreci ilk andan itibaren yakından takip etmiş; kamu düzenini, toplumsal huzuru ve milli güvenliğimizi hedef alan dijital manipülasyon girişimlerine karşı gerekli adımlar kararlılıkla atılmıştır" açıklamasında bulundu. "Provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir" Yapılan dezenformasyonlara karşı mücadele edildiğini de aktaran Duran, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda; Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile yürütülen çalışmalar sonucunda dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır. Suç unsuru taşıyan paylaşımlarla psikolojik harekât yürüttüğü tespit edilen bu ve inceleme altındaki diğer hesaplar hakkında hukuki süreç başlatılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dijital alanı da millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak görmekte; kamuoyunu manipüle etmeye yönelik girişimlere karşı hukuk çerçevesinde ve kararlılıkla mücadele etmektedir" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sıklıkla vurguladığı, ‘Türkiye hem sahada hem de dijital alanda milli güvenliğini koruma iradesine ve kapasitesine sahiptir’ anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Duran, "Devletimizin tüm kurumları bu anlayışla hareket etmekte; milletimizin huzurunu, bilgi güvenliğini ve toplumsal dayanışmasını hedef alan her türlü girişime karşı gerekli tedbirleri almaktadır" dedi.
Hostesken otobüs kaptanı olan Serenay Göç: "Kadınlarımız her alanda olmalı"
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:42 Hostesken otobüs kaptanı olan Serenay Göç: "Kadınlarımız her alanda olmalı" Hayalini kurduğu otobüs şoförlüğünü gerçekleştirerek şehirler arası seferlerde direksiyon başına geçen Serenay Göç, kadınların da çalışma hayatında aktif rol alabileceğini vurgulayarak "Kadınlarımız her alanda olmalı" dedi. Bartın’da yaşayan 29 yaşındaki Serenay Göç, hayalini kurduğu otobüs şoförlüğünü gerçekleştirerek şehirler arası seferlerde direksiyon başına geçti. Büyük araçlara olan ilgisi nedeniyle 14 yıl önce hostes olarak başladığı mesleğini kaptan olarak sürdüren Göç, otobüs şoförlüğünün erkek egemen bir meslek olarak görülmesine rağmen kadınların da bu işi başarıyla yapabileceğini ifade ederek, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. "Bu işe evden uzakta olmayı kabul ederek başladım" Büyük araçlara olan merakı nedeniyle otobüs şoförlüğü yapmaya karar verdiğini aktaran Serenay Göç, "Bartın-Ankara arası çalışıyorum. Öte yandan Bartın-İstanbul, Bartın-İzmir seferlerimiz de oluyor ama ben tek başıma çalışmak istediğim için Bartın-Ankara seferinde çalışıyorum. Bu işe hostes olarak başladım. 9 yıl hosteslik yaptım, 5 yıldır da otobüs kaptanıyım. Sefer saatlerimiz değişiyor, genelde sabah saat 08.00’da Bartın’dan çıkıyorum, öğlen saat 12.00 gibi Ankara’da oluyorum. Sonrasında Ankara’dan yolcularımı alıp Bartın’a dönüyorum, akşam 17.00 gibi Bartın’da oluyorum. Bu işe evden uzakta olmayı kabul ederek başladım. Aslında bu iş çok zor, bir tane kız çocuğum var, tek başıma büyütüyorum. Ama çalışmam gerekiyordu ve elim de arabalara yatkındı, dolasıyla bu şekilde ilerliyorum" diye konuştu. "Kadınlarımız her alanda olmalı" Otobüs şoförlüğünün erkek egemen bir meslek olarak görülmesine rağmen kadınların da bu işi başarıyla yapabileceğini vurgulayan Göç, şu ifadeleri kullandı: "İşe ilk başladığımda zorlanıyordum; çünkü ‘Otobüsü kadın mı kullanacak?’ diyorlardı. Sosyal medyada içerik çekmemin bir nedeni de buydu. Bu işte erkek egemenliğe çok fazla ama kadınlar da bu işi yapabilir. Artık, uçakta, trende, takside de kadın görebiliyoruz, eskisi gibi yadırganmıyoruz. Bu işin iyi yanları hem geziyoruz hem de birçok insan tanıyoruz. Yolcularımızla çok güzel zaman geçiriyoruz. Hostes olduğum zamanlarda benim de örnek aldığım bir kadın şoför vardı. Her zaman onun gibi olmayı hedefledim. Sosyal medyadan görüp, otogara gelerek, mesleğe atılmak isteyen kızlarımız var. Hiç ehliyeti olmayıp da ehliyet alanlar bile var. Kadınlarımız her alanda olmalı." "Hostes olarak başladığım bu serüvende kaptan olarak devam ediyorum" Göç, tüm kadınların tıpkı kendisi gibi çalışma hayatında yer alarak kendi ayakları üzerinde durabileceğini belirterek, "Hostes olarak başladığım bu serüvende kaptan olarak devam ediyorum. Tüm kadınlarımız da kendi ayakları üzerinde durabilir, buna sonsuz inanıyorum. Kadınlar çiçektir, kadınlar annedir, kadınlar emektir. Tüm kadınlarımızın 8 Mart Kadınlar Günü kutlu olsun" şeklinde konuştu.
Bakan Bak: "Kadın sporcularımızla gurur duyuyoruz"
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:30 Bakan Bak: "Kadın sporcularımızla gurur duyuyoruz" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Ülkemizi en iyi şekilde temsil eden kadın sporcularımızla gurur duyuyor, onları tebrik ediyoruz" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün, kadın sporcuların elde ettiği madalyaları hatırlamak ve onların başarılarını kutlamak adına önem taşıdığını söyledi. Bak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yaptığı açıklamada, Türk kadınlarının, hayatın her alanında olduğu gibi sporda da başarılarıyla dikkat çektiğini vurgulayarak, "Kadın milli sporcularımız son bir yılda katıldıkları uluslararası organizasyonlarda 1630’u altın olmak üzere toplam 4827 madalya kazanma başarısı gösterdi. Ülkemizi en iyi şekilde temsil eden kadın sporcularımızla gurur duyuyor, onları tebrik ediyoruz" dedi. Bakan Osman Aşkın Bak, Türkiye’de kadın sporcuların, son yıllarda uluslararası alanda adından sıkça söz ettirdiğini belirterek, "Gösterdikleri performansla sevinç kaynağımız haline gelen kadın sporcularımız aldıkları başarılı sonuçlarla tarih yazıyor. Voleyboldan güreşe, bokstan tekvandoya kadar tüm branşlarda kadın sporcularımız, mücadele ettikleri uluslararası organizasyonlarda ülkemizi başarıyla temsil ediyor. Kadın milli sporcularımız son bir yılda bin 630’u altın, bin 581’i gümüş, bin 616’sı bronz olmak üzere toplam 4 bin 827 madalya kazanma başarısı gösterdi. Tüm kadın sporcularımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Kadın sporcularımızın bu başarılarını devam ettirmeleri için gereken teşviki ve düzenlemeleri sağladık. Desteğimiz artarak devam edecek" diye konuştu. "Kadın sporcularımız elde ettikleri başarılarla genç nesillere ilham oluyor" Osman Aşkın Bak, sporun her alanında kadınların varlığını artırmak için gayret gösterdiklerini ifade ederek, "Kadınlar, sporda önceliğimiz. Spor yapan her kadının toplumda değişimin öncüsü olacağına inanıyoruz. Kadın sporcularımız elde ettikleri başarılarla sadece ülkemizi gururlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda genç nesillere ilham oluyor. Kız çocuklarımızın erken yaşta sporla tanışmasını çok önemsiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında açtığımız spor tesisleri ve gençlik merkezleri sayesinde gençlerimize güvenli ve erişilebilir spor ortamları sunuyoruz. Spor, sağlıklı bir kuşağın yetiştirilmesi açısından önemli. Spor yapan çocuklar disiplinli olur, bu durum okulunda da başarılı olmasını sağlar. Dolayısıyla aileler ve kadınlarımızın spora yönlendirilmesi çok önemli. Kadın sporcuların başarıları ve hikayeleri medyada daha fazla yer almalı ve görünür olmalıdır. Bu anlamlı gün vesilesiyle kadın sporcularımızın, antrenörlerimizin, hakemlerimizin, yöneticilerimizin ve tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" şeklinde konuştu.
Millî Savunma Bakanı Güler, iftarda OYAK üst yönetimiyle bir araya geldi
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:23 Millî Savunma Bakanı Güler, iftarda OYAK üst yönetimiyle bir araya geldi Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, OYAK Genel Müdürlük binasında düzenlenen iftar programında TSK Komuta Kademesi, OYAK Yönetim Kurulu üyeleri, OYAK şirketlerinin üst düzey yöneticileri ve çalışanlarıyla bir araya geldi. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara’daki Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürlük binasında düzenlenen iftar programında TSK Komuta Kademesi, OYAK Yönetim Kurulu üyeleri, OYAK şirketlerinin üst düzey yöneticileri ve çalışanlarıyla bir araya geldi. Bakan Yaşar Güler, iftarın ardından yaptığı konuşmada Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ederek; hayattaki gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diledi. Bakan Güler, OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı, Genel Müdür Murat Yalçıntaş ve kurumun bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm personele de teşekkürlerini iletti. İftar yemeğine Bakan Güler’in beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Levent Ergün, OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı ve OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş da katıldı. İftarda ayrıca; OYAK Enerji Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Tevfik Doğan, Erdemir İsdemir Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Doğan, OYAK İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aksu, Miilux OY Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Kocayanak, Kümaş Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, MAİS Genel Müdür Yardımcısı Emre Gülden, Erdemir Mühendislik Genel Müdürü Tolga Saygun, Almatis Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Gözde Diner ile kurumun her kademesinden personeli temsilen çalışanlar da yer aldı.
Türk Kızılay’dan iftar sonrası kan bağış daveti
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:20 Türk Kızılay’dan iftar sonrası kan bağış daveti Türk Kızılay, Ramazan ayında da hastanelerin kan ve kan ürünleri ihtiyacının kesintisiz karşılanabilmesi için vatandaşları iftar sonrasında kan bağışında bulunmaya davet ediyor. Ramazan boyunca iftar sonrası açık tutulacak kan bağışı noktaları ile gezici ekipler, bağışçıları meydanlarda, etkinlik alanlarında ve uygun noktalarda bekliyor. Türk Kızılay, Ramazan ayında dönemsel olarak azalan kan bağışlarının, hastanelerde devam eden ihtiyacı etkilememesi için vatandaşlara gönüllü kan bağışı çağrısında bulunuyor. Paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan’da yapılacak her kan bağışı, tedavi bekleyen hastalar için hayati önem taşıyor. Ramazan ayı süresince kan bağışı çalışmalarını yoğun şekilde sürdüren Türk Kızılay, vatandaşların bağışlarını daha kolay gerçekleştirebilmesi amacıyla iftar sonrasında da hizmet vermeye devam ediyor. "Kan Acil Değil Sürekli İhtiyaç" anlayışıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, bağış noktaları iftar sonrası saatlerde açık tutulurken, gezici ekipler de çeşitli alanlarda vatandaşlarla buluşuyor. Ayrıca teravih namazı saatlerinde camilerde, belediyeler tarafından Ramazan ayına özel düzenlenen etkinliklerde ve meydanlarda gezici ekipleri aracılığıyla kan bağışı kabul ediyor. Böylece bağışçılara daha kolay erişim sağlanması ve Ramazan ayında kan bağışının sürekliliğinin korunması hedefleniyor. 2026 yılının ilk iki ayında 444 bin 702 ünite kan bağışı alındı Türk Kızılay, gönüllü kan bağışçılarının desteğiyle ülke genelinde bin 140 hastanenin günlük kan ve kan ürünleri ihtiyacını karşılamayı sürdürüyor. 2026 yılının ilk iki ayında ise 444 bin 702 ünite kan bağışı alındı. Ramazan ayı boyunca 4 bini aşkın uzman sağlık personeliyle sürdürülen çalışmalarla, bu hayati sistemin kesintisiz şekilde devam etmesi amaçlanıyor.
TVHB Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar"
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:19 TVHB Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, "Dünyada da 3 tane hekim var. Beşeri hekim, diş hekimi ve veteriner hekim. Veteriner hekimler bu mesleklerin faydalandığı fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, fiili hizmet zammının normal çalışma şartlarına göre daha zor şartlarda ve riski daha yüksek işlerde çalışanlara, işin zorluk ve risk derecesine göre yıllık olarak verilen ilave çalışma süresi olduğunu belirterek, "Sağlıkla ilgili meslekler ve sağlık hizmetleri de iş sağlığı ve iş güvenliği açısından oldukça yüksek riskler içermektedir. Veteriner hekimler, salgın, bulaşıcı ve paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele hizmetleri kapsamında, mülga 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümleri çerçevesinde, Fiili hizmet zammı verilmesi gereken riskli çalışma alanları kapsamında değerlendirilmiş ve bu alanlarda görev yürüten veteriner hekimlere 2008 yılına kadar, her yıl için 2 ay süre ile ‘fiili hizmet zammı’ verilmiştir. Mülga 5434 Sayılı Kanun yerine yürürlüğe konulan 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan cetvelin 13. sırasındaki düzenlemede de Tarım Bakanlığı Zirai Mücadele ve Karantina Teşkilatı ile Veteriner Teşkilatında vazife gören memur ve hizmetlilerden ziraî mücadele ve ziraî karantina teknik ve idarî işleri ile salgın, bulaşıcı, paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele işlerinde çalışanlar yönünden 1 yıl için 60 gün fiili hizmet zammı uygulanacağı şeklinde aynı hüküm yer almıştır. Ancak Anayasa Mahkemesine 5510 Sayılı Kanun’un bazı maddelerinin iptali hakkında açılan dava neticesinde Anayasa Mahkemesi 15 Aralık 2006 tarihli, 2006/111 Esas, 2006/112 Karar sayılı ve 30 Aralık 2006 tarihli resmi gazetede yayımlanan kararıyla 5510 sayılı Kanun’un bazı maddeleriyle birlikte veteriner hekimlere fiili hizmet zammını düzenleyen 40. maddesindeki cetvelin 13. sırasındaki düzenlemeyi de iptal etmiştir" diye konuştu. "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" Birkaç gün önce şap hastalığına karşı koruyucu aşılama yaparken bir veterinere hayvanın kafa darbesi sonucunda 2 kaburga kemiğinin kırıldığını belirten TVHB Başkanı Eroğlu, "Veteriner hekimlik mesleğinin ne kadar zor şartlarda icra edildiğini gerçekten cansiperane bir görev yaptıklarını göstermek istiyorum. Yine aşılama sırasında darbe alan bir arkadaşımızın kaşı açıldı ve 7 tane dikiş attılar. Mezbahada kesilen hayvanların denetimini yaptığı sırada şiddete uğrayan bir arkadaşımızın durumu ortada. Yakın zamanda bir arkadaşımız araçla bu şekilde köye giderken böyle bir kaza geçirdi. Netice itibariyle veteriner hekimler 657 sayılı kanuna göre sağlık hizmetleri sınıfında yer alıyor. Tabipler, eczacılar, diş hekimleri var. Dünyada da 3 tane hekim var. Beşeri hekim, diş hekimi ve veteriner hekim. Veteriner hekimler bu mesleklerin faydalandığı fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" ifadelerini kullandı.
Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart dünya kadınlar günü mesajı:
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:42 Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart dünya kadınlar günü mesajı: Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, "Kadınların eşit ve güçlü olmadığı bir toplumun güçlü bir geleceği de olamaz" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç 8 Mart dünya kadınlar günü dolayısıyla yayımladığı mesajında,"Kadınların eşit ve güçlü olmadığı bir toplumun güçlü bir geleceği de olamaz. Kadınlar; emeğiyle, aklıyla, cesaretiyle ve sevgisiyle hayatın her alanına değer katan, toplumu ayakta tutan en büyük güçtür. Aileden üretime, bilimden sanata kadar hayatın her alanında kadınların varlığı; toplumların gelişmesinin ve geleceğe güvenle yürüyebilmesinin vazgeçilmez şartıdır" ifadesini kullandı. Ardıç şöyle devam etti: "Cumhuriyetimiz, kadınların toplum hayatında eşit bireyler olarak yer almasının önünü açan büyük bir dönüşümün adıdır. Bugün kadınlarımız eğitimden bilime, üretimden girişimciliğe, sanattan kamu hayatına kadar her alanda önemli başarılara imza atıyor. Bu başarılar, fırsatlar eşitlendiğinde kadınların bir toplumun geleceğini nasıl dönüştürebileceğinin en güçlü göstergesidir. Kadınların aklı, emeği, vizyonu ve girişimciliği; sadece ekonomik hayatın değil, toplumun bütün alanlarının gelişmesinin de temelindedir. Ankara Sanayi Odası olarak biz de bu anlayışı kurumsal yapımızda ve çalışma kültürümüzde de hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz. Bugün Odamız çalışanlarının yarısını kadınlar oluşturuyor. Ancak bizim için asıl önemli olan, kadınların yalnızca istihdamda değil; karar alma mekanizmalarında da güçlü şekilde yer almasıdır. Nitekim bugün gururla ifade ediyorum ki, Ankara Sanayi Odamızda dokuz müdürlüğün beşinde kadın müdürlerimiz görev yapıyor. Kurumsal yönetim araştırmalarının bize gösterdiği çok açık bir gerçek var. Kadınların daha fazla yer aldığı yönetim ekiplerinde risk yönetimi güçleniyor, inovasyon artıyor ve kurumsal performans yükseliyor. Kadınların aklıyla güçlenen bir sanayi, kadınların cesaretiyle büyüyen bir ekonomi ve kadınların vizyonuyla şekillenen bir gelecek; Türkiye’nin en güçlü yarınıdır. Emeğiyle yarınlarımızı büyüten, cesaretiyle topluma ilham veren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyorum."