Yerel Haberler
Adana
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:54 Hantavirüs riskine karşı uzman uyarısı: "Hijyen kurallarına uymak hantavirüsten koruyor" Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, hijyen kurallarına uymanın hantavirüsten korunmada önemli olduğunu belirterek, "Tarım işçileri, kamp yapan kişiler, çiftçiler, depo çalışanları ve kırsal bölgelerde yaşayan bireyler hantavirüs açısından daha yüksek risk grubunda yer alırlar" dedi. Son günlerde dünyada ve Türkiye’de sıkça gündeme gelen hantavirüs vakaları, toplumda endişeye neden oldu. Hantavirüs, genellikle fare ve kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla temas sonucu bulaşabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığı olarak tanımlanıyor. Özellikle kapalı ve uzun süre kullanılmamış alanların temizliği sırasında havaya karışan virüs parçacıkları solunum yoluyla vücuda girebiliyor. Medline Adana Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, "Toplumda paniğe değil, doğru bilgiye ihtiyaç bulunuyor. Bilinçli olmak ve basit önlemlerle hantavirüs riskini büyük ölçüde azaltmak mümkündür" diyerek korunma yollarını anlattı. Hastalığı genellikle kemirgenler taşıyor Dr. Kayhan Uğuz, hantavirüsün, genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyasıyla temas sonucu bulaştığının altını çizerek, "Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, ahır, bodrum ve kırsal alanlardaki yapılarda risk daha yüksektir. Temizlik sırasında havaya karışan virüs partiküllerinin solunması enfeksiyonun en yaygın bulaş yolları arasında yer alır. Özellikle farelerin bulunduğu alanlarda koruyucu ekipman kullanılmadan yapılan temizlikler ciddi bir risk oluşturabilir. Hantavirüs enfeksiyonu ilk günlerde grip benzeri belirtilerle ortaya çıkabilir. Ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve mide bulantısı en sık görülen şikâyetler arasındadır. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise nefes darlığı, öksürük ve ciddi akciğer problemleri gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin hafife alınmaması önemlidir. Özellikle kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir" diye konuştu. Erken tanı önemli Hantavirüste erken teşhisin hastalığın kontrol altına alınabilmesi açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Uğuz, şunları söyledi: "Hastalığın kesin tanısı laboratuvar testleriyle konulurken, hastanın temas öyküsü de tanı açısından önemlidir. Özellikle solunum sıkıntısı yaşayan hastaların acil değerlendirilmesi gerekir. Gerekli durumlarda akciğer ve böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek için ek tetkikler de yapılabilir. Günümüzde hantavirüse karşı özel bir antiviral tedavi bulunmasa da erken dönemde uygulanan destek tedavileri sayesinde hastaların iyileşme şansı yüksektir. Tarım işçileri, kamp yapan kişiler, çiftçiler, depo çalışanları ve kırsal bölgelerde yaşayan bireyler hantavirüs açısından daha yüksek risk grubunda yer alırlar. Ayrıca uzun süre kullanılmamış ev veya iş yerlerini temizleyen kişiler de dikkatli olmalıdır. Fare ve kemirgenlerin yaşam alanlarına girmesini önlemek için gıda ürünlerinin kapalı şekilde saklanması ve yaşam alanlarının düzenli temizlenmesi de çok önemlidir." Hijyen kurallarına uymak koruyor Hantavirüsten korunmada en önemli adımın hijyen kurallarına dikkat etmek olduğunu vurgulayan Dr. Uğuz, "Hijyen kurallarına uymak hantavirüsten korunmada önemli. Kapalı alanlar temizlenmeden önce mutlaka havalandırılmalı, temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılmalı. Özellikle fare veya başka kemirgenlerin dışkısının görüldüğü alanların süpürülmesi yerine dezenfektan kullanılarak temizlenmesi gerekir" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:04 Kontrolsüz yıkımda yeni gelişme: 1 kişi tutuklandı, 3 şüpheliye adli kontrol verildi Adana’da kontrolsüz bina yıkımı sırasında kaldırımda bekleyen bir kadının son anda kaçarak kurtulduğu olayla ilgili başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 4 şüpheliden 1’i tutuklandı. Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Ulubatlı Hasan Mahallesi’nde 6 Mayıs günü meydana geldi. Yıkımı yapılan binanın kontrolsüz şekilde çökmesi sırasında kaldırımda bulunan bir kadın son anda kaçarak ölümden kurtulmuş, yaşanan panik anları çevredeki vatandaşların cep telefonu kameralarına yansımıştı. Görüntülerin haber olmasının ardından savcılık harekete geçti. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler, A.Ç., B.R.K., H.Y. ve Y.Ç., ’kasten bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olma’ suçlamasıyla tutuklama talebiyle Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlikte savunma yapan şüpheliler, gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını öne sürdü. Şüphelilerden A.Ç. kamyon şoförü olduğunu belirterek tüm tedbirleri aldıklarını savunurken, B.R.K. ise binanın ön tarafını görmediğini ve yıkımın yola doğru gerçekleşmediğini iddia etti. H.Y.’de sahadan sorumlu olduğunu, araçları durdurmaya çalıştığını söyledi. Şüpheli Y.Ç. ise binanın riskli yapı kapsamında belediyeden izinli şekilde yıkıldığını belirterek, "Can ve mal kaybı olmadı. Araçları durdurduk ancak bazı sürücüler uyarıları dikkate almadı" dedi. Şüpheli avukatı da müvekkillerinin gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, sabit ikametgah sahibi olduklarını ve kaçma şüphelerinin bulunmadığını belirterek tutuksuz yargılama talebinde bulundu. Mahkeme, A.Ç., B.R.K. ve H.Y. hakkında tutuklama talebini reddederek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmalarına karar verdi. Şüphelilere haftada bir gün imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulandı. Hakimlik, Y.Ç. hakkında ise kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, delilleri karartma ve kaçma ihtimalinin olduğu gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Şüpheli cezaevine gönderildi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:03 Kontrolsüz yıkımda yeni gelişme: 1 kişi tutuklandı, 3 şüpheliye adli kontrol verildi Adana’da kontrolsüz bina yıkımı sırasında kaldırımda bekleyen bir kadının son anda kaçarak kurtulduğu olayla ilgili başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 4 şüpheliden 1’i tutuklandı. Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Ulubatlı Hasan Mahallesi’nde 6 Mayıs günü meydana geldi. Yıkımı yapılan binanın kontrolsüz şekilde çökmesi sırasında kaldırımda bulunan bir kadın son anda kaçarak ölümden kurtulmuş, yaşanan panik anları çevredeki vatandaşların cep telefonu kameralarına yansımıştı. Görüntülerin haber olmasının ardından savcılık harekete geçti. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler A. Ç., B. R. K., H. Y. ve Y. Ç., "Kasten bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olma" suçlamasıyla tutuklama talebiyle Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlikte savunma yapan şüpheliler, gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını öne sürdü. Şüphelilerden A. Ç. kamyon şoförü olduğunu belirterek tüm tedbirleri aldıklarını savunurken, B. R. K. ise binanın ön tarafını görmediğini ve yıkımın yola doğru gerçekleşmediğini iddia etti. H. Y.’de sahadan sorumlu olduğunu, araçları durdurmaya çalıştığını söyledi. Şüpheli Y.Ç. ise binanın riskli yapı kapsamında belediyeden izinli şekilde yıkıldığını belirterek, "Can ve mal kaybı olmadı. Araçları durdurduk ancak bazı sürücüler uyarıları dikkate almadı" dedi. Şüpheli avukatı da müvekkillerinin gerekli güvenlik önlemlerini aldığını, sabit ikametgah sahibi olduklarını ve kaçma şüphelerinin bulunmadığını belirterek tutuksuz yargılama talebinde bulundu. Mahkeme, A.Ç., B.R.K. ve H.Y. hakkında tutuklama talebini reddederek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmalarına karar verdi. Şüphelilere haftada bir gün imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulandı. Hakimlik, Y.Ç. hakkında ise kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu, delilleri karartma ve kaçma ihtimalinin olduğu gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Şüpheli cezaevine gönderildi.
Kaybolan Cumali en son derede balık tutarken görüldü
15 Nisan 2025 Salı - 14:49 Kaybolan Cumali en son derede balık tutarken görüldü Adana’nın Karataş ilçesinde tarım işçisi ailenin kaybolan 7 yaşındaki oğlu Cumali’nin, en son elindeki kovayla dere kenarında balık tutarken görüldüğü öğrenildi. Jandarma, itfaiye, AFAD ve polis sualtı ekiplerinin çocuğu arama çalışmaları sürüyor. Osmaniye’nin Düziçi ilçesinden mevsimlik tarım işçisi olarak Adana’nın Karataş ilçesine gelen Karanfil ve İbrahim Timi’nin (28) 7 yaşındaki oğlu Cumali’den 12 Nisan sabahından beri haber alınamıyor. En son oyun oynamak için çadırdan ayrılan Cumali’yi arama çalışmaları 4 gündür sürüyor. Jandarma, polis, itfaiye ve AFAD bölgede arama yapıyor Adana Emniyet Müdürlüğüne bağlı Sualtı Polis Amirliği’nde görevli ’kurbağa adamlar’, jandarmaya ait arama kurtarma ve sualtı timi, AFAD ve itfaiyeye ait kurtarma timleri 4 gündür bölgede çalışmalarına devam ediyor. 162 personelin yer aldığı arama faaliyetlerinde 37 araç, 5 bot, 3 balıkçı teknesi ve jandarmaya ait cayrokopter yer alıyor. Balık tutarken görüldü Cumali’nin, 12 Nisan günü arkadaşları ve bölgedeki diğer aileler tarafından dere kenarında elindeki kovayla balık tutmaya çalışırken görüldüğü öğrenildi. K-9 arama-kurtarma köpeği derenin bir noktasına tepki verince, ekipler de bu bölgede arama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Anne Karanfil Timi, "Allah rızası için bulun kuzumu" diyerek ağıt yaktı.
Kaybolan Cumali en son derede balık tutarken görüldü
15 Nisan 2025 Salı - 14:42 Kaybolan Cumali en son derede balık tutarken görüldü Adana’nın Karataş ilçesinde tarım işçisi ailenin kaybolan 7 yaşındaki oğlu Cumali’nin, en son elindeki kovayla dere kenarında balık tutarken görüldüğü öğrenildi. Jandarma, AFAD ve polis sualtı ekiplerinin arama çalışmaları sürüyor. Osmaniye’nin Düziçi ilçesinden mevsimler tarım işçisi olan Adana’nın Karataş ilçesine gelen Karanfil ve İbrahim Timi (28)’in 7 yaşındaki oğlu Cumali’den 12 Nisan sabahından beri haber alınamıyor. En son oyun oynamak için çadırdan ayrılan Cumali’nin arama çalışmaları 4 gündür sürüyor. "Jandarma, polis, itfaiye, AFAD bölgede arama yapıyor" Adana Emniyet Müdürlüğüne bağlı Sualtı Polis Timlerine Amirliği Kurbağa Adamlar, Jandarma’ya ait arama kurtarma ve sualtı timi, AFAD ve itfaiyeye ait kurtarma timleri 4 gündür bölgede çalışmalarına devam ediyor. 162 personeli yer aldığı arama faaliyetlerinde 37 araç, 5 bot, 3 balıkçı teknesi ve jandarmaya ait cayrokopter yer alıyor. "Balık tutarken görüldü" Cumali’nin, 12 Nisan günü arkadaşları ve bölgedeki diğer aileler tarafından dere kenarında elindeki kovayla balık tutmaya çalışırken görüldüğü öğrenildi. K-9 arama-kurtarma köpeğinin derenin bir noktasına tepki verdi. Ekipler bu bölgede arama çalışmalarını yoğunlaştırdı. Anne Karanfil Timi, "Allah rızası için bulun kuzumu" diyerek ağıt yaktı. (CNK-GF-
Çukurova’da yağan yağmurlar tarım ürünlerine ’can suyu’ oldu
15 Nisan 2025 Salı - 11:01 Çukurova’da yağan yağmurlar tarım ürünlerine ’can suyu’ oldu Çukurova’da geçtiğimiz hafta yaşanan yağışlar karpuz, kavun ve domates başta olmak üzere tarım ürünlerine can suyu oldu. Çukurova’nın önemli tarım kentlerinden Adana’da uzun süren kuraklığın ardından etkili olan yağmur yağışı çiftçinin yüzünü güldürdü ve toprak suya doydu. Ancak halen barajlar dolmadı. Şubat ayında yaşanan zirai donun ardından yağışlarla rahat bir nefes alan üreticiler, yağışların bir süre daha sürmesini umut ediyor. Konuyla ilgili Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. "Kurak bir mevsim geçiriyoruz" Doğan, iklim değişikliği etkisinin tarımsal üretimi tehdit ettiğini belirterek, "İklim değişikliği etkileri tarımsal üretim alanlarımızı tehdit eder hale geldi. Geçtiğimiz Şubat ayında zirai don sonrası ürünlerimiz etkilendi. Adana kurak bir sezon geçirdi. Barajlarımızda yeterli suyumuz yoktu. Ancak son günlerde yağan yağışlar sebze, meyveye can suyu oldu. Çukurova’nın tamamında şu anda karpuz, kavun, biber ve domates ekimi var. Şu anda kurak bir mevsim geçiriyoruz. Biz su fakiri bir ülkeyiz. Eğer bu yağmurlar yağmazsa ektiğimiz ürünleri hasada zor kavuştururduk" ifadelerini kullandı. "Barajlarımızda suyun olmaması bizleri endişelendiriyor" Son 1 haftadır yağan yağışların tarlalara can suyu olduğunu anlatan Mehmet Akın Doğan, "Afet olmadan yağmura ihtiyacımız var. Barajlarımızda suyun olmaması bizleri endişelendiriyor. Sulama programı rotasyona girecekmiş. Normalde hiç böyle durumlar olmazdı. Bizim için zor günler gelecek" dedi.
Diyetisyen Gündüz: "Akdeniz diyeti kanser riskini yüzde 20 azaltıyor"
15 Nisan 2025 Salı - 10:03 Diyetisyen Gündüz: "Akdeniz diyeti kanser riskini yüzde 20 azaltıyor" Diyetisyen Çisem Gündüz, Akdeniz diyetine uyan bireylerin kansere yakalanma riskinin yüzde 20 oranında daha düşük olduğunu belirterek, "Yoğurt, turşu, sarımsak ve soğan gibi besinler bağırsak florasının güçlendirerek bağışıklığı destekliyor" dedi. Beslenme ve yaşam tarzının kanser üzerindeki etkilerine dikkat çeken Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme Uzmanı Diyetisyen Çisem Gündüz, düzgün beslenme alışkanlıkları ve aktif bir yaşam tarzının önleyici gücü olduğunu ifade etti. Dünya Kanser Araştırma Fonu (WCRF) ve Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR) tarafından yapılan çalışmalara göre, kanserin yüzde 30-50’sinin önlenebilir olduğunu ve bu süreçte en önemli değiştirilebilir risk faktörlerinden birinin "beslenme" olduğunu vurguladı. Harvard Tıp Fakültesi’ne göre günlük en az 400 gram sebze ve meyve tüketiminin mide ve kolon kanseri gibi türlere karşı koruyucu olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Gündüz, "Akdeniz diyetine uyan bireylerin kansere yakalanma riskinin Akdeniz diyetine yüksek uyumun toplam kanser riskini yüzde 10-20 oranında azaltabileceğini bizlere gösteriyor. Bu diyetin temel özellikleri olan yüksek antioksidan içeriği, inflamasyonu baskılayan bileşenler ve bağırsak mikrobiyotasını destekleyen lifli besinler, kanserin önlenmesinde ve tedavi sürecinde olumlu katkılar sağlayabilir. Tam tahıllar, kuru baklagiller ve sebzelerin lif oranı yüksek olduğu için özellikle bağırsak kanserine karşı koruyucu" diye konuştu. "Egzersiz kanser riskini düşürebilir" Fiziksel aktivitenin kanser riskini azalttığını belirten Gündüz, "Bazı klinik araştırmalar, haftada 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapmanın, özellikle meme ve bağırsak kanseri riskini düşürebildiğini göstermiştir. Sigaranın akciğer kanserlerinin yüzde 85’inden sorumlu olduğu bilinmektedir. Alkol tüketimi ise meme, karaciğer ve yemek borusu kanseriyle ilişkilidir" dedi. Melatonin hormonunun hücre yenilenmesini desteklediğine değinen Diyetisyen Gündüz, kronik stresin bağışıklık sistemini baskılayarak bazı kanser türlerinin gelişimini hızlandırdığını aktararak, "DNA hasarını önleyen antioksidanlar önemli. C vitamini, E vitamini, selenyum, polifenoller ve flavonoidler kanser riskini azaltabilir. Likopen ve karotenoidler DNA hasarını önleyip iltihaplanmayı azaltarak koruyucu bir etki sağlar. Domates, havuç, tatlı patates ve kırmızı biber bu bileşenleri içeren besinlerdir. Yine bir klinik çalışma, yüksek likopen alımının prostat kanseri riskini yüzde 30 oranında azaltabileceğini gösteriyor" şeklinde konuştu. "Bağırsak sağlığı da korunmada etkili" Bağırsak florasının güçlendirilmesinin bağışıklığı desteklediğini söyleyen Diyetisyen Gündüz, yoğurt, turşu, sarımsak ve soğan gibi besinlerin tüketilmesinin önemini ifade etti. Brokoli, karnabahar, lahana ve turbun kanserojenleri etkisiz hale getiren enzimler içerdiğini vurgulayan Diyetisyen Gündüz şunları dile getirdi: "Omega-3 yağ asitleri de hücre membran stabilitesini artırarak kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatabilir. Somon, keten tohumu ve ceviz Omega-3 açısından iyi kaynaklardır. Ayrıca, bağırsak florasını güçlendiren prebiyotik ve probiyotikler bağışıklık sistemini destekleyerek kanser riskini azaltabilir. Yeşil çay, nar ve kırmızı üzüm gibi flavonoidler ve polifenoller içeren gıdalar ise hücre yenilenmesini destekleyerek sağlıklı hücre fonksiyonlarını koruyabilir." "İşlenmiş etlerden uzak durulmalı" Kaçınılması gereken gıdalardan da bahseden Diyetisyen Gündüz, işlenmiş etlerin (salam, sosis, sucuk) Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1. Grup kanserojen olarak sınıflandırıldığını belirterek, "Yüksek glisemik indeksli gıdalar, insülin direncini artırarak bazı kanser türleriyle ilişkili bulunmuştur. Özellikle pankreas, meme ve kolorektal kanser riskini yükselttiği gösterilmiştir" uyarısında bulundu. Ulusal Kanser Haftası’nda bilinçlenmenin önemine vurgu yapan Gündüz, sağlıklı beslenme, aktif bir yaşam ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın kanser riskini önemli ölçüde azaltabileceğini söyledi.
Diyetisyen Özbay  "Obezite bir çok hastalığa neden oluyor"
15 Nisan 2025 Salı - 09:55 Diyetisyen Özbay "Obezite bir çok hastalığa neden oluyor" Uzman Diyetisyen Duygu Özbay, obezite sonucunda kalp, damar, şeker, insülin direnci ve bunun gibi sağlık problemlerinin ortaya çıktığını söyledi. Obez insan sayısı, son yayımlanan çalışmalara göre tüm dünyada bir milyarı aştığı bildirildi. 1980’lerden bu yana 70’ten fazla ülkede obezite oranları en az iki katına, benzer şekilde son 30 yılda çocuklar ve ergenlerdeki obezite oranı 2-4 katına çıktığı öğrenildi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun sağlık araştırmasında da nüfusun %20’den fazlasının obez olduğu göze çarpmaktadır. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan obezite, dünya çapında hızla artmakta ve "küresel bir salgın" şeklinde ifade edilmektedir. Özel Medline Adana Hastanesi’nde görevli Uzman Diyetisyen Duygu Özbay, "Ama bazılarımız yemek yiyerek mutlu olmaya çalışıyor. Sağlıksız beslenmeyle mutlu oluyorlar ama Anoreksi nasıl bir problemse obeziteyi de kronik bir hastalık olarak görüyoruz. Obezite sonucunda kalp, damar, şeker, insülin direnci ve bunun gibi sağlık problemleri ortaya çıkıyor. Aşırı yağlı yemek ve hareketsiz yaşam obeziteye yol açan sebeplerdendir. Sağlıklı yaşam sürecine geçtikten bir süre sonra aslında ne kadar mutsuz olduklarını anlayabiliyorlar. Danışanlarım, "aslında çok mutsuzmuşum, yemek yedikten sonra kendimi kötü hissediyormuşum" diyorlar. Aslında sağlıklı beslenerek ne kadar dinç ve iyi hissettiklerini çok net görebiliyoruz" dedi.
Küçükbaş hayvanların kırkım mesaisi başladı
15 Nisan 2025 Salı - 09:26 Küçükbaş hayvanların kırkım mesaisi başladı Türkiye’de tarım ve hayvancılıkta önemli bir yere sahip Adana’da, baharın gelmesiyle birlikte üreticilerin de hayvan kırkma mesaisi başladı. Nisan ayında etkili olan yağışların ardından soğuk hava bölgeyi terk etmeye başladı. Adana’nın Kozan ilçesinde de baharla birlikte güneşin kendini göstermeye başlamasıyla özellikle küçükbaş hayvan sahibi üreticiler, kırkıma başladı. Ilıca Mahallesi’nde üretici Emrah Doğan da aile üyeleriyle birlikte keçilerin kırkımlarını yaparken, kırkım yapmanın berberlikten daha zor olduğunu söyledi. "Hayvanların sağlıklı kalması için bakımlı olması gerekir" 250 küçükbaş ile 50 büyükbaşı bulunan üretici Emrah Doğan, keçi ve koyunların baharın gelmesi ile birlikte bakımlarına başladıklarını belirterek, "Her yıl sıcak havalar başlamadan hayvanların serin ve sağlıklı kalabilmesi, Kurban Bayramı öncesi de bakımlı olması gerekir. Keçi ve koyunları damat gibi hem bahar hem Kurban Bayramı için hazırlıyoruz. Kırkımın zorluğu tutması zor. Hayvanlar alışkın olmaz ise bu daha da zor hale geliyor" dedi. Kurban Bayramı hareketliliğinin de başladığına değinen Doğan, zorlu mesailerinin bayram bitince biteceğini kaydetti. "Baharla kırkım başladı" Hayvancılık yapanlardan Canan Karalı ise, "Bize göre zorluğu olmayan bir mesai. Bu işi sevdiğimiz için yapıyoruz. Bahar ile birlikte kırkım başladı. Bu yıl iklim değiştiği için kış yaza kaldı. Normalde yaylalara göç başlamıştı. Şu an serin olunca yaylaya göç etmeden kırkım başladı. Bu da bizler için güzel oldu diyebiliriz. Burada kırkımlarımızı tamamlayacağız. Günlük ortalama 25 hayvanın bakımını yapıyoruz" şeklinde konuştu.