Yerel Haberler
Adana
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:54 Hantavirüs riskine karşı uzman uyarısı: "Hijyen kurallarına uymak hantavirüsten koruyor" Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, hijyen kurallarına uymanın hantavirüsten korunmada önemli olduğunu belirterek, "Tarım işçileri, kamp yapan kişiler, çiftçiler, depo çalışanları ve kırsal bölgelerde yaşayan bireyler hantavirüs açısından daha yüksek risk grubunda yer alırlar" dedi. Son günlerde dünyada ve Türkiye’de sıkça gündeme gelen hantavirüs vakaları, toplumda endişeye neden oldu. Hantavirüs, genellikle fare ve kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla temas sonucu bulaşabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığı olarak tanımlanıyor. Özellikle kapalı ve uzun süre kullanılmamış alanların temizliği sırasında havaya karışan virüs parçacıkları solunum yoluyla vücuda girebiliyor. Medline Adana Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, "Toplumda paniğe değil, doğru bilgiye ihtiyaç bulunuyor. Bilinçli olmak ve basit önlemlerle hantavirüs riskini büyük ölçüde azaltmak mümkündür" diyerek korunma yollarını anlattı. Hastalığı genellikle kemirgenler taşıyor Dr. Kayhan Uğuz, hantavirüsün, genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyasıyla temas sonucu bulaştığının altını çizerek, "Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, ahır, bodrum ve kırsal alanlardaki yapılarda risk daha yüksektir. Temizlik sırasında havaya karışan virüs partiküllerinin solunması enfeksiyonun en yaygın bulaş yolları arasında yer alır. Özellikle farelerin bulunduğu alanlarda koruyucu ekipman kullanılmadan yapılan temizlikler ciddi bir risk oluşturabilir. Hantavirüs enfeksiyonu ilk günlerde grip benzeri belirtilerle ortaya çıkabilir. Ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve mide bulantısı en sık görülen şikâyetler arasındadır. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise nefes darlığı, öksürük ve ciddi akciğer problemleri gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin hafife alınmaması önemlidir. Özellikle kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir" diye konuştu. Erken tanı önemli Hantavirüste erken teşhisin hastalığın kontrol altına alınabilmesi açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Uğuz, şunları söyledi: "Hastalığın kesin tanısı laboratuvar testleriyle konulurken, hastanın temas öyküsü de tanı açısından önemlidir. Özellikle solunum sıkıntısı yaşayan hastaların acil değerlendirilmesi gerekir. Gerekli durumlarda akciğer ve böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek için ek tetkikler de yapılabilir. Günümüzde hantavirüse karşı özel bir antiviral tedavi bulunmasa da erken dönemde uygulanan destek tedavileri sayesinde hastaların iyileşme şansı yüksektir. Tarım işçileri, kamp yapan kişiler, çiftçiler, depo çalışanları ve kırsal bölgelerde yaşayan bireyler hantavirüs açısından daha yüksek risk grubunda yer alırlar. Ayrıca uzun süre kullanılmamış ev veya iş yerlerini temizleyen kişiler de dikkatli olmalıdır. Fare ve kemirgenlerin yaşam alanlarına girmesini önlemek için gıda ürünlerinin kapalı şekilde saklanması ve yaşam alanlarının düzenli temizlenmesi de çok önemlidir." Hijyen kurallarına uymak koruyor Hantavirüsten korunmada en önemli adımın hijyen kurallarına dikkat etmek olduğunu vurgulayan Dr. Uğuz, "Hijyen kurallarına uymak hantavirüsten korunmada önemli. Kapalı alanlar temizlenmeden önce mutlaka havalandırılmalı, temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılmalı. Özellikle fare veya başka kemirgenlerin dışkısının görüldüğü alanların süpürülmesi yerine dezenfektan kullanılarak temizlenmesi gerekir" dedi.
Trendyol 1. Lig: Adanaspor: 0 - Erzurumspor FK: 3
14 Nisan 2025 Pazartesi - 22:11 Trendyol 1. Lig: Adanaspor: 0 - Erzurumspor FK: 3 Trendyol 1. Lig’in 34.haftasında Adanaspor, evinde karşılaştığı Erzurumspor FK’ya 3-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar 18. dakikada Erzurumspor FK’da Teklic’in sağ kanattan kullandığı serbest vuruşta meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 0-1 28. dakikada savunma arkasına sarkan Sylla, kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda Nurullah topu kornere çeldi. 43. dakikada Crociata’nın ara pasında topla buluşan Sylla, ceza sahasında şutunu çekti ancak savunmadan Fatih, kritik bir müdahaleyle topu kornere gönderdi. 61.dakikada Eren Tozlu, ceza sahası içi solunda Hasan’dan kendini kurtardı ve sağ ayağıyla kayarak vuruşunu yaptı ve top ağlara gitti. 0-2 67. dakikada Adanaspor’da Oğuzhan sol kanattan köşe vuruşunu yaptı ve Candeias ceza sahası dışından gelişine topa vurdu. Top, az farkla auta gitti. 81.dakikada Adanaspor’da Oğuzhan Matur, Teklic’in sol ayağına yaptığı müdahale sonucu hakem Alpaslan Şen tarafından doğrudan kırmızı kart ile oyun dışı kaldı. 86.dakikada Teklic, ceza sahası içinde sol çaprazdan topu Eren’e aktardı. Eren Tozlu, düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 0-3 Hakemler: Alpaslan Şen, Emrah Ünal, Ali Doğan Adanaspor: Nurullah Aslan, Hasan Hatipoğlu (Harun Alpsoy dk. 64), Oğuzhan Matur, Fatih Kurucuk (Cem Güzelbay dk.46) Süleyman Koç, Donkor, Elias Durmaz (Orkan Çınar dk. 71), Ivan, Candeias, Endri Çekici (Yasin Midiliç dk. 62), Çikalleshi (Metehan Altunbaş dk. 46) Yedekler: Muhammed Emin Çelik, Hıdır Aytekin, Doğukan Emeksiz, Feyzi Yıldırım, Yusuf Can Esendemir Teknik Direktör: Hakan Keleş Erzurumspor FK: Ataberk Dadakdeniz, Mustafa Yumlu, Mustafa Akbaş, Orhan Ovacıklı, Giorbelidze (Gökhan Akkan dk. 82), Yakup Kırtay, Crociata (Salih Sarıkaya dk. 90+1), Roshi (Furkan Özkan dk.85), Teklic (İlkan Sever dk. 90+1), Sylla, Eren Tozlu (Koray Kılınç dk. 90+1) Yedekler: Göktuğ Bakırbaş, Mehmet Taş, Mamba, Ömer Arda Kara, Tasev Teknik Direktör: Hakan Kutlu Goller: Teklic (dk. 18), Eren Tozlu (dk. 61 ve 86) (Erzurumspor FK) Kırmızı kart: Oğuzhan Matur (dk.81) (Adanaspor) Sarı kartlar: Süleyman (Adanaspor) Yakup, Roshi (Erzurumspor FK)
Vali Köşger: "Terlik Cumali’ye ait"
14 Nisan 2025 Pazartesi - 14:46 Vali Köşger: "Terlik Cumali’ye ait" Adana’da 3 gündür haber alınamayan tarım işçisi ailenin 7 yaşındaki çocuğuyla ilgili gelişmeleri paylaşan Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, "Jandarma sulama kanalı kenarında bir terlik buldu. Bu terliğin de çocuğa ait olduğunu teyit etti. Nereye gittiği konusunda ayrıntılı bir bilgi yok" dedi. Vali Yavuz Selim Köşger başkanlığında İl Güvenlik, Asayiş Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirildi. Valilikte yapılan toplantıya Cumhuriyet Başsavcısı Bilal Gümüş, İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Coşkun Sel katıldı. Toplantı sonrasında Vali Köşger, hem şehirdeki suçlarla mücadele konusunda hem de kayıp çocuk Cumali konusunda açıklamalarda bulundu. "Cumali’ye ait terlik kanal kenarında bulundu" 12 Nisan’da kaybolan 7 yaşındaki Cumali Timi’nin bulunması için arama çalışmalarının sürdüğünü belirten Vali Köşger, "Jandarma sulama kanalı kenarında bir terlik buldu. Bu terliğin de çocuğa ait olduğunu teyit etti. Nereye gittiği konusunda ayrıntılı bir bilgi yok. Aile de bilmiyor. Önceliğimiz çocuğumuzun bulunması, sonrasında eğer adli bir boyutu varsa, süreç bu yönde ilerleyecektir" dedi. Cinayet, yaralama ve tehdit suçları yükseldi Kentte çeşitli suçlara karşı gerçekleştirilen operasyonlarla ilgili bilgi veren Köşger, "Mart ayında terör örgütlerine yönelik 21 operasyon düzenlendi, 8 kişi gözaltına alındı. 2024 Mart ayı ile bu yılki Mart ayında ise suç oranları düştü. 13’ten 11’e, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 21’den 9’a, çocuğun cinsel istismarı suçunun 58’den 38’e, cinsel saldırı suçunun 11’den 9’a, mal varlığına karşı işlenen suçlar da 370’den 292’ye geriledi. Kasten öldürme suçu 5’ten 9’a, kasten yaralama suçu 630’dan 668’e, tehdit suçu da 530’dan 566’ya yükseldi" diye konuştu. "Uyuşturucuyu, toplumsal güvenlik meselesi olarak değerlendiriyoruz" Son olarak Vali Köşger, "Organize suç çetelerine yönelik 10 operasyon düzenlendi, gözaltına alınan 304 kişiden 130’u tutuklandı. Ayrıca 4 organize suç çetesi de çökertildi. Uyuşturucu imalatı ve ticareti suçuna yönelik düzenlenen 198 operasyonda ise gözaltına alınan 160 kişi tutuklandı, 60 kişi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Uyuşturucuyla mücadeleyi tek boyutlu değerlendirmiyoruz. Bununla ilgili riskli bölgelerde sağlık, eğitim, müftülük açısından yürüttüğümüz faaliyetler var. Uyuşturucuyu, toplumsal güvenlik meselesi olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.
15. Kardelen Futbol Turnuvası başladı
14 Nisan 2025 Pazartesi - 14:38 15. Kardelen Futbol Turnuvası başladı Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi tarafından geleneksel hale getirilen 15. Kardelen Futbol Turnuvası, hafta sonu gerçekleştirilen tören ve maçlarla görkemli bir şekilde başladı. Kıyasıya maçlara sahne olan turnuva öncesinde konuşan Başkan Mustafa Sarıgeçili; "Amacımız üyelerimiz arasındaki birlik ruhunu güçlendirmek. Zaten turnuvamız sizlerin desteği ve katılımıyla yıllardır dostluk, birlik ve beraberlik mesajlarıyla dikkat çekiyor; sporun ötesinde dayanışma ve kaynaşmanın sembolü olarak hafızalara kazınıyor" dedi. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi’nin 15 yıldır düzenlediği Kardelen Futbol Turnuvası, bu yıl da renkli görüntüler ve kıyasıya mücadelelerle başladı. Tören öncesinde açılış programı kapsamında misafirlere geleneksel tavuklu pilav ikramı yapıldı. Katılımcılar ve aileleri başlama vuruşundan önce hatıra fotoğrafı çekimleriyle bu özel anları ölümsüzleştirdi. Eğitim-Bir-Sen Adana Şube yönetimi, il başkanları, katılımcı okullardan eğitim çalışanları ve aileleri turnuvanın açılış töreninde hazır bulunarak etkinliğin samimi bir atmosferinde gerçekleşmesini sağladı. Sarıgeçili; "Amacımız Birlik Ruhunu Güçlendirmek" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, yaptığı açıklamada, "Üyelerimize özel düzenlediğimiz bu turnuva, yalnızca futbol sahalarında değil, gönüllerde de kazanan bir organizasyon. 15 yıldır sürdürdüğümüz bu geleneğin temel hedefi, eğitim camiamızın farklı kesimlerini bir araya getirerek birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmek. Zaten turnuvamız sizlerin desteği ve katılımıyla yıllardır dostluk, birlik ve beraberlik mesajlarıyla dikkat çekiyor; sporun ötesinde dayanışma ve kaynaşmanın sembolü olarak hafızalara kazınıyor. Bugün burada kaybeden olmayacak. Kazanan ise eğitim neferlerinin dayanışması olacaktır" ifadelerini kullandı. Sarıgeçili, organizasyonda emeği geçen tertip komitesine ve katılımcılara teşekkür ederek, "Bu turnuva, Adana’da eğitim çalışanlarının ortak sesi olma misyonumuzu bir kez daha gösterdi. İnanıyorum ki bu mücadele, gelecek nesillere örnek olacak" dedi. "Fair-Play" ve "En Çok Gol Atan Oyuncu" Ödülleri de Verilecek Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi’nin uzun soluklu spor ve sosyal sorumluluk projelerinden birisi olan Kardelen Futbol Turnuvası’nda, Adana genelindeki okulların eğitim çalışanlarından oluşan takımlar, kıran kırana mücadeleler sergiliyor. Grup maçları sonunda yarı final ve final karşılaşmaları gerçekleştirilecek. Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da şampiyon takım ödülünün yanı sıra, "fair-play" ve "en çok gol atan oyuncu" gibi kategorilerde ödüller verilecek.
DAİMFED mahalle mahalle gezerek yerinde kentsel dönüşümü anlatıyor
14 Nisan 2025 Pazartesi - 13:10 DAİMFED mahalle mahalle gezerek yerinde kentsel dönüşümü anlatıyor Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED), mahalle mahalle gezerek yerinde ve kentsel dönüşümün önemini anlatmaya, vatandaşlarla buluşmaya devam ediyor. ‘Mahalle Mahalle Yerinde ve Kentsel Dönüşüm’ toplantılarının bu haftaki durağı Kiremithane Mahallesi oldu. Programa katılan DAİMFED 1. Başkan Vekili Faruk Bozkurt, yerinde ve kentsel dönüşümün önemine dikkat çekerek, kentsel dönüşümün bir an önce çözüme kavuşması gerektiğine vurgu yaptı. DAİMFED’in düzenlediği ‘Mahalle Mahalle Yerinde ve Kentsel Dönüşüm’ toplantısında, kentin dinamikleri hazır bulundu. Programa DAİMFED 1. Başkan Vekili Faruk Bozkurt, DAİMFED Akademik Çalışma Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Beycioğlu, DAİMFED Yerinde ve Kentsel Dönüşüm Komisyon Başkanı Melih Selçuk Ataş, Yüreğir Belediye Başkan Yardımcısı Güney Çabuk, Yüreğir Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Ceylan, DAİMFED Yıkım ve Hafriyatçılar Komisyon Başkanı Seyfettin Can ve Kiremithane Mahalle Muhtarı Furkan Akgümüş katıldı. Kiremithane Mahallesi’nde Yerinde ve Kentsel Dönüşümün önemini bir kez daha dile getiren DAİMFED 1. Başkan Vekili Faruk Bozkurt, "6 Şubat 2023 yılında yaşanan büyük depremler gerçekten de bize asla unutamayacağımız anlar yaşattı. Bizler de DAİMFED olarak bu acıların tekrarlanmaması adına Yerinde ve Kentsel Dönüşüm olarak taşın altına elimizi değil, gövdemizi koymuş durumdayız. Bu yüzden vatandaşlarımızı bilinçlendirmek istiyoruz" dedi. Programda Adana ve çevresindeki mahallelerin artık yenilenmesi gerektiğini söyleyen DAİMFED 1. Genel Başkan Vekili Faruk Bozkurt, "Adana ve çevresinde artık mahallelerimizin acilen yenilenmesi gerekiyor. Bunu yaparken vatandaşın da yardımcı olması artık kaçınılmazdır. Kiremithane Mahallesi’ne baktığımızda 2.4 yoğunluk almış ve burada çok güzel Yerinde ya da Kentsel Dönüşüm yapılabilir. Konu aslında hepimiz için çok önemli" ifadesini kullandı. Beycioğlu ise burada yaptığı konuşmada, "Adana’daki konut stoğuna baktığımızda yüzde ellisinin kanserli olduğunu görüyoruz. Yani kanserli hasta gibi çaresiz durumda binalarımız var. Bodrum katlarında ciddi anlamda korozyonlar var ve taşıyıcı sistemlerinde önemli mühendislik hataları görülüyor. Yerinde ve Kentsel Dönüşüm Adana için kaçınılmaz bir fırsat. Eğer bu fırsatı kaçırmazsak inanın ki mutlu bir yaşama kavuşuruz" diye konuştu. Mahalle Mahalle Yerinde ve Kentsel Dönüşüm’ programında önemli açıklamalar yapan Prof. Dr. Ahmet Beycioğlu, "İnsanlar arabası bozulduğunda hemen onu satıp yenilemek istiyor. Ama hayatın en önemli unsuru barınmadır. Söz konusu konutlarla ilgili sorun ortaya çıkınca kulak arkası ediliyor. Bu konutlara canımızı teslim ediyoruz. Hayatta canımızdan kıymetli ne olabilir ki. Ben bunu anlayamıyorum" diyerek konunun ne kadar ciddi olduğunu anlattı. Kiremithane Mahallesi’ndeki toplantıda konuşan DAİMFED Yerinde ve Kentsel Dönüşüm Komisyon Başkanı Melih Selçuk Ataş, "Depremden sonra gelen yetkililer sizlerin evine gelerek o anda evinizin hasar alıp almadığına bakıyor. Ama daha sonra bir şey olmayacak demiyorlar. Akdeniz Bölgesi’nde olduğumuz için nemli bölgede yaşıyoruz. Yıllar sonra konutun demirleri korozyona uğruyor ve demirler şişme yapıyor. Kiremithane Mahallesi’ne güzel bir yoğunluk verilmiş ve bu fırsatı kaçırmamaları gerekiyor" dedi. Kiremithane Mahalle Muhtarı Furkan Akgümüş, konuşmasına DAİMFED yetkililerine teşekkür ederek başladı. Akgümüş, "Eğer bizler huzurlu bir şekilde ve sosyal donatıların olduğu bir mahallede yaşamak istiyorsak, bu bizim elimizde. Yerinde ve Kentsel Dönüşümünün önemini kapı kapı gezerek hepimizin anlatması gerekiyor. Eğer dönüşüm gerçekleşirse, başta gençlerimiz kötü alışkanlıklardan kurtulmuş olacak. Ailelerimiz çocuklarıyla birlikte rahat bir nefes alacaklar" dedi.
Yargı ve iş dünyası Adana’da buluştu
14 Nisan 2025 Pazartesi - 11:31 Yargı ve iş dünyası Adana’da buluştu İş dünyasının iş hukuku alanında karşılaştığı güncel sorunları ve bu sorunlara yönelik Yargıtay içtihatları ışığında geliştirilen çözüm önerilerini tartışmak amacıyla Adana Sanayi Odası (ADASO), İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Derneği (Türk Milli Komitesi) ve Adana Barosu iş birliğinde "Yeni Gelişmeler Işığında İş Hukuku Uygulama Sorunları ve Çözüm Önerileri Semineri" gerçekleştirildi. Adana Ticaret Odası Konferans Salonu’ndaki seminerin açılışında konuşan 29. Dönem TBMM Başkanı, 58. Ve 59. Dönem Adalet Bakanı TOBBUYUM Uyuşmazlık Çözüm Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Çiçek, hukuki istikrar olmadan hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağını belirterek, "Türkiye’de 9 bin 300’den fazla yürürlükte yasa var. Meclis, bir kanun fabrikası gibi çalışıyor ama sorunlarımız bitmiyor. Demek ki kanun çıkarmak tek başına yeterli değil" dedi. Küreselleşen bir dünyada ciddi teknolojik gelişmeler yaşandığını, bir ülkedeki seçimin Dünyanın her yerini etkilediğini aktaran Çiçek, bir açıklamanın borsayı sarstığını, iş dünyasının uykusuz kaldığını, doların ve euronun ne olacak hesabıyla herkesin tedirgin olabildiğini hatırlattı. Bu hızlı gelişmeler karşısında ’istikrar’ kavramının öne çıktığına dikkat çeken Çiçek, "Biz, Türkiye siyasetinde genellikle siyasi istikrara odaklanırız, çünkü olumsuz koalisyon tecrübelerimiz var. Ama istikrar dediğimiz şey beş ayaktan oluşur. Bunlardan birine odaklanıp diğerlerini unutursak, istikrardan fayda bekleyemeyiz. Birincisi siyasi istikrar, evet, önemlidir. Ama yeterli değildir. İkincisi bürokratik istikrar gerekir. 3 günde bir bürokrat değiştirirseniz, o kişi daha işi öğrenmeden başka yere geçer. Özellikle temel kurumlarda sık değişiklikler sorun oluşturur. Üçüncüsü ekonomik istikrar. Dördüncüsü ise lafını çok ettiğimiz ama içini dolduramadığımız hukuki istikrar. Hukuki istikrar olmadan hiçbir girişim başarıya ulaşamaz. Beşincisi de ahlaki istikrardır. Ahlaki çürüme, beraberinde hukuki ve toplumsal çöküşü getirir. Yani istikrardan bahsedeceksek bu beşi bir arada olmalıdır. Ama merkezi hukuki istikrardır. Yeni gelişmeler, yeni hukuki sorunlar doğurur ve bunun birinci derecede muhatabı iş dünyasıdır. İş barışı sağlanmazsa üretim olmaz. İşveren ve işçi arasındaki güveni hukuk tesis etmelidir. Bu olmazsa kalkınma olmaz, dış dünyayla rekabet imkanı da doğmaz" diye konuştu. "Kanun çıkarmak tek başına yeterli değil" Yeni ihtiyaçların kuralları ve kurumları doğurduğunu, ülkemizde ise her meseleye karşılık olarak "Ben olsam bir kanun çıkarırdım" dendiğini ifade eden Çiçek, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’de 9 bin 300’den fazla yürürlükte yasa var. Gelişmiş ülkelerde bunun üçte biri. Torba yasalarla bir kanunda 20 değişiklik yapılıyor. Meclis, bir kanun fabrikası gibi çalışıyor ama sorunlarımız bitmiyor. Demek ki kanun çıkarmak tek başına yeterli değil. O zaman içtihatla yorumlamak, çağın ruhuna uygun hale getirmek gerekir. Hızlı değişimin olduğu yerde, temel yasalar bile geçici nitelik kazanabilir. İşte bu noktada devreye Yargıtay giriyor. Yargıtay, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en köklü, en saygın kurumlarından biridir. İçtihatla hukuku çağın ihtiyaçlarına göre şekillendirme çabası içindedir. Bu toplantılar da işte bu çabaların bir parçasıdır. Damdan düşüp ayağa kalkmaya çalışanlarla, onun ayağını saranların bir araya gelip birlikte çözüm üretmesi gerekir. Bu açıdan bu organizasyonları çok önemsiyorum." "Seminer çözüm yollarının belirlenmesi açısından da faydalı olacaktır" Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, çalışma hakkının herkesin arzu ettiği bir işte, insan onuruna yaraşır şartlarda çalışma ve yaşamını sürdürebilme güvencesini sağlayan temel bir insan hakkı olduğunu, bu hakkın Anayasa’da açık şekilde düzenlendiğini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 48. maddesine göre herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğunu, 49. maddeye göre ise çalışmanın herkesin hakkı ve ödevi olduğunu hatırlatan Şentürk, "Anayasamızın yanı sıra, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler; özellikle Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri, 4857 sayılı İş Kanunu ve diğer ilgili mevzuatlar, çalışma hayatımıza ilişkin temel ilkeleri ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı. Yürürlüğe konulan yasal düzenlemelerin uygulamasından doğan sorunlarla karşılaşılmasının doğal olduğunu hatırlatan Şentürk, "Yargı kararlarının önemi de işte bu noktada ortaya çıkmaktadır. Yargı organlarının görevi yalnızca yasa uygulamak değil; yasaların açık olmadığı veya tereddüt oluşturduğu durumlarda adalet ve hukuka uygun çözümler üretmektir. İş mahkemelerimiz, istinaf mahkemeleri, temyiz mercileri ve özellikle Yargıtay’ın 9. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu önemli roller üstlenmektedir. Yüksek Yargıtay’ımız, bir temyiz ve içtihat mahkemesidir. Çalışma hayatına dair içtihatlar; işçiyi, işvereni, aileleri ve hatta toplumun genelini etkileyebilecek niteliktedir. İçtihat mahkemeleri, taraflardan etkilenmeden; ancak onların gerçekliklerinden kopmadan, işçi-işveren dengesini gözeterek karar üretmelidir. Bu tür organizasyonları bu nedenle çok önemsiyoruz. Çünkü bu toplantılar, işçi ve işveren temsilcilerinin, akademisyenlerin ve yargı mensuplarının bir araya gelmesini sağlayarak içtihatların oluşumuna katkı sunmaktadır"şeklinde konuştu. "Sorunları doğru değerlendirmek ve çözüm yolları üretmek son derece kıymetli" Yargıtay Birinci Başkanvekili, Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak, iş hukukunun, işçi ile işveren arasındaki dengeyi, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korumaya çalışan, dinamik ve değişken yapısıyla çok önemli bir alan olduğunu söyledi. Yalnızca kanun metinlerinden ibaret olmayan bu hukuk dalının adaletin tesisi, ekonomik dengenin sürdürülebilirliği ve toplumsal barış açısından da hayati öneme sahip olduğunu kaydeden Albayrak, "Günümüzde iş güvencesi eksikliği, kayıt dışı istihdam, esnek çalışma modelleri, uzun yargılama süreçleri, sendikal haklarla ilgili sorunlar ve dijitalleşmenin getirdiği yeni zorluklar bizleri yeni çözümler üretmeye zorluyor. Bu tür bilimsel ortamlar, söz konusu sorunları doğru değerlendirmek ve çözüm yolları üretmek adına son derece kıymetlidir" şeklinde konuştu. 4857 sayılı İş Kanunu’nun gelişen teknoloji ve ekonomik şartlara uyum sağlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Albayrak, "Kanunun bazı hükümlerinin güncellenmesi gerektiği açıktır. Bu tür seminerlerde hem teorik hem uygulamalı yaklaşımları bir arada değerlendirme imkanı buluyoruz. Bu da çözüm üretmede etkin bir yöntemdir"diye kaydetti. "Sürdürülebilir bir iş birliği platformu oluşturmayı amaçlıyoruz" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, seminerin yargı, akademi ve iş dünyasını bir araya getirerek sürdürülebilir bir iş birliği platformu oluşturmayı amaçladığını kaydetti. Kalkınmanın yolunun üretim, sanayi ve ihracattan geçtiğini belirten Başkan Kıvanç, "Ekonomimizi büyütecek olan özel sektördür. Ancak bunun için sürdürülebilir bir iş ve yatırım ortamı şarttır. Hukuk, güven ve istikrar demektir; güven ve istikrar ise üretim ve yatırım demektir. İş dünyası olarak bizler bu tür toplantılarla, çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmek ve iş dünyası ile yargı camiası arasında sürdürülebilir bir iş birliği platformu oluşturmak istiyoruz" diye konuştu. İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülsevil Alpagut ise, ekonomik, teknolojik ve sosyal gelişmelerin iş hukukunu doğrudan etkilediğini bu kapsamda güncel konuların sürekli değiştiğini ve dernek olarak bu değişime hızla yanıt vermeye çalıştıklarını aktardı. Her yıl Kasım ayında Yargıtay kararlarının değerlendirildiği seminerler düzenlediklerini belirten Alpagut, derneğin güçlü bir akademik külliyat oluşturduğunu dile getirdi. 6 oturum şeklinde yapılan seminerde "Yargıtay İçtihadı Işığında Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Muvazaa", "Yargıtay İçtihadı Işığında İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk", "İşin ve İşletmenin Gerekleriyle Fesih ve Yargı Kararları", Fazla Çalışma ve Dijital Kayıtlar", "İşçinin İhbar ve İfa Hakkı (Whistleblowing)" ve "İşverenin Yönetim Yetkisi ve İşçinin Özel Yaşamına Müdahale Edilip Edilmemesi" konuları anlatıldı.