Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Trabzon
Tamir için bıraktılar bir daha geri almadılar
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:59:16
Trabzon’da elektrikli ev aletleri ve beyaz eşya servislerine arıza tamiri için bırakılan cihazlar tamircilerin depolarını doldurduğu gözlendi. Bu durumun en önemli nedeni ise tamir maliyetlerinin yüksek olması gösterildi. Tamir ücretlerinin ürüne göre 300 TL’den 7 bin 500 TL’ye kadar çıkabildiğini belirten Teknik Servisi Sahibi Bahtiyar Alemdar, bazen düşük tamir meblağlı cihazların dahi alınmadığından yakındı. Alemdar " ’Geleceğim’ deniliyor ama gelinmiyor ve biz arada kalıyoruz. Depomuzda artık koyacak yer kalmadı. Tamir edilip 1,5 yıldır bekleyen cihazlar mevcut" dedi. "Cihazların arızalarının yüzde 90’a yakını kullanıcı hatasından kaynaklanıyor " Cihazların yüzde 90’a yakını kullanıcı hatasından kaynaklandığını kaydeden Alemdar, "Elektrikli ev aletleri ve beyaz eşya ürünleri daha yoğun şekilde tamire geliyor. Şu ana kadar yaptığım gözlemler ve edindiğim tecrübeye göre gelen cihazların yüzde 90’a yakını kullanıcı hatasından kaynaklanıyor. Bu durum özellikle çamaşır makinelerinde daha sık görülüyor. Örneğin makinenin üzerinde 7-8 kilogram yazması, makinenin yıkama kapasitesini gösterir. Yani suyla birlikte oluşacak toplam yük kapasitesi dikkate alınarak belirlenmiştir. Ancak vatandaşlarımız bu konuya yeterince dikkat etmiyor. Makineye yorgan ya da battaniye konuluyor. Kuru bir tek kişilik battaniye tartıldığında yaklaşık bir-bir buçuk kilogram gelir. Fakat suyu emdiğinde bu ağırlık yaklaşık 10 kilograma kadar çıkabilir. Eğer makine 5-6 kilogram kapasiteli ise motor, kazanı çevirebilmek için ekstra enerji harcar. Bu da zamanla makinenin arızalanmasına hatta kırılmasına kadar gidebilir. Bu makineler sıfır alınmış olsa dahi bu tür durumlar garanti kapsamına girmez. İsterseniz 7 yıl garanti yaptırın, bu tip arızalar kesinlikle kullanıcı hatası olarak değerlendirilir" diye konuştu. "Depomuzda artık koyacak yer kalmadı" Tamire bırakılıp alınmayan eşyaları artık koyacak yerlerinin kalmadığını ifadeden eden Alemdar, "Müşterimiz cihazını getirir, biz ön incelemesini yapar ve kendisini arayarak fiyat bilgisi veririz. Müşteri fiyatı kabul ederse cihaz tamir edilir ve kendisine bilgi verilir. Gelip cihazını teslim alır. Eğer müşteri tamiri kabul etmezse herhangi bir arıza tespit ücreti alınmaz; cihazını gelip teslim alabilir. Ancak unutulan cihazlar da oluyor. Müşteri ’Yapın’ diyor, cihaz yapılıyor, arıyoruz fakat gelen olmuyor. Yaklaşık bir ya da 1,5 yıldır bekleyen cihazlar var. Üstelik bunlar pahalı cihazlar. Cihaz pahalı olunca yedek parçası ve yapılan işlem de pahalı oluyor. Örneğin 300, 500 ya da 750 TL’lik işler olduğu gibi 5 bin ya da 7 bin 500 TL’lik işlemler de oluyor. Ancak bazen 300 TL’lik cihaz da alınmıyor, 500 TL’lik de alınmıyor. ’Geleceğim’ deniliyor ama gelinmiyor ve biz arada kalıyoruz, mağdur oluyoruz. Depomuzda artık koyacak yer kalmadı. Tamir edilip bir buçuk yıldır bekleyen cihazlar mevcut. Özellikle elektrikli ev aletleri ve çamaşır makineleri daha çok unutuluyor. Örneğin masrafın 5 bin TL olduğu söyleniyor, ’Size haber vereceğim’ deniliyor; aradan 10-20 gün geçiyor, arayan soran olmuyor. Telefonla arıyoruz, cevap verilmediğinde cihazın artık alınmayacağını düşünüyoruz. Bu nedenle birçok cihaz unutuluyor. Bazen aradığımızda ’Bizim orada cihazımız mı vardı?’ diye şaşıranlar oluyor. Hizmet verdiğimiz vatandaşlara çağrımız, cihazlarını en kısa sürede gelip teslim almalarıdır" şeklinde konuştu. "Yaptıran da unutuyor yaptırmayan da" Tamir için bırakılan cihazların unutulduğunu belirten Ayşenur Alemdar "Cihazlarını uzun süre almayanlar olursa, mecburen hurdaya ayırmak ya da çöpe atmak zorunda kalıyoruz. Cihazı yapmadan önce müşteriye fiyat bilgisini veriyoruz. Cihazını yaptırıp bırakanlar da var, yaptırmayıp bırakanlar da; zamanla unutuyorlar" ifadelerini kullandı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 09:40
Göçükte toprak altında kalan iş makinesi operatörü kurtarıldı
Trabzon’da göçük altında kalan iş makinesinin içinde mahsur kalan operatör, Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi ekiplerinin zamanında müdahalesiyle kurtarıldıAlınan bilgiye göre, Ortahisar ilçesine bağlı Akyazı Mahallesi’nde özel bir şirketin inşaat için yürüttüğü kazı çalışması sırasında meydana gelen göçük nedeniyle operatör Mustafa Karpuz yönetimindeki iş makinesi toprak altında kaldı. Durumun haber verilmesi üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi ve AFAD ekipleri yönlendirildi. Ekiplerinin anında ve koordineli müdahalesiyle toprak altındaki iş makinesinde mahsur kalan Mustafa Karpuz bulunduğu yerden sağlıklı bir şekilde çıkarıldı. Karpuz, kendisini sağ salim kurtaran ekiplere teşekkür etti. Göçüğün meydana geldiği alanda güvenlik önlemleri alındı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:05
Göçükte toprak altında kalan iş makinesi operatörü kurtarıldı
Trabzon’da göçük altında kalan iş makinesinin içinde mahsur kalan operatör, Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi ekiplerinin zamanında müdahalesiyle kurtarıldı Alınan bilgiye göre, Ortahisar ilçesine bağlı Akyazı Mahallesi’nde özel bir şirketin inşaat için yürüttüğü kazı çalışması sırasında meydana gelen göçük nedeniyle operatör Mustafa Karpuz yönetimindeki iş makinesi toprak altında kaldı. Durumun haber verilmesi üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi ve AFAD ekipleri yönlendirildi. Ekiplerinin anında ve koordineli müdahalesiyle toprak altındaki iş makinesinde mahsur kalan Mustafa Karpuz bulunduğu yerden sağlıklı bir şekilde çıkarıldı. Karpuz, kendisini sağ salim kurtaran ekiplere teşekkür etti. Göçüğün meydana geldiği alanda güvenlik önlemleri alındı.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:27
Genç kızın ailesinin isteğini hiçe saydı, sosyal medyasında paylaştı
Trabzon’un Ortahisar ilçesinde geçtiğimiz hafta köpekten kaçarken belediye otobüsünün çarpması sonucu ağır yaralanan genç kızı hastanede ziyaret eden CHP’li Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın ailenin kızlarıyla ilgili görüntü alınmaması talebine rağmen yüzünü açık şekilde göstererek görüntüsünü sosyal medyada paylaşması tepkilere neden oldu. Ortahisar ilçesi Değirmendere Mahallesi’nde 18 Şubat’ta kaldırımda yürüyen Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Eczacılık Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Cennet Nesibe Gül (21), karşısına çıkan köpeğin kendisine doğru koşması üzerine paniğe kapılarak kaçmak isterken yola atladı. O sırada yoldan geçen belediye otobüsü, Gül’e çarptı. Çarpmanın etkisiyle metrelerce sürüklenerek ağır yaralanan Gül, ambulansla KTÜ Farabi Hastanesi’ne kaldırıldı. Ameliyata alınan ve yoğun bakımda tutulan genç kız, hayati tehlikeyi atlatarak servise alındı. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, önceki gün Cennet Nesibe Gül’ü tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti. Cennet Nesibe’nin ailesiyle de görüşen ve "geçmiş olsun" dileklerini ileten Başkan Kaya, "Çok şükür yavrumuzun durumu iyiye gidiyor. Bizim tek derdimiz, yavrumuzun bir an önce sağlığına kavuşmasıdır" dedi. Yoğun bakımdan çıkarılarak serviste tedavi altına alınan Cennet Nesibe Gül’ün ailesi, Kaya’dan ve beraberindeki belediye basın ekibinden kızları ile ilgili hastane odasından görüntü ve fotoğraf alınmamasını rica etti. Ancak hastane odasındaki ziyarette çekilen görüntüler, Başkan Kaya’nın sosyal medya hesabında aynı gün paylaşıldı. Aile ve yakınları Ahmet Kaya’ya tepki gösterirken, sosyal medyadaki paylaşımın altında da tepkilerini dile getirdiler. Gül’ün kuzeni Halam Ayşe Gülyer, "Gerçekten samimi özür dilemek için geldiyseniz izinsiz fotoğraf çekmeyin ve asla paylaşmayın" ifadelerini kullandı. Genç kızın yakınları, "Siz bunu izinsiz paylaştınız. Biz de susmayacağız", "Açık rıza olmaksızın görüntüsünün paylaşılması 6698 sayılı KVKK kapsamında kişisel veri ihlalidir. Kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin ihlali söz konusudur. İçeriğin derhal kaldırılmasını ve gerekli hukuki sürecin başlatılacağını bildiriyoruz" diyerek tepkilerini dile getirdi.
27 Haziran 2025 Cuma - 12:21
Paul Onuachu: "Henüz tamamlanmamış bir işimiz var"
Trabzonspor’un yeni transferi Paul Onuachu, daha iyi ve daha güçlü bir şekilde geri döndüğünü belirterek, "Henüz tamamlanmamış bir işimiz var "dedi.
27 Haziran 2025 Cuma - 10:13
Trabzonspor, golcü futbolcu Paul Onuachu’yu kadrosuna kattığını açıkladı.
Trabzonspor, golcü futbolcu Paul Onuachu’yu kadrosuna kattığını açıkladı.
27 Haziran 2025 Cuma - 09:29
Kendisi küçük, mücadelesi büyük
Karadeniz Bölgesi’nde fındık başta olmak üzere birçok tarım ürününe büyük zarar veren kahverengi kokarca böceğiyle mücadelede önemli bir adım atıldı. Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü laboratuvarında üretilen samuray arıları, zararlı böceğin yayılımını durdurmak için doğaya salınıyor.
26 Haziran 2025 Perşembe - 14:33
Trabzon Ticaret Borsası Başkanı Ergan:
Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, 10 yıl önce dünya genelinde yıllık fındık tüketimi yaklaşık 900 bin ton civarında iken bugün bu rakamın 1 milyon 200 bin tona ulaştığını belirterek, "Fındıkta verim artıyor, hedef 4 milyar dolar ihracat" dedi. Ergan, fındık üretimi ve zararlılarla mücadele konularında önemli açıklamalarda bulunarak geçtiğimiz yıl fındıkta büyük zarara yol açan kahverengi kokarca ile mücadelede bu yıl ciddi adımlar atıldığını belirtti. Ergan, "Kokarca, geçen yıl ürünümüze ciddi zarar verdi. Bu yılki etkisini önümüzdeki dönemlerde daha net göreceğiz. Ancak bu zararlıyla mücadele kapsamında hem biyolojik yöntemler hem de samuray arısı salımı konusunda önemli çalışmalar yapıldı. Türkiye genelinde yaklaşık bir milyon samuray arısı doğaya bırakılacak. Bu arı, kokarcanın yumurtalarına yuva yaparak üremesini engelliyor. Umuyoruz ki bu çalışmalar başarıya ulaşır ve ülkemiz bu zararlıdan en kısa sürede kurtulur" diye konuştu. Rekolte beklentisi yüksek Trabzon’da bu yıl fındık rekoltesinin geçen yıla göre oldukça iyi olduğunu vurgulayan Ergan, "Tarım Bakanlığı, Trabzon için 62 bin tonluk bir rekolte tahmini açıkladı. Eğer bu rakama ulaşabilirsek, son yılların en yüksek üretim miktarına erişmiş olacağız. Zararlılarla mücadelede başarı sağlanır ve üreticilerimiz bahçelerine gereken ilgiyi gösterirse, bu yıl çok verimli geçecek" ifadelerini kullandı. Hedef: 1,5 milyon ton üretim, 4 milyar dolar gelir Fındık ihracatında yeni pazarlara açıldıklarını belirten Ergan, küresel tüketimin her geçen yıl arttığını ifade ederek "10 yıl önce dünya genelinde yıllık fındık tüketimi yaklaşık 900 bin ton civarındaydı. Bugün bu rakam 1 milyon 200 bin tona ulaştı. Üretim arttıkça tüketim de artıyor. Bu nedenle üretim ve kaliteyi artırmaya yönelik projeler geliştiriyoruz. Hedefimiz, 750 bin ton değil, 1,5 milyon ton üretmek. Bu miktarı hem iç piyasada tüketebilir hem de ihraç edebiliriz. Böylece 2,5 milyar dolar yerine 4 milyar dolara yakın bir gelir elde edebiliriz. Bu rakam, Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıyor" dedi. Türkiye’nin şu anda yaklaşık 120 ülkeye fındık ihraç ettiğini belirten Ergan, "Yurtiçinde yıllık ortalama 100-150 bin ton fındık tüketiyoruz. Kalan 600-650 bin ton civarındaki ürünü ise ihraç ediyoruz. Önümüzdeki süreçte hem ihracat yaptığımız ülke sayısı hem de tüketim miktarı daha da artacaktır" şeklinde konuştu.
26 Haziran 2025 Perşembe - 11:13
Sebat Gençlik’te Kazancıoğlu sesleri
TFF 3. Lig’de mücadele eden Trabzon temsilcisi Sebat Gençlik FK’ da, mevcut başkan Cemil Kalkışım’ın aday olmayacağını açıklamasının ardından kırmızı-beyazlılarda sessizlik Temel Kazancıoğlu’nun adaylığını açıklamasıyla son buldu. TFF 3. Lig’de mücadele eden Trabzon temsilcisi Sebat Gençlik FK’da, 28 Haziran’da gerçekleştirilecek Olağan Genel Kurul öncesi Temel Kazancıoğlu adaylığını açıkladı. Akçaabat’ın köklü ailelerinden gelen ve hem Trabzonspor hem de Sebatspor’da uzun yıllar yöneticilik yapmış olan Kazancıoğlu, aldığı güçlü destekle başkanlığa hazırlanıyor. Mevcut Başkan Cemil Kalkışım’ın adaylıktan çekilmesiyle doğan belirsizlik, Kazancıoğlu’nun etrafında kenetlenen camia sayesinde yerini umut ve heyecana bıraktı. Geniş destekle geliyor Sebat Gençlik’in yeni lideri olmaya hazırlanan Kazancıoğlu, yalnızca tecrübesiyle değil, arkasındaki güçlü destekle de dikkat çekiyor. Trabzonspor’un efsane yöneticilerinden Atalay Armutçu ile iş birliği yapan Kazancıoğlu, camianın tamamının desteğini alarak büyük bir dönüşüm sürecine liderlik etmeye hazırlanıyor. 28 Haziran’daki kongrede güçlü bir yönetim yapısıyla üyelerin karşısına çıkacak olan Kazancıoğlu ve ekibinin hedefi, kulübü önce 2. Lig’e, ardından kurumsal bir yapıyla Türk futbolunun zirvesine taşımak. Sebat camiasında yeniden doğuş heyecanı Kazancıoğlu ve Armutçu’nun öncülüğünde oluşacak yeni yönetim, Sebat Gençlik taraftarları arasında büyük heyecan oluşturdu. Kulübün uzun süredir özlemini çektiği vizyoner yönetim anlayışının geri geleceğine dair beklentiler artarken, camiada birlik ve beraberlik havası hakim olmaya başladı. Kazancıoğlu: "Birlik ve beraberlikle başaracağız" Yıllara dayanan yöneticilik deneyimi ve yerel-ulusal düzeydeki güçlü bağlantılarıyla dikkat çeken Temel Kazancıoğlu, yaptığı açıklamada, "Birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek ilçemizi yeniden tek yürek haline getireceğiz. Temel hedefimiz Sebat Gençlik’i hak ettiği yerlere taşımak ve tarihi günleri geri getirmek" ifadelerini kullandı.
26 Haziran 2025 Perşembe - 09:11
Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan: "Çocuklarda kafa travmaları ihmal edilmemeli"
Çocuklarda yazın kazaların daha sık olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan, özellikle yaşanabilecek kafa travmalarının göz ardı edilmemesinin altını çizdi. Demirhan, "Kafa travması sonrası çocukta bilinç düzeyinde bozulma veya koma, geçici bilinç kaybı, davranış değişiklikleri, bulantı ve/veya tekrar eden kusmalar olayı ciddiye almanıza yönelik belirtilerdir. Bu durumlarda acil olarak hastaneye başvurulması şarttır" dedi. Yazın gelip havaların ısınması sonucu çocukların daha fazla dışarıda zaman geçirmeye başlaması, kaçınılmaz olarak kaza risklerini de artırıyor. Özellikle düşmelerde meydana gelen kafa travmalarının çocuklarda yaygın görülen yaralanmalar arasında ilk sıralarda geldiğini belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. "Baş ağrısı, kusma, uyku hali, mide bulantısı, kusma ve havaleye dikkat" Kafa travmalarının en sık nedenlerinin trafik kazaları, bisikletten düşme, oyun bahçelerinde kaydıraktan düşme, ev ortamında koltuktan düşme gibi olaylar sonucu meydana geldiğini ifade eden Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan, "Kafa travmaları çocuklarda hiçbir semptom vermeyeceği gibi, baş ağrısı, kusma, uyku halinin olması, mide bulantısı, kusma, nöbet (havale) ile kendini gösterebilir" diye konuştu. Op. Dr. Mehmet Feryat Demirhan, kafa travması sonrasında görülebilecek belirtiler hakkında şu bilgileri paylaştı: "Kafa travması sonrası çocuklarda hiçbir anormal beyin bulgusu görülmeyeceği gibi en sık sırasıyla kafa kemikleri kırıkları, kafa kemiklerinin çökme kırıkları (kemiklerde seviye farkı oluşması), epidural hematom (beyin kemikleri ile beyin zarı arası kanama), subdural hematom (beyin zarı ile beyin yüzeyi arası kanama), intraserebral hematom (beyin dokusu içi kanamalar) ve beyin ödemi görülebilir." "Önemli olan kafa travmasının oluş mekanizması ve şiddeti" Kafa travmalarına nasıl müdahale edilmesi gerektiğine değinen Op. Dr. Demirhan, "Hafif kafa travmalarında, herhangi bir şikâyeti ve muayene bulgusu olmayan çocuklarda belirgin bir beyin hasarının ortaya çıkma ihtimali düşüktür. Önemli olan kafa travmasının oluş mekanizması ve şiddetidir. Kafa travması sonrası çocukta bilinç düzeyinde bozulma veya koma, geçici bilinç kaybı, davranış değişiklikleri, bulantı ve/veya tekrar eden kusmalar olayı ciddiye almanıza yönelik belirtilerdir" uyarısında bulundu. "Hastane ortamında ayrıntılı muayene ve tetkik şart" Travma sonrası hastanın mutlaka hastane ortamında ayrıntılı muayene ve tetkik edilmesi gerektiğini söyleyen Op. Dr. Demirhan, "Muayene sonrası Direkt Kafa Grafileri (Röntgen), Bilgisayarlı Tomografi veya MR isteyebiliriz. Muayene sonucunda herhangi bir problem görmediğimizde; hastadan bazen hiçbir tetkik istemeyebilir ve hasta yakınlarını travma konusunda bilgilendirerek evine göndeririz. Bazen de gerekli müdahalenin yapılması sonrası travmanın durumuna göre cerrahi de dâhil olmak üzere gerekli tedavi planı oluşturulur" dedi. "Bu belirtilerden bir ya da birkaçı görülürse acilen hekime başvurun" Op. Dr. Demirhan, hafif kafa travması sınıfında değerlendirilen, erişkin veya çocuk hastalarda taburculuktan birkaç gün sonrasına kadar "Bilinç kaybı, bilinç bulanıklığı, bayılma, anlama ve konuşma problemi. 5-6 kez fışkırır tarzda kusma. Uyanık olunması beklenen saatlerde bebeğin uyuklaması. Bebeklerde etrafa ilginin azalması, emme veya yeme bozukluğu. Burun veya kulaktan saydam sıvı ya da kan gelmesi. Baş ağrısı yakınması. Denge kaybı veya yürümede problem. Bulanık, çift görme veya ani görme kaybı. Her iki kolda veya bacakta güçsüzlük. Epilepsi yani sara nöbeti veya kasılmalar" gibi belirtilerden bir ya da birkaçı görüldüğünde en kısa sürede bir uzmana başvurulması gerektiğini belirtti:
26 Haziran 2025 Perşembe - 09:10
Sel suları ile kirlenen denizde yüzmek enfeksiyon riskini artırıyor
Sel suları ile kirlenen denizlerde yüzmenin enfeksiyon riskini artırdığını belirten uzmanlar, özellikle yaz aylarında denize girecek vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulundu. İmperial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hava Aydın, artan yağışlar ve sel sularının halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekerek özellikle yaz aylarında denize giren vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Sel ve kirli sularla denize taşınan mikroorganizmaların enfeksiyonlara neden olabileceğini kaydeden Aydın, "Karadeniz bölgemiz yıl boyunca yoğun yağış alan bir coğrafyaya sahiptir. Yağışların fazla olması, toprakta bulunan mikroorganizmaların veya atık sulardaki zararlı mikroorganizmaların yüzey sularına, derelere, nehirlere ve yer altı su şebekelerine geçişini kolaylaştırmaktadır. Bu durum, çeşitli enfeksiyon risklerini beraberinde getirmektedir. Özellikle sel suları ve kirli sular aracılığıyla bu mikroorganizmalar denize kadar taşınabilmekte ve deniz suyunu kirletebilmektedir. Bu kirli sularla temas sonucunda bazı enfeksiyon hastalıkları ortaya çıkabilmektedir. Özellikle denize girme ya da suyla doğrudan temas yoluyla enfeksiyonların bulaşması mümkündür. En yaygın görülenler bağırsak enfeksiyonlarıdır. Bununla birlikte Hepatit A ve Hepatit E gibi bulaşıcı hastalıklar da kirli sular yoluyla vücuda alınabilir. Ayrıca açık yarası olan kişilerde, özellikle yaşlılarda ve diyabet gibi kronik hastalığı bulunan bireylerde, kirli sularla temas sonucunda yara enfeksiyonları sıkça görülmektedir. Bu enfeksiyonlar genellikle ayak ve bacaklarda meydana gelmekte, tedavi sürecini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, yalnızca temizliği onaylanmış ve denetlenen alanlarda denize girilmesini öneriyoruz. Herhangi bir hastalık belirtisi (örneğin ishal, ateş, mide bulantısı, yara iltihabı vb.) görülmesi durumunda, vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu enfeksiyonlara yol açan mikroorganizmalar oldukça çeşitlidir ve doğru tedavi ancak uygun tanıyla mümkündür. Gelişigüzel ilaç kullanımı enfeksiyonun seyrini kötüleştirebilir" dedi. Havuzlarda da risk var "Kirli sulardan kaynaklanan enfeksiyonlar yalnızca denizlerde değil, havuz gibi toplu kullanım alanlarında da görülebilir" diyen Aydın, "Özellikle göz ve kulak enfeksiyonları yaygındır. Kirli havuz sularının yutulması halinde mide bulantısı, karın ağrısı, ishal, ateş, kulak ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Gözde iltihaplanma, kaşıntı ve alerjik reaksiyonlar da bu duruma eşlik edebilir. Bu nedenle havuzların düzenli dezenfekte edilmesi ve kişisel hijyen kurallarına uyulması, olası enfeksiyonların önlenmesi açısından son derece önemlidir" diye konuştu.
25 Haziran 2025 Çarşamba - 14:56
Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu: "Ozon gazı için en iyi ağaç; Türk fındığıymış"
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, sıcaklığın artmasıyla salgın hastalıklarında arttığını işaret ederek "Ozon gazı için en iyi ağaç, Türk fındığıymış. Literatürde böyle geçiyor. Burada ağaç dikerken süslü püslü ağaçlar yerine faydalı ağaçlar dikin" dedi. Sıcaklıkların artması ile birlikte yeni tropikal hastalıkların da türediğini belirten Kadıoğlu "Kene bile evrim geçirdi. Kene müthiş bir hayvandır. İnceleseniz, hayran kalırsınız. Akşam toprağın altına iniyor, gündüz güneşle birlikte en tepeye çıkıyor ve karbondioksit ölçüyor. Belli bir mesafeye atlayarak bir canlının üzerine atlıyor ve hayatına devam ediyor. Keneler, ‘Lyme hastalığı’ ya da ‘Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden oluyor. ‘Lyme hastalığı’na yakalanırsanız doktor bulamıyorsunuz" diye konuştu. Trabzon Kent Konseyi tarafından düzenlenen Ulusal İklim Değişikliği ve Su Sempozyumu ikinci gününde sürüyor. Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun ikinci gününde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, ‘Küresel iklim değişikliği ve Trabzon’ konularında bilgiler verdi. Sıcaklığın artmasıyla salgın hastalıklarında arttığını işaret eden Kadıoğlu, "Ozon gazı için en iyi ağaç, Türk fındığıymış. Literatürde böyle geçiyor. Burada ağaç dikerken süslü püslü ağaçlar yerine faydalı ağalar dikin. Sıcaklık artıkça salgın hastalıklar artıyor. Burnumuzun vazifesi; dışarıdaki havanın sıcaklığını ve nemi akciğere göre ayarlamak. Hava sıcaklığı bu sıcaklığa yaklaştığı zaman buruna gerek kalmıyor. Afrika’ya gidin, burunlar küçüktür. Çünkü uzun bir buruna ihtiyaç yok. Yeni tropikal hastalıklar türüyor. Kene bile evrim geçirdi. Kene müthiş bir hayvandır. İnceleseniz, hayran kalırsınız. Akşam toprağın altına iniyor, gündüz güneşle birlikte en tepeye çıkıyor ve karbondioksit ölçüyor. Belli bir mesafeye atlayarak bir canlının üzerine atlıyor ve hayatına devam ediyor. Keneler, ‘Lyme hastalığı’ ya da ‘Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden oluyor. ‘Lyme hastalığı’na yakalanırsanız doktor bulamıyorsunuz. Türkiye’de bu konuda uzman çok az" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ülgen Aytan: "Hayatınızı dikkatlice incelerseniz, bir kapanın içerisinde yer aldığımızı hissedersiniz" Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Aytan ise yaptığı konuşmada, plastik bir yaşamın içerisinde olunduğunu kaydederek, "Bu bizim için çok normalleşti. Aslında hayatınızı dikkatlice incelerseniz, bir kapanın içerisinde yer aldığımızı hissedersiniz. Plastiğin, istilacı ve patojen türleri taşıma potansiyeli, üretim esnasında eklenen kalıcı toksik kimyasallar ki bunların çoğu kansorejen ve hormon bozucu kimyasallar. Bunların canlı bünyesine ve suya geçmesi ve deniz suyunda bulunan her türlü kirleticiyi üzerinde absorbe edebilme kapasitesi ile gerçekten tahmin edilemez bir kirletici. Suyu girdiği andan itibaren fiziksel ve kimyasal özellikler aşınmaya bağlı olarak sürekli değişiyor. Her an başka bir kirletici gibi davranıyor. Biz bilim insanları bunları deneysel çalışmalarla anlayama çalışsak da şu an ki kabiliyetimizle bunu başaramıyoruz. Karadeniz yüzey suyundan kilometre karede milyonlarca plastik topladığımda her bir mikroplastik farklı bir kirletici gibi davranıyor. Plastik adı altında; çok komplike, sınır tanımaz, baş etmesi zor, tahmin edilemez bir kirleticiden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.
25 Haziran 2025 Çarşamba - 11:24
Jandarmadan horoz dövüşüne baskın
Trabzon’un Akçaabat ilçesinde horoz dövüşü yaptırdıkları tespit edilen 4 kişi toplam 13 bin 500 bin TL para cezasına çarptırılırken, ellerindeki 9 dövüş horozuna da el konuldu. Alınan bilgiye göre, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Timleri, Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi (HAYDİ) ekipleri Akçaabat ilçesi Tütüncüler mahallesinde bir evin deposunda horoz dövüşü yaptırıldığına dair alınan ihbara üzerine söz konusu yere baskın düzenledi. Yapılan baskında depoda 11 şahsın olduğu, özel olarak hazırlanan ring içerisinde 2 adet horozun dövüştürüldüğünü, taşıma çantası içerisinde dövüştürülmek için bekleyen 7 adet horozun bulunduğunu tespit etti. Toplam 9 adet horoz koruma altına alınırken, horoz sahibi O.K., Ö.B., K.D. ve T.K. isimli şüphelilere ’5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14/A (Hayvanlara fiziksel acı çektirmek) maddesine aykırı davranıştan toplamda 13 bin 500 TL para cezası uygulandı. 9 horoz ise veteriner hekim tarafından yapılan muayenelerinden sonra Akçaabat İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne teslim edildi. Hayvan sahibi olan 4 şüpheli ve olay yerinde seyirci olarak bulunan 7 kişi hakkında ’5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 28/A maddesi (Hayvanları dövüştürme) kapsamında adli tahkikata başlatıldı.
25 Haziran 2025 Çarşamba - 09:25
Doç. Dr. Dönüş Gençer: "2024 yılındaki afetlerde en fazla ölüme sıcak hava dalgaları ve seller neden oldu"
Dünyada 2024 yılında toplam 16 bin 753 kişinin afetler nedeniyle hayatını kaybettiği, en çok ölümlerin ise sıcak hava dalgaları ve seller nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde Trabzon Kent Konseyi tarafından düzenlenen Ulusal İklim Değişikliği ve Su Sempozyumu’nda söz alan Trabzon Üniversitesi Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dönüş Gençer, 2024 yılına ait uluslararası afet verilerini katılımcılarla paylaştı. Doç. Dr. Dönüş Gençer, Uluslararası Acil Durum Veri Tabanı’nın 2024 yılı istatistiklerine göre Asya kıtasının 167 afetle en fazla doğal afet yaşayan bölge olarak ilk sırayı aldığını, Asya kıtasını ise Amerika kıtasının 118 afetle ikinci sırada yer aldığını söyledi. Gençer, bu afetler sonucunda dünya genelinde toplam 16 bin 753 kişinin hayatını kaybettiğini ifade ederek en fazla can kaybının sıcak hava dalgaları ve seller nedeniyle yaşandığına dikkat çekti. En yüksek can kaybı Suudi Arabistan, Afganistan ve ABD’de görüldü sıcak hava dalgaları ve seller nedeniyle en fazla can kayıplarının Suudi Arabistan, Afganistan ve ABD’de görüldüğünü kaydeden Gençer, "2024 yılının Uluslararası Acil Durum veri tabanına göre afet sayılarına baktığımızda, Asya kıtası 167 afetle birinci sırada yer almakta, Amerika kıtası ise 118 doğal afetle ikinci sırada bulunmaktadır. 2024 yılında toplam 16 bin 753 kişi afetler nedeniyle hayatını kaybetmiştir. En çok ölümler ise sıcak hava dalgaları ve seller nedeniyle gerçekleşmiştir. Yine 2024 verilerinde en yüksek can kaybı Suudi Arabistan, Afganistan ve ABD’de görülmüştür. 2024 yılında afetlerden etkilenen kişi sayılarına baktığımızda, en çok etkilenenler 48,8 milyon ile sellerden, 36,4 milyon kişi ise sıcak hava dalgalarından etkilenmiştir" dedi. "Afetlerde en büyük maddi kayıplar fırtınadan kaynaklanıyor" Afetlerin yıllık ekonomik kayıplarıyla ilgili en büyük kaybın fırtınalardan kaynaklı olduğunu ifade eden Gençer "Dünya genelinde 2024 yılı ekonomik kayıplarına bakıldığında, en büyük ekonomik kaybın 172,6 milyar dolarla fırtınalardan kaynaklandığı kayıt altına alınmıştır. Seller dolayısıyla 32,8 milyar dolar, depremler dolayısıyla ise 18,1 milyar dolarlık ekonomik kayıp söz konusudur. Ülkemizde, 2023 yılında meydana gelen depremde 53 bin insanımız hayatını kaybederken, 100 milyar dolarlık ekonomik kaybımız olmuştur. 2023 yılından sonra, 2024 yılında Uluslararası Acil Durum Veri Tabanı’nda Türkiye şu an ilk on sıralamada bulunmamaktadır" diye konuştu. Küresel iklim değişikliğini azaltmak için önlemler alınması gerektiğine dikkat çeken Gençer, "Küresel iklim değişikliğini azaltmak için hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bazı önlemler almamız gerekmektedir. Bunun ilk adımı, afet risklerini azaltmaya yönelik iyi bir planlama yapılarak uygulamaya konulmasıdır. Aynı zamanda risklerin önüne geçilmesi de büyük önem arz etmektedir. Bireysel olarak da evimizde yapacağımız en ufak değişikliklerle bu sorunların önüne geçebiliriz" diye konuştu.
25 Haziran 2025 Çarşamba - 08:51
Eski muhtar arı sokması sonucu hayatını kaybetti
Trabzon’un Şalpazarı ilçesine bağlı Çamlıca Mahallesi’nin eski muhtarı Hasan Yamaç, dün akşam arı sokması sonucu hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, arıcılıkla uğraşan ve Çamlıca mahallesinde 2009-2019 yılları arasında muhtarlık yapan Hasan Yamaç (73), kovanlarının bulunduğu alanda çalışırken arı sokması sonucu rahatsızlandı. Yakınlarının durumu fark etmesiyle 112 Acil Sağlık ekiplerine haber verildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahale yapıldı ancak Yamaç, tüm çabalara rağmen yaşamını yitirdi. Evli ve 5 çocuk babası olan Hasan Yamaç, bugün ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Çamlıca Köyü mezarlığında defnedilecek.
24 Haziran 2025 Salı - 21:04
KTÜ SEM ile Lokma Tatlı arasında eğitim iş birliği
Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (KTÜ SEM) ile Lokma Tatlı Limited Şirketi arasında personel gelişimi için kapsamlı eğitim protokolü imzalandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (KTÜ SEM) ile Lokma Tatlı Ltd. Şti. arasında personel gelişimini hedefleyen kapsamlı bir eğitim protokolü imzalandı. Protokole KTÜ adına Rektör Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Lokma Tatlı Dünyası Ltd. Şti. adına ise iş yeri sahibi Bekir Aktürk imza attı. Protokol çerçevesinde; çalışanların iletişim becerilerini güçlendirmeye, stresle başa çıkma yetkinliklerini artırmaya, kurumsal sorumluluk bilincini geliştirmeye ve mesleki yeterliliklerini yükseltmeye yönelik çeşitli eğitimler düzenlenecek. Ayrıca, gıda üretimi ve hizmet sektöründe görev yapan personelin ihtiyaçlarına özel teknik ve uygulamalı hizmet içi eğitimler de verilecek. Eğitimler, KTÜ SEM tarafından planlanacak; içerikler, eğitmen görevlendirmeleri ve değerlendirme süreçleri akademik standartlara uygun şekilde yürütülecek. Eğitimleri başarıyla tamamlayan katılımcılar, e-Devlet üzerinden doğrulanabilir sertifikalarla belgelendirilecek. Bu iş birliğiyle, Lokma Tatlı çalışanlarının kişisel ve profesyonel gelişimine katkı sağlanması, aynı zamanda sektördeki hizmet kalitesinin artırılması amaçlanıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder