Yerel Haberler
Trabzon
24 Nisan 2026 Cuma - 11:35 Trabzonspor’un 10 maçtır bileği bükülmüyor Süper Lig’de şampiyonluk mücadelesinde son iki haftada yaşadığı puan kayıplarıyla yara alan Trabzonspor, ligde ve kupada oynadığı son 10 maçta kaybetmedi. Ligde umutlarını matematiksel olarak sürdüren bordo-mavililer, kupada ise yarı finale yükseldi. Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde deplasmanda normal süresi golsüz sona eren maçta Samsunspor’u penaltılarla eleyerek adını yarı finale yazdırdı. Trendyol Süper Lig’de şampiyonluk yarışının içinde olan ve kupada da yoluna devam eden bordo-mavililer, oynadığı son 10 resmi karşılaşmada 7 galibiyet ve 3 beraberlik aldı. Süper Lig’de hesaplar sürüyor Trabzonspor, Süper Lig’de çıktığı son 8 maçta 6 galibiyet ve 2 beraberlik elde etti. Bordo-mavili ekip, sahasında 14 Şubat 2026’da Fenerbahçe’ye 3-2 mağlup olmasının ardından yenilgi yüzü görmedi. Gaziantep FK deplasmanında başlayan seri; Fatih Karagümrük, Kayserispor, Çaykur Rizespor, Eyüpspor ve Galatasaray galibiyetleriyle sürdü. Karadeniz temsilcisi, son iki haftada ise Alanyaspor ve Başakşehir ile berabere kaldı. Bu süreçte 4 puan kaybederek şampiyonluk yolunda yara alan Trabzonspor, yine de şampiyonluk umutlarını sürdürüyor. Bu süreçte 14 gol atan Trabzonspor, kalesinde ise 6 gol gördü. Özellikle lider Galatasaray karşısında alınan 2-1’lik galibiyet, serinin en dikkat çeken sonuçlarından biri oldu. İç sahada güçlü kimlik Trabzonspor, bu 10 maçlık dönemde evinde oynadığı 4 Süper Lig karşılaşmasının 3’ünü kazandı, 1’inden ise beraberlikle ayrıldı. Karagümrük’ü 3-1, Çaykur Rizespor’u 1-0 ve Galatasaray’ı 2-1’lik skorlarla geçen bordo-mavililer, Başakşehir’le de 1-1 berabere kaldı. İç sahada oynadığı fileleri 7 kez sarsan Trabzonspor, rakiplerin 3 golüne engel olamadı. Deplasmanda kayıpsız seri Trabzonspor, dış sahada da başarılı performansıyla dikkat çekti. Gaziantep FK, Kayserispor ve Eyüpspor deplasmanlarından galibiyetle dönen Karadeniz ekibi, ligde Alanyaspor ile berabere kalırken, kupada Samsunspor karşılaşmasında ise penaltılar sonucu turu geçen taraf oldu. Karadeniz temsilcisi, bulduğu 11 gole karşılık, sadece 4 gole engel olamadı. Ligde kritik hafta Sezonun son bölümüne girilirken yakalanan 10 maçlık yenilmezlik serisi, Trabzonspor adına hem ligde hem kupada moral kaynağı oldu. Bordo-mavililer, özellikle zorlu fikstürde aldığı sonuçlarla takım kimliğini yeniden ortaya koyarken, teknik heyetin oyun planına da sahaya olumlu yansıdı. Süper Lig’de kalan son 4 haftada Trabzonspor’u kritik karşılaşmalar bekliyor. Bordo-mavililer, matematiksel olarak şampiyonluk iddiasını sürdürürken, Şampiyonlar Ligi’ne katılma hedefi doğrultusunda deplasmanda oynayacağı Konyaspor müsabakası büyük bir önem taşıyor. Galatasaray - Fenerbahçe derbisinden çıkacak sonuç ve bordo-mavililerin galibiyeti, Süper Lig’in zirvesindeki dengeleri yeniden değiştirebilir.
24 Nisan 2026 Cuma - 09:35 Bebeklikte başladı, 33 yaşında üçüncü ameliyatla hayata döndü Trabzon’da yaşayan 33 yaşındaki Fatma Karabiber, geçirdiği üçüncü açık kalp ameliyatının ardından sağlığına kavuştu. Tıpta nadir görülen vakalardan biri olarak değerlendirilen operasyon, başarılı bir şekilde tamamlandı. Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşayan Fatma Karabiber’in kalp hastalığı hikayesi henüz bebeklik döneminde başladı. Doğduktan sadece 2 ay sonra kalbinde delik olduğu belirlenen Karabiber, 2006 yılında doğuştan gelen karıncıklar arası delik ve pulmoner damar darlığı (ventriküler septal defekt ve pulmoner stenoz) nedeniyle ilk açık kalp ameliyatını geçirdi. Uzun yıllar bu hastalıkla mücadele eden Karabiber, 2014 yılında ise aort kapak darlığı ve subaortik membran nedeniyle ikinci kez ameliyat masasına yattı. Yıllar sonra yeniden ortaya çıkan şikayetler, üçüncü ve en kritik sürecin habercisi oldu. Göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Karadeniz Hastanesi’ne başvuran Karabiber’in yapılan tetkiklerinde aort damarının kök ve çıkan kısmında 55 milimetre çapında anevrizma tespit edildi. Hayati risk taşıyan bu durum üzerine üçüncü kez açık kalp ameliyatı kararı alındı. Gerçekleştirilen operasyonla genişleyen ve yırtılma riski bulunan aort damarının bozuk bölümü yapay damar ile değiştirildi. Ameliyat sonrası süreci iyi geçen Karabiber, operasyonun 8. gününde taburcu edilmeye hazırlanıyor. Yaşadığı zorlu süreci anlatan Fatma Karabiber, "Üçüncü ameliyatım çok şükür başarıyla geçti Tuncay Bey’in sayesinde, Allah razı olsun. İkinci ameliyatımı da ona olmuştum. Biraz zorlu bir ameliyat oldu ama yine başarılı bir ameliyat geçirdim. Ben çeşitli hastaneleri dolaştım bu süreçte fakat en güvendiğim doktorum Tuncay Bey’di. O yüzden yine ona gelerek kendimi teslim ettim. Allah razı olsun iyi bir ameliyat ile çok şükür hayattayım. Korkulu bir süreç geçirdim ama iyiyim çok şükür. Hastane ve personelleri ile her şey iyiydi" dedi. "Hayat mücadelemi bırakmadım" Kalp rahatsızlığı sürecinin bebeklik döneminde başladığını dile getiren Karabiber, "Benim hastane serüvenim 2 aylıkken başladı. Doğduktan 2 ay sonra kalbimin delik olduğunu öğrenmişler. 13 yaşında ameliyat olabildim. Beklenmedik bir şekilde ikinci kez kapak ameliyatı oldum. İlk ameliyatımı İstanbul’da olmuştum. Üçüncü kez ameliyat kararı alınınca açıkçası korktum. Üçüncü kez aynı masaya yatmak korkulu bir durumdu. Allah’a şükür ben doktoruma güvendim. Doktorumun sayesinde başaracağız dedim. Doktorumla birlikte başardık. Çok şükür, onun da emeğine sağlık. Allah razı olsun. Hayat mücadelemi bırakmadım. Çok şükür taburcu olmak üzereyim. Taburcu olup hayatıma devam edeceğim. Çok şükür ailemi bırakmadım. En çok annemi yalnız bırakmaktan korkuyordum. Şimdi hayata daha sıkı sarılacağım. Kendime daha iyi bakacağım. Tedavilerimi ve kontrollerimi aksatmayacağım. Bir daha ameliyat masasına yatmamak için elimden geleni yapacağım" şeklinde konuştu. "Üçüncü kere açık kalp ameliyatı nadir bir durumdur" Üçüncü kez gerçekleştirilen açık kalp ameliyatlarının son derece riskli olduğuna dikkat çeken Medical Park Karadeniz Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tuncay Erden, "Hastamız nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetiyle geldi. Daha önce 13 yaşındayken kalbinde delik artı akciğere giden damarda darlık vardı. Ondan dolayı ameliyat olmuştu. O ameliyattan yaklaşık yedi yıl sonra aort kapağında darlık ve aort damarının hemen altında doğuştan bir zar vardı. İkinci ameliyatında onu yapmıştık. İkinci kere açık kalp ameliyatı, ilk ameliyata göre 3-4 kat risklidir. Çünkü yapışıklar fazla oluyor, yırtılmalar ve kanamalar olabiliyor. Aradan 13 yıl geçtikten sonra bu sefer farklı bir hastalıkla karşımıza çıktı. Son yıllarda hasta tansiyon kontrollerini düzgün yaptırmadığı için aorttaki basınç artışına bağlı aort damarında aşırı genişleme ve neredeyse yırtılacak konuma gelmişti. Aort damarı 55 mm çapa ulaşmıştı. Aort damarını kapağın hemen üzerinden hem kök hem çıkan kısım hem de arküst dediğimiz beynine giden damarların olduğu bölgelere kadar değiştirmemiz gerekiyordu. Üçüncü kere kalp ameliyatları nadirdir. Bu benim üçüncü kere bu ameliyatı yapışım. Daha yeni yeni üçüncü kere kalp ameliyatlarına aşina olmaya başlıyoruz. Bu üçüncü hastamız, üçüncü hastamızın da ameliyatını başarılı bir şekilde yaptık. Tabii biz de korktuk ama gerekli bütün önlemleri aldık. Ameliyattan sonra hastamız bugün yedinci gününde. Gayet iyi, herhangi bir sorunla karşılaşmadık. Şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Yırtılma riski başlamıştı, zamanında müdahale ettik" Dr. Öğr. Üyesi Erden, sürecin oldukça riskli olduğunu ancak zamanında müdahale sayesinde başarılı sonuç elde edildiğini söyledi. Erden, "Aort damarı genişlemişti. Yırtılma ihtimali vardı, o yüzden ameliyat edecektik. Ama içeriden gördüğümüz kadarıyla bazı noktalardan yırtılma emareleri başlamıştı. Belki birkaç gün, birkaç hafta içerisinde yırtılacaktı. O zaman ameliyatın riski çok daha artacaktı. Burada tecrübe önem arz ediyor. Ekip çalışması ve bölümler arası uyum sayesinde başarılı olduk. Zorlu ameliyatlara alışığız ama bir sonraki hastada yine yeni bir adrenalin ve heyecan yaşıyoruz. Hastalarımızı sağlığına kavuşturmak istiyoruz. Fatma Hanım daha önceki hayatına geri dönecek. Ama bu sefer kontrollerini aksatmayacak. Tansiyonlarına daha dikkat edecek. Kan sulandırıcı ilaç kullanacak. Onların kontrollerini aksatmayacak" ifadelerini kullandı.
Trabzonspor, Ernest Muçi’yi Trabzon’a getirdi
06 Eylül 2025 Cumartesi - 10:19 Trabzonspor, Ernest Muçi’yi Trabzon’a getirdi Trabzonspor, Beşiktaş’tan kiraladığı Arnavut futbolcu Ernest Muçi’yi Trabzon’a getirdi. Trendyol Süper Lig’de yeni sezona iyi bir başlangıç yapan Trabzonspor, transfer çalışmalarına devam ediyor. Bordo-mavili kulüp, Beşiktaş forması giyen 24 yaşındaki ofansif orta saha oyuncusu Ernest Muçi’yi sezon sonuna kadar kiralık olarak kadrosuna kattı. Sabah saatlerinde Trabzon’a gelen Muçi, havalimanında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bordo-mavili ekibe katıldığı için çok mutlu olduğunu belirterek, "Benim için önemli bir fırsat. Büyük bir takımda oynayacağım. Takıma yardımcı olabilmek ve birlikte çalışmaya başlamak için sabırsızlanıyorum" dedi. Trabzonspor’u yakından tanıdığını ifade eden Arnavut oyuncu, "Menajerim bana Trabzonspor’un ilgisinden bahsedince hemen gelmek istediğimi söyledim. Bu transfer beni çok mutlu etti. Topa yakın olmak, goller atarak takıma katkı sağlamak istiyorum. Hocamızın da beni istediğini biliyorum. Onunla ve takımla çalışmak için sabırsızlanıyorum" diye konuştu. Bu sezon kiralık olarak forma giyeceğini vurgulayan Muçi, "Elimden gelenin en iyisini yaparak faydalı olmak istiyorum. Bunun sonunda satın alma opsiyonunun kullanılıp kullanılmayacağını göreceğiz. Farklı mevkilerde oynayabiliyorum. Hocamızla görüşmelerimiz oldu, kendisine güveniyorum. Sezona yüzde yüz hazır geldim" ifadelerini kullandı. Muçi, daha sonra sağlık kontrollerinden geçmek üzere kendisini bekleyen araca binerek havalimanından ayrıldı.
Hamsiyi tezgahta erken gören balıkçı sevinsin mi üzülsün mü bilemedi
05 Eylül 2025 Cuma - 13:40 Hamsiyi tezgahta erken gören balıkçı sevinsin mi üzülsün mü bilemedi Yıllar sonra ilk kez bu sezon hamsi tezgahlarda yerini erken alırken, kilosu 250-300 TL arasında satılıyor. 1 Eylül itibariyle balık sezonunun açılmasıyla denize açılan tekneler şu ana kadar palamut avında umduğunu bulamadı. Normal şartlarda kasım ayında tezgâhlarda yerini alan hamsinin bu yıl eylül başında görülmesi, balıkçılar arasında endişeye yol açtı. Balıkçılar, hamsinin bu kadar erken görünmesinin sezonun verimsiz geçeceğine işaret ettiğini belirtiyor. Balıkçı esnaflarından Turgay Memiş, 35 yıldır sektörde olduğunu ilk kez böyle hamsinin bu kadar erken görüldüğünü belirterek "Son yıllarda görülen en erken hamsi sezonu başladı. Hamsinin bu kadar erken görülmesi, sezonun balık açısından kıt geçeceğine işaret ediyor. Çünkü hamsi normalde kasım aylarında gelirken, bu yıl çok erken geldi. Bu nedenle sezonun biraz verimsiz geçmesini bekliyoruz. Şu anda hamsinin kilosunu 250-300 TL arasında satıyoruz çünkü zaten az miktarda geldi. Hamsi genellikle Samsun, Rize ve Hopa civarlarında avlandı. Yaklaşık 35 yıldır bu sektördeyim, hamsinin bu kadar erken çıktığını hiç görmemiştim. Geçen sezon mükemmel bir palamut sezonu olmuştu ancak bu yıl aynı durum söz konusu değil. İlerleyen günlerde yağışların başlamasıyla birlikte palamut da görülebilir" dedi. Balıkçı esnaflarından Kadir Pınar ise hamsinin bu sezon ilk kez geldiğini kaydederek, "Bu sezon hamsi ilk kez geldi, inşallah devamı da gelir. Şu an biraz küçük, ancak ilerleyen günlerde büyüyeceğini umuyoruz. Uzun zamandır böyle bir durumla karşılaşmadım. Hamsi genelde istavritin ve palamudun peşinden gelirdi, ancak bu yıl 3-5 gün içinde gelmeye başladı. İnşallah bundan sonra yavaş yavaş çoğalır. Hamsi bol olursa sezon erken biter, palamut ise bu sezon pek görülmedi" diye konuştu.
Trabzonlu Metehan, hasırın altın çocuğu oldu
05 Eylül 2025 Cuma - 10:28 Trabzonlu Metehan, hasırın altın çocuğu oldu Trabzon’da yaşayan 16 yaşındaki Metehan Arslan, geleneksel el sanatlarından hasır işlemeciliğinde gösterdiği yetenekle Türkiye’de "Yılın Kalfası" seçildi. Ortahisar Mesleki Eğitim Merkezi Takı İmalatı Bölümü 12. sınıf öğrencisi olan Metehan Arslan, Türkiye genelinde düzenlenen yarışmada "Yılın Kalfası" seçilerek önemli bir başarıya imza attı. Mesleğe ağabeyinden görerek başlayan Metehan, ilgiyle takip ettiği hasır takı işçiliğinde zamanla çıraklıktan kalfalığa yükseldi. Ustalarının da desteğiyle kısa sürede büyük bir yol kateden Metehan Arslan, hasırın altın çocuğu oldu. Kendi iş yerini açarak yeni çırak ve kalfalar yetiştirmek istediğini belirten Metehan Arslan, "Ağabeyim bu mesleği yapıyor. Ben de ona özenerek bu işe başladım. 2 senedir aynı işletmede çalışıyorum. Çıraklık ile başladım. Kalfalığa geçiş yaptım. Örücüden gelen örgüleri ilk önce dövüp, tavlamak gibi çeşitli işlemlerden geçiriyoruz. En sonunda tokalarını takıp renklerini yapıp bitiriyoruz. 81 ilde sadece bir ilde bu işlem yapılıyor. Trabzon’da yaklaşık 90 civarı atölye var. Bu atölyelerden bir tanesi de biziz. Türkiye’de yılın kalfası seçilmek güzel bir duygu. Onlarca kişinin arasından seçildiğim için kendimle gurur duyuyorum. Bundan sonra kendi iş yerimi açmak istiyorum. Bu meslek ilgili yeni çırak ve kalfalar yetiştirmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Trabzonlu Metehan, hasırın altın çocuğu oldu
05 Eylül 2025 Cuma - 10:25 Trabzonlu Metehan, hasırın altın çocuğu oldu Trabzon’da yaşayan 16 yaşındaki Metehan Arslan, geleneksel el sanatlarından hasır işlemeciliğinde gösterdiği yetenekle Türkiye’de "Yılın Kalfası" seçildi. Ortahisar Mesleki Eğitim Merkezi Takı İmalatı Bölümü 12. sınıf öğrencisi olan Metehan Arslan, Türkiye genelinde düzenlenen yarışmada "Yılın Kalfası" seçilerek önemli bir başarıya imza attı. Mesleğe ağabeyinden görerek başlayan Metehan, ilgiyle takip ettiği hasır takı işçiliğinde zamanla çıraklıktan kalfalığa yükseldi. Ustalarının da desteğiyle kısa sürede büyük bir yol kat eden Metehan Arslan, hasırın altın çocuğu oldu. Kendi işyerini açarak yeni çırak ve kalfalar yetiştirmek istediğini belirten Metehan Arslan, "Ağabeyim bu mesleği yapıyor. Bende ona özenerek bu işe başladım. 2 senedir aynı işletmede çalışıyorum. Çıraklık ile başladım. Kalfalığa geçiş yaptım. Örücüden gelen örgüleri ilk önce dövüp, tavlamak gibi çeşitli işlemlerden geçiriyoruz. En sonunda tokalarını takıp renklerini yapıp bitiriyoruz. 81 ilde sadece bir ilde bu işlem yapılıyor. Trabzon’da yaklaşık 90 civarı atölye var. Bu atölyelerden bir tanesi de biziz. Türkiye’de yılın kalfası seçilmek güzel bir duygu. Onlarca kişinin arasından seçildiğim için kendimle gurur duyuyorum. Bundan sonra kendi işyerimi açmak istiyorum. Bu meslek ilgili yeni çırak ve kalfalar yetiştirmek istiyorum" ifadelerini kullandı.