Yerel Haberler
Trabzon
Bebeklikte başladı, 33 yaşında üçüncü ameliyatla hayata döndü 24 Nisan 2026 Cuma - 09:35:45 Trabzon’da yaşayan 33 yaşındaki Fatma Karabiber, geçirdiği üçüncü açık kalp ameliyatının ardından sağlığına kavuştu. Tıpta nadir görülen vakalardan biri olarak değerlendirilen operasyon, başarılı bir şekilde tamamlandı. Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşayan Fatma Karabiber’in kalp hastalığı hikayesi henüz bebeklik döneminde başladı. Doğduktan sadece 2 ay sonra kalbinde delik olduğu belirlenen Karabiber, 2006 yılında doğuştan gelen karıncıklar arası delik ve pulmoner damar darlığı (ventriküler septal defekt ve pulmoner stenoz) nedeniyle ilk açık kalp ameliyatını geçirdi. Uzun yıllar bu hastalıkla mücadele eden Karabiber, 2014 yılında ise aort kapak darlığı ve subaortik membran nedeniyle ikinci kez ameliyat masasına yattı. Yıllar sonra yeniden ortaya çıkan şikayetler, üçüncü ve en kritik sürecin habercisi oldu. Göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Karadeniz Hastanesi’ne başvuran Karabiber’in yapılan tetkiklerinde aort damarının kök ve çıkan kısmında 55 milimetre çapında anevrizma tespit edildi. Hayati risk taşıyan bu durum üzerine üçüncü kez açık kalp ameliyatı kararı alındı. Gerçekleştirilen operasyonla genişleyen ve yırtılma riski bulunan aort damarının bozuk bölümü yapay damar ile değiştirildi. Ameliyat sonrası süreci iyi geçen Karabiber, operasyonun 8. gününde taburcu edilmeye hazırlanıyor. Yaşadığı zorlu süreci anlatan Fatma Karabiber, "Üçüncü ameliyatım çok şükür başarıyla geçti Tuncay Bey’in sayesinde, Allah razı olsun. İkinci ameliyatımı da ona olmuştum. Biraz zorlu bir ameliyat oldu ama yine başarılı bir ameliyat geçirdim. Ben çeşitli hastaneleri dolaştım bu süreçte fakat en güvendiğim doktorum Tuncay Bey’di. O yüzden yine ona gelerek kendimi teslim ettim. Allah razı olsun iyi bir ameliyat ile çok şükür hayattayım. Korkulu bir süreç geçirdim ama iyiyim çok şükür. Hastane ve personelleri ile her şey iyiydi" dedi. "Hayat mücadelemi bırakmadım" Kalp rahatsızlığı sürecinin bebeklik döneminde başladığını dile getiren Karabiber, "Benim hastane serüvenim 2 aylıkken başladı. Doğduktan 2 ay sonra kalbimin delik olduğunu öğrenmişler. 13 yaşında ameliyat olabildim. Beklenmedik bir şekilde ikinci kez kapak ameliyatı oldum. İlk ameliyatımı İstanbul’da olmuştum. Üçüncü kez ameliyat kararı alınınca açıkçası korktum. Üçüncü kez aynı masaya yatmak korkulu bir durumdu. Allah’a şükür ben doktoruma güvendim. Doktorumun sayesinde başaracağız dedim. Doktorumla birlikte başardık. Çok şükür, onun da emeğine sağlık. Allah razı olsun. Hayat mücadelemi bırakmadım. Çok şükür taburcu olmak üzereyim. Taburcu olup hayatıma devam edeceğim. Çok şükür ailemi bırakmadım. En çok annemi yalnız bırakmaktan korkuyordum. Şimdi hayata daha sıkı sarılacağım. Kendime daha iyi bakacağım. Tedavilerimi ve kontrollerimi aksatmayacağım. Bir daha ameliyat masasına yatmamak için elimden geleni yapacağım" şeklinde konuştu. "Üçüncü kere açık kalp ameliyatı nadir bir durumdur" Üçüncü kez gerçekleştirilen açık kalp ameliyatlarının son derece riskli olduğuna dikkat çeken Medical Park Karadeniz Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tuncay Erden, "Hastamız nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetiyle geldi. Daha önce 13 yaşındayken kalbinde delik artı akciğere giden damarda darlık vardı. Ondan dolayı ameliyat olmuştu. O ameliyattan yaklaşık yedi yıl sonra aort kapağında darlık ve aort damarının hemen altında doğuştan bir zar vardı. İkinci ameliyatında onu yapmıştık. İkinci kere açık kalp ameliyatı, ilk ameliyata göre 3-4 kat risklidir. Çünkü yapışıklar fazla oluyor, yırtılmalar ve kanamalar olabiliyor. Aradan 13 yıl geçtikten sonra bu sefer farklı bir hastalıkla karşımıza çıktı. Son yıllarda hasta tansiyon kontrollerini düzgün yaptırmadığı için aorttaki basınç artışına bağlı aort damarında aşırı genişleme ve neredeyse yırtılacak konuma gelmişti. Aort damarı 55 mm çapa ulaşmıştı. Aort damarını kapağın hemen üzerinden hem kök hem çıkan kısım hem de arküst dediğimiz beynine giden damarların olduğu bölgelere kadar değiştirmemiz gerekiyordu. Üçüncü kere kalp ameliyatları nadirdir. Bu benim üçüncü kere bu ameliyatı yapışım. Daha yeni yeni üçüncü kere kalp ameliyatlarına aşina olmaya başlıyoruz. Bu üçüncü hastamız, üçüncü hastamızın da ameliyatını başarılı bir şekilde yaptık. Tabii biz de korktuk ama gerekli bütün önlemleri aldık. Ameliyattan sonra hastamız bugün yedinci gününde. Gayet iyi, herhangi bir sorunla karşılaşmadık. Şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Yırtılma riski başlamıştı, zamanında müdahale ettik" Dr. Öğr. Üyesi Erden, sürecin oldukça riskli olduğunu ancak zamanında müdahale sayesinde başarılı sonuç elde edildiğini söyledi. Erden, "Aort damarı genişlemişti. Yırtılma ihtimali vardı, o yüzden ameliyat edecektik. Ama içeriden gördüğümüz kadarıyla bazı noktalardan yırtılma emareleri başlamıştı. Belki birkaç gün, birkaç hafta içerisinde yırtılacaktı. O zaman ameliyatın riski çok daha artacaktı. Burada tecrübe önem arz ediyor. Ekip çalışması ve bölümler arası uyum sayesinde başarılı olduk. Zorlu ameliyatlara alışığız ama bir sonraki hastada yine yeni bir adrenalin ve heyecan yaşıyoruz. Hastalarımızı sağlığına kavuşturmak istiyoruz. Fatma Hanım daha önceki hayatına geri dönecek. Ama bu sefer kontrollerini aksatmayacak. Tansiyonlarına daha dikkat edecek. Kan sulandırıcı ilaç kullanacak. Onların kontrollerini aksatmayacak" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 09:23 Bebeklikte başladı, 33 yaşında 3. ameliyatla hayata döndü Trabzon’da yaşayan 33 yaşındaki Fatma Karabiber, geçirdiği üçüncü açık kalp ameliyatının ardından sağlığına kavuştu. Tıpta nadir görülen vakalardan biri olarak değerlendirilen operasyon, başarılı bir şekilde tamamlandı. Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşayan Fatma Karabiber’in kalp hastalığı hikayesi henüz bebeklik döneminde başladı. Doğduktan sadece 2 ay sonra kalbinde delik olduğu belirlenen Karabiber, 2006 yılında doğuştan gelen karıncıklar arası delik ve pulmoner damar darlığı (ventriküler septal defekt ve pulmoner stenoz) nedeniyle ilk açık kalp ameliyatını geçirdi. Uzun yıllar bu hastalıkla mücadele eden Karabiber, 2014 yılında ise aort kapak darlığı ve subaortik membran nedeniyle ikinci kez ameliyat masasına yattı. Yıllar sonra yeniden ortaya çıkan şikayetler, üçüncü ve en kritik sürecin habercisi oldu. Göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Karadeniz Hastanesi’ne başvuran Karabiber’in yapılan tetkiklerinde, aort damarının kök ve çıkan kısmında 55 milimetre çapa ulaşan anevrizma tespit edildi. Hayati risk taşıyan bu durum üzerine üçüncü kez açık kalp ameliyatı kararı alındı. Gerçekleştirilen operasyonda, genişleyen ve yırtılma riski bulunan aort damarının bozuk bölümü yapay damar ile değiştirildi. Ameliyat sonrası süreci iyi geçen Karabiber, operasyonun 8. gününde ile taburcu edilmeye hazırlanıyor. Trabzon’da üçüncü kez açık kalp ameliyatı geçiren 33 yaşındaki Fatma Karabiber, yaşadığı zorlu süreci ve duygularını anlattı. Başarılı geçen operasyonun ardından taburcu olmaya hazırlanan Karabiber, "Üçüncü ameliyatım çok şükür başarıyla geçti. Tuncay Bey’in sayesinde, Allah razı olsun. İkinci ameliyatımı da ona olmuştum. Biraz zorlu bir ameliyat oldu ama yine başarılı bir ameliyat geçirdim. Ben çeşitli hastaneleri dolaştım bu süreçte fakat en güvendiğim doktorum Tuncay beydi, o yüzden yine ona gelerek kendimi teslim ettim. Allah razı olsun iyi bir ameliyat ile çok şükür hayattayım. Korkulu bir süreç geçirdim ama iyiyim çok şükür. Hastane ve personelleri ile her şey iyiydi" dedi. "Hayat mücadelemi bırakmadım" Kalp rahatsızlığı sürecinin bebeklik döneminde başladığını dile getiren Karabiber, "Benim hastane serüvenim 2 aylıkken başladı. Doğduktan 2 ay sonra kalbimin delik olduğunu öğrenmişler. 13 yaşında ameliyat olabildim. Beklenmedik bir şekilde ikinci kez kapak ameliyatı oldum. İlk ameliyatımı İstanbul’da olmuştum. Üçüncü kez ameliyat kararı alınınca açıkçası korktum. Üçüncü kez aynı masaya yatmak korkulu bir durumdu. Allah’a şükür ben doktoruma güvendim. Doktorumun sayesinde başaracağız dedim. Doktorum da birlikte başardık. Çok şükür onun da emeğine sağlık. Allah razı olsun. Hayat mücadelemi bırakmadım. Çok şükür taburcu olmak üzereyim. Taburcu olup hayatıma devam edeceğim. Çok şükür ailemi bırakmadım. En çok annemi yalnız bırakmaktan korkuyordum. İimdi hayata daha sıkı sarılacağım. Kendime daha iyi bakacağım. Tedavilerimi ve kontrollerimi aksatmayacağım. Bir daha ameliyat masasına yatmamak için elimden geleni yapacağım" şeklinde konuştu. "Üçüncü kere açık kalp ameliyatı nadir bir durumdur" Üçüncü kez gerçekleştirilen açık kalp ameliyatlarının son derece riskli olduğuna dikkat çeken Medical Park Karadeniz Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tuncay Erden, "Hastamız nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayeti geldi. Daha önce 13 yaşındayken kalbinde delik artı akciğere giden damarda darlık vardı. Ondan dolayı ameliyat olmuştu. O ameliyattan yaklaşık yedi yıl sonra aort kapağında darlık ve aort damarının hemen altında doğuştan bir zar vardı. İkinci ameliyatında onu yapmıştık. İkinci kere açık kalp ameliyatı, ilk ameliyata göre 3-4 kat risklidir. Çünkü yapışıklar fazla oluyor, yırtılmalar ve kanamalar olabiliyor. Aradan 13 yıl geçtikten sonra bu sefer farklı bir hastalıkla karşımıza çıktı. Son yıllarda hasta tansiyon kontrollerini düzgün yaptırmadığı için aorttaki basınç artışına bağlı aort damarında aşırı genişleme ve neredeyse yırtılacak konuma gelmişti. Aort damarı 55 mm çapa ulaşmıştı. Aort damarını kapağın hemen üzerinden hem kök hem çıkan kısım hem de arküst dediğimiz beynine giden damarların olduğu bölgelere kadar değiştirmemiz gerekiyordu. Üçüncü kere kalp ameliyatları nadirdir. Bu benim üçüncü kere bu ameliyatı yapışım. Daha yeni yeni üçüncü kere kalp ameliyatlarına aşina olmaya başlıyoruz. Bu üçüncü hastamız üçüncü hastamızın da ameliyatını başarılı bir şekilde yaptık. Tabi biz de korktuk. Ama gerekli bütün önlemleri aldık. Ameliyattan sonra hastamız bugün yedinci gününde. Gayet iyi herhangi bir sorunla karşılaşmadık. Şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Yırtılma riski başlamıştı, zamanında müdahale ettik" Üçüncü kez açık kalp ameliyatı geçiren 33 yaşındaki hastanın operasyonunu gerçekleştiren Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Erden, sürecin oldukça riskli olduğunu ancak zamanında müdahale sayesinde başarılı sonuç elde edildiğini söyledi. Erden, "Aort damarı genişlemişti. Yırtılma ihtimali vardı, o yüzden ameliyat edecektik. Ama içeriden gördüğümüz kadarıyla bazı noktalardan yırtılma emareleri başlamıştı. Belki birkaç gün, birkaç hafta içerisinde yırtılacaktı. O zaman ameliyatın riski çok daha artacaktı. Burada tecrübe önem arz ediyor, ekip çalışması ve bölümler arası uyum sayesinde başarılı olduk. Zorlu ameliyatlara alışığız ama bir sonraki hastada yine yeni bir adrenalin ve heyecan yaşıyoruz. Hastalarımızı sağlığına kavuşmak kavuşturmak istiyoruz. Fatma Hanım daha önceki hayatına geri dönecek. Ama bu sefer kontrollerini aksatmayacak. Tansiyonlarına daha dikkat edecek. Kan sulandırıcı ilaç kullanacak. Onların kontrollerini aksatmayacak" ifadelerini kullandı.
23 Nisan 2026 Perşembe - 17:09 Trabzon’da minik yüreklerin sesi: Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden unutulmaz 23 Nisan kutlaması 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Trabzon Zorlu Grand Otel’de düzenlenen ve kalplere dokunan çok özel bir etkinliğe sahne oldu. Medical Park Karadeniz Hastanesi Tüp Bebek Merkezi tarafından organize edilen kutlamada, çocuk korosu izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Umut dolu notalar Medical Park Karadeniz Hastanesi’nin tüp bebek tedavisiyle dünyaya gelen çocukların oluşturduğu koro, sahnede sergiledikleri performansla hem ailelerine hem de davetlilere büyük gurur yaşattı. "Bilimin ve Sevginin Eseri" Etkinliğin açılış konuşmasında, Op. Dr. Hasan Tahsin Sanisoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Yılmaz tarafından çocukların her birinin büyük bir mücadelenin meyvesi olduğu vurgulanarak, "Bugün burada, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusunu, çok özel bir anlamla birlikte yaşıyoruz. Çünkü karşımızda, her biri ayrı bir umut, ayrı bir mücadele ve büyük bir sevginin eseri olan çocuk korosu var. Bu güzel çocuklar, tüp bebek tedavisiyle dünyaya gelmiş; sabrın, inancın ve bilimin bir araya gelerek yazdığı en anlamlı hikayelerin kahramanlarıdır. Her biri, ailelerinin kalplerinde büyüttüğü bir hayalin gerçeğe dönüşmüş halidir. Onların varlığı, sevginin ne kadar güçlü, umudun ne kadar vazgeçilmez olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. 23 Nisan, çocuklara armağan edilmiş tek bayramdır. Bu bayram, sizlerin ne kadar değerli olduğunu, yarınların sizlerle şekilleneceğini anlatır. Sizler büyüdükçe; bilimin ışığında ilerleyecek, sevgiyle büyüyecek ve dünyayı daha güzel bir yer haline getireceksiniz" denildi. Ailelerin sabrı ve bilimin başarısı Medical Park Karadeniz Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nin başarısını ve ailelerin kararlılığını simgeleyen gecede, ebeveynlerin gösterdiği fedakarlıklar takdir topladı. Op. Dr. Hasan Tahsin Sanisoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Yılmaz, ailelerin bu süreçteki inancının herkese ilham verdiğini belirterek, 23 Nisan’ın yarınları şekillendirecek olan çocuklara verilmiş en büyük değer olduğunu hatırlattı. Medical Park Karadeniz Hastanesi Genel Müdürü Tuğba Altın ise yaptığı konuşmada, "23 Nisan, umudun ve geleceğin simgesidir. Karadeniz Medical Park olarak, tüp bebek tedavisiyle dünyaya gelen çocuklarımız ve aileleriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Uzun yıllardır aynı hekim kadrosuyla sürdürdüğümüz güçlü yapımızı, son teknoloji laboratuvar altyapımızla destekleyerek yüksek başarı oranlarına ulaşıyoruz. Her bir çocuğumuz, bilimin ve emeğin en değerli sonucudur. Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum" dedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının saygıyla anıldığı tören, çocukların neşe içinde söylediği şarkılarla sona erdi. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ve kutlamalarla son buldu.
Fındık ihracatında çıta yükseliyor
19 Eylül 2025 Cuma - 14:05 Fındık ihracatında çıta yükseliyor Dünya fındık üretim ve ticaretinin büyük kısmını elinde bulunduran Türkiye, son çeyrek sezonda bu ürünün ihracatından 42 milyar 426 milyon dolar döviz geliri elde ettiği belirtildi. Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği verilerine göre, 1 Eylül’de başlayıp 31 Ağustos’ta sona eren ihracat sezonunun geri kalan çeyrek asırlık döneminde Türkiye’nin ihraç ettiği iç fındık miktarı 6 milyon 518 bin 843 ton olarak gerçekleşti. Bu ihracatta sağlanan döviz toplamı ise 42 milyar 426 milyon 937 bin 188 dolar oldu. Son çeyrek asırlık sezonlarda en fazla ihracat 340 bin 147 ton iç fındık ile 2021-2022 sezonunda yapıldı. En fazla döviz girdisi ise 2 milyar 799 milyon 529 bin 618 dolar ile 2014-2015 sezonunda gerçekleşti. Geride bıraktığımız 2024-2025 sezonu da 309 bin 64 ton iç fındığın karşılığı olan 2 milyar 558 milyon 540 bin 904 dolarlık dış satım ile hem miktar hem de sağlanan döviz bazında ikinci sırada yer aldı. Fındık üretiminin yaklaşık yüzde 8’lik kısmının yapılmasına rağmen, ihracatın yüzde 30’u aşan bölümünün Trabzon’dan gerçekleştirildiğine dikkat çeken Trabzon Ticaret Borsası (TTB) Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, sürdürülebilir istikrarlı politikalarla hem üretimde hem de dış satımda artış sağlanabileceğini belirterek, "Sahip olduğumuz 750 bin hektarlık fındık bahçesi var. Bu bahçelerde verim ve kaliteyi artırarak yıllık üretimi 1 milyon tonun üzerine, hatta 1,5 milyon tona çıkarmak mümkün. Bunu başardığımız zaman, ihracatımızda aynı paralelde artacak ve geride bıraktığımız sezonda gerçekleşen 2,5 milyar dolarlık ihracat gelirimizde katlanacaktır. Bunun için üretimde hem verim ve kaliteyi yükseltmek hem de dünya ticaretinde payımızı azaltabilecek ülkeleri piyasa şartlarında geride bırakmak gerekiyor. İstikrarlı üretim ve ticaret politikaları izlememiz, bir dünya ürünü haline gelen fındıktan elde edilen kazanımlarımızı daha da artıracaktır" dedi.
Andre Onana: "Fenerbahçe maçı bizi birbirimize kenetledi"
18 Eylül 2025 Perşembe - 16:49 Andre Onana: "Fenerbahçe maçı bizi birbirimize kenetledi" Trabzonspor’un Kamerunlu kalecisi Andre Onana, bordo-mavili takıma kısa sürede uyum sağladığını belirterek, Fenerbahçe maçının kendilerini daha da kenetlediğini söyledi. Trabzonspor’un yeni transferi Kamerunlu kaleci Andre Onana, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Fenerbahçe ile çok önemli bir maça çıktıklarını belirten Onana, "Çok önemli bir maçtı, kazanmak için sahadaydık ama bazı sebeplerden dolayı başaramadık. Geldiğim ilk günden beri burada kendimi iyi hissediyorum. Uzun yıllardır buradaymışım gibi hissettiğim için takıma yardımcı olmak istedim. Ancak galibiyet gelmedi. Hakem kararlarıyla ilgili konuşmayı çok sevmiyorum. Biz kendimize odaklanmaya çalışıyoruz. Bazen elinizde olmayan şeyler var, hakem kararları da bunlardan. Benim ne sevdiğim değil, takımın ne istediği önemli. Kendimi modern bir oyuncu olarak görüyorum. Takımın ihtiyacı neyse ona adapte olmaya çalışıyorum" dedi. "Yarışmacı ve mücadeleyi seven bir takımız" Takım arkadaşlarına teşekkür eden Onana, "Onların sayesinde buraya adapte olmam kolay oldu. Sanki uzun yıllardır yanlarındaymışım gibi hissediyorum. Yarışmacı ve mücadeleyi seven bir takımız. Fenerbahçe maçının büyük bölümünü 10 kişi oynadık. Böyle durumlarda mücadele etmek gerekir, biz de bunu yaptık. Belki mağlup olduk ama bu maç bizi birbirimize daha çok bağlayan, birleştiren bir karşılaşma oldu" diye konuştu. Genç kaleciler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Onana, "Yetenekli ve geleceği olan kaleciler var. Ben oynadığım her takımda şunu söyledim; başarılı olmak için mücadele etmeniz gerekiyor. Şans size gelecek, önemli olan o trene doğru zamanda binmektir" ifadelerini kullandı. "İyi bir sezon geçirmek ve başarılı olmak istiyorum" Eski takımı Manchester United’a da değinen tecrübeli kaleci, "Biz bireysel bir spor yapmıyoruz. Kazandığınızda da kaybettiğinizde de bunu birlikte yaşıyorsunuz. Galibiyetlerde bazı detayları görmeyebilirsiniz, kayıplarda ise o detaylar öne çıkar. Manchester taraftarını çok seviyorum, onlarla iyi ilişkilerim oldu. Onlara başarılar diliyorum. Burada mücadele edeceğiz, bazen kaybedeceğiz, bazen kazanacağız. İyi bir sezon geçirmek ve başarılı olmak istiyorum" dedi. Teknik Direktör Fatih Tekke hakkında da konuşan Onana, "Taktik üzerine çok iyi duran, futbol hakkında net fikirleri olan bir isim. Kısa bir süredir birlikte çalışıyoruz ama futbolu düşünen bir hoca" ifadelerini kullandı. "Sahada olduğumuzda galip gelmek için mücadele edeceğiz" Uzun süredir dostu olan Rigobert Song’un Trabzonspor hakkında kendisine olumlu şeyler söylediğini belirten Onana, "Şehri çok fazla tanımadım ama 3-4 yıl önceki şampiyonluk kutlamalarını izledim. Sahada olduğumuzda galip gelmek için mücadele edeceğiz. Kanımın son damlasına kadar savaşacağım. Taraftarlarımızla birlikte bu mücadeleyi vereceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.
Trabzon’da AVM yangının ilk çıktığı andaki görgü tanığı: "Sanki savaşta bomba atılır gibi patlama sesi duydum"
18 Eylül 2025 Perşembe - 14:18 Trabzon’da AVM yangının ilk çıktığı andaki görgü tanığı: "Sanki savaşta bomba atılır gibi patlama sesi duydum" Trabzon’un Akçaabat ilçesinin Darıca mahallesinde ’Deppo’ isimli alışveriş merkezindeki yangının çıkış anındaki görgü tanığı Mehmet Aydın, "Büyük bir patlama sesiydi. Sanki savaşta bomba atılır gibi ses. Geri kaçtım" dedi. Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Darıca mahallesindeki ‘Deppo’ isimli alışveriş merkezinin depo kısmında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın nedeniyle yoğun siyah dumanlar gökyüzünü kaplarken, yangına Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı 15 araç ve 55 personel müdahale etti. Ekipler tarafından bir süre kontrol altına alınan yangın öğle saatlerinde depo içinde farklı noktalara sıçrayınca yangın yeniden alevlenerek tüm AVM’yi sardı. Yangın nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu da ulaşım kontrollü olarak sağlanırken, yangın söndürme çalışmaları sürüyor. ‘Deppo’ isimli alışveriş merkezinde patlama sesi duyan görgü tanığı Mehmet Aydın, yangının jeneratörden çıktığını iddia ederek "Gece saat 2 sıralarında patlama sesi duyduk. Evim işletmenin hemen yanında. Olay yerine gittiğimde küçük bir yangın olduğunu gördüm. Müdahale etmeye çalıştım ama elektrik olduğu için su ile müdahale edemeyince itfaiyeyi aradım. İtfaiye geldi ’Siz karışmayın’ dedi. Jeneratör patladı, ondan kaynaklı olduğu düşünülüyor. O korkuyla ben de kaçtım. Büyük bir patlama sesiydi. Sanki savaşta bomba atılır gibi ses. Geri kaçtım. Yangın dışarıda başladı içeri sıçradı. Jeneratörün kablosu alt kattaymış. Bodrum katında plastik ürünler varmış yangın oradan başlamış. Onlar yanmaya başlayınca binayı komple sardı" dedi.
Akçaabat Belediye Başkanı Ekim: "Gece 2’den beri burada müdahale devam ediyor"
18 Eylül 2025 Perşembe - 13:43 Akçaabat Belediye Başkanı Ekim: "Gece 2’den beri burada müdahale devam ediyor" Trabzon’un Akçaabat ilçesi Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Darıca mahallesinde ’Deppo’ isimli alışveriş merkezinde gece 02.00 sıralarında çıkan yangınla ilgili müdahalenin devam ettiğini belirterek "Yangın şuanda kısmen kontrol altına alınmış. Süreç ilerleyen zamanda neyi gösterir bilemiyoruz" dedi. Yangın 12 saattir sürüyor Gece saat 02.00 sıralarında Darıca mahallesindeki ‘Deppo’ isimli hırdavat ürünleri satışı yapan alışveriş merkezinin depo kısmında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Sabaha kadar süren çalışmaların ardından dönem dönem kontrol altına alınan yangın sabah saatlerinde yeniden büyüdü ve yoğun siyah dumanlar gökyüzünü kapladı. 12 saattir süren yangına Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı 15 araç ve 55 personel müdahale ederken, ekipler tarafından bir süre kontrol altına alınan yangın öğle saatlerinde depo içinde farklı noktalara sıçrayınca yangın yeniden alevlenerek tüm AVM’yi sardı. Yangın nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu da ulaşıma kapatılırken, yolda uzun araç kuyrukları oluştu. "Binanın içerisinde bulunan malzemelerin ısıya bağlı yanmasından kaynaklı alevlerle mücadele ediyorlar" Yangın söndürme çalışmaları ile ilgili bilgi veren Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, "Öncelikle geçmiş olsun. Büyükşehir Belediye ekiplerimiz müdahale çalışmalarını sürdürüyorlar. Gece 2’den beri burada müdahale devam ediyor. Özellikle binanın içerisinde bulunan malzemelerin ısıya bağlı yanmasından kaynaklı alevlerle mücadele ediyorlar. Yangın şuanda kısmen kontrol altına alınmış. Süreç ilerleyen zamanda neyi gösterir bilemiyoruz. Yangın daha üst katlara çıkmamış. Bodrum ve birinci katta soğutma çalışması yapıyorlar. İnşallah üst katlara ulaşmadan işi çözmüş olacaklar" diye konuştu. Yangının çıkış sebebi ile ilgili ise Ekim "Şuan net bir bilgi yok ama ekiplerimiz elektrik kontağından çıktığını, jeneratörle ilgili bir şeyden bahsediyorlar. İnşallah daha büyük bir sonuç meydana gelmeden iş çözülmüş olur" ifadelerini kullandı.