GÜNDEM - 19 Eylül 2025 Cuma 13:22

Hoparlörler susuyor, SMS konuşuyor

A
A
A

 Trabzon'un Yomra ilçesinde cenaze duyuruları artık belediye hoparlörlerinden yapılmayacak. Gürültü kirliliğini önlemek ve bilgilendirmeyi daha hızlı gerçekleştirmek amacıyla belediye, cenaze duyurularını artık SMS yoluyla iletecek.

Yomra Belediyesi, cenaze ilanlarında değişikliğe gidiyor. İlçede uzun yıllardır hoparlör anonslarıyla yapılan duyurular yerini kısa mesaj (SMS) uygulamasına bırakıyor. Yeni sistemle birlikte vatandaşlar, cenaze bilgilerini telefonlarına gelen bildirimler üzerinden öğrenebilecek. 31 Aralık'a kadar hem SMS hem de mevcut sistemle vatandaşlara ulaştırılacak olan cenaze duyuruları, yılbaşından itibaren yalnızca SMS üzerinden yapılacak.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, cenaze duyurularında hoparlör sisteminin gelişen ilçe için çok doğru bir uygulama olmadığını belirterek, "Yomra 50 bin nüfusu aşan, yazları gün ortalarında 100 bin nüfusun üzerine çıkan, turist oranının fazla olduğu bir turizm ilçesi. İlçemizdeki 50 bin nüfusun da yaklaşık 25 bine yakını Yomralı olmayan, Türkiye'nin 4 bin tarafından gelmiş memurlardan veya farklı ilçelerden gelmiş insanların oluştuğu bir nüfus yapısına sahip. Bunun üzerinden bakıldığında her sabah 09.00-09.30 sıralarında belediye hoparlöründen bazen iki tane, bazen altı tane cenaze olduğu zaman oluyor. Yaklaşık yarım saat süren şu mahallede şu kişi öldü şeklinde sistemin gelişen ilçemiz için artık çok doğru bir uygulama olmadığını düşündük. Bunun üzerine bir araştırma yaptık. Türkiye'deki belediyelerin yüzde 50'ye yakını hiç cenaze anonsu yapmıyor. Bir kısmı bunu sosyal medya hesapları üzerinden duyuruyor, bir kısmı da mesaj yoluyla duyuruyor. Bizim de elimizde yaklaşık 40 bin vatandaşımızın telefon numarası var" dedi.

Hoparlörler susuyor, SMS konuşuyor

"Bugünden sonra 31 Aralık'a kadar önce hem mesaj atacağız, hem anons yapacağız"

Hoparlör sisteminin kaldırılmasını isteyen çok sayıda vatandaşın dilekçesi olduğunu kaydeden Başkan Bıyık, "Anons bir kez yapılıyor, bazen iki kez tekrar ediliyor. Duymadığı, anlamadığı zaman onu teyit etme şansısı da yok. Ancak biz bu 40 bin kişiye her sabah saat 09.00'da mesaj atacağız. İlçemizdeki, mahallelerimizdeki cenazeleri ayrıntılı bir şekilde mesaj atacağız. Vatandaş anlamadı, bir kez daha okuma şansı olacak. Daha düzgün bir sistem oluşacağını düşünüyorum. Bugün itibarıyla başladık. Bugünden sonra 31 Aralık'a kadar önce hem mesaj atacağız, hem anons yapacağız. Günün sonunda ilçemizdeki bütün vatandaşlara bu mesajların ulaştığı noktasında bir kabuliyetimiz oluşunca cenaze anonslarını kaldırmış olacağız. Mesaj sisteminde bir sıkıntı olursa anons yaparız. Amaç vatandaşımızın bilgiye ulaşmasıdır. Şu andaki cenaze anons sistemi ile birlikte ilçede tahmin ediyorum 10 bin kişiye ulaşılabiliyordur. Mesajla birlikte 35-40 bin kişinin telefonuna bu mesaj gitmiş olacak" şeklinde konuştu.

Hoparlörler susuyor, SMS konuşuyor

"Günün sonunda daha iyi bir sonuç alacağımıza inanıyorum"

Sosyal medyada kötü niyetli yorumların yapıldığını söyleyen Başkan Bıyık, "Vatandaşlarımızdan zaman zaman karşı çıkanlar olabiliyor. Yöntemini anlatamamış olabiliriz. Kötü niyetli olarak selalar kaldırılıyor deniliyor. Bu tarzda olumsuz yorumlar yazanlar da oluyor. Camilerden yapılan sela sistemi belediyenin inisiyatifinde değildir. Ona bizim müdahil olma şansımız yok. Türkiye gelişiyor, değişiyor. Biz de bu teknolojinin gelişimine, değişimine ayak uydurmak durumdayız. Bugün 50 bin nüfuslu bir ilçede günde ortalama 3-4 cenaze olduğunu düşünürsek, bu ilçe yarın 100 bine çıktığında 8-9 tane cenaze olacak. 10 tane cenazenin anons süresi bir saati bulacak. Bugünkü Türkiye şartlarında doğru olmadığını düşünüyoruz. Vatandaşımızı daha sağlıklı bilgilendireceğimizi düşünüyorum. Günün sonunda daha iyi bir sonuç alacağımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.

"Cihazlarda sorun oluyor, hoparlörü duymayan oluyor"

İlçede esnaflık yapan Necati Özer ise, "Bu uygulama güzel oldu. Cihazlarda sorun oluyor, hoparlörü duymayan oluyor. Ötekine soruyor, sağlıklı bir bilgi edinemiyor. Herkese mesaj doğru bir şekilde iletilmiş olacak. Tam yerinde karar verilmiş bir olaydır. Destekliyorum" dedi.

Ozan Köse - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Bebeklikte başladı, 33 yaşında üçüncü ameliyatla hayata döndü Trabzon’da yaşayan 33 yaşındaki Fatma Karabiber, geçirdiği üçüncü açık kalp ameliyatının ardından sağlığına kavuştu. Tıpta nadir görülen vakalardan biri olarak değerlendirilen operasyon, başarılı bir şekilde tamamlandı. Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşayan Fatma Karabiber’in kalp hastalığı hikayesi henüz bebeklik döneminde başladı. Doğduktan sadece 2 ay sonra kalbinde delik olduğu belirlenen Karabiber, 2006 yılında doğuştan gelen karıncıklar arası delik ve pulmoner damar darlığı (ventriküler septal defekt ve pulmoner stenoz) nedeniyle ilk açık kalp ameliyatını geçirdi. Uzun yıllar bu hastalıkla mücadele eden Karabiber, 2014 yılında ise aort kapak darlığı ve subaortik membran nedeniyle ikinci kez ameliyat masasına yattı. Yıllar sonra yeniden ortaya çıkan şikayetler, üçüncü ve en kritik sürecin habercisi oldu. Göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Karadeniz Hastanesi’ne başvuran Karabiber’in yapılan tetkiklerinde aort damarının kök ve çıkan kısmında 55 milimetre çapında anevrizma tespit edildi. Hayati risk taşıyan bu durum üzerine üçüncü kez açık kalp ameliyatı kararı alındı. Gerçekleştirilen operasyonla genişleyen ve yırtılma riski bulunan aort damarının bozuk bölümü yapay damar ile değiştirildi. Ameliyat sonrası süreci iyi geçen Karabiber, operasyonun 8. gününde taburcu edilmeye hazırlanıyor. Yaşadığı zorlu süreci anlatan Fatma Karabiber, "Üçüncü ameliyatım çok şükür başarıyla geçti Tuncay Bey’in sayesinde, Allah razı olsun. İkinci ameliyatımı da ona olmuştum. Biraz zorlu bir ameliyat oldu ama yine başarılı bir ameliyat geçirdim. Ben çeşitli hastaneleri dolaştım bu süreçte fakat en güvendiğim doktorum Tuncay Bey’di. O yüzden yine ona gelerek kendimi teslim ettim. Allah razı olsun iyi bir ameliyat ile çok şükür hayattayım. Korkulu bir süreç geçirdim ama iyiyim çok şükür. Hastane ve personelleri ile her şey iyiydi" dedi. "Hayat mücadelemi bırakmadım" Kalp rahatsızlığı sürecinin bebeklik döneminde başladığını dile getiren Karabiber, "Benim hastane serüvenim 2 aylıkken başladı. Doğduktan 2 ay sonra kalbimin delik olduğunu öğrenmişler. 13 yaşında ameliyat olabildim. Beklenmedik bir şekilde ikinci kez kapak ameliyatı oldum. İlk ameliyatımı İstanbul’da olmuştum. Üçüncü kez ameliyat kararı alınınca açıkçası korktum. Üçüncü kez aynı masaya yatmak korkulu bir durumdu. Allah’a şükür ben doktoruma güvendim. Doktorumun sayesinde başaracağız dedim. Doktorumla birlikte başardık. Çok şükür, onun da emeğine sağlık. Allah razı olsun. Hayat mücadelemi bırakmadım. Çok şükür taburcu olmak üzereyim. Taburcu olup hayatıma devam edeceğim. Çok şükür ailemi bırakmadım. En çok annemi yalnız bırakmaktan korkuyordum. Şimdi hayata daha sıkı sarılacağım. Kendime daha iyi bakacağım. Tedavilerimi ve kontrollerimi aksatmayacağım. Bir daha ameliyat masasına yatmamak için elimden geleni yapacağım" şeklinde konuştu. "Üçüncü kere açık kalp ameliyatı nadir bir durumdur" Üçüncü kez gerçekleştirilen açık kalp ameliyatlarının son derece riskli olduğuna dikkat çeken Medical Park Karadeniz Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tuncay Erden, "Hastamız nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetiyle geldi. Daha önce 13 yaşındayken kalbinde delik artı akciğere giden damarda darlık vardı. Ondan dolayı ameliyat olmuştu. O ameliyattan yaklaşık yedi yıl sonra aort kapağında darlık ve aort damarının hemen altında doğuştan bir zar vardı. İkinci ameliyatında onu yapmıştık. İkinci kere açık kalp ameliyatı, ilk ameliyata göre 3-4 kat risklidir. Çünkü yapışıklar fazla oluyor, yırtılmalar ve kanamalar olabiliyor. Aradan 13 yıl geçtikten sonra bu sefer farklı bir hastalıkla karşımıza çıktı. Son yıllarda hasta tansiyon kontrollerini düzgün yaptırmadığı için aorttaki basınç artışına bağlı aort damarında aşırı genişleme ve neredeyse yırtılacak konuma gelmişti. Aort damarı 55 mm çapa ulaşmıştı. Aort damarını kapağın hemen üzerinden hem kök hem çıkan kısım hem de arküst dediğimiz beynine giden damarların olduğu bölgelere kadar değiştirmemiz gerekiyordu. Üçüncü kere kalp ameliyatları nadirdir. Bu benim üçüncü kere bu ameliyatı yapışım. Daha yeni yeni üçüncü kere kalp ameliyatlarına aşina olmaya başlıyoruz. Bu üçüncü hastamız, üçüncü hastamızın da ameliyatını başarılı bir şekilde yaptık. Tabii biz de korktuk ama gerekli bütün önlemleri aldık. Ameliyattan sonra hastamız bugün yedinci gününde. Gayet iyi, herhangi bir sorunla karşılaşmadık. Şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Yırtılma riski başlamıştı, zamanında müdahale ettik" Dr. Öğr. Üyesi Erden, sürecin oldukça riskli olduğunu ancak zamanında müdahale sayesinde başarılı sonuç elde edildiğini söyledi. Erden, "Aort damarı genişlemişti. Yırtılma ihtimali vardı, o yüzden ameliyat edecektik. Ama içeriden gördüğümüz kadarıyla bazı noktalardan yırtılma emareleri başlamıştı. Belki birkaç gün, birkaç hafta içerisinde yırtılacaktı. O zaman ameliyatın riski çok daha artacaktı. Burada tecrübe önem arz ediyor. Ekip çalışması ve bölümler arası uyum sayesinde başarılı olduk. Zorlu ameliyatlara alışığız ama bir sonraki hastada yine yeni bir adrenalin ve heyecan yaşıyoruz. Hastalarımızı sağlığına kavuşturmak istiyoruz. Fatma Hanım daha önceki hayatına geri dönecek. Ama bu sefer kontrollerini aksatmayacak. Tansiyonlarına daha dikkat edecek. Kan sulandırıcı ilaç kullanacak. Onların kontrollerini aksatmayacak" ifadelerini kullandı.
Erzurum Erzurum’da kadınlara kırmızılahana ve kereviz yetiştiriciliği eğitimi Erzurum’da 7 ilçeden 40 kadın çiftçiye "Kırmızılahana ve Kereviz Yetiştiriciliğinin Tanıtılması ve Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında eğitim verildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından tarımsal yeniliklerin kadın çiftçiler tarafından öğrenilmesi, uygulanması ve kadın odaklı yaygınlaştırılması amacıyla Bakanlığa bağlı Araştırma Enstitüsü Müdürlükleri ve İl Müdürlükleri iş birliği ile "Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor Programı" yürütülüyor. Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitü Müdürlüğü işbirliği ile hazırlanan "Erzurum’da Kırmızılahana ve Kereviz Yetiştiriciliğinin Tanıtılması ve Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında Aziziye ve Palandöken ilçelerinde kadın çiftçilere eğitim verildi. 7 ilçeden 40 kadın çiftçinin katılım sağladığı eğitim sonrasında kadın çiftçiler katılım belgelerini Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, Aziziye İlçe Müdürü Abdulbaki Bakır, Palandöken İlçe Müdürü Serkan Tercan, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Muhammed Ali Kaya, Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitü Müdürlüğünden İsmail Fatih Çakırbay ve Abdullah Bakan’dan aldılar. Proje kapsamında eğitim alan kadın çiftçilere Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü tarafından kırmızılahana ve kereviz fideleri dağıtılacak. Fide dikiminden hasata kadar kadın çiftçilere teknik destek sağlanacak.
Bayburt ’Bayburt’ müdür hem ismiyle hem de 40 yıllık futbol tutkusuyla dikkat çekiyor Bayburt Meteoroloji Müdürü Bayburt Sayımer, Almanya’da dünyaya geldiği sırada yaşanan yanlış anlaşılma nedeniyle isminin ’Bayburt’ olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. Futbola gönül veren Bayburt müdür, kaleci olarak yeşil sahalarda ter döküyor. Bayburt’ta yaklaşık 5 yıldır Meteoroloji Müdürü olarak görev yapan Bayburt Sayımer, hem isminin hikâyesiyle hem de 40 yılı aşkın futbol hayatıyla dikkat çekiyor. 1973 yılında Almanya’nın Duisburg kentinde doğan Sayımer’in ismi, annesinin yaşadığı dil problemi nedeniyle Bayburt oldu. İsminin hikâyesini anlatan Sayımer, "Almanya doğumluyum, Duisburg şehrinde doğdum. Anneme hemşire ‘ismini ne koyalım’ diye sormuş. Annem Almanca bilmediği için memleketimizi soruyor sanmış, ‘Bayburt’ demiş. Hemşire de ismimi Bayburt diye not etmiş" dedi. İsmini duyunca insanların ilk etapta şaşırdığını dile getiren Sayımer, "Türkiye’de ve dünyada tek olduğumdan dolayı insanlar şaşırıyorlar. İsmimi seviyorum" ifadelerini kullandı. Spor hayatına Almanya’da başladığını, Türkiye’ye döndükten sonra da futboldan kopmadığını ifade eden Sayımer, 1987 yılından itibaren Bayburt Gençlik Kulübü’nde spor yapmaya devam ettiğini söyledi. Profesyonel futbol kariyerine Bayburtspor ile adım atan Sayımer, profesyonel kariyerinin ardından futbolu amatör olarak sürdürüyor. Yaklaşık 40 yıldır futbol oynayan Sayımer, şu anda Kalegücü Spor Kulübü’nde kalecilik yapıyor. Sporu yaşam biçimi olarak gördüğünü belirten Sayımer, "Şu anda Kalegücü Spor Kulübü ile mücadelemizi sürdürüyoruz. İnşallah bu sezon da şampiyonluk sevinci yaşayarak kariyerimize yeni bir başarı daha ekleyeceğiz" diye konuştu.