Yerel Haberler
Trabzon
21 Nisan 2026 Salı - 16:02 Of ve Hayrat’ta Bilim Rüzgarı Esti İş insanı Alaaddin İlyas Saral öncülüğünde ve Of Belediyesi aracılığıyla hayata geçirilen bilim tırı, Trabzon’da binlerce öğrenciyle buluştu. Of ilçesine getirilen bilim tırı, kısa sürede bölgenin en dikkat çeken eğitim projelerinden biri haline geldi. İlçede yaklaşık 5 bin ila 5 bin 500 öğrenci bilim tırını ziyaret ederek özellikle yapay zeka ve bilimsel uygulamalarla tanışma fırsatı buldu. Bilim tırı sadece öğrencilerin değil, yetişkinlerin de ilgisini çekti. Of’ta konuşlanan tır, toplumun her kesimi tarafından memnuniyetle karşılanırken büyüklerin de dikkatini çekmeyi başardı. Proje kapsamında Hayrat ilçesinden gelen öğrenciler de bilimle buluştu. Hayrat Kaymakamı Selçuk Baş ile Hayrat Belediye Başkan Yardımcısı Cengiz Nuhuoğlu, öğrencilerle birlikte Of’a gelerek bilim tırını yerinde ziyaret etti. Bilim tırının Of’taki programının yaklaşık 20 gün daha süreceği, bu süre boyunca Çaykara ve Dernekpazarı ilçelerinden öğrencilerin Of’a gelerek bilim tırıyla tanışacağı öğrenildi. Programın tamamlanmasının ardından bilim tırı Sürmene ilçesine geçecek. Burada hem Sürmene hem de Araklı ilçesinden öğrenciler bilimle buluşacak. Ardından Trabzon merkeze geçmesi planlanan tırın yaz boyunca şehirde kalacağı ve daha sonra Bayburt iline giderek öğrencilerle buluşmaya devam edeceği belirtildi. Yetkililer, bilim tırının özellikle yapay zeka ve teknoloji alanında gençlerde farkındalık oluşturduğunu vurgularken, projenin bölge genelinde eğitim adına önemli bir katkı sunduğunu ifade ediyor.
21 Nisan 2026 Salı - 14:34 Akçaabat’ta Turizm Haftası etkinlikleri Akçaabat’ta 15-22 Nisan Turizm Haftası çeşitli etkinlikler ile kutlanıyor. Atatürk Parkı’nda düzenlenen etkinlikte Dokuma Tablolar Sergisi gezilirken, yöresel ikramlar davetlilere tattırıldı. Vatandaşlar sergiyi dolaşarak öğrencilerin çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu. Başkan Osman Nuri Ekim, Turizm Haftası etkinliklerinin önemine değinerek yaptığı açıklamada, Akçaabat’ın sahip olduğu kültürel ve turistik değerlerin tanıtımına büyük önem verdiklerini belirtti. Başkan Ekim konuşmasında "Akçaabat’ımız, sahip olduğu tarihi, doğal güzellikleri ve köklü kültürüyle bölgemizin önemli turizm merkezlerinden biridir. Turizm Haftası kapsamında düzenlediğimiz bu etkinliklerle hem kültürel değerlerimizi yaşatmayı hem de gençlerimizin üretimlerini vatandaşlarımızla buluşturmayı amaçlıyoruz. Karadeniz Teknik Üniversitesi Trabzon Meslek Yüksekokulumuz ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiğimiz bu programlar, Akçaabat’ımızın tanıtımına önemli katkılar sunmaktadır" dedi. Turizmin sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir gelişim alanı olduğuna dikkat çeken Başkan Ekim, "Akçaabat’ımızın turizm potansiyelini daha ileriye taşımak, ilçemizi kültürün, sanatın ve üretimin şehri olarak daha güçlü bir şekilde tanıtmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.
AK Parti’li Kasapoğlu: "Türkiye’nin tüm imkanları, tüm evlatlarınındır"
01 Kasım 2025 Cumartesi - 14:31 AK Parti’li Kasapoğlu: "Türkiye’nin tüm imkanları, tüm evlatlarınındır" Türkiye Büyük Millet Meclisi Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımını güçlendirmek, yerel düzeyde çözüm önerilerini sahadan dinlemek ve yerelde uygulanabilir politika önerileri geliştirmek amacıyla başlattığı bölgesel istişare toplantılarının Karadeniz etabını Trabzon’da gerçekleştirdi. Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında düzenlenen toplantıya, komisyon üyesi milletvekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, engelli bireyler ve aileleri katıldı. Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Komisyon Başkanı Dr. Kasapoğlu, "Bizim için engellilik politikası; masadan değil, sahadan konuşulması gereken bir alandır. Doğru politikaları önermenin yolu hanelerden, okullardan, atölyelerden ve hayatın içinden geçer." sözleriyle Komisyonun saha odaklı yaklaşımını vurgu yaptı. Kasapoğlu, bölgesel toplantıların yalnızca bir istişare değil, birlikte tasarlama süreci olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yerelden genele giden yol, sahadan geçen yoldur. Bugün burada konuşulan her cümle, bu raporun ana malzemelerini oluşturuyor. Amacımız sadece bir rapor yazmak değil; erişilebilir ve kapsayıcı bir Türkiye’yi daha da güçlendirmektir." Komisyon Başkanı Kasapoğlu, eğitimden istihdama, sağlıktan erişilebilirliğe, kültür-sanattan spora kadar uzanan bütüncül bir vizyonla çalıştıklarını belirterek, "Engel dediğimiz şey çoğu zaman insanın önüne değil, toplumun önüne konur. Bizim görevimiz o engeli sistemden, mekandan, dilden ve alışkanlıklardan temizlemek" ifadelerini kullandı. Kasapoğlu konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: "Bizim sözümüz net: Hiç kimse, hiçbir şehir, hiçbir birey, hiçbir hayal dışarıda kalmayacak. Türkiye’nin tüm imkanları, tüm evlatlarınındır. Bugün Trabzon’da başlayan bu diyalog, yarın Türkiye’nin dört bir yanında karşılığını bulacak". Toplantıda erişilebilirlik, özel eğitim, sosyal destek, istihdam, sağlık, kültür, sanat ve spor politikaları masaya yatırıldı. Komisyon, engelli bireylerin yalnızca "desteklenen" değil, "toplumu destekleyen bireyler" haline gelmesini hedefleyen bir anlayışla önerilerini sahadan topluyor. Komisyon heyeti, toplantından önce özel eğitim kurumları, araştırma ve rehabilitasyon merkezleri ve yerel yönetimlerin engelsiz yaşam projelerini yerinde inceledi.
Bagajında televizyon ve oyun konsolu var
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:40 Bagajında televizyon ve oyun konsolu var Trabzon’da yaşayan Ali Tokgöz’ün 1998 model Tofaş Doğan marka otomobili, sıra dışı donanımlarıyla görenleri şaşırtıyor. Yaklaşık 6 ay süren bir çalışmayla baştan sona yenilenen araç, bagajındaki televizyon ve oyun konsolu sistemiyle dikkat çekiyor. İnternet üzerinden 1 milyon TL’ye satışa sunulan araç, sosyal medyada da yoğun ilgi gördü. Trabzon’da yaşayan ve çocuk yaşlarda sanayide çalışmaya başlayan Ali Tokgöz, yıllar içinde edindiği tecrübeyle klasik otomobil tutkusunu farklı bir boyuta taşıdı. 1998 model Doğan’ı yeniden toplayan Tokgöz, araca ses sistemi, özel jant ve lastikler, BMW ayna seti, air süspansiyon ve pusula gibi çeşitli aksesuarlar ekledi. Yaklaşık 250 bin kilometredeki otomobil, klasik Tofaş modellerinden farklı olarak teknolojik donanımlarıyla öne çıktı. Aracın en dikkat çekici özelliği ise bagaj bölümünde yer alan televizyon ve oyun konsolu sistemi oldu. Bagaj kapağına monte edilen televizyon sayesinde otomobil, adeta hareketli bir eğlence alanına dönüştü. Branda altında muhafaza edilen modifiyeli Tofaş, internet üzerinden 1 milyon TL’ye satışa sunuldu. Fiyatı ve tasarımıyla sosyal medyada büyük ilgi gören araç, Türkiye’de satışa çıkarılan en yüksek fiyatlı Tofaş Doğan modellerinden biri olarak öne çıktı. "750 bin TL teklif ettiler ama satmadım" Tofaş aracın bir hastalık olduğunu belirten Ali Tokgöz, "13-14 yaşlarından beri sanayideyim. Çekirdekten geldik desem yeridir. Sanayide oto elektrik üzerinde çalıştım. Bazı firmalardan çalıştıktan sonra ortağım ile kendi işyerimizi açtık. Tofaş arabası bende hastalık. Allah’a şükür ayağımızı yerden kesiyor kimseye muhtaç etmiyor. Arabayı toplarken bagaja televizyon ve oyun konsolu koymak gibi bir planımız yoktu. Arkadaşlarım aktivite yapmak için bir araç yap dediler. Arkadaşımın evinden televizyonunu aldık. Oyun konsolu falan derken arabayı bu hale getirdik. Aracım 3 ay süren bir boya işlemi oldu. Arabayı tamamen toplamamız 6 ay sürdü. İnternete 1 milyon TL’ye satışa koyduk. Orijinal bir araç alıp bu vaziyete getirmek 1 milyon TL’yi geçer. Bu aracı toplarken sadece aldığımız aksesuarlar bu parayı buldu işçilik vermedik. 750 bin TL teklif ettiler ama satmadım. Bu benim eğlencem. Keyif işi olduğu için aracımın değeri 1 milyon TL. Çok iyi mesajlar almıyorum ama hiç ilgilendirmiyor. Harcanın emeği ben ve arkadaşım bilir" dedi. "Arkadaşlarımla istediğimiz yere gidip oyun oynayarak keyif yapıyoruz" Aracı görenlerin ilgi gösterdiğini kaydeden Tokgöz, "Türkiye’de satışa sunulan en pahalı Tofaş marka Doğan benim aracım. Ben bu aracı orijinale geçirmek istediğim anda aracın hiçbir tarafında kimse kusur göremez. Aksesuarlar araçtan daha değerli. Ses sisteminin bile 200 bin TL maliyeti var. Aracımın bagaj bölümü maneviyat dolu. Emek gösterilmiş bir emek var. Bu bizim müzik kutumuz gibi oldu. Arkadaşlarımla istediğimiz yere gidip oyun oynayarak keyif yapıyoruz. Gören herkes çok ilgi gösteriyor. Sosyal medyada eleştiriler de alıyoruz. Kış aylarında dükkanımızda iş olmadığında oyun oynadığımız zamanlarda oluyor" ifadelerini kullandı.
Trabzon’a özel gereksinimli bireyler için yaşam merkezi müjdesi
31 Ekim 2025 Cuma - 17:33 Trabzon’a özel gereksinimli bireyler için yaşam merkezi müjdesi Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Toplantısı’nda müjde verdi. Başkan Genç, Şehir Hastanesi’ne taşınacak olan Ahi Evren Hastanesi alanında 160 yatak kapasiteli kalıcı Engelli Yaşam Merkezi inşa edeceklerini açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu İstişare Toplantısı Trabzon’da gerçekleşti. Toplantıya; Komisyon Başkanı İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, komisyon üyeleri, kurum müdürleri ve STK temsilcileri katıldı Komisyon Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, yaptığı konuşmada "Biliyoruz ki bu alanda doğru politikayı yazmanın yolu masada değil sahada, kürsüde değil bizzat toplumun kendisinde, veri tablolarında değil hayatın içinde konuşarak, tartışarak ilerlemekten geçiyor. Bizim amacımız yerelden genele uzanan bir yol haritası. Sizleri dinleyeceğiz, notlarımızı alacağız ve her bir fikri en güçlü şekilde değerlendirmenin çaresine bakacağız. O yüzden söyleyeceğiniz her bir kelime ve cümle bizim için çok kıymetli. Bu vesileyle toplantımızın hem engelli bireylerimiz için hem illerimiz ve bölgemiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Onlar şehrimizin bereketidir" Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, çalışmalar ile ilgili bilgi vererek, "Bir şehir en zayıfını kucakladığı kadar güçlüdür. Önce insanımızı kucaklayacağız, toplumsal yaşamı ne kadar güçlendirirsek o kadar bu dirençli şehir kavramına da katkı sağlamış olacağız. Engelli kardeşlerimiz, bu şehrin yükü değil bereketidir, eksiği değil özelidir. Bu işte en önemli şey nasıl baktığımızdır. Maalesef 20 sene önce ülkemizde yaratılıştan ya da sonradan engelli olan vatandaşlarımızı, kardeşlerimizi ve yavrularımızı biz özürlü şeklinde tarihlendiriyorduk. Anneler çocuklarını toplum içerisine çıkarmaktan hicap duyuyordu. Önce zihniyet dönüşümüne ihtiyaç vardı ve bu dönüşümü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan gerçekleştirdi. Özürlü kavramını literatürden kaldırdı. Biz de bu konuda adım atmaya gayret ediyoruz" diye konuştu. "2026 yılı içinde temeli atılacak" Engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştırmak için yaptıkları çalışmalardan örnekler veren Başkan Genç, kalıcı Engelsiz Yaşam Merkezi için müjde verdi. Başkan Genç şunları söyledi: "Özel bireylerimizin kalıcı konaklama ihtiyaçları bulunuyor. Bu konuda da çok önemli bir adım attık. Derneklerimizle yaptığımız istişareler sonucunda, Engelsiz Yaşam ve Otizm Merkezi’nin şehrimize kazandırılmasının büyük bir gereklilik olduğu tespitinden hareketle çalışmalarımıza başladık. Bu kapsamda Geçit Mahallemizde 24 bin metrekarelik alanın imar çalışmasını tamamladık ve 18 dönümlük kısmının belediyemize devrini gerçekleştirdik. 17 Temmuz 2025 tarihinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla imzalarımızı attık, protokolümüzü tamamladık. 2026 yılında da bu önemli projemizin temelini atacağız. Aynı projeyi ilimizin doğu ve batı kesimlerinde de hayata geçirmek istiyoruz. Bu süreçte bir güzel gelişme daha yaşandı. Şehir Hastanemizin yapımının ardından, Ahi Evren Hastanesi’nin bulunduğu alanın değerlendirilmesi konusunda Sağlık Bakanımızın oluru ve dernek başkanlarımızın önerileri doğrultusunda önemli bir karar alındı. Söz konusu alanda 160 yatak kapasiteli bir kalıcı Engelli Yaşam Merkezi inşa ederek tüm engelli bireylerimize hizmet vereceğiz."
Başkan Ahmet Metin Genç: "Türkçemizi ve dilimizi korumak sadece kültürel bir tercih değildir, zorunluluk ve milli vazifedir"
31 Ekim 2025 Cuma - 16:36 Başkan Ahmet Metin Genç: "Türkçemizi ve dilimizi korumak sadece kültürel bir tercih değildir, zorunluluk ve milli vazifedir" Trabzon’da Büyükşehir Belediyesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği iş birliğinde Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde 10. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı ve Dilde Birlik Çalıştayı düzenlendi. Çalıştayda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç "Sadece iletişim aracı olmaktan öte bir milleti millet yapan ortak değerlerden bir tanesi dil ve dil birliğinin oluşudur. Medeniyetimizin ve inancımızın bize yüklediği sorumlulukları ileriye taşımak, bütün insanlığa hizmet etmek için önemli bir zaman zarfındayız. 21. Yüzyıl Türkiye’sinde sorumluluğu ifa edebilmek için yapılan çalışmaları çok kıymetli buluyorum. Bu çalışmaları kıymetlendirmek ve örnek olmasını sağlamak lazım. Şu anda sadece ülkemizde değil 300 milyonluk bir alanda bu birliği sağlamak adına önemli adımlar atılıyor. Türkçemizi ve dilimizi korumak sadece kültürel bir tercih değildir, zorunluluktur ve milli vazifedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kıymetli bir sözü var: ‘Vatanı önce dil sonra ordu bekler.’ Bunu çok önemsiyorum. Bazen popüler kültürün etkisiyle farklı dillerin negatif tesiri altında kaldığımız oluyor. Bunları aşarak gelecek kuşaklara, birliğimizi, beraberliğimizi ve dilimizi emanet etme sorumluluğumuz var; çünkü güçlü medeniyetler ancak güçlü dillerle inşa edilebilir ve geleceğe taşınır. Türk Devletleri Teşkilatı 12. Zirvesi’nde önemli kararlar alındı. Büyük bir dil modelinin geliştirilmesi ve ortak bir alfabe konusunda yeni adımlar atılıyor. Emperyal güçlerin, bu medeniyeti oluşturan ülkelerin birliğini gerek coğrafi gerekse stratejik olarak bozabilmesinin önüne dil ve alfabe birliği ile geçeceğiz. Türkçemizi gelecek nesillere, gelecek yüzyıllara daha iyi bir şekilde taşıyacağız" dedi. Başkan Genç’e çalıştaya katkılarından dolayı plaket takdim edildi.
Palamut sezonu başlamadan bitti, umutlar seneye kaldı
31 Ekim 2025 Cuma - 09:43 Palamut sezonu başlamadan bitti, umutlar seneye kaldı Denizlerde av sezonunun 1 Eylül’de başlamasının ardından denize açılan tekneler palamut avında umduğunu bulamazken, umutlarını seneye bıraktı. Balıkçılar, normal şartlarda Eylül-Ekim aylarında tezgâhlarda yerini alan palamutun şu ana kadar pek olmayışı sezonun başlamadan bittiği anlamına geldiğini, bundan sonra gelecek olan palamutların da kıymetsiz olacağını kaydederek artık bol miktarda çıkmasını beklemediklerini söylediler. Palamudun bu sezon yüzlerini güldürmediğini belirten balıkçılar, tezgâhlarda bol miktarda hamsi ve istavritin yer aldığını, geçen yıl bol miktarda çıkan palamutun bu sezon hem az çıktığını hem de boyut olarak küçük kaldığını söylediler. Balıkçılardan Çetin Kavzoğlu, palamut sezonunun başlamadan bittiğini belirterek "Palamut zaten başlamadan bitti. Bu sezon palamut yok. Zaten bu aylarda çıksaydı bile sezonun son dönemleri olurdu. Şu anda hamsi avı devam ediyor. Palamut her zaman belli olmuyor; bazı sezonlar bol olurken bazı sezonlar hiç olmuyor. Belki seneye bol olur. Bundan sonra palamut parça parça gelir ama kıymetsiz olur, yeterli miktarda olmaz yani bolluk beklenmez. Şu anda ise hamsi gayet güzel; Karadeniz’in her tarafında avcılığı yapılıyor. Buradakiler yerli hamsi" dedi. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı, geçen sene bol avlanan palamutun bu sezon çok verimsiz geçtiğini ifade ederek, "Palamudun mevsimi bitti, gelen palamutlarda çok küçük. Bu sezon palamut çıkmadı, dolayısıyla mevsimi de olmadı diyebiliriz. Geçen yıl palamut oldukça boldu; neredeyse bütün balıklar boldu ve sürekli balık geliyordu. Bu yıl ise geçen senenin dörtte biri kadar bile yok. Buna karşılık bol miktarda hamsi ve istavrit geliyor. Hatırladığım kadarıyla 5-6 yıl önce de palamutta benzer bir verimsizlik yaşanmıştı. Dolayısıyla bu sezon palamutta umduğumuzu bulamadık; gelenler de küçük olduğu için vatandaş pek tercih etmiyor. Palamudun mevsimi bitti diyebiliriz. Buna rağmen bu sezon hamsi bol oldu ve satışı da iyi gidiyor. Şu sıralar hamsi tuzlaması yapılabilir, ancak palamut tuzlaması bu sene pek mümkün değil" diye konuştu.
Fatih Tekke, Trabzonspor’un son 15 yılına damga vuruyor
30 Ekim 2025 Perşembe - 11:18 Fatih Tekke, Trabzonspor’un son 15 yılına damga vuruyor Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, bordo-mavili takımın son 15 yıldaki teknik adamları arasında en yüksek puan ortalamasını yakaladı. Tekke, Avcı’nın şampiyonluk yaşadığı 2021-2022 sezonunda elde ettiği 2.13 puan ortalamasının önüne de geçti. Trabzonspor’un 2010-2025 yılları arasındaki 15 yıllık teknik direktör performans tablosuna bakıldığında, bordo-mavililerin mevcut teknik adamı Fatih Tekke’nin, bu sezonki takım performansında galibiyet ve puan ortalamasında ön sırada yer alarak zirveye yerleşti. 2010-2011 sezonunda Şenol Güneş, 2.41 puan ortalamasıyla sezonu tamamlamıştı. Söz konusu sezonunda ardından Tekke, güncel tabloda en yüksek puan ortalamasına ulaştı. İstikrar ve Şampiyonluk Trabzonspor’da 2019-2020 Eddie Newton döneminde galibiyet oranının yüzde 14’lere düşmesi ve maç başına puan ortalamasının 0.7’lerede yer almasının ardından bordo-mavililer, Abdullah Avcı’yı takımın başına getirerek istikrarın başlangıcını oluşturdu. Avcı, ilk sezonunda puan ortalaması 2.0’a çıkarttı. 2021-2022 sezonunda ise galibiyet oranını yüzde 61’lere yükselen Karadeniz ekibi puan ortalamasını ise 2.13’e çıkardı. Karadeniz ekibi bu çıkışın ve istikrarın karşılığını da şampiyonlukla aldı. Şampiyonluk sonrası teknik adam değişiklikleri yeniden hız kazandı Trabzonspor, 38 yıl sonra kazandığı resmi şampiyonluğun ardından 2022-2023 sezonunda Abdullah Avcı’nın son döneminde galibiyet oranı yüzde 48’lere düştü. Maç başına puan ortalaması ise 1.65’e geriledi ve sürecin sonunda Avcı ile bordo-mavili kulübün yolları ayrıldı. Orhan Ak’ın kısa döneminin ardından Nenad Bjelica’yı göreve getiren Karadeniz temsilcisi, ilk dönemde yüzde 50 galibiyet oranı ile 1.50 puan ortalaması elde etti. 2023-2024 sezonunda aynı çizgide devam etmesinin ardından Bjelica ile yollarını ayıran bordo-mavililer, söz konusu sezonda takımın başına yeniden Abdullah Avcı’yı getirdi. Ligin geri kalan bölümünde yüzde 57’lik galibiyet oranı yakalayan Avcı, 1.83 puan ortalaması elde etti. 2024-2025 sezonuna Avcı ile başlayan Trabzonspor, Avrupa’ya veda edilmesinin ardından Ligde sadece 1 maça çıktı. Aynı sezonun devamında ise göreve gelen Şenol Güneş, takımı 1.30 puan ortalamasına taşıdı. Fatih Tekke’nin dokunuşuyla yeniden yükseliş 2024-2025 sezonunda Fatih Tekke, bordo-mavili kulübün efsane ismi Şenol Güneş’den takımı devraldı. Sezonun geri kalan kısmında ise Tekke, puan ortalamasını 1.70’lere çıkardı. Bu sezon ise Fatih Tekke yönetimindeki bordo-mavililer galibiyet oranını yüzde 70’lere çıkarttı ve puan ortalaması da 2.30 oldu. Karadeniz ekibinde, şampiyonluk sonrası yaşanan düşüşün ardından bordo-mavililer yeniden bir ivmelenme ve yapılanma sürecine başladı. Trabzonspor’un son 15 yılında görev alan teknik direktörler ve puan ortalamaları şöyle: 2010-2011 Şenol Güneş: 2.41 2011-2012 Şenol Güneş: 1.65 2012-2013 Tolunay Kafkas: 1.47 2013-2014 Mustafa Reşit Akçay: 1.45 2013-2014 Hami Mandıralı: 1.71 2014-2015 Vahid Halilhodziç: 1.14 2014-2015 Ersun Yanal: 1.80 2015-2016 Şota Arveladze: 1.27 2015-2016 Sadi Tekelioğlu: 1.43 2015-2016 Hami Mandıralı: 1.07 2016-2017 Ersun Yanal: 1.50 2017-2018 Ersun Yanal: 1.13 2017-2018 Rıza Çalımbay: 1.77 2018-2019 Ünal Karaman: 1.82 2019-2020 Ünal Karaman: 1.88 2019-2020 Hüseyin Çimşir: 1.80 2020-2021 Eddie Newton: 0.7 2020-2021 Abdullah Avcı: 2.03 2021-2022 Abdullah Avcı: 2.13 (Şampiyonluk sezonu) 2022-2023 Abdullah Avcı: 1.65 2022-2023 Nenad Bjelica: 1.50 2023-2024 Nenad Bjelica: 1.50 2023-2024 Abdullah Avcı: 1.83 2024-2025 Abdullah Avcı: 1.0 2024-2025 Şenol Güneş: 1.30 2024-2025 Fatih Tekke: 1.73 2025-2026 Fatih Tekke: 2.30 (Devam ediyor)
Denizlerin sessiz katili: Hayalet ağlar
30 Ekim 2025 Perşembe - 10:10 Denizlerin sessiz katili: Hayalet ağlar Karadeniz’de her yıl bin kilometrenin üzerinde balıkçı ağı denizin karanlık sularında kayboluyor. Avcılık sırasında kopan, terk edilen ya da unutulan bu ağlar, "hayalet ağ" adıyla deniz ekosisteminin en tehlikeli tehditlerinden birine dönüşüyor. Plastik ağırlıklı atıkların yüzde 10 ila 20’sini oluşturan hayalet ağlar, yıllarca denizlerde avlanmayı sürdürerek balıklardan deniz memelilerine, kuşlardan mercanlara kadar birçok canlıyı tuzağa düşürüyor ve kimyasal kirliliğe yol açıyor. Karadeniz’de deniz ekosistemini tehdit eden en önemli unsurlardan biri olan "hayalet ağlar" her yıl binlerce deniz canlısının ölümüne yol açıyor. Avcılık faaliyetleri sırasında koparak ya da terk edilerek deniz tabanına çöken bu ağlar, yıllarca aktif şekilde avlanmayı sürdürüyor. Geniş alanlara yayılan ve ince gözenekli yapılarıyla kilometrelerce uzanabilen bu ağlar, deniz dibine çökerek kimyasal kirliliğe neden olurken, su yüzeyinde dolaştıkça balık, kabuklu, deniz memelisi ve kuşlar başta olmak üzere birçok canlıyı tuzağa düşürüyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmalarda, deniz altındaki hayalet ağların tespiti, haritalandırılması ve temizlenmesine yönelik kapsamlı bir proje yürütülüyor. Sualtı droneleri ve dalgıç ekipleriyle gerçekleştirilen operasyonlarda, şu ana kadar 10 binin üzerinde materyal tespit edildi. Yaklaşık 2 ton atık denizden çıkarılırken, yapılan çalışmalara göre her yıl bin kilometrenin üzerinde ağın Karadeniz’in derin sularına bırakıldığı tespit edildi. Prof. Dr. Erüz: "Hayalet ağlar denizde bulunan plastik ağırlıklı çöplerin yaklaşık yüzde 10 ila 20’sini oluşturuyor" Karadeniz’de yapılan hayalet ağ çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, bilimsel çalışmalarda hayalet ağların yaklaşık 4 ile 20 yıl arasında aktif olarak denizde avlamaya devam ettiğini belirterek, "Denizlerde balık avlamak amacıyla kullanılmış olan ancak avlama amacı dışına çıkarak bir şekilde terk edilmiş, kaybedilmiş ya da bu şekilde koparak kaybolmuş olan ağ ve diğer balık balıkçılık ekipmanlarını hayalet ağ olarak adlandırıyoruz. Hayalet ağlar denizde bulunan plastik ağırlıklı çöplerin yaklaşık yüzde 10 ila 20’sini oluşturuyor. Yılda 8 milyon ton gibi plastik kökenli atığın denize girdiğini düşünürsek bunun yüzde 10’u 800 bin ton, yüzde 20’si 1 milyon 600 bin ton gibi çok büyük bir miktarı oluşturuyor. Bu ağlar diğer plastik ve malzemeler gibi bir kütle şeklinde değil alana yayılmış geniş alanları kaplayan ince gözenekli olan bir yapı olduğu için kilometrelerce boya ulaşabilen genişlikte denizde serbest halde bir hayalet şeklinde gezerek avlamaya devam eden malzemelerdir. Ya da denizin dibine çökerek kurşun ve benzeri malzeme olarak kimyasal kirliliğe sebep olmaktadır. En önemlisi de hayalet ağlarla ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda yaklaşık 4 ile 20 yıl arasında aktif olarak denizde avlamaya devam ettiği tespit edildi. Hayalet ağların yaptığı avlar hiçbir şekilde ekonomiye dönüşmüyor. Ekolojiye ve biyoçeşitliliğe zarar veriyor. Balıklar başında olmak üzere tüm kabuklulara, yumuşakçalara, denize bulunan balinalar, yunuslar, köpek balıkları gibi canlılara ve memelilere, deniz kuşlarına ve hatta kıyılara geldiğinde diğer hayvanlara da zarar veren bir atık grubudur. Denizde sürekli gezdiği için sürekli yer değiştiriyor. Farklı bölgelerde bilinmeyen alanlarda avlamaya öldürmeye devam eden bir sisteme hayalet ağ diyoruz. Yaptığı avcılığa da hayalet avcılık diyoruz. Sistem ve kural dışı bir avcılık gerçekleşiyor" dedi. "Her yıl bin kilometrenin üzerinde ağ Karadeniz’de terk ediliyor" Karadeniz’de 10 bin civarında materyal tespiti yapıldığını ve 2 bin kilogramın üzerinde malzeme çıkartıldığını kaydeden Erüz, "Denizaltı ve kıyılarda hayalet ağ malzemelerinin neler olduğunun tespiti yapıldı. Fazla bulundukları noktaların haritalandırmaları ile ilgili belgeleme yapıldı. Sonrasında bu alanlarda dalgıçlar aracılığıyla çalışmalar yapıldı. Projede sualtı dronları da kullanıldı. Şuana kadar 2 ton civarında atık çıkarttık. Ağları parça parça çıkartıyorsunuz. Çok yaygın olduğu için dipten ve kayalıklardan çıkartmak gerekiyor. Şuana kadar yaklaşık 10 bin civarında materyal tespiti yapıldı. 2 bin kilogramın üzerinde malzeme çıkarıldı. Bir ağ 3-5 kilogram ağırlığında ama boyu 100 metre, derinliği 4-5 metreyi buluyor. 500 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Karadeniz’de her yıl bin kilometrenin üzerinde ağın kaybolduğunu söyleyebiliriz. Bu hayalet ağ durumuna düşüyor. Türkiye’de bu anlamda geri dönüşüm için çalışmalar var ama yeterli değil. Hedefimiz bu çalışmaları kurumlar arası işbirliği ile geliştirip mümkün olabildiğince hayalet ağın kaybolmasını engelleyecek önlemler almaktır. Trabzon’da öncelikli alanlarımız Sürmene balıkçı civarındaki kısmen koruma altında olan kayalık bölge, Of açıklarındaki sualtı adaları, Akçaabat ile Yoroz arasında bulunan kıyıdan beş mil açıktaki mezgit adaları gibi alanları su altı araçları ile temizlemeyi planlıyoruz. Her yıl bin kilometrenin üzerinde ağ Karadeniz’de terk ediliyor" ifadelerini kullandı.