Yerel Haberler
Trabzon
21 Nisan 2026 Salı - 16:02 Of ve Hayrat’ta Bilim Rüzgarı Esti İş insanı Alaaddin İlyas Saral öncülüğünde ve Of Belediyesi aracılığıyla hayata geçirilen bilim tırı, Trabzon’da binlerce öğrenciyle buluştu. Of ilçesine getirilen bilim tırı, kısa sürede bölgenin en dikkat çeken eğitim projelerinden biri haline geldi. İlçede yaklaşık 5 bin ila 5 bin 500 öğrenci bilim tırını ziyaret ederek özellikle yapay zeka ve bilimsel uygulamalarla tanışma fırsatı buldu. Bilim tırı sadece öğrencilerin değil, yetişkinlerin de ilgisini çekti. Of’ta konuşlanan tır, toplumun her kesimi tarafından memnuniyetle karşılanırken büyüklerin de dikkatini çekmeyi başardı. Proje kapsamında Hayrat ilçesinden gelen öğrenciler de bilimle buluştu. Hayrat Kaymakamı Selçuk Baş ile Hayrat Belediye Başkan Yardımcısı Cengiz Nuhuoğlu, öğrencilerle birlikte Of’a gelerek bilim tırını yerinde ziyaret etti. Bilim tırının Of’taki programının yaklaşık 20 gün daha süreceği, bu süre boyunca Çaykara ve Dernekpazarı ilçelerinden öğrencilerin Of’a gelerek bilim tırıyla tanışacağı öğrenildi. Programın tamamlanmasının ardından bilim tırı Sürmene ilçesine geçecek. Burada hem Sürmene hem de Araklı ilçesinden öğrenciler bilimle buluşacak. Ardından Trabzon merkeze geçmesi planlanan tırın yaz boyunca şehirde kalacağı ve daha sonra Bayburt iline giderek öğrencilerle buluşmaya devam edeceği belirtildi. Yetkililer, bilim tırının özellikle yapay zeka ve teknoloji alanında gençlerde farkındalık oluşturduğunu vurgularken, projenin bölge genelinde eğitim adına önemli bir katkı sunduğunu ifade ediyor.
21 Nisan 2026 Salı - 14:34 Akçaabat’ta Turizm Haftası etkinlikleri Akçaabat’ta 15-22 Nisan Turizm Haftası çeşitli etkinlikler ile kutlanıyor. Atatürk Parkı’nda düzenlenen etkinlikte Dokuma Tablolar Sergisi gezilirken, yöresel ikramlar davetlilere tattırıldı. Vatandaşlar sergiyi dolaşarak öğrencilerin çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu. Başkan Osman Nuri Ekim, Turizm Haftası etkinliklerinin önemine değinerek yaptığı açıklamada, Akçaabat’ın sahip olduğu kültürel ve turistik değerlerin tanıtımına büyük önem verdiklerini belirtti. Başkan Ekim konuşmasında "Akçaabat’ımız, sahip olduğu tarihi, doğal güzellikleri ve köklü kültürüyle bölgemizin önemli turizm merkezlerinden biridir. Turizm Haftası kapsamında düzenlediğimiz bu etkinliklerle hem kültürel değerlerimizi yaşatmayı hem de gençlerimizin üretimlerini vatandaşlarımızla buluşturmayı amaçlıyoruz. Karadeniz Teknik Üniversitesi Trabzon Meslek Yüksekokulumuz ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiğimiz bu programlar, Akçaabat’ımızın tanıtımına önemli katkılar sunmaktadır" dedi. Turizmin sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir gelişim alanı olduğuna dikkat çeken Başkan Ekim, "Akçaabat’ımızın turizm potansiyelini daha ileriye taşımak, ilçemizi kültürün, sanatın ve üretimin şehri olarak daha güçlü bir şekilde tanıtmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.
Restoran sahibi, yeni sistemle hem fiyatları düşürmeyi hem de gıda israfının önüne geçmeyi hedefliyor
29 Ekim 2025 Çarşamba - 10:11 Restoran sahibi, yeni sistemle hem fiyatları düşürmeyi hem de gıda israfının önüne geçmeyi hedefliyor Trabzon’da daha önce sıra dışı uygulamayla dikkatleri üzerine çeken bir kebapçı, bu defa farklı bir uygulamaya imza atmaya hazırlanıyor. Trabzon’un Yomra ilçesinde faaliyet gösteren bir restoran, yeni sistemle hem fiyatları düşürmeyi hem de gıda israfının önüne geçmeyi hedefliyor. İşletme sahibi Halil İbrahim Demirtaş, yeni sistemle müşterilerin yalnızca sipariş ettikleri mezelerin ücretini ödeyeceğini belirterek, "Kimse yemediği bir ürünün ücretini ana yemek üzerinden ödemek zorunda kalmayacak. Ana yemek fiyatlarımızı ve kâr marjımızı minimize ederek fiyatları düşüreceğiz" dedi. Müşterilerin diledikleri mezeleri sipariş edebileceğini, sadece yediklerinin ücretini ödeyeceğine dikkat çeken Demirtaş; "Misafirlerimiz menüden ana yemeklerini seçecek, diledikleri mezeleri sipariş edecek; sadece yediklerinin ücretini ödeyecek" diye konuştu. Her akşam çöpe giden mezeleri gördükçe üzüldüğünü ifade eden Demirtaş yeni sistemle israfı en aza indirip fiyatları erişilebilir hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Restoranlarda "ikram" diye bir şey yoktur "Restoranlarda "ikram" diye bir şey yoktur. Bir restorana girdiğinizde önünüze gelen her ürün ücretlidir" diyen Demirtaş, "Trabzon’da tek şubesi bulunan bir işletmeyiz ve ilklere imza atmayı seviyoruz. Günümüzün şartlarında hem bizim hem vatandaşın muzdarip olduğu israf sorununa dikkat çekmek istedik. Restoran sahipleri olarak zaman zaman "Sen daha çok meze verdin, ben daha çok meze verdim" gibi bir rekabetin içine giriyoruz. Biz bu anlayışın önüne geçmek istiyoruz. Özellikle şunu vurgulamak isterim: Restoranlarda "ikram" diye bir şey yoktur. Bir restorana girdiğinizde önünüze gelen her ürün ücretlidir. Bu ürünlerde kâr gözetilmez, birim maliyet hesaplanır ve ana yemeğin üzerine eklenir. Dolayısıyla ana yemek fiyatı otomatik olarak yükselir. Biz hem bu fiyatları düşürmek hem de israfın önüne geçmek amacıyla, Allah nasip ederse Kasım ayında yeni bir uygulamaya geçiyoruz. Başarılı olursak, bu sistemi yıl boyunca sürdürmeyi planlıyoruz. Bu sayede, kimse yemediği bir ürünün ücretini ana yemek üzerinden ödemek zorunda kalmayacak. Ana yemek fiyatlarımızı ve kâr marjımızı minimize ederek fiyatları düşüreceğiz. Aynı şekilde meze fiyatlarımızı da uygun seviyelere çekeceğiz. Herkes sadece istediğini yiyecek, yemediğinin parasını ödemeyecek. Örneğin, vatandaşın 300-400 TL’si varsa neden 400 TL’lik bir yemeğe 650 TL ödesin? Bizim amacımız bunun önüne geçmek. Bunun için uygun bir fiyat politikası hazırlıyoruz. Herkes ailesiyle restoranımıza gönül rahatlığıyla gelebilecek. Mesela şu anda Adana kebabımızın fiyatı 550 TL. Yanında çeşitli yancılar da veriyoruz. Yeni sistemimizle Adana menümüzün fiyatını 350 TL’ye düşüreceğiz. Meze fiyatlarımızı ise 30, 40 ve 50 TL olarak belirleyeceğiz. Mezelerimiz Güneydoğu ve Hatay mutfağına özel lezzetlerden oluşuyor" dedi. Sadece yediklerinin ücretini ödeyecekler Müşterilerin sadece yediklerinin ücretlendirileceğini kaydeden Demirtaş, "Misafirlerimiz menüden ana yemeklerini seçecek, diledikleri mezeleri sipariş edecek; sadece yediklerinin ücretini ödeyecek. Biz ilklere imza atmayı seven bir işletmeyiz, inşallah bu uygulamayı da başarıyla hayata geçireceğiz. Amacımız, çöpe giden ürünlerin önüne geçmek. Her akşam çöpe giden mezeleri gördükçe gerçekten üzülüyorum. Bu nedenle ana yemek fiyatlarımızı aşağıya çekiyor, mezeleri ise tüketim esasına göre ücretlendiriyoruz. Yiyen ödeyecek, yemeyen ödemeyecek" diye konuştu.
Unutulmaya ve kaybolmaya yüz tutmuş meyve türlerinin fidanları üretici ile buluşturuldu
28 Ekim 2025 Salı - 13:23 Unutulmaya ve kaybolmaya yüz tutmuş meyve türlerinin fidanları üretici ile buluşturuldu Trabzon’da "Unutulmaya ve Kaybolmaya Yüz Tutmuş Bazı Meyve Türlerine Ait Yerel Çeşitlerin Yetiştirilmesi Projesi" kapsamında fidan dağıtım töreni düzenlendi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen "İlimizde Unutulmaya ve Kaybolmaya Yüz Tutmuş Bazı Meyve Türlerine Ait Yerel Çeşitlerin Yetiştirilmesi Projesi" kapsamında fidan dağıtımı yapıldı. Dağıtım törenine Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in yanı sıra Vali Yardımcısı Hacı Osman Hökelekli, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Uğur Korkmaz, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Uygun, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Kemal Akpınar, AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Seyit Hisoğlu, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Mahmut Çavuş, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Ayfer Cihan, Ortahisar Ziraat Odası Başkanı Mustafa Bekar, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, üretimin önemine vurgu yaparak "Trabzon’umuz için önemli işlere vaziyet etmeye çalışıyoruz. Küresel ısınma denen bir kavramla karşı karşıyayız. Bunun çok ciddi manada hem toplumsal hem de doğal hayata negatif etkileri var. Bu manada yeşili ile ünlü bir şehir olmamıza rağmen yeşili artırma adına önemli bir gayretin içerisindeyiz. Bu referansımız, inancımızdan aldığımız bir uygulamadır. Peygamber Efendimiz, ’Kıyametin koptuğunu görseniz bile elinizde bir fidan varsa onu dikiniz’ diye buyurdular. Peygamber Efendimiz, işin önemini ne kadar güzel bir sözle açıklamış" dedi. Yakın geçmişte karşı karşıya kaldığımız pandeminin insanlara tarımın, gıda stoğunun ve üretmenin önemini hatırlattığını ifade eden Genç "Göreve gelir gelmez Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımızı kurduk. Şu anda bu çalışmalarımız daire başkanlığımızın uhdesinde yürüyor. Kaybolmaya yüz tutmuş çeşitli geleneksel meyvelerimiz var. Bunlar bakım olmadığında, kendi haline bıraktığınızda kaybolup gidiyor. Dolayısıyla bu işe de vaziyet edelim istedik. Hep beraber daha önce de imza altına aldığımız protokolün gereği olarak güzel bir iş birliği yaptık. Muhtarlarımızla, bütün mahallelerimize Ortahisar’ımızdan başlamak üzere 5 bin 300 fidan dağıtacağız. Yöremize ait; hurma, erik, armut, elma ve ayvanın bulunduğu fidanlarımızı dağıtacağız. Ekonomik getirisi olan bir işe imza atmış olacağız. Trabzon’umuzda kişi başına 14 metrekare yeşil alan düşüyor, biz bunu 17 metrekareye çıkarmak istiyoruz. Hem yeşili artıracağız, hem ekonomik bir değer üretmiş olacağız, hem de üretime katkı sağlamış olacağız. Artık öyle bir zamandayız ki, ne kadar üretirsek o kadar güçlüyüz" ifadelerini kullandı. Konuşmasında fındık üretiminde gelinen noktaya da dikkat çeken Genç "Maalesef fındıkta sınıfta kalmaya devam ediyoruz. Bu acı gerçeği ifade etmek istiyorum. Fındığı bize emanet eden dedelerimiz ve babalarımız, dönüm başına en az 100 kilogram üretiyorlardı. Fındığa iyi bakmadık, şu anda fındık üretiminde 80’in altına düştük. Çok üzüntü verici. Dolayısıyla bu işlere sıkı vaziyet etmemiz lazım. Yöremizin ürününü üretelim, kalitelisini üretelim, verimini artıralım. Yöre ekonomisine katkı sunalım. Dünyada yüzde 75 oranında pay sahibi olduğumuz fındığımıza sahip çıkalım. Yine çayımıza sahip çıkalım. Cenab-ı Allah bu toprakları vermişse sahip çıkma sorumluluğunu da bize vermiştir. Dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi olarak işe vaziyet etmeye çalışıyoruz. Buraya teşrif eden bütün muhtarlarımıza teşekkür ediyorum, birlikte bu işleri yürüteceğiz" diye konuştu. Ahmet Metin Genç, kokarca ile mücadelenin sürdüğünü vurgulayarak "Kokarca, başta fındık olmak üzere bütün sebzemize ve meyvemize sirayet etti. Daha önce Drakula böceği ile bölgesel manada mücadele ettik. Kokarca biraz daha yaygın bir hal aldı. Tarım ve Orman Bakanımıza teşekkür ediyorum. Bakanlığımız bir uygulama programı düzenledi. Bir periyot belirlendi, bu işe de beraber vaziyet ediyoruz. Bütün imkan ve kabiliyetimiz ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, ziraat odalarımız, ilçe tarım müdürlüklerimiz, muhtarlarımızla hep beraber el ele verip mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu. Öte yandan proje kapsamında bugüne dek 37 bin meyve fidanı toprakla buluşturulurken, bu yıl Ortahisar ilçesinin 87 mahallesine 50’şer adet olacak şekilde muhtarlar aracılığıyla çiftçilere yöresel ayva, armut, erik, Trabzon hurması ve elma fidanı ulaştırılacak. Gelecek yıl da fidan üretimi devam edecek ve 17 ilçeye dağıtılacak.
Andre Onana: "Kendimi asla kaybeden biri olarak görmüyorum"
28 Ekim 2025 Salı - 12:25 Andre Onana: "Kendimi asla kaybeden biri olarak görmüyorum" Trabzonspor’un Kamerunlu kalecisi Andre Onana, sahaya çıktığında hiçbir rakipten korkmadığını belirterek, "Kendimi asla kaybeden biri olarak görmüyorum. Kazanamazsam, bu benim için bir öğrenme fırsatıdır" dedi. Trabzonspor dergisine röportaj veren bordo-mavililerin Kamerunlu kalecisi Andre Onana, sadece futboldaki başarısıyla değil, yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleriyle de gönüllerde taht kuruyor. Geçmişinden dünya futboluna uzanan yolculuğunu anlatan deneyimli eldiven, hem sahada hem de hayatın içinde güçlü duruşunun sırrını paylaştı. "Fakir bir aileden geldim ama asla pes etmedim" Afrika’da mütevazı bir yaşamdan futbolun en üst seviyelerine uzanan kariyerinden bahseden Onana, "Gerçekten fakir bir aileden geldim, ülkemdeki çoğu çocuk gibi. Bugüne kadar yaptıklarımla gurur duyuyorum. Kariyerim boyunca çok inişler çıkışlar yaşadım ama bu bana çok şey öğretti. Kamerun’dan çıkıp Barcelona’da, Ajax’da, Inter’de, Manchester’da ve şimdi de Trabzonspor’da oynamak muhteşem. Oradan gelip bugünlere bakmak, son 10-11 yılda başardıklarımı görmek. Harika, gerçekten harika" cümlelerine yer verdi. En büyük motivasyonunun ailesi olduğunu vurgulayan Kamerunlu kaleci, "Her şeyi onlar için yaptım. Bugün olduğum kişi olmamda ülkemin bana kattıkları büyük rol oynadı" ifadelerini kullandı. "Vakıf kurmak, bana el uzatanlara borcumdu" Sosyal sorumluluk projelerine büyük önem veren başarılı eldiven, kurucusu olduğu Andre Onana Vakfı’nın hikayesini şöyle anlattı: "Vakfı 6-7 yıl önce, Ajax’tayken kurduk. Çünkü nereden geldiğimi hiç unutmadım. Başlangıçta görme engelli çocuklara yardım ediyorduk, zamanla tıbbi destek sağlayan bir kuruluşa dönüştük. Son 2 yılda binden fazla ameliyat gerçekleştirdik. Bu bizim için inanılmaz bir gurur." Vakıf faaliyetlerinin sadece Kamerun’la sınırlı kalmadığını belirten Onana, "Hollanda’da, İngiltere’de ve gerekirse Türkiye’de de çalışırız. Bizim için önemli olan insandır, ülke değil" değerlendirmesinde bulundu. "Kalecilik artık oyunun bir parçası" 29 yaşındaki eldiven, modern futbolda kalecilerin rolünün değiştiğini dile getirerek, topu oyuna sokmadaki başarısı hakkında gelen övgüler hakkında da, "Kalecilik son 20 yılda tamamen değişti. Artık oyunun içinde olmanız gerekiyor. Pep Guardiola’nın hakkımdaki övgüsü güzeldi ama bu bireysel değil, takım oyunu. Bana pas opsiyonu sunan arkadaşlarım sayesinde bu görüntü ortaya çıkıyor" açıklamasını yaptı. "Türkçe öğreniyorum, Felemenkçe daha zordu" Dört farklı dili konuşabilen Onana, dil öğrenme serüveniyle ilgili de şunları aktardı: "Başka bir ülkeye gittiğinizde o ülkenin dilini öğrenmek zorundasınız. Türkçe bana zor gelmiyor. Inter’de Hakan Çalhanoğlu, İngiltere’de Altay Bayındır’la oynadım, onlardan da çok şey öğrendim." "Hayatı gülümseyerek yaşamak istiyorum" Pozitif tavrıyla dikkat çeken tecrübeli file bekçisi, "Benim geldiğim yerde ‘ağlamaktansa gülmek daha iyidir’ derler. Hayat kısa, gülümsemek en güçlü silahımız. Kariyerime dönüp baktığımda olumsuzluklardan çok kazanç görüyorum" diye konuştu. "Hiçbir futbolcudan korkmam" İngiltere’de bir röportajda "Haaland’dan korkuyor musunuz?" sorusuna verdiği "Bir insan bir insandan korkmaz" cevabını hatırlatan Onana, bu sözünü yineledi. Andre Onana, "Evet, karşısında oynadığım ve birlikte oynadığım çok harika oyuncular var. Gerçekten muhteşem oyuncular ama kimseden asla korkmam. Çünkü bu hayatta tek Tanrı’dan korkarım. Bu yüzden dürüst olmak gerekirse kimse beni korkutamaz" dedi. "Türk futbolundaki kalite çok yüksek" Trabzonspor formasıyla Süper Lig’de mücadele eden Onana, Türk futbolunun seviyesini değerlendirerek, "Buradaki kalite beklediğimden daha iyi. Takımlar ve oyuncular gerçekten güçlü. Hakemlik zor bir iş, zaman zaman hatalar olabilir ama ben kontrol edebileceğim şeylere odaklanırım Ama dürüst olmak gerekirse, buradaki ilk sürecim için hakemlerden yana çok iyi bir tecrübem olmadı. Hepsinin kötü olduğunu söylemiyorum çünkü çok iyileri de var. Bakalım gelecekte nasıl olacak? İnsanlar robot değiller, karar vermek zorundalar, bazen doğru bazen de yanlış olabilir" ifadelerini kullandı. "Kalecilik dünyanın en zor pozisyonu" Onana, futbola başladığı ilk yıllarda kaleci olmak istemediğini söyleyerek, "Çocukken hep 10 numara oynamak isterdim. Ama kaleye geçince o sorumluluğu sevdim. Kalecilik dünyanın en özel pozisyonu çünkü çoğu zaman dünyaya karşı yalnızsınız. Hata yaptığında herkes sana bakar" şeklinde konuştu. "Asla pes etmem" Hayata bakış açısını "asla pes etmemek" olarak tanımlayan Kamerunlu oyuncu, Ballon d’Or ödül töreninde yaşadığı bir anısını paylaşarak, şöyle konuştu: "O gece ödül almasam da orada, ilk Afrikalı kaleci olarak bulunmak bile zaferdi. Geldiğim yerden oraya ulaşmak benim için yeterliydi." "Polis olmayı çok isterdim" Futbolcu olmasaydı polis olmak istediğini vurgulayan Andre Onana, "Sorumluluk duygusunu seviyorum. Polislik de kalecilik gibi hata affetmeyen bir meslek. Ülkeme hizmet edenleri hep saygıyla izledim" diye konuştu. "Ya kazanırım ya öğrenirim" Başarılı kaleci, maç öncesi rutinlerinden de söz ederek, "Her zaman dua ederim. Sahaya çıktığımda kazanmak için oynarım. Kaybettiğimde de öğrenirim. Fenerbahçe maçında olduğu gibi, bazen kaybederek öğreniyorsun. Yine öğrendim mesela, buradaki hakemlerin nasıl olduğunu öğrendim" dedi. Onana’nın efsane 11’i 29 yaşındaki file bekçisinin kendi hayalindeki en iyi 11’i de şu şekilde: "Manuel Neuer, Collins Fai, Sergio Ramos, Duplexe Tchamba, Ambroise Oyongo, Sebastien Siani, Hakim Ziyech, Daniel Kome, Christian Bassogog, Jean Marie Dongou, Karl Toko Ekambi."
Çaykara ve Dernekpazarlılardan kokarca ile mücadeleye destek
28 Ekim 2025 Salı - 09:26 Çaykara ve Dernekpazarlılardan kokarca ile mücadeleye destek Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün kahverengi kokarca ile yürüttüğü kapsamlı mücadeleye, Çaykara ve Dernekpazarlı gençlerden anlamlı bir destek geldi. Trabzon genelinde kahverengi kokarcaya karşı seferberlik başlatan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, haftalardır sahada yoğun mesai harcıyor. Üreticilerin ve doğanın geleceğini tehdit eden bu zararlıya karşı kararlı bir duruş sergileyen ekiplerin çalışmaları, halkın da takdirini topladı. Bu kapsamda Çaykara ve Dernekpazarı Kültür ve Dayanışma Derneği (ÇAYDER) üyeleri, Tarım İl Müdürü İsa Kaplan’ın özverili çalışmalarına destek olmak amacıyla sahada yer alacaklarını açıkladı. Dernek üyeleri, "İl Müdürümüzün şehrimizi sahiplenme anlayışı bize güç verdi. Toplumsal bir sorun olan kahverengi kokarcaya karşı biz de üzerimize düşeni yapacağız" ifadelerini kullandı. ÇAYDER bünyesindeki gençler, önümüzdeki günlerde ilçe tarım müdürlükleriyle koordineli şekilde sahada aktif görev alacak. İlçelerde ve mahallelerde vatandaşlara kahverengi kokarcayla mücadele yöntemleri, tuzaklama ve ilaçlama teknikleri ile zararlının erken fark edilmesi için yapılması gerekenler anlatılacak. Gençler, sadece teorik bilgilendirme yapmakla kalmayıp, uygulamalı çalışmalarla da vatandaşlara örnek olacak. İlçe Tarım Müdürlükleri eşliğinde yapılacak bu uygulamalarla hem farkındalık artırılacak hem de vatandaşların kendi bahçelerinde bilinçli mücadeleye katılımı sağlanacak. Kahverengi kokarcaya karşı farkındalık oluşturmak isteyen gençler, Trabzon’un tüm ilçelerine çağrıda bulundu. Dernek temsilcileri, "Bu mücadele sadece bir kurumun değil, tüm şehrin sorumluluğudur. Biz Çaykara ve Dernekpazarı olarak buradayız, peki siz neredesiniz?" sözleriyle Trabzon genelinde tatlı bir rekabet başlattı.
Yeraltında servet, yerüstünde tehlike
28 Ekim 2025 Salı - 09:15 Yeraltında servet, yerüstünde tehlike Doğu Karadeniz Bölgesi, sahip olduğu metalik maden yataklarıyla Türkiye’nin madencilik açısından en önemli sahalarından biri olmayı sürdürüyor. Özellikle bakır, kurşun, çinko ve altın açısından zengin rezervlere sahip bölge, ulusal ve uluslararası madencilik şirketlerinin dikkatini çekmeye devam ediyor. Doğu Karadeniz Bölgesi, sahip olduğu jeolojik yapısı sayesinde Türkiye’nin en zengin maden potansiyeline sahip alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle metalik madenler açısından büyük önem taşıyan Doğu Karadeniz Bölgesi, altın, bakır, kurşun ve çinko yatakları hem ekonomik hem de stratejik açıdan dikkat çekiyor. Rusya sınırından başlayarak Samsun’a kadar uzanan kuşakta yer alan maden sahaları, tarih boyunca farklı dönemlerde işletmeye açılırken, günümüzde de bu bölgede faaliyet gösteren birçok maden ocağında üretim devam ediyor. Yeni rezervlerin tespiti amacıyla arama çalışmaları sürdürülürken, uzmanlar, Doğu Karadeniz’in sahip olduğu jeolojik özelliklerin maden zenginliği açısından avantaj sağladığını ancak aynı yapı nedeniyle bölgenin afet riskinin de yüksek olduğunu belirtiyor. Dik topoğrafya, yoğun yağış ve zayıf zemin yapısı nedeniyle bölgede sık sık heyelan ve kaya düşmesi gibi olaylar yaşanırken, bu durum madencilik çalışmalarında çevresel ve mühendislik önlemlerinin önemini artırıyor. "Yeni sahalar bulunması yönünde de aramalar devam ediyor" Konuyla ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği’nden Prof. Dr. Fatma Gültekin, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin maden potansiyelinin geçmişten bugüne özellikle metalik madenler açısından öne çıktığını belirtti. Gültekin, "Bakır, kurşun, çinko yatakları Rusya sınırından başlıyor Samsun’a kadar uzanıyor. Tarihi devirlerden bugüne kadar da bu alanlarda çeşitli çalışmalar var. Bunların belirtilerini eski zamanlarda açılmış galerilerden anlıyoruz. Günümüzde de hemen hemen bu sahaların bir çoğu işletiliyor. Yeni sahalar bulunması yönünde de aramalar devam ediyor" dedi. "Kaya düşmesi, heyelanlar gibi afetlerle karşı karşıya kalıyoruz" Bölgenin jeolojik yapısı nedeniyle afet riskinin yüksek olduğuna dikkat çeken Gültekin, "Doğu Karadeniz Bölgesi hem topografik özellikleri hem de iklim özellikleri nedeniyle jeolojik yönden afet riskinin en yüksek olduğu bölgelerden bir tanesi. İşte kaya düşmesi, heyelanlar gibi afetlerle karşı karşıya kalıyoruz. Tabi burada yerleşiminde burada çok önemi var. Yanlış yer seçimi, topoğrafya yanlış müdahaleler aslında normal olası doğa olaylarının afete dönüşmesini sebebiyet veriyor. Bunun içinde işte bir takım bilimsel çalışmalar veya toplantılar insanların bunlar hakkında farkındalık oluşturmasını sağlıyor. Veya bundan sonra yapacağı çalışmalar yönünden yararlı olacaktır diye düşünüyorum. Bu bölgede en değerli madeni altın onun içinde ulusal ve uluslararası firmalar çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.
2 saatte 3 ton hamsi yediler
27 Ekim 2025 Pazartesi - 15:01 2 saatte 3 ton hamsi yediler Trabzon’da her yıl Karadeniz Teknik Üniversitesinde (KTÜ) düzenlenen geleneksel hamsi şöleninde 2 saat içinde 3 ton hamsi tüketildi. Hamsi festivali yüzlerce öğrencinin katılımıyla üniversitenin 15 Temmuz Demokrasi Alanında gerçekleştirildi. Farklı ülkelerden gelen öğrencilerin yer aldığı hamsi festivalinde, ilk kez hamsiyi gördüklerini belirten bazı öğrenciler Türkçeyi çok net bir şekilde konuşmaları dikkat çekti. Hayatlarında ilk kez hamsi yediler KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, birkaç yıldır yapılamayan festivalin havanın da güzel olması sebebiyle şenlik içinde geçtiğini belirterek "Hamsi protein kaynağı. Birkaç yıldır hamsi festivalini yapmıyorduk bugün hava da güzel öğrencilerimizle şenlik havasında böyle bir etkinliği yapıyoruz. İki bin tane misafir öğrencimiz var, onlar da yoğun katılım gösteriyorlar. Belki de ömründe hiç hamsi balığı yemeyen Afrika’dan gelen öğrencilerimiz var onlar da ilk defa tadacak. Umarım bunu unutmazlar yarın mezun olup gittiklerinde onlar için önemli bir anı olacak. Her şey öğrencilerimiz için" dedi. Hamsiyi ilk kez Trabzon’da tattığını belirten Hukuk Fakültesi öğrencilerden Berivan Kal, "Mersinliyim. Hamsi festivaline ilk kez katılıyorum. Daha önce hiç hamsi yememiştim ilk defa Trabzon’da yiyorum. Tadı çok güzel çok beğendik. Bundan sonra kesinlikle hamsi yiyeceğim" diye konuştu. Öğrencilerinden Samet Kement, hamsiyi mangalda pişirilmiş haliyle ilk kez yediğini kaydederek "Festivale ilk kez geliyorum. Burada hamsiyi ilk kez mangalda pişirilmiş olarak yiyorum" derken, öğrencilerden Ali Erdem de "İstanbulluyum. Daha önce hamsi yedim ancak burada ilk kez mangalda pişirilmiş olarak yiyorum" şeklinde konuştu. Gine Cumhuriyetinden gelen öğrenciler de hamsiyi ilk kez Trabzon’da gördüklerini belirterek şaşırdıklarını ancak çok beğendiklerini söylediler.