ÇEVRE - 30 Ekim 2025 Perşembe 10:10

Denizlerin sessiz katili: Hayalet ağlar

A
A
A
Denizlerin sessiz katili: Hayalet ağlar

Karadeniz’de her yıl bin kilometrenin üzerinde balıkçı ağı denizin karanlık sularında kayboluyor. Avcılık sırasında kopan, terk edilen ya da unutulan bu ağlar, "hayalet ağ" adıyla deniz ekosisteminin en tehlikeli tehditlerinden birine dönüşüyor. Plastik ağırlıklı atıkların yüzde 10 ila 20’sini oluşturan hayalet ağlar, yıllarca denizlerde avlanmayı sürdürerek balıklardan deniz memelilerine, kuşlardan mercanlara kadar birçok canlıyı tuzağa düşürüyor ve kimyasal kirliliğe yol açıyor.


Karadeniz’de deniz ekosistemini tehdit eden en önemli unsurlardan biri olan "hayalet ağlar" her yıl binlerce deniz canlısının ölümüne yol açıyor. Avcılık faaliyetleri sırasında koparak ya da terk edilerek deniz tabanına çöken bu ağlar, yıllarca aktif şekilde avlanmayı sürdürüyor. Geniş alanlara yayılan ve ince gözenekli yapılarıyla kilometrelerce uzanabilen bu ağlar, deniz dibine çökerek kimyasal kirliliğe neden olurken, su yüzeyinde dolaştıkça balık, kabuklu, deniz memelisi ve kuşlar başta olmak üzere birçok canlıyı tuzağa düşürüyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmalarda, deniz altındaki hayalet ağların tespiti, haritalandırılması ve temizlenmesine yönelik kapsamlı bir proje yürütülüyor. Sualtı droneleri ve dalgıç ekipleriyle gerçekleştirilen operasyonlarda, şu ana kadar 10 binin üzerinde materyal tespit edildi. Yaklaşık 2 ton atık denizden çıkarılırken, yapılan çalışmalara göre her yıl bin kilometrenin üzerinde ağın Karadeniz’in derin sularına bırakıldığı tespit edildi.



Prof. Dr. Erüz: "Hayalet ağlar denizde bulunan plastik ağırlıklı çöplerin yaklaşık yüzde 10 ila 20’sini oluşturuyor"


Karadeniz’de yapılan hayalet ağ çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, bilimsel çalışmalarda hayalet ağların yaklaşık 4 ile 20 yıl arasında aktif olarak denizde avlamaya devam ettiğini belirterek, "Denizlerde balık avlamak amacıyla kullanılmış olan ancak avlama amacı dışına çıkarak bir şekilde terk edilmiş, kaybedilmiş ya da bu şekilde koparak kaybolmuş olan ağ ve diğer balık balıkçılık ekipmanlarını hayalet ağ olarak adlandırıyoruz. Hayalet ağlar denizde bulunan plastik ağırlıklı çöplerin yaklaşık yüzde 10 ila 20’sini oluşturuyor. Yılda 8 milyon ton gibi plastik kökenli atığın denize girdiğini düşünürsek bunun yüzde 10’u 800 bin ton, yüzde 20’si 1 milyon 600 bin ton gibi çok büyük bir miktarı oluşturuyor. Bu ağlar diğer plastik ve malzemeler gibi bir kütle şeklinde değil alana yayılmış geniş alanları kaplayan ince gözenekli olan bir yapı olduğu için kilometrelerce boya ulaşabilen genişlikte denizde serbest halde bir hayalet şeklinde gezerek avlamaya devam eden malzemelerdir. Ya da denizin dibine çökerek kurşun ve benzeri malzeme olarak kimyasal kirliliğe sebep olmaktadır. En önemlisi de hayalet ağlarla ilgili yapılan bilimsel çalışmalarda yaklaşık 4 ile 20 yıl arasında aktif olarak denizde avlamaya devam ettiği tespit edildi. Hayalet ağların yaptığı avlar hiçbir şekilde ekonomiye dönüşmüyor. Ekolojiye ve biyoçeşitliliğe zarar veriyor. Balıklar başında olmak üzere tüm kabuklulara, yumuşakçalara, denize bulunan balinalar, yunuslar, köpek balıkları gibi canlılara ve memelilere, deniz kuşlarına ve hatta kıyılara geldiğinde diğer hayvanlara da zarar veren bir atık grubudur. Denizde sürekli gezdiği için sürekli yer değiştiriyor. Farklı bölgelerde bilinmeyen alanlarda avlamaya öldürmeye devam eden bir sisteme hayalet ağ diyoruz. Yaptığı avcılığa da hayalet avcılık diyoruz. Sistem ve kural dışı bir avcılık gerçekleşiyor" dedi.



"Her yıl bin kilometrenin üzerinde ağ Karadeniz’de terk ediliyor"


Karadeniz’de 10 bin civarında materyal tespiti yapıldığını ve 2 bin kilogramın üzerinde malzeme çıkartıldığını kaydeden Erüz, "Denizaltı ve kıyılarda hayalet ağ malzemelerinin neler olduğunun tespiti yapıldı. Fazla bulundukları noktaların haritalandırmaları ile ilgili belgeleme yapıldı. Sonrasında bu alanlarda dalgıçlar aracılığıyla çalışmalar yapıldı. Projede sualtı dronları da kullanıldı. Şuana kadar 2 ton civarında atık çıkarttık. Ağları parça parça çıkartıyorsunuz. Çok yaygın olduğu için dipten ve kayalıklardan çıkartmak gerekiyor. Şuana kadar yaklaşık 10 bin civarında materyal tespiti yapıldı. 2 bin kilogramın üzerinde malzeme çıkarıldı. Bir ağ 3-5 kilogram ağırlığında ama boyu 100 metre, derinliği 4-5 metreyi buluyor. 500 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Karadeniz’de her yıl bin kilometrenin üzerinde ağın kaybolduğunu söyleyebiliriz. Bu hayalet ağ durumuna düşüyor. Türkiye’de bu anlamda geri dönüşüm için çalışmalar var ama yeterli değil. Hedefimiz bu çalışmaları kurumlar arası işbirliği ile geliştirip mümkün olabildiğince hayalet ağın kaybolmasını engelleyecek önlemler almaktır. Trabzon’da öncelikli alanlarımız Sürmene balıkçı civarındaki kısmen koruma altında olan kayalık bölge, Of açıklarındaki sualtı adaları, Akçaabat ile Yoroz arasında bulunan kıyıdan beş mil açıktaki mezgit adaları gibi alanları su altı araçları ile temizlemeyi planlıyoruz. Her yıl bin kilometrenin üzerinde ağ Karadeniz’de terk ediliyor" ifadelerini kullandı.



Denizlerin sessiz katili: Hayalet ağlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale Üniversitesi ile Tüpraş’tan ortak staj programı ve akademik iş birliği Kırıkkale Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programı, bu yıl ikinci kez öğrencilerle buluşuyor. Rafineri sahasında uygulamalı öğrenme imkânı sunan programın yanı sıra bahar döneminde ilk kez açılacak Proses Emniyeti dersiyle iş birliği akademik alana da taşınıyor. İş birliğiyle öğrencilerin, sektörün ihtiyaçlarına uygun yetkinliklerle donatılması hedefleniyor. Kırıkkale Üniversitesi ile Türkiye’nin önde gelen enerji şirketlerinden Tüpraş arasında geçen yıl başlatılan Temel Rafinericilik Staj Programı, bu yıl ikinci kez 20 Temmuz - 14 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleşecek. Kırıkkale Meslek Yüksekokulu ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencilerine yönelik tasarlanan program, gençlere rafinericilik alanında uygulamalı saha deneyimi ve teknik gelişim fırsatı sunmayı amaçlıyor. Bu yıl programa ilk kez dahil edilen Proses Emniyeti dersi, öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği, endüstriyel farkındalık ve risk analizi alanlarında yetkinlik kazanmalarına odaklanıyor. İş birliği protokolünü sürdürmek üzere Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Aktan, Tüpraş Kırıkkale Rafineri Müdürü Tolga Temur, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Lüy, Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Özgür Selvi ve Tüpraş Kırıkkale İnsan Kaynakları Müdürü Seval Erdoğan’ın katılımıyla imza töreni düzenlendi. Törende, üniversite-sanayi iş birliğinin gençlerin mesleki gelişimine ve sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırılmasına katkı sağlayacağı vurgulandı. Staj Programını tamamlayan öğrenciler, Tüpraş Temel Rafinericilik Sertifikası almaya hak kazanacak. İlk kez 2025-2026 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde açılacak Proses Emniyeti dersi kapsamında ise öğrencilere, şirket tarafından endüstriyel tesislerde emniyet kültürü, risk değerlendirme yöntemleri, temel proses ekipman ve kontrol sistemlerine ilişkin eğitimler verilerek bu alanda yetkinliklerini geliştirmeleri sağlanacak. Staj başvuruları 9 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek. Başvuru sürecinde şirket tarafından Kırıkkale Üniversitesi’nde öğrencilere staj programının içeriği ve süreçlerine ilişin bilgi aktarmak üzere bir tanıtım semineri de düzenlenecek. "Tüpraş olarak bulunduğumuz bölgelerde nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamayı sürdüreceğiz" Tüpraş Kırıkkale Rafinerisi Müdürü Tolga Temur, programla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Kırıkkale Üniversitesi ile geçen yıl ilk kez hayata geçirdiğimiz Temel Rafinericilik Staj Programı’nı sürdürmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yıl iş birliğimizi genişleterek müfredata dahil ettiğimiz Proses Emniyeti dersiyle, öğrencilerin, rafineri ve petrokimya gibi yüksek güvenlik hassasiyetine sahip tesislerde kullanılan ekipmanları, kontrol mekanizmalarını ve emniyet sistemlerini tanımasını hedefliyoruz. Gençlerimizin kariyer yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapmalarını ve teorik bilgilerini sahada uygulamalı deneyimle pekiştirmelerini son derece önemsiyoruz. İş birliğimizin büyümesine katkı sağlayan Kırıkkale Üniversitesi yönetimine ve sürece değerli destekleriyle eşlik eden akademisyenlerimize teşekkür ederiz. Şirket olarak bulunduğumuz bölgelerde nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz." Kırıkkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Aktan, işletmede yaz stajı programının öğrencilerin mesleki gelişimi açısından önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen Temel Rafinericilik Staj Programının bitimindeki sertifika töreninde hem Ülkemizin güzide kuruluşlarından birinin faaliyetlerini yerinde görme hem de öğrencilerimizin kısa sürede bu ekosistemde yer almalarının neden olduğu özgüveni ve gururu hissetme fırsatı buldum. Öğrencilerimizin ve iş birliği yaptığımız Tüpraş Kırıkkale Rafinerisi yetkililerinin yüzünde gördüğüm memnuniyet, hedeflenen çıktıların elde edildiğinin ve iş birliğimizin verimliliğinin bir göstergesi olmuştur. İçinde bulunduğumuz eğitim öğretim yılında da aynı programa devam edilmesi kararı alınmıştır. Ayrıca, tarafların ortak niyet beyanıyla başlatılan süreç sonunda, Üniversitemiz Senatosunun kararına istinaden bu yıl ilk defa açtığımız Proses Emniyeti dersiyle iş birliğimizin kapsamı daha da genişletilmiştir." Şirket, Kırıkkale Üniversitesi ile yürüttüğü bu başarılı staj modelini Batman Rafinerisi’nde de uygulamaya devam ediyor. Şirket, programı ilerleyen yıllarda sürdürmeyi ve Üniversite iş birlikleriyle daha fazla gencin enerji sektörüne adım atmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
İstanbul Türk Telekom’un fiberle bağlı baz istasyonu oranı yüzde 60’a ulaştı Fiber ağ uzunluğunu ocak ayı sonu itibarıyla 539 bin km’ye yükselten Türk Telekom, baz istasyonlarının yüzde 60’ını fiberle bağlayarak dünyada 2030 için hedeflenen oranın şimdiden üzerine çıktığını açıkladı. Türk Telekom, 1 Nisan itibarıyla kullanılmaya başlanacak olan 5G’ye önemli bir geçiş süreci başlattığını duyurdu. Türkiye’nin dijital omurgasını oluşturan fiber altyapısını ocak ayı sonu itibarıyla 539 bin kilometreye taşıyan Türk Telekom, 5G’nin yapı taşı olan fiberle bağlı baz istasyonu oranını yüzde 60 seviyesine yükseltti. Türk Telekom, yerli ve milli teknoloji üretme vizyonu doğrultusunda iştirak şirketleri Argela ve Netsia ile geliştirdiği çözümlerle de 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. "5G’deki gücümüzün teminatı fiber ağımız" Türk Telekom CNO’su (Chief Network Officer) Zafer Orhan, "Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda üstlendiğimiz sorumlulukla, 81 ilimizi uçtan uca saran ağımızı her geçen gün genişletiyoruz. Fiberle birbirine bağlı baz istasyonlarımızın oranını yüzde 60’a yükselttik. Dünyada 2030 için hedeflenen oranın üzerine şimdiden çıkmış bulunuyoruz. Güçlü fiber bağlantımız, 5G’nin vaat ettiği nesnelerin interneti (IoT), otonom sistemler ve akıllı şehir çözümleri gibi yenilikçi teknolojilerin temel taşını oluşturuyor. Bugün itibarıyla Türkiye’nin dijital omurgasını oluşturan 539 bin kilometrelik fiber ağımız ve 5G alanındaki öncü Ar-Ge çalışmalarımızla, teknolojiyi sadece sunan değil, aynı zamanda geliştiren bir güç haline geldik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın, 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Yeni nesil teknolojilerin etkin kullanımı noktasında; altyapı yatırımlarımızla bağlantının gücünü ülkemiz için değer üreten bir geleceğe dönüştürüyoruz. 81 ili uçtan uca saran fiber ağımız ve fiberle bağlı baz istasyonlarımız 5G döneminde, her noktada ve herkes için en kapsayıcı deneyimi sunacağımızın teminatıdır. Amacımız, Türkiye’nin dijital çağın olanaklarını ülkemizin her köşesinde ve herkes için erişilebilir hale getirmek" dedi.
Aydın Aydın’daki taşkının izleri havadan görüntülendi Aydın’ın Koçarlı ilçesinde birçok araziyi sular altında bırakan taşkının izleri dron ile görüntülendi. Yıllardır kuraklıkla boğuşan Büyük Menderes Nehri, son yağışlarla birlikte suya kavuşurken, yükselen debisi ve sus seviyesi de kritik seviyelere ulaştı. Geçtiği il ve ilçelerdeki bazı bölgelerde patlayan ve taşkına sebep olan nehir, Aydın’ın Koçarlı ilçesinde de birçok araziyi sular altında bıraktı. Ovadaki tarlalar ve hayvan damlarında su baskını yaşanırken, ekiplerin bölgede tahliye çalışmaları sürüyor. Bölgedeki evler ve üreticiler tahliye edilirken, çiftliklerdeki hayvanlar da güvenli bölgelere taşınmaya çalışıldı. Koçarlı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde ekipler sahada hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. Taşkının izleri havadan görüntülendi Koçarlı Ovası boyunca yaşanan taşkının izleri ise dron ile görüntülendi. Yeniköy-Germencik bağlantı yolu su baskını sebebiyle tamamen trafiğe kapanırken, suyun geniş alana yayılmasıyla adeta deniz görüntüsü oluştu. Ekiplerin yanı sıra üreticiler de kendi imkanlarıyla taşkının izlerini silmeye çalışıyor. Yol üzerindeki su seviyesinin traktör lastiği boyutuna ulaştığını ifade eden İskender Yürek, "Şimdi biz de veteriner almaya gidiyorduk. Şap aşıları yapılacaktı. 100’ün üstünde hayvanımız var damda. Şu an onların bulunduğu bölgede su yok, daha çok alt bölgede, silaj yataklarında su baskını var. Zararımız tabii ki de büyük" dedi. Yusuf Ziya Altındiş ise 15 yıllık süreçte hiç böyle bir şey görmediklerini ifade etti.
Malatya Bakan Kacır: "Türkiye sanayide 23 yılda tarihi sıçrama yaptı" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Malatya’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin sanayi katma değeri ve ihracatta tarihi artışlar yakaladığını belirterek, deprem bölgelerinin daha güçlü şekilde ayağa kaldırıldığını söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Malatya programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek partililerle bir araya geldi. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhuna dikkat çeken Bakan Kacır, 6 Şubat depremlerinin ardından devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Şehirlerin altyapıdan üstyapıya kadar yeniden ihya edildiğini belirten Kacır, Malatya’da bugüne kadar on binlerce konut ve iş yerinin tamamlandığını kaydetti. Türkiye’nin son 23 yılda sanayi ve üretimde önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden Bakan Kacır, "Sanayi katma değerimizi yıllık 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükselttik. İhracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıkardık" dedi. Deprem bölgelerinde yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü kaydeden Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde şehirlerin daha dirençli hale getirildiğini ifade etti. Malatya’da üretimin kalıcı şekilde canlanması amacıyla yeni sanayi alanlarının devreye alındığını belirten Bakan Kacır, sanayi projelerine milyarlarca liralık finansman sağlandığını da sözlerine ekledi.