Yerel Haberler
Trabzon
Gülbahar Hatun hatim ve dualarla anıldı 20 Şubat 2026 Cuma - 12:18:34 Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun, vakfettiği eserlerle imar edilen Gülbahar Hatun Camii yanında yer alan türbesinde düzenlenen hatim ve dua programıyla anıldı. Trabzon’da Gülbahar Hatun Türbesi’nde hatim ve dua programı gerçekleştirildi. Düzenlenen programda Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi. Programda başta Gülbahar Hatun olmak üzere Rahmet-i Rahman’a kavuşan tüm şehit anneleri ve hayatını kaybeden kadınlar için de dua edildi. Ramazan ayı boyunca her Cuma günü aynı saatte ruhu şerifleri için dua okunacağı belirtilerek, tüm Trabzon halkı programa davet edildi. Programda konuşan Trabzon Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Feride Öztürk, amaçlarının sadaka-i cariye ve vakıf anlayışını yeniden hatırlatmak olduğunu belirterek, "Kültürümüzde çok önemli bir yere sahip olan sadaka-i cariye ve vakıf anlayışını gençlerimize ve şehrimize yeniden hatırlatmak, bu kültürün Trabzon’daki en güzide örneklerinden biri olan Gülbahar Hatun’u ön plana çıkarmaktır. Gülbahar Hatun bizlere Yavuz Sultan Selim’in emanetidir. Yavuz Sultan Selim bu şehirde 23 yıl valilik yapmış, ardından Osmanlı padişahı olmuş önemli bir devlet adamıdır" dedi. Gülbahar Hatun’un yalnızca tarihi bir şahsiyet olmadığını ifade eden Öztürk, "Kahramanmaraş ile Trabzon arasında bugün dahi süren kardeşlik ve gönül bağının kurulmasına vesile olan kıymetli bir hanımefendidir. Gülbahar Hatun aynı zamanda bir iyilik sembolüdür. Ramazan ayında bu iyilik sembolünü yeniden hatırlatmak, vakıf kültürünü, paylaşmayı ve hayrı çoğaltmayı ön plana çıkarmak istedik" diye konuştu. Türbenin Ramazan ayı boyunca her Cuma günü saat 10.30’dan öğle namazına kadar ziyarete açık olacağını belirten Öztürk, "Her hafta tüm geçmişlerimiz, Rahmet-i Rahman’a kavuşan kadınlarımız, şehit annelerimiz ve bütün vefat edenlerimiz için dualar edilecektir. Tüm Trabzon halkını buraya davet ediyoruz. Gülbahar Hatun’u anmak, yaşatmak ve onun gibi iyilikle iz bırakan kadınlarımızın hatırasını diri tutmak için Trabzon’un kadınları adına çalışmaya, üretmeye ve iyiliği çoğaltmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
20 Şubat 2026 Cuma - 09:43 Emlakta güvenlik kalkanı Ticaret Bakanlığınca emlak sektöründe tüketici mağduriyetlerinin ve sahte ilan kaynaklı dolandırıcılıkların önlenmesi amacıyla devreye alınan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), kiralık taşınmazların ardından 15 Şubat itibarıyla satılık konut ve tüm satılık gayrimenkul ilanları için de zorunlu hale getirildi. Türkiye Emlak Müşavirleri Federasyon Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Taflan, uygulamanın sektörde önemli bir dönüşüm sağlayacağını belirterek, "Bu sistemle birlikte yetkisiz kişilerin ilan girmesi tamamen engelleniyor. Hem vatandaşımız korunacak hem de mesleği yasal çerçevede yapan emlak danışmanları daha güvenli bir ortamda hizmet verecek" dedi. Bakanlığın geçen yıl kiralık konut ve iş yerleri için uygulanmaya aldığı Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), 15 Şubat itibarıyla satılık konut ve tüm satılık taşınmaz ilanları için de ülke genelinde zorunlu hale getirildi. Uygulama ile sosyal medya ve emlak portallarında sahte fotoğraflar kullanılarak piyasa değerinin altında gösterilen taşınmazlar üzerinden yapılan dolandırıcılıkların önüne geçilmesi hedefleniyor. Sistem kapsamında taşınmaz sahipleri, e-Devlet üzerinden kendilerine ait mülkü seçerek ilan verme sürecinde emlak işletmelerini yetkilendiriyor. Tapuda ya da resmi kurumlarda işlem yapma hakkı sağlamayan sistem yalnızca ilan yayınlama yetkisini kapsıyor. Yetkilendirme yapılmadan ilan girilmesine izin vermeyen uygulamayla birlikte yetkisiz kişilerce girilen yaklaşık 200 bin ilan pasife alınırken, doğrulama yapılmayan ya da süresi dolan ilanların yeniden yayımlanmasına da izin verilmiyor. İlanlar yalnızca mülk sahibi, birinci derece yakınları veya yetki belgesine sahip sorumlu emlak danışmanları tarafından sisteme yüklenebiliyor. "Sistemin amacı, geçmişte sıkça yaşanan sahte ilan ve dolandırıcılık olaylarının önüne geçmektir" Türkiye Emlak Müşavirleri Federasyon Genel Başkan Yardımcısı, Trabzon İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası Başkanı Ayhan Taflan, sistemin sektörde fiyat manipülasyonlarının önüne geçeceğini ve güven ortamını güçlendireceğini belirterek, "Bakanlığın geçen yıl devreye aldığı Elektronik İlan Doğrulama Sistemi, önce kiralık konutlar ve iş yerleri için zorunlu hale getirilmişti. Kanun gereği uygulama artık satılık konutlar ve tüm satılık gayrimenkuller için de yürürlüğe girdi. Sistemin amacı, geçmişte sıkça yaşanan sahte ilan ve dolandırıcılık olaylarının önüne geçmektir. Özellikle sosyal medyada veya emlak portallarında hayali fotoğraflar kullanılarak piyasa değerinin çok altında gösterilen taşınmazlar üzerinden vatandaşların mağdur edilmesi birçok şikayete konu olmuştu. Bu nedenle Bakanlık, ilan güvenliğini sağlamak amacıyla bu sistemi hayata geçirdi. Vatandaş, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi üzerinden bir emlak ofisine yetki verdiğinde, bu durum söz konusu emlak ofisine tapuda işlem yapma ya da resmi kurumlarda mülk sahibi adına işlem yürütme yetkisi vermez. Verilen yetki yalnızca ilan yayınlama yetkisidir. Bu yetki olmadan emlak ofislerinin ilan portallarında ilan yayımlaması mümkün değildir" şeklinde konuştu. "Yetkisi bulunmayan kişiler tarafından girilmiş yaklaşık 200 bin ilanın pasife düşürüldüğü görülmektedir" "Geçmişte sıkça karşılaşılan dolandırıcılık yöntemlerinde, bir dairenin fotoğrafı izinsiz alınarak piyasa değerinin çok altında bir bedelle ilana konuluyordu" diyen Taflan, "Vatandaşların dikkat etmesi gereken bir diğer konu ise, bu yetkilendirme öncesinde taraflar arasında kanunda yeri olan alım-satım sözleşmelerinin karşılıklı olarak yapılmasıdır. Mülk sahibi, e-Devlet üzerinden ilgili Bakanlığın sayfasına girerek Elektronik İlan Doğrulama Sistemi aracılığıyla yetki tanımlaması yapabilmektedir. Bu işlemle birlikte, yetki belgesine sahip sorumlu emlak danışmanları ilan yayınlama hakkı elde eder. Verilere bakıldığında, yetkisi bulunmayan kişiler tarafından girilmiş yaklaşık 200 bin ilanın pasife düşürüldüğü görülmektedir. Süresi dolmuş veya yetkilendirme yapılmamış ilanlar sistem tarafından kaldırılmakta ve yeniden yüklenememektedir. Bu ilanları yalnızca mülk sahibi, birinci derece yakınları ya da yetki belgesine sahip sorumlu emlak danışmanları yeniden sisteme girebilir. Geçmişte sıkça karşılaşılan dolandırıcılık yöntemlerinde, bir dairenin fotoğrafı izinsiz alınarak piyasa değerinin çok altında bir bedelle ilana konuluyordu. Örneğin, 5 milyon lira değerindeki bir daire 3 milyon lira olarak gösteriliyor, il dışında ya da yurt dışında yaşayan vatandaşlar uygun fiyat düşüncesiyle ön ödeme göndermeye ikna ediliyordu. Daha sonra ne ortada gerçek bir daire ne de ulaşılabilecek bir muhatap kalıyordu. Yeni sistemle birlikte, yetkilendirme yapılmadan ilan girilemediği için bu tür sahte ilanların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Sistem, gerekli onaylar olmadan ilanların yayınlanmasına izin vermemekte ve uygunsuz girişleri otomatik olarak devre dışı bırakmaktadır" ifadelerini kullandı.
Deniz kenarında gerçekleştirilen zorlu Off-Road yarışları nefesleri kesti
19 Ekim 2025 Pazar - 13:58 Deniz kenarında gerçekleştirilen zorlu Off-Road yarışları nefesleri kesti Trabzon’da deniz kenarında kurulan pistte gerçekleşen Off-Road Festivali nefesleri kesti. Trabzon’un Of ilçesinde bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Of Off-Road Festivali bugün seyirci etabıyla devam etti. 25 farklı ilden 5 ayrı sınıfta 80 aracın mücadele ettiği organizasyonda deniz kenarında oluşturulan zorlu pistte pilotlar kıyasıya mücadele etti. Yarışlarda hız, adrenalin, mukavemet ve pilotajlık ön plana çıkarken deniz kenarında gerçekleşen Off-Road araçlarının mücadelesi izleyenleri büyüledi. Festival ile ilgili açıklamada bulunan Of Off-Road Kulübü Başkanı Mehmet Ali Şahin festivali ilk kez düzenledikleri için heyecanlı ve mutlu olduklarını belirterek, "İlçemiz Of’ta İlk kez düzenlenen bir festival bu. Gelen halkımıza adrenalin dolu bir gün geçirtmeyi ümit ediyoruz. Biz yıllardır farklı şehirlerde olan organizasyonlara katılıyoruz, bu sefer istedik ki kendi yöremizde kendi bölgemizde de bir Off-Road festivali olsun. Allah razı olsun büyüklerimiz önümüzü açtılar bize yardımcı oldular, biz de buraya gelen vatandaşlarımıza dışarıdan gelen izleyicilerimize adrenalin dolu bir gün yaşatmaya çalışıyoruz. Giresun Espiye ve Artvin Arhavi arasındaki bölgede ilk kez düzenlenen bir organizasyon bu. Tam 25 vilayetten 80 araç geldi. Karadeniz sahili dışında Elbistan’dan, Sivas’tan, Erzurum’dan, Tokat’tan, Amasya’dan, özellikle İç Anadolu’dan büyük katılım oldu. Sahil kesimi tamamen buraya geldi. Nasip olursa biz bu organizasyonu sürekli hale getireceğiz. Bu organizasyonu yapmamızda bize yardımcı olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. Festival bugün yapılan son yarışların ardından sona erecek.
Başıboş köpekler yaban hayatı ve trafik güvenliğini tehdit ediyor
19 Ekim 2025 Pazar - 09:56 Başıboş köpekler yaban hayatı ve trafik güvenliğini tehdit ediyor Türkiye’de son yıllarda ormanlık alanlarda ve yol kenarlarında başıboş köpeklerin sayısının artması, yaban hayatı ve trafik güvenliğini tehdit ettiği belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, ormanlık alanlara çantalarla et, kıyma ve benzeri gıdalar taşınarak köpeklerin beslenmesinin hem doğal dengeyi bozduğu hem de hayvanların ormanlara yerleşmesine neden olduğu ifade ederek kirpiden yaban tavşanına kadar pek çok türün bu nedenle tehlike altında olduğunu belirtti. "Hem yasal değil hem de bilimsel olarak doğru bir uygulama değil" Son yıllarda özellikle ormanlık alanlarda başıboş köpekleri beslemek alışkanlık haline geldiğini kaydeden Başkaya, bu durumun yasal olmadığını belirterek, "Biz 30 yıldır başıboş köpek olmaz diyoruz. Ancak son yıllarda özellikle ormanlık alanlarda başıboş köpekleri beslemek adeta alışkanlık haline geldi. Bu durum hem yasal hem de bilimsel olarak doğru bir uygulama değildir. Köpekler yaban hayvanı değildir; bu nedenle ormanlarda bulunmamaları gerekir. Ormanlarda, bozkırlarda ve kırsal alanlarda başıboş dolaşan köpekler, yaban hayatına ciddi zararlar vermektedir. Ne yazık ki, çantalarla et, kıyma gibi yiyecekler koyup, insanların zor bulabileceği gıdaları ormanlara taşıyan kişilerle karşılaşıyoruz. Köpekler, kurttan türemiş hayvanlardır ve özellikle otobur yaban hayvanlarına geyiklere, karacalara, yabankeçilerine ciddi zararlar vermektedir. Ormanlardaki yaban hayatını tehdit etmektedirler. Kirpiden yaban tavşanına kadar pek çok tür, başıboş köpekler nedeniyle tehlike altındadır. Bu durum bazı insanlar için normal karşılanıyor olabilir, ancak bu oldukça anormal ve endişe verici bir durumdur. Ormanları korumak ve geliştirmekle görevli olan Orman Genel Müdürlüğü ile yaban hayatını korumakla sorumlu Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün bu konuda gerekli adımları atması artık bir sorumluluk değil, doğrudan görevleridir. Aynı şekilde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da bu konuya acilen müdahale etmesini bekliyoruz" dedi. "Ormanda başıboş köpek görmek ve bunu olağan bir durum gibi karşılamak son derece yanlıştır" ifadelerini kullanan Başkaya, "Bu durum, dünyanın hiçbir yerinde kabul edilebilir değildir. Dünyanın pek çok yerinde insanlar kurt, vaşak ve ayılarla mücadele ederken, biz yırtıcı özelliklere sahip başıboş köpekleri ormanlara bırakıyoruz. Bu şekilde yaban hayatı için artık bir yaşam alanı kalmayacaktır. Ayrıca yol kenarlarında başıboş köpeklerin beslenmesi, trafik kazalarına neden olarak doğrudan can kayıplarına yol açmaktadır. Ormanda beslenen köpekler de sonuçta yollara inmektedir. Bu nedenle ormanlarda da, yollarda da tehlike oluşturmaktadırlar. Dağda, bozkırda, yaylada başıboş köpeklerin serbestçe dolaşmaları çok ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Her gün yaşanan motosiklet ya da araç kazalarının çoğunda bu köpeklerin etkisi büyüktür. Ne yazık ki bazen bir ailenin yok olmasına sebebiyet verebilmektedirler. Bu kazaların büyük bir bölümünün sebebi olarak başıboş köpekler gösterilmektedir. Ülkemizde, bu nedenle ciddi sayıda kaza yaşanmaktadır" dedi.
Başıboş köpekler yaban hayati ve trafik güvenliğini tehdit ediyor
19 Ekim 2025 Pazar - 09:48 Başıboş köpekler yaban hayati ve trafik güvenliğini tehdit ediyor Türkiye’de son yıllarda ormanlık alanlarda ve yol kenarlarında başıboş köpeklerin beslenmesinin artması, yaban hayati ve trafik güvenliğini tehdit ettiği belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, ormanlık alanlara çantalarla et, kıyma ve benzeri gıdalar taşınarak köpeklerin beslenmesinin hem doğal dengeyi bozduğu hem de hayvanların ormanlara yerleşmesine neden olduğu ifade ederek kirpiden yaban tavşanına kadar pek çok türün bu nedenle tehlike altında olduğunu belirtti. Ormanlarda başıboş köpeklerin bulunmasının olağan bir durum olmadığını bu konuda acil önlem alınması gerektiğine dikkat çeken Başkaya, bu durumun hem yasal olarak sakıncalı hem de yaban hayatı açısından ciddi tehdit oluşturduğunu vurguladı. "Hem yasal değil hem de bilimsel olarak doğru bir uygulama değil" Son yıllarda özellikle ormanlık alanlarda başıboş köpekleri beslemek alışkanlık haline geldiğini kaydeden Başkaya, bu durumun yasal olmadığını belirterek, "Biz 30 yıldır başıboş köpek olmaz diyoruz. Ancak son yıllarda özellikle ormanlık alanlarda başıboş köpekleri beslemek adeta alışkanlık haline geldi. Bu durum hem yasal hem de bilimsel olarak doğru bir uygulama değildir. Köpekler yaban hayvanı değildir; bu nedenle ormanlarda bulunmamaları gerekir. Ormanlarda, bozkırlarda ve kırsal alanlarda başıboş dolaşan köpekler, yaban hayatına ciddi zararlar vermektedir. Ne yazık ki, çantalarla et, kıyma gibi yiyecekler koyup, insanların zor bulabileceği gıdaları ormanlara taşıyan kişilerle karşılaşıyoruz. Köpekler, kurttan türemiş hayvanlardır ve özellikle otobur yaban hayvanlarına geyiklere, karacalara, yabankeçilerine ciddi zararlar vermektedir. Ormanlardaki yaban hayatını tehdit etmektedirler. Kirpiden yaban tavşanına kadar pek çok tür, başıboş köpekler nedeniyle tehlike altındadır. Bu durum bazı insanlar için normal karşılanıyor olabilir, ancak bu oldukça anormal ve endişe verici bir durumdur. Ormanları korumak ve geliştirmekle görevli olan Orman Genel Müdürlüğü ile yaban hayatını korumakla sorumlu Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün bu konuda gerekli adımları atması artık bir sorumluluk değil, doğrudan görevleridir. Aynı şekilde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da bu konuya acilen müdahale etmesini bekliyoruz. Ormanda başıboş köpek görmek ve bunu olağan bir durum gibi karşılamak son derece yanlıştır. Bu durum, dünyanın hiçbir yerinde kabul edilebilir değildir. Dünyanın pek çok yerinde insanlar kurt, vaşak ve ayılarla mücadele ederken, biz yırtıcı özelliklere sahip başıboş köpekleri ormanlara bırakıyoruz. Bu şekilde yaban hayatı için artık bir yaşam alanı kalmayacaktır. Ayrıca yol kenarlarında başıboş köpeklerin beslenmesi, trafik kazalarına neden olarak doğrudan can kayıplarına yol açmaktadır. Ormanda beslenen köpekler de sonuçta yollara inmektedir. Bu nedenle ormanlarda da, yollarda da tehlike oluşturmaktadırlar. Dağda, bozkırda, yaylada başıboş köpeklerin serbestçe dolaşmaları çok ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Her gün yaşanan motosiklet ya da araç kazalarının çoğunda bu köpeklerin etkisi büyüktür. Ne yazık ki bazen bir ailenin yok olmasına sebebiyet verebilmektedirler. Bu kazaların büyük bir bölümünün sebebi olarak başıboş köpekler gösterilmektedir. Ülkemizde, bu nedenle ciddi sayıda kaza yaşanmaktadır" dedi.
Karadeniz’in zirvelerinden özgürlüğe
18 Ekim 2025 Cumartesi - 09:48 Karadeniz’in zirvelerinden özgürlüğe İrlandalı wingsuit sporcusu Michael Morann, Uzungöl ve Sümela Manastırı gibi Karadeniz’in sarp yamaçlarında gerçekleştirdiği cesur atlayışlarla, Türkiye’yi ekstrem sporların yeni merkezi haline getiren isimlerden biri oldu. Ekstrem sporların en heyecan verici dallarından biri olan wingsuit (kanatlı uçuş) sporu, Türkiye’de yeni yeni keşfedilmeye başlanırken, Karadeniz’in sarp dağları bu spor için eşsiz bir rota haline geliyor. Özellikle Trabzon’daki Sümela Manastırı ve Uzungöl çevresi, hem görselliği hem de zorlu arazi yapısıyla bu adrenalini zirvede yaşamak isteyen sporcuları cezbediyor. İrlandalı wingsuit sporcusu Michael Morann, bu alanda Türkiye’de önemli atlayışlara imza atan isimlerden biri haline geldi. Samsun’daki festivalle başlayan Türkiye serüveni, onu Karadeniz’in zirvelerine taşıdı. Özellikle Sümela Manastırı’ndan yaptığı uçuş, hem teknik açıdan zorluğu hem de görsel ihtişamıyla dikkat çekerken, Karadeniz’in yüksek irtifalarında gerçekleştirdiği atlayışlarda saatte 250 kilometre hıza ulaşan Michael Morann hem teknik becerisi hem de cesaretiyle dikkat çekti. "Karadeniz Bölgesi wingsuit atlayış için güzel imkanlar sunabilecek bir bölge" Wingsuit sporcusu Michael Morann, 2017 yılında Samsun’da katıldığı bir festivalle Türkiye’ye ilk adımını attı. O günden beri ülkeye olan ilgisi ve tutkusu artarak devam etti. ‘Artık kendimi yarı Türk hissediyorum’ diyen Morann, "Wingsuit sporcusuyum. 2017 yılında Samsun’da düzenlenen festivale katılmıştım sonrasında atlayışlar gerçekleştirdim. Artık yarı olarak Türk olduğumu söyleyebilirim. 16 yaşında sky diving başladım. 20 yaşından beri base jumping yapıyorum. Türkiye benim için yeni bir atlayış noktası. Burada çok fazla çeşitlilik var. Özellikle Karadeniz Bölgesi wingsuit atlayış için güzel imkanlar sunabilecek bir bölge. Buradaki en büyük zorluk Karadeniz’in coğrafi şartları nedeniyle güvenli bir çıkış noktası bulmak çok oluyor. Ama bunu yamaç paraşütünden atlayış yaparak çözebiliyoruz. Yamaç paraşütünü kullanmak riskleri azaltıyor. En güzel nokta Sümela Manastırı’ndan yaptığım uçuştu. Bölge çok ikonik. Kraven the hunter filmindeki bir sahnede Sümela Manastırı’nı görmüştüm. Bunu planlamıştık. Çok teknik bir atlayıştı. Hem kalkış alanının hem de iniş noktasının darlığı özel bir çalışma gerektiriyordu ama güzel bir şekilde gerçekleştirdik" dedi. "Trabzon’u İsviçre’ye benzetiyorum" Trabzon’u İsviçre’ye benzettiğini kaydeden Morann, "Çok fazla pozitif geri dönüşler aldım. Sümela Manastırı’nın Türkiye için önemli bir nokta olduğunu biliyordum. 1 milyondan fazla turistik ziyaretçi topluyor. Sümela’dan yaptığım uçuş rüya gibiydi. Trabzon’u İsviçre’ye benzetiyorum. Doğası ve turistik nokta olması bakımından çok benzer. Geldiğimde gözlerimi doğadan alamadım. Çocukken izlediğim bir sosyal medya videosundan ilham almıştım. Araştırmalara başladıktan sonra ilk sky diving ile sonrasında bunu takip eden wingsuit sporu ile devam ettim. Wingsuite başlamam uzun yıllarımı aldı. Ucuz bir spor değil. Yamaç paraşütü ile birleştirince gerçekten hem mevcut riskleri hem de maliyeti ortadan kaldırıyor" ifadelerini kullandı.
Trabzon’da engelli şahsın yol çilesine Büyükşehirden çözüm
17 Ekim 2025 Cuma - 11:31 Trabzon’da engelli şahsın yol çilesine Büyükşehirden çözüm Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Araklı ilçesine bağlı Pervane Mahallesi’nde yaşayan diyaliz hastası ve yürüme engelli Ahmet İhsani Öksüz’ün yaşadığı ulaşım sorununu çözüme kavuşturdu. Evinin bulunduğu alana araç yolu olmadığı için hastaneye gitmekte zorluk yaşayan Öksüz’ün evine yeni yol açıldı. Araklı ilçesine bağlı Pervane Mahallesi’nde yaşayan 65 yaşındaki Ahmet İhsani Öksüz, yaklaşık bir yıl önce geçirdiği kaza sonucu kalça kemiğini kırdı. Haftada üç gün diyaliz tedavisi için hastaneye gitmek zorunda olan ve yürümekte güçlük çeken Öksüz, evine araç yolu bulunmadığı için sedye ile patika yoldan taşınarak ambulansa ulaştırılıyordu. Özellikle yağışlı havalarda patika yolun çamurlaşması, hasta ve yakınları için büyük zorluk oluşturuyordu. Durumun bildirilmesi üzerine harekete geçen Trabzon Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, Öksüz’ün evine ulaşımı sağlayacak 100 metre uzunluğunda yeni yol açarak vatandaşın mağduriyetine son verdi. Yaşadığı zorlukların sona ermesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ahmet İhsani Öksüz, "Uzun süredir çok büyük sıkıntılar çekiyordum. Haftada üç gün diyalize gitmem gerekiyor ama yol olmadığı için beni sedye ile patika yoldan taşımak zorunda kalıyorlardı. Yağmurlu havalarda bu durum daha da zor oluyordu. Şimdi aracın evimin kapısına kadar gelebilmesi hepimiz için büyük kolaylık oldu. Bu hizmeti sağlayan Trabzon Büyükşehir Belediyemize, başkanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun" dedi. Pervane Mahallesi Muhtarı Turgut Kılıçlarslan da yapılan hizmetten memnun olduklarını belirterek "Hastamız uzun zamandır büyük zorluklar yaşıyordu. Patika yoldan, yağmurda çamurda taşımak gerçekten çok güç oluyordu. Artık araç evin kapısına kadar ulaşabiliyor" ifadelerini kullandı.
Trabzonspor’un, Rize’de en büyük kozu hücum hattı
17 Ekim 2025 Cuma - 11:26 Trabzonspor’un, Rize’de en büyük kozu hücum hattı Trendyol Süper Lig’de bu sezon hücumda etkili olan Trabzonspor’un, Çaykur Rizespor karşısında da en büyük kozu hücum hattı olacak. Trendyol Süper Lig’in 9. haftasında deplasmanda Çaykur Rizespor ile karşılaşacak olan Trabzonspor, bu maçın hazırlıklarını sürdürüyor. Teknik Direktör Fatih Tekke ve ekibi, Karadeniz derbisine yönelik son taktik çalışmalarını yaparken, hücumda üretkenliğiyle dikkat çeken bordo-mavili ekibin Çaykur Rizespor maçı kadrosuna Faslı futbolcu Benjamin Bouchouari’nin dahil edilmesi bekleniyor. Sakatlığını atlatan Bouchouari’nin, Tekke’nin sürpriz kozlarından biri olacak. En üretken hücum hattında biri Ligdeki hücum verilerine bakıldığında Trabzonspor, Süper Lig’in en üretken iki takımından biri olarak yer alıyor. Galatasaray 20 golle zirvede, bordo-mavililerde 13 golle ikinci sırada bulunuyor. Karadeniz ekibinde hücum hattının en etkili ismi 6 golle Paul Onuachu olurken, Felipe Augusto da 3 golle takımına katkı sağladı. Son haftalarda form grafiğini yükselten Zubkov ise 1 golle skora katkı veren bir diğer isim oldu. Trabzonspor’un hücum hattında yakaladığı bu uyum, Çaykur Rizespor deplasmanında Fatih Tekke’nin ön bölgede rakip savunmayı hataya zorlama planında en önemli kozu olacak. Fatih Tekke, Çaykur Rizespor maçlarında gülen taraf oldu Fatih Tekke, teknik direktörlük kariyerinde Çaykur Rizespor ile oynadığı 4 maçta da yenilmedi. Söz konusu maçlarda Tekke’nin çalıştırdığı takımlar, rakibi karşısında 3 galibiyet, 1 beraberlik aldı. Fatih Tekke, 1. Lig’de 2018’de Denizlispor’un başında Çaykur Rizespor ile 0-0 berabere kaldı. Alanyaspor’un başında iki maçta rakibini 2-1 ve 1-0’lık skorlarla geçen Tekke, geçtiğimiz sezon geldiği Trabzonspor’un başında ise Trabzon’da oynanan maçta Rize’yi 2-0’la geçti. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke ve Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, Trendyol Süper Lig’de ise 3. kez karşı karşıya geldiler. 48 yaşındaki iki teknik adamın bu taktik savaşında gülen taraf Tekke’nin çalıştırdığı takımlar oldu. Oyuncularını uyardı Fatih Tekke, Çaykur Rizespor maçı hazırlıkları sırasında oyuncularına önemli uyarılarda bulundu. Tekke, özellikle yüksek tempolu geçecek Karadeniz derbisinde takım savunmasında yapılacak basit hataların takımın planlarını aksatabileceğini vurguladı. Hücum hattındaki oyuncularını ceza sahasında daha etkili olmaları konusunda uyaran Fatih Tekke, maç boyunca birbirlerine destek olmalarını ve konsantrasyonun üst düzeyde tutulmasını istedi. Pina ve Onana, Çaykur Rizespor maçına iki antrenmanla hazırlanacak. Ülkelerinin milli takım kamplarından dönen Pina ve Onana, dün itibarıyla takımla birlikte çalışmalara başladı. Oyuncuların hava değişimini kısa sürede atlatmaları hedefleniyor. Maçların zamanlaması ve dönüşleri itibarıyla dün takımla birlikte antrenmana katılabilen iki oyuncu bugün taktik çalışmasında yer alacak. Fatih Tekke, iki oyuncusunun hava değişiminden kaynaklı adaptasyonu sürecini hızlandırmak için teknik ekibiyle birlikte oyuncularına destek veriyor. Yolculuk yarın Trabzonspor, bugün Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla Çaykur Rizespor maçı hazırlıklarını tamamlayacak. Yarın oynanacak olan maç için aynı gün kara yolu ile Rize’ye hareket edecek olan bordo-mavililer, müsabakanın ardından ardından yine kara yoluyla dönecek.
Çaykur Rizespor ile Trabzonspor 47. randevu
17 Ekim 2025 Cuma - 10:31 Çaykur Rizespor ile Trabzonspor 47. randevu Trabzonspor Süper Lig’in 9. haftasında deplasmanda karşılaşacağı Çaykur Rizespor ile 47. kez rakip olacak. Trendyol Süper Lig’in 9. haftasında Çaykur Rizespor ile Trabzonspor, yarın saat 17.00’de Rize Stadyumu’nda kozlarını paylaşacak. Ligde bordo-mavililer, 5 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet sonucu topladığı 17 puanla 2. sırada bulunuyor. Yeşil-mavililer ise 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 3 mağlubiyetle aldığı 8 puanla 12. sırada yer alıyor. Ligde 47. randevu İki takım ligde daha önce 46 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu maçlarda Trabzonspor 28, Çaykur Rizespor da 9 kez galip gelirken, 9 müsabakada ise kazanan çıkmadı. Geride kalan maçlarda maçlarda bordo-mavililer 92 gol atarken, yeşil-mavililer 43 golle karşılık verdi. Bordo-mavililer deplasmanda da üstün Çaykur Rizespor ile Trabzonspor arasında Rize’de oynanan 23 maçta bordo-mavililerin 9 galibiyeti bulunurken, Rizespor’un da 7 galibiyeti var. 7 karşılaşma ise berabere tamamlandı. Bordo-mavililer, Rize’de yapılan mücadelelerde 34 gol atarken, kalesinde de 24 gol gördü. Trabzonspor, Rize’de 4 maçtır kazanamıyor Trabzonspor, Rize deplasmanında oynadığı son 4 maçta galibiyet alamadı. İki takım arasında Rize’de 10 Nisan 2021 tarihinde oynanan maç 0-0 biterken, bordo-mavililer 18 Mart 2022’de 3-2, 25 Ocak 2024’de 1-0 ve 9 Kasım 2024’te de 3-1 mağlup oldu. Trabzonspor, ligde rakibine karşı deplasmanda en son 6 Ekim 2019 tarihinde kazandı. Halil Umut Meler düdük çalacak Rizespor ile Trabzonspor arasında oynanacak mücadeleyi hakem Halil Umut Meler yönetecek. Meler’in yardımcılıklarını Candaş Elbil ile Mehmet Akıncık yapacak. Karşılaşmanın 4. hakemi ise Ömer Tolga Güldibi olacak.
İşitme kaybı Alzheimer’i tetikliyor
17 Ekim 2025 Cuma - 09:13 İşitme kaybı Alzheimer’i tetikliyor İşitme kaybının ciddi bir sağlık sorunu olduğu belirtilerek sosyalleşmeyi olumsuz yönde etkilediği kaydedildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İmperial Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Korkmaz, belirli düzeydeki işitme kayıplarının bireylerin sosyal yaşamını doğrudan etkilediğini belirterek bu durum da Alzheimer riskini artırdığını kaydederek uyarılarda bulundu. Birçok kişinin işitme kaybını yaşlanmanın doğal bir parçası olarak görüp işitme cihazı kullanmaktan kaçındığına dikkat çeken Korkmaz "Belirli düzeydeki işitme kayıpları, bireylerin sosyalleşmesini olumsuz etkileyebilir. Kişi zamanla diyaloğa girmekten kaçınır ve iletişimi zayıflar. Bu durum, araştırmalara göre Alzheimer hastalığı riskini yüzde 10-15 oranında artırabilir. Ancak birçok kişi işitme kaybını yaşlanmanın doğal bir parçası olarak görüp işitme cihazı kullanmaktan kaçınır. Oysa işitme kaybı, yalnızca sosyal hayatı değil, kişinin güvenliğini de tehlikeye atabilir. Örneğin, sokakta yürürken korna sesi gibi uyarıları duyamamak ciddi kazalara yol açabilir. Dolaylı olarak bu durum da Alzheimer riskini artırabiliyor" dedi. Gelen hastaların yüzde 20’si vertigo şikâyetiyle geliyor Korkmaz, kliniğe gelen hastaların yüzde 20’sinin vertigo şikayeti oluşturduğunu özellikle ileri yaş grubunda daha fazla görüldüğünü kaydederek "Vertigo, halk arasında ’Baş dönmesi’ olarak bilinen bir durumdur. Bu durumun altında birçok farklı klinik hastalık oluşturabilir ve nedenleri yaş grubuna göre değişkenlik gösterebilir. İleri yaşlarda görülme sıklığı artar; en sık rastlanan nedeni ise halk arasında ’kristal oynaması’ olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) adlı hastalık grubudur. Ancak vertigonun nedeni yalnızca bu değildir. Beyin tümörlerinden çocukluk çağında görülebilecek orta kulakta sıvı birikmesi (seröz otitis media) özellikle 2 yaşından küçük çocuklarda geniş farklı hastalık durumu görülebilir. Aslında "vertigo", bir çatı tanımdır; altında çok sayıda hastalık ve farklı neden barındırır. Vertigo, özellikle ilerleyen yaşlarda daha sık görülür. Yaş ilerledikçe, dengeyi sağlayan kompanzasyon mekanizmalarının zayıflaması nedeniyle hastalar vertigodan daha fazla etkilenir. Klinik belirtiler yaşla birlikte çok değişmese de, baş dönmesine bağlı düşmeler ve kırıklar yaşlı bireylerde daha ciddi ve tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle yaşlılarda vertigo daha büyük önem taşır. Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV) tedavisinde, ’repozisyon manevrası’ olarak bilinen ve kristallerin yerlerine oturtulmasını amaçlayan özel manevralar kullanılır. Bunun yanında ilaç tedavisiyle de destek sağlanır. Hastalığın nedenine bağlı olarak adaptasyon sürecini hızlandırmak için bazı egzersizler önerilirken, bazı hareketlerden de kaçınılması istenir. Tedavi, tamamen vertigonun altta yatan nedenine göre planlanır. Kulak Burun Boğaz (KBB) polikliniklerine başvuran hastaların yaklaşık yüzde 20’si vertigo şikâyetiyle başvurmaktadır" diye konuştu. İşitme kayıplarına yol açabilir Yüksek sesle müzik dinlemenin kulağı olumsuz etkilediğini belirten Korkmaz, "Uzun süre yüksek sese maruz kalmak, iç kulakta kalıcı işitme kayıplarına yol açabilir. Özellikle son zamanlarda gençlerde yaygın olarak görülen kulaklıkla yüksek sesle müzik dinleme alışkanlığı, önlenebilir bir risktir. İşitme kayıplarını önlemek adına bu tür alışkanlıklardan kaçınılması önemlidir. Gürültülü ortamlarda çalışan bireylerde ise mutlaka işitme koruyucuları (maskeleme cihazları) kullanılması önerilir. Çünkü fark edilmeden gelişen uzun süreli ses maruziyeti kalıcı işitme kaybına neden olabilir. Yaş ilerledikçe ortaya çıkan işitme kayıpları da çoğunlukla iç kulaktan kaynaklanır. Bu nedenle, belirli bir desibel seviyesinin üzerinde gürültüye maruz kalınan ortamlarda işitme sağlığını koruyacak önlemlerin alınması gereklidir" şeklinde konuştu.