SAĞLIK - 18 Aralık 2025 Perşembe 12:36

Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uluşahin: "Fıtık sanıldığı kadar masum değil"

A
A
A
Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uluşahin: "Fıtık sanıldığı kadar masum değil"

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uluşahin, toplumda sık görülmesine rağmen çoğu zaman hafife alınan kasık ve karın duvarı fıtıklarının sanılanın aksine masum olmadıklarını ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi.


Fıtığın, karın duvarındaki zayıf bir noktadan iç organların dışarı doğru çıkmasıyla oluştuğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uluşahin; ağır kaldırma, kronik öksürük, kabızlık, gebelik, obezite ve daha önce geçirilmiş ameliyatların fıtık gelişimini kolaylaştıran başlıca nedenler olduğunu hatırlattı. Fıtıkların başlangıçta basit bir şişlik gibi algılanabildiğini vurgulayan Uluşahin, "Zamanla büyüyen fıtıklar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi.



"Kasık fıtıkları erkeklerde daha yaygın"


Karın duvarı fıtıklarının genel olarak ventral herni olarak adlandırıldığını ifade eden Dr. Uluşahin, en sık karşılaşılan türün kasık fıtıkları olduğunu belirtti. Kasık fıtıklarının özellikle erkeklerde daha yaygın olduğuna dikkat çeken Uluşahin, "Yaşam boyu görülme riski yüzde 25’e kadar çıkabilmektedir. Ayakta durmakla, öksürmekle ya da ıkınmakla belirginleşen şişlik, ilerleyen süreçte ağrıya ve hareket kısıtlılığına neden olabilir" diye konuştu.


Göbek fıtıklarının özellikle gebelik sonrası kadınlarda ve fazla kilolu bireylerde daha sık görüldüğünü belirten Dr. Uluşahin, ameliyat yeri (insizyonel) fıtıklarının ise daha önce karın ameliyatı geçiren hastalarda ortaya çıktığını söyledi. Bu tür fıtıkların büyüdükçe günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtladığını söyleyen Uluşahin, "Özellikle büyük ve kompleks insizyonel fıtıkların tedavisi, deneyimli merkezlerde tedavi edilmelidir" dedi.



"Parastomal fıtıklar yaşam kalitesini düşürüyor"


Bağırsak torbası (ostomi) bulunan hastalarda görülen parastomal fıtıkların özel bir hasta grubunu oluşturduğunu ifade eden Dr. Uluşahin, bu fıtıkların yalnızca estetik bir sorun olmadığını vurguladı. "Torba kullanımında zorluk, cilt problemleri ve enfeksiyon riski gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor" diyen Uluşahin "Fıtıklar zamanla büyüme eğilimindedirler. Tedavi edilmeyen vakalarda organ sıkışması, bağırsak tıkanması ve hayati risk taşıyan boğulmuş fıtık gelişebilir. Bu nedenle fıtık belirtileri fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" uyarısında bulundu.



Modern cerrahi yöntemlerle güvenli tedavi


Günümüzde fıtık ameliyatlarının açık ve laparoskopik (kapalı) yöntemlerle başarıyla uygulandığını belirten Dr. Uluşahin, cerrahi yöntemin hastaya özel olarak planlandığını ifade etti.


"Laparoskopik cerrahi; daha az ağrı, hızlı iyileşme ve kısa sürede günlük yaşama dönüş gibi önemli avantajlar sunmaktadır. Ancak bazı büyük ve kompleks fıtıklarda açık cerrahi hâlen güvenli bir seçenektir. Erken hareket ve doğru takip, iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Hastalarımızı işe dönüş ve günlük aktiviteler konusunda ayrıntılı şekilde bilgilendiriyoruz. Planlı yapılan fıtık ameliyatları hem daha güvenli hem de çok daha konforludur" dedi. Modern cerrahi teknikler sayesinde ameliyat sonrası sürecin daha konforlu geçtiğini belirten Dr. Uluşahin, birçok hastanın aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilebildiğini söyledi.


Fıtık şikâyetleri hafifken doktora başvurmanın önemine değinen Dr. Uluşahin, ani ağrı, şişliğin sertleşmesi, yerine itilememesi, bulantı ve kusma gibi belirtilerin acil müdahale gerektirdiğini belirtti.



"Fıtıkla yaşamak, ameliyattan daha risklidir"


Ameliyat korkusunun tedaviyi geciktirdiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uluşahin sözlerini şöyle tamamladı:


"Günümüzde fıtık ameliyatları son derece güvenlidir. Buna karşın fıtıkla uzun süre yaşamak ciddi riskler barındırır. Doğru bilgi, doğru zaman ve doğru tedavi hayat kurtarır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Turan: "Ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz" Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Hasan Turan, "Ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz, etmeyeceğiz de. Biz, kendi elimizdeki imkan ve kabiliyetlerle mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve aynı zamanda AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları hakkında ve Gazze’de yaşanan insani krizle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de sivilleri hedef alan saldırıların uluslararası hukuku ve insan haklarını açık şekilde ihlal ettiği vurgulayan Turan, yaşananların insani felaketin ötesinde sistematik bir soykırım niteliği taşıdığına dikkat çekti. Kadın, çocuk ve yaşlıların hedef alındığı saldırılar sonucu, 10 binlerce sivilin hayatını kaybettiğini, sağlık altyapısının tamamen çöktüğü ve temel yaşam malzemelerine erişimin engellendiği vurgulayan Turan, Türkiye’nin, Filistin halkının haklı davasını uluslararası platformlarda güçlü şekilde savunmayı sürdürdüğü ve sürdüreceğini belirtti. TBMM çatısı altında yürütülen parlamenter diplomasi faaliyetleriyle Filistin’in dünya kamuoyunda gündemde tutulmasına yönelik çalışmaların devam ettiğinin altını çizen Turan, bu kapsamda İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının durdurulmasını, kalıcı ateşkesin sağlanmasını ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması çağrısı yineledi. Ayrıca Turan, uluslararası toplumun yaşananlara karşı sessiz kalmasının kabul edilemez olduğu vurgulayarak, başta Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği ifade etti. Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu’nun, Filistin halkıyla dayanışmayı sürdüreceğini, adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesi için çalışmalarına devam edeceği belirten Turan, Türkiye’nin Filistin’in daimi koruyucusu olduğunu sözlerine ekledi. "Bugüne kadar 100 bine yakın kardeşimiz şehit oldu" İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye sistematik bir şekilde soykırım uyguladığını belirten Turan, "7 Ekim 2023’te Siyonist işgalci İsrail’in Gazze’ye yapmış olduğu saldırılar sonucu, bugüne kadar 100 bine yakın kardeşimiz şehit oldu. 150 binden fazla kardeşimiz yaralandı. Gazze adeta yerle bir edildi. Tarifsiz zulümler yaptılar. Adeta çağın gördüğü en büyük soykırım suçunu işlediler. Bu suçu işlerken yalnız işlemediler. Başta ABD olmak üzere batı emperyalizmi, batılı yönetimler de İsrail’in bu suçlarına ortaklık ve sponsorluk yaptı. Filistin halkıyla dayanışmak ve mazlumu korumak yerine, zalimle dayanışma içinde olduklarını ilan ettiler. ‘İsrail’in kendisini müdafaa etme hakkı vardır’ dediler. Halbuki işgale uğrayan, 100 yıldır toprakları işgal edilen Filistin halkıydı. 1917 yılında Osmanlı Devleti, Filistin topraklarından çekildikten sonra Filistin halkı bir gün bile gün yüzü görmedi. O gün bu gündür sürekli katliamlarla karşı karşıya kaldılar. 1948’de İsrail’in kurulmasından bu yana Filistin halkı sistematik bir şekilde zulümle karşı karşıya" diye konuştu. "Türkiye, bu zulme karşı topyekün bir mücadele veriyor" Türkiye’nin, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına karşı dünyada güçlü bir duruş sergilediğinin altını çizen Turan, "Türkiye başta olmak üzere az sayıda ülke, tarihin doğru yerinde durarak bu zulme karşı topyekün bir mücadele veriyor. Hem devletimizle hem de milletimizle bu soykırımın karşısında durmaya gayret ediyoruz, engellemek için çabalıyoruz. Bu çabalarımız 13 Ekim’de bir karşılık buldu. İkinci defa bir ateşkes imzalandı ama ateşkese rağmen 13 Ekim’den bu yana bine yakın kardeşimizi şehit ettiler. Bine yakın saldırıyla da ateşkesi her seferinde ihlal ettiler. Altına imza attıkları ateşkes anlaşmasına da uymuyorlar. Ateşkese öncülük edenler de bugüne kadar caydırıcı bir şekilde İsrail’e karşı tedbirler almadı, alamadı. Siyonist anlayış sadece Filistin halkını değil, esasında küresel düzeni de tehdit ediyor" şeklinde konuştu. "Dünya, açık ve net bir şekilde Siyonizm ile yeni yüzleşiyor" Siyonizm’in son günlerde kabul edilemez bir boyuta ulaştığını ve batılı ülkelerin bu kirli oyunlarla yeni yüzleştiğini ifade eden Turan, "İsrail, BM ekiplerine de saldırı düzenliyor. ABD yöneticilerini de tehdit ediyor. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz gerçeklik, Siyonizmin nasıl da bir insanlık düşmanı ideoloji olduğunu bütün gerçekliğiyle dünyaya gösteriyor. Dünya, açık ve net bir şekilde Siyonizm ile yeni yüzleşiyor. Ülkemizde rahmetli Erbakan Hoca sürekli olarak Siyonizm tehdidinin altını çiziyordu. 7 Ekim’den bu yana dünyanın yaşamış olduğu bu süreç, Siyonizmin, Siyonist anlayışının ne kadar büyük tehdit olduğunu, insanlık düşmanı bir ideoloji olduğunu bütün dünyaya en net ve en açık bir şekilde gösterdi. İsrail, var olabilmek için bütün bölgeyi yakıyor, yıkıyor. Hiçbir kural, hiçbir hukuk tanımıyor" ifadelerine yer verdi. "Türkiye kendi mücadelesine devam edecek" Türkiye’nin, Filistin Devleti’nin haklı davasında sonuna kadar yanında olacağının altını çizen Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye kendi mücadelesine devam edecek. Birilerinin inisiyatifi ne olursa olsun sürdürecek. İster orada barış gücünün içinde olalım, ister olmayalım, ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz. Etmeyeceğiz de. Biz, kendi elimizdeki imkan ve kabiliyetlerle mücadelemizi sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, bugüne kadar mazlumları himaye etmekten ve zalimlere karşı çıkma noktasından hiçbir zaman vazgeçmedi. Her zaman zalimin hasmı, mazlumun da dostu oldu. Bedeli ne olursa olsun ‘mazlumları zalimlere terk etmeyeceğiz’ dedi. Sonunda kazanan yine mazlumlar oldu. Gazze’de ve Filistin’de mazlumların kazanacağı günleri ve zalimlerin de işlemiş oldukları zulümlerin hesabının sorulacağı günleri göreceğiz. Tarih bunu bize de gösterecektir."
Gaziantep Gaziantep’te fırtına mesaisi Gaziantep’te dün etkili olan şiddetli fırtına ve yoğun yağışlar hayatı olumsuz etkilerken, enerji dağıtım şebekesinde de ciddi hasarlar meydana geldi. Toroslar EDAŞ ekipleri kesintileri gidermek için teyakkuza geçerek çalışma başlattı. Gaziantep genelinde etkili olan şiddetli fırtına ve yoğun yağışlar hayatı olumsuz etkiledi. Rüzgar hızının saatte 41 kilometreye kadar ulaşmasıyla birlikte devrilen ağaçlar ve uçan çatılar elektrik hatlarını koparırken, Toroslar EDAŞ ekipleri kesintileri gidermek için teyakkuza geçti. Toroslar EDAŞ fırtınanın vurduğu bölgelerde onarım çalışmalarına hız verdi Şiddetli hava muhalefetinin başladığı ilk anlardan itibaren kriz merkezini devreye alan Toroslar EDAŞ, saha operasyonlarını en üst seviyeye çıkardı. Özellikle ağaç devrilmesi ve çatı uçması gibi dış etkenler nedeniyle iletken hatların zarar gördüğü noktalarda, tüm ekiplerle birlikte aralıksız bir çalışma yürütüldü. Yapılan yoğun çalışmalar sonucu Toroslar EDAŞ ekipleri, genel arıza durumları sonlandırıp, normal şebeke şartlarına geri döndürürken, lokal arızalara da müdahale etmek üzere çalışmalarına devam etti. Kritik noktalara enerji akışı sağlanırken ekipler yerleşim yerleri için seferber oldu Hastaneler, su istasyonları ve kamu kurumları gibi hayati önem taşıyan noktaların enerjilendirilmesini öncelikli olarak tamamlayan ekipler, mahalle aralarındaki arızaları gidermek için de yoğun mesai harcıyor. Zorlu saha şartlarına rağmen personelin büyük bir özveriyle çalıştığını vurgulayan Toroslar EDAŞ; "7/24 hizmet sunan www.toroslaredas.com.tr, Web ChatVolt, Toroslar 186 Mobil Uygulaması, WhatsApp İhbar Hattı ve 186 Çağrı Merkezi ile her kanaldan müşterilerine ulaşarak süreci yönetmeye devam ediyor" açıklamalarına yer verdi.
Malatya Başkan Er, " Farklılıklarımız bizim zenginliğimizdir" Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ’Hz. Hızır Orucu’ paneline katılan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Farklılıklarımız bizim zenginliğimizdir. Cemevlerimiz, camilerimiz ve kiliselerimiz bu şehrin ortak değerleridir" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kongre ve Kültür Merkezi’nde Erenler Cemevi tarafından düzenlenen ’Hz. Hızır Orucu’ paneline katıldı. Panel öncesi konuşan Başkan Er, "Hızır; dara düşenin imdadına yetişen, umudu yeşerten, paylaşmayı ve dayanışmayı öğreten bir gönül mektebidir. İnancı artıran, karanlıkta ışık olan, gönüllere ferahlık veren bir rahmet vesilesidir. Hızır orucu ise sabrın, şükrün ve kardeşliğin en güzel nişanelerinden biridir. Edilen dualar ve paylaşılan lokmalar toplumumuzun birlik ruhunu diri tutan, bizi birbirimize daha da yakınlaştıran kadim değerlerimizdendir" ifadelerini kullandı. "Aynı acıyı ve aynı sevinci yaşayan büyük bir aileyiz" Farklılıkları zenginlik olarak gördüklerini dile getiren Başkan Er, "Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman şunu ifade ediyoruz. Farklılıklarımız bizim zenginliğimizdir. Her inanca, her düşünceye ve her fikre eşit mesafede duran bir anlayışa sahibiz. Cemevlerimiz, camilerimiz ve kiliselerimiz bu şehrin ortak değerleridir. Çünkü bizler Malatya’da aynı sofrayı paylaşan, aynı acıyı ve aynı sevinci yaşayan büyük bir aileyiz. Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından bir kez daha gördük ki bizi ayakta tutan en büyük güç dayanışma ve kardeşlik ruhudur. İşte Hızır’ın öğretileri de tam olarak budur. Zor zamanda yanında olmak, lokmayı bölüşmek ve gönülleri bir kılmak. Hızır’ın bereketi ve duası üzerimizden eksik olmasın. Birliğimiz daim, kardeşliğimiz güçlü olsun. Bu programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyor, panelimizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Lokmalarımız Hak katında kabul, muhabbetimiz daim olsun" dedi.