Yerel Haberler
Trabzon
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:20 Karadeniz’de tarımsal zararlılar için akıllı istasyon dönemi başlıyor Karadeniz havzasında tarımsal üretimi tehdit eden iklim değişikliği ve zararlı istilacı türlerle mücadelede yeni bir dönem başlıyor. Avrupa Birliği tarafından desteklenen AGRICCOOP projesi kapsamında Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’daki pilot bölgelerde iklim ve zararlı tespit istasyonlarının kurulumu için çalışmalar başlatılacak. Trabzon Ticaret Borsası’nda sürdürülebilir ve dayanıklı bir tarım için istilacı türler ve iklim değişikliği ile mücadelede teknoloji tabancı uygulamalar yoluyla işbirliği (AGRICOOP) projesinin toplantısı yapıldı. Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve 18 ay sürecek olan projenin toplantısına Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yüksel Gülay, Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan ve akademisyenler katıldı. İstasyonlarda yer alan tuzaklar sayesinde bölgedeki zararlı yoğunluğu anlık olarak izlenecek Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’ın ortaklığında gerçekleştirilecek proje kapsamında belirlenen pilot sahalara, iklim verileri ve zararlı istilacı türlere ilişkin bilgileri eş zamanlı olarak aktaracak akıllı tespit istasyonları kurulacak. Her pilot bölgede en az üç arazi sahası belirlenecek ve toplamda 15 istasyonun faaliyete alınacak. İstasyonlarda yer alan tuzaklar sayesinde bölgedeki zararlı yoğunluğu anlık olarak izlenecek, toplu veriler ise mobil uygulamalar üzerinden üreticilere ulaştırılarak erken uyarı sistemi oluşturulacak. Çiftçiler, uygulama üzerinden zararlı türleri fotoğrafla tanımlayabilecek Proje kapsamında ülkelerde çiftçilerin zararlıları tespit etmesini kolaylaştıracak MAPPEST isimli mobil uygulama geliştirilecek. Çiftçiler, uygulama üzerinden zararlı türleri fotoğrafla tanımlayabilecek, risk değerlendirmesi yapabilecek ve zararlı yoğunluğunu anında raporlayabilecek. Uygulamanın etkin biçimde kullanılabilmesi için proje bölgelerinde en az 200 çiftçiye yüz yüze eğitim verilecek. Projenin ilerleyen aşamalarında zararlı istilacılarla mücadele yöntemleri, biyoteknik uygulamalar, iklim dostu tarım politikaları ve MAPPEST kullanımına yönelik eğitimler düzenlenecek. Üç pilot bölgede toplamda 300 çiftçiye uygulamalı eğitim verilmesi planlanıyor. Eyyüp Ergan: "Ortak akılla uygulanabilir çözümler geliştirmek istiyoruz" Toplantıda konuşan Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, "İklim değişikliği ve istilacı yabancı türler bugün tarımsal üretimimize ve gıda güvenliğini doğrudan etkileyen en önemli küresel sorunlar arasında yer almaktadır. Bu projeyi tarım sektörünün iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını arttırmak, sahadaki riskleri doğru tespit etmek ve ortak akılla uygulanabilir çözümler geliştirmek için yapıyoruz" dedi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kibar Ak ise "Orta ve Doğu Karadeniz için ekonomik ve ekolojik açıdan risk oluşturduğu tespit edilen 3 tür var. Kahverengi kokarca, yalancı kelebek ve turunçgil uzun antenli böcek var. Bunlar şu anda var ama ileriki yıllarda neyin olacağını ön göremiyoruz. Böyle projeler ileride karşılaşacağımız sorunlar nedeniyle son derece önemli" ifadelerini kullandı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:17 Farabi Hastanesinde Ramazan öncesi anlamlı sergi Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi’nde düzenlenen Kaligrafi Sergisi sanatseverlerle buluştu. 19 yıldır kaligrafi sanatıyla ilgilenen Osman Keskin’in Ramazan ayına özel olarak hazırladığı 38 eserden oluşan sergi, yazının duygu ve anlamını estetik bir forma dönüştürüyor. Ritim, denge ve görsel uyum gözetilerek hazırlanan eserler, Ramazan’ın manevi iklimini yansıtmayı hedefliyor. Hastane ortamında açılan sergiyle hem sanatsal hem de manevi bir farkındalık oluşturulması amaçlanıyor. Sergi, Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi B Blok Sekreterliği önü alanında ziyaret edilebilecek. Farabi Hastanesi B Blok Sekreterliği önünde düzenlenen sergiye KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Trabzon İl Sağlık Müdürü Mehmet Topsakal, Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Celal Tekinbaş ve davetliler hazır bulundu. Yaklaşık 19 yıldır sanatla uğraştığını belirten Osman keskin, "19 yıldır bu sanatla ilgileniyorum. Normal harfleri sanata dönüştürüyoruz; özelliği bu. Aslında biz tasarım sanatçısıyız ancak belirli ölçülerimiz var ve Latin alfabesini kullanıyoruz. Bugüne kadar 7 sergi açtım. Hastalara terapi olması amacıyla güzel bir sergi hazırladık. İnşallah hem ben hem de onlar karşılığını alırız. Edebi eserlere yorum katıyoruz. Burada 38 eser bulunuyor. En büyük eserimizi ise 8 ayda tamamladık" diye konuştu. Hastane Başhekimi Prof. Dr. Celal Tekinbaş ise yaptığı açıklamada "Ramazan ayının mukaddesatına uygun olarak bir kaligrafi sergisi düzenledik. Bu sergide sanatçımız Osman Keskin’in eserlerini halkın görüşüne, beğenisine ve istifadesine sunuyoruz. Sergide; kültürümüzün, dinimizin ve inancımızın özelliklerini yansıtan çok önemli yazılar ve anlamlı sözler yer alıyor. Bu eserlerin en önemli özelliği, kaligrafi sanatı içinde yoğrulmuş olmaları ve hem göze hem gönle hitap eden bir estetik anlayışla hazırlanmış olmalarıdır. Hastanemizin sadece hasta ve hasta yakınlarının dertleriyle anılan bir yer olmasının ötesine geçmesini istiyoruz. Buraya gelen insanların, farklı güzellikler ve anlamlı çalışmalarla da karşılaşmasını amaçlıyoruz" dedi.
Pidenin bu kez elmalısını yaptılar
05 Kasım 2025 Çarşamba - 09:12 Pidenin bu kez elmalısını yaptılar Karadeniz’le özdeşleşmiş Trabzon pidesi elma ile buluşunca ortaya çok farklı bir lezzet çıktı. Pide ustası Abdulkadir Bektaş, daha önce bölgenin simge lezzetlerinden hamsiyi, kuymağı pideyle buluşturduklarını hatırlatarak şimdi de sıra dışı bir projeye imza atarak Trabzon’un coğrafi işaretli Yomra elması ile pide yaptıklarını söyledi. Yaklaşık 40 yıldır baba mesleğini sürdüren Bektaş, Yomra Belediyesi’nin sosyal sorumluluk projesine destek vererek yöresel bir lezzeti yeniden yorumladı. Sürekli yenilik içerisinde olduklarını kaydeden Bektaş, "1984 yılından beri baba mesleğini sürdürüyoruz. Biz pideciyiz ancak sürekli araştırma ve yenilik içindeyiz. Daha önce hamsiyi pideyle buluşturmuştuk. Yomra Belediye Başkanımız Mustafa Bıyık, çok güzel bir sosyal proje başlattı. Normalde Yomra’nın kendine özgü bir elması vardır; tarihsel bir öneme sahip olmasına rağmen bugüne kadar çok ön plana çıkmamıştı. Şimdi bu elma coğrafi işaret aldı. İnsanları teşvik etmek için belediyemiz hem Yomra elmasının fidesini yetiştirip vatandaşlara dağıtıyor hem de üretilen elmayı para karşılığında geri alıyor. Biz de bu sosyal sorumluluk projesine katkıda bulunmak istedik. Önce elmalardan komposto yaptık, müşterilerimize ikram ettik. Sonrasında ise elmayı pideyle buluşturduk. Bizim eskiden ’fış fış’ dediğimiz, yokluk zamanlarının bir tatlısı vardır. Elma ve armutları toplar, kuzine sobalarda ya da ev fırınlarında pişirirdik; o lezzet bambaşka olurdu. Biz de bu geleneği yaşatmak istedik ve elmayı üç farklı şekilde müşterilerimize sunduk. Çok güzel geri dönüşler aldık, şu anda da elma kompostomuzu ikram etmeye devam ediyoruz" dedi. İlk kez biz yaptık ortaya çok farklı lezzet çıktı Elmayı ilk kez pideyle buluşturduklarını belirten Bektaş, "Elmadan yapılan pideyi ilk kez biz yaptık ve ortaya gerçekten çok farklı, çok lezzetli bir ürün çıktı. Bana göre böyle bir lezzet yok; insanlar bunu tatmadan tahmin edemez. Pidede elmanın tadı harika bir şekilde ortaya çıkıyor. Artık bu ürünü menümüze ekleyeceğiz; müşterilerimiz isterse onlara da sunacağız. Bu çalışmayla bir farkındalık oluşturmak istedik. Örneğin, masada beş kişi oturduğunda bir kişi merak edip ’Ben bir tane elmalı pide denemek istiyorum’ dediğinde, onu da sunabileceğiz inşallah. Bu lezzetin geleceği olduğuna inanıyorum; araştırılması, tanıtılması gerekiyor. Çünkü bu bizim kültürümüz ve biz bu kültürü yaşatmak zorundayız" diye konuştu. Daha önce bölgenin yöresel tatlarından kuymak, hamsiyi pideyle buluşturduklarını hatırlatan Bektaş, "Bizim için pazar günleri pide kültürdür, amacımız da bu kültürü yaşatmak. Günümüzde çocuklar fast food alışkanlığıyla büyüyor; hazır gıdalara yöneldiler, evlerde artık tencere kaynamıyor. Biz bu değerleri yeniden hatırlatmak istiyoruz. Ben araştırmacı bir pideciyim. 15 yıl önce kuymağı pideye koydum, ardından hamsiyi pideyle buluşturdum. Şimdi de elmayı pideye ekledim. Bundan sonra da yeni projeler üzerinde çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Alexsander Zubkov: "Robot değilim, elimden geleni yapıyorum"
04 Kasım 2025 Salı - 15:38 Alexsander Zubkov: "Robot değilim, elimden geleni yapıyorum" Trabzonspor’un Ukraynalı futbolcusu Oleksandr Zubkov, yeni transferlerle birlikte sıkı bir çalışma yürüttüklerini belirterek, takımda herkesin elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını söyledi. Hem bireysel hem de takım olarak daha iyi bir seviyeye ulaşmak için yoğun bir çaba içinde olduklarını vurgulayan Zubkov, "Robot değilim, sahada elimden geleni yapıyorum" dedi. Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 12. haftasında 8 Kasım Cumartesi günü Alanyaspor’u konuk edecek. Söz konusu karşılaşmanın hazırlıklarını Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gerçekleştiren bordo-mavililerde Ukraynalı futbolcu Zubkov, antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Çalışmalara yoğun bir tempoyla devam ettiklerini aktaran Zubkov, "Bu sezon aramıza yeni transferler katıldı ve onlarla birlikte sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Takım için herkes elinden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyor" değerlendirmesinde bulundu. "Robot değilim, elimden geleni yapıyorum" Geçtiğimiz sezona göre bu sezon performansının daha düşük seviyede kalmasına ilişkin soruya yanıt veren Zubkov, "Bu sorunun geleceğini açıkçası bekliyordum. Sonuçta robot değilim. Kesinlikle takım için en iyisini vermeye çalışıyorum. Her maç gol atmak, asist yapmak istiyorum ama her zaman istedikleriniz gerçekleşmeyebiliyor. Ben her maç elimden geleni yapıyorum. En iyisini göstermek için çalışmaya devam edeceğim. Bu durum sadece benimle alakalı değil; aramıza yeni oyuncular katıldı. Bağlantıları yeniden kurmak ve sistemi oturtmak kısa vadede olacak bir iş değil. Takım olarak bir gelişim süreci içerisindeyiz" diye konuştu. "Batagov gösterdiği performansla bunu çoktan hak etmişti" Takım arkadaşı Batagov’un Ukrayna Milli Takımı’na seçilmesini de değerlendiren Zubkov, "Batagov’u kutlarım. Onun adına büyük bir adım olacaktır. Gösterdiği performansla bunu çoktan hak etmişti. Kendisini tebrik ederim. Danylo Sikan yaklaşık 5-6 yıldır tanıdığım bir isim. Her zaman çalışkan bir isim oldu. Belki istediği gibi süre alamadı ama her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan bir oyuncu. Eminim ki sezon boyunca o da takıma çok büyük katkılarda bulunacaktır" ifadelerini kullandı. "Umuyorum sezon sonunda Avrupa kupalarına katılabilecek bir pozisyonda olacağız" Avrupa kupalarında oynamanın her futbolcunun hayali olduğunu dile getiren Zubkov, "Umuyorum sezon sonunda Trabzonspor ile birlikte Avrupa kupalarına katılabilecek bir pozisyonda olacağız ve orada boy göstereceğiz. Bu turnuvalar her oyuncunun olmak istediği yerler. Biz de orada olup orada da en iyimizi göstermek istiyoruz" şeklinde konuştu. "Aldığımız puanlarla doğru yolda olduğumuzu herkese gösterdiğimizi düşünüyorum" Teknik Direktör Fatih Tekke’nin taktik çalışmalarına büyük önem verdiklerini belirten Zubkov, "Taktik konusunda yoğun bir çalışma yapıyoruz. Hocamızın beklentilerine cevap verebilecek bir kadroya sahibiz. Biz de ondan öğrenmeye, sahada ne istediğine dikkat etmeye çalışıyoruz. Ortaya koyduğumuz duruş ve aldığımız puanlarla doğru yolda olduğumuzu herkese gösterdiğimizi düşünüyorum" dedi. Soyadının telaffuzuyla ilgili de taraftarlara seslenen Zubkov, "Sadece kendi taraftarlarımıza değil, diğer takım taraftarlarına da söylemek istiyorum. Soyadım Zubkov. ‘T’ ya da ‘D’ ile değil, ‘B’ harfiyle telaffuz edilirse mutlu olurum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Uraloğlu: "Şehirlerimizin ulaşım planlarının hazırlanmasına çok önem veriyoruz"
04 Kasım 2025 Salı - 12:19 Bakan Uraloğlu: "Şehirlerimizin ulaşım planlarının hazırlanmasına çok önem veriyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de 2007 yılında nüfusun yüzde 70’inin il ve ilçelerde yaşarken bugün yaklaşık 86 milyon olan nüfusun yüzde 93,4’ünün il ve ilçelerde yaşadığını söyledi. Uraloğlu, "İl ve ilçe merkezlerinde yaşanan bu nüfus artışına paralel olarak şehirlerimiz de yeni konut projeleriyle büyük bir değişim içine girmiş durumda. Ancak tabi ki sadece konut yapmayla iş bitmiyor. Bu değişim yanında ulaşım hizmetleri, sağlık hizmetleri, eğitim hizmetleri ve benzeri tüm konularda yeni ihtiyaçları ortaya çıkarıyor" dedi. Trabzon Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı kapsamında Trabzon Uluslararası Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım konferansı başladı. Trabzon’da bir otelde 4-5 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan konferansın açılışına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve ilçe belediye başkanları katıldı. Konferansta bir konuşma yapan Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak büyük ve güçlü Türkiye vizyonu doğrultusunda son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında dünya ölçeğinde projelere imza attıklarını belirterek, "Ulaşım, haberleşme ve şehircilik alanında gerçekleştirilen yatırımlarla büyüyen Türkiye’mizin gelecek vizyonunu dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda, insan ve çevre odaklı, akıllı ve güvenli entegre ulaştırma sistemleri ve hızlı iletişim ağlarıyla, dünyada öncü olmak vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda ülkemizin ve Avrupa Birliği’nin ortak çalışmasıyla yürütülen bu projemiz ulaştırma vizyonumuzu yerel ölçekte somutlaştıran önemli bir örnek niteliğindedir. Amacımız, kentimizi sürdürülebilir, erişilebilir, güvenli ve çevreye duyarlı bir ulaşım anlayışıyla geleceğe taşımak Trabzon’u yeşilin, mavinin ve hareketliliğin harmonisinde bir dünya markası yapmaktır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak büyük ve güçlü Türkiye vizyonu doğrultusunda son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında dünya ölçeğinde projelere imza attık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla yürüttüğümüz çalışmalarla, milletimizin hayatına değer katan, şehirlerimizi birbirine yaklaştıran, üretimi, ticareti ve istihdamı destekleyen dev yatırımları hayata geçirdik" ifadelerini kullandı. "Türkiye’yi erişilebilir, entegre ve rekabetçi bir ulaşım ağına kavuşturduk" SKUp Türkiye’nin hem şehirlerin yaşam kalitesini yükselten hem de ülkenin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine katkı sağlayan stratejik bir ulusal dönüşüm aracı haline geldiğini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız liderliğinde ülkemizin ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 300 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Karayollarımızdan demiryollarımıza, limanlarımızdan havaalanlarımıza kadar her alanda yaptığımız yatırımlarla Türkiye’yi erişilebilir, entegre ve rekabetçi bir ulaşım ağına kavuşturduk. Küresel ölçekte ulaştırmanın geleceğinin artık yeşil enerji, dijital teknolojiler ve entegre hareketlilik çözümleri ile şekillendiğinin bilinciyle de yatırımlarımızı yalnızca ekonomik büyüme değil, çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle hayata geçiriyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris İklim Anlaşması ve net sıfır emisyon hedeflerimiz doğrultusunda, ulaştırma politikalarımızı bu küresel dönüşümle uyumlu hale getiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın sıkça vurguladığı insanı merkeze alan, çevreye duyarlı, planlı ve yaşanabilir şehirler hedefimiz kapsamında, temel amaçları sürdürülebilir ulaşım, erişilebilirlik ve yaşam kalitesinin artırılması olan Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı (SKUp) Türkiye Programı’nı yürütmekteyiz. Program sayesinde, kentlerde trafik sıkışıklığının azaltılması, karbon salımının düşürülmesi, bisiklet ve yaya yollarının yaygınlaştırılması gibi somut adımlar atıyoruz. Bakanlık olarak toplu taşımaya öncelik veren, enerji verimliliği yüksek ve kapsayıcı bir ulaşım anlayışının vücut bulması için gayret göstermeye devam ediyoruz. Bu gayretimiz ile, SKUp Türkiye hem şehirlerin yaşam kalitesini yükselten hem de ülkenin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine katkı sağlayan stratejik bir ulusal dönüşüm aracı haline gelmiştir" dedi. "Sadece konut yapmayla iş bitmiyor" Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de 2007 yılında nüfusun yüzde 70’inin il ve ilçelerde yaşarken bugün yaklaşık 86 milyon olan nüfusun yüzde 93,4’ünün il ve ilçelerde yaşadığını kaydeden Bakan Uraloğlu, "İl ve ilçe merkezlerinde yaşanan bu nüfus artışına paralel olarak şehirlerimiz de yeni konut projeleriyle büyük bir değişim içine girmiş durumda. Ancak tabi ki sadece konut yapmayla iş bitmiyor. Bu değişim yanında ulaşım hizmetleri, sağlık hizmetleri, eğitim hizmetleri ve benzeri tüm konularda yeni ihtiyaçları ortaya çıkarıyor. Artan şehir nüfus oranları da artık geleneksel yaklaşımların dışında, sürdürülebilir politika ve projelerle, ileri teknolojileri içeren çözüm arayışlarını zorunlu kılıyor. Bugün, hem ülkemizde hem dünyada birçok şehrin dijital dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bu değişime adapte olmaya çalıştığını görüyoruz; Bakanlık olarak da uluslararası ve ulusal ulaşım yatırımlarımızın yanı sıra kent içi ulaşım sistemlerinin inşa edilmesi ve geliştirilmesi amacıyla şehirlerimize kapsamlı destek sağlıyoruz. Bu kapsamda İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Düzce ve Trabzon başta olmak üzere birçok şehrimizde Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planlarını hazırlamaya ve ulusal ulaşım sistemimizle entegre etmeye başladık. Şehirlerimizin ulaşım planlarının hazırlanmasına çok önem veriyoruz. Program dahilinde olmayan şehirlerimizi de içine alacak yeni projeleri hayata geçirmek için Avrupa Birliği ile çalışmalar yürütüyoruz. Ulaştırma alanında AB müktesebatıyla uyumlu en yüksek standart ve kuralları uygulama çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz. 2002 yılından bu yana devam eden Türkiye-Avrupa Birliği Mali İşbirliği de bu çalışmaları ulaştırmanın her sektöründe desteklemekte ve hızlandırmaktadır" şeklinde konuştu. "Sürdürülebilir projelerin öneminin bilincindeyiz" "Trabzon’u daha yeşil, daha çevreci, daha erişilebilir bir şehir haline getirecek ve kentimizin trafik güvenliğini arttıracak çok önemli bir adım atıyoruz" diyen Bakan Uraloğlu, "Bu çerçevede Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Hattı Köseköy-Gebze Kesimi, Irmak-Karabük-Zonguldak ve Samsun-Kalın Demiryolu Hatları Projelerinde olduğu gibi kamu kaynaklarına AB hibelerini ekliyoruz. Bu büyüklükteki projelerin yanında milletimizin yaşam kalitesini yükselten, güvenli, ekonomik, konforlu, hızlı, çevreye duyarlı, akılcı hizmetlerin sunulduğu, sürdürülebilir projelerin öneminin bilincindeyiz. Avrupa Birliği’nin Sürdürülebilir ve Akıllı Hareketlilik Stratejisine paralel olarak, Bakanlığımız IPA Fonları aracılığıyla sürdürülebilir kentsel ulaşım planlarının hazırlanması için de belediyelere destek oluyoruz. Trabzon Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı da işte bu gayretin ürünüdür. Bu planla, Trabzon Büyükşehir Belediyemizle birlikte Trabzon’u daha yeşil, daha çevreci, daha erişilebilir bir şehir haline getirecek ve kentimizin trafik güvenliğini arttıracak çok önemli bir adım atıyoruz. Hazırlanan planlarımız, Trabzonlu hemşerilerimize ve misafirlerimize daha iyi bir yaşam kalitesi sağlamak amacıyla kent sakinlerinin ve ilgili ticari organizasyonların hareketlilik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik toplu taşıma ağlarını güçlendirerek, yaya ve bisiklet yollarını yaygınlaştırarak, trafik akışını optimize ederek ve dijital akıllı ulaşım sistemlerini entegre ederek tasarlanmıştır. Kentimizin ulaşım ihtiyaçlarını ele almanın yanı sıra yerel ve üst ölçekteki çevresel, sosyal ve ekonomik hedeflere ulaşabilmeyi de sağlayacaktır" diye konuştu. "3 milyon metrekarelik dolgu alanı üzerine yıllık 10 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanı inşa edeceğiz" Trabzon’da 3 milyon metrekarelik dolgu alanı üzerine yıllık 10 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanı kazandıracaklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Trabzon Büyükşehir Belediyemizle omuz omuza çalışarak Akçaabat’tan Yomra Merkeze uzanan, Şehir Hastanesi, Akyazı Stadyumu, Meydan, Üniversite, Otogar ve Havalimanı gibi 31 istasyon içeren yaklaşık 32 kilometrelik kent içi raylı sistemimizi de kazandıracağız. Yatırım programına dahil ederek, toplu taşımayı merkeze alan bu hatla karbon ayak izini minimize edeceğiz. Bu demiryolu ağları, düşük emisyonlu taşımacılığı teşvik ederek 2053 net sıfır hedeflerimize güçlü destek verecek. Hatırlayacağınız üzere Sayın Cumhurbaşkanımız kentimize son gelişinde deniz üzerine inşa edilecek üçüncü havalimanımızın Trabzon’da olacağını müjdeledi. Mevcut 2 bin 640 metrelik pist yetersiz kaldığı için, biraz kuzeye 3 milyon metrekarelik dolgu alanı üzerine yıllık 10 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanı inşa edeceğiz. Bu yeni havalimanı, şehrimiz ve bölgemiz açısından turizm, ticaret ve kültürel etkileşimde yeni ufuklar açacak; hem yerel ekonomimizi canlandıracak hem de şehrimizin yeşil ve mavi harmonisini gökyüzüyle buluşturarak, Trabzon’u dünyanın nabzını tutan bir havacılık merkezi olarak konumlandıracaktır" ifadelerini kullandı.
Trabzon turizminde Çin açılımı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:02 Trabzon turizminde Çin açılımı Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Doğu Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tuna, bu yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin yerli ve yabancı turistin Trabzon’a geldiğini belirterek, "Çin ile direkt uçuşların başlaması da söz konusu. Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın. Bunların adımlarını şimdiden atmamız gerekiyor" dedi. Trabzon’un uluslararası hava ulaşım ağındaki konumunu güçlendirecek yeni bir adım atılıyor. Çin ile Trabzon arasında doğrudan uçuşların başlatılması amacıyla yürütülen çalışmalar hız kazandı. Trabzon Havalimanı’ndan Çin’e direkt seferlerin başlatılmasıyla, bölgedeki turizm potansiyelinin artırılması ve ihracat pazarlarına erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor. Tuna, bu yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin yerli ve yabancı turistin Trabzon’a geldiğini belirterek, "Bunun yaklaşık 800 binini yabancı turistler oluşturuyor. Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai gibi ülkelerden gelen misafirler bu sayının büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Haftalık ortalama 225 yurt dışı uçuş seferi yapıldı. Günlük uçuş sayısı 36’ya kadar yükseldi. Turizm sezonunun bitmesiyle uçuş seferi rakamları düştü. Birçok havayolu artık uçmamaya başladı. Haftada bir de olsa bu uçuşları 12 aya yaymamız gerekiyor. Kış turizminde neler yapılabilir bunları konuşmamız gerekiyor. Fuarlara katılım sağlamayı düşünüyoruz. Bu fuarlara katılım sağlarken şehrimizdeki sorunları da çözme konusunda adım atmamız gerekiyor. Artık yeni bir dönem var. Umuyorum ki güzel bir tanıtım ile beraber yeni döneme hazır olacağız" diye konuştu. "Çin ile direkt uçuşların başlaması söz konusu" "Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın" diyen Tuna, "Özbekistan’dan direkt uçuşlar başlamıştı. Azerbaycan haftada 5 gün şehrimize uçuş yapıyor. Çin ile direkt uçuşların başlaması da söz konusu. Artık şehrimizin farklı pazarlara açılması gerekiyor. Trabzon turizm şehri oldu. Pazarları çeşitlendirmemiz gerekiyor. Çin’de bir fuara katılmıştık. Trabzon özel davetliydi. Çin’den buraya seyahat acentelerimiz geldi. Alternatif pazarlar üretilmesi gerekiyor. Türkiye’nin belli noktalarına geliyorlar. Doğu Karadeniz bu anlamda kıymetli, neden olmasın. Orada yeni bir fuar olacak biz de katılım sağlayacağız. Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın. Bunların adımlarını şimdiden atmamız gerekiyor. Bu uçuşları 12 aya yaymamız gerekiyor. Trabzon’da 380 tane kayıtlı otel var. 40 bin yatak kapasitemiz var. Kayıt dışını konuşmak bile istemiyoruz. 70-75 bin rakamlar konuşuluyor" şeklinde konuştu. "Plaka kiralamanın önüne geçeceğiz" Trabzon’da turizm sektöründe son dönemde sıkça gündeme gelen "plaka kiralama" uygulamasına karşı denetimler artırılıyor. TÜRSAB tarafından verilen turizm taşımacılığı plakalarının bazı firmalar tarafından üçüncü kişilere kiraya verildiği veya satıldığı tespit edildi. Yeni dönemde plaka devri, kiralama ve satış işlemlerinin önüne geçilmesi amacıyla sıkı kontrol mekanizmalarının devreye alınacağını açıklayan Tuna, "Bölgemizde plaka kiralama sistemi var. Seyahat acentelerimiz bizden aldıkları plaka ile beraber bunları satıyorlar veya kiralıyorlar. Bu tamamen kayıt dışı oluyor. Bunun denetimini iyi yapmamız gerekiyor. Plaka kiralamanın önüne geçeceğiz. Öncelikle kayıt dışını kapatmanın bu olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Önce bilgilendiler, sonra eğlendiler
03 Kasım 2025 Pazartesi - 09:22 Önce bilgilendiler, sonra eğlendiler Özel İmperial Hastanesi ve Umut ve Yaşam Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Kanserle Mücadelede Umut Işığında Daha da Güçleniyoruz" temalı toplantıda, meme kanserinde erken tanının önemi vurgulanırken, toplantı sonrası aralarında meme kanseri olan hastalar canlı müzik eşliğinde coşması renkli görüntüler oluşturdu. Toplantıda söz alan Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Topsakal, meme kanserine yönelik erken teşhisin önemine vurgu yaparken Özel İmperial Hastanesi doktorlarından Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Dilek Aydın, "HPV Korunma Yolları" Genel Cerrahi Uzmanı Prof.Dr. Adnan Çalık, "Erken Tanı; Meme ve Hayat Kurtarır!" Radyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Soytürk "Meme Kanseri Teşhisinde Mamografi ve Ultrasonografinin Yeri" üzerine kendi alanlarında sunum yaptı. Toplantının moderatörlüğünü Umut ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nimet Baki yaparken Baki, dünyada bu yıl 4 milyon kadının meme kanserine yakalanmasının beklendiğini söyledi. Baki, "Burada meme kanseri yakalanan hastalarımız var. Her dört dakikada bir kadın meme kanserine yakalanıyor. En fazla çalışılan kanser türü, yüzde 95 kurutabilen bir kanser türü. O bakımdan şanslıyız. Dünyada bu yıl yaklaşık 4 milyon kadının meme kanserine yakalanacağını bunun yaklaşık bir milyonu bu kanserden öleceği söylenmekte. Oysa erken teşhis edildiğinde son derece tedavi edilebilir bir hastalık" dedi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Dilek Aydın, "HPV Korunma Yolları" üzerine sunum yaparak "En önemli durumlardan biri ne zaman bulaşmıştır. Çünkü hasta endişe içinde acaba şimdi mi oldu üç ay önce mi oldu bir yıl öncemi olmuştur. Normalde virüsle karşılaştıktan üç haftayla sekiz ay arasında ortaya çıkıyor. Bazı hastalarda hiç bir bulgu vermeyebilir. Kadınların yüzde 80’i yaşamlarının bir döneminde en az bir kez HPV virüsüne maruz kalmaktadır. Bunların yüzde 20 sinde HPV görülür. HPV virüsüne maruz kalmak servix kanser riskini yüzde 40 artırır. 250 den fazla çeşidi vardır" diye konuştu. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Adnan Çalık, meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirterek "Meme kanserleri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Yaklaşık kanser türlerinin yüzde 45’i. Bunu çok ciddiye almak lazım. Meme kanseri, erken tanındığında tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır. Her kadının kendi sağlığını önemsemesi, en güçlü korunma yoludur. Her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanseriyle karşılaşıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 25 bin yeni vaka tespit ediliyor. Erken tanı konulan kadınların yüzde 90’ı tamamen iyileşiyor" şeklinde konuştu. Radyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Soytürk ise erken teşhisin önemine vurgu yaparak "Erken dönemde teşhis önemli. Zaten geç dönemde bunu teşhis etmek hiç de zor değil. Erken meme kanseri teşhisinde halen daha ultrasyondan üstü emardan (MR) üstü kolay uygulanabilir bir tetkik. Mamografi meme kanserinin erken teşhisinde yararı gösterilmiş tek görüntüleme yöntemidir. Tarama amaçlı mamografinin mortaliteyi ortalama yüzde 3 oranında azalttığı kabul edilmektedir. US’nin tarama amaçlı kullanımı hastaya yarar sağlamadığı gibi yalancı bir güven verebileceği için zarar da verebilir" ifadelerini kullandı. Toplantının ardından canlı müzik eşliğinde eğlenceli vakit geçiren hastalar, renkli görüntüler oluşturdu. Umut ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nimet Baki, eğlence sayesinde hastaların moralli bir şekilde toplantıdan ayrıldıklarını kaydederek "Hastalarımızla birlikte güzel eğlenceli günümüzü taçlandırmak istedik. Hasan Şılbır saz heyetine teşekkür ediyorum...Gelenlerin yaklaşık yüzde 50’si kanser hastasıydı. Müzikle birlikte eğlendiler. Toplantı kısmı da son derece güzel oldu. Çok verimli bir toplantı oldu. Moralleri harikaydı herkes buradan mutlu olarak ve bilgili olarak ayrıldı" dedi. Orkestra solistlerinden Hasan Şılbır da "Bütün sosyal sorumluluk projelerinde varız. Burada herhangi maddiyat gözetmeden varız. Buradakiler hastalıkla uğraşan insanlar bu hastalıklarını bir nebze olsun hafifletmek, unutturmak adına ekibimle beraber onlara güzel bir vakit geçirmek farklı bir ortam oluşturmak en azından hastalık ortamından hastane ortamından uzak bir atmosferde onları buluşturmak için buradayız" diye konuştu.
Kadife çiçeği ve soğanla kahverengi kokarcaya doğal çözüm
02 Kasım 2025 Pazar - 09:41 Kadife çiçeği ve soğanla kahverengi kokarcaya doğal çözüm Karadeniz Bölgesi’nde son yıllarda tarım alanlarında büyük zararlara yol açan kahverengi kokarca zararlısına karşı doğal çözüm arayışları sürerken, Trabzonlu üretici Fatih Çolak, kadife çiçeği ve soğan karışımından hazırladığı doğal kür ile zararlıyı bahçesinden uzak tutmayı başardı. Bölgede fındık ve sebze üretimini olumsuz etkileyen kahverengi kokarca böceği istilası, üreticileri alternatif yöntemler geliştirmeye yöneltti. Trabzon’da denemeler yapan üretici Fatih Çolak, kadife çiçeği ve soğanı kullanarak hazırladığı karışımı bitkilerine uyguladı. Çolak’ın bu yöntemiyle bahçesindeki zararlı yoğunluğunun azaldığı gözlendi. Soğan ve kadife çiçeğinin karışımıyla bir formül bulduğunu belirten Fatih Çolak, "Bende bu zararlının etkilerini gören bir üreticiyim. Ülkenin yarısından fazlasına bu zararlı maalesef yayıldı. Geçen yıl özellikle fasulyelerimde ciddi bir verim kaybı yaşadım. Önüne nasıl geçebilirim diye düşündüm. Deneyler yaparak en yararlısını buldum. Çok basit bir yöntem aslında. Bildiğimiz soğan ve kadife çiçeği dediğimiz bitkinin karışımıyla yaptığımız bir formül. Sadece suda bekletiyoruz. İki günlük bir süre içerisinde yapılan bir formül. Bunları bitkilerin üzerine püskürtüyorum. Kokarca canlısını uzak tutmaya yarıyor. Hoşlanmadığı bir solüsyon oluyor diyebilirim. Bundan dolayı da mahsulümden uzak duruyor. Bu kalıcı bir çözüm mü değil bu sadece bireysel manada beni kurtaran ya da yapacak olan çiftçileri kurtaracak olan bir çözüm. Bunun için daha ciddi çalışmalar yapılıp kokarcayı gerçekten kontrol altına almak gerekiyor. Sosyal medya hesaplarımdan bulduğum her yöntemi duyuruyorum. Faydalanmak isteyenler zaten alsınlar çünkü denenmiş bir yöntem. Bunun gibi çok farklı ilaçlar da kullanıyorum. Doğaya baktığınızda aslında bir şeyleri ilacı doğada. Bir zararlı görüyorsunuz bu zararlıların sevdiği ve sevmediği mahsulleri de gözlemleyebiliyorsunuz. Bunlar kokularıyla hisleriyle hareket eden canlılar ve siz bir fasulyeye kadife çiçeğini sıktığınız zaman fasulyeyi rahatsız etmiyorsunuz ama kokarcayı rahatsız ediyorsunuz. Bu formüllerden herkes faydalansın isterim" ifadelerini kullandı.
Uzun Sokak ve Taşbaşında 174 milyonluk dönüşüm
01 Kasım 2025 Cumartesi - 15:19 Uzun Sokak ve Taşbaşında 174 milyonluk dönüşüm Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin 17 Ekim’de ihalesi tamamlanan Uzun Sokak ve Taşbaşı Cephe Sağlıklaştırma Projesi kapsamında, bin 730 metrelik hat üzerindeki 137 bina yenilenecek. 174 milyon TL’lik yatırımla yürütülecek proje, şehir merkezine estetik bir görünüm kazandırarak tarihi doku ile modern kent kimliğini bir araya getirecek. Trabzon’un tarihi dokusunun en yoğun hissedildiği bölgelerden Uzun Sokak ve Taşbaşı mevkiinde cephe sağlıklaştırma projesi başlıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ve 17 Ekim’de ihalesi tamamlanan proje kapsamında, bin 730 metrelik hatta yer alan 137 binanın cepheleri yenilenecek. 174 milyon TL’lik yatırım bedelli proje için bu hafta içinde yer teslimi yapılarak çalışmalar fiilen başlatılacak. Kent estetiğini güçlendirmek ve tarihi kimlikle modern dokuyu uyumlu hale getirmek amacıyla yürütülen proje, Trabzon’un en yoğun yaya akslarından biri olan Uzun Sokak’ta 115 binayı, Taşbaşı mevkiinde ise 230 metrelik hat üzerindeki 22 binayı kapsıyor. Binaların dış cepheleri tarihi dokuya uygun şekilde yenilenecek, tabela ve aydınlatma düzenlemeleriyle bölgeye çağdaş bir görünüm kazandırılacak. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, daha önce Meydan bölgesi ve Kahramanmaraş Caddesi’nde başlattığı cephe sağlıklaştırma projesiyle şehir merkezinde önemli bir dönüşümün adımını atmıştı. Trabzon’un merkezinde estetik, güvenli ve modern bir görünüm hedeflediklerini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Şehrimizin kalbi niteliğindeki Uzun Sokak ve Taşbaşı bölgeleri, hem ticaretin hem de sosyal yaşamın en yoğun yaşandığı alanlarımızdan. Bu bölgelerde görüntü kirliliğini ortadan kaldırmak ve şehrimizin kimliğine yakışan bir siluet oluşturmak istiyoruz. Kahramanmaraş Caddesi’nde başlattığımız dönüşümün devamı niteliğinde olan bu projeyle, Trabzon’un merkezinde estetik, güvenli ve modern bir görünüm hedefliyoruz. Bu proje tamamlandığında Uzun Sokak ve Taşbaşı, hem yerli hem yabancı ziyaretçiler için Trabzon’un vitrin bölgeleri arasında yer alacak, şehir merkezine yeni bir estetik kimlik kazandıracak" dedi.