Yerel Haberler
Trabzon
Fındık ihracatında miktar azalsa da döviz girdisi arttı, kilogram başına döviz yükseldi 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:52:44 Türkiye’nin bu yılın ilk 4 ayında gerçekleştirdiği fındık ihracatında, miktar bazında düşüş yaşanmasına rağmen birim değerdeki artış sayesinde döviz girdisinde yükselme kaydedildi. Kilogram başına ihracat değeri, geçen yılın aynı dönemine göre 8,19 dolardan 13,9 dolara yükseldi. Edinilen bilgiye göre, bu yılın ocak-nisan döneminde 71 bin ton fındık ihracatı gerçekleştirilerek 990 milyon 967 bin dolar tutarında döviz girdisi elde edildi. Geçen yılın ilk 4 ayında 103 bin 397 ton olan ihracat 2026’nın aynı döneminde yüzde 31 düşerek 71 bin 315 tona geriledi. Miktarda düşüşe rağmen ihracat değerinde geçen yıla göre yüzde 17 artış sağlanarak 847 milyon dolardan 991 milyon dolara ulaştı. Geçen yıl 4 ayda, tüm ürünlerde fındık ihracatında ortalama kilogram başına 8,19 dolarlık bir değere yakalanırken, bu yıl kilogram başına ihracat 13,9 dolara çıktı. Polonya’da 15,94 dolara ulaşıldı En fazla fındık gönderilen ülkelerin başında gelen Almanya’ya 4 ayda 274 milyon 104 bin dolarlık ürün ihraç edilirken, kilogram başına değer 14,38 dolar olarak gerçekleşti. Kilogram başına ihracat değerinde en iyi rakam Polonya’da yakalandı. Türkiye’nin fındık ihracatında 4’üncü sırada bulunan Polonya’ya kilogram başına ihracat 15,94 dolar olarak gerçekleşti. Bu ülkeyi 15,47 dolarla Brezilya izlerken, söz konusu değer İtalya’da 14,64 dolar, Fransa 14,7 dolar, İspanya’da 11,4 dolar oldu. Mısır’a fındık ihracatında patlama Yılın ilk dört ayında Türkiye’den 104 ülkeye ihracat yapıldı, en çok ihracat yapılan ilk 5 ülke sırasıyla Almanya, İtalya, Fransa, Polonya ve Brezilya oldu. Almanya’da ihracat miktar olarak yüzde 14 gerileyerek 19 bin 62 tona düşse de değer açısından yüzde 54’lük bir artış yakalanarak 274 milyon 104 bin dolarlık bir rakama ulaşıldı. İtalya’ya ihracat yüzde 51 ile hem miktarda, yüzde 15 ile hem de değerde düşüş görüldü. Mısır’a fındık ihracatında ise adeta patlama yaşandı. Geçen yılın ocak-nisan döneminde 391 ton ürün gönderilen Mısır’a ihracat bu yılın aynı döneminde 4,37 katına ulaşarak bin 711 tona çıktı. Mısır’a ihracat değer açısından ise 7,44 katına çıkarak 19 milyon 293 bin 416 dolar oldu. Bu ülkeye kilogram başına ihracat değeri 11,27 dolar olarak gerçekleşti. Mısır’ın ardından ihracat artışında Güney Kore öne çıktı. Bu ülkeye yapılan ihracat, miktar bazında yüzde 60 artışla 427 tona, değer bazında ise yüzde 207 yükselerek 8 milyon 224 bin dolara çıktı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 16:03 Trabzon’da bahar coşkusu: 31’inci Acısu Hıdrellez Kültür ve Bahar Bayramı Şenliği renkli görüntülere sahne oldu Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde geleneksel hale gelen Acısu Hıdrellez Kültür ve Bahar Bayramı Şenliği’nin 31’incisi yoğun katılımla gerçekleştirildi. Baharın gelişi dolayısıyla düzenlenen şenlikte yöresel kültür, horon ve yayla gelenekleri ön plana çıktı. Şenliğe Trabzon Valisi Tahir Şahin, AK Parti Trabzon Milletvekili Yılmaz Büyükaydın, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Yüksel Gülay, Trabzon İl Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, Şalpazarı Kaymakamı Kezban Yerlikaya Akpınar, Şalpazarı Belediye Başkanı Refik Kurukız, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi himayelerinde, Şalpazarı Kaymakamlığı ile Şalpazarı Belediyesi iş birliğinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen 31. Acısu Hıdrellez Kültür ve Bahar Bayramı Şenliği, Şalpazarı ilçesine bağlı Simenli ve Çamlıca mahalleleri havzasında bulunan Acısu mevkiinde yapıldı. Yaz aylarının başlamasıyla bölgede düzenlenen yayla şenliklerinin ilki olma özelliğini taşıyan etkinlikte sabahın erken saatlerinden itibaren vatandaşlar alana akın etti. Şenlik, giriş bölümünde temsili yayla göçünün canlandırılmasıyla başladı. Yaylaya çıkan ineklerin gelin gibi süslenmesi ve yöresel sanatçıların horon halkası eşliğinde alana ilerlemesi renkli görüntüler oluşturdu. Şenlikte yöresel sanatçılar sahne alırken, vatandaşlar horon oynayarak baharın gelişini kutladı. Yöresel lezzetlerin de tanıtıldığı etkinliğin akşam saatlerine kadar sürmesi bekleniyor.
Metin Lokumcu davasında savcılık yargılanan polislerin beraatını talep etti
11 Haziran 2024 Salı - 14:03 Metin Lokumcu davasında savcılık yargılanan polislerin beraatını talep etti Artvin’in Hopa ilçesinde 31 Mayıs 2011 tarihinde düzenlenen miting öncesi çıkan olaylarda hayatını kaybeden emekli öğretmen Metin Lokumcu ile ilgili Trabzon’da görülmeye başlanan davada 13 polisin yargılanmasına devam edildi. 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savcılık yargılanan polislerin ayrı ayrı beraatını talep etti. Artvin’in Hopa ilçesinde 31 Mayıs 2011 yılında miting öncesi çıkan olaylarda sıkılan biber gazı nedeniyle kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Metin Lokumcu’nun (55) ölümüyle ilgili Hopa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında aralarında dönemin İl Emniyet Müdürü Muhsin Armağan’ın da bulunduğu 13 polis hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmıştı. 13 polisin yargılandığı davanın duruşması, Hopa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu güvenliğinin tehlikeye düşmemesi için Trabzon’a alınırken, davanın 13. duruşması Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Trabzon Adliyesi’nden yoğun güvenlik önlemleri alınırken, Metin Lokumcu’nun yakınları, siyasi parti temsilcileri, baro başkanları ile sanık ve müşteki avukatları hazır bulunduğu duruşmada ya tutuksuz sanıklar da katıldı. Raporda gaz miktarına ilişkin detaylar da yer aldı Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, davada yargılanan polislerin ayrı ayrı beraatını talep etti. Protestolarda polisin zor kullanma yetkisi olduğunu ve olay günü polisin uyarı yaptığını belirten savcı, Metin Lokumcu’nun ölüm nedeninin gazdan olduğunun ispatlanmadığını ifade etti. Mütalaada ölümün kalp krizi nedeniyle gerçekleştiğini belirten savcı, bunun biber gazından olduğu anlamına gelmediğini ifade etti. Dava dosyasında bilirkişi raporunda olay günü Artvin, Bayburt, Erzurum, Erzincan, Kars ve Rize’den görevlendirilen polisler tarafından kullanılan gaz miktarına ilişkin detaylar da yer aldı. İl Emniyet Müdürlüklerinden gaz miktarının tespiti amacıyla istenilen görev sonuç belgelerin bulunduğu raporda tam olarak kaç adet gaz kullanımına dair miktarın da tespit edilemediği belirtildi. Davada süre taleplerini kabul eden mahkeme, duruşmayı 6 Eylül 2024 tarihine erteledi. "Öfkeliyiz kızgınız; Ama vazgeçmiyoruz" Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 13. duruşmanın ardından basın açıklaması düzenlendi. Metin Lokumcu’nun ailesinin de katıldığı açıklama konuşan CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, “Bugün bir kez daha memleketimizde adalet manzaralarını gördük. 13 yıl üzerine hazırlanan ve yaklaşık 15 sayfalık iddianamenin sadece birkaç satırında dava dosyasının içeriğine ilişkin bir değerlendirme yapıldığını görmenin şaşırtmasıyla karşılaştık diyeceğim ama artık Türkiye’de şaşırmıyoruz. Bugün yine her şeye karşın 13 yıldır adalet mücadelesi veren insanların şaşırmadığı bir iddianameyle karşı karşıya kaldık. Ama umudumuzu yitirdik mi hayır. Elbette ki adalet taleplerimiz bitmeyecektir. Devam edecektir. Biz 6 Eylül’deki duruşmada mahkemenin kamu vicdanını rahatlatacak ve dosya kapsamına uygun bir karar vereceğine olan inancımızı sürdürmek istiyoruz ve bunu bekliyoruz. Her şeye rağmen yaşasın adalet" dedi. Avukat Meriç Eyüboğlu ise, "İçeride de öfkeliydik dışarıda da öfkeliyiz. Biz bu davanın açılmayacağını düşündüğümüz yollardan yürüyüp geldik. Dile kolay 9 yıl 5 ay sonra ilk iddianameyle karşılaştık. En başından en sonunu tahmin ede ede, bile bile buraya kadar geldik. Elbette vazgeçmeyeceğiz. Bu kızmayacağız, öfkelenmeyeceğiz anlamına da gelmiyor. Öfkeliyiz kızgınız. Ama vazgeçmiyoruz. Bütün Metin Lokumcu dostlarına, Metin Lokumcu’yu tanısın tanımasın adaletle bir derdi olanla, toplumsal olaylarda polis tarafından gelişi güzel kullanılan bu kimyasal gazlarla bir derdi olanlarla, herkesi 6 Eylül Cuma günü burada buluşmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Tarihi surlardaki fayans kirliliği İl Koordinasyon Kurulu toplantısında gündeme geldi
11 Haziran 2024 Salı - 13:57 Tarihi surlardaki fayans kirliliği İl Koordinasyon Kurulu toplantısında gündeme geldi Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzon Kültür Yolu Festivali öncesinde Trabzon Kalesi’nin tarihi surlarındaki ’Fayans’ kirliliğinin kaldırılması gerektiğine dikkat çekti. Başkan Kaya, “Tarihi surlarda seramikler, fayanslar, boyalı badanalı duvarlar var. Bunlar çok kötü bir görüntüye neden oluyor. Şehrimize yakışmıyor” dedi. Pazarkapı Mahallesi’nde Kadınlar Pazarı’nın yapımı sırasında esnafın mağdur olmaması için Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından yapılan geçici prefabrik yapılar, pazarın hizmete alınması ile yıkıldı. Geçici yapıların yıkılması ile ortaya çıkan alan Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından yeşil alana çevrilirken, surlardaki çirkin görüntüye ise müdahale edilemedi. Surlara yaptığı eklentiler nedeniyle oluşan çirkin görüntünün temizlenmesi için Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yapmak istediği çalışma Anıtlar Kuruluna takıldı. Anıtlar Kurulu’nun ileride burada restorasyon çalışması yapılacağını ifade ederek Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin müdahalesine şimdilik izin vermediği kaydedildi. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım başkanlığında Valilik binasında düzenlenen Trabzon Kültür Yolu Festivali Koordinasyon Kurulu toplantısında kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yıkılan binalardan kalan tarihi surlardaki fayans kalıntılarını gündeme getirdi. Toplantıda Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Ortahisar Kaymakamı Gürkan Demirkale, İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, Sahil Güvenlik Doğu Karadeniz Grup Komutan Aytaç Bayırlı, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erdem Şen, Trabzon İl Emniyet Müdürü Murat Esertürk, İl Sağlık Müdürü Dr. Hakan Usta, Trabzon Sanatevi Başkanı Adnan Taç ile Trabzon’daki bazı kurum ve kuruluşların müdürleri de yer aldı. Toplantıda, Trabzon’da 22-30 Haziran tarihleri arasında 2’ncisi gerçekleştirilecek olan Trabzon Kültür Yolu Festivali’nin kapsamı, alınacak güvenlik tedbirleri ve festival programı hakkında bir sunum gerçekleştirildi. Ortahisar Belediyesi Tarih Müzesi, Basın Tarihi Müzesi’nin festival kapsamında, gezilecek noktalar arasında tanıtılacağı bilgisine yer verildi. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Tarihi Hasan Paşa Asker Hamamı Müzesi’nin de bu noktalara eklenmesi talebinde bulundu. Trabzon Kültür Yolu Festivali Koordinasyon Kurulu toplantısında söz alan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Ortahisar Belediyesi binasının da bulunduğu Kahramanmaraş Caddesi kısmına denk gelen tarihi surların üzerindeki seramiklerin kötü bir görüntüye neden olduğunu belirtti. Festival öncesinde buradaki kötü görüntünün ortadan kaldırılması gerektiğine dikkat çeken Başkan Kaya, “Trabzon’umuzu, Ortahisar Belediyemizin ve Kadınlar Pazarımızın karşısındaki o tarihi surlardaki kötü görüntüden bir an önce kurtarmamız gerektiğine inanıyorum. Tarihi surlarda seramikler, fayanslar, boyalı badanalı duvarlar var bunlar çok kötü bir görüntüye neden oluyor. Misafirlerimiz gelecek şehrimize yakışmıyor. İnisiyatif alıp o görüntüyü ortadan kaldırmak istiyorum fakat tarihi olması hasebiyle kuralları var. Bu konuda hızlı bir çözüm üretmemiz lazım diye düşünüyorum. Bundan hızlıca nasıl kurtulabileceğimizi konuşalım istiyorum” diye konuştu. Başkan Kaya’nın değerlendirmesine cevap veren Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise gerekli kurumlarla görüşmeleri tamamlayarak söz konusu görüntüye sebep olan seramiklerin söküleceğini, kötü görüntünün ortadan kaldırılması için çalışacaklarını belirtti.
Babalarının dedelerinin mesleğini yarım asırdan fazla sürdürüyor
11 Haziran 2024 Salı - 09:24 Babalarının dedelerinin mesleğini yarım asırdan fazla sürdürüyor Trabzon’un Araklı ilçesine bağılı Erenler mahallesinde dedelerinin ve babalarının 100 yıllar önce başlattığı orak imalatını yarım asırdır sürdüren 61 yaşındaki Ali Halil, kendisinden sonra mesleği devam ettirecek kimse olmamasından endişe ediyor. Üretilen orakların ikamet ettiği mahallenin isminden alan “Erenler Orağı” sıra dışı görüntüsüyle normal oraklardan daha çok tırpan görüntüsüyle dikkat çekiyor. Teknoloji öncesi genellikle el yapımı orakların tercih edildiğini ancak teknolojinin her alanda olduğu gibi tarım aletlerindeki satışları da yarı yarıya düşürdüğünü kaydeden Ali Halil, “Mesleği babamdan öğrendim. Küçük yaştan beri de yapıyorum. Tırpan şeklinde dövülerek, kesen taş ile bilenen tırpana benzer alet olup makinenin girmediği yerleri bununla biçebiliyorsunuz. Daha önce bahçeler bununla biçiliyordu çok seri imalat yapılıyordu. Şu anda teknolojinin getirdikleriyle üretimi yarı yarıya azaldı diyebiliriz. Araklı’nın çevresi bütünü hatta diğer ilçelerden tanıyanlar bunu kullanıyordu. Buradan göç ederek gidenler hatta yurt dışında bile kullananlar var. Özellikle fındık bahçelerindeki otları temizlemede çok kullanışlı” dedi. Bu orak 120 yıldır yörede kullanılıyor Babasının buluşu olan orağın 120 yıldır kullanıldığını kaydeden Halil, “Bunun buluşu babama ait başka yapan yok. Yaklaşık 120 senedir bu alet kullanılıyor çayır orağı budur. Türkiye’de buradan başka bir yerde bunu bulamazsın ama benzeri var. Babam ve amcam yaparlardı onlar da rahmetli oldular. Bu aleti tırpan gibi dövüyorsun, taş ile biletiyorsun, tırpan gibi kesiyor. Tek elle kullanıldığı için tırpanın girmediği yerlere çok rahat bir şekilde girerek otları temizliyor. Bu çevredeki her evde bulunan bir alettir. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde bile bahçelerde kullanılmak üzere gurbetçilerce satın alınıyor” diye konuştu. Mesleğin son temsilcilerinden olduğunu kendisinden sonra mesleği devam ettirecek kimsenin pek olmayacağını ifade eden Ali Halil, “Daha önceleri bu meslek sayesinde geçim sağlanabiliyordu ancak teknolojinin yaygınlaşması, tarımın azalması işlerimizi düşürdü. Günde 3-4 tane yapıyorum bu sene fiyatını da 200 TL olarak belirledik. Talep eskisi gibi olmazsa da zaman zaman var. Bu mesleğe çocuklarım biliyor ancak devam ettirmezler bazısı okudu bazısı başka meslek seçti.. Bu mesleği ekonomik olarak tatmin etmediği için tercih etmediler. Bu meslek artık kaybolmaya yüz tutmuş gibi devlet desteği yok. 120 yıllık icadı yapan şu anda iki kişi kaldı bizden sonra biter” şeklinde konuştu.
1461 Trabzon FK’nın yeni teknik direktörü Zafer Turan oldu
10 Haziran 2024 Pazartesi - 16:15 1461 Trabzon FK’nın yeni teknik direktörü Zafer Turan oldu TFF 2. Lig’de mücadele eden 1461 Trabzon FK, teknik direktör Zafer Turan ile 1 yıllık sözleşme imzaladı. TFF 2. Lig play-off yükselme maçında Iğdır FK’ya 1-0 yenilerek 1. Lig’e çıkamayan 1461 Trabzon FK’da teknik direktörlük görevine Zafer Turan getirildi. 1 yıllığına sözleşme imzalanan teknik adam için kulüp tesislerinde imza töreni düzenlendi. Törende bir konuşma yapan 1461 Trabzon FK Başkan Yardımcısı Cengiz Tosun, “Amacımız 2024-2025 sezonu içerisinde grup lideri olarak 1. Lig’e çıkmak. Teknik direktörün Trabzon geni taşıyan biri olmasını istedik. Zafer hocamız ile yolumuza devam edeceğiz” dedi. Teknik direktör Zafer Turan ise iki ortak heyecanın birleştiğini belirterek, “Göreve bugün itibarıyla başlıyoruz. Zaman birbirimizi daha da tanımamızı sağlayacak. Daha önce 13-14 sene profesyonel futbol oynadım. Aslen Trabzonluyum. Atalarımızın doğduğu topraklarda çalışmak nasip oldu. O yüzden çok mutluyum. Buranın doğasını biliyorum. Hepimizin heyecanı var. 2 ortak heyecan birleşti. Bu zamana kadar olanlar geride kaldı diye düşünüyorum. 5 seneden beri bir hedef var. Hedefe adım adım yaklaşıldı. En son bu sene finale kadar gelindi ama olmadı. Bundan sonra her şey daha doğru planlama ile doğru bir şekilde gideceğini düşünüyorum. Ben o heyecanı yaşıyorum” dedi. Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ile görüştüğünü kaydeden Turan, “Buraya gelmemde kendisi de vesile oldu. Biraz daha iletişim halinde olacağız. Biz burada yarışmacı bir takımımız yetiştirici bir takım değiliz ama bu takım bir üst ligde olursa biraz daha yetiştiricilik anlamında farklı bir noktaya gelebilir. Takımın yüzde 90’ını tanıyorum. Çalıştığım oyuncular da var. Final maçını seyrettim. Oyuncu seviyesi çok üst düzeyde bir takımdı ama oyuncu performansları yeteri derecede yoktu. Hepsi bir araya gelmediği için başarı olmadı. Ligde ekonomik gücü yüksek olan takımlar da vardı. Önümüzdeki sezonun planlamasında buradaki insanlardan faydalanacağım. Oyuncu çok iyi olabilir, geçmişte çok faydalı işlerde yapmış olabilir ama şu anda takıma kimyası uymayabilir. Ona göre planlamayı yapacağız” ifadelerini kullandı.
Kan verene Trabzonspor forması hediye
10 Haziran 2024 Pazartesi - 13:56 Kan verene Trabzonspor forması hediye Türk Kızılayı tarafından Trabzon’da düzenlenen kan bağışı etkinliğinde vatandaşlara Trabzonspor forması hediye edildi. Trabzon’da Kızılay’ın başlattığı ‘Birbirimize Candan Bağlıyız’ kampanyası kapsamında Trabzonspor’un katkılarıyla kan veren ilk 500 vatandaşa Trabzonspor forması hediye edildi. 15 Temmuz Şehitler ve Hürriyet Parkı’nda kan verme işlemini tamamlayan vatandaşlar bedenlerini belirterek Trabzonspor formalarını teslim aldı. Yoğun ilginin olduğu kampanya ile ilgili konuşan Türk Kızılay Trabzon Ortahisar Şubesi Başkanı Muhsin Zübeyir Efendioğlu, her kan bağışı yapana Trabzonspor forması hediye ettiklerini belirterek, “Yaz aylarında kan bağış oranı çok düştüğü için Kan Merkezimiz ile yaptığımız istişareler neticesinde Trabzonspor’umuzdan destek istedik. Trabzonspor’umuz sağ olsun 500 forma ile başlayalım dedi. Her kan bağışı yapana bir forma hediye ediyoruz. İnşallah bu kampanyalara devam edeceğiz. Buradan kanı bordo-mavi akan herkesi kan vermeye devam ediyoruz. Kan için acil değil sürekli lazım diyoruz. Bugünkü programımız 500 forma ile sınırlı. İnşallah ilerleyen günlerde bunu devam ettireceğiz. 2 saatte 150 civarında bir katılım oldu. Belirlediğimiz saat içerisinde hedefi tutturacağımızı düşünüyorum. Eğer Allah nasip eder başarılı olursak 1 günde 500 kan bağışı bölgemizde en yüksek kan bağışı olacak. Rekor olacak. İnşallah yeni rekorlarla devam edeceğiz” dedi. Uğurcan Eğrioğlu isimli vatandaş ise, “Aslında forma için değil. Tamamen kan ihtiyaç ondan dolayı. Formayı kan verdikten sonra alacağız” şeklinde konuştu. Kan vererek Trabzonspor forması alan Çetin Karataş da, “Kampanyadan haberdar değildim. Kan vermeye geldiğimde böyle bir kampanya olduğunu öğrendim. Kızılay’a teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Trabzon’da Sağlık Turizmi Projesi değerlendirme toplantısı yapıldı
09 Haziran 2024 Pazar - 14:38 Trabzon’da Sağlık Turizmi Projesi değerlendirme toplantısı yapıldı Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) tarafından yürütülen ve Ticaret Bakanlığı’nın Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması (HİSER) projeleri çerçevesinde desteklediği Trabzon Sağlık Turizmi Projesi toplantısı, Medical Park Karadeniz Hastanesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Medical Park Karadeniz Hastanesinin ev sahipliğinde yapılan toplantıya Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi, Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Hakan Usta, TTSO Başkan Yardımcısı Mehmet Çelebi, TTSO Meclis Kâtip Üyesi ve Sağlık Turizmi Proje Yetkilisi Mehmet Üçüncüoğlu, Trabzon’da sağlık turizmi yetki belgesiyle faaliyet gösteren hastane, sağlık kuruluşu ve turizm acentesi yetkilileri katıldı. “Trabzon, sağlık turizmi sektöründe önde gelen büyük şehirlerimizdendir” Toplantıyla ilgili açıklamalarda bulunan Medical Park Karadeniz Hastanesi Genel Müdürü Tuğba Altın, “MLP Care hastaneler grubu olarak 30 yılı aşkın tecrübemizi, 2014 yılından beri faaliyet gösteren Karadeniz Hastanemizde uzun yıllardır bölgemize hizmet veren hekim ve sağlık çalışanları ile birleştirdik. Öyle ki, 25-30 yıldır kurumumuza hizmet eden hekim ve hemşirelerimiz dahi mevcut. 52 hekim, 400’den fazla çalışan ile 7685 metrekare kapalı alanda hizmet vermeye devam ediyoruz. Trabzon, sağlık turizmi sektöründe de önde gelen büyükşehirlerimizdendir. Bu sektörün daha başarılı kılacak donanıma ve altyapıya sahibiz. Bu yüzden bu toplantıları çok önemli buluyor, tüm paydaşlarımızla birlikte güzel işler yapacağımıza inanıyorum” dedi.
"Haziran ayı geldi ama Doğu Karadeniz’de turizm henüz hareketlenmedi"
09 Haziran 2024 Pazar - 09:50 "Haziran ayı geldi ama Doğu Karadeniz’de turizm henüz hareketlenmedi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nde en önemli destinasyonlara sahip Trabzon’da Haziran ayına rağmen turizm alanında henüz beklenen hareketlilik sağlanmadığı ifade edildi. Trabzon Otelciler Birliği Başkanı Mustafa Aksu, normalde Haziran ayı girmesine rağmen turizm anlamında çok zayıf geçtiğini belirterek 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin de Doğu Karadeniz Bölgesi için pek geçerli olmadığını kaydetti. Kayıt dışı otellerin sektöre önemli zarar verdiğine dikkat çeken Aksu, "Normal şartlarda şu an turizm sezonu açılması gerekiyor ancak arkadaşlarımızla konuştuğumuzda oldukça zayıf geçiyor. Bunun çok nedenleri var. Çünkü tedarikten fazla tedarikçi olduğu için bir sıkıntı var. Eğer bir yerde sayı çok fazla ise bundan dolayı gelecek olan turistlerin, insanların gerçekten hak ettiği turizmi yapmasını engelliyor. Trabzon’a beklenti bir istek var. Trabzon’da büyük sorunlar var. Birincisi bir kere biz insanlara oda satıyoruz, insanlar artık sıkıldı. Lokasyon sorunumuz var, eğlence yerleri sorunumuz var. İkincisi, bir her zaman söylüyoruz sadece Trabzon’da turizm derken otel odaları oteller değil lokasyonlar ama büyükte bir sorun var kayıt dışı otellerimizin çok fazla olması. Şu anda Trabzon’da 282 resmi otel varken 600’ü kayıt dışı oteller ile birlikte toplamda 2 bin 800’e yakın kayıt dışı otelimiz var. Kayıt dışı otellerin bize verdiği zarar şu, hem turizmi bir buçuk aya sıkıştırmaları hem de memnuniyet oranlarının düşmesi" dedi. "Ankette 100 kişiden 17’si ’tekrar gelirim’ dedi" Aksu, yapılan ankette 100 kişiden 17’sinin "tekrar Trabzon’a gelirim" dediğini hatırlatarak, "Geçenlerde Turizm İl Müdürlüğü bir anket yaptı, 100 kişinin sadece 17’si ’bir daha Trabzon’a gelirim’ dedi, 83’ü gelmemekle ısrar etti. Biz araştırmamızda 83’ünde yani yüzde yüzüne yakın kontrolsüz denetimsiz ve turizmin gerçekten emekçisi olmayan yerlerde kalmaları. Mesela biz sezon başladığı zaman çalışan sayımızı iki katına çıkartıyoruz. Amaç ne, gelen misafirlerimizi memnun etmek gelen misafirimizi buradan mutlu yollamak. Normalde kış sezonunda 25-30 kişi çalışırken yaz sezonu 50 kişi çalıştırıyoruz. Turizmin sürdürülebilirliği için turistin bir daha gelmesi memnuniyeti çok önemli. Oteller Birliği olarak elimizden geldiğince devletin kanunlar çerçevesinde sürdürülebilirlik turizmi oluşturmaya çalışıyoruz. Bunun içinde elimizden geleni yapıyoruz" diye konuştu. Kayıt dışı otellerin denetlenmesi gerektiğini, bu durumun şehre zarar verdiğini ifade eden Aksu, "Bakkalı, konfeksiyoncusu tekstilcisi her türlü zarar görüyor çünkü turizm sıkıştı. Eğer Temmuzun 15’inde buraya gelen bir misafir burada yer bulabiliyorsa burada bir sıkıntı var. Bulamazsa Haziran’da gelecek zaten. Pahalı olursa Mayısta gelecek otomatikman dört ay olacak. Gelen turistlerimiz sadece otelde kalmıyor ki şehirde geziyor. Biz bu şehrin kaybetmemesinden yanayız, bu şehir her zaman turist alır. Maalesef fazla yoğunluktan dolayı doğamızı da ve insanlarımızı da mutlu etmemeye başladık" diye konuştu. "9 günlük tatil bazı bölgeler için çok geçerli değil" Dokuz günlük Kurban Bayramı tatilini değerlendiren Aksu, tatilin Doğu Karadeniz Bölgesi için geçerli olmadığını belirterek, "Dokuz günlük tatil bakıldığı zaman turizm sektörü açısından faydalı bir şey ancak bazı bölgeler için çok geçerli değil. Mesela Doğu Karadeniz Bölgesi genelde yurt dışı çalıştığı için yani yurt içi müşterilere çok müsaitliği yok. Aslında bizim en büyük sıkıntımız okulların 9 Eylül’de açılması yani erken açılması demek sezonun daha kısa olması lazım. Tabii ki dokuz günlük bir tatil olması sadece sektörüm için demem diğer ticari sektörler için çok güzel bir şey. En azından insanların tatile çıkması ekonomiyi biraz daha canlandıracak. Bize de etkisi olacak mıdır? Tabii ki yüzde 10 yüzde 20’lik bir etkisi olacaktır. Sezon öncesi olması biraz hareketlilik getirir” dedi. "Turist sayısı arttı, vergi azaldı" Son 5 yılda turizm sayısında artış olduğunu buna karşın vergi diliminde düşüş yaşandığına dikkat çeken Aksu, "Son yıllarda artış var. Trabzon’da son 5 yılda gelen turist sayısı arttı ama vergi diliminde de düşüş var, çok ilginç. Biz bunu gerekli mercilere söyledik. Madem fazla müşteri geliyorsa devletin aldığı vergi artması lazımken düşüş var. Bir de şöyle bir durum var, kapasitemiz buysa bu gelsin. Yazın eğer trafik çok kötüyse bir buçuk aya her şey sıkışmışsa suyumuz, elektriğimiz yetmiyor bir de bu şehir yetmiyor. Doğada yapılan tesisler ileriki zamanlarda kanalizasyonlar bir yere akacak. Yani Trabzon özel bir şehir. Denize girerken 15 dakika sonra yaylada soba yakabilirsiniz. Trabzon doğasıyla, tarihiyle, dini turizmle inanılmaz bir şehir. Biz diyoruz ki gelin el birliği ile beraber bu şehrin sürdürülebilirliğini oluşturalım” diye konuştu.
Modern Çizim Anaokulu yıl sonu gösterisi düzenlendi
09 Haziran 2024 Pazar - 09:07 Modern Çizim Anaokulu yıl sonu gösterisi düzenlendi Modern Çizim Anaokulu tarafından Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde yıl sonu gösterisi düzenlendi. 3 yaştan 6 yaşa kadar tüm öğrencilerin gerçekleştirdiği gösteriler, büyük ilgiyle takip edildi. Öğretmenler, öğrenciler ve velilerin katıldığı şenlikte, anaokulu öğrencileri gösterilerini sergiledi. Program izleyicilerden büyük alkış alırken, anne ve babaların ilgisi ve heyecanı da bir o kadar dikkat çekiciydi. Program Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programın açılış konuşmasını Anaokulu Müdürü Zehra Çalık yaptı. Çalık, “1 yıl boyunca çocuklarımızın eğitimi sonucu hangi noktaya geldiklerini gördük. Bilimsel bir eğitim, iyi bir çalışma çok şey fark ettirdiğini, ortaya koydu. Okul öncesi eğitimin ve kreşin çok büyük bir ihtiyaç olduğunu biliyoruz. 1 yıl içindeki gelişmelerden bu çocukların çok büyük başarılara imza atacaklarını gördük. Eğitim bir toplumun en önemli işi. Biz çocuklarımızın bu süreci, Milli Eğitim’le birlikte çağdaş, demokratik ve laik bir eğitim ile tamamlamasını istiyoruz. Bu konuda da üstümüze düşen bütün görevleri yapmaya çalışıyoruz” dedi. Etkinlikte çeşitli dans ve drama gösterileri yapan, şarkılar söyleyen minikler izleyenlere keyif ve duygu dolu dakikalar yaşattı. Mezun olan öğrencilerin diploma dağıtımının da yapıldığı etkinlikte miniklerin birbirinden ilginç hareket ve heyecanları herkesi güldürdü. Salonu kahkahalara boğan bu heyecan izleyiciler tarafından da alkışlarla desteklendi. Program, tüm çocuklar sahneye davet edilerek müzik ve şarkılar eşliğinde muhteşem bir kapanışla sona erdi.
Türkiye’nin 82. ili olarak anılan yaylada mesire alanı tepkisi
08 Haziran 2024 Cumartesi - 16:19 Türkiye’nin 82. ili olarak anılan yaylada mesire alanı tepkisi Kaçak ve çarpık yapılaşmanın sembolü olan ve Türkiye’nin 82. ili olarak anılmaya başlayan Sisdağı Yaylası’nda yöre sakinleri Sandık Gölü mevkisinin mesire olarak işletilmek üzere tesisleşmeye açılmasına yönelik karara tepki gösterdi. Basın açıklaması yapılmak istenilen göl çevresine inşaat alanından gitmeye çalışan yayla sakinleri ve jandarma ekipleri arasında gerginlik yaşadı. Trabzon ve Giresun’un ortak kullandığı yüzlerce yayla evinin bulunduğu Sisdağı Yaylası, kaçak ve çirkin yapılaşmanın en kötü örneğini gözler önüne seriyor. Kaçak yapılar nedeniyle neredeyse yer kalmayan ve doğal güzelliği yok olan 2 bin 182 rakımlı Sisdağı Yaylası, kaçak yapıların yıkılmasına rağmen çarpık yapılaşmanın en kötü örneklerinden biri olarak gösterilmekten kurtulamadı. Betonarme yapılarla site görünümüne kavuşan Sisdağı Yaylası artık Türkiye’nin 82. ili olarak anılırken, yayla sakinleri Sandık Gölü mevkisinin mesire olarak işletilmek üzere tesisleşmeye açılmasına yönelik karara tepki gösterdi. Doğal yapının bozulmaması ve endemik bitki çeşitliliğinin korunması amacıyla imza toplayan yöre sakinleri inşaatın durdurulması için müracaatta bulunurken, yaklaşık 7 dönümlük alanda başlatılan projede bungalov, restoran ve kamelyalar yer alacak. Jandarma ve yayla sakinleri arasında gerginlik yaşandı Sis Dağı’na çıkan yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerlerinden biri haline gelen, etrafındaki zifin çicekleri ile ilgi çeken Sandık Gölü ve Şelalesi çevresinde tesis yapılmak üzere başlatılan çalışmalarına tepki gösteren yöre sakinleri göl çevresinde basın açıklaması yapmak istedi. Basın toplantısı yapılacak alana gitmek isteyen yöre sakinleri ile şirket çalışanları arasında tartışma yaşandı. Yayla sakinleri tarafından proje alanına çekilen şeritler ve tabelalar sökülürken, olaya jandarma ekipleri de müdahale etti. Jandarma ekiplerince inşaat alanına girmeye çalışan yayla sakinlerine izin verilmezken kısa süreli gerginlik yaşandı. İnşaat alanına giremeyen yayla sakinleri Sandık Gölü çevresine giderek basın açıklaması düzenledi. ‘Atalarımızın anılarını yok etmeyin’ ‘toprağıma dokunma’ ve ‘Turizm yatırımı bahane sis dağını ranta kurban etme’ yazılı pankartlar ile Sandık Gölü’nde tesisleşmeye tepki gösteren yöre halkı adına basın açıklamasını okuyan Nusret Özendi, Trabzon ve Giresun’un ortak yaylası olan Sisdağı’nın incisi Sandık Gölü ve çevresinin katledildiğini söyledi. Özendi, “1780 yılından beri atalarımızdan bozulmadan miras kalan, yaylamızın marka yüzü Sandıklı göl alanını, bir avuç Rantcı keyif sürsün diye yıkılmasına ve betonlaşmasına, yöre halkı olarak razı olmadığımız için burada toplandık. Yaylalar bizim emsalsiz miraslarımız. Bizden sonraki nesillere taş ve çöp dağları bırakmamak için bu mirası koruyup yaşatmakla mükellefiz. İşte tam öyle bir yerdeyiz. Çam ağaçları, zifin çiçekleri, çalı çileği, diken çileği, yabani böğürtlen, sarı kantaron çiçeği, kekik, aslan pençesi, sümbül çiçeği ve daha birçok endemik bitkinin olduğu, yöre halkının buluşma yeri, mutluluklarını paylaştıkları, deresinde serinledikleri, çileğini toplayıp, ormanlarında yürüdüğü manzarayı keyifle izleyebildiği bu yeri, sermaye sahipleri rant projesine çevirip ceplerini doldurmak istiyorlar. Yöre halkının bu ortak değerini, Allah vergisi bu güzel doğayı, ücretli hale getirmek istiyorlar. 2016 yılında orman vasfından hukuka uygun olmayan usullerle, bireysel ilişkilerle mesire alanına çevrilen bu alan özel bir şirkete kiralandı. Kurumlardan, bireysel ilişkilerle izin alınarak, Sandık Gölü’nün hemen yanı başına bungalovlar, tuvaletler, restoran, ve satış yeri yapmak için proje hazırlandı. Bu alanda yapılan inşaatlarla endemik bitkileri ve doğal güzelliği yok edecekler. Yöre halkının ücretsiz özgürce girdiği mesire alanı bir şirketin özel mülkü haline gelecek. Atalarımızın koruyup kolladığı yerler rant alanına dönüşecektir. İnsanlarımız kendi yaylasında yabancı muamelesi görecek. Elimizde kalan doğal güzellikleri korumak istiyoruz. Bilindiği üzere son dönemde çarpık yapılaşmaya Cumhurbaşkanımız da dikkat çekmiş, bu kötü gidişatı düzeltmek adına süreçlere müdahil olmuştur. Bu projeye izin verenleri ve bu projeyi uygulayanları bu yanlıştan biran önce dönmeye davet ediyoruz” dedi. “Firmaların doymak bilmez rant hırsı, hepimizin gözleri önünde ülkenin ve doğanın geleceğini yok ediyor” Turizm tesislerine karşı olmadıklarını dile getiren Özendi, “Trabzon Giresun gibi sanayi kapasitesi düşük ve gelişmekte olan şehirler için turizm çok önemli bir gelir kapısıdır bunun farkındayız. Sis dağı yayla turizmi, sis dağı yaylası katledilmeden de gelişebilir, geliştirilebilir. Sis Dağı Pazar yeri atıl bakımsız bir halde, turizm yönünde bir şey yapılacaksa hak sahipleri ile birlikte yenileme, ve tesisleştirme çalışması oradan başlamalı. Fakat kimse bizden sadece rant amaçlı doğal güzelliklerin tahrip edilmesine göz yummamızı beklemesin! Yetkilileri duyarlı olmaya, bu sürece dur demeye, dozerleri biran önce buradan indirmeye çağırıyoruz. Uzungöl’ün içler acısı halini hepimiz görüyoruz. Bundan ders almalıyız. Başka yerleri de turizm adı altında çöplüğe çevirmemek gerekiyor. Biz bu yolda mücadelemizi sürdüreceğiz ve bölge halkının bu ortak alanının, bu doğal güzelliğin turizm adı altında ranta kurban gitmesine izin vermeyeceğiz. Burası hakkında kararlar alınırken, projeler yapılırken hiçbir muhtara ya da bölge halkına danışılmadı. Süreç kamuoyu bilgilendirilmeden, bölge halkının görüşü alınmadım bürokratik ve ticari ilişkilerle yaptım olduya getirilmek isteniyor. Ancak biz Anayasa’nın 56. maddesinin de bize verdiği bir hak ve ödev olarak çevremizi korumaktan ve ona sahip çıkmaktan geri durmayacağız. Doğal yaşamı ve ekosistemi tahrip edecek bu proje derhal iptal edilmelidir. Firmaların doymak bilmez rant hırsı, hepimizin gözleri önünde ülkenin ve doğanın geleceğini yok ediyor. Tüm yetkilileri bilim insanlarının, çevre gönüllülerinin, yöre halkının ve doğanın sesine kulak vermeye, bu insanlık suçuna dur demeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu. “Buraya nasıl kıyılıyor nasıl bu vaziyete getirildi” Yöre sakinlerinden Coşkun Somuncuoğlu ise yaptığı konuşmada, “Atalarımızın bize miras bıraktığı Sandık gölü çevresinde yapılan katliamı protesto etmek için buradayız. Yaylalarımızın bizim için buluşup kaynaşma yerleridir. Yetkililere sesleniyoruz biz mesire alanına karşı değiliz, bizim için yetkili firmalarla bir meselemiz yok. Meselemiz buraya yapılan mesire alanı” ifadelerini kullandı. Yöre sakinlerinden Müteber Somuncu, “Hayatım burada geçti. Bugüne kadar burada hiçbir şey kesmedik. Buraya nasıl kıyılıyor nasıl bu vaziyete getirildi. Bakanlığı kadar gideceğim. Böyle olmasını istemiyorum. İş makinelerini buradan çeksinler. Yoksa makinenin önüne yatacağım alsın canımı” diye konuştu. Basın açıklamasının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı. Firma yetkilisi: “Hiç kabul edemeyeceğim suçlamalar ile karşılaşıyorum” Öte yandan, Sisdağı Yaylası’nda yapılması planlanan turizm tesisinin inşaatını sürdüren firma yetkilisi Oktay Gül yaptığı yazılı açıklamada, “Öncelikle şunu belirtmek isterim ki tabiat, hepimize miras kalmış eşsiz bir emanettir ve layığı ile korunması boynumuzun borcudur. Bizden sonra çocuklarımıza devredeceğimiz bu emanete ihtiram göstermenin ne kadar önemli bir mesele olduğunu tüm ömrüm boyunca fikir ve eylemlerim ile desteklemiş bir iş adamı olarak son zamanlarda hakkımda çıkan iddiaları üzülerek duyuyorum. Hiç kabul edemeyeceğim suçlamalar ile karşılaşıyorum. Hayırlı dilekler ve güzel niyetlerle başlanılmış bir girişimin hiç alakası olmayan zararlı ve olumsuz bir algı ile topluma yansıtılmak istenmesi, hiçbir vicdan sahibince doğru bulunamaz. Beni ve şahsiyetimi bilen, yakından ya da uzaktan tanıyan ve başlatmış olduğumuz turizm hareketinin bölgeye ve doğaya katkısını hakkı ile araştırıp gerçeği gören vatandaşlarımızın bu asılsız suçlamalara inanmamaları bir kısım marjinal grupların da dahil olduğu hukuksuz eylemlere katılmamış olmaları da bunu kanıtlamaktadır. Hukuka riayet, şeffaflık ve evrensel ilkelere uygunluk çerçevesinde yaptığımız faaliyetler aleyhine haksız ithamlarda bulunanları kendi vicdanları ile baş başa bırakıp meselenin aslına vakıf olan ve bölgeyi kalkındıracak bahis konusu projemize destek veren tüm yurttaşlarımıza saygılarımı sunuyorum. Orman Genel Müdürlüğü’nce Türkiye’nin farklı illerinden firmaların da katıldığı bir ihale sonucu yöre halkının ve tüm doğa severlerin hizmet alacağı, ülkemiz ve bölge turizmine yakışır bir tesis yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu süreçte Orman Genel Müdürlüğü, Giresun Bölge Müdürlüğü, Çanakçı Kaymakamlığı, Eynesil Belediye Başkanı Barış Güdük, Şalpazarı Belediye Başkanı Refik Kurukız ve Çanakçı ilçe jandarma komutanlığı personeline katkı ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu:
08 Haziran 2024 Cumartesi - 15:10 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu Trabzon’da bir dizi ziyarette bulundu. Memleketi Trabzon’a gelen Bakan Uraloğlu önce bir süredir yapımı devam eden Şehit Hastanesi’nde incelemelerde bulunarak yetkililerden brifing alırken, ardından yapımı süren Güney Çevre Yolu inşaatı ile ilgili son gelişmelerde ilgili bilgiler aldı. Bakan Uraloğlu’na ziyaretinde Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, AK Parti Trabzon Milletvekili Yılmaz Büyükaydın, Sağlık Yatırımları Genel Müdürü Rıza Uçan, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu, Trabzon Sağlık İl Müdürü Hakan Usta ve Sağlık Bakanlığı yetkilileri eşlik etti. "Dünyanın en modern şehir hastanelerinden birini inşa ediyoruz" Ziyaretlerinin son durağı Trabzon Havalimanı olan Bakan Uraloğlu burada da bilgiler alarak açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, "Bildiğiniz üzere Akyazı Stadyumu’nun yanında Türkiye’nin ve dünyanın en modern hastanelerinden birini inşa ediyoruz. Türkiye’nin dört bir tarafındaki örnek şehir hastanelerinden, en güzellerinden bir tanesi şu anda Trabzon’da yükseliyor. 280 bin metrekarelik alanda kurulan Trabzon Şehir Hastanemiz; İlimizin sağlık altyapısının gücüne güç katacak bir proje. 900 yatak kapasitesiyle hastanemizde; yanık tedavi ünitesi, nükleer tıp ünitesi, radyoterapi alanı, diyabet ünitesi, kan transfüzyon merkezi, uyku laboratuvarı ve genetik laboratuvar gibi önemli sağlık kompleksleri de yer alacak. Trabzon Şehir Hastanesi tamamlandığında; Karadeniz Bölgesi’nin en önemli sağlık merkezlerinden biri olacak" dedi. "56 istasyon içeren kent içi raylı sistemi şehrimize kazandıracağız" Trabzon’da yapılması planlanan ve protokolü imzalanan hafif raylı sistem projesi ile ilgili de konuşan Bakan Uraloğlu, "24 Nisan’da Trabzon Büyükşehir Belediyemizle bir araya gelerek “Trabzon Hafif Raylı Sistem Projesi’ protokolünü imzaladık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü eliyle bu projenin yapımını biz üstlendik. Trabzon’umuza; Akçaabat’tan Yomra Merkeze ulaşan; Şehir Hastanesi, Akyazı Stadyumu, Meydan, Üniversite, otogar ve Havalimanı gibi 56 istasyon içeren kent içi raylı sistemi kazandıracağız. Yaklaşık 32 km olan proje genel itibariyle 824 bin kişinin yaşadığı şehrimizde özellikle Akçaabat, Yomra ve Ortahisar ölçeğimizde 500 bin nüfusun yaşadığı, sirkülasyonun en yoğun olduğu alana hizmet edecek. Özellikle yaz aylarında turizmin artması ile yoğunlaşan trafik rahatlamış olacak. Çalışmaları devam eden uygulama projelerinin tamamlanmasının ardından da en kısa sürede ihale etmeyi ve yapım çalışmalarına başlamayı planlıyoruz" diye konuştu. "Güney Çevre Yolu projesi ile birlikte hem kent içi hem de kent geçişinde ulusal ve uluslararası trafik rahatlayacak" Uraloğlu incelemelerde bulunduğu Güney Çevre Yolu projesi ile ilgili de konuşarak, "Trabzon’umuzda yapım çalışmaları devam eden en önemli karayolu projelerinden biri olan Güney Çevre Yolumuz, 31 metre genişliğinde, 2x3 şeritli, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında inşa ettiğimiz Güney Çevre Yolumuzun toplam uzunluğu 43,8 kilometredir. Akçaabat ilçesi Mersin Mahallesinden başlayarak, Ortahisar ve Yomra ilçelerinde şehrin güneyinden devam ederek Arsin İlçesinden tekrar Karadeniz Sahil yoluna bağlanacak yolumuz sayesinde transit trafik; şehir içi trafiğinden ayrılmış olacak. Böylece hem kent içi hem de kent geçişinde ulusal ve uluslararası trafik rahatlayacak. Şu anda yapımı devam eden 16,5 km uzunluğundaki 1. kesim Akçakale’den ayrılıp, mevcut sahil yolunun güneyinden geçerek Sera Gölü Kavşağı’nda son buluyor. Sera Gölü Kavşağı’ndan Karadeniz Sahil Yolu’nun Yıldızlı Yonca Kavşağı’na ve Kanuni Bulvarı’na bağlanacak şekilde inşa ediliyor. Bu kesimde toplam uzunluğu 14,4 km olan 7 adet çift tüp tünel ve 968 metre uzunluğunda 7 adet viyadük bulunuyor. Proje kapsamında şu anda Mersin Kavşağı’ndaki kazı-dolgu çalışmalarımız devam ediyor. Tünellerdeki çalışmalarımızdan bahsedersek; 711 metre uzunluğundaki T1 Tünelimizde, bin 238 metre uzunluğundaki T2 Tünelinde; 3 bin 572 metre uzunluğundaki T3 Tünelinde ve bin 523 metre uzunluğundaki T4 Tünelinde kazı destekleme çalışmaları devam ediyor. Karadeniz Sahil Yolu’nun Akçaabat-Arsin arasında kalan kesiminde şehir içi ve özellikle Sarp Sınır Kapısı’na giden ağır transit trafik birbirinden ayrılacak. Ayrıca, Trabzon’un sanayi, ticaret ve turizm faaliyetlerini artıracak proje ile bölgenin kalkınmasına katkı sunacağız" ifadesinde bulundu. "Yıl sonunda Trabzon Havalimanı’ndaki yolcu sayısının 4 milyonu geçeceğini öngörüyoruz" Trabzon Havalimanı’na gelerek burada da incelemelerde bulunan Uraloğlu, "Mevcut Havalimanımız 2023 yılında iç ve dış hatlarda yaklaşık 3.5 milyon yolcuya hizmet sunarak ülkemiz havalimanları arasında dokuzuncu sırada yer aldı. Bu yıl daha Nisan sonu itibariyle 877 binin üzerinde yolcu ağırladı ve 2023 yılı ilk 4 ayına göre artış oranı yüzde 18 oldu. Bu noktada yıl sonunda Trabzon Havalimanı’ndaki yolcu sayısının 4 milyonu geçeceğini öngörüyoruz. Havalimanımızın sürekli artan yolcu sayısı doğrultusunda da Trabzon Havalimanımızı genişletmek ve Trabzon’umuza yeni bir havalimanı kazandırmak için çalışmalarımıza da başlamıştık. Mevcut iç hatlar terminal binasına iki adet sabit yolcu köprüsü ve körük ekleyeceğiz. Körüklerden birincisinin yapımı devam ediyor. Yaklaşık 2 ay sonra hizmete almayı planlıyoruz. Özellikle yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binasının aciliyeti vardı. 23 Mayıs’ta da bu binalarımızın geçici kabullerini yaptık. Ufak tefek tamamlanacak işlerin ardından yeni dış hatlar gelen yolcu terminalimizi Temmuz ayı içerisinde hizmete almayı planlıyoruz. CIP binasını da işletici firma THY kendi konseptine göre iç düzenlemeler yaptıktan sonra hizmete alacak. Yatırım programına aldığımız Trabzon Yeni Havalimanı yapım ihalesini de önümüzdeki süreçte başlatacağız" diyerek sözlerini tamamladı.