EKONOMİ - 09 Haziran 2024 Pazar 09:50

"Haziran ayı geldi ama Doğu Karadeniz’de turizm henüz hareketlenmedi"

A
A
A
"Haziran ayı geldi ama Doğu Karadeniz’de turizm henüz hareketlenmedi"

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde en önemli destinasyonlara sahip Trabzon’da Haziran ayına rağmen turizm alanında henüz beklenen hareketlilik sağlanmadığı ifade edildi.


Trabzon Otelciler Birliği Başkanı Mustafa Aksu, normalde Haziran ayı girmesine rağmen turizm anlamında çok zayıf geçtiğini belirterek 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin de Doğu Karadeniz Bölgesi için pek geçerli olmadığını kaydetti. Kayıt dışı otellerin sektöre önemli zarar verdiğine dikkat çeken Aksu, "Normal şartlarda şu an turizm sezonu açılması gerekiyor ancak arkadaşlarımızla konuştuğumuzda oldukça zayıf geçiyor. Bunun çok nedenleri var. Çünkü tedarikten fazla tedarikçi olduğu için bir sıkıntı var. Eğer bir yerde sayı çok fazla ise bundan dolayı gelecek olan turistlerin, insanların gerçekten hak ettiği turizmi yapmasını engelliyor. Trabzon’a beklenti bir istek var. Trabzon’da büyük sorunlar var. Birincisi bir kere biz insanlara oda satıyoruz, insanlar artık sıkıldı. Lokasyon sorunumuz var, eğlence yerleri sorunumuz var. İkincisi, bir her zaman söylüyoruz sadece Trabzon’da turizm derken otel odaları oteller değil lokasyonlar ama büyükte bir sorun var kayıt dışı otellerimizin çok fazla olması. Şu anda Trabzon’da 282 resmi otel varken 600’ü kayıt dışı oteller ile birlikte toplamda 2 bin 800’e yakın kayıt dışı otelimiz var. Kayıt dışı otellerin bize verdiği zarar şu, hem turizmi bir buçuk aya sıkıştırmaları hem de memnuniyet oranlarının düşmesi" dedi.



"Ankette 100 kişiden 17’si ’tekrar gelirim’ dedi"


Aksu, yapılan ankette 100 kişiden 17’sinin "tekrar Trabzon’a gelirim" dediğini hatırlatarak, "Geçenlerde Turizm İl Müdürlüğü bir anket yaptı, 100 kişinin sadece 17’si ’bir daha Trabzon’a gelirim’ dedi, 83’ü gelmemekle ısrar etti. Biz araştırmamızda 83’ünde yani yüzde yüzüne yakın kontrolsüz denetimsiz ve turizmin gerçekten emekçisi olmayan yerlerde kalmaları. Mesela biz sezon başladığı zaman çalışan sayımızı iki katına çıkartıyoruz. Amaç ne, gelen misafirlerimizi memnun etmek gelen misafirimizi buradan mutlu yollamak. Normalde kış sezonunda 25-30 kişi çalışırken yaz sezonu 50 kişi çalıştırıyoruz. Turizmin sürdürülebilirliği için turistin bir daha gelmesi memnuniyeti çok önemli. Oteller Birliği olarak elimizden geldiğince devletin kanunlar çerçevesinde sürdürülebilirlik turizmi oluşturmaya çalışıyoruz. Bunun içinde elimizden geleni yapıyoruz" diye konuştu.


Kayıt dışı otellerin denetlenmesi gerektiğini, bu durumun şehre zarar verdiğini ifade eden Aksu, "Bakkalı, konfeksiyoncusu tekstilcisi her türlü zarar görüyor çünkü turizm sıkıştı. Eğer Temmuzun 15’inde buraya gelen bir misafir burada yer bulabiliyorsa burada bir sıkıntı var. Bulamazsa Haziran’da gelecek zaten. Pahalı olursa Mayısta gelecek otomatikman dört ay olacak. Gelen turistlerimiz sadece otelde kalmıyor ki şehirde geziyor. Biz bu şehrin kaybetmemesinden yanayız, bu şehir her zaman turist alır. Maalesef fazla yoğunluktan dolayı doğamızı da ve insanlarımızı da mutlu etmemeye başladık" diye konuştu.



"9 günlük tatil bazı bölgeler için çok geçerli değil"


Dokuz günlük Kurban Bayramı tatilini değerlendiren Aksu, tatilin Doğu Karadeniz Bölgesi için geçerli olmadığını belirterek, "Dokuz günlük tatil bakıldığı zaman turizm sektörü açısından faydalı bir şey ancak bazı bölgeler için çok geçerli değil. Mesela Doğu Karadeniz Bölgesi genelde yurt dışı çalıştığı için yani yurt içi müşterilere çok müsaitliği yok. Aslında bizim en büyük sıkıntımız okulların 9 Eylül’de açılması yani erken açılması demek sezonun daha kısa olması lazım. Tabii ki dokuz günlük bir tatil olması sadece sektörüm için demem diğer ticari sektörler için çok güzel bir şey. En azından insanların tatile çıkması ekonomiyi biraz daha canlandıracak. Bize de etkisi olacak mıdır? Tabii ki yüzde 10 yüzde 20’lik bir etkisi olacaktır. Sezon öncesi olması biraz hareketlilik getirir” dedi.



"Turist sayısı arttı, vergi azaldı"


Son 5 yılda turizm sayısında artış olduğunu buna karşın vergi diliminde düşüş yaşandığına dikkat çeken Aksu, "Son yıllarda artış var. Trabzon’da son 5 yılda gelen turist sayısı arttı ama vergi diliminde de düşüş var, çok ilginç. Biz bunu gerekli mercilere söyledik. Madem fazla müşteri geliyorsa devletin aldığı vergi artması lazımken düşüş var. Bir de şöyle bir durum var, kapasitemiz buysa bu gelsin. Yazın eğer trafik çok kötüyse bir buçuk aya her şey sıkışmışsa suyumuz, elektriğimiz yetmiyor bir de bu şehir yetmiyor. Doğada yapılan tesisler ileriki zamanlarda kanalizasyonlar bir yere akacak. Yani Trabzon özel bir şehir. Denize girerken 15 dakika sonra yaylada soba yakabilirsiniz. Trabzon doğasıyla, tarihiyle, dini turizmle inanılmaz bir şehir. Biz diyoruz ki gelin el birliği ile beraber bu şehrin sürdürülebilirliğini oluşturalım” diye konuştu.



"Haziran ayı geldi ama Doğu Karadeniz’de turizm henüz hareketlenmedi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Çözüm bulamadığı bel ağrısından ‘ağrı pili’ ile kurtuldu Gaziantep’te ilaç tedavisine ve defalarca ameliyat olmasına rağmen kronik ağrıları nedeniyle 5 yıldır zorlu bir yaşam süren 61 yaşındaki Saniye Kal, kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştu. Belinde 5 yıldır hissettiği kronik ağrıları nedeniyle yürüme güçlüğü çeken ve eğilip kalkmakta zorlanan Saniye Kal, bel bölgesinden 6 defa ameliyat olan, beline platin, 20 vida takılan, 4 defa algolojik tedavi alan ve defalarca fizik tedavi gördü. Gittiği hastanelerde ağrılarına ilaç tedavisiyle çözüm bulamayan Kal’ın omurgası, ameliyatla takılan 20 metal vidalarla sabitlendi. Kal, geçirdiği operasyona rağmen şiddetli ağrı, uyku problemi ve yürüme güçlüğü çekmesi nedeniyle hayatını idame ettiremez hale geldi. Ağrılarından "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvuran Kal, algoloji bölümü doktorları muayene etti. Doktorlar Kal’a "ağrı pili" tedavisi uygulanmasına karar verdi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinden Op. Dr. Abdullah Duman ve ekibinin başarılı operasyonu sonucu Kal, yıllardır süren ağrılarından hastanede uygulanan "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu. Bel bölgesine pil yerleştirilen Kal, 5 yıldır geçmeyen ve son 1 yıldır dayanılmaz bir hal alan ağrılarından kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor. "Hastalarımıza umut olmaya devam edeceğiz" Kronik ağrıları nedeniyle yıllardır zorlu bir yaşam süren Saniye Kal’ın kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirten Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, "Hastamız bacak ağrıları nedeniyle birçok ameliyat geçirmiş. Hastamıza 20’ye yakın bir vida ameliyatı uygulanmış. Ama geçmeyen ağrıları nedeniyle hastanemize başvurdu. Gaziantep’te ve bölgede ilk defa uygulanan tedaviyle hastamız sağlığına kavuştu. Hastamız omurgaya yerleştiren ‘ağrı pili’ sayesinde ağrılarından tamamen kurtuldu. Hastamız da çok mutlu. Hastanemizde bu tarz vakaları yapmaya devam edeceğiz ve hastalarımıza umut olmaya devam etmeyi planlıyoruz" dedi. "Hastamızın iyileşmesi bizi mutlu etti" Hastanın sağlık durumu ve "ağrı pili" tedavisiyle ilgili bilgi veren Operatör Doktor Abdullah Duman ise, "Hastamız daha önce 3 kere ayaklarından, 3 kere de torakolomber bölgeden ameliyat olmuştu ve bel bölgesinde 20 adet vida vardı. Buna rağmen ağrıları geçmiyordu. Ağrıları geçmemesi üzerine algoloji hekimlerimiz tarafından takibe alınmıştı. Algoloji hekimleri tarafından hasta için ‘ağrı pili’ düşünülüp bize yönlendirildi. Biz de hocamızla beraber değerlendirdik ve hastamıza ‘ağrı pili’ni uygun gördük. Hastaya detaylı bilgilendirmeyi yaptık. Hastanın da kabul etmesi üzerine yaklaşık yarım saat süren bir operasyonla elektrotları sırtına yerleştirdik. Karnının tarafına da bir jeneratör koyduk ve bu şekilde hastanın ağrılarının azaldığını gördük. Bu durum bizi gerçekten memnun etti" şeklinde konuştu. "Sağılığıma kavuştuğum için çok mutluyum" 5 yıldır hissettiği ağrılardan kaynaklı birçok tedavi yöntemi denediğini ve çok sıkıntılı günler yaşadığını dile getiren hasta Saniye Kal da, hastanede gerçekleştirilen operasyonda bel bölgesine yerleştirilen pil ile şikayetlerinden kurtulduğunu belirterek, "Çok ameliyat geçirdim, ağrılarım çok fazlaydı ve bir türlü geçmiyordu. Geceleri uyuyamıyordum, sürekli belim ve ayaklarım ağrıyordu. Günde 6-7 tane de hap içiyordum. Yaklaşık 5 yıldır bu durumdaydım. Şimdi çok şükür iyiyim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu.
Malatya Glutensiz kafe çölyak hastalarının hayatını kolaylaştırıyor Malatya Büyükşehir Belediyesi, özel beslenme ihtiyacı olan vatandaşlara yönelik hayata geçirdiği Glutensiz Kafe ile Çölyak hastaları ve gluten hassasiyeti bulunan bireylere hizmet veriyor. Sosyal Belediyecilik çalışmaları kapsamında her vatandaşın ihtiyacını gözeten Malatya Büyükşehir Belediyesi, glutensiz beslenmek zorunda olan vatandaşların sosyal yaşamda yaşadığı kısıtlamaları en aza indirgemeyi hedefliyor. Açıldığı günden bugüne özellikle Çölyak hastalarının uğrak noktası olan Glutensiz Kafe, vatandaşın beğenisini kazanıyor. Glutensiz Kafe’ye giden Çölyak hastası ve gluten hassasiyeti olan vatandaşlar özellikle ürün çeşitliğin çok olması, fiyatların uygun olması, hijyen şartlarının uygun olması ve çalışan personelin güler yüzlü olmasından memnun olduklarını söylüyorlar Vatandaş Bayram Kaya, Çölyak hastası kızı için Glutensiz Kafe’nin bulunmaz bir nimet olduğunu ifade ederek, "Benim kızım 1999 yılından bu yana çölyak hastası, Glutensiz Kafe açılmadan önce çok zorluk çekiyorduk. Ankara ve İstanbul’dan ekmek, makarna gibi ürünleri temin etmek mecburiyetindeydik. Şimdi ise Glutensiz Kafemiz var ve burayı açandan Allah razı olsun. İstediğimiz her şeyi burada bulmak mümkün. Eskiden o kadar zahmet çekiyorduk ki bir ürünü bulsak diğerini bulamıyorduk. Şimdi ise ekmek, makarna, simit, poğaça gibi birçok ürüne rahatlıkla erişebiliyoruz. Allah sebep olandan razı olsun çünkü biz çok memnunuz. Ayrıca kafe ortamı çok hijyenik ve temiz tutuluyor" diyerek emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. "Ürünlerin Fiyatları Uygun" Vatandaş Serap Kurt ise konuşmasında, "Glutensiz Kafe’den çok memnunuz. Hem kafe ortamı hem de çalışanların güler yüzlü olması çok güzel. Bunların yanı sıra çok temiz bir yer ve ürünlerin fiyatları uygun. Malatya Büyükşehir Belediyemize bizlere sunduğu bu imkândan dolayı çok teşekkür ederiz" açıklamasında bulundu. Çölyak hastası olarak yaşadığı birtakım sıkıntıları anlatan Orhan Kocaaslan, "Ben, kızım ve kardeşim olmak üzere ailede 3 kişi çölyak hastasıyız. Daha önceden İstanbul’dan ekmek temin ediyorduk ve ekmeğe ulaşımımız meşakkatliydi. Şu anda 7/24 ekmeğe ulaşabiliyoruz. Bu işi yaşayan bilir. Ayrıca glutensiz ürünler maliyetli oluyordu ancak kafemizdeki ürünlerin fiyatları gayet uygun. O nedenle hizmetten oldukça memnunuz ve katkılarından dolayı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e çok teşekkür ederiz" dedi.
İstanbul Beylikdüzü’nde medya çalışanının öldürülmesine ilişkin davada 3 sanığa müebbet hapis cezası Beylikdüzü’nde 2024 yılında medya çalışanı Muharrem Can Kurtuluş’u öldürdüğü iddiasıyla 3’ü tutuklu 4 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme, 3 sanığın müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. 1 sanığın ise beraatına karar verdi. Beylikdüzü’nde 14 Aralık 2024 tarihinde medya çalışanı Muharrem Can Kurtuluş’un önce cep telefonunu yağmalayan, ardından silahla vurarak öldüren sanıkların yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada 3 tutuklu sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Tutuksuz sanık Taha Keskin ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada ayrıca maktulün kardeşi ve babası da hazır bulundu. Duruşmada, son sözleri sorulan sanıklar, mahkemeden beraatlarını talep etti. 3 sanık hakkında müebbet hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Atakan Gökmen’in Muharrem Can Kurtuluş’a yönelik ‘kasten öldürme’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 3 yıl hapis, 50 bin lira adli para cezasına çarptırılmasına, ‘nitelikli yağma’ suçundan ise beraatına hükmetti. Mahkeme, sanıklar Sonkan Gökmen ve Asilcan Aras’ın ‘kasten öldürme’ ile ‘hırsızlık’ suçlarından ayrı ayrı müebbet ile 3’er yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi. Heyet ayrıca tutuksuz sanık Taha Keskin’in ‘suçluyu kayırma’ suçundan beraatına, öte yandan tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. İddianameden: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 14 Aralık 2024 tarihinde Beylikdüzü’nde meydana gelen olay anlatıldı. İddianamede Atakan Gökmen, Sonkan Gökmen ve Asilcan Aras’ın arkadaşları Mine T. ve Selin S. ile birlikte Yakuplu Mahallesi’nde bulunan restoranda içki içtiği belirtildi. Grubun gece saatlerinde restorandan ayrıldığı, Sonkan Gökmen ve Asilcan Aras’ın Mine T.’nin aracına bindiği, Selin S. ve Atakan Gökmen’in ise diğer araca bindiği aktarıldı. İddianamede Sonkan Gökmen’in bariyerin önünde aracı ile bekleyen maktul Muharrem Can Kurtuluş’a "Bu ne yapıyor" dediği, Sonkan Gökmen ve Asilcan Aras’ın maktulün yanına giderek saldırdıkları, Gökmen’in maktulün telefonunu aldığı ve araca binerek sanık Atakan’ın yanına gittiği kaydedildi. Maktulün tanık Erkan Alkış’ın telefonu ile kendi cep telefonunu aradığı ve telefonunu istediği, sanık Atakan Gökmen’in telefona cevap vererek maktule küfürler edip nerede olduğunu sorduğu ifade edildi. İddianamede Atakan Gökmen, Sonkan Gökmen ve Asilcan Aras’ın maktulün yanına gittiği ve Atakan Gökmen’in tabanca ile 6-7 el maktule ateş ettiği belirtildi. Zanlıların ardından Taha Keskin’i çağırıp durumu anlattığı, Keskin ile Esenyurt’ta bulunan bekar evine gittikleri kaydedildi. İddianamede Atakan Gökmen’in savunmasında "Maktule ateş ettim. Benden başka kimse ateş etmedi. Olayda kullanılan tabanca bana ait" dediği belirtildi. İddianamede sanıklar Sonkan Gökmen, Asilcan Aras ve Atakan Gökmen hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet, ‘silahla birden fazla kişiyle nitelikli yağma’ suçundan ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanık Taha Keskin hakkında ise ‘suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Öte yandan sanık Atakan Gökmen hakkında ‘ruhsatsız silah taşıma’ suçundan da 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Kars Kars’ta bayram öncesi sahte para operasyonu: 2.3 Milyon TL’lik sahte dolarla yakalandılar Kurban Bayramı öncesi hayvan ticaretinin yoğunlaştığı dönemi fırsata çevirmek isteyen sahte para şebekesine Kars’ta jandarma ekipleri ağır darbe vurdu. Piyasaya sürülmek üzere hazırlanan milyonlarca lira değerindeki sahte Amerikan doları, düzenlenen operasyonla ele geçirildi. Kars İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin titizlikle yürüttüğü çalışmalar sonucu, hayvan alım-satımı sırasında sahte döviz kullanarak vatandaşları dolandırmayı planladıkları değerlendirilen 3 şüpheli kıskıvrak yakalandı. "İstihbarat bilgisi harekete geçirdi" Edinilen bilgilere göre, Kars İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğü (KOM) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, Kurban Bayramı öncesinde bölgede artan nakit para akışını takip altına aldı. Yapılan çalışmalar sırasında, bazı şahısların yasa dışı yollarla temin ettikleri sahte Amerikan dolarlarını piyasaya sürmeye hazırlandığı yönünde önemli istihbari bilgiler elde edildi. Özellikle canlı hayvan pazarlarında yüksek miktarda nakit alışveriş yapılmasını fırsat olarak gören şüphelilerin, sahte dövizleri hayvan ticaretinde kullanarak piyasaya sokmayı planladıkları öğrenildi. "Teknik ve fiziki takip başlatıldı" İstihbaratın ardından harekete geçen jandarma ekipleri, şüphelileri teknik ve fiziki takibe aldı. Yapılan takip sonucu şahısların sahte paralarla birlikte araç içerisinde hareket halinde oldukları tespit edildi. Operasyon için hazırlıklarını tamamlayan ekipler, Kars merkezinde operasyon düğmesine bastı. "Araç durduruldu, sahte dolarlar ele geçirildi" Kars İl Jandarma KOM ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Merkez İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı ekiplerinin koordineli operasyonunda şüphelilerin bulunduğu araç durduruldu. Araçta ve şahısların üzerinde yapılan adli aramada; 878 adet 50’lik sahte ABD doları, 75 adet 100’lük sahte ABD doları olmak üzere toplam 51 bin 400 dolar ele geçirildi. Ele geçirilen sahte paraların piyasa karşılığının yaklaşık 2 milyon 313 bin TL olduğu belirtildi. "3 şüpheli gözaltında" Operasyon kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi. Jandarma ekiplerinin, sahte paraların temin edildiği bağlantılar ve muhtemel organizasyon ağı üzerinde çalışmalarını derinleştirdiği bildirildi. "Mücadelemiz kararlılıkla sürecek" Konuyla ilgili olarak Kars Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, Jandarma Komutanlığımız halkımızın huzur ve güvenliğinin sağlanması amacıyla suç ve suçlulara yönelik mücadelenin aralıksız sürdürüldüğü vurgulandı. Açıklamada ayrıca, özellikle bayram dönemlerinde artan ekonomik hareketlilik nedeniyle sahtecilik, dolandırıcılık ve organize suçlara karşı denetimlerin artırıldığı belirtilerek, halkın şüpheli durumları güvenlik güçlerine bildirmesi çağrısında bulunuldu.