Yerel Haberler
Trabzon
37 yıl sonra açtığı okulda öğrencilerle buluştu 10 Mayıs 2026 Pazar - 13:00:15 Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Yıldız, 1989-2004 yılları arasında Maçka Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde ilçeye kazandırdığı önemli eğitim yatırımlarından biri olan, bugünkü adıyla Maçka Kayalar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni (dönemin Hemşire Okulu) 37 yıl sonra ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi. Okul Müdürü Ayhan Demirbaş’ın daveti üzerine okulun çok amaçlı salonunda "Bir İlkin Hikayesi" başlıklı bir söyleşi organize edildi. Söyleşiye okulun öğrenci ve öğretmenlerinin yanı sıra ilk mezunlarından hemşireler de katıldı. Yıldız’ın söyleşisini Avrasya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Özoran, Genel Sekreter Gülay Yeniçeri, SHMYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Eren Urtekin ve iş camiasından isimler de yerinde takip etti. Yıldız’dan konferans salonunu yenileme sözü Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Yıldız konuşmasında, "1989 yılında belediye başkanı seçildim ve Maçka’da göreve başladığımda ilçemiz adeta bir köy görünümündeydi. İlçede güzel görünen hiçbir şey yoktu. O zamanlar Trabzon’da sanayiciydim. Alüminyum fabrikamda 23 yaşımda iken 100’e yakın işçi çalışıyordu. Aynı dönemde Suudi Arabistan’a alüminyum ihraç ediyordum. 14 yaşında gurbete gitmiş bir insanım. 18 yaşında nüfus müdürlüğünün yanması ve nüfus kayıtlarının yok olması sonucu yaşımı büyüterek askere gittim. Daha sonra 20 yaşında işyeri açtım, 23 yaşında ise sanayici oldum. 1989 yılında da kendimi Maçka’mızda belediye başkanı olarak buldum. Dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’a mektup yazarak istifamı sundum. Özal, 21 Haziran’da Bayburt’un il oluşunu ilan etmek için Bayburt’a gelecekti. Programına Maçka mitingini de ekledi ve burada beni ikna etmeye çalıştı. Ayrılırken, şimdiki Fizik Tedavi Hastanesinin önünde otobüsünde bana ‘Bayburt’a gelecek misin?’ dedi. Ben de ‘Bir emriniz yoksa gelmeyeyim’ dedim. Ardından ‘Benden bir şey istiyor musun?’ diye sordu. Ben yine istifa mektubunu kendisine sundum. Bunun üzerine bana, ‘Ben senin ayağına geldim, ne istifasından bahsediyorsun? Benden istediğin bir şey var mı?’ dedi. Benim de cebimde bir istek listesi vardı ve birinci sırada Hemşire Okulu yazıyordu. O zamanlar Sağlık Meslek Liselerini hemşire okulu olarak adlandırıyorduk. 18 maddelik istek listemi kendilerine sundum. Bunun üzerine dönemin Sağlık Bakanı Halil Şıvgın’a dönerek, ‘Başkanı alın gidin Ankara’ya ve Sağlık Meslek Lisesini kurun’ dedi. Biz de eve bile gitmeden havalimanına geçtik ve geldikleri özel uçakla Ankara’ya gittik. Üç gün bekledim ve sonunda beni aradılar, ‘Gel yazını al’ dediler. Kağıdı elime aldığımda ‘Maçka Sağlık Meslek Lisesi kurulmuştur’ yazıyordu. O kağıt elimde Gençlik Parkı’nda ağaçların arkasına gizlenerek yarım saat ağladım. Daha sonra o yazıyla Trabzon’a geldim. O dönem Trabzon’da Enver Hızlan valimiz vardı. Biraz aksi bir adamdı. Geçen hafta da kendisiyle telefonla konuştum. Kendilerine yazıyı uzatarak, ‘Sayın Valim, Maçka’da bir okul açtık, bu yazıyı Maçka’ya havale etmeniz gerekir’ dedim. Yazıya baktıktan sonra bana, ‘Ne yaptın, sen vali misin? Nasıl okul açıyorsun benim haberim olmadan?’ dedi ve yazıyı koridorun ortasına doğru fırlattı. Ancak okulun açılışına o kadar sevinmiştim ki söyledikleri çok da umurumda değildi. Ardından dönemin Sağlık İl Müdürü Abdullah Uraloğlu’na gittim. ‘Abdullah Bey, Vali Beyin çok işi vardı, işlemi sizin yapmanızı istedi’ dedim. O da kabul etti ve yazıyı Maçka’ya havale etti. Ancak okulu kurduk fakat açacak yer yoktu. Çok sevdiğimiz bir kaymakamımız vardı, onunla birlikte Maçka’yı dolaştık. Lise binasının yanında eski bir bina vardı. Yıllardır girilmemiş bir binaydı. Aylarca orada çalıştık, binayı restore ettik ve okulumuzu açtık. Dönem başladı ancak kontenjan için tekrar Bakan Beye gittik. Bana ‘Zaman geçti’ dedi. Ben de ‘Sayın Bakanım çok emek harcadık, bu öğrencilerimizi almamız gerekir’ dedim, resmen yalvardım. Sonrasında bir karar aldırarak kırk öğrenci kontenjanı verdi, kırk öğrenciyi de yedek olarak açtı. Daha sonra aldırdığımız başka bir kararla yedek öğrencileri de kayıt ettirdik ve böylece okulumuz 80 öğrenci ile eğitim öğretime başladı. Bugün burada ilk mezunlarımızdan hemşirelerimizi görmek çok güzel. Aralarında emekli olanlar da var, bu duygu bize yeter. Güzel dilekleriniz için teşekkür ediyorum. O dönem bu okul ilçemizi çok önemli bir noktaya taşıdı. Akabinde yeni liseler, ilkokullar ve hastaneler derken ilçemizi yaşanılabilir, marka bir ilçe haline getirmiştik" dedi. Yıldız, ziyaretinde konferans salonunun eksiklerine de değinerek, "Bu kadar köklü, ülkenin bir ilçesinde kurulmuş ilk sağlık meslek lisesine bu görüntü yakışmaz. En kısa sürede restorasyonuna başlayacağız" dedi. Öğrencilerin sorularını da tek tek yanıtlayan Yıldız, söyleşi sonunda öğrencilerin isteği üzerine fotoğraf çektirmeyi de unutmadı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 09:46 Tepede yaşam, altta dinamit Trabzon’un Maçka ilçesindeki Ocaklı Mahallesi, evlerin hemen alt kesiminde yer alan taş ocakları nedeniyle zemin riski ve yapısal tehlikeyle karşı karşıya bulunuyor. Bölgede zaman zaman yapılan dinamit patlamaları sonrası sarsıntılar yaşanırken, kaya düşmesi ve heyelan ihtimali dik yamaç yapısı nedeniyle daha da artıyor. Taş ocakları çevresinde sürdüğü ileri sürülen faaliyetler ve yoğun toz oluşumu, yerleşim alanında yaşam şartlarını ağırlaştırıyor. Trabzon Maçka ilçesine bağlı Ocaklı Mahallesi, taş ocaklarının gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor. Yaklaşık 15 hanede 40 kişinin yaşadığı yüksek rakımlı mahallede, evlerin hemen alt kısmında bulunan taş ocakları nedeniyle heyelan riski her geçen gün büyüyor. Dinamit patlamalarıyla sarsılan mahallede evlerde çatlaklar oluşurken, 2023 yılında bölgede meydana gelen heyelan, mahalledeki tehlikeyi gözler önüne serdi. Dik yamaçtan kopan dev kaya parçaları, taş ocağı sahasına ve mahalle yoluna sürüklendi. Tonlarca ağırlığındaki kayaların önüne kattığı yol ulaşıma kapanırken, bölgede büyük hasar oluştu. Heyelanın yaşandığı alandaki taş ocağıyla ilgili ise kapatılmasına rağmen kaçak şekilde taş alımı yapıldığı ve zaman zaman dinamit kullanıldığı iddiaları gündeme geldi. Yaşanan heyelanın ardından bölgedeki risk daha da büyüdü. Heyelanın meydana geldiği taş ocağına yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunan başka bir taş ocağında ise faaliyet sürüyor. Bölgede zaman zaman gerçekleştirilen dinamit patlamalarının ardından mahallede sarsıntılar yaşandığı, dik yamaç yapısı nedeniyle kaya düşme riskinin arttığı kaydedildi. Özellikle yağışlı dönemlerde zemindeki hareketlilik mahalledeki endişeyi büyütürken, şikayetler üzerine Trabzon Valiliği tarafından oluşturulan komisyon bölgede inceleme yaptı. İncelemelerde mahallede bulunan bir evin riskli yapı olarak değerlendirildiği öğrenildi. Taş ocaklarından yükselen yoğun toz mahalleyi kaplarken, bazı evlerin duvarlarında çatlaklar meydana geldi. Dik yamaçta kurulu mahallede her patlama sonrası korku dolu anlar yaşanıyor. Taş ocaklarından yayılan yoğun toz nedeniyle mahallede yaşam şartları zorlaşırken, tarım alanlarının da olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Yamaçta kurulu yerleşimde her patlama sonrası yeni bir kayma ve kaya düşmesi ihtimali endişeyi artırıyor. Bölge sakinleri, taş ocaklarının yerleşim alanına kadar ilerlemesi, dinamit patlatmaları ve çevresel etkiler nedeniyle yaşam şartlarının sürdürülemez hale geldiğini dile getiriyor "Evimizde uyurken bir anda yataktan fırlayabiliyoruz" Mahalle sakinlerinden Çınar Öztürk, 10-15 yıldır taş ocağı ile mücadele halinde olduklarını belirterek, "Trabzon Valiliği tarafından komisyon kuruldu. Gelip burada inceleme yaptılar. İlgililer bu şekilde olmayacağı sözlü olarak beyan etti. Merkezde yapılan toplantıda aleyhimize bir karar çıktı. Tekrar müracaata bulunduk. Çünkü toz ve toprak oluyor artık burada yaşayamaz hale geldik. Geçtiğimiz günlerde KTÜ’lü bir akademisyen geldi. O da bize sözlü olarak dağın içerisine fazla girildiğini ve şekilde burada çalışma olmayacağını söyledi. Suluma ve çevre düzenlemesinin yapılmadığını belirtti. Bunlar sözlü olarak kaldığı için mahalleli olarak mağdur durumdayız. Taş ocağında dinamik te atılıyor. Evimizde uyurken bir anda yataktan fırlayabiliyoruz. Bütün kurumlara yazılar yazdık ama herhangi bir sonuç elde edemedik. 15 hane ve yaklaşık 40 kişiyi etkileyen bir durum var. Taş ocağı faaliyeti başladıktan sonra bizim yaptığımız müracaatlarla komisyon üyeleri gelip inceleme yaptılar. Amcamın oğlunun evini riskli hale getirdiler. Böylelikle satmaya mecbur bıraktılar. Bir evin satın alınmasıyla mağduriyet giderilmiyor. Dinamik atıldıktan sonra dışarıya çıkıp kapıda oturamıyoruz. Aynı bölgede farklı bir taş ocağı daha vardı. Dağın içerisine fazla girilmesi ve dinamik atılması sonucu dağ komple aşağıya geldi. Evimize geldiğimiz yol riskli hale geldi. Mahalleli kendi arazisinden yer vererek yol açtık. Hayvanımız var, çocuklarımız var kapıya çıkarmaya korkuyoruz. Hiçbir önlem alınmamış. İvedi bir şekilde taş ocağının durdurulup incelenmesini istiyoruz. Bölgeyi gelip inceleme yapan akademisyene göre burası şuan tehlikeli. Taş ocağı usulsüz olarak işletilmiş. Müracaat ettik ama bir sonuç alamadık. Ne yapacağımızı şaşırdık. Ata toprağımızdan çıkmak istemiyoruz" dedi. "Nefes almak istiyoruz" Dinamit patlatılmasından dolayı evinde çatlaklar oluştuğunu kaydeden mahalle sakini Osman Alan ise, "10-15 sene önce başlayan bir durum var. Yukarı çıkarak evlerimizin dibine kadar geldi. 80 yaşımda annem, eşim ve çocuklarımla birlikte burada yaşıyorum. Kapımızın önünde oturmaya korkuyoruz. Toz, duman ve gürültüden dolayı nefes alamıyoruz. Ata toprağımızda yaşıyoruz ne yapalım, nereye gidelim. Dinamit patlatılmasından dolayı evimde çatlaklar oluştu. Bunu defalarca yetkililere bildirdik. Biz burada yaşamaya korkuyoruz. Başka gidecek yerimiz yok. Artık tarlamızda yetiştirdiğimiz ürünleri yiyemiyoruz. Can güvenliğimiz alınmıyor. Birbirimize telefon açarak korkmayın diyoruz. Bizim için yaşantı diye bir şey kalmadı. Tamamen zülüm ve işkence çekiyoruz. Buradan öğrenci servisi geçiyor. Bunun hesabını kim verecek. Kimseye sesimizi duyuramıyoruz. Biz taş ocağı çalışmasın demiyoruz ama bizde nefes almak istiyoruz. Toz duman içerisinde yaşamak istemiyoruz" şeklinde konuştu. "Geceleri uyuyamıyorum, korkuyorum" Geceleri uyuyamadığını vurgulayan Esma Alan (68) da, "Artık bahçedeki çayırı ineğim bile yemiyor. Halimiz ne olacak bilmiyoruz. Taş ocağı faaliyete başladıktan sonra her şey değişti. Toz ve dumandan bir şey yapamıyoruz. Korkuyoruz, evlerimiz sallanıyor. Evimizde zarar gördü. Kimse ilgilenmiyor. Geceleri uyuyamıyorum, korkuyorum. Taş ocağının yukarıya doğru gelmesini istemiyoruz. Kapanmasını istiyoruz" diye konuştu. "Burada heyelan olacak bizde göçüp gideceğiz" Taş ocağının kapatılmasını isteyen mahalle sakini Hasan Alan (71) ise, "Benim atam bu topraklarda doğdu. Bizim burada yaşantı alanımızı kısıtladılar. Tozdan dumandan yaşayamaz hale geldik. Tarladaki mahsulümüz olmuyor. Evlerimiz sallandığında deprem oluyor diye korkuyoruz. Burada yaşamaya mecburuz başka nereye gidelim. Usulsüz kazı yapıyorlar. Burada heyelan olacak bizde göçüp gideceğiz. Yetkililer bizi duysun. Taş ocağının kapatılmasını istiyoruz. Bu kadar insan nereye gidecek. Çayır biçip hayvanımıza yediremiyoruz çünkü kokuyor" ifadelerini kullandı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Türkiye 2024-2030 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile 20 milyar dolarlık yatırım hedefi ortaya koydu"
13 Temmuz 2024 Cumartesi - 17:53 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Türkiye 2024-2030 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile 20 milyar dolarlık yatırım hedefi ortaya koydu" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin nükleer enerjiden elektrik üretme ile ilgili 70 yıllık rüyasının gerçeğe dönüştürüleceğini söyledi. Memleketi Trabzon’a gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sırasıyla Trabzon Valiliği, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı, AK Parti Trabzon İl Başkanlığı, Ticaret ve Sanayi Odası ve Atatürk Köşkü’nü ziyaret etti. Bakan Bayraktar, ziyareti sırasında Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen Enerji Koordinasyon Toplantısı’na da katıldı. Toplantıda konuşan Bayraktar, "Türkiye’de yaklaşık yüzde 67 enerji, yani üç birimlik enerjinin ikisi maalesef ülkemize ithalat yoluyla gidiyor. Dolayısıyla bu ithalatla alakalı karşılaştığımız başta ithalat faturası, bunun getirdiği cari açık, bunun getirdiği döviz ihtiyacını karşılamakla alakalı da belli politikalar geliştiriyoruz. Dolayısıyla bu iki konu artan talep ve artan dışa bağımlılığı azaltmak için temel politika önceliklerimize baktığımızda birinci olarak yerli ve yenilenebilir kaynakları Türkiye azami ölçüde mutlaka devreye almak durumunda, ekonomisine katmak durumunda. Ülkemizin elbette bugüne kadar alıştığımız doğal gaz ve petrolde, doğal gaz ve petrol zengini olmayan bir ülke olarak alıştığımız belli kabuller vardı ama zengin olduğumuz alanlar var. Örneğin Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında çok büyük bir potansiyeli var. Güneşiyle, rüzgarıyla, hidrolik kaynaklarıyla, jeotermal kaynaklarıyla Türkiye’nin mutlaka bu yenilenebilir kaynaklarını devreye alması gerekiyor. Dolayısıyla bu anlamda bugüne kadar yaptığımız güneşte ve rüzgarda 27 bin megavatı bulan kurulu gücü bu sene ve önümüzdeki 12 yıl boyunca 2035’e kadar ilave 60 bin megavatla yani her yıl yapacağımız 5 bin megavatlık güneş ve rüzgar yatırımıyla geliştirmek ve artırmak istiyoruz. Bir de Türkiye’nin mutlaka enerjisini verimli kullanması lazım. Hayat standartlarımızdan, hayat konforumuzdan vazgeçmeden Türkiye’nin mutlaka sanayisinde, tarımında, ulaştırmasında, enerjisinde ve bütün binalarında enerjisini verimli kullanması gerekiyor. Bu anlamda ortaya koyduğumuz 2024-2030 Türkiye Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı ile Türkiye özel sektörüyle ve kamunun kurumlarıyla 20 milyar dolarlık bir yatırım hedefi ortaya koydu. Bu yatırımları gerçekleştirip enerji tüketimini yüzde 16 gibi iyileştirerek enerjiyi daha az yoğun kullanan bir sanayi, bir ulaştırma, bir tarım sektörü ve enerji sektörü hedefliyoruz" dedi. "Türkiye’nin daha çok Gabar keşfetmesi lazım" Türkiye’nin bir paradigma değişikliğine gittiğini ve kendi petrol ve doğal gaz kaynaklarını hem karada hem de denizlerde araması gerekliliğini dile getiren Bakan Bayraktar, "Biz 2016 yılında çok önemli bir paradigma değişikliğini ve dedik ki Türkiye petrol ve doğal gaz kaynaklarınn mutlaka hem karada hem denizlerde aramalıdır ve daha yoğun bir şekilde aramalıdır. Geçmişte Karadeniz’i hatırlayacaksınız 2010-2012 yıllarında derin deniz aramaları yaptık. O dönemden farklı bir şeyler yapmamız lazım dedik. Ve Milli Enerji ve Maden Politikası adını verdiğimiz stratejik dokümanla dedik ki biz artık bu aramaları kendi gemilerimizle, kendi mühendislerimizle, kendi teknik kabiliyetlerimizle, imkanlarımızla yapalım dedik. Ve bu bugün dünyanın en büyük derin devlet filolarına sahip bir ülke haline geldik. Fatih, Yavuz, Kanuni ki bunlar aslında Trabzon için çok anlamlı isimler. Son olarak Abdülhamid Han’ın adını verdiğimiz dört tane derin deniz sondaj gemisi ve iki tane sismik gemimizle beraber kendi kıta sahanlığımızda, kendi münhasır ekonomik bölgemizde hem Doğu Akdeniz’de hem de Karadeniz’de aramalara başladık 2017 yılında. Onun dışında karalarda Türkiye’nin gitmediği, daha önce aranmamış coğrafyaları arayalım stratejisi doğrultusunda bir dönem adı terörle anılan Şırnak, Gabar, Hakkari, Van gibi yerlerde biz petrol aramaya başladık. Ve hamdolsun 2016’daki strateji değişikliğinden sonra bütün bu çalışmaların meyvelerini yavaş yavaş almaya başladık. 2020 yılında hepimizin malumu Sayın Cumhurbaşkanımızın killetimize bir müjde olarak açıkladığı Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz keşfi Cumhuriyet tarihinin en büyük doğalgaz keşfidir. 2020 yılı için dünyada denizlerde yapılan en büyük doğal gaz keşfidir. Ve biz orada şu anda 710 milyar metreküplük bir rezerv keşfi ile beraber yine dünyada rekor sayılabilecek bir süre içerisinde 3 yıldan kısa bir süre içerisinde oradan doğal gazı üretmeye başladık. Bugün 2 milyon 400 bin haneye yetecek kadar doğal gazı kendi gazımız olarak Sakarya’da üretiyoruz. Yaklaşık günlük 5 buçuk milyon metreküplük bir üretimle gidiyoruz. Ama inşallah önümüzdeki aylarda bunu ilk etapta 10 milyon metreküpe yani 5 milyon abonenin yani 5 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını karşılayacak şekle getireceğiz. Elbette bugün burada Trabzon’un henüz daha doğal gazla tanışmamış ilçelerinden ve mahallelerinden bahsediyoruz. Oranın taleplerini en kısa sürede yerine getirmekle alakalı ilgili arkadaşlarımıza gerekli talimatları verdik. Ama gelinen nokta itibariyle bu konforlu, bu çevreci, bu verimli yakıtı mutlaka biz hanelerimizle, sanayimizle, ticarethanelerimizle buluşturmak istiyoruz. Elbette bunu kendi ürettiğimiz doğal gazımız ile yapmamız çok daha anlam ifade ediyor. Petrol tarafında 2016 yılında yine bu strateji değişikliğini yaptığımız yılda günde 35 bin varil üreten Türkiye petrolleri, bugün sadece Gabar’da Türkiye’nin en kaliteli petrolünü 45 bin varil günlük üretime çıkarmış durumda. 2021 yılında yaptığımız bu keşif yine Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin karalardaki en büyük keşfi. Şu anda 41 kuyudan 45 bin varil üretiyoruz. Hedefimiz inşallah en kısa bunu yıl sonu olarak, hedef olarak arkadaşlarımıza verdik ve kamuoyumuzla paylaştık, 100 bin varil, 95 kuyuyla üretime çıkabilmek. Ama ülkemiz çok büyük, ülkemizin ihtiyaçları artarak devam ediyor. Türkiye’nin günlük petrol ihtiyacı 1 milyon varil. Bizim daha çok Gabar keşfetmemiz lazım, daha başka bölgelere gitmemiz lazım. Mutlaka Türkiye’nin Libya’da, Irak’ta, Somali’de, Kafkasya coğrafyasında farklı petrol sahalarında iş birlikleriyle, ortaklıklarıyla doğal gaz ve petrolde farklı alternatifleri de geliştirmesi gerekiyor" diye konuştu. "Türkiye’nin 70 yıllık rüyasını gerçeğe dönüştüreceğiz" Türkiye’nin önünde 70 yıllık bir rüyayı gerçeğe dönüştürme hedefinin olduğunu ifade eden Bayraktar, "Türkiye’nin önünde bir de 70 yıllık bir rüyayı gerçeğe dönüştürmek var. Türkiye’nin 1950’lerden beri yapmak istediği nükleer enerjiden elektrik üretimiyle alakalı da şu anda devam eden Akkuyu’daki nükleer santral projemiz biliyorsunuz Mersin’de. Bu santralin de en kısa zamanda ilk reaktörünü önümüzdeki aylarda devreye almak suretiyle inşallah Türkiye’nin bu 70 yıllık rüyasını da gerçeğe dönüştüreceğiz. Şu anda sahada çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Dolayısıyla Türkiye nükleer enerjiden elektrik üreten ülkeler sınıfına artık yükseliyor. Orada tabii Türkiye’nin sanayisine, Türkiye’deki istihdama ve nükleer ekosistemin gelişmesine dair çok önemli gelişmeler devam ediyor. İnşallah Sinop ve Trakya santralleriyle bunları desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye’nin 2050 yılına kadar mutlaka 20 bin megavatlık bir nükleer güce ihtiyacı var. Bütün bunlar bizim daha sürdürülebilir bir kalkınma için ve dışa bağımlılığı düşürmüş, enerjide bağımsız, bu anlamda ekonomisi daha güçlü bir ülke olarak yani ekonomideki kırılganlıkları daha da azaltmış bir ülke olma yolunda en önemli enerjideki stratejilerimiz. İnşallah bunlar için tabii bunların arkasında çok güçlü bir siyasi iradenin varlığı yadsınamaz. Bütün bunlar siyasi istikrar olmadan, ekonomik istikrar olmadan gerçekleştirilemez. Türkiye, ekonomisi büyüyen ve orta gelir tuzağından inşallah çıkmış, gelir seviyesi 20-25-30 bin dolarlara yaklaşmış bir ülke olarak inşallah daha güçlü bir şekilde yola devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
SGK Trabzon İl Müdürlüğü, KTÜ ve TRÜ ile 3.yaş üniversitesi protokolü imzaladı
12 Temmuz 2024 Cuma - 16:08 SGK Trabzon İl Müdürlüğü, KTÜ ve TRÜ ile 3.yaş üniversitesi protokolü imzaladı Trabzon Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, 2024 Emekliler Yılı faaliyetleri kapsamında Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Üniversitesi ile 3. Yaş Üniversitesi protokolü imzaladı. Trabzon Sosyal Güvenlik İl Müdürü Erdem Akbay, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı ve Trabzon Üniversitesi (TRÜ) Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu ile bir araya gelerek 3. Yaş Üniversitesi Protokollerini imzaladı. Sosyal Güvenlik İl Müdürü Erdem Akbay, 2024 Emekliler Yılı boyunca tüm kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ve tüm paydaşların katılımı ile emeklilerin sosyal refah düzeylerini artırmayı amaçladıklarını ifade ederek, Trabzon’un iki önemli eğitim kurumuyla imzalanan protokollerin bu amaca ulaşmakta önemli bir adım olduğunu söyledi. İl Müdürü Akbay, imzalanan protokollerle Trabzon’daki emekli vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla bilgi ve becerilerini geliştirmelerine ve sosyalleşmelerine imkân sağlamanın hedeflendiğini belirterek, bu protokoller ile ilgili üniversitelerde emekliler için çeşitli eğitim programlarının düzenleneceğini dile getirdi. İmzalanan protokol kapsamında emeklilere üniversitelerin sunduğu pek çok hizmet ve etkinlikten ücretsiz veya indirimli olarak faydalanma imkanı sağlanacağını vurgulayan İl Müdürü Akbay, “Protokolün detaylarında ise üniversiteler, emeklilere yönelik çeşitli eğitim programları ve sosyal imkanlar sunmayı taahhüt ediyor. Bunlar arasında, ‘Üçüncü Yaş Üniversitesi’, ‘Yaşam Boyu Öğrenme Merkezi’ ve ‘Sürekli Eğitim Merkezi’ programlarının açılması veya mevcut programların genişletilmesi bulunuyor. Alanında uzman olan emeklilerin yükseköğretim kurumlarında kendi alanıyla ilgili programlarda ders verebilmesine, bilgi ve deneyim paylaşımında bulunabilmesine öncelik tanınması ve gerekli kolaylığın sağlanması ile yaygınlaştırılması da üniversitelerin yükümlülükleri arasında yer alıyor. Protokol kapsamında emeklilere yönelik çalıştay, panel, sempozyum ve konferanslar gibi akademik toplantılar düzenlenecek. Protokolle, üniversitenin spor tesisleri ve kütüphanelerinden emeklilerin faydalanabilmesi için kolaylıklar sağlanacak” ifadelerini kullandı.
Trabzon’un ilk kent lokantası, yoğun bir katılımla hizmete girdi
12 Temmuz 2024 Cuma - 16:00 Trabzon’un ilk kent lokantası, yoğun bir katılımla hizmete girdi Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın, sosyal belediyecilik uygulamalarından ilki olan Kent Lokantası, bugün gerçekleştirilen törenle Trabzonlulara hizmet vermeye başladı. Meydan’daki İskenderpaşa Camii karşısında bulunan alanda hizmet vermeye başlayan Kent Lokantası’nın açılışına Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Beşikdüzü Belediye Başkanı Burhan Cahit Erdem, CHP İl Başkanı Mustafa Bak, CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Belediye Başkan Yardımcıları, Meclis üyeleri, CHP Kadın ve Gençlik Kolları yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı ve Türkiye’nin diğer illerinde de hayata geçirilen Kent Lokantası projesi Trabzon’da da açılarak halka hizmet vermeye başladı. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın seçim vaatleri arasında yer alan Kent Lokantası çalışmaları, 3 ay içerisinde tamamlanarak açılışı gerçekleştirildi. Açılışta konuşan Başkan Kaya, Kent Lokantası vaadini gerçekleştirdiği için büyük mutluluk duyduğunu belirterek, “Sizlerin de bildiği gibi 31 Mart’ta belediye başkan adayı olduğumuz dönemde demiştik ki, ‘Hemşehrimiz, gururumuz, Ekrem İmamoğlu İstanbul’da çok güzel bir uygulama yapıyor. Bunun ilk adımını bizlerde Trabzon’da atacağız ve kent lokantası yapacağız.’ Allah’a şükürler olsun ki, mahcup olmadık. Bugün ilk kent lokantamızı burada açıyoruz. Trabzon’umuza ve sizlere hayırlı uğurlu olsun” dedi. Sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışıyla hizmet verdiklerinin altını çizen Başkan Kaya, “Biz sosyal demokrat belediyeciliğinin, halkçı belediyeciliğin, şeffaf, kamucu belediyeciliğin bir yansıması olarak Trabzon’umuzun Ortahisar’ımızın elde ettiği bütün gelirleri tek kuruşunu dahi namus gibi koruyarak vatandaşımızın emrine seferber etmeyi ahdettik. ‘Bu şehrin, bu ilçenin bir kuruşu heba olmayacak. Kazanılan, üretilen bütün değer, kamu yararına, halk yararına harcanacak’ demiştik. İşte onun ilk uygulaması olarak burada kent lokantamızı açıyoruz. Burada birbirinden temiz, lezzetli ve besleyici yemeklerimizle hemşehrilerimizi buluşturacağız. Ben Trabzon’umuza ve siz değerli hemşehrilerimize bu hizmetin hayırlı olmasını diliyorum. Emeği geçen, buranın bu hale gelmesine katkı veren herkese çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. “Burada onlarca insanın hayır duasını aldık" Açılışın ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Başkan Kaya, “İlk lokantamızı burada açtık. Lokantamız temiz, yemeklerimiz lezzetli. Biz de burada vatandaşlarımızla birlikte zaman zaman yemek yiyeceğiz. Söz vermiştik, sözümüzü yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Sizlerin de bildiği gibi ülkemizde çok ciddi bir ekonomik kriz var. Birçok vatandaşımızın gıdaya ve yemeğe ulaşımı maalesef mümkün olmuyor. Özellikle emeklilerimiz bu anlamda çok büyük sıkıntı çekiyorlar. İnanın şurada onlarca insanın hayır duasını aldım. ‘Allah razı olsun Başkanım, bizi büyük bir sıkıntıdan kurtardınız. Bu, bizim için büyük bir hizmettir’ dediler. İnşallah bu tür hizmetlerimiz devam edecek. Bizim için önemli olan vatandaşımızın mutluluğudur” dedi. Kent Lokantalarının şube sayısının artırılmasıyla ilgili bir soruyu Başkan Kaya şöyle cevaplandırdı: “İlk adımı burada attık, araştırmalarımız devam ediyor. Fatih Mahallesinde hastane civarında ve iki, üç noktada daha olabilir. Bununla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Nerede bir ihtiyaç varsa orada olmaya gayret edeceğiz.” Başkan Kaya, vatandaşlara yemek servisi yaptı Daha sonra Başkan Kaya ve davetliler, Kent Lokantasının açılış kurdelesini kesti. Başkan Kaya, kurdelenin bir kısmını hatıra olarak saklayacağını dile getirdi. Ardından davetlilerle birlikte Kent Lokantasına giren Başkan Kaya, önlük, bone ve eldivenlerini takarak vatandaşlara yemek servisi yaptı. 16 Temmuz’da açılması planlanan ancak belirlenen tarihten önce açılışı yapılan Kent Lokantası’nda ilk gün menüde ezogelin çorbası, orman kebabı, pirinç pilavı ve yoğurt yer aldı. 4 çeşit yemeğin 50 TL’ye satıldığı Kent Lokantası’nın açılışına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Başkan Genç: “Çakırgöl’ü bölgeye kazandıracağız”
12 Temmuz 2024 Cuma - 15:16 Başkan Genç: “Çakırgöl’ü bölgeye kazandıracağız” Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, baba ocağı Maçka’da ziyaretlerde bulunarak, “Sümela Manastırı gibi önemli bir turizm destinasyonuna, bölgeyi çok daha hareketlendirecek Çakırgöl projesini eklemek istiyoruz, çalışmalarımız sürüyor” dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, ilçe ziyaretleri kapsamında Maçka’da AK Parti ilçe teşkilatı ve mahalle başkanlarıyla araya geldi. Ardından Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan ve mahalle muhtarlarıyla buluşan Başkan Genç, ilçenin taleplerini dinledi. Seçimlerde kendisine verilen destekten ötürü teşekkür eden Başkan Genç, “İlçemizin güçlü desteğiyle Büyükşehir Belediyesi’ne Maçkalı bir başkan seçildi. Bu bir hizmet yolculuğudur. Rabbim, şehrimize hizmet etmeyi nasip etti. İnşallah daha güzel hizmetler yapmak için çalışacağız” şeklinde konuştu. Başkan Genç, konuşmasının devamında “Yüzde 60 gibi bir oyla beraber Maçka’dan destek almak benim için de kıymetli ve gurur verici. Bunun bana yüklediği bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim. Mahallelerimize, ilçemize hep birlikte hizmet edeceğiz. Şu anda imkanlar biraz kısıtlı olabilir. Ekonomide ya da enflasyon var gibi bahanelere sığınmayacağız. Maçka meydanında, belediyemizin salonunun önünde neleri söz vermişsek onları adım adım yerine getirmenin gayreti içerisinde olacağım, bundan emin olun. Bu iradeyi bize tevdi eden, buradaki teşkilatımızın başını öne eğdirmeyeceğiz. Maçka’da önemli konularımız var. Dolayısıyla değerli başkanımız büyük bir gayreti ortaya koyuyor. Ben de elimden gelen bütün gücümle beraber ona destek olacağım” ifadelerini kullandı. “Çok büyük bir milletiz” “Köy yollarımız, mezra yollarımız ve yayla yollarımız konusunda Ortahisar’dayken de adımlar attık; şimdi bunu genişleteceğiz” diyen Başkan Genç, “Hepsini bir plan program dahilinde yapacağız. Daha çok çalışıp, daha çok hizmet üreteceğiz ve halkımızla daha çok bir araya geleceğiz. Biz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Allah nasip etti onun yürüyüşünde, onun yolunda biz de görev aldık. Bu yürüyüş rahmetli Erbakan Hoca’mızın ve rahmetli Alparslan Türkeş’in milli yürüyüşünün devamıdır. Türk milleti yeniden bir ayağa kalkışla bu yürüyüşe yön vermiştir. 15 Temmuz’un 8. yılına giriyoruz. O kadar büyük bir milletiz, o kadar büyük bir devletiz ki bu büyük güçler hala Türkiye’nin güçlenmesini istemiyorlar. Çünkü Türkiye güçlendiği zaman etrafına, İslam coğrafyasına daha çok sahip çıkıyor ve bu coğrafyadaki güçlere ve zenginliklere de hâkim oluyor. Bunu istemiyorlar. Darbelerle yıldırmaya kalktılar yapamadılar, başaramadılar ve başaramayacaklar. Çünkü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gibi cesur bir lider var. Allah başımızdan eksik etmesin” diye konuştu. “Sorun üretme makamında değiliz” Maçka’ya hizmet için ilçe belediyesi ile el ele vereceklerini vurgulayan Başkan Genç, “Sümela Manastırı gibi önemli bir turizm destinasyonuna, bölgeyi çok daha hareketlendirecek Çakırgöl projesini eklemek istiyoruz, çalışmalarımız sürüyor. Bütün bunları yapabilecek imkan ve kabiliyete sahibiz. Deneyimimiz ve tecrübemizi ilçelerimize yansıtacağız. Hal ve şart ne olursa olsun şikayetçi olmayacağız. Çünkü biz sorun çözme makamındayız, sorun üretme makamında değiliz” şeklinde konuştu. “Kanalizasyon sorununu çözeceğiz” Mahalle muhtarlarıyla da bir araya gelen Başkan Genç, “Maçka’mızın kanalizasyon işini çözmemiz lazım. Çağa uygun bir çalışma gerçekleştireceğiz. Doğal gazda kalan kısmı süratle tamamlayacağız. Maçka’mızın tamamını inşallah doğal gazla buluşturacağız. Sizlerin taleplerine destek olacağım. Kaynak üretmek için koşturacağız. Ankara’ya gideceğiz, koşacağız, koşturacağız. Tekrar hepinize çok teşekkür ederim. Yeni dönem hepimize hayırlı olsun” dedi. Başkan Koçhan: “Yürekten inanıyorum” Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan ise, “Hep beraber el ele vereceğiz. Beş yılda Maçka’mıza tarihin en büyük hizmetini ilçemizin evladı kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç önderliğinde gerçekleştireceğimize yürekten inanıyorum. Maçka için durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Gerek şimdiye kadar yaptıkları gerekse bundan sonra ilçemize vereceği katkılardan dolayı Genç’e ilçem adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Ortahisar Belediyesi minik misafirlerini Tünel Akvaryum ve Seyir Terasında ağırladı
12 Temmuz 2024 Cuma - 15:15 Ortahisar Belediyesi minik misafirlerini Tünel Akvaryum ve Seyir Terasında ağırladı Trabzon’daki Lösemili Çocuklar Vakfı’na kayıtlı çocuk hastalar ve anneleri için, anne-çocuk etkinliği gerçekleştirildi. Ortahisar Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı etkinliğe katılan çocuklar ve anneleri, Tünel Akvaryum ve Seyir Terasını gezdi. Samsun ve Ankara’dan sosyal hizmet uzmanlarının da eşlik ettiği etkinliğe katılan çocuklar, Tünel Akvaryumdaki balıklar ve diğer deniz canlılarını büyük bir keyif ve ilgiyle izlerken, merak ettikleri konularda görevlilere çeşitli sorular sordu. Tünel Akvaryum’un ardından Boztepe Seyir Terası’nı gezen çocuklar, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’ya kendilerini misafir ettiği için teşekkür etti. Sosyal hizmet uzmanı Merve Akman, “Bugün vakfımıza kayıtlı çocuklarımız ve annelerimizle Tünel Akvaryum ve Seyir Terasımızı gezdik. Etkinliğimizde yanımızda olan, katkı ve destek veren, çocuklarımızın keyifli ve kaliteli zaman geçirmelerini sağlayan Ortahisar Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz” dedi. Gezi programında çocuklara eşlik eden Belediye Başkanı Kaya, Trabzon’da 100’e yakın lösemi tedavisi gören çocuğun bulunduğunu belirterek tedavi süreçlerinde yaşanan sıkıntıları dile getirdi. Lösemi tedavisinde hijyen ve izolasyonun önemine dikkat çeken Başkan Kaya, “Sizlerden aldığım bilgiye göre Trabzon’umuzda yaklaşık 100’e yakın lösemi tedavisi gören yavrumuz var. Devletimiz elinden gelen imkanları seferber ediyor ama Trabzon’umuzda maalesef bu anlamda bir yetersizlik olduğunu biliyoruz. Tıp Fakültesi Hastanesi bu konuda gayret ediyor ama imkanları kısıtlı. Bir odada iki-üç yavrumuzun arasına perdeler çekilerek tedavi edilmeye çalışıldığını gördük. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok güçlü bir devlet. Dolayısıyla daha güçlü hastanelerle yavrularımıza çok daha hijyenik ve izole şartlarda hizmet verebilir. Çünkü bu hastalığın kötü yanlarından biri, enfeksiyon riskinin yüksek olması, bağışıklığın zayıflaması ve ona bağlı olarak da hastalanma riskinin çok yüksek olması. Dolayısıyla hijyenik şartlarda, izole şartlarda çocuklarımızın tedavi olması çok önemli” dedi. Verilen mücadelenin önemine vurgu yapan Başkan Kaya, bu mücadelede sürekli yanlarında olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Trabzon’umuzda bir çocuk hastanesi yapılıyor, umarım orada lösemili yavrularımız çok daha iyi şartlarda tedavi görebilir. Ayrı hastanelerde tedavilerinin olması mümkün. Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde olduğu gibi tedavi görebilecekleri imkanlar olur. Ben yavrularımıza sağlık ve güzel bir gelecek diliyorum. İnşallah bu mücadeleyi hep birlikte kazanacağız. LÖSEV’in burada sloganı var, ne diyor? ‘Biz kazanacağız’ diyor. İnşallah sevgi, iyilik ve umut kazanacak. Bunu hep birlikte başaracağız. Bize bu anlamda nerede, ne zaman ihtiyacınız olursa, yanınızda olduğumuzu biliniz.” Başkan Kaya geziye katılan çocuklarla birlikte yemek yedi, çeşitli hediyeler verdi.
Borna Barisic: "Goller ve asistler ile takıma katkı yapmak istiyorum"
12 Temmuz 2024 Cuma - 13:39 Borna Barisic: "Goller ve asistler ile takıma katkı yapmak istiyorum" Trabzonspor’un yeni transferi Borna Barisic, yapacağı asistlerle ve gollerle birlikte takıma katkıda bulunmak istediğini söyledi. Trabzonspor’un kadrosuna kattığı Hırvat futbolcu Borna Barisic, antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sözlerine adaptasyon sürecinin çok hızlı olduğunu belirterek başlayan Borna Barisic, "Çok uzun bir süre olmadı buraya geleli fakat çok hızlı adapte oldum. Adaptasyonumun hızlı olmasında Orsic, Visca ve Bardhi’nin büyük katkısı var. Sadece onlar değil diğer bütün oyuncu arkadaşlarımız, teknik ekip, sağlık departmanı ve çalışanlar çok yardımcı oldular. İlk haftadan itibaren bu sıcak karşılamayı hissettim. Trabzon’da da bana çok yardımcı oldular, bize çok sıcak davrandılar. Bu da adaptasyon sürecimi hızlandırdı" dedi. "Hücuma katkıda bulunmak istiyorum" Bir bek oyuncusu olarak hücuma katkıda bulunmak istediğini vurgulayan Barisic, “Modern futbolda artık beklerin hücuma katkısı da olmak zorunda. Bizler tabii ki öncelik olarak savunma oyuncusuyuz, önceliğimiz tabii ki savunma yapmak ama artık modern futbolun gereklilikleri, modern futbolun sizden beklentilerini de yerine getirerek hücuma da aynı şekilde asistlerim ve gollerimle katkıda bulunmak istiyorum. Hocamızla konuştuk, hocamızın kendi fikirleri var, bek oyuncularından beklentileri var. Ben de bunu en iyi şekilde öğrenip en iyi şekilde adapte olup hocamızın beklentilerini, hocamızın benden istediklerini en iyi şekilde yapmaya, sahada bütün hücum oyuncularına katkıda bulunmaya çalışıyorum. Hocamızın benden isteklerini elimden geldiği şekilde karşılamaya çalışacağım. Hazırlık maçında bütün oyuncularımız kırk beş dakika oynadı. Bizim adımıza bu hazırlık maçının iyi geçtiğini söyleyebilirim. Çünkü maç maç daha iyiye gidiyoruz. Takım olarak genelde iyi bir performans gösterdiğimizi düşünüyorum. Biz doğru yoldayız. Elimizden gelen en iyi şekilde devam etmeye çalışacağız. Çünkü bu kamp dönemini ve bir sonraki hazırlık maçımızı, ilk resmi maçımıza hazırlık dönemi olarak değerlendiriyoruz. Ve en iyi halimizle oraya kendimizi taşıyabilmek istiyoruz. Bu yönde çalışıyoruz” diye konuştu. "Rekabet takımı ileriye taşır" Barisic, oyuncular arasındaki rekabetin her zaman takımı ileriye taşıyacağını vurgulayarak, “Ben kendimi bir sol bek oyuncusu olarak tarif edebilirim. Sol stoper pozisyonda çok fazla oynamadım. Dolayısıyla kendimi bir sol bek oyuncusu olarak değerlendirebilirim. Açıkçası aynı pozisyonda oynayan takım arkadaşlarımla çok fazla bir süre geçiremedik. Yaklaşık iki hafta belki ondan biraz daha fazla bir zaman dilimi geçirebildik ama yine de bu kısa süreçte dahi o arkadaşlarımın gerçekten özellikle insan olarak çok değerli, çok iyi insanlar olduğunu görebiliyorum. Zaten kaliteleri belli, kaliteleri olmasaydı eğer Trabzonspor’da olmazlardı diye düşünüyorum. Gerçekten hepsi çok profesyonel insanlar. Takım içerisindeki rekabet her zaman sizi ve takımı daha ileriye götürür. Daha iyi antrenman yapmanızı, daha iyi performans vermenizi, daha iyi maçlar çıkarmanızı sağlar. Ben de bu rekabetin hem onlar adına hem benim adıma gerçekten çok faydalı olacağını ve takıma da katkıda bulunacağını düşünüyorum” ifadesinde bulundu. "Başka kulüplerden de teklifler aldım ancak Trabzonspor’un beni ikna süreci çok hızlı oldu" Transfer sürecinin çok hızlı geliştiğini söyleyen oyuncu, “Avrupa’dan da dahil olmak üzere başka kulüplerin tekliflerini aldım ama Trabzonspor’un beni ikna süreci çok hızlı oldu. Trabzonspor’un bana olan ilgisini duyduktan sonra hemen Abdullah hocamızdan bir telefon geldi, hocamızla yaptığımız görüşmede beni ne kadar istediğini, beni ne kadar takımda görmek istediğinden bahsetti. Zaten konuşmamızın sonunda da başkanımızla görüşeceğini, süreci olabildiğince hızlandıracaklarını ifade etmişti. Sonrasında gelişen süreçte de iki üç gün içerisinde de zaten anlaşma tamamlanmıştı bile. Dolayısıyla Trabzonspor’da görüşmelerimiz çok hızlı ve çok kısa gelişti. Benim açımdan da karar alabilme açısından da çok kolay oldu. Tabii ki ben yüzde 100 gitme kararı almadan önce burada tanıdığım arkadaşlarımla, o dönem örneğin Benkoviç’le ve Orsic’le görüştüm. Onlar da bana Trabzonspor hakkında çok olumlu şeyler söylediler. Trabzonspor’un ne kadar büyük bir kulüp olduğunu söylediler. Bunları ifade ettiler. Böyle bir kulüpte oynamak, yani her maçı kazanmak isteyen, kupalar kazanmak isteyen, herkesle yarışmak isteyen, her yerde mücadele etmek ve var olmak isteyen bir kulüpte oynamak tabii ki her oyuncunun dileğidir. Benim açımdan da bunları düşündüğünüzde basit bir karar oldu. Yine ailem açısından da gayet hızlı ve basit bir karar oldu. Umuyorum hep beraber bunun tadını çıkaracağız” şeklinde konuştu. "Goller ve asistler ile takıma katkı yapmak istiyorum" Barisic, golleri ve asistleri ile takıma katkı yapan bir isim olmak istediğini ifade ederek, “Türk futbolunu gelmeden önce de değerlendirme fırsatı bulmuştum. Birçok takımın iyi yatırımlar yaptığını, çok iyi oyuncuların lige dahil olduğunu, katıldığını görebiliyorum. Bu da tabii ki hem oyuncular adına hem lig adına hem izleyenler adına çok iyi bir durum. Ben kamp öncesinde de çalışmalarıma başlamıştım aslında çünkü kampa geldiğimde ve kamp sonrasında en iyi halimde takıma yardımcı olabilmek adına bu çalışmalarımı sürdürmüştüm. Rangers’ta hücum anlamında katkılarım olmuştu. Yine aynısını yapabilmek istiyorum. Bunu şu an yapabilirim ya da yapamam demek kolay değil. Bunu saha içerisinde göreceğiz ama aynı katkıyı yine vermek istiyorum. Asistlerimle takımın kazanacağı kupalara, takımın kazanacağı maçlara ve başarılara aynı şekilde katkıda bulunmak istiyorum. Bizler savunma oyuncularıyız. Savunma oyuncuları için en önemli şeylerden bir tanesi kaleyi gole kapatmak. O gün, o an, o maç gol yememek. Ben de bunu yaparak, bundan kazanacağımız özgüvenle birlikte, hem de ön tarafta da yapacağım asistlerle ve gollerle birlikte takımımıza katkıda bulunmak istiyorum” sözlerini kullandı. Açıklamaların sonunda ise iki haftalık bir çalışma süreci olduğunu belirten oyuncu, "İki haftalık bir çalışma sürecim oldu. Bu çok fazla uzun bir süre değil oyuncuları yeterince tanıyabilmek adına ama şunu söyleyebilirim; takımın çalışmasından, takımımızın oyun tarzından, bütün arkadaşlarımızın çalışma isteğinden, arzusundan inanılmaz derecede mutlu olduğumu ifade edebilirim. Bütün arkadaşlarımız, bütün oyuncularımız kazanmak istiyorlar. Bütün hepsi iyi performans göstermek ve iyi oyunlar, iyi maçlar çıkarmak istiyorlar. Böyle şeyler antrenmanda başlar. Eğer antrenmanda kafa olarak kazanmak ister ve antrenmanı kazanmak için yaparsanız maçlara da yine aynı şekilde çıkarsınız. Ben de hep bunu değerlendirmiş, bu şekilde görmüş bir insanım. Eren Elmalı çok iyi, çok nazik, çok kibar biri. Hep gülümseyen bir insan ve oyuncu olarak da iki haftada görebildiğim tabii ki çok yüksek bir kalitesi var. Her sezon 30’dan fazla maça çıkması, Trabzonspor’da olması, Trabzonspor’da başarılı performans göstermesi tabii ki tesadüf değil. Bu durum onun kaliteli bir oyuncu olduğunu gösteriyor. Bizim için konuşulacak yer her zaman saha içerisidir. Her hafta yapacağımız mücadele, üç ya da dört gün içerisinde göstereceğimiz performans ve oynayacağımız maçlar bizim için konuşma alanlarıdır aslında. Ben de en iyi şekilde en iyi performansımı sahada verip en iyi konuşmamı sahada yapabilmek istiyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Aç kalan yavru ayı Uzungöl’e indi, görüntülemek için turistler sıraya girdi
12 Temmuz 2024 Cuma - 12:37 Aç kalan yavru ayı Uzungöl’e indi, görüntülemek için turistler sıraya girdi Trabzon’da aç kalınca Uzungöl’e inen yavru ayıyı görüntülemek için yerli ve yabancı turistler sıraya girdi. Trabzon’un Çaykara ilçesindeki dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl’de dün gece saatlerinde ilginç görüntüler yaşandı. Aç kalan bir yavru ayı, göl kenarına inerek yiyecek aradı. Yol kenarındaki bir çöp bidonunu deviren yavru ayı, çevresindeki vatandaşlara aldırış etmeden yere döktüğü çöplerden beslenmeye çalıştı. O anları fark eden sürücüler, araçlarını durdurarak ayıyı görüntülemeye çalıştı. Yavru ayıyı görüntülemek isteyen sürücüler kısa süreli kuyruk oluştururken, çöp bidonunu kaldırarak korkulukların üstüne çıkan yavru ayı Arap turistlerin de ilgisini çekti. Bazı yabancı turistler yavru ayının yanına gitmeye çalışsa da çıkan seslerden dolayı korkarak tekrar arabalarına bindi. Bir süre çöpten beslenmeye çalışan yavru ayı, daha sonra göl kenarına indi. Kalabalık oluşturan vatandaşlardan korkan yavru ayı, daha sonra göl kenarında koşarak uzaklaştı. Yoğun ilginin olduğu yavru ayıyı görüntülemeye çalışan bir kişinin ise “Valla koşar üstüme”, “Kimseyi takmıyor, bu nasıl bir rahatlık” ifadeleriyle izleyenleri gülümseten görüntüleri sosyal medyaya kısa sürede binlerce beğeni aldı. “Bölgede ayı popülasyonu aşırı miktarda arttı” Yavru ayının daha önce de Uzungöl’de tespit edildiğini belirten Uzungöl Çevre Koruma Kültür ve Turizm Dernek Başkanı Abdullah Özen, “Bölgede ayı popülasyonu aşırı miktarda arttı. Bunun için önlem alınması gerekiyor. Bir yavru ayı göl kenarına kadar indi ama annesi orada olsaydı muhtemelen vatandaşlara zarar verme ihtimali çok yüksekti. Aç kaldığı için merkeze indi. Bu konuda özellikle Milli Parkların önlem alması gerekiyor. Bu hayvanların merkeze inmeden ormanlık alan içerisinde beslenme ihtiyaçlarının karşılanması gerekir” ifadelerini kullandı.
Yeni av sezonu öncesinde palamudun görüntü vermesi balıkçıları umutlandırdı
12 Temmuz 2024 Cuma - 11:38 Yeni av sezonu öncesinde palamudun görüntü vermesi balıkçıları umutlandırdı Karadeniz’de bu sene palamudun bol olacağını belirten balıkçılar, buna yönelik işaretlerin şimdiden umut verici olduğunu söylediler. Palamudun bu sene erken görünmesinin yeni sezonda bol olacağı işaretini verdiğini belirten balıkçılar, iyi bir sezon beklediklerini ifade ettiler. Kıyı balıkçıların az da olsa oltasına takılan çingene palamudu yeni sezon için umutları artırdı. Denizlerde av yasağının 1 Eylül’de kalkmasının ardından büyük tekneler sezona palamut avıyla başlayacak. Karadeniz’de bugünlerde kıyı balıkçıların oltasına az miktarda takılan çingene palamudu balıkçıları umutlandırırken yeni sezon öncesi bu yöndeki görüntünün umut verici olduğu belirtildi. Balıkçılardan Erkan Acuner, palamudun görünmeye başladığını belirterek, "Palamut görünmeye başladı. Bu sene bereketli sezon bekliyoruz. Arkadaşlarımız oltayla çingene palamudu avladı. Palamudun erken görünmesi bol olacak diye düşünüyoruz. Her sene olduğu gibi bu sene de iyi bir sezon bekliyoruz inşallah; hüsrana uğramayız" dedi. Balıkçılarından Ömer Usta, işaretlerin bol olacağı yönünde olduğunu ifade ederek, "Palamut, istavritin arasında oltaya vurmaya başladı. Yavaş yavaş gözükmeye başlaması inşallah bu sezon hayırlı olacak yönünde. İşaretler, bol olacağı anlamında. Palamut bazı yıllar kendini göstermezdi, şimdi normal süreçte göstermeye başladı. Sıcaklar da iyi gidiyor, dolayısıyla bu sene umudumuz palamut büyük ihtimalle gözükecek. Palamut geçen sene Şile taraflarında daha çok gözüktü, bölgemizde fazla balıkçılık yapılmadı. İnşallah bu sene bölgemizde daha ağırlıklı olur diye düşünüyoruz” diye konuştu.
Yeni av sezon öncesinde palamudun görüntü vermesi balıkçıları umutlandırdı
12 Temmuz 2024 Cuma - 11:35 Yeni av sezon öncesinde palamudun görüntü vermesi balıkçıları umutlandırdı Karedeniz’de bu sene palamudun bol olacağı belirten balıkçılar buna yönelik işaretlerin şimdiden umut verici olduğunu söylediler. Palamudun bu sene erken görünmesi yeni sezonda bol olacağı işaretini verdiğini belirten balıkçılar, iyi bir sezon beklediklerini ifade ettiler. Kıyı balıkçıların az da olsa oltasına takılan çingene palamudu yeni sezon için umutları artırdı. Denizlerde av yasağının 1 Eylül’de kalkmasının ardından büyük tekneler sezona palamut avıyla başlayacak. Karadeniz’de bugünlerde kıyı balıkçıların oltasına az miktarda takılan çingene palamudu balıkçıları umutlandırırken yeni sezon öncesi bu yöndeki görüntünün umut verici olduğu belirtildi. Balıkçılardan Erkan Acuner, palamudun görünmeye başladığını belirterek “Palamut görünmeye başladı. Bu sene bereketli sezon bekliyoruz. Arkadaşlarımız oltayla çingene palamudu avladı. Palamudun erken görünmesi bol olacak diye düşünüyoruz. Her sene olduğu gibi bu sene de iyi bir sezon bekliyoruz inşallah hüsrana uğramayız” dedi. Balıkçılarından Ömer Usta, işaretlerin bol olacağı yönünde olduğunu ifade ederek, “Palamut, istavritin arasında oltaya vurmaya başladı. Yavaş yavaş gözükmeye başlaması inşallah bu sezon hayırlı olacak yönünde. İşaretler, bol olacağı anlamında. Palamut bazı yıllar kendini göstermezdi şimdi normal süreçte göstermeye başladı. Sıcaklar da iyi gidiyor dolayısıyla bu sene umudumuz palamut büyük ihtimalle gözükecek. Palamut geçen sene Şile taraflarında daha çok gözüktü bölgemizde fazla balıkçılık yapılmadı. İnşallah bu sene bölgemizde daha ağırlıklı olur diye düşünüyoruz” diye konuştu.
Trabzon’da raylı sistem için ilk kazma 2025 yılında vurulacak
11 Temmuz 2024 Perşembe - 16:22 Trabzon’da raylı sistem için ilk kazma 2025 yılında vurulacak Trabzon’da hayata geçirilmesi planlanan raylı sistemle ilgili ilk kazma 2025 yılında vurulacak. TMMOB İnşaat Mühendisliği Odası Trabzon Şubesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) işbirliği ile Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi Hasan Turan Salonu’nda “Trabzon Kent İçi Raylı Sistemler Paneli” yapıldı. Panelde KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Mustafa Yaylalı, İnşaat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Mustafa Tiryaki ve KTÜ İnşaat Mühendisliği Ulaştırma Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Muhammet Vefa Akpınar birer konuşma yaptı. Panelde yapılan konuşmalarda Trabzon için raylı sistemin geç kalındığı vurgusu yapıldı. Panelde ilk olarak söz alan İnşaat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Mustafa Tiryaki, raylı sistemin Trabzon için kentin dokusuna uygun değerini daha yukarıya taşıyacak ve ulaşımı rahatlatacak seçenek olarak görüldüğünü belirterek, “Ülkemizde ulaşım yöntemlerinden karayolları ulaşımı yüzde 90 mertebesinde olup, büyük bir yer tutmaktadır. Ancak bunun dışında özellikle son yıllarda raylı sistemler üzerinde bakanlık ve yerel yönetimler ile birçok çalışma yapılmaya başlanmıştır. Bunların içerisinde şehir içi ulaşımını rahatlatmak ve daha önemli ulaşım çeşidi ortaya koymak amacıyla raylı sistemler şehirlerin gelişmişliklerinin bir göstergesi olarak görülmektedir. Toplum nezdinde ulaşım bahse konu olduğunda ana gündemden biri olan raylı sistemler, kadim bir kent olan Trabzon için kentin dokusuna uygun, değerini daha yukarıya taşıyacak ve ulaşımı rahatlatacak seçenek olarak görülmektedir. Bu amaçla 2022 yılında Trabzon ulaşım ana planı yapılmış, raylı sistemin Trabzon için gerekliliği açıklanarak, yapılması planlanan hatlara ilişkin sayısal veriler yayınlanmıştır” dedi. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzon için raylı sistemin geç kalındığını belirterek, “Hep birlikte olacağız, artık bu raylı ulaşım sistemlerini kentimize kazandıracağız. Ortahisar Belediyesi olarak bize nerede ne görev düşüyorsa birlikte olacağız. Artık kentimizin çok geç kalınmış bu önemli eksiğini hep birlikte yerine getireceğiz” diye konuştu. Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Mustafa Yaylalı da raylı sistem için ilk kazmanın 2025 yılında vurulacağını kaydederek, “Süreç çok hızlı işliyor. 2025 yılında bu iş başlamış olacak. Öyle ya da böyle ilk kazmayı vuracağız diye bakanlıkla mutabakatımız var. O süreye kadar güzergah etütlerini bile yeniden ele alarak uygulama projelerini tamamlayıp, ilk etabı 2025 yılında kazma vurup başlatmak istiyoruz. Bir kabulümüz yok, en doğru karar neyse bakanlıkla birlikte uygulama niyetimiz var” dedi. KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, raylı sistemle ilgili üniversite olarak üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade ederek, “Trabzon kent içi raylı sistem gerçekten geç kalınmış. Birçok ilde raylı sistemi bırakın, metro var. Üniversite olarak bu sistemin, bu projenin her yerinde görev alabiliriz, her türlü katkıyı verebiliriz” diye konuştu. KTÜ İnşaat Mühendisliği Ulaştırma Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Muhammet Vefa Akpınar ise raylı sistemle ilgili anket sayılarının artırılması gerektiğine vurgu yaparak, “Sorun şu; metrobüs hattı getirsek Trabzon halkı kullanmak ister mi? En önemli soru bu. Bir işletme açtınız ama talep ilerleyen zamanlarda düşerse bir anlamı kalmıyor. O nedenle anket çalışmalarını mümkün mertebe Trabzon’un genelinde, önemli ölçüde de hane halkı anketleri sayısının artırılması önemli. En önemlisi vatandaş raylı sistemi kullanacak mı? Sadece Türkiye’de değil, birçok gelişmiş ülkelerde otobüs hatlarında otobüslerin doluluk oranı nedeniyle vatandaşlar istediği noktaya ulaşamıyor. Bu en çok gördüğümüz yerlerin başında Ankara geliyor” şeklinde konuştu.