EĞİTİM - 10 Mayıs 2026 Pazar 13:00

37 yıl sonra açtığı okulda öğrencilerle buluştu

A
A
A
37 yıl sonra açtığı okulda öğrencilerle buluştu

Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Yıldız, 1989-2004 yılları arasında Maçka Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde ilçeye kazandırdığı önemli eğitim yatırımlarından biri olan, bugünkü adıyla Maçka Kayalar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni (dönemin Hemşire Okulu) 37 yıl sonra ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi.



Okul Müdürü Ayhan Demirbaş’ın daveti üzerine okulun çok amaçlı salonunda "Bir İlkin Hikayesi" başlıklı bir söyleşi organize edildi. Söyleşiye okulun öğrenci ve öğretmenlerinin yanı sıra ilk mezunlarından hemşireler de katıldı. Yıldız’ın söyleşisini Avrasya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Özoran, Genel Sekreter Gülay Yeniçeri, SHMYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Eren Urtekin ve iş camiasından isimler de yerinde takip etti.


Yıldız’dan konferans salonunu yenileme sözü


Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Yıldız konuşmasında, "1989 yılında belediye başkanı seçildim ve Maçka’da göreve başladığımda ilçemiz adeta bir köy görünümündeydi. İlçede güzel görünen hiçbir şey yoktu. O zamanlar Trabzon’da sanayiciydim. Alüminyum fabrikamda 23 yaşımda iken 100’e yakın işçi çalışıyordu. Aynı dönemde Suudi Arabistan’a alüminyum ihraç ediyordum. 14 yaşında gurbete gitmiş bir insanım. 18 yaşında nüfus müdürlüğünün yanması ve nüfus kayıtlarının yok olması sonucu yaşımı büyüterek askere gittim. Daha sonra 20 yaşında işyeri açtım, 23 yaşında ise sanayici oldum. 1989 yılında da kendimi Maçka’mızda belediye başkanı olarak buldum. Dönemin Başbakanı rahmetli Turgut Özal’a mektup yazarak istifamı sundum. Özal, 21 Haziran’da Bayburt’un il oluşunu ilan etmek için Bayburt’a gelecekti. Programına Maçka mitingini de ekledi ve burada beni ikna etmeye çalıştı. Ayrılırken, şimdiki Fizik Tedavi Hastanesinin önünde otobüsünde bana ‘Bayburt’a gelecek misin?’ dedi. Ben de ‘Bir emriniz yoksa gelmeyeyim’ dedim. Ardından ‘Benden bir şey istiyor musun?’ diye sordu. Ben yine istifa mektubunu kendisine sundum. Bunun üzerine bana, ‘Ben senin ayağına geldim, ne istifasından bahsediyorsun? Benden istediğin bir şey var mı?’ dedi. Benim de cebimde bir istek listesi vardı ve birinci sırada Hemşire Okulu yazıyordu. O zamanlar Sağlık Meslek Liselerini hemşire okulu olarak adlandırıyorduk. 18 maddelik istek listemi kendilerine sundum. Bunun üzerine dönemin Sağlık Bakanı Halil Şıvgın’a dönerek, ‘Başkanı alın gidin Ankara’ya ve Sağlık Meslek Lisesini kurun’ dedi. Biz de eve bile gitmeden havalimanına geçtik ve geldikleri özel uçakla Ankara’ya gittik. Üç gün bekledim ve sonunda beni aradılar, ‘Gel yazını al’ dediler. Kağıdı elime aldığımda ‘Maçka Sağlık Meslek Lisesi kurulmuştur’ yazıyordu. O kağıt elimde Gençlik Parkı’nda ağaçların arkasına gizlenerek yarım saat ağladım. Daha sonra o yazıyla Trabzon’a geldim. O dönem Trabzon’da Enver Hızlan valimiz vardı. Biraz aksi bir adamdı. Geçen hafta da kendisiyle telefonla konuştum. Kendilerine yazıyı uzatarak, ‘Sayın Valim, Maçka’da bir okul açtık, bu yazıyı Maçka’ya havale etmeniz gerekir’ dedim. Yazıya baktıktan sonra bana, ‘Ne yaptın, sen vali misin? Nasıl okul açıyorsun benim haberim olmadan?’ dedi ve yazıyı koridorun ortasına doğru fırlattı. Ancak okulun açılışına o kadar sevinmiştim ki söyledikleri çok da umurumda değildi. Ardından dönemin Sağlık İl Müdürü Abdullah Uraloğlu’na gittim. ‘Abdullah Bey, Vali Beyin çok işi vardı, işlemi sizin yapmanızı istedi’ dedim. O da kabul etti ve yazıyı Maçka’ya havale etti. Ancak okulu kurduk fakat açacak yer yoktu. Çok sevdiğimiz bir kaymakamımız vardı, onunla birlikte Maçka’yı dolaştık. Lise binasının yanında eski bir bina vardı. Yıllardır girilmemiş bir binaydı. Aylarca orada çalıştık, binayı restore ettik ve okulumuzu açtık. Dönem başladı ancak kontenjan için tekrar Bakan Beye gittik. Bana ‘Zaman geçti’ dedi. Ben de ‘Sayın Bakanım çok emek harcadık, bu öğrencilerimizi almamız gerekir’ dedim, resmen yalvardım. Sonrasında bir karar aldırarak kırk öğrenci kontenjanı verdi, kırk öğrenciyi de yedek olarak açtı. Daha sonra aldırdığımız başka bir kararla yedek öğrencileri de kayıt ettirdik ve böylece okulumuz 80 öğrenci ile eğitim öğretime başladı. Bugün burada ilk mezunlarımızdan hemşirelerimizi görmek çok güzel. Aralarında emekli olanlar da var, bu duygu bize yeter. Güzel dilekleriniz için teşekkür ediyorum. O dönem bu okul ilçemizi çok önemli bir noktaya taşıdı. Akabinde yeni liseler, ilkokullar ve hastaneler derken ilçemizi yaşanılabilir, marka bir ilçe haline getirmiştik" dedi.


Yıldız, ziyaretinde konferans salonunun eksiklerine de değinerek, "Bu kadar köklü, ülkenin bir ilçesinde kurulmuş ilk sağlık meslek lisesine bu görüntü yakışmaz. En kısa sürede restorasyonuna başlayacağız" dedi. Öğrencilerin sorularını da tek tek yanıtlayan Yıldız, söyleşi sonunda öğrencilerin isteği üzerine fotoğraf çektirmeyi de unutmadı.



37 yıl sonra açtığı okulda öğrencilerle buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli 2. Denizli Opera ve Bale Günleri Troya ile başladı Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 2. Denizli Opera ve Bale Günleri, Homeros’un İlyada Destanı’ndan esinlenen epik "Troya" operasıyla kapılarını açtı. Muhteşem gösteri sanatseverlerden büyük beğeni topladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen organizasyon, ikinci yılında da sanatseverleri nitelikli eserlerle buluşturuyor. Bestesi Bujor Hoinic’e ait olan ve İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen "Troya", Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda izleyiciyle buluşarak büyük beğeni topladı. Programa Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Ali Marım, Genel Sekreter Bülent Bozbaş, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Barış Salcan, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, İl Kültür ve Turizm Müdürü Adem Özel ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı. Sanat şehri Denizli vurgusu Açılış konuşmasını yapan Genel Sekreter Bülent Bozbaş, Denizli’nin yalnızca üretimle değil, kültür ve sanatla da anılan bir şehir olması için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Denizli’yi düşünen, hisseden ve sanatla yaşayan bir şehir haline getirmek istiyoruz" dedi. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören etkinliğin bu yıl ikinci kez düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getiren Bozbaş, organizasyonun önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek Türkiye’nin önemli kültür-sanat etkinliklerinden biri haline geleceğine inandıklarını ifade etti. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Barış Salcan ise Denizli Opera ve Bale Günleri’nin artık kentin kültürel kimliğine katkı sunan kalıcı bir organizasyona dönüştüğünü vurgulayarak, Denizli halkının sahne sanatlarına gösterdiği yoğun ilginin bu başarının en önemli göstergesi olduğunu söyledi. Denizli Troya Operası’na akın etti Troya, görkemli sahne düzeni, Truva Atı dekoru ve epik anlatımıyla tarih ile sanatı aynı sahnede buluşturarak izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşattı. Gecenin sonunda Başkanvekili Ali Marım tarafından Barış Salcan’a plaket takdim edildi. Cuma ve cumartesi günleri iki ayrı gösterimle devam eden etkinlik, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü.