Yerel Haberler
Trabzon
08 Mayıs 2026 Cuma - 14:53 Trabzonspor’a İBB’den ’Kartal’ darbesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı döneminde yapılan imar düzenlemeleriyle Trabzonspor’a gelir kazandırıcı hale getirilen ve uzun yıllardır kulübün önemli gelir kaynaklarından biri olarak değerlendirilen Kartal’daki araziyle ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi hukuki süreç başlattı. Trabzonspor’un istediği plan değişiklikleri bakanlık tarafından onaylanmıştı. Yönetimsel sorunlar nedeniyle bir dönem çözümsüzlüğe sürüklenen ve 2023 yılı sonunda tahsis süresi sona eren arazi, 2024 yılı başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un desteğiyle yeniden daimi ve müstakil üst hakkı olarak Trabzonspor’un kullanımına bırakılmıştı. Ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Emlak Konut ve Trabzonspor arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında kulübün bölgede hayata geçirmek istediği plan değişiklikleri bakanlık tarafından onaylanmıştı. İBB mahkemeye taşıdı Protokol kapsamında İstanbul’un Kartal ilçesi Aşağı Mahallesi’nde bulunan 10164 ada 64 parsele ilişkin, 8 Ocak 2026 onay tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı için yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, söz konusu planların yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle İstanbul 9. İdare Mahkemesi’ne başvuruda bulunduğu öğrenildi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 12:58 Bakan Bak: "Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesi çerçevesinde bu zamana kadar yaklaşık 12 milyon insanımıza yüzme öğrettik" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesi çerçevesinde bu zamana kadar yaklaşık 12 milyon insanımıza, çocuğumuza, gencimize yüzme öğrettik. Hepimiz derelerde öğrendik ama esas havuzda öğrenmek çok daha başka. Havuzda hocalar eşliğinde stilini öğreniyorsunuz. Biz su ile kavga ediyorduk" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Trabzon’un Akçaabat ilçesi Yaylacık Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nun açılışına katıldı. Törende bir konuşma yapan Bakan Bak, Türkiye’nin spor tesisleri devrimi yaşadığını belirterek, "Geldiğimizde sınırlı sayıda olan spor tesislerinin hepsini katlayarak her mahalleye, köye, ilçeye yayılmasını gerçekleştirdik. Türkiye’de şu anda tamamlanmış 780 tane yarı olimpik ve olimpik yüzme havuzu var. İnşaatı devam eden 100 tane havuz var. Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesi çerçevesinde bu zamana kadar yaklaşık 12 milyon insanımıza, çocuğumuza, gencimize yüzme öğrettik. Hepimiz derelerde öğrendik ama esas havuzda öğrenmek çok daha başka. Havuzda hocalar eşliğinde stilini öğreniyorsunuz. Biz su ile kavga ediyorduk. Akçaabat yüzme havuzundan açıldığında beri 9 bin 800 kişi faydalanmış. Bir çocuğun yüzme bilmediği için boğularak hayatını kaybetmesinin karşılığı yok. O yüzden Cumhurbaşkanımız ’Gittiğiniz her yere spor tesisi yapacaksınız’ diye talimat verdi. Dijital bağımlılık, uyuşturucu, içki ve kumar gibi bağımlılıklarla mücadelenin önleyicisi spordur" ifadelerini kullandı. "Anadolu efsanesini oluşturan Trabzonspor çok kıymetli" Trabzon’un bir spor şehri olduğunu kaydeden Bakan Bak, "Trabzon’u tartışmaya gerek yok. Trabzon bir spor şehri. Neresinden bakarsanız bakın Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren ve daha öncesinde de sporla iç içe olmuş bir şehir. Trabzonspor gibi bir dünya markası var. Trabzonspor’u da tebrik ediyoruz. Anadolu efsanesini oluşturan Trabzonspor çok kıymetli. Çocukluğumuzda onları takip ederdik. Trabzonspor’un lige getirdiği renk, alt yapısından yetiştirdiği sporcular ve teknik adamların hepsinin farklı bir özelliği var. Trabzon hakikaten sporun başkenti" diye konuştu. "Toplumumuz obezite tehlikesi ile karşı karşıya" diyen Bakan Bak, "Çok hareket etmemiz lazım. Hareket etmeyen bir toplum sağlık sorunları yaşamaya başlıyor. Herkesi spor yapmaya ve hareket etmeye davet ediyoruz. Spora yapılan bir liralık yatırım, bize 5 lira olarak geri geliyor" şeklinde konuştu. "1 milyon yatak kapasitesine ulaştık" Öğrenci yurtlarında 1 milyon yatak kapasitesine ulaştıklarını dile getiren Bakan Bak, "Bu yıl üniversiteye başvuran öğrencilerden yüzde 99,6’sını yerleştirdik. 1 milyon yatak kapasitesine ulaştık. Cumhurbaşkanımız, ’Dışarıda hiçbir öğrenci kalmayacak, her çocuğumuza eğitimde barınma hakkını sağlayacaksınız’ diye talimat verdi. Öğrencilerimize sabah kahvaltısını ve akşam yemeğini ücretsiz veriyoruz. Sadece ayda bin TL sembolik ücret alıyoruz. Böyle bir yapı dünyada yok. Gençlerimizi diğer akımlardan uzak tutmak, devletin kanatları altında tutmak için böyle talimatı var" ifadelerini kullandı. Bakan Bak, Türkiye Yüzyılı’nın gençliğin yüzyılı olacağını vurgulayarak, "Şampiyon Trabzonspor’u tebrik ediyoruz" dedi. Konuşmaların ardından Bakan Bak’a Sebat Gençlik Spor’un forması hediye edildi. Kurdele kesiminin ardından Bakan Bak ve beraberindekiler açılışı yapılan yüzme havuzunda incelemelerde bulundu. Açılışa Bakan Bak’ın yanı sıra Trabzon Valisi Tahir Şahin, AK Parti Trabzon milletvekilleri, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, ilçe belediye başkanları, sporcular ve vatandaşlar katıldı.
Başkan Kaya, ilk Halk Günü toplantısını gerçekleştirdi
18 Temmuz 2024 Perşembe - 13:47 Başkan Kaya, ilk Halk Günü toplantısını gerçekleştirdi Trabzon’da merkez ilçe konumunda olan Ortahisar ilçesi sakinlerinin talep, şikâyet ve önerilerinin dile getirildiği “Halk Günü” buluşmalarının ilki Belediye Başkanı Ahmet Kaya başkanlığında gerçekleştirildi. Başkan Kaya, “Bizden kimse rantçı belediyecilik beklemesin. Biz halkçı belediyecilik yapacağız” dedi. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, ilk Halk Günü toplantısını Ortahisar Belediyesi Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirdi. Yoğun bir katılımla gerçekleşen halk buluşmasında vatandaşlar, Belediye Başkanı Ahmet Kaya ve kurum yetkililerine talep ve önerilerini iletti. Vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmada rantçı değil, halkçı bir anlayışla belediyecilik yaptıklarının altını çizerek belediyenin bütün imkânlarını halkın menfaatleri için kullanacağına vurgu yapan Kaya “Bizden kimse rantçı belediyecilik beklemesin, biz halkçı belediyecilik yapacağız” diyen Başkan Kaya, “Yaklaşık üç buçuk aydır görevdeyiz. Ziyaretimize gelen ve gelmek isteyen çok sayıda insanımız oldu. Fırsat bulabildiğimiz ölçüde herkesle görüşüp, herkesin derdini dinlemeye çalıştık. Ama siz de takdir edersiniz ki, Trabzon büyük bir yer. Nüfusu 330 bin olan bir ilçeden bahsediyoruz ve buradaki bütün hemşerilerimizle birebir görüşebilmek mümkün olmadı. Bu doğrultuda yaptığımız planlama neticesinde Halk Günü buluşmalarını gerçekleştirmeye karar verdik” dedi. "Halkımızın derdi, bizim derdimizdir" Ortahisar Belediyesi olarak ilçe halkının taleplerini karşılama çabası içerisinde olduklarını dile getiren Başkan Kaya, “Halk günlerimizde; arzunuzu, bizden isteğinizi, önerilerinizi, eleştirinizi, düşüncenizi tek tek dinleyip, notlarımızı alacağız. İmkânlarımız ölçüsünde çözüm üretebildiklerimize çözüm üreteceğiz. Böylece hiç kimse ‘ben dinlenmedim, derdimi iletemedim’ demeyecek. Bu şehirde artık kapısı açık, gönlü açık bir belediyecilik anlayışı var. İmkânlarımızı sonuna kadar halk için kullanacağız. Bu kentin insanlarına, Ortahisar’ımıza hangi sözü verdiysek, ekibimle birlikte bu sözleri tutabilme gayreti içinde gece gündüz çalışıyoruz. Biz Ortahisar ailesi olarak bu ailede derdi olan hiçbir vatandaşımızın derdine duyarsız kalmama gayreti içindeyiz. Halkımızın derdi, bizim derdimizdir. O derdi ‘nasıl çözebiliriz’ gayreti içindeyiz” ifadelerini kullandı. Geride kalan 3,5 aylık sürede çok fazla iş başvurusu aldıklarına dikkat çeken Başkan Kaya, “Çözülebilecek sıkıntı var, çözülemeyecek sıkıntı var. İmkânlarımız ölçüsünde olanları çözeceğiz. Trabzon’da çok ciddi bir iş sıkıntısı var. Bunu biliyorum. Her gün binlerce insan benden iş istiyor. Ama belediyemizin kapasitesi belli. İş için müracaat edenlerden CV’lerini alıyoruz, ihtiyaç oldukça değerlendiriyoruz. Yarın farklı alanlarda, farklı ihtiyaçlar söz konusu olacak ve liyakate göre karar vereceğiz. Derdimiz vatandaşımızın derdine derman olmaktır. Muradımız, düşüncemiz budur. İnşallah çok sayıda vatandaşımızın derdine derman olmak bize nasip olur. Bu kapsamda bütün imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız” diye konuştu. "Cenaze evlerine de yemek uygulaması başlattık" Belediyenin bütün imkân ve kaynaklarını halk için kullanacaklarının altını çizen Başkan Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sizlerin de bildiği gibi Kent Lokantamızı açtık. Trabzon’umuzda artık dört çeşit yemeği, 50 TL’ye yiyebileceğiniz bir mekânımız var. Burayla alâkalı günlerdir, ‘Allah razı olsun’ sözlerini duyuyorum ve bunun mutluluğunu yaşıyorum. Bunun dışında yeni bir uygulama başlattık. Özellikle evlerdeki yaşlı, engelli büyüklerimize verilen evde bakım hizmetinin kapsamını genişlettik. Artık berberimiz, kadın kuaförümüz de hizmet vermeye başlayacak. Evlere gidip oradaki vatandaşlarımızın kişisel bakımlarını yapıyoruz. Ayrıca cenaze evlerine de yemek uygulaması başlattık. Ortahisar’ımızda cenazesi olan, yakınlarını kaybeden vatandaşlarımıza sıcak yemeği, yanında pilavı ve ayranıyla beraber gönderiyoruz. Gücümüz yettiğince belediyemizin bütün imkânlarını halkımızın menfaati için, halkımızın kullanımına açtık, açacağız. Bizden kimse rantçı belediyecilik beklemesin. Biz halkçı belediyecilik yapacağız. Sonuna kadar da bu kentin ürettiği değerleri halkımızın menfaati için kullanacağız.” Başkan Kaya, konuşmanın ardından beraberinde Belediye Başkan Yardımcıları ve ilgili birim müdürleri olduğu halde, Halk Gününe katılan vatandaşların tek tek talep ve önerilerini dinledi. İlgili talep ve öneriler, çözüme kavuşturulmak üzere not alındı.
Sağlıkta yenilikçi bir anlayış hastaların hizmetinde
18 Temmuz 2024 Perşembe - 09:33 Sağlıkta yenilikçi bir anlayış hastaların hizmetinde Trabzon Teknokent bünyesinde Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, tarafından yürütülen proje ile hastaların sağlık sorunlarına hızlı ve güvenilir çözümler sunuyor. Hastaların kendi evlerinden telefonla veya online diğer yöntemler ile başvuru yapabileceğini kaydeden Yılmaz, “Hastalar nerede yaşarlarsa yaşasınlar pratik, güvenilir, özenli ve gizlilik ilkesine uygun sağlık hizmeti almaya ihtiyaç duyarlar. Hastalarımız kendi evlerinden telefonla veya online diğer yöntemler ile başvuru yapabilirler. Hastaların şikayetleri doğrultusunda uygun branş hocalarının katılımıyla tüm olası tanı ve tedavi seçeneklerinin gözden geçirilerek uygun tedavi yöntemleri belirlenmektedir” dedi. Projeyle 628 hastanın tanı ve tedavileri akademik tıbbi konseylerde değerlendirildiğini belirten Yılmaz, “Projeyle bir yıllık sürede yurt dışından çoğunluğu Gürcistan, Hollanda ve Almanya’dan olmak üzere 73 hasta ve ülkemizden çoğunluğu İstanbul, Rize, Trabzon ve Erzincan’dan olmak üzere 628 hastanın tanı ve tedavileri akademik tıbbi konseylerde değerlendirildi. Konseylerde hastaların şikayetleri, laboratuvar ve radyolojik tetkikleri konseye katılım gösteren tüm hocalarımız tarafından birlikte değerlendirilip tanı ve tedavi önerilerinde bulunuldu. Konsey sonucundaki önerilere göre gerek ek tahlil ve gerekse de tedavi için hastaneye gitmesi gereken hastaların en yakın sağlık kuruluşlarına randevuları alınarak yönlendirilmeleri sağlandı” diye konuştu. Asistanların deneyim kazanmalarını da sağlayacaklarına işaret eden Yılmaz “İlerleyen günlerde bu konseyleri öğrencilerimize de açarak tıp eğitimi kapsamında gerek tıp fakültesi öğrencileri ve gerekse de asistanlarımızın deneyim kazanmalarını da sağlayacağız. Birçok branşı ilgilendiren sağlık sorunlarına tanı konulamamış olup hastalığını akademik konseyde değerlendirilmesini isteyen hastalar, tanı konulmuş ancak ikinci bir görüş almak isteyen hastalar ve mevcut sağlık sorunlarını hastaneye gitmeden alanında uzman akademik kariyeri olan bir hekime danışmak isteyen hastalar dünyanın neresinde yaşıyorlarsa yaşasınlar +905306120661 nolu telefonu arayarak veya mdstargrup@gmail.com adresine mail atarak veya mdstar_akademi instagram adresine mesaj yazarak veya KTÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon hastalıkları polikliniğine randevu alarak bizzat başvurabilirler” ifadelerini kullandı.
Trabzon buraya akın etti, metrelerce kuyruk oluştu
18 Temmuz 2024 Perşembe - 09:20 Trabzon buraya akın etti, metrelerce kuyruk oluştu Trabzon’da bir restoran kuruluş yıldönümüne özel 100 gram et döneri 100 TL’ye satacağını duyurunca döner yemek isteyenlere izdihama neden oldu. Trabzon’un Yomra ilçesinde hizmet veren bir kebabçı kuruluşunun beşinci yılına özel akşam 19.00-03.00 saatleri arasında et dönerin 100 gramını 100 TL’ye vatandaşlara satacağını duyurdu. Olayın duyulmasının ardından şehirde yaşayan vatandaşlar, dönerin satılacağı restorana yoğun ilgi göstererek metrelerce kuyruk oluşturdu. Kuyruğun saatlerce sürdüğü gecede tam 500 kilograma yakın döner tüketildi. Vatandaşın yoğun ilgisinden dolayı çok mutlu olduğunu belirten İşletmeci Halil İbrahim Demirtaş, 2019 yılından beri şehirde faaliyet gösterdiklerini belirterek, "Güzel bir kampanya düzenledik. Beşinci yılımıza özel 100 gramı 100 TL olarak bir kampanya yaptık. Biz hem işletme olarak hem de firma olarak çeşitli kampanyalar düzenlemekteyiz. Trabzon’a gece dönerini ilk biz getirdik. Gece döneri fikrini hayata geçirdiğimiz süreç boyunca müşterilerimizden çok olumlu geri dönüşler aldık. Biz de bu olumlu geri dönüşleri değerlendirerek bu kampanya ile beraber beşinci yılımızı taçlandırmak istedik. Döner ustamız Trabzon’un en iyi döner ustalarından bir tanesi ki biz kendisine ’Dönerci Celal Baba’ diyoruz. Onun oluşturmuş olduğu yaprak et döneri tüm Trabzonumuz ile buluşturmanın gayreti içerisindeyiz. Zaten buradaki kalabalık da dönerimizin ne kadar lezzetli olduğunun bir göstergesidir" dedi. "Bu benim 45 yıllık mesleğim" Vatandaşın göstermiş olduğu ilgiye teşekkür eden döner ustası Celal Şen ise "Ben dönerci Celal Baba. Bu benim 45 yıllık mesleğim. İnsanların talepleri olduğu sürece biz onların taleplerine elimizden geldiğince cevap vermeye çalışacağız. Kesmeye başladığımızda 400 kiloydu, 3’te birini sattık, kesmeye devam ediyoruz. Kalabalık bizi seviyor, biz de onları seviyoruz. Ürünümüzün kalitesi belli, sağolsunlar vatandaşlarımız bizi tercih ediyor. Biz de mutluyuz onlarla beraber" diye konuştu. İlk defa restorana geldiğini belirten Fatmanur Altıntaş ise "Kampanyayı duyduk, geldik. Çok memnun kaldık, daha sonra tekrar geleceğiz. Döner çok güzel ve çok lezzetli. Trabzon’da böyle bir döner yiyemezsiniz başka bir yerde. Burayı herkese tavsiye ediyorum. Kampanya olmasa da geliriz" şeklinde konuştu. Tavsiye üzerine ilk defa geldiğini söyleyen Semra Yazıcı, "Tesadüfen bir sürü de döner aldım. Daha önce böyle bir fiyat hiç görmemiştim. Zaten her yerde 200-250 TL’nin üzerinde fiyatlar. Bu kalite bu fiyat çok güzel. Böyle bir döner hiç yememiştim, çok güzel, tavsiye ediyorum herkese" ifadesini kullandı. "Bu kampanya sayesinde gece döneri konseptini görme fırsatımız oldu" Sırada bekleyen vatandaşlardan Ahmet Sezgin Gülay kampanyanın reklamını sosyal medyadan gördüğünü dile getirerek, "Aslında bu ortamı görmek için geldik. Döner biraz işin bahanesi oldu. Ortam çok güzel ve eğlenceli, ikramlar oluyor. Sıra çok uzun olduğu için geri dönmeyi düşündük, sonra biraz daha bekleyelim dedik. Biraz ilerledik döner almamıza az kaldı" dedi. Sırası kendisine geldikten sonra dönerini alıp yiyen Gülay daha sonra tadının çok güzel olduğunu ifade ederek "Gece döneri konseptini bu kampanya sayesinde görme fırsatımız oldu. Trabzon bu trendleri daha öncesinde geç yakalıyordu. Böyle yerler yoktu. O yüzden bizim için güzel bir alternatif oldu. Böyle şeylerin devamlı olmasını isterim. Bu fiyat için bu sırada kalmaya kesinlikle değer, zaten dışardaki yemek fiyatlarını düşündüğümüzde bu fiyat gayet makul" dedi.
Hastaneye karın ağrısı şikayeti ile gelen hastanın rahminden 5,5 kilogramlık kitle çıktı
17 Temmuz 2024 Çarşamba - 12:03 Hastaneye karın ağrısı şikayeti ile gelen hastanın rahminden 5,5 kilogramlık kitle çıktı Trabzon’da hastaneye karın ağrısı şikayeti ile başvuran bir hastanın yapılan muayene sonucu kitle haline gelen yaklaşık 5 buçuk kilogramlık rahmi başarılı bir operasyonla alındı. Trabzon’da Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Numune Kampüsü’ne karın ağrısı şikayeti ile giden 45 yaşındaki M.U’nun yapılan muayeneler sonucunda kitle haline geldiği saptanan ve yaklaşık 5 buçuk kilogram olduğu tespit edilen rahmi başarılı bir operasyonla alındı. Operasyonu gerçekleştiren Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Bölümü Uzmanı Dr. Hasan Akyüz karın içinde yavaş büyüyen kitlelerin her zaman belirti vermediğini, sinsice büyüyebildiklerini belirterek bu nedenle özellikle kadınların şikayetleri olmasa bile belli aralıklarla kadın hastalıkları yönünden doktor muayenesine başvurmaları gerektiğini söyledi. Kendisine gelen hastanın ek bir şikayeti olmayan, dış merkezde tanısı konulmuş, yaklaşık 30 santime 20 santim boyutlarında bir pelvi kitlesi olan bir hasta olduğunu belirten Uzm. Dr. Hasan Akyüz, "Hazırlığımızı yapıp operasyonu gerçekleştirdikten sonra yaklaşık 5 buçuk kilogram ağırlığında büyümüş, tamamen miyom haline gelmiş bir uterus yani halk dilinde rahim ile karşılaştım. Gerekli müdahaleyi yapıp ameliyatı tamamladık. Hastamızın ilginç bir şekilde hiç bir şikayeti olmamış, sadece kilo aldığını zannetmiş ve bu durumu geciktirmiş. Fakat farklı sebeplerden ötürü doktora başvurunca bu tabloyla karşılaşmış. En sonunda bize ulaştıktan sonra da biz gerekli müdahaleyi gerçekleştirdik" dedi. "Kadınların belli aralıklarla kadın doğum uzmanı tarafından muayene edilmesi gerekir" Kitlelerin oluş sebebinin çok çeşitli olduğu olduğunu belirten Akyüz, "Bunun hormonal sebepleri de vardır, bazı düz kas hücrelerinin stimüle olması ve harekete geçmesi ile ilgili nedenler var, ırksal nedenleri vardır, kısaca bunun bir çok nedeni vardır. Bu durum bütün kadınlarda vardır, yaygındır. Kiminde çok küçüktür, çok küçük olanlar semptom vermediği için çok fazla bilinmezler açıkçası. Genelde yavaş büyürler fakat devasa büyüklüğe de bu şekilde ulaşabiliyorlar. Bütün kadınların belli aralıklarla, örneğin yılda bir kez olacak şekilde bir kadın doğum uzmanı tarafından muayene edilmesini öneriyoruz. Eğer böyle olursa bu tarz kitleler bu seviyelere çıkmadan erken yakalanabilir ve daha küçük müdahalelerle tedavi sağlanabilir. Bu tüm vatandaşlarımız için iyi olabilecek bir durum" diye konuştu. "Hasta şikayeti olmasaydı kitle kansere dönüşebilirdi" Hastanın şikayeti olmasaydı kitlenin kansere dönüşme ihtimalinin az da olsa olduğunu ifade eden Akyüz, "Eğer hastanın şikayeti olmasaydı bu miyomların kansere dönüşme ihtimali küçük de olsa var. Böyle bir durumla karşılaşabilirdik. Tabi bunun sonucu da iyi olmayan bir noktaya ulaşabiliyor. Ölümcül olma ihtimali az da olsa var. Fakat bu miyomları genelde hastalar fark etmiyor ama bu kadar büyük kitleler hastaların hayat kalitelerini düşürecek etkiler yaratıyor. Kendileri çok fark etmiyorlar ancak ameliyattan sonra ne kadar rahatladıklarını anlıyorlar" şeklinde konuştu. Kadınların, kadın doğum uzmanları tarafından şikayeti olsun ya da olmasın belli aralıklarla muayene edilmesi gerektiğin altını çizen Dr. Hasan Akyüz, gerekli muayenelerin yapılıp, en azından bir yıl ya da iki yıl içerisinde herhangi bir sorunları olup olmadıklarını öğreneceklerini söyledi.
32. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halkoyunları Festivali 18-21 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek
16 Temmuz 2024 Salı - 13:44 32. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halkoyunları Festivali 18-21 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek Akçaabat Belediyesince organize edilen ve bu yıl 32.’si düzenlenecek olan Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali için tanıtım toplantısı yapıldı. 18-21 Temmuz 2024 tarihleri arasında Akçaabat Sahil Park’ta yapılacak olan festivalin tanıtım toplantısında konuşan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, “Bu festivalimiz, sadece Akçaabat için değil, tüm Türkiye ve dünya için önemli bir etkinlik haline gelmiştir. Her yıl olduğu gibi bu yıl da, festivalimizle, kültürler arası etkileşimi ve dostlukları pekiştirmeyi hedefliyoruz. Akçaabat, yılın 12 ayı boyunca her gün farklı kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaktadır. Bu etkinlikler arasında Erol Günaydın Tiyatro Günleri, Açık Hava Tiyatro Günleri, ulusal ve uluslararası çalıştaylar, konferanslar, sergiler, müzik etkinlikleri, Akçaabat Belediyesi Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği korolarının konserleri, çocuk tiyatro şenlikleri, opera ve bale günleri gibi birçok faaliyet bulunmaktadır. Aklınıza gelebilecek ne kadar kültürel ve sanatsal faaliyet varsa, hepsine yer vermeye çalışıyoruz. Bu yüzden Akçaabat, ‘Kültür, Sanat ve Turizm Şehri’ sloganıyla anılmaktadır. Bu festival, sadece bir dans ve müzik etkinliği değil, aynı zamanda kültürel zenginliklerimizin ve misafirperverliğimizin dünyaya tanıtıldığı bir platformdur. Bu yıl da festival programımızda birbirinden renkli ve zengin etkinliklerle sizleri buluşturacağız” dedi. 18 Temmuz Perşembe günü başlayacak olan festival, 21 Temmuz Pazar günü sona erecek. Festival boyunca konserler, halk oyunları gösterileri ile çeşitli çok sayıda etkinlik düzenlenecek.
Yayla tutkunlarına oksijen uyarısı
16 Temmuz 2024 Salı - 09:40 Yayla tutkunlarına oksijen uyarısı Özellikle kalp yetmezliği, KOAH ve astımı olan yayla tutkunlarının yüksek rakımlı yaylara çıktıklarında oksijensiz kalabilecekleri ve geri dönülmez sağlık sorunları ile karşı karşıya kalabilecekleri belirtildi. Temmuz ayı ile birlikte yaylalarda insan yoğunluğunun arttığı bu günlerde sağlık yönünden uyarılarda bulunan uzmanlar, yüksek rakımlı yerlerde oksijen basıncının düşeceğine dikkat çekti. Konuyla ilgili uyarılarda bulunan Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Özellikle kalp yetmezliği, KOAH, astımı, solunum yetmezliği olan hastalar yüksek rakımlı yerlerde oksijensiz kalabilirler. Çünkü yaylalarda oksijen parsel basıncı düşüyor” dedi. Kronik hastalığı olanlar özellikle astım, KOAH, ya da akciğer sertleşmesi olan kişilerin iklim değişikliğinden daha çok etkileneceğini kaydeden Özlü, “Sadece nem değil sıcaklık da değişiyor güneş faktörü de var nem faktörü de önemli. Bunun dışında havada kirlilik de önem arz ediyor. İklim şartları özellikle yaz mevsiminde farklı. Kronik hastalığı olanlar özellikle astım, KOAH, ya da akciğer sertleşmesi gibi hastalığı olan kişilerin iklim değişikliğinden daha çok etkileneceğini tahmin edebiliriz. Yine yüksek tansiyonu, kalp yetmezliği olan hastalar da buna eklenebilir. O açıdan iklim şartlarına göre tedbir almak gerekiyor. Özellikle sıcak ve nemli ortamlarda ısı çarpmaları, güneş altında çarpma olabilir. Onun için kapalı ortamlarda, sıcak ortamlarda bulunmamak lazım. Mümkün olduğu kadar rahat, bol pamuklu ya da ipekli giyilmeli. Sentetik, dar, üst üste kıyafetler giymemek lazım. Bol su, maden suyu, tuzlu ayran içmek lazım eğer tuz kısıtlamanız yoksa. Sıvı gıdaları çok tüketmekte fayda var. Aşırı yemek yememekte fayda var çünkü sıcağın etkisini artırır. Alkol ve uyku yapıcı ilaçlardan uzak durmakta fayda var, bunlar sıcağın etkisini artıran durumlar” diye konuştu. "Yaylalarda oksijen parsel basıncı düşüyor" Yaylalarda oksijen parsel basıncının düştüğü bundan dolayı özellikle kalp yetmezliği KOAH, solunum yetmezliği bulunan hastaların çok dikkatli olmaları gerektiğine işaret eden Özlü, “Özellikle bölgemizde yaylalara çıkılıyor, eskiden gelen bir alışkanlık var. Yaz mevsiminde yüksek rakımlı yaylalara göç edilir, bu aslında çok güzel bir çözüm. Sahil kesiminde çok sıcak ve nem bir arada olduğu için bunaltıcı olabiliyor. Yaylalar hava akımının iyi olduğu ferah yerler, özellikle gece serin oluyor. Ancak yaylaların da şöyle bir özelliği var. Yüksekte güneş ışınları daha dik açıyla geldiği için özellikle saat 11.00-16.00 arasında güneşte kalmamak lazım. Yalnız çok yüksek rakımlar söz konusu ise özellikle kalp yetmezliği olan KOAH’ı olan ya da astımı, solunum yetmezliği olan hastalar yüksek rakımlarda oksijensiz kalabilirler, oksijen parsel basıncı düşüyor. Dolayısıyla böyle sorunları olanların yaylaya çıkmadan önce hekimlerine danışmalarında fayda var. Yayla ortamı sahil kesimine göre daha rahatlatıcı bir ortam daha temiz bir hava soluyorlar ve hava kirlenmesi de yok. Ancak orada polenler olabilir, o açıdan astım gibi alerjisi olan hastalar yayla ve polen ortamında sorun yaşayabilirler” dedi.
Yayla tutkunlarına oksijen uyarısı
16 Temmuz 2024 Salı - 09:22 Yayla tutkunlarına oksijen uyarısı Özellikle kalp yetmezliği, KOAH ve astımı olan yayla tutkunlarının yüksek rakımlı yaylara çıktıklarında oksijensiz kalabilecekleri ve geri dönülmez sağlık sorunları ile karşı karşıya kalabilecekleri belirtildi. Temmuz ayı ile birlikte yaylalarda insan yoğunluğunun arttığı bu günlerde sağlık yönünden uyarılarda bulunan uzmanlar, yüksek rakımlı yerlerde oksijen basıncının düşeceğine dikkat çekti. Konuyla ilgili uyarılarda bulunan Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Özellikle kalp yetmezliği, KOAH, astımı, solunum yetmezliği olan hastalar yüksek rakımlı yerlerde oksijensiz kalabilirler. Çünkü yaylalarda oksijen parsel basıncı düşüyor” dedi. Kronik hastalığı olanlar özellikle astım, KOAH, ya da akciğer sertleşmesi olan kişilerin iklim değişikliğinden daha çok etkileneceğini kaydeden Özlü, “Sadece nem değil sıcaklık da değişiyor güneş faktörü de var nem faktörü de önemli. Bunun dışında havada kirlilik de önem arz ediyor. İklim koşulları özellikle yaz mevsiminde farklı. Kronik hastalığı olanlar özellikle astım, KOAH, ya da Akciğer sertleşmesi gibi hastalığı olan kişilerin iklim değişikliğinden daha çok etkileneceğini tahmin edebiliriz. Yine yüksek tansiyonu, kalp yetmezliği olan hastalar da buna eklenebilir. O açıdan iklim koşullarına göre tedbir almak gerekiyor. Özellikle sıcak ve nemli ortamlarda ısı çarpmaları, güneş altında çarpma olabilir. Onun için kapalı ortamlarda, sıcak ortamlarda bulunmamak lazım. Mümkün olduğu kadar rahat, bol pamuklu ya da ipekli giyilmeli. Sentetik, dar, üst üste kıyafetler giymemek lazım. Bol su, maden suyu, tuzlu ayran içmek lazım eğer tuz kısıtlamanız yoksa. Sıvı gıdaları çok tüketmekte fayda var. Aşırı yemek yememekte fayda var çünkü sıcağın etkisini artırır. Alkol ve uyku yapıcı ilaçlardan uzak durmakta fayda var, bunlar sıcağın etkisini artıran durumlar” dedi. "Yaylalarda oksijen parsel basıncı düşüyor" Yaylalarda oksijen parsel basıncının düştüğü bundan dolayı özellikle kalp yetmezliği KOAH, solunum yetmezliği bulunan hastaların çok dikkatli olmaları gerektiğine işaret eden Özlü, “Özellikle bölgemizde yaylalara çıkılıyor, eskiden gelen bir alışkanlık var. Yaz mevsiminde yüksek rakımlı yaylalara göç edilir, bu aslında çok güzel bir çözüm. Sahil kesiminde çok sıcak ve nem bir arada olduğu için bunaltıcı olabiliyor. Yaylalar hava akımının iyi olduğu ferah yerler, özellikle gece serin oluyor. Ancak yaylaların da şöyle bir özelliği var. Yüksekte güneş ışınları daha dik açıyla geldiği için özellikle saat 11.00-16.00 arasında güneşte kalmamak lazım. Yalnız çok yüksek rakımlar söz konusu ise özellikle kalp yetmezliği olan KOAH’ı olan ya da astımı, solunum yetmezliği olan hastalar yüksek rakımlarda oksijensiz kalabilirler, oksijen parsel basıncı düşüyor. Dolayısıyla böyle sorunları olanların yaylaya çıkmadan önce hekimlerine danışmalarında fayda var. Yayla ortamı sahil kesimine göre daha rahatlatıcı bir ortam daha temiz bir hava soluyorlar ve hava kirlenmesi de yok. Ancak orada polenler olabilir, o açıdan astım gibi alerjisi olan hastalar yayla ve polen ortamında sorun yaşayabilirler” diye konuştu.