Yerel Haberler
Trabzon
Trabzon sokaklarının en sıra dışı gezintisi 07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:08:10 Trabzon’da 61 yaşındaki Pakize Hatipoğlu’nun kızının sokakta yaralı halde bulup sahiplendiği köpeği ’Kukuli’ ile kurduğu güçlü bağ görenlerin yüreklerini ısıtıyor. Sokakta şiddet gördüğünü düşündüğü köpeğinin korkmadan dışarı çıkabilmesi için onu tıpkı bir bebek gibi sırtına saran Hatipoğlu, herkesin ilgisini çekiyor. Trabzon’un Ortahisar ilçesinde tek başına yaşayan Pakize Hatipoğlu’nun hayatı, 6 yıl önce kızının sokakta yaralı halde bulduğu bir köpekle değişti. Veterinerde tedavisi yapılan köpeği sahiplenen Hatipoğlu, ’Kukuli’ adını verdiği can dostuyla kısa sürede güçlü bir bağ kurdu. Bir restoranın mutfak bölümünde çalışan Hatipoğlu, haftanın tek izin gününü tamamen Kukuli’ye ayırıyor. Ancak onu farklı kılan, köpeğiyle kurduğu sıra dışı dostluk. Sokakta daha önce şiddet gördüğünü düşündüğü Kukuli’nin korkularını yenmesi için çözüm arayan Hatipoğlu, bir gün onu sırtına alarak dışarı çıkardı. Bu yöntem, Kukuli’nin hem sakinleşmesini hem de yeniden dış dünyaya alışmasını sağladı. Zamanla bu anlar, Trabzon’un en işlek caddelerinde alışılmışın dışında görüntülere sahne oldu. Battaniyeye sardığı Kukuli’yi sırtına alarak sokak sokak dolaşan Hatipoğlu, çevredeki vatandaşların da ilgisini çekti. O anlara ait görüntüler ise sosyal medyada hızla yayılarak viral oldu. "Çocuk gibi sırtımda geziyor" Trabzon’da yaşayan Pakize Hatipoğlu, kızının sokakta yaralı halde bulup tedavisini yaptırdığı ve sahiplendiği köpeği "Kukuli" ile kurduğu bağ sayesinde hayatını ona adadığını belirterek haftanın tek izin gününü sırtına aldığı can dostuyla sokak sokak dolaşarak geçirdiğini söyledi. Hatipoğlu, "6 yıl önce Kukuli ile tanıştık. Kızım sokakta bulduğunda çok kötü durumdaydı. Yaralıydı, enfeksiyonu vardı. Tedavisi yaptırdıktan sonra yanıma aldım. Haftada bir gün iznim oluyor. Onda da Kukuli’yi sırtıma alıp geziyorum. Bir günümü onun için ayırıyorum. Çocuk gibi sırtımda geziyor. Çok alıştı. İzinli olduğum günü biliyor. O gün evde durmuyor sanki ’Beni al gezmeye gidelim’ diyor. İnsanlardan korkuyor. Onun için sırtımda gezdiriyorum. Kukuli’ye önceden şiddet uygulamışlar. Dövüp, sokağa atmışlar. Artık Kukuli’den ayrılamam. Kiradayım, Kukuli’den rahatsız oldukları için ’Evden çık git’ dediler. Gerekirse sokakta yatarım yine de onsuz yapamam. Ölene kadar böyle beraberiz. Evden çıkıp sokak sokak geziyoruz. Artık onu tanıyorlar. Gelip sevenler oluyor. ’Anasını veya çocuğu böyle bakmış mı?’ diyenler oluyor. Onlara hiçbir şey söylemiyorum. Sevmeyebilirler" dedi. "O benim can yoldaşım, her şeyim" "Bazen şaşıranlar oluyor, sırtındaki çocuk mu diyenler oluyor" diyen Hatipoğlu, "Bu benim uşağım diyorum. Gösteriş yaptığımı, akli dengemin yerinde olmadığını söyleyenler oluyor. Aklım başımda, çalışıyorum. O benim can yoldaşım. Her şeyim. Trabzon’u birlikte geziyoruz, hiç sesi çıkmaz. Yeter ki sırtımda olsun. Kendini daha güvende hissediyor. Ben ona kurban olurum. Bulduğumuzda evde birkaç isim saydık. Hiç tepki vermedi. ’Kukuli’ dedik dönüp baktı. Öyle ismi oldu" ifadelerini kullandı.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:14 Avrasya Üniversitesi’nde ilk ve acil yardım tatbikatı gerçekleştirildi Avrasya Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı tarafından düzenlenen tatbikat, Ömer Yıldız Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Öğrencilerin mesleki becerilerini geliştirmeyi amaçlayan organizasyon, uygulamalı eğitim açısından önemli bir deneyim sundu. Tatbikat hakkında bilgi veren Acil Tıp Teknisyeni Mustafa Bilgin, etkinliğin artık geleneksel hale geldiğini belirterek bu yıl üçüncüsünün düzenlendiğini ifade etti. Bilgin, amaçlarının öğrencileri mezun olmadan önce sahaya hazırlamak olduğunu vurguladı. Tatbikat kapsamında üç ayrı parkur oluşturuldu. Bunlardan ilki, çok sayıda yaralının bulunduğu senaryoların yer aldığı triaj parkuru oldu. İkinci parkurda, solunum ve dolaşımı olmayan hastalara müdahale edilen arrest hasta senaryoları uygulandı. Üçüncü parkur ise travma vakalarına yönelik olarak hazırlandı. Toplam 14 ekibin katıldığı tatbikatta öğrenciler kendi aralarında yarıştı. Eğitmen Mustafa Bilgin, tüm ekiplerin gösterdiği performanstan memnun olduklarını belirterek "Sonuç olarak bizim gözümüzde hepsi birinci. Amacımız öğrencilerimizin sahaya çıktıklarında, karşılaştıkları her vakaya burada edindikleri bilgi ve becerilerle güvenle müdahale edebilmeleri" dedi. Paramedik mesleğinin önemine de dikkat çeken Bilgin, bu alanda görev yapacak öğrencilerin hayat kurtaran zincirin en güçlü halkalarından biri olacağını ifade ederek, öğrencilerin hedefinin sahada en iyi olmak olduğunu sözlerine ekledi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:50 İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: "Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı" İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, "Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz" dedi. İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, "Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi" diye konuştu. "Müzakere olurken yeni savaş başlattılar" Müzakere sürecine de değinen Mohebati, "Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti" Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, "İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti" ifadelerini kullandı.
Gece yenilen ağır yemekler sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor
05 Ekim 2024 Cumartesi - 09:16 Gece yenilen ağır yemekler sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor Gece saatlerinde yemek yeme alışkanlığı, özellikle “gece dönercisi, kavurmacısı ve kebabçısı” popülerliği ile artış gösteriyor. Ancak uzmanlar, gece yenilen yemeklerin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Araştırmalara göre, gece yemek yemek başta kalp ve sindirim sistemi hastalıklarına davetiye çıkartıyor. Uzmanlar, gece geç saatlerde ağır ve yağlı yiyecekler tüketmenin sindirim sorunlarına, uyku kalitesinin düşmesine ve obezite riskinin artmasına da neden olabileceğini belirtiyor. Diyabet ve kalp sağlığı üzerindeki etkileri Gece yemek yemenin uzun vadede diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade eden beslenme uzmanları, özellikle fast food, kebab ve yağlı-etli yemeklerin bu riskleri artırabileceğini vurguluyor. "Gece geç saatlerde yemek yiyen bireylerde insülin direnci gelişme riski daha yüksektir" diyen uzmanlar, bu durumun metabolizma üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekiyor. Uyku kalitesi üzerindeki etkisi Yatmadan önce ağır yemeklerin tüketilmesinin, uyku kalitesini de olumsuz etkilediğini belirten uzmanlar, "Ağır ve yağlı yiyecekler, mide asidinin artmasına ve reflü gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Bu da uyku düzenini bozarak ertesi gün yorgun uyanmaya sebep olur" şeklinde konuşuyor. Tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesi öneriliyor Uzmanlar, gece yenen yemeklerin miktarının ve türünün gözden geçirilmesini öneriyor. Daha hafif ve sağlıklı seçeneklerin tercih edilmesi gerektiğini belirten diyetisyenler, "Mümkünse akşam yemeklerinin, yatmadan en az 2-3 saat önce yenilmesi sağlıklı bir uyku için önemlidir. Gece yemek yeme alışkanlığının kısa vadede sindirim problemlerine yol açabilirken, uzun vadede ise ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşma riskini artırıyor. Sağlıklı yaşam için beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandılar.
Akçahasat tesisinde ürün alımları devam ediyor
04 Ekim 2024 Cuma - 13:52 Akçahasat tesisinde ürün alımları devam ediyor Akçaabat Belediyesi tarafından ilçedeki tarımı ve çiftçileri desteklemek amacıyla açılan Akçahasat Tesisi, aronya ve kokulu üzüm alımlarına devam ediyor. Akçahasat Tesisi aronya meyvesi ve kokulu üzüm için hasat mevsiminde 2 Eylül 2024 tarihi itibari ile alımlara başladı. Bir aylık süre içerisinde Akçahasat Tesisi, 2 bin 82,8 kilogram aronya meyvesi ve 300 kilogram Kokulu Üzüm alımı yaptı. Piyasa koşullarıyla birebir alımlar yaparak çiftçiyi destekleyen Akçaabat Belediyesi’ne ait Akçahasat Tesisi yetkilileri, ürün alımının Ekim Ayı sonuna kadar devam edeceğini bildirdi. Akçahasat Tesisinde, modern tarım politikaları ile teknolojik yöntemlerin harmanlandığını dile getiren Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, “Akçaabat Belediyesi, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Ziraat Odası işbirliğinde şehirdeki tarımsal ürün çeşitliliğini arttırmak, iklim koşullarından ve topraktan en verimli şekilde faydalanarak alternatif tarım ürünleri yetiştirmek amacıyla başlatılan çalışmalar neticesinde Akçaabat’ta süper meyve olarak bilinen aronya meyvesi ve kokulu üüm yetiştiriciliğini başlatmıştık. aronya meyvesi ve kokulu üzüm hasat zamanı geldiğinde belediye tarafından yapılan bir çalışma ile bu ürünlerin piyasa değerleri kapsamında Akçahasat Tesisi tarafından alınabileceği duyurusunu vatandaşlarımızla paylaşmıştık. Hasat edilmeye uygun olan aronya meyvelerinin ve kokulu üzümlerin hasadını gerçekleştiren çiftçilerimizin ürünlerini piyasa koşulları nezdinde Akçahasat Tesisimizce aldık. Alım yapmaya başladığımız günden itibaren bugüne kadar 2082,8 kilogram aronya ve 300 kilogram da kokulu üzüm tesisimizce kabul edildi. Alımlarımız, Ekim Ayı sonuna kadar devam edecek. Biz her daim çiftçimizin yanındayız. Biliyoruz ki kalkınmanın en temelinde doğru tarım politikalarıyla yapılan tarım vardır. Şehrimizdeki tarım potansiyelini arttırma gayreti içerisinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda bölgemizde de örnek teşkil edecek olan Akçahasat tesisimizi kurduk ve faaliyete geçirdik. Tesisimizde her türlü imkan çiftçimize sağlanıyor. Akçaabat’ımızın tarımını geliştiriyor; çiftçimizi bilinçlendirip destekliyoruz" dedi.
Başkan Genç: "Trabzon’da sahipsiz hayvan kalmayacak"
04 Ekim 2024 Cuma - 13:47 Başkan Genç: "Trabzon’da sahipsiz hayvan kalmayacak" Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde 20 köpeği sahiplendiren Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Şehrimizde sahipsiz hayvan kalmayacak” dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü nedeniyle Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nca düzenlenen programa katıldı. Çağlayan Mahallesi’nde yer alan Sokak Hayvanları Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğe Başkan Genç ve eşi Arzu Genç’in yanı sıra çeşitli ilköğretim okullarından çok sayıda öğrenci ve öğretmenleri ile hayvan sever derneklerinin temsilcileri katıldı. Sokak hayvanlarıyla ilgili yeni bir yasal düzenlemeye gidildiğini hatırlatan Başkan Genç, “Artık sahipsiz hayvan tanımını ortadan kaldırıyoruz. Bu canların sahibi biziz, biz olmalıyız. Dolayısıyla yeni düzenlemeyle birlikte bütün sokak hayvanlarımızı düzen altına alacağız. Buradaki rehabilitasyon merkezimizde aşılarını ve kısırlaştırmalarını yapacağız. Yasanın çıkmasından hemen sonra Mama Üretim Tesisi’ni kurduk. Trabzon’da sağlık kurumlarında, eğitim kurumlarında, lokantalarda, otellerdeki organik atıkları alıyoruz ve onları buradaki tesisimizde mamaya dönüştürüyoruz. Bir taraftan da sıfır atık politikasına da katkı sağlamaya çalışıyoruz. Buradaki bütün köpeklerimiz burada ürettiğimiz mamalarla besleniyor. Belediyelerin yasal düzenlemeyle birlikte sokak hayvanlarına karşı aşılama, kuduz, parazit, bakım, tedavi, beslenme gibi görevleri olmuştur. Bu temel görevleri de Büyükşehir Belediyesi olarak ilçe belediyelerimizle birlikte bir araya gelip yerine getireceğiz" diye konuştu. "Sokaklardaki hayvan popülasyonunu kontrol altına almak için bakımlarını yaptıktan sonra sahiplendirme seferberliği başlatmak istiyoruz" diyen Genç "Derneklerimizle birlikte güzel bir çalışma ortaya koyuyoruz. Sadece bugün itibariyle barınağımızdan 20 tane köpeğimiz artık yeni sahipleriyle yaşamlarına devam edecek. Ben 20 tane köpeğimizin sahiplenmesi için gayreti ortaya koyan bütün vatandaşlarımıza, kurumlarımıza çok çok teşekkür ediyorum. Bu iş biraz sevmeyle başlar. O can size emanet oluyor. Dolayısıyla bunu yapmanız için sevmeniz lazım. Sevmek için de sevgili öğrencilerimizi programımıza davet ettik. Onlar bize emanetken, onları severek, daha mutlu yaşatabiliriz" şeklinde konuştu. "Türkiye’ye örnek olacağız" Başkan Ahmet Metin Genç, barınağın kapasitesinin 450-500 civarında olduğunu belirterek “Zorlayarak belki 700’ü buluruz. Dolayısıyla şu anki kapasitemizi doldurmak üzereyiz. Biz sokak köpeklerimizin sadece böyle kapalı mekanlarda kalmasını da arzuladığımız çözüm olarak görmüyoruz. Dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi olarak hem Yomra ilçemizde hem de Köprübaşı ilçemizde 80-90 dönümlük orman alanlarının belediyemize tahsisini yaptık. Projelerimizi hazırlıyoruz. Bu alanlarımızda sokak köpeklerimiz hem daha korunaklı alanlarda olacaklar hem de asıl arzuladığımız daha doğal ortamlarda yaşamlarını sürdürecekler. Tamamlayıp inşallah hizmete alacağız. Trabzon olarak her zaman birçok alanda öne çıkan bir şehiriz. Şimdi istiyoruz ki sokak hayvanlarımızın bakımı, korunması, aşılanması kısırlaştırılması ve nihayetinde sahiplendirilmesi konusundaki anlayışta da Trabzon’umuz Türkiye’ye örnek olsun” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Hakan Ersoy: "Derelerin sularını doğru projelerle denizle buluşturmalıyız"
04 Ekim 2024 Cuma - 10:13 Prof. Dr. Hakan Ersoy: "Derelerin sularını doğru projelerle denizle buluşturmalıyız" Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Karadeniz Sahil Yolu boyunca viyadüklerin bulunduğu noktalardaki menfezler taş ve ağaç parçaları nedeniyle tıkanınca sel, su baskınları ve afetler kaçınılmaz oluyor. Uzmanlar, denizle yerleşim yerleri arasındaki kot farkının düşürülmesinin yanı sıra derelerin sularını denize taşıyacak menfezlerin doğru şekilde projelendirilmesinin afet riskini azaltacağına inanıyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yıllardır kabus haline gelen sel ve heyelanlar hayatı olumsuz etkiliyor. Son 90 yılda 700’ün üzerinde kişinin hayatını kaybettiği sel gerçeği her yıl yaşanan olumsuzluklar nedeniyle tekrar tekrar hatırlanıyor. Dere yatakları çevresindeki tahribat ve yapılaşma ani yağışlarda sel, heyelan ve taşkın riskine neden olurken, Karadeniz Sahil Yolu’nda özellikle viyadüklerin yapıldığı noktalara konulan menfezlerin bir çok noktada sel riskini arttırdığı gözleniyor. Menfezler taş ve ağaç parçaları nedeniyle tıkanınca sel, su baskınları ve afetler kaçınılmaz oluyor. 20 Eylül 2024 tarihinde Trabzon’un Sürmene, Araklı, Arsin ve Yomra ilçelerinde etkili olan 1 kişinin hayatını kaybettiği milyonlarca lira maddi hasarın oluştuğu sel felaketinde en dikkat çeken noktalar sel sularını denize buluşturan menfezler oldu. Sürmene ilçesinde Karadeniz Sahil Yolu’nun viyadüğünün hemen alt kısmında yer alan Çavuşlu mahallesinde odun parçaları ve çöplerle ile tıkanan menfez su birikintisine neden oldu. Denizle buluşamayan sel suları nedeniyle çok sayıda işyerinde maddi hasar meydana geldi, bir kişi sel sularına kapılarak hayatını kaybetti. "Yol bir bent etkisi oluşturdu" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi (UYGAR) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, geçmişte menfezlerin doğru projelendirilemediğine dikkat çekti. Ersoy “Karadeniz Sahil Yolunun yapıldığı yıllardan beri bunu ilk 2015 yılında Hopa’da yaşadık. Türkiye’nin yağış ortalamasının üçte biri bir gecede Hopa’ya yağdı. 90 yıllarında aynı miktardaki şu Hopa’da herhangi bir olaya meydan vermezken 2015 yılında 9 kişinin hayatına sebep oldu. Yol bir bent etkisi oluşturdu. Aynı şekilde bunu Giresun’da yaşadık. Ordu’da yaşadık. Sürmene’de yaşadık. Dolayısıyla yine sorun gelen yükü serbest ortama yani denize taşıyacak menfezlerin tam olarak doğru projelendirilmemesi. Yani biz şu anda hiç kimseyi suçlamıyoruz ama şunu da soruyoruz doğru ilaç, doğru tedavidir. Demek ki doğru projelendirilmemiş. Sahil yolu tabii ki kısmen de çok büyük artıları olduğu gibi dezavantajları da var” dedi. “Ulusal Deprem Acil Eylem Planı gibi heyelan ve taşkınlar için de bir acil eylem planı hazırlanmalı” "Tüm deprem için nasıl ülke olarak birlikte bir araya geldiysek Ulusal Deprem Acil Eylem Planı hazırlandıysa Karadeniz Bölgesi’nin de depremi de seldir, heyelandır" diyen Ersoy "Dolayısıyla bu bir ulusal problem olmak zorunda. Sorunu sadece lokal anlamda meydana gelen problemleri çözmek yerine değil nasıl bir deprem planı oluşturuldu, ülke seferber oldu, deprem konusunda bundan sonra yaşayacağımız problemleri ileride karşılaşmamak adına bir projeler grubu oluşturulduysa Doğu Karadeniz Bölgesi gibi bölgede de bu heyelan ve taşkınlar adı altında böyle bir plan hazırlanmalı. Buna karşı projeler desteklenmeli. Dolayısıyla Doğu Karadeniz’i yalnız bırakmamak lazım. Oturup ortak akılla üniversite, kamu, sanayi belki de bir araya gelip bir devlet politikası halinde bu işi çözebiliriz. Yerel imkanlarla biz Karadeniz’i kurtaramayız” ifadelerini kullandı.
Trabzonlular’a ücretsiz psikolog hizmeti verilecek
03 Ekim 2024 Perşembe - 15:23 Trabzonlular’a ücretsiz psikolog hizmeti verilecek Trabzon’da Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ücretsiz olarak hizmet verecek olan Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi açıldı. Açılışta konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Trabzon’un belediye başkanı olarak istiyorum ki bütün hemşehrilerimiz en mutlu şehirde yaşasın. Bu da sadece yol yapmakla, doğal gazı getirmekle ya da içme suyunu tedarik etmekle mümkün olmuyor. Vatandaşlarımızın sorunlarını, sıkıntılarını, dertlerini uzman gözüyle de dinleyerek çözüm oluşturma konusunda adım atmak istedik" dedi. "Bir sonraki aşamada çocuklarla ilgili birimimizi de açacağız" diyen Genç "Bu da çok kıymetli. Psikolojik olarak danışacakları güzel bir merkezi hizmete alıyoruz. Burada güçlü bir ekibimiz var. İstiyoruz ki halkımız daha mutlu olsun. Her birinin yanında olmak istiyoruz. Ücretsiz hizmet vereceğiz. Hiç kimsenin endişesi olmasın” şeklinde konuştu. Merkezde görevli Uzman Klinik Psikolog Enes Bülbül ise “Danışmanlık ve eğitim merkezimiz Trabzon Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde ikamet eden her yaştan kişiye yönelik olarak bireylerin ve ailelerin psiko-sosyal girişimlerine katkıda bulunmak ihtiyaç duyulan alanlarda psikolojik danışmanlık ve eğitim hizmeti sunmaktadır. Hizmetlerimizden bir tanesi psikolojik danışmanlık hizmeti bir diğeri ise eğitim hizmetleri. Danışmanlık hizmetlerimiz bireysel psikolojik danışmanlık, grup terapisi, aile danışmanlığı, evlilik terapisi yani çift terapisi şeklindedir. Çok yakın zamanda çocuk terapileri ve çocuk testleri alanlarında da hizmet vermeye başlayacağız. Diğer hizmetimiz evlilik okulu, psikoloji söyleşileri ve personel eğitimleri gibi eğitim hizmetlerimizdir” diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi törenle hizmete açıldı.
Trabzon’da ’Bir tıkla’ mezar ziyareti artık mümkün
03 Ekim 2024 Perşembe - 12:58 Trabzon’da ’Bir tıkla’ mezar ziyareti artık mümkün Trabzon Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı, şehirdeki tüm mezarları dijital ortamda kayıt altına alıyor. Vatandaşlar belediyenin resmi internet sitesi üzerinden Mezarlık Bilgi Sistemi’ne erişim sağlayarak, vefat eden yakınlarının mezar adresi, mezar yeri fotoğrafı ve diğer bilgilere ulaşabiliyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı, 2024 yılında 8 bin 519 cenaze hizmeti verirken, Mezarlık Bilgi Sistemi ile de önemli bir dijital yenilik getiriyor. Bu sistem sayesinde şehirdeki tüm mezarlar detaylı bir şekilde kayıt altına alınıyor. Vatandaşlar, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin resmi internet sitesi üzerinden Mezarlık Bilgi Sistemi’ne erişim sağlayarak, vefat eden yakınlarının mezar adresi, mezar yeri fotoğrafı ve diğer bilgilere kolayca ulaşabiliyor. Mezarlık Bilgi Sistemi’ne şu an için 50 mezarlıkta bulunan 36 bin 446 mezar kayıt edilmiş durumda. Şehir genelindeki tüm mezarların sisteme dahil edilmesi için çalışmalar sürüyor. Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Mezarlık Bilgi Sistemi, vatandaşlarımıza kapsamlı bir hizmet sunarak, defin aramaları yapmanın yanı sıra günlük vefat bilgilerini ve cenaze namazlarının hangi camilerde kılınacağını, defin yerlerini detaylı bir şekilde öğrenme imkânı sağlamaktadır. Sistem, ayrıca vatandaşlarımızın vefat anında neler yapması gerektiğine dair bilgilendirici rehberlik sunarken, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu defin hizmetleri, cenaze yıkama, taziye ve benzeri hizmetlerden nasıl faydalanabileceklerine dair yönlendirmeler de sunmaktadır. Bununla birlikte, günlük defin hizmetlerine ilişkin yıkama, taziye ve defin işlemlerine dair istatistiki veriler de sistemde yer almakta olup, bu bilgiler kullanıcıların süreci daha kolay ve hızlı bir şekilde yönetmelerine olanak tanımaktadır. Sistem, cenaze sahiplerinin ihtiyaç duyduğu tüm bilgilere ulaşmasını kolaylaştırmaktadır” denildi.