Yerel Haberler
Trabzon
30 Nisan 2026 Perşembe - 15:13 Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Aksoy: "Aşı tereddüdü toplum sağlığını tehdit ediyor" Dünya Aşı Haftası etkinlikleri kapsamında açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Aksoy, aşıların bireysel ve toplumsal sağlık açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek "Aşı tereddüdü toplum sağlığını tehdit ediyor" dedi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl Nisan ayının son haftasında küresel ölçekte kutlanan Dünya Aşı Haftası, 2012 yılından bu yana milyonlarca sağlık çalışanı, gönüllü kuruluş ve bireyin katılımıyla yürütülen en kapsamlı koruyucu sağlık kampanyalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu yıl 24-30 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinlikler, "Her Nesil İçin Aşılar İşe Yarar" temasıyla düzenleniyor. Tema kapsamında, aşıların yalnızca çocukları değil, her yaştan bireyi koruduğu ve kuşaklar boyunca toplum sağlığının sürdürülebilirliğine katkı sağladığı vurgulanıyor. KTÜ Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Aksoy, aşıların kızamık, boğmaca ve difteri gibi çocukluk çağı hastalıklarının önlenmesinde büyük rol oynadığını belirterek, aynı zamanda Hepatit B ve HPV gibi uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına ve kansere yol açabilen enfeksiyonlara karşı da etkili koruma sağladığını ifade etti. Aşılamanın özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireyler açısından hayati önem taşıdığına dikkat çeken Aksoy, birçok enfeksiyon hastalığına karşı en etkili korunma yönteminin aşı olduğunu söyledi. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Ulusal Bağışıklama Programı" kapsamında bebek ve çocuklara yönelik aşıların ücretsiz olarak uygulandığını belirten Aksoy, bu program sayesinde pek çok aşıyla önlenebilir hastalığın görülme sıklığında önemli düşüşler yaşandığını kaydetti. Ayrıca yetişkinler, yaşlı bireyler, risk grupları ile seyahat ve göç kaynaklı aşı gereksinimlerine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti. Dünya Aşı Haftası’nın, çocukluk döneminden yetişkinliğe kadar tüm yaş gruplarında eksik aşıların tamamlanması ve aşı tereddüdüyle mücadele edilmesi açısından önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Aksoy, toplum sağlığının korunması için aşı takvimine uyumun büyük önem taşıdığını belirterek vatandaşları aşı konusunda bilinçli davranmaya davet etti.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:51 Bursa’daki avukat cinayetine Trabzon Barosu’ndan kınama Bursa’nın Gürsu ilçesinde borcunu ödemediği için hakkında icra takibi başlatan soğuk hava deposu sahibi Elif Çalışkan’ı yaralayıp, avukat kız kardeşi Hatice Kocaefe’nin tabancayla vurarak öldürülmesi olayı Trabzon Barosu tarafından kınandı. Trabzon Adliyesi önünde baro adına basın açıklaması yapan Trabzon Barosu Başkanı Hakan Orhan, "İki gün önce bir meslektaşımız, sadece ve sadece görevini yaptığı için alçak bir saldırının kurbanı oldu. Bir hukukçunun, yalnızca mesleğini icra ettiği için hedef alınması kabul edilemez bir toplumsal yaradır. Bugün burada sadece bir meslektaşımızı kaybetmenin derin acısıyla değil, aynı zamanda savunma makamına sıkılan kurşunların neden olduğu büyük bir öfkeyle toplandık. Bursa’da, haince katledilen İstanbul Barosu üyesi meslektaşımız Hatice Kocaefe’nin acısı yüreğimizdedir. Şunun çok iyi bilinmesini istiyoruz: Avukatların katledilmesi sıradan birer asayiş vakası değildir. Bir avukata sıkılan kurşun, doğrudan doğruya adaletin kalbine sıkılmıştır" dedi. "Avukatlar, bireylerin hayatlarında ortaya çıkan uyuşmazlıkların sebebi değildir" diyen Orhan "Avukat, yalnızca uyuşmazlıkların hukuk zemininde çözümü için görev yapan bir temsilcidir. Buna rağmen, yaşanan olumsuzlukların sorumluluğunun avukata yöneltilmesi ve bunun şiddete dönüşmesi, toplumsal bir yanılsamanın ve sorumluluktan kaçışın sonucudur. Ancak bizler, sadece bu hastalıklı zihniyetle değil, aynı zamanda bu cinayetlere kapı aralayan derin bir sessizlikle de mücadele ediyoruz. Devletin, savunma makamına yönelen bu sistematik şiddet karşısındaki eylemsizliği, faillere ‘cezasızlık’ zırhı giydirmekten başka bir işe yaramamaktadır. Her saldırıdan sonra yayınlanan sıradan taziye mesajları artık samimiyetini yitirmiştir. Sessiz kalarak şiddeti normalleştirenler, yarın sığınacak bir hukuk kapısı bulamadıklarında bu sessizliğin bedelini tüm toplumla birlikte ödeyeceklerdir. Trabzon Barosu olarak; bu vahşi cinayetin faillerinin en ağır cezayı alması için davanın her anında orada olacağız. Ne silahlı saldırılar ne tehditler ne de şiddet bizi yolumuzdan döndürebilir. Savunmayı savunmaya, adaleti haykırmaya ve hukukun üstünlüğü için mücadele etmeye son nefesimize kadar devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Trabzon ’çocuk dostu şehir’ olacak
07 Nisan 2025 Pazartesi - 13:58 Trabzon ’çocuk dostu şehir’ olacak Trabzon’un, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNİCEF) ’Çocuk Dostu Şehir’ kriterlerine uygun projelerle buluşturulması için Büyükşehir Belediyesi ve Mimarlar Odası Trabzon Şubesi arasında protokol imzalandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Şehrimizde bütün kesimlere hizmet edeceğimize dair sözümüz vardı. Bütün kesimlerimizin başında da bu şehrin ve ülkenin geleceğini devredeceğimiz çocuklarımız geliyor" dedi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile TMMOB Mimarlar Odası Trabzon Şubesi arasında ’Çocuk Dostu Şehir Trabzon Projesi’ iş birliği protokolü imzalandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Mimarlar Odası Trabzon Şube Başkanı Prof. Dr. Serbülent Vural’ın imzaladığı protokol ile, dünya genelinde çocuklara insani ve gelişimsel yardım sağlamaktan sorumlu Birleşmiş Milletler kuruluşu olan UNİCEF’in kriterlerine uygun çalışmaların hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, ’Trabzon’da 0-17 yaş grubunun deneyimlediği kent, mahalle, sokak gibi çeşitli ölçeklerde açık/kapalı kurumsal mekanlara yönelik tespit, iyileştirme ve strateji önerilerinde bulunulacak, çocuklara ve gençlere yönelik mekan düzenlemesinde kullanıcı katılımlı tasarım doğrultusunda çalışmalar yürütülecek. İmza töreninde konuşan Başkan Ahmet Metin Genç, "Şehrimiz adına önemli bir çalışma. Şehrimizde bütün kesimlere hizmet edeceğimize dair sözümüz vardı. Bütün kesimlerimizin başında da bu şehrin ve ülkenin geleceğini devredeceğimiz çocuklarımız geliyor. Çocuk dostu şehir hedefi ile yola çıkmıştık. Buna ilişkin projelerimiz de vardı. ’Daha mutlu olsun Trabzon’un çocukları’ veya ’Trabzon’un çocukları en mutlu çocuklar olsun’ hedefi ile yola çıkmıştık. Bu konuda aynı anlayışla hareket eden Mimarlar Odamızla birlikte eminiz ki güzel projeler üretilecek. Bu konudaki hassasiyeti ve bakış açısı nedeniyle oda başkanımıza ve yönetimimize teşekkür ediyorum. İnşallah sizlerin teknik gözüyle, çocuklarımızın bugününe ve geleceğine dair hazırlanacak olan projeleri hayata geçirme imkanı buluruz. Bu proje ile de bu konuda bir adım atıyoruz, ’Bismillah’ diyoruz. Şehrimize hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. Amacımız birlikte iyi şeyler yapmak TMMOB Mimarlar Odası Trabzon Şube Başkanı Prof. Dr. Serbülent Vural ise şunları söyledi: "Çocuk Dostu Şehir konusunda UNİCEF’in 1996 yılında bir girişimi var. Bu kapsamda aralarında Trabzon’un da yer aldığı Türkiye’den 12 şehir çocuk dostu şehir adayı kapsamına alınmış. Bu konuda daha büyük ve ciddi adımlar atmak gerekiyor. Dolayısıyla bizim oda olarak çocuk ve mimarlık komisyonumuz var. Böyle bir protokol hazırladık; kabul ettiniz, teşekkür ediyoruz. İnşallah birlikte iyi şeyler yaparız. Trabzon’u herkes için daha yaşanılabilir bir kent haline getirmek için elimizden ne geliyorsa yapacağız."
Balık tezgahları artık onlara emanet
07 Nisan 2025 Pazartesi - 12:33 Balık tezgahları artık onlara emanet Karadeniz’de son yılların en bereketli balık av sezonunun sonuna gelinirken tezgâhlarda ağırlıklı olarak mezgit, istavrit ve kültür balıkları yer alıyor. Türkiye’de 1 Eylül’de başlayan balık avı sezonu 15 Nisan’da sona erecek. Sezon bitmeden bazı tekneler erken paydos ederken Trabzon Balık Hali’nde tezgahlarda ağırlıklı olarak mezgit, istavritin yanı sıra kültür balıkları yer alıyor. Sezonun çok bereketli geçtiğini ve balığın hiç ara vermeden tezgahlarda yerini aldığını belirten balıkçılardan Emin Avcı, "15 Nisan’a az kaldı, sezon yavaş yavaş kapanıyor. Büyük tekneler limanlara demirlediği için dolayısıyla balık yavaş yavaş azalışa geçti. Tezgahlarımızda genelde istavrit, mezgit bol miktarda bulunuyor. Bunların yanı sıra barbun, kültür balıkları çupra, levrek, somon, alabalık genelde bu çeşitleri satıyoruz. Fiyatlarımız istavrit 150 TL, barbun iriliğine göre 150-400 TL arası. Mezgit iriliğine göre 100-500 TL arası. Alabalık 200 TL, somon 250 TL, levrek ve çupra 350 TL. Son 15 yılın en güzel sezonu oldu balık hiç ara vermeden devam etti bayağı boldu güzel balıkçılık oldu. Hiç ara vermeden balık bol geldi, vatandaşta bol bol balık yedi" dedi. Sezonunun bitmesine bir hafta kaldığını kaydeden balıkçı esnaflarından Turgay Memiş, "Sezonun son bir haftasına girdik balık mevsimi bitmek üzere. Bu sezon bol palamut oldu, peşine hamsi, istavrit, mezgitin olması büyük bir nimet. Vatandaş bu sezon bol bol balık yedi. Tezgahlarımızda ağırlıklı olarak istavrit, mezgit bunların yanı sıra kültür balıkları bulunuyor. Fiyatlarımız istavrit, mezgit 100-150 TL, arasında. Balıklar genelde Zonguldak, Sinop taraflarından geliyor. Trabzon açıklarında bu sezon hamsi mezgit fazla görünmedi diyebiliriz. Bundan sonra mezgit, istavrit olur. Bundan sonra kıyı balıkçılığı başlayacak dolayısıyla mezgit istavrit bol olacağını düşünüyoruz" diye konuştu.
Trabzonlu turizmcileri yaklaşan turizm sezonu öncesi belirsizlik endişelendiriyor
07 Nisan 2025 Pazartesi - 11:34 Trabzonlu turizmcileri yaklaşan turizm sezonu öncesi belirsizlik endişelendiriyor Turizmciler geçen yıl turizmde yaşanan durgunluğun şehri ve sektörü derinden etkilediğini belirterek bu yıl ise sezonun nasıl geçeceğini kestiremediklerinden yakınıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan turizmci Ahmet Akyüz, geçtiğimiz yıl turizmde yaşadıkları durgunluğun tüm sektörü ve Trabzon’u derinden etkilediğini söyledi. Akyüz "Bu yılın nasıl geçeceğini ise henüz kestiremiyoruz. Ancak, ivme ne tarafa dönerse dönsün hazırlıklı olmalıyız. Eskiden, turizm pastası büyük olduğu için hatalarımız veya illegal çalışanlar gözümüze çarpmıyordu. Pastanın küçülmesiyle birlikte her şey daha görünür hale geldi. Artık hata kabul edemeyecek durumdayız. Bundan sonra her şeyin yasal çerçevede yapılması ve herkesin işini gereği gibi yapması gerekiyor" dedi. Şehrin turizmden pazar payını artırmak amacıyla çeşitli çalışmalar yaptıklarını belirten Akyüz "Sosyal medya fenomenleri, gazeteciler, seyahat acenteleri ve turizm çalışanlarını şehrimize davet ediyoruz. Bu sayede Trabzon’un olumlu bir şekilde tanıtılmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızda Trabzon Valiliği, Trabzon Büyükşehir Belediyesi, DOKA ve Turizm İl Müdürlüğü gibi kurumlarla iş birliği yaparak şehrin ortak paydasında buluşmayı başardık. Yakın zamanda gerçekleştireceğimiz Katar Trabzon Günleri’nde de bu paydaşlarla birlikte Trabzon Dernekler Federasyonu’nun katkılarıyla Trabzon Turizm Yatırım ve Gastronomi Festivali’ni düzenleyerek farklı ülkelerde pozitif algı oluşturmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki aylarda Dubai Turizm Fuarı’na katılacağız. Ayrıca, sezon öncesinde Arap dünyasının tanınmış fenomenlerini şehrimize davet ederek Trabzon’un tanıtımını daha etkili bir şekilde yapmayı planlıyoruz. Hepimizin bildiği ve dile getirdiği bir gerçek var; 3 aylık bir turizm sezonu artık bize yetmiyor. Pratik zekâsıyla bilinen insanlarımız bu soruna bir çözüm bulmalı. Artık pansuman tedavilerle bu işin yürümeyeceğini kabul etmeliyiz" diye konuştu. Ahmet Akyüz, şehir olarak Trabzon’un yapması gereken en önemli işlerden birinin de kış turizmini geliştirmek olduğunu ifade ederek "Kış turizmi olmadan Trabzon’un sıkıntıları hiçbir zaman bitmeyecek. Türkiye Dağcılık Federasyonu’nun kış için kayak merkezi olabilecek dağ araştırmasında Uzungöl dağlarının, kar kalitesi, doğal pistleri ve hem profesyonel hem de amatör kayakçılar için sunduğu imkânlarla kış turizmi için muazzam bir potansiyele sahip olduğu belirtildi. Dünyada ilk 10’a girebilecek kayak merkezi olması muhtemel yerlerden biri. Bu bölgede oteller hazır, sadece teleferik ve lift sistemlerinin kurulması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Havalar ısınıyor polen alerjisine dikkat
06 Nisan 2025 Pazar - 09:12 Havalar ısınıyor polen alerjisine dikkat Havaların ısınmaya başladığı bu günlerde polen alerjisine dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Bu mevsimde özellikle mevsimsel alerji dediğimiz polen alerjilerinde belirgin bir artış görüyoruz" dedi. Hastaların daha çok hapşırma burun, geniz akıntısı, gözlerde sulanma, kaşıntı kızarıklık gibi şikâyetlerle geldiği belirten Özlü, polen alerjisi olanların çok çiçekli, yeşillik alanlarda bulunmamaları tavsiyesinde bulundu. "Mevcut tedavilerle alerjiyi kontrol altına alabiliyoruz" Mevcut tedavilerle hastalığın kontrol altına alındığını kaydeden Özlü, "Havalar ısınıyor, havaların ısınmasıyla beraber ağaçlar yeşermeye, çiçeklenmeye başladı. Bu dönemde aslında hepimizin içi ısınıyor yaşam sevincimiz artıyor. Ama diğer taraftan alerjisi olan hastalarımız, alerji mevsimi geliyor diye kara kara düşünmeye başlıyor. Bu mevsimde özellikle mevsimsel alerji dediğimiz polen alerjilerinde belirgin bir semptomlarda artış görüyoruz. Bu hastalar daha çok hapşırma, burun akıntısı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma, kaşıntı kızarıklık gibi şikâyetlerle ya da astımı varsa nefes darlığı, öksürük hırıltılı solunum balgam çıkarma gibi şikâyetlerle gelebiliyorlar. Gerek gündüz gerek gece şikâyetlerde artış oluyor. Alerji mevsiminde bu hastalarımız önceden yaşamışlarsa ve kendilerinde alerjik nezle ya da alerjik astım tanısı konmuşsa bu mevsim öncesinde mutlaka hastalıklarını kontrol altına almaları lazım. İlaçlarını düzenli kullanmaları lazım. Eğer şikâyetleri varsa, mevcut almakta olduğu tedaviler yetersiz geliyorsa bu dönem için o tedavilerini yeniden güncellenmesi tekrar değerlendirilmesi gerekiyor. Elimizdeki mevcut tedavilerle alerjiyi kontrol altına alabiliyoruz. Dolayısıyla bu mevsimi, alerjisi olmayan insanlar gibi rahatlıkla huzurla mutlulukla geçirebilirler yeter ki dikkatli olsunlar tavsiyelere uysunlar. Özellikle polenlerin uçuştuğu lodos ve rüzgârlı havalarda sabah vakitlerinde, polen alerjisi olan hastalarımızın açık havada olmamalarını tavsiye ediyoruz. Çok çiçeklik, yeşillik alanlarda bulunmamalarını tavsiye ediyoruz" dedi. Yeşil alanlarda gezinmenin alerjiyi tetiklediğini kaydeden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Yeşil alanlarda, bağ bahçe, kırsal çiçek olan ya da park ve bahçe gibi yerlerde vakit geçirildiğinde olabiliyor. Daha çok tozlaşan ağaçlar ve çiçeklere bağlı ortaya çıkan bir alerji bu. Bazen mevsimsel değişikliklere bağlı olarak havadaki nem ya da sıcaklığın değişimine bağlı olarak funguslar ev tozu akarlarının yoğunluğu da değişebiliyor. Onlara bağlı da çıkabiliyor" diye konuştu.
Havalar ısınıyor, polen alerjisine dikkat
06 Nisan 2025 Pazar - 09:11 Havalar ısınıyor, polen alerjisine dikkat Havaların ısınmaya başladığı bu günlerde polen alerjisine dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Bu mevsimde özellikle mevsimsel alerji dediğimiz polen alerjilerinde belirgin bir artış görüyoruz" dedi. Hastaların daha çok hapşırma burun, geniz akıntısı, gözlerde sulanma, kaşıntı kızarıklık gibi şikâyetlerle geldiği belirten Özlü, polen alerjisi olanların çok çiçekli yeşillik alanlarda bulunmamaları tavsiyesinde bulundu. Mevcut tedavilerle alerjiyi kontrol altına alabiliyoruz Mevcut tedavilerle hastalığın kontrol altına alındığını kaydeden Özlü, "Havalar ısınıyor, havaların ısınmasıyla beraber ağaçlar yeşermeye çiçeklenmeye başladı. Bu dönemde aslında hepimizin içi ısınıyor yaşam sevincimiz artıyor. Ama diğer taraftan alerjisi olan hastalarımız, alerji mevsimi geliyor diye kara kara düşünmeye başlıyor. Bu mevsimde özellikle mevsimsel alerji dediğimiz polen alerjilerinde belirgin bir semptomlarda artış görüyoruz. Bu hastalar daha çok hapşırma, burun akıntısı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma, kaşıntı kızarıklık gibi şikâyetlerle ya da astımı varsa nefes darlığı, öksürük hırıltılı solunum balgam çıkarma gibi şikâyetlerle gelebiliyorlar. Gerek gündüz gerek gece şikâyetlerde artış oluyor. Alerji mevsiminde bu hastalarımız önceden yaşamışlarsa ve kendilerinde alerjik nezle ya da alerjik astım tanısı konmuşsa bu mevsim öncesinde mutlaka hastalıklarını kontrol altına almaları lazım. İlaçlarını düzenli kullanmaları lazım. Eğer şikâyetleri varsa, mevcut almakta olduğu tedaviler yetersiz geliyorsa bu dönem için o tedavilerini yeniden güncellenmesi tekrar değerlendirilmesi gerekiyor. Elimizdeki mevcut tedavilerle alerjiyi kontrol altına alabiliyoruz. Dolayısıyla bu mevsimi, alerjisi olmayan insanlar gibi rahatlıkla huzurla mutlulukla geçirebilirler yeter ki dikkatli olsunlar tavsiyelere uysunlar. Özellikle polenlerin uçuştuğu lodos ve rüzgârlı havalarda sabah vakitlerinde, polen alerjisi olan hastalarımızın açık havada olmamalarını tavsiye ediyoruz. Çok çiçeklik yeşillik alanlarda bulunmamalarını tavsiye ediyoruz" dedi. Yeşil alanlarda gezinmenin alerjiyi tetiklediğini kaydeden Özlü, "Yeşil alanlarda, bağ bahçe, kırsal çiçek olan ya da park ve bahçe gibi yerlerde vakit geçirildiğinde olabiliyor. Daha çok tozlaşan ağaçlar ve çiçeklere bağlı ortaya çıkan bir alerji bu. Bazen mevsimsel değişikliklere bağlı olarak havadaki nem ya da sıcaklığın değişimine bağlı olarak funguslar ev tozu akarlarının yoğunluğu da değişebiliyor. Onlara bağlı da çıkabiliyor" diye konuştu.
Ortahisar Belediyesi, kurumlarda ‘sıfır atık’ eğitimi veriyor
05 Nisan 2025 Cumartesi - 13:39 Ortahisar Belediyesi, kurumlarda ‘sıfır atık’ eğitimi veriyor Trabzon’da çevre bilinci ve duyarlılığını artırmak amacıyla çeşitli projeler yürüten Ortahisar Belediyesi ‘Sıfır Atık’ eğitimi düzenledi, eğitimde sıfır atık temsilcileri belirlendi. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen eğitime Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası, Trabzon Ticaret Borsası, Trabzon Valiliği İl Ticaret Müdürlüğü, Doğu Karadeniz İhracatçıları Birliği ile Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. yetkilileri ve çalışanları katıldı. Projeyle ilgili bilgi veren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Ezgi Kazan, Ortahisar Belediyesi binasında kurulan ve yüzde 95 oranında başarıya ulaşan Sıfır Atık Sisteminin, diğer kurumlarda da kurulmaya başlandığını belirterek, "Sıfır atık temsilcileriyle kurduğumuz ve başarıya ulaştırdığımız bu sistemi, diğer kurumlarda da kurarak hem atıkların kaynağında ayrıştırılmasını hem de atıkları kayıt altına alarak, ne kadar atık oluştuğunu ölçmeyi hedefliyoruz. Ayrıca ambalaj atıklarının karıştırılarak değil, kaynağında ayrıştırılarak toplanmasını sağlayacağız. Belirlenen sıfır atık temsilcilerine her ay düzenli eğitim verecek ve toplanan atıkları kayıt altına alacağız. Ortahisar Belediyesi’nde gösterdiğimiz başarının aynısını, diğer kurumlarda da göstereceğimize inanıyorum" dedi. Kazan, sıfır atık sisteminin Trabzon Ticaret Borsasının ardından Ortahisar Kaymakamlığı’nda da kurulacağını ifade etti.
Bilim Merkezi’ni 100 bini aşkın bilim meraklısı ziyaret etti
05 Nisan 2025 Cumartesi - 13:35 Bilim Merkezi’ni 100 bini aşkın bilim meraklısı ziyaret etti Trabzon Büyükşehir Belediyesi Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi, yenilikçi sergileri, eğitim atölyeleri ve simülasyon sistemleriyle Trabzon’un bilim ve teknoloji alanındaki gelişimine öncülük ediyor. Kısa sürede büyük ilgi gören merkezi 109 bin 781 bilim meraklısı ziyaret etti. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi, bilimi eğlenceli ve ilgi çekici bir deneyime dönüştürerek her yaştan ziyaretçiye keşfetme, öğrenme ve bilimsel merakı teşvik etme imkanı sunuyor. 21 Kasım 2023’te açılan merkez, kısa sürede büyük ilgi görerek on binlerce bilimseveri ağırladı. Atölye bölümü 31 bin 1 ziyaretçiyle el becerilerini geliştiren deneyler yapma fırsatı sunarken, planetaryum bölümü 38 bin 409 kişiye uzayın gizemlerini keşfetme imkanı tanıdı. Sergi salonu ise 40 bin 371 ziyaretçiyle en yoğun ilgi gören alan oldu. Toplamda 109 bin 781 bilim meraklısının ziyaret ettiği Bilim Merkezi, deneyerek öğrenme modeliyle özellikle öğrencilerin fen bilimlerine olan ilgisini artırıyor. Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, "Bilim Merkezimiz, açıldığı günden bu yana gösterilen yoğun ilgiyle Trabzon’un bilim ve eğitim alanındaki yıldızı haline geldi. 100 bini aşkın ziyaretçi sayısı, bu projenin ne kadar doğru ve anlamlı olduğunu gösteriyor. Bilim Merkezi’ni gezen her yaştan ziyaretçimizin gözlerindeki o ışıltı, emeklerimizin karşılığını almak için yeterli. Trabzon halkına ve tüm bilim meraklılarına teşekkür ediyoruz" denildi.
Prof. Dr. Ahmet Çolak: "İş güvenliği sadece zorunluluk değil, bir kültürdür"
05 Nisan 2025 Cumartesi - 10:38 Prof. Dr. Ahmet Çolak: "İş güvenliği sadece zorunluluk değil, bir kültürdür" İş sağlığı ve güvenliği konusunda Türkiye’nin en önemli organizasyonlarından biri olma vizyonuna sahip İş Güvenliği Ekipmanları Zirvesi (İGEZ), bu yıl sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirmeye hazırlanıyor. 8 Nisan 2025 tarihinde Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan zirvede, iş güvenliği ekipmanlarının üretimi, kalite standartlarına uygunluğunun belirlenmesinin önemi, CE belgelendirme süreçleri ve piyasa denetim süreçleri konuları masaya yatırılacak. Prof. Dr. Ahmet Çolak, iş güvenliğinin yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlandırılamayacağını vurgulayarak, "Çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak, sadece işverenlerin değil, tüm toplumun sorumluluğundadır. İş güvenliği bir kültürdür ve bu kültürü oluşturmak, yaygınlaştırmak için tüm paydaşların iş birliği yapması gerekir. İGEZ olarak biz de bu konuda üzerimize düşeni yaparak; sektördeki uygulamaları, gelişmeleri paylaşmayı ve konuyla ilgili firmaları bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz" dedi. "Sektör profesyonellerine büyük fırsat" İGEZ 2025, iş güvenliği ekipmanları üreten firmalar, mühendisler, akademisyenler ve iş sağlığı uzmanları için büyük bir fırsat sunulduğunu belirten Çolak, "İş güvenliği konusunda bilinçlenmek ve sektördeki yenilikleri yakından takip etmek isteyen herkesi İGEZ 2025’e bekliyoruz. Daha güvenli ve sürdürülebilir bir çalışma hayatı için hep birlikte adım atalım" diye konuştu.
Doğu Karadeniz’de çığ ve heyelan tehdidi
05 Nisan 2025 Cumartesi - 09:48 Doğu Karadeniz’de çığ ve heyelan tehdidi Coğrafi yapısı itibariyle doğal afetlerde en riskli bölge olarak bilinen Doğu Karadeniz Bölgesi çığ ve heyelan tehdidi altında bulunuyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde hava sıcaklıklarındaki ani ısı değişiklikleri çığ ve heyelan riskini arttırıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, bölgeyi bekleyen tehlikeye dikkat çekti. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde geçmiş yıllara bakıldığında doğa kaynakların afetlerin çoğunlukla bahar aylarında yaşandığını belirten Ersoy, "Bu istatistik açısından bir gerçek. Birkaç hafta önce 10 derecenin altında çok gün yaşadık ve bunlar karlı günlerdi. Özellikle yağış denizden geldiği için sahil kesimini vurdu. Sonra 20 dereceleri yaşıyoruz. Sonra yine değişen hava ve şartlar. Dolayısıyla bu hava sıcaklığındaki değişim beraberinde de doğa kaynaklı afetleri özellikle taşkınları getirecek gibi görünüyor" şeklinde konuştu. "Hangi iklim şartlarınıda olursa olsun artık bir heyelan ve taşkın gerçeğini yaşamaya başladık" Heyelan ve taşkın gerçeğinin bilinmesi gerektiğini kaydeden Ersoy, "Hemen hemen her gün ya da Doğu Karadeniz kıyı illerinde irili ufaklı bizim haberdar olduğumuz ya da olmadığınız kütle hareketleri kaya düşmeleri de dahil yaşanmaya başladı. Burada en büyük etkilerden biri de tabii ki yağış. Çünkü aşırı yağışı zemin alınca suya doygun hale geliyor sonra küçük bir tetikleme ile beraber bu olaylarla karşılaşıyoruz. Arhavi’de 4 kişinin maalesef hayatını kaybetmesine neden olan bir heyelanı da yaşadık o günlerde de dikkat ederseniz ki 15 gündür hava sıcaklığı 15 derecenin üzerindeydi. Dolayısıyla artık bölgemizde bir gerçeği kabul etmemiz lazım. Bu gerçek hangi iklim şartlarında olursa olsun artık bir heyelan ve taşkın gerçeğini yaşamaya başladık. Bunu bilerek düşünmemiz lazım" diye konuştu. "Bölgemiz açısından ulusal ölçekte bir aksiyon planının alınması lazım" "Bölgemiz açısından ulusal ölçekte bir aksiyon planının alınması lazım" diyen Ersoy, "Doğa kaynaklı afetler ile başa çıkabilmemiz için ulusal ölçekte bir direnç sağlamamız lazım. Çünkü bireysel çabalarla ya da yerel imkanlarla bu şeylerden kalkmak zor. Birleşmiş Milletler 2020’li yıllarda yaptığı tanımda afeti yerel imkanlarla önüne geçilemez olay olarak görüyor. Dolayısıyla ülke genelinde biz Maraş depremlerinden sonra özellikle ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunu kabul edip ona göre aksiyon planları aldığımızı düşünürsek bölgemiz açısından da ulusal ölçekte bir aksiyon planının alınması lazım. Özellikle çığ olayları da gündeme gelmeye başladı. Özellikle kıyı illerinin güney kesimlerinde çığ olaylarını da yoğun yaşıyoruz. Vatandaşların kesinlikle devlet kurumlarının yaptığı uyarılara dikkat etmeleri lazım. Mesela şu anda yayla göçleri yavaş yavaş başladı. Çığ riski beraberinde gelecek mi bilemiyoruz. Dolayısıyla bu durumda resmi kurumsal sitelerde bu uyarılar sık sık yapılıyor. Vatandaşların bu uyarıları dikkate alması gerekiyor. Dere kenarları sıkıntı çevresinde taşkınlar var. Hemen çevresinde de yamaçlar var. Dolayısıyla bizim bölgemizin bir gerçeği bu. Biz yamaçlara eğer uygun şartlarda jeolojik şartlarda düşünürsek yapılaşma yapabiliriz. Ama jeoteknik etütlerin sağlam olması lazım. Hiçbir etüt olmadan hiçbir bilimsel bir veri olmadan biz bunu yaparsak problemler ile karşılaşacağız" ifadelerini kullandı.