Yerel Haberler
Trabzon
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde son günlerde değişken hava şartları, sel ve heyelan riskini beraberinde getiriyor 28 Nisan 2026 Salı - 09:32:30 Doğu Karadeniz’de yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ve ardından hızlanan kar erimeleri, aralıklı yağışlarla birleşerek sel ve heyelan riskini artırıyor. Dik ve engebeli coğrafyada suya doyan toprak ile yükselen dereler, yerleşim alanları için tehdit oluşturuyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde son günlerde etkili olan değişken hava şartları, sel ve heyelan riskini beraberinde getiriyor. Yüksek kesimlerde devam eden kar yağışı ile birlikte, ani sıcaklık artışlarının etkisiyle başlayan kar erimeleri, bölgedeki dere ve akarsuların debisini yükseltiyor. Bölgenin dik yamaçlardan oluşan engebeli coğrafi yapısı ve yoğun yağış rejimi, toprak kaymalarına zemin hazırlayan başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Kar örtüsünün hızla erimesiyle toprağın suya doygun hale gelmesi, özellikle eğimli arazilerde heyelan ihtimalini artırıyor. Son yıllarda yaşanan sel ve heyelan olaylarıyla sık sık gündeme gelen bölgede, ani yağışlarla birleşen kar suları dere yataklarında taşkınlara yol açabiliyor. Yerleşim yerlerine yakın bölgelerde ise toprak kaymaları, ulaşımda aksamalara ve maddi hasara neden olabiliyor. "Bölgemiz için en riskli aylardayız" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin çok sık yaşanmaya başladığını belirterek, "Araziye giden arkadaşlarımız yaylalarda araçların gidemeyecek kadar kar olduğunu söylüyor. Bölgemiz için en riskli aylardayız. Mevsim geçişleri bizim için en riskli zamanlar. Özellikle karların erimeye başladığı zamanlar. Ama keşke bunu bilebilsek. İnsanoğlunun şu anda doğa kaynaklı afetleri görmesi zor. Ama ne olursa biz bunlara karşı ne yapabiliriz bunları çok iyi biliyor. İyi hazırlanmak lazım. Kamu kurum ve kuruluşlarının verecek olduğu uyarıları dikkate almak lazım. Bizim için önemli olan ani yağışlar. En büyük problem dağlarda birikmiş karların hızlı bir şekilde erimesi. Geçmiş yıllarda anlık kar yağışlarında bir gün içerisinde 10-15 cm erime büyük bir hidroelektrik santralinin bile yıkılmasına neden olmuştur. Bu Türkiye’de olan bir vakadır. Karların erimesi karşımıza olumsuz olarak çıkabilir. Bu kritik düzeyde de karşımıza çıkabilir dikkat etmeyeceğimiz bir düzey de karşımıza çıkabilir. Onu yaşayıp göreceğiz. Bizim için ne zaman olacak sorusuna cevap vermektense bu olacak biz ne kadar hazırız bu soruya cevap vermek lazım. Bunun için ortak akılla bölgeye yönelik çözüm önerilerinin getirilmesi lazım" ifadelerini kullandı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:58 Çuvalcı: "Trabzon’a gelen turistlerin kişi başına harcamasını arttırmak öncelikli hedef olmalı" Trabzon’a gelen turistlerin sayısından daha çok turistlerin kişi başına harcamasının arttırılmasının hedeflenmesi gerektiği belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan turizmci Barış Çuvalcı, 2025 yılı içerisinde 12 ülkeden Trabzon’a dış hatlardan yaklaşık 429 bin 503 kişinin geldiğini hatırlattı. Uçuşların büyük çoğunluğunun Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan kaynaklı olduğunu vurgulayan Çuvalcı, "Ancak bu rakamların doğrudan turist olarak değerlendirilmesi doğru olmaz. Bu sayıların tamamını nitelikli turist olarak görmek doğru değil. Para harcayan, şehre katma değer sağlayan gerçek turist sayısına ulaşmamız gerekiyor. Çünkü bu rakamlara gurbetçiler, iş seyahatleri, mülk sahipleri, KKTC uçuşları, hac ve umre uçuşları da dahil. Gerçek turist sayısının ortaya çıkarılması için veriler ayrıştırılmalıdır. Ancak bu şekilde doğru bir planlama yapılabilir" dedi. 2025 yılı ile 2026’nın ilk üç ayını karşılaştıran Çuvalcı, dış hatlardan gelen yolcu sayısının 20 bin 879’dan 24 bin 944’e yükseldiğini ifade etti. Çuvalcı, "Geçtiğimiz yıl 10 gün Ramazan ayına denk gelmişti. Ayrıca savaşın etkisi de var. Sayılar daha yüksek olabilirdi. Ama önemli olan sayının arkasındaki gerçek etkidir, turistin niteliği ve ne kadar harcadığıdır" ifadesini kullandı. 2025 yılında iç hatlardan gelen yolcu sayısının 1 milyon 510 bin 327 olduğunu belirten Çuvalcı, iç hatlardaki yoğunluğun büyük kısmının gurbetçi ziyaretleri, akraba ziyaretleri, yerel hareketlilik olduğunu, bu nedenle şehre sağlanan ekonomik katkının sınırlı kaldığını dile getirdi. Çuvalcı, gelen turistin kişi başı harcamasının artırılmasının öncelikli hedef olması gerektiğini belirterek, "Sayılardan ziyade kişi başı harcamayı nasıl artırırız, bunu konuşmamız gerekiyor. Bu şehre katma değerli turist getirip burada harcama limitini artırıp şehrin ekonomisine nasıl fayda sağlayabiliriz diye düşünmek gerekiyor. Trabzon Limanı kruvaziyer turizmi açısından önemli bir avantaj sunuyor. Son yıllarda sadece Rusya menşeili Astoria Grande gemisi düzenli sefer yapıyor. 2025 yılında 22 seferle yaklaşık 20 bin turist geldi. Kruvaziyer turisti yüksek harcama potansiyeline sahip. Bir kruvaziyer yolcusu günlük 100 ile 300 dolar arasında harcama yapıyor. Bu da 20 bin yolcuyla 2 ila 6 milyon dolar arasında bir ekonomik katkı demektir" diye konuştu. Barış Çuvalcı, Sümela Manastırı’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesinin Trabzon için büyük bir fırsat olacağını belirterek, "Şehrimizde eğer UNESCO’ya dahil bir tarihi miras olursa bu şehir Kapadokya gibi, Efes gibi liglere çıkabilir. Yani yüksek maliyette, yüksek potansiyelde turist sayısına erişebilir. Eğer şehrinizde UNESCO listesinde bir tarihi eser varsa, daha uzun konaklayan, kültürel ilgi düzeyi yüksek, kişi başı harcaması daha fazla turist gelir. Trabzon için en kritik kazanım budur. Çok turist değil, değerli turist anlamına geliyor. Ama tabii ki yalnızca UNESCO’ya girmek yeterli değil. Ulaşım planınız, ziyaretçi yönetiminiz yoksa, kalite standardı düşükse bu fırsat da elimizden kaçabilir" şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:00 Kahverengi kokarcaya karşı mücadelede zehirli mantarlardan yararlanılacak Kahverengi kokarcaya karşı yürütülen mücadelede, böceği enfekte ederek öldüren zehirli mantarlar yeni bir umut olarak öne çıkıyor. Laboratuvarda yüksek etkili bulunan türlerle yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. Türkiye’de 2017 yılında tespit edilen kahverengi kokarca, geniş bir alana yayıldı. Doğal düşmanının bulunmaması ve coğrafi koşulların uygunluğu nedeniyle hızla çoğalan zararlı, bugün tarımsal üretim açısından ciddi bir tehdit haline geldi. 300’ün üzerinde bitkiyle beslenebilen kahverengi kokarca, özellikle fındık başta olmak üzere birçok üründe verim ve kalite kaybına yol açıyor. Sokucu-emici ağız yapısı sayesinde bitkilerin öz suyunu emerek hem bitkiye hem de tohuma zarar veriyor. Zararlıya karşı farklı mücadele yöntemleri uygulanıyor. Kimyasal mücadele ile birlikte biyoteknik yöntemlerde feromon tuzakları kullanılarak böcekler belirli alanlarda toplanıp imha ediliyor. Biyolojik mücadelede ise "samuray arısı" olarak bilinen tür öne çıkıyor. Bu arı, yumurtasını kokarcanın yumurtasına bırakarak zararlının çoğalmasını engelliyor. Tüm bunların yanında böcekle mücadelede yeni yöntemler de geliştiriliyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü tarafından yapılan çalışma ile kahverengi kokarcayı enfekte ederek öldüren mikroorganizmalar üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Özellikle mantar türleri, böceğin üzerine temas ederek enfeksiyon oluşturma özelliğiyle dikkat çekiyor. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalarda bazı mantar türlerinin kahverengi kokarca üzerinde yüksek etkili olduğu tespit edildi. Bu kapsamda, etkili bulunan mantar türlerinden yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. İlacın doğadaki etkinliği ve hedef dışı canlılar üzerindeki etkileri test edildikten sonra üretim ve kullanım sürecine geçilmesi planlanıyor. "Samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" Yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veren KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, "Maalesef tarımsal açıdan ciddi bir saldırı ile karşı karşıyayız. Kahverengi kokarca 2017 yılında ülkemizde tespit etti. Trakya ve Batum bölgelerinden ülkemize giriş yaptı. Geldiğinde onun bu doğada bir düşmanı yoktu. Dolayısıyla meydan tamamen ona kaldı. Coğrafyamızda böceğin yaşaması için çok uyumlu. Yaklaşık 300’ün üzerinde bitki ile besleniyor. Bu böcek birkaç yıl olmasına rağmen çok ciddi yüksek popülasyona ulaştı. Değişik yöntemlerle zararlı ile mücadele etmek mümkün. Bunlardan bir tanesi kimyasal mücadele. Biyoteknik mücadelede çeşitli çekici kokular kullanılıyor. Feromon tuzakları ile böcekler bir araya toplanarak imha edilir. Bu yöntemler bazen tek başına uygulanabilir olduğu gibi bazen birlikte uygulanması gerekir. En etkili uygulama yöntemi bunlardır. Biyolojik mücadelede ise samuray arısı olarak bilinen arıcığın bu böceğin mücadelesinden kullanılmasıdır. Samuray arısı kendi yumurtasını gidip kokarcanın yumurtasının içerisine bırakıyor. Böylelikle kokarcanın değil samuray arısının yumurtaları çıkıyor. Maalesef böcek çok yoğun bir popülasyona sahip. Biyolojik mücadele noktasında özellikle samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" dedi. "Öldürme etkisi yüksek iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz" İki tür mantarın kahverengi kokarca üzerinde etkisini tespit ettiklerini belirten Demir, "Başka mücadele yöntemlerini de devreye almak gerekir. KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü olarak böcekleri öldüren mikroplar üzerinde çalışıyoruz. İnsanları ve hayvanları öldüren mikroplar varsa böcekleri öldüren mikroplar, bakteriler ve virüsler var. Böceklerle mücadele yöntemini belirlerken böceğin biyolojisi de önemli oluyor. Kahverengi kokarca sokucu emici ağız yapısına sahip. Isırarak beslenmiyor, hortumunu ile sokarak bitkinin öz suyunu veya fındığın içerisindeki yumuşak suyu emiyor. Böylelikle hem bitkiye hem tohumuna zarar veriyor. Sokucu, emici ağız yapısına sahip olduğu için hangi mikropları değerlendirelim noktasında değerlendirme yapıyoruz. Bu durumda mantarlar öne çıkıyor. Mantarların böcekler tarafından yenmesine gerek yok. Mantar sporları böceğin üzerine düşer orada çimlenmeye başlar. Dolayısıyla böcek üzerinde enfeksiyonunu başlatır. Coğrafyamız mantarlar ve böcek için uygun. Biz bunları buluşturalım diye yola çıktık. Öldürücü mantarlarımızla böceği kontrol etmek için harekete geçtik. Elimizdeki 20 mantarla laboratuvar ortamında çalışmaya başladık. Yaptığımız denemelerde özellikle iki tane türün böceğin üzerinde çok etkili olduğunu gördük. Bundan sonra öldürücü etkisini yüksek o iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz. Laboratuvarda etkili olan ilaç doğada etkili olacak mı buna bakacağız. Etkili olacağını düşünüyoruz. Sonrasında bu ilacın yan etki denemesini yapacağız. Bu ilacın hedef dışı organizmalar üzerinde etkili olmasını istemiyoruz. Bunu belirleyeceğiz. Herhangi bir sıkıntı olmaması halinde bu ilacı ilgilenen bir firma ile birlikte ticarileşme noktasında yol yürüyeceğiz. Sonrasında çiftçilerimizin kullanıma sunulacak" şeklinde konuştu. "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek" Kahverengi kokarca popülasyonun ilerleme ve yayılma aşamasında olduğuna dikkat çeken Demir, "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek. Özellikle geçen yıl sahadan 8-9 bin böcek topladım. Bazı yerlerde dengelenmiş olabilir ama yeni alanlara hızlı yayılmakta. Yeni alanlar böcek için beslenme ve iklim koşullarının yeniliği demek. Böcek şuan sahip kesiminde bu bizim için bir avantaj. Ama baktığımızda böceğin yüksek rakımlara çıktığını görüyoruz. Risk yüksek. Popülasyon henüz durulma aşamasında değil halen ilerleme ve yayılma aşamasındadır. Ciddi bir durum var. Halk ile birlikte eş zamanlı uygulamalar yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Ertuğrul Doğan’dan transfer ve mali durum açıklaması
23 Haziran 2025 Pazartesi - 23:18 Ertuğrul Doğan’dan transfer ve mali durum açıklaması Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, gündemde olan Christopher Wooh transferinde son aşamaya geldiklerini, Jeremie Boga için ise teklif sunduklarını söyledi. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Fransa’da bulunduğu süreçte kulübün transfer çalışmaları ve ekonomik durumu hakkında Kadırga TV’ye açıklamalarda bulundu. Stoper bölgesi için Christopher Wooh transferinde sona geldiklerini belirten Doğan, Jeremie Boga için ise 15 milyon Euro’nun üzerinde bir teklif aldıklarını ve kendi tekliflerini sunduktan sonra beklemeye geçtiklerini ifade etti. Takımdan dört oyuncu için resmi teklif geldiğini, bir oyuncu için ise sözlü teklif aldıklarını söyledi ve "Bu transferlerde beklediğimiz teklifler gelirse hocamızla değerlendirip bir karar vereceğiz" ifadelerini kullandı. Uğurcan Çakır, konusunda net tavır Uğurcan Çakır’ın durumuna da açıklık getiren Doğan, "Ben bunu söylemekten yoruldum. Nasıl yapmak lazım bilmiyorum. Yazımı yazayım? Sürekli dursun insanlar baksın. Uğurcan Çakır’a yurt dışından gelen ciddi bir transfer teklifi olursa verdiğim söz üzerine yardımcı olacağımızı söyledik. Türkiye’den takımlar konuşuluyor ama bize gelen resmi bir teklif yok. Uğurcan Çakır çıkıp, ’Ben Trabzonspor’dan ayrılmak istemiyorum’ demediği süreci bizim için yurt dışı veya yurt içi bir durum yok. Trabzonspor takım kaptanının burada kalarak futbol hayatına devam etmesidir. Uğurcan Çakır’dan da bize gelen bir durum yok. Gelen resmi bir teklif de yok. Bu konuda konuşacak bir şey de yok" ifadelerini kullandı. "Onuachu transferi için 8-9-10 Milyon Euro veremem" Onuachu konusunda İngiliz kulübün bitmek bilmeyen istekleri bulunduğunu belirten Doğan, "Konuşulan 8-9-10 gibi rakamları ben vermem. Geçtiğimiz sezonda 15 Milyon Euro istediler o zamanda vermeyeceğimizi söyledik. Trabzonspor’un verecek böyle bir parası yok. Bonuslar la birlikte yapmış olduğunu teklif 5-6 Milyon Euro arasında bir rakam. Şu anda görüşmeler devam ediyor" diye konuştu. "Kimse bu paraların nasıl bulunacağını konuşmuyor" Doğan, kulübün mali yapısına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Herkes dışardan bir şeyler söylüyor, istekler bitmiyor. Herkesin bir fikri ve görüşü var. Konuşulmayan tek bir şey var bu paralar nasıl bulunacak. Buraları kimse konuşmuyor. Konuşmakta istemiyor. Üstüne basa basa anlatmama rağmen kimse anlamak istemiyor. Bankalar Birliği’nden kaynaklı Trabzonspor’un tüm hesaplarında bloke vardı. Biz bu dayağa yiyeceğimizi bilmemize rağmen Trabzonspor Kulübü kötü günlere düşmesin diye biz bu göreve talip olduk. O günden beri de mücadele ediyoruz. İşin içinde olan bir adam olarak bu durumu en iyi ben biliyorum. Önceki 5 yılda da bu yükün tamamını tek başıma çekmiştim. Geldiğimiz günden beri hal edilmeyen bir sürü durum vardı. Trabzonspor kendi stadyumunu bile alamamıştı. Kendi tesislerinde işgalci durumda. Kartal’ı bile uzatamamış. Bu problemlerin tamamını biz bu dönemde hal ettik. Bunlar taraftar için bir şey ifade etmiyor. Ekonomiyi bilen aklı başında yöneticilik yapmış adam, eski başkanlık yapmış olan isimler içinde bir şey ifade etmediğini görüyoruz bu garip. Çünkü eskiden yöneticilik yapmış arkadaşlarımızın, dostlarımızın bunu biliyor olması lazım. Herkesin bir fikri var. Herkesin görüşünü saygılıyız. 20-25 yılı bulan Trabzonspor’un vergi borçları var. Halen daha Trabzonspor’un 1 TL geliri yok. Sermaye artırımı sürecini tamamlarsak borcumuz 2 Milyar civarına geliyor. Vergi borcundan da kurtaracağız. Biz bu paraları ödemeseydik rakiplerimizin 20 Milyar TL borçları konuşuluyor oralarda olurduk. İçerdeki oyuncuların satışlarını versem nerdeyse borcu kapatacağım. Bur yandan da bu kulübü yarıştırmak zorundayım." "5 Milyon Euro zarar ettik" Trabzonspor’un geçen yıl stadyumdan 5 milyon Euro zarar ettiğini vurgulayan bordo-mavililerin başkanı, "Rakiplerimizin stadyum gelirleri 90 milyon Euro civarındayken, biz zarar ediyoruz. Bu şartlarda 200 milyon Euro bütçeli takımlarla rekabet etmeye çalışıyoruz. Üzerine bir de MHK var. Çalınan 25 puanımız var, bu yüzden üçüncü olamadık" dedi.
Aronya’nın kan şekerini dengelediği belirlendi
23 Haziran 2025 Pazartesi - 15:19 Aronya’nın kan şekerini dengelediği belirlendi Aronya’nın kan şekerini dengelediği ve diyabet hastalarına iyi geldiği belirlendi. Trabzon’un Akçaabat ilçe Belediyesi ile Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülen ‘Akçaabat’ta yetiştirilen Aronya meyvesinin glisemiye (kan şekerine) etkisinin invivo incelenmesi’ başlıklı bilimsel çalışma tamamlandı. KTÜ İlaç ve Farmasötik Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (İLAFAR) 4 ay süren araştırmada, Akçaabat bölgesinde yetiştirilen aronya meyvesinin glisemik etkileri bilimsel yöntemlerle değerlendirildi. Üç aşamada gerçekleştirilen deneysel çalışmanın ilk iki aşamasında, aronyanın farelerde akut kan şekeri yüksekliği ve deneysel diyabet modelleri üzerindeki etkileri incelendi. Son aşamada ise piyasada yaygın olarak bulunan ticari meyve suları ile Akçaabat’ta üretilen aronya meyve suyunun kan şekeri üzerindeki etkileri karşılaştırıldı. Elde edilen bulgulara göre, yüksek oranda karbonhidrat içermesine rağmen aronya meyve suyunun kan şekerini artırmadığı ve ticari meyve sularına kıyasla daha kontrollü bir glisemik yanıt oluşturduğu belirlendi. Bu sonuç, aronyanın diyabet riski taşıyan bireyler için metabolik açıdan daha avantajlı bir alternatif olabileceğini ortaya koydu. Araştırma ekibi, aronyanın yalnızca yüksek antioksidan içeriğiyle değil, aynı zamanda kan şekeri üzerindeki dengeli etkisiyle de dikkat çektiğini vurguladı. Çalışmayla ilgili bilgi veren Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, "Akçaabat Belediyesi olarak sadece şehircilik ve altyapı yatırımlarıyla değil, aynı zamanda tarım ve sağlık alanındaki projelerle de bölgemize değer katmayı önemsiyoruz. Özellikle son yıllarda yerel tarım ürünlerimizi daha bilinçli şekilde değerlendirmek, üreticimizi desteklemek ve bu ürünlerin bilimsel yönlerini ortaya koyarak katma değer sağlamak adına çalışmalar yürütüyoruz. Bu doğrultuda aronya meyvesi gibi değerli tarım ürünlerinin yaygınlaştırılması, hem alternatif tarımın desteklenmesi hem de sağlıklı yaşamın teşvik edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Aronya üretiminin Akçaabat’ta gelişmesi için önce üreticilerimizi teşvik ettik, ardından ürünün sağlık açısından etkilerinin bilimsel olarak araştırılması için Karadeniz Teknik Üniversitemizle iş birliği başlattık. Bu çalışma sayesinde, Akçaabat’ta yetiştirilen aronya meyvesinin yüksek karbonhidrat içeriğine rağmen kan şekerini yükseltmediği ve ticari meyve sularına göre çok daha dengeli bir glisemik profil sunduğu ortaya kondu. Bu da bize gösteriyor ki, doğru ürünü, doğru yöntemle işlediğimizde hem sağlıklı hem ekonomik değeri yüksek bir alternatif ortaya çıkabiliyor" dedi.
Trabzonspor’dan suç duyurusu
23 Haziran 2025 Pazartesi - 10:31 Trabzonspor’dan suç duyurusu Trabzonspor, Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleriyle ilgili son dönemde yaşanan manipülatif hareketlere karşı suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada "Sermaye azaltım/artırım süreçleriyle ilgili olarak, 19 Haziran 2025’te başlayan hak kullanımları ile birlikte 3.45 TL olarak oluşan TSPOR rüçhan kuponu fiyatı, yaşanan olağandışı fiyat hareketleri sonucu irrasyonel bir şekilde düşmüştür. Yapmış olduğumuz araştırmalarda, bazı aracı kurumlar vasıtası ile art niyetli kişi ya da gruplar tarafından organize şekilde gerçekleştirilen piyasa bozucu işlemlerin, TSPOR rüçhan kuponu fiyatını anormal bir şekilde düşürdüğü ve buna bağlı olarak da ortaya çıkan yüksek karlı arbitraj nedeniyle aynı art niyetli grup ya da kişilerin yaptıkları işlemlerle TSPOR ana hisse fiyatını aşağı yönde baskılayarak yatırımcılarımızın mağduriyetine yol açtıkları kanaatimiz oluşmuştur. Kulübümüz; yaşanan söz konusu manipülatif hareketlerde bulunan kişi, kurum ve gruplar hakkında Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) bugün itibari ile suç duyurusunda bulunmuştur. Süreç tarafımızca titizlikle takip edilecek olup, yatırımcılarımızın haklarının korunması adına, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde hareket edilecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.
Trabzonspor’da kamp öncesi yoğun mesai
23 Haziran 2025 Pazartesi - 10:01 Trabzonspor’da kamp öncesi yoğun mesai Yeni sezona güçlü bir şekilde başlamak isteyen Trabzonspor, 30 Haziran’da başlayacak kamp öncesinde yoğun bir çalışma temposu içerisinde. Kadrosuna katmak istediği oyuncuları kampa yetiştirmeyi hedefleyen Başkan Ertuğrul Doğan, transfer girişimlerine hız verirken, Teknik Direktör Fatih Tekke ise Trabzon’da sezon planlamasını titizlikle yürütüyor. Portekizli Wagner Pina’yı renklerine bağlayarak ilk transferini gerçekleştiren Trabzonspor, kamp sürecine kadar öncelikli takviyelerini tamamlamayı planlıyor. Hücum hattı, orta saha ve savunma için belirlenen isimlerle temaslarını sürdüren yönetim; Wooh, Onuachu ve Jeremi Boga gibi oyuncularla ilgili görüşmeleri kamp başlamadan tamamlamayı amaçlıyor. Eski başarı modeli tekrar uygulanıyor Trabzonspor, 2021-2022 sezonundaki şampiyonlukta rol oynayan transfer stratejisini yeniden devreye aldı. O sezon Gervinho ve Bruno Peres ile mayıs ayında, Marek Hamsik ile ise 8 Haziran’da anlaşan kulüp, sezon öncesi hazırlıklarını ideal kadrosuyla yapmış ve ilk yarıyı lider kapatmıştı. Devre arasında kadroya katılan Visca ve Puchacz gibi nokta atışı transferlerle şampiyonluk gelmişti. Fatih Tekke, dirençli bir takım oluşturmak istiyor Bu sezon Trabzonspor’un başında sıfırdan bir yapılanmaya giden Fatih Tekke, hem mücadeleci hem de taktiksel olarak güçlü bir ekip kurma hedefinde. Bu nedenle kamp öncesinde ihtiyaç duyulan bölgelerin tamamlanması öncelik taşıyor. Kulüp, dış transferlerin yanında iç transferlerde de istikrarı sağlama adına çalışmalarını sürdürüyor. Sezona geniş ve güçlü bir kadroyla başlamak isteyen bordo-mavililerde Fatih Tekke, kamp süresince oyuncuların fiziksel kapasitelerini ve oyun anlayışlarını yakından değerlendirerek yeni sezonda uygulanacak sistemi oturtmayı planlıyor. Genç teknik adamın Trabzonspor U19 takımından hangi isimlerle kampa gideceği ise merakla bekleniyor.
Yaz mevsiminde güneş gözlüğü kullanırken dikkat
23 Haziran 2025 Pazartesi - 09:12 Yaz mevsiminde güneş gözlüğü kullanırken dikkat Yaz aylarında güneş gözlüğü kullanmanın önemini vurgulayan Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet Kalkışım, "Gözlük seçiminde güneş gözlüğünün renginden çok ultraviyole koruması olması, aynı zamanda polarize dediğimiz yansıyan ışığı engelleme özelliğinin bulunması gerekiyor" dedi. Güneş ışığında bulunan görünür ışığın haricinde ultraviyole olarak bahsedilen ışığın göz çevresinde tümörlere sebep olabileceğini belirten Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet Kalkışım, "Yaz aylarının gelmesiyle güneşin sağlığımız üzerinde olumsuz etkileriyle daha çok karşılaşmaya başladık. Gözlerimiz de bundan nasibini alıyor. Güneş ışığında bulunan görünür ışığın haricinde ultraviyole dediğimiz gözümüzle görülmeyen bir ışık da mevcut. Bu ultraviyole dediğimiz ışık hem göz çevresini hem de gözümüzün kendisini etkileyebilmektedir. Göz çevresi cildinde hem iyi huylu hem de kötü huylu tümörlere neden olabiliyor. Gözde halk arasında ’kuş kanadı’ denen bizim ise ’pterjium’ dediğimiz hastalığa sebebiyet verebiliyor. Yine konjonktiva dediğimiz gözümüzün beyaz kısmını örten dokuda dejenerasyonlara ve tümörlere sebebiyet verebilmektedir. Aynı zamanda göz merceğinde erken katarakt oluşumu, göz arkasında bizim görmemizi sağlayan retina dediğimiz sinir tabakasında sarı nokta hastalığına sebebiyet verebiliyor" dedi. Yaz aylarında güneş gözlüğü kullanımının önemi Güneş gözlüğü kullanmanın önemine dikkat çeken Kalkışım, "Güneş ışınlarından korunmak için nasıl yaz aylarında cildimiz için güneş kremi kullanıyorsak, gözümüz için de güneş gözlüğü kullanmayı öneriyoruz. Gözlük seçiminde güneş gözlüğünün renginden çok ultraviyole koruması olması, aynı zamanda polarize dediğimiz yansıyan ışığı engelleme özelliğinin bulunmasını önemsiyoruz. Bu sayede hem ultraviyole ışığın olumsuz etkilerinden gözlerimizi koruyabiliriz hem de ışık yansımalarından etkilenmeyerek görüş kalitemizi arttırabiliriz. Kısacası hem sağlığımız hem konforumuz için güneş gözlüğü kullanımını öneriyoruz" diye konuştu. Çocukların gözlerinin yetişkinlere oranla daha hassas olduğunu dile getiren Kalkışım, "Çocuklarda da güneş gözlüğü kullanımını öneriyoruz. Çünkü çocuk gözleri güneş ışınlarına karşı yetişkinlerden daha hassas. O yüzden gözlük takamayacak yaştaki çocukları mutlaka direkt güneşe çıkarmak yerine gözlük takabilecek hale geldiklerinde de güneş gözlüğü takarak gün ışığına çıkarmalarını tavsiye etmekteyiz" ifadesini kullandı. Gözlük seçimi nasıl olmalı, nereden alınmalı? Güneş gözlüğü alırken gözlük seçiminin önemini de söyleyen Ahmet Kalkışım, "Gözlük seçimi yaparken de ultraviyole koruması UV 400 veya yüzde 100 ultraviyole koruma şeklinde güneş gözlüklerinin ya saplarının iç yüzeyinde ya da kutuların içlerindeki bilgilendirme broşürlerinde yazmaktadır. Vatandaşlarımızın gözlüklerini bu ifadelere dikkat ederek almalarını öneriyoruz. Boyut olarak kaştan elmacık kemiğine kadar uzanan yeterli büyüklükte gözlükleri önermekteyiz. Gözlük camının çok küçük olması güneş ışınlarını yeteri kadar bloke edememekte, üstten ve yandan göze ulaşan ultraviyole ışınlar sebebiyle koruyuculuk azalmaktadır. Renk olarak da daha çok füme ve kahverengi tonların kullanımını önermekteyiz. Gözlüklerini alırken bu konuda yetkilendirilmiş yegane yerler olan optik mağazalarından alınmasını öneriyoruz. Bunların dışındaki herhangi bir yerden, pazardan vs. alınan güneş gözlüklerinin ultraviyole korumaları çoğunlukla olmamaktadır. Bu tarz gözlükler, camları ne kadar koyu olursa olsun göze herhangi bir koruma sağlamamaktadır. Kısaca bu gözlüklere güneş gözlüğü şeklinde tasarlanmış sahte gözlükler diyebiliriz. Bunların kullanımı göze yarardan çok zarar verecektir" dedi. Yaz aylarında alerjik vakaların da artış gösterdiğinin altını çizen Kalkışım, "Yaz aylarında ayrıca bizim karşılaştığımız alerjik konjonktivit vakalarında bir artış oluyor. Bu durum hem yetişkinlerde olabilmekle beraber çocuklarda da bunun sıklıkla olduğunu görebilmekteyiz. Bu hastalığa daha çok bahar aylarında açmaya başlayan çiçeklerin polenleri, hava kirliliği, ev tozu ve evcil hayvan tüyleri sebep olmaktadır. Yapısal olarak hassas kişiler bu etkenlerle karşılaştıklarında genellikle gözlerde kızarıklık, kaşıntı, yanma, batma, sulanma, ışıktan kamaşma şeklinde şikayetler oluyor. Geldiklerinde göz damlaları ile bunun tedavisini yapabilmekteyiz. Özellikle çocuklardaki alerjik konjonktivit bizim için daha önemli. Çünkü onlarda gördüğümüz alerjik konjonktivitin basit olan tipinin yanında vernal hastalık dediğimiz daha ileri seviye alerjik konjonktivit çeşidi mevcut. Vernal konjonktivit daha uzun süreli tedavi ve daha sık takip gerektirmekte. Bu hastalık eğer ki çocukluk çağında tespit edilmez, çocuğa bunun tedavisi uygulanmaz ise bu çocuklar gözlerini sürekli kaşıdıkları için sonrasında ’keratokonus’ dediğimiz gözde ilerleyici hasar yaparak kalıcı görme azlığına sebebiyet verebilen bir hastalık oluşabiliyor. Çocuklarında bunun gibi alerjik bulgular var ise ailelerin ihmal etmeden mutlaka göz hekimine başvurmalarını öneririm" diye konuştu.
Kadınlar üreterek güçleniyor
21 Haziran 2025 Cumartesi - 10:32 Kadınlar üreterek güçleniyor Trabzon’un Of ilçesindeki Zirve İstihdam Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nde üretim yapan kadın ve özel gereksinimli bireyler, seramik ve dekoratif cam ürünleriyle hayata dokunuyor. Trabzon’un Of ilçesinde özel gereksinimli bireyler ve kadınların sanat kültürünü geliştirme ve ekonomik olarak kalkındırmak amacıyla kurulan Zirve İstihdam Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, her yıl onlarca kişiye umut oluyor. Seramik ve dekoratif cam ürünleriyle hem ekonomiye katkı sağlayan hem de kadınların üretimde aktif rol almasına olanak tanıyan Zirve İstihdam Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, kadınların ve özel gereksinimli bireylerin üretken hale gelmesini sağlıyor. S.S. Zirve İstihdam Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Selma Uzunlar Nuhoğlu, kooperatifin 2023 yılında kurulduğunu hatırlattı. Nuhoğlu "Önceliğimiz kadınlar. Kadınlara ulaşmaya çalıştığımızda önlerindeki engelleri baz alarak bugün özel gereksinimli bireylerle devam ediyoruz. Onların ‘acaba’larını kırmak adına bir alan oluşturmamız gerekiyordu. Buraya gelenlerin öncelikle ne istediklerini önemsiyoruz. Sosyal hizmetlerle işbirliği içindeyiz. Önceliğimiz cam seramik dekoratif ürünler ama bakıyoruz kişinin başka bir yatkınlığı varsa burada ona ne verebiliriz ona bakıyoruz. Ardından Bakanlığımızla birlikte hangi yönü çizebiliriz bu yönde istişare ile devam ediyoruz. Burada kar gütme amacımız yok. Trabzon’un bu kadar sanat sever olduğunu açıkçası bilmiyordum. Çok kıymetli bir alanımız var. 60 yaşındaki biri gelip buradan hediyeler alıyor. Bu çok kıymetli. Eğer hayalleri varsa ilk başta kendilerine inansınlar. Ardından hayallerine inansınlar. Kooperatifleşmek yalnızlaşmayı unutmak demek. Çok mutluyuz. Bakanlığımız ile beraber elimizden geldiğince onların yanında olacağız" dedi. "Kooperatifler aynı zamanda toplumsal sorumluluk ilkesinin de bir çıktısı" Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Gülsüm Gözde Ayanoğlu ise, "Burada engelli çocuklarımızın annelerinin bir araya geldiği çocuklarımızın el işleriyle kendilerine güvenlerini artırdığı bir ortam sağlamışlar. Çok ciddi de çalışmaları var. Kooperatifler aynı zamanda toplumsal sorumluluk ilkesinin de bir çıktısı. Dolayısıyla bu kapsamda bulundukları çevrede özellikle engelli çocuklarımıza böyle bir ortam oluşturmaları yaptıkları çalışmaların ne kadar başarılı olduğunu bize göstermiş oldu. Kooperatiflerimizin daha görünür olması bizim açımızdan büyük önem arz ediyor. Bakanlık olarak da kadın girişim ve işletme kooperatiflerimizi desteklemeye devam edeceğiz" diye konuştu. Kadınların ve özel gereksinimli bireylerin başarı hikayesi kayıt altına alındı Ticaret Bakanlığı’nın 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında yürüttüğü faaliyetlerin önemli bir ayağını oluşturan kadın kooperatiflerinin tanıtımına yönelik belgesel çekimleri, Haziran ve Temmuz aylarında Karadeniz bölgesindeki illerde başladı. Bu kapsamda Zirve İstihdam Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi çatısı altında oluşturulan atölyede seramik ve dekoratif cam ürünleri hazırlayan kadınların ve özel gereksinimli bireylerin başarı hikayesi de kayıt altına alındı. Çekimler boyunca kadın emeğinin, girişimciliğin ve dayanışmanın izini süren ekip, her durakta ilham verici hikâyelere tanıklık etti. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat da süreci yakından takip ederek, çekimlerin yapıldığı her noktada kadın kooperatiflerine selam ve desteklerini iletti. Kooperatifi kuran ve yaşatan kadınlarla birebir telefon görüşmeleri gerçekleştiren Bakan Bolat, hem kadın girişimcilerin hem de belgesel ekibinin yanında olduğunu her fırsatta gösterdi.
Trabzonspor’dan borsada işlem gören hisseleri ile ilgili yatırımcılarına uyarı
20 Haziran 2025 Cuma - 17:21 Trabzonspor’dan borsada işlem gören hisseleri ile ilgili yatırımcılarına uyarı Trabzonspor Kulübü’nden borsada işlem gören hisselerindeki manipülatif işlemler ile ilgili yatırımcılarına bir uyarı açıklaması yapıldı. Açıklamada "Değerli Yatırımcılarımız, Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş. olarak, 19 Haziran 2025 tarihi itibarıyla başlatılan sermaye azaltımı ve artırımı süreci kapsamında ’TSPOR’ rüçhan hakkı referans fiyatı 3,45 TL, ana hisse fiyatı ise 1,5933 TL olarak belirlenmiştir. İşlemlerin başlamasıyla birlikte, iki gündür özellikle rüçhan hakkı kuponları piyasasında piyasa bozucu olağandışı fiyat hareketliliklerinin yaşandığı tespit edilmiştir. Ne yazık ki, bazı gruplar TSPOR rüçhan kuponların değerini kasıtlı şekilde düşürerek yatırımcılarımızın ellerindeki kuponları çok düşük fiyatlardan toplamış; ardından bu kuponlar aracılığıyla düşük maliyetli olarak elde ettikleri TSPOR hisselerini, ana işlem tahtasındaki fiyattan satarak/ satışa koymak suretiyle yüksek kazançlı bir arbitraj işlemi gerçekleştirmiştir. Bu manipülatif işlemler sonucunda; hem TSPOR ana hissesi değer kaybına uğramış, hem de birçok küçük yatırımcımız rüçhan kuponlarını ve hisselerini düşük fiyatla satarak mağdur olmuştur. Bu nedenle yatırımcılarımızın, rüçhan kuponlarıyla ilgili işlem yapmadan önce mutlaka yatırım hesaplarının bulunduğu aracı kurumlardaki müşteri temsilcileriyle görüşmeleri ve kararlarını ona göre vermeleri büyük önem taşımaktadır. Kulübümüz, bu olağandışı fiyat hareketlerini organize şekilde gerçekleştiren aracı kurumları ve gruplar hakkında Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) gerekli suç duyurusunda bulunacağını kamuoyuna saygıyla duyururuz" ifadelerine yer verildi.