Yerel Haberler
Trabzon
Çuvalcı: "Trabzon’a gelen turistlerin kişi başına harcamasını arttırmak öncelikli hedef olmalı" 27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:58:36 Trabzon’a gelen turistlerin sayısından daha çok turistlerin kişi başına harcamasının arttırılmasının hedeflenmesi gerektiği belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan turizmci Barış Çuvalcı, 2025 yılı içerisinde 12 ülkeden Trabzon’a dış hatlardan yaklaşık 429 bin 503 kişinin geldiğini hatırlattı. Uçuşların büyük çoğunluğunun Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan kaynaklı olduğunu vurgulayan Çuvalcı, "Ancak bu rakamların doğrudan turist olarak değerlendirilmesi doğru olmaz. Bu sayıların tamamını nitelikli turist olarak görmek doğru değil. Para harcayan, şehre katma değer sağlayan gerçek turist sayısına ulaşmamız gerekiyor. Çünkü bu rakamlara gurbetçiler, iş seyahatleri, mülk sahipleri, KKTC uçuşları, hac ve umre uçuşları da dahil. Gerçek turist sayısının ortaya çıkarılması için veriler ayrıştırılmalıdır. Ancak bu şekilde doğru bir planlama yapılabilir" dedi. 2025 yılı ile 2026’nın ilk üç ayını karşılaştıran Çuvalcı, dış hatlardan gelen yolcu sayısının 20 bin 879’dan 24 bin 944’e yükseldiğini ifade etti. Çuvalcı, "Geçtiğimiz yıl 10 gün Ramazan ayına denk gelmişti. Ayrıca savaşın etkisi de var. Sayılar daha yüksek olabilirdi. Ama önemli olan sayının arkasındaki gerçek etkidir, turistin niteliği ve ne kadar harcadığıdır" ifadesini kullandı. 2025 yılında iç hatlardan gelen yolcu sayısının 1 milyon 510 bin 327 olduğunu belirten Çuvalcı, iç hatlardaki yoğunluğun büyük kısmının gurbetçi ziyaretleri, akraba ziyaretleri, yerel hareketlilik olduğunu, bu nedenle şehre sağlanan ekonomik katkının sınırlı kaldığını dile getirdi. Çuvalcı, gelen turistin kişi başı harcamasının artırılmasının öncelikli hedef olması gerektiğini belirterek, "Sayılardan ziyade kişi başı harcamayı nasıl artırırız, bunu konuşmamız gerekiyor. Bu şehre katma değerli turist getirip burada harcama limitini artırıp şehrin ekonomisine nasıl fayda sağlayabiliriz diye düşünmek gerekiyor. Trabzon Limanı kruvaziyer turizmi açısından önemli bir avantaj sunuyor. Son yıllarda sadece Rusya menşeili Astoria Grande gemisi düzenli sefer yapıyor. 2025 yılında 22 seferle yaklaşık 20 bin turist geldi. Kruvaziyer turisti yüksek harcama potansiyeline sahip. Bir kruvaziyer yolcusu günlük 100 ile 300 dolar arasında harcama yapıyor. Bu da 20 bin yolcuyla 2 ila 6 milyon dolar arasında bir ekonomik katkı demektir" diye konuştu. Barış Çuvalcı, Sümela Manastırı’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesinin Trabzon için büyük bir fırsat olacağını belirterek, "Şehrimizde eğer UNESCO’ya dahil bir tarihi miras olursa bu şehir Kapadokya gibi, Efes gibi liglere çıkabilir. Yani yüksek maliyette, yüksek potansiyelde turist sayısına erişebilir. Eğer şehrinizde UNESCO listesinde bir tarihi eser varsa, daha uzun konaklayan, kültürel ilgi düzeyi yüksek, kişi başı harcaması daha fazla turist gelir. Trabzon için en kritik kazanım budur. Çok turist değil, değerli turist anlamına geliyor. Ama tabii ki yalnızca UNESCO’ya girmek yeterli değil. Ulaşım planınız, ziyaretçi yönetiminiz yoksa, kalite standardı düşükse bu fırsat da elimizden kaçabilir" şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 11:00 Kahverengi kokarcaya karşı mücadelede zehirli mantarlardan yararlanılacak Kahverengi kokarcaya karşı yürütülen mücadelede, böceği enfekte ederek öldüren zehirli mantarlar yeni bir umut olarak öne çıkıyor. Laboratuvarda yüksek etkili bulunan türlerle yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. Türkiye’de 2017 yılında tespit edilen kahverengi kokarca, geniş bir alana yayıldı. Doğal düşmanının bulunmaması ve coğrafi koşulların uygunluğu nedeniyle hızla çoğalan zararlı, bugün tarımsal üretim açısından ciddi bir tehdit haline geldi. 300’ün üzerinde bitkiyle beslenebilen kahverengi kokarca, özellikle fındık başta olmak üzere birçok üründe verim ve kalite kaybına yol açıyor. Sokucu-emici ağız yapısı sayesinde bitkilerin öz suyunu emerek hem bitkiye hem de tohuma zarar veriyor. Zararlıya karşı farklı mücadele yöntemleri uygulanıyor. Kimyasal mücadele ile birlikte biyoteknik yöntemlerde feromon tuzakları kullanılarak böcekler belirli alanlarda toplanıp imha ediliyor. Biyolojik mücadelede ise "samuray arısı" olarak bilinen tür öne çıkıyor. Bu arı, yumurtasını kokarcanın yumurtasına bırakarak zararlının çoğalmasını engelliyor. Tüm bunların yanında böcekle mücadelede yeni yöntemler de geliştiriliyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü tarafından yapılan çalışma ile kahverengi kokarcayı enfekte ederek öldüren mikroorganizmalar üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Özellikle mantar türleri, böceğin üzerine temas ederek enfeksiyon oluşturma özelliğiyle dikkat çekiyor. Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalarda bazı mantar türlerinin kahverengi kokarca üzerinde yüksek etkili olduğu tespit edildi. Bu kapsamda, etkili bulunan mantar türlerinden yerli bir biyolojik ilaç geliştirilmesi hedefleniyor. İlacın doğadaki etkinliği ve hedef dışı canlılar üzerindeki etkileri test edildikten sonra üretim ve kullanım sürecine geçilmesi planlanıyor. "Samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" Yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veren KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, "Maalesef tarımsal açıdan ciddi bir saldırı ile karşı karşıyayız. Kahverengi kokarca 2017 yılında ülkemizde tespit etti. Trakya ve Batum bölgelerinden ülkemize giriş yaptı. Geldiğinde onun bu doğada bir düşmanı yoktu. Dolayısıyla meydan tamamen ona kaldı. Coğrafyamızda böceğin yaşaması için çok uyumlu. Yaklaşık 300’ün üzerinde bitki ile besleniyor. Bu böcek birkaç yıl olmasına rağmen çok ciddi yüksek popülasyona ulaştı. Değişik yöntemlerle zararlı ile mücadele etmek mümkün. Bunlardan bir tanesi kimyasal mücadele. Biyoteknik mücadelede çeşitli çekici kokular kullanılıyor. Feromon tuzakları ile böcekler bir araya toplanarak imha edilir. Bu yöntemler bazen tek başına uygulanabilir olduğu gibi bazen birlikte uygulanması gerekir. En etkili uygulama yöntemi bunlardır. Biyolojik mücadelede ise samuray arısı olarak bilinen arıcığın bu böceğin mücadelesinden kullanılmasıdır. Samuray arısı kendi yumurtasını gidip kokarcanın yumurtasının içerisine bırakıyor. Böylelikle kokarcanın değil samuray arısının yumurtaları çıkıyor. Maalesef böcek çok yoğun bir popülasyona sahip. Biyolojik mücadele noktasında özellikle samuray arısı ile yapılan uygulamaların etkili bir sonuç verip vermediğini göremiyoruz" dedi. "Öldürme etkisi yüksek iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz" İki tür mantarın kahverengi kokarca üzerinde etkisini tespit ettiklerini belirten Demir, "Başka mücadele yöntemlerini de devreye almak gerekir. KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü olarak böcekleri öldüren mikroplar üzerinde çalışıyoruz. İnsanları ve hayvanları öldüren mikroplar varsa böcekleri öldüren mikroplar, bakteriler ve virüsler var. Böceklerle mücadele yöntemini belirlerken böceğin biyolojisi de önemli oluyor. Kahverengi kokarca sokucu emici ağız yapısına sahip. Isırarak beslenmiyor, hortumunu ile sokarak bitkinin öz suyunu veya fındığın içerisindeki yumuşak suyu emiyor. Böylelikle hem bitkiye hem tohumuna zarar veriyor. Sokucu, emici ağız yapısına sahip olduğu için hangi mikropları değerlendirelim noktasında değerlendirme yapıyoruz. Bu durumda mantarlar öne çıkıyor. Mantarların böcekler tarafından yenmesine gerek yok. Mantar sporları böceğin üzerine düşer orada çimlenmeye başlar. Dolayısıyla böcek üzerinde enfeksiyonunu başlatır. Coğrafyamız mantarlar ve böcek için uygun. Biz bunları buluşturalım diye yola çıktık. Öldürücü mantarlarımızla böceği kontrol etmek için harekete geçtik. Elimizdeki 20 mantarla laboratuvar ortamında çalışmaya başladık. Yaptığımız denemelerde özellikle iki tane türün böceğin üzerinde çok etkili olduğunu gördük. Bundan sonra öldürücü etkisini yüksek o iki mantardan yerli bir ilaç geliştirmeye hedefliyoruz. Laboratuvarda etkili olan ilaç doğada etkili olacak mı buna bakacağız. Etkili olacağını düşünüyoruz. Sonrasında bu ilacın yan etki denemesini yapacağız. Bu ilacın hedef dışı organizmalar üzerinde etkili olmasını istemiyoruz. Bunu belirleyeceğiz. Herhangi bir sıkıntı olmaması halinde bu ilacı ilgilenen bir firma ile birlikte ticarileşme noktasında yol yürüyeceğiz. Sonrasında çiftçilerimizin kullanıma sunulacak" şeklinde konuştu. "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek" Kahverengi kokarca popülasyonun ilerleme ve yayılma aşamasında olduğuna dikkat çeken Demir, "Maalesef saldırısı ve popülasyon yoğunluğu çok yüksek. Özellikle geçen yıl sahadan 8-9 bin böcek topladım. Bazı yerlerde dengelenmiş olabilir ama yeni alanlara hızlı yayılmakta. Yeni alanlar böcek için beslenme ve iklim koşullarının yeniliği demek. Böcek şuan sahip kesiminde bu bizim için bir avantaj. Ama baktığımızda böceğin yüksek rakımlara çıktığını görüyoruz. Risk yüksek. Popülasyon henüz durulma aşamasında değil halen ilerleme ve yayılma aşamasındadır. Ciddi bir durum var. Halk ile birlikte eş zamanlı uygulamalar yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
26 Nisan 2026 Pazar - 16:19 Trabzonspor’da Stefan Savic şoku Trendyol Süper Lig’in 31’nci haftasında deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak olan Trabzonspor, bu maçın hazırlıklarını tamamlarken, bordo-mavililerde kaptan Stefan Savic şoku yaşandı. Trabzonspor, Süper Lig’de deplasmanda oynayacağı Konyaspor karşılaşmasının hazırlıklarını tamamladı. Teknik Direktör Fatih Tekke, yönetiminde taktik ağırlıklı geçen antrenmanla hazırlıklarını tamamlayan Karadeniz ekibinde takım kaptanı Stefan Savic’ten gelen sakatlık haberi moralleri bozdu. Trabzonspor Sağlık Kurulu Başkanı Ahmet Beşir, tecrübeli savunma oyuncusunun sakatlığıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Samsunspor maçında sol bacağının alt kısmında ağrı hisseden Stefan Savic’in yapılan muayene ve görüntülemeleri sonucunda, sol alt bacak iç kısmında kısmi kas yaralanmasına bağlı kanama ve ödem tespit edildi. Oyuncunun tedavisine sağlık ekibi tarafından başlanmıştır." Savic, Batagov ve Okay Yokuşlu kafilede yer almıyor Trabzonspor, deplasmanda oynayacağı Konyaspor karşılaşması için Konya’ya 19 kişilik maç kafilesi ile gitti. Sakatlıkları bulunan ve tedavileri süren Savic, Batagov ve Okay Yokuşlu yer almadı. Bordo-mavililerin 19 kişilik maç kafilesinde şu isimler yer aldı: "Andre Onana, Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Chibuike Nwaiwu, Wagner Pina, Mustafa Eskihellaç, Mathias Lovik, Benjamin Bouchouari, Tim Jabol Folcarelli, Christ Inao Oulai, Salih Malkoçoğlu, Ozan Tufan, Ernest Muçi, Onuralp Çakıroğlu, Anthony Nwakaeme, Oleksandr Zubkov, Felipe Augusto, Umut Nayir, ve Paul Onuachu" Trabzonspor, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde gerçekleştirdiği son antrenmanın ardından hava yoluyla Konya’ya hareket etti.
Vali bile bahçeye inmeyen fındık üreticisine sitem etti
04 Temmuz 2025 Cuma - 09:22 Vali bile bahçeye inmeyen fındık üreticisine sitem etti Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, fındık üretiminin sadece ek iş olarak görülmemesi gerektiğini belirterek "Fındıkçılık, bu işin içinde olanların ciddi şekilde yapması gereken bir iş. Fındığı genelde il dışında olanlar sadece yazın bir araya gelmek için tatil amacıyla topluyor" dedi. Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Ticaret Borsası tarafından 2013 yılında kurulan örnek fındık bahçesinde incelemelerde bulundu. Fındık üretimi ve rekoltesiyle ilgili bilgi almak amacıyla yapılan ziyarete yerel yöneticiler ve tarım uzmanları da katıldı. Trabzon’daki fındık bahçelerinde ortalama verimliliğin dekara 70-80 kilogram arasında olduğu belirtilirken, örnek bahçede bu rakamın 250-300 kilogram seviyelerine kadar çıktığı ifade edildi. Ziyaret sırasında bahçe sahibi Ömer Ustaömeroğlu’ndan bilgiler alan Vali Yıldırım, fındık üretiminin ekonomik değerini vurguladı. Trabzon Ticaret Borsası Başkanı Eyyüp Ergan ve Tarım ve Orman İl Müdürü İsa Kaplan’ın da hazır bulunduğu ziyarette Trabzon’daki fındık üretiminin arttırılması için yapılması gereken çalışmalara dair fikir alışverişinde bulundu. "Günümüzde fındıkçılıktan para kazanan insan sayısı azaldı" Günümüzde fındıkçılıktan para kazananların sayısırır azaldığını kaydeden Vali Yıldırım, "Aynı alanda üreticimiz ne kadar güzel bir değişim sağlamış. Ziraat mühendislerinin önerilerine uymuş, 300 kilo fındık bekliyor. Maşallah diyelim, bu çok güzel bir gelişme. Eski usul bahçelerde bile bakımla ne kadar yol alınabileceğini görüyoruz. Türkiye ortalaması 48-50 kilo civarındayken, üreticimiz klasik fidelerle oluşturulmuş bahçelerde gerekli bakımı yaparak 150 kilo aldığını söylüyor. Bu büyük bir fark. Fındıkta çok çalışıyoruz ama az üretim yapıyoruz. Bu nedenle üretimi artırmamız şart. Günümüzde fındıkçılıktan para kazanan sizin gibi insan sayısı azaldı" diye konuştu. "Fındık zamanı bir araya geliyorlar" İl dışında yaşayanların genelde fındık zamanı bir araya gelerek fındık topladığını kaydeden Yıldırım, "Bu işi yapanların sayısını artırmamız gerekiyor. İnsanlar, fındıktan para kazanıldığını görmeli ve bu işe bu anlayışla bakmalı. Yoksa fındık birçok kişi için ikinci iş konumunda. İstanbul, Tekirdağ, Bursa gibi şehirlerde yaşayanlar, yazın ’Kardeşler fındık zamanı buluşalım’ diyerek dededen, babadan kalma fındığı toplamaya geliyorlar. Ancak uzaktan ilgilenmekle bu iş bu kadar olur. Sahip çıkmak çok önemli. Gerçekten fındıkçılık yapacak olanlar bu işi ciddiyetle yapmalı ki hem para kazanılsın hem de Türkiye’nin fındık rekoltesi artsın. Fındık, bizim için önemli bir sanayi ürünü. Buğday veya ekmek gibi temel bir gıda olmayabilir ama fındık olduğunda insanlar daha zengin yaşar. Bu çok kıymetli bir şey. Eskiden Düzce ve Akçakoca civarında çok büyük fındık üreticileri vardı. Şimdi hâlâ var ama verimler düştüğü için eskisi kadar kazanç sağlanamıyor. İnsanların ‘Benim bahçemden neden 150-200 kilo fındık almayayım?’ diye kendine sorması lazım. ‘Bunu nasıl yaparım?’ derse, Tarım Müdürlüklerindeki arkadaşlarımız yardımcı olabilirler. Dünyanın en güzel çikolatası fındıkla yapılan çikolatadır. En kaliteli fındık da Türkiye’nin fındığıdır "diye konuştu.
Ertuğrul Doğan: "Gelin, yeni bir sayfa açalım"
03 Temmuz 2025 Perşembe - 11:59 Ertuğrul Doğan: "Gelin, yeni bir sayfa açalım" Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, ekonomik anlamda kulübün önemli bir süreci geride bıraktığını belirterek, "Gelin, yeni bir sayfa açalım. Umutsuzluk bu kulübe hiç uğramadı, şimdi de uğrayamayacak. İnancımız tam, kararlılığımız yüksektir. Hep birlikte, yine omuz omuza" dedi. Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, geride kalan sezona ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, camiaya birlik ve beraberlik çağrısı yaptı. Başkan Ertuğrul Doğan, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye Kupası’nda finale yürümenin bir umut ışığı olduğunu, ancak arzuladıkları noktanın uzağında kaldıklarını belirterek, "Geride bıraktığımız sezon duyguların, beklentilerin ve gerçeklerin birbirine karıştığı, zaman zaman coşkunun, zaman zaman ise hayal kırıklığının içimize dokunduğu bir yolculuk oldu. Elbette arzuladığımız noktanın uzağında kaldık. Türkiye Kupası’nda finale kadar yürümemiz bir umut ışığıydı fakat son adımı atamadık. Bu tabloda siz değerli taraftarlarımızın eleştirilerini büyük bir dikkatle, samimiyetle takip ettim. Çünkü Trabzonspor’u büyüten, her zaman yolda tutan şey, camianın sesi olan sizlerin yüksek hassasiyetidir. Bu sezon bize bir şampiyonluk ya da bir kupa kazandırmadı. Ancak içinden geçtiğimiz süreç; bize neyin eksik kaldığını, neyin değişmesi gerektiğini açık biçimde gösterdi. Tecrübe bazen en kıymetli kazanımdır. Ve biz bu tecrübeyle yeni sezonun inşasını çok daha sağlam temeller üzerine kurmak için kolları sıvadık" dedi. "Trabzonspor için titiz bir hazırlık süreci yürütüyoruz" Teknik Direktör Fatih Tekke yönetiminde yeni sezon kadro planlamasının sürdüğünü kaydeden Başkan Doğan, "Trabzonspor her zaman zirveye oynar. Bu karakter, bu ruh, bu forma; sıradan hedeflerle yetinemez. Teknik Direktörümüz Fatih Tekke ile birlikte yeni sezonun kadro planlamasında bu gerçekliğe uygun, dinamik ve karakterli bir takım ortaya koymak için çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Sahada sözü olan, oyunu olan, tutkusu olan bir Trabzonspor için titiz bir hazırlık süreci yürütüyoruz" şeklinde konuştu. "Taraftarlarımızdan ricam; formaları gururla taşımaları, kulübümüze desteklerini göstermeleridir" Yeni sezon formalarının TS Club mağazalarında satışa sunulduğunu belirten Başkan Doğan, "Her forma, bu kulübe olan inancın, aidiyetin ve mücadelenin bir nişanesi olacak. Taraftarlarımızdan ricam; formaları gururla taşımaları, kulübümüze desteklerini göstermeleridir. Aynı şekilde kombine satışlarımız da yakında başlayacak. Biliyoruz ki, Avni Aker’den Akyazı’ya uzanan bu yolun en güçlü taşıyıcısı sizlersiniz. Tribünleriyle yaşayan bir kulüp, sahada da hayat bulur. Taraftarımız varsa umudumuz hep dinç kalır" diye konuştu. "Bugün itibarıyla vergi borcu olmayan bir kulüp haline gelme yolunda hızla ilerliyoruz" Başkan Doğan, kulübün son bir yıl içinde ekonomik anlamda önemli bir dönüşüm yaşadığını vurgulayarak, "Trabzonspor son bir yıl içinde ekonomik anlamda adeta tarih yazdı. Bankalar Birliği anlaşmasından çıkarak bu alanda öncü bir model haline geldik. Ardından gerçekleştirilen sermaye artırımıyla, yılların getirdiği zarar kalemlerini bilançomuzdan sildik, geleceğe temiz bir sayfa açtık. Bugün itibarıyla vergi borcu olmayan bir kulüp haline gelme yolunda hızla ilerliyoruz" ifadelerini kullandı. "Gelin, yeni bir sayfa açalım" "Amacımız yalnızca günü kurtarmak değildir" diyen Başkan Doğan, "Kalıcı, sürdürülebilir bir ekonomik yapı kurarak Trabzonspor’un geleceğini borçla değil, özgüvenle inşa etmektir. Transferden altyapıya, stat çevresindeki projelerden lisanslı ürün satışına kadar attığımız her adım bu vizyonun parçasıdır. Kulübümüzü ayakta tutacak en büyük güç; hem ekonomik disiplini elden bırakmamak, hem de sportif rekabetin içinde kalabilmektir. Bu dengeyi sağlamak için dün olduğu gibi bugün de tüm enerjimizle çalışıyoruz. Gelin, yeni bir sayfa açalım. Geçmişin muhasebesini yaparak ama geleceğin coşkusunu da yüreğimizde taşıyarak. Umutsuzluk bu kulübe hiç uğramadı, şimdi de uğrayamayacak. İnancımız tam, kararlılığımız yüksektir. Hep birlikte, yine omuz omuza" açıklamasını yaptı.
Prof. Dr. Ersan Başar: "Türkiye’deki buzullar hızla eriyor"
03 Temmuz 2025 Perşembe - 10:09 Prof. Dr. Ersan Başar: "Türkiye’deki buzullar hızla eriyor" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Başar, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin her geçen yıl daha belirgin hale geldiğini belirterek, özellikle kutuplar ve yüksek dağlardaki buzulların hızla eridiğini söyledi. Başar, Türkiye’de de buzul alanlarında gözle görülür kayıplar yaşandığını vurguladı. Küresel iklim değişikliği, Türkiye’nin yüksek dağlarındaki buzulları da tehdit ediyor. Bilimsel verilere göre son yıllarda Türkiye’deki birçok buzulda ciddi oranda erime gözlemleniyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Başar, özellikle Erciyes Dağı’nda yer alan buzulun tamamen yok olduğu, Kaçkar, Cilo-Sat ve Ağrı dağlarındaki buzulların ise hızla küçüldüğünü söyledi. Kutuplarda ve yüksek dağlık alanlarda yaşanan bu hızlı erimenin küresel ısınmanın en net göstergelerinden biri olarak değerlendirildiğini kaydeden Başar, "Kutup bölgeleri, küresel iklime bağlı olarak son yıllarda yoğun bir şekilde erime durumunda. Hem deniz buzullarının hem de buzulların erimesi de dünyadaki tüm küresel ısınmanın net bir göstergesidir. Buzulların erimesiyle de iklim değişimi önemli bir noktaya geliyor. Son 10 yıl içerisinde yoğun bir erimenin olduğu istatiksel veriler üzerinde ortaya çıkıyor. Bu erimeyi bizler kutuplarda hem Antarktika, Arktik ve Himalaya gibi yüksek dağlarda görüyoruz. Yüksek dağlarda bulunan buzullar, yoğun bir şekilde eriyor. Bu noktalar, bizim için dünyadaki iklimin belirlenmesi açısından çok önemli alanlardır. 5 bin metre serisinde bulunan dağlarda da buzullar eriyor. Türkiye’de de Erciyes buzulu tamamen eridi. Kaçkar Dağları’ndaki buzul küçüldü. Cilo-Sat Dağları ve Ağrı Dağı’nda bulunan buzullar da yoğun bir şekilde eriyor. Küresel ısınmanın buzullardaki etkisini Türkiye’de net bir şekilde görüyoruz. Son dönemde açıkça gözlemlediğimiz bir durum. Kutuplar ve dağlardaki buzullar, dünyadaki iklimi belirleyen en önemli unsurlardır. Küresel ısınmaya bağlı olarak buzullarda erime meydana geliyor. Erime sonucunda da iklim sürekli değişiyor. Buzullar eriyince açığa çıkan karbon ve metan gazları dünyanın ısınmasına neden oluyor" dedi.
Özellikle bayanlar bu hatayı daha çok yapıyor
02 Temmuz 2025 Çarşamba - 10:12 Özellikle bayanlar bu hatayı daha çok yapıyor Özel İmperial Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Aşık, günlük yaşamda yapılan basit hataların omurga sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğine dikkat çekerek, özellikle yanlış duruş, çantanın tek omuzda taşınması, hatalı hareketler ve bilinçsiz yapılan sporların omurga eğriliklerine neden olabileceğini belirtti. Kadınlarda sıkça görülen tek omuzda çanta taşıma alışkanlığının omurgada zamanla eğriliklere yol açtığını vurgulayan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Aşık, "Çantanın ağırlığı çok önemli değil. Bir kilo, hatta yarım kilo bile olsa çantanın düşmemesi için omuzun yukarı kaldırılması gerekiyor. Bu durum uzun vadede sırt bölgesinde postür bozukluklarına neden olabilir" dedi. Masa başında çalışanlarda da benzer riskler söz konusu olduğuna dikkat çeken Dr. Aşık, "Yanlış duruş, çantanın yanlış şekilde taşınması, hatalı hareketler veya bilinçsiz yapılan sporlar; vücudun bir tarafındaki kasları fazla çalıştırarak omurga eğriliklerine neden olabiliyor. Özellikle kadınlarda sıkça karşılaştığımız tek omuzda çanta taşıma alışkanlığı bu duruma örnektir. Çantanın ağırlığı çok önemli değil; bir kilo, hatta yarım kilo bile olsa çantanın düşmemesi için omuzun yukarı kaldırılması zamanla sırt bölgesinde eğriliklere yol açabiliyor. Bu tür postür bozukluklarına, masa başında çalışanlarda, özellikle bankacılar gibi sürekli oturarak çalışan kişilerde sıkça rastlıyoruz. Kişi karşısındaki müşteriyle yüz yüze dururken, yanda bulunan bilgisayar monitörüne dönerek çalışmak zorunda kalıyor. Bu da sürekli eğri durmaya ve zamanla skolyoz ya da kifoz gibi omurga sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Aynı şekilde çocuklarda da cep telefonu, tablet gibi cihazlarla uzun süre ilgilenirken sergiledikleri anormal duruşlar bu tür rahatsızlıkların gelişmesine zemin hazırlayabiliyor" diye konuştu.