KÜLTÜR SANAT - 26 Ağustos 2024 Pazartesi 14:06

Akçaabat yaylaları ve tarihi yapıları ile turizmde adından söz ettiriyor

A
A
A
Akçaabat yaylaları ve tarihi yapıları ile turizmde adından söz ettiriyor

Trabzon’un Akçaabat ilçesi yaylaları ve tarihi yapıları ile turizmde adından sıkça söz ettiriyor.


Yeşille mavinin sımsıkı kucaklaştığı kadim kent, özellikle turizmde son yıllarda sıkça tercih edilen şehirlerden biri haline geldi. Turizmde adını tüm ülkeye ve dünyaya duyurma çalışmalarında başarılı olan Akçaabat’ta turistler tarafından doğal güzellikler ve tarihi mekanlar, ziyaret edilen güzergahlar arasında yer alıyor.


İlçe merkezine 8 kilometre mesafede yer alan Akçakale Kalesi, Akçaabat Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğinde yapılan arkeolojik çalışmalar neticesinde, dünya turizminin merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Akçakale Kalesi’nin orijinalliği, denize yakınlığı ve güzel manzarasıyla ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor. Günümüze ulaşan kısımlarının orijinalliğini koruduğu bilinen kalede, Akçaabat Belediyesi’nin girişimleriyle yapılan kazı çalışmalarında birçok medeniyete ait objeler, mezarlar ve çeşitli tarihi eserler bulundu. Yaklaşık 750 yıllık tarihiyle geçmişe ışık tutan Akçakale Kalesi, tarihi ve doğal güzelliğiyle turistlerin beğenisini cezbediyor.



Akçaabat’ın gözdesi Ortamahalle


Arnavut kaldırımlı taş sokakları, Osmanlı dönemine ait evleri, çeşmeleriyle sokaklarıyla mahalle kültürünü bir bütün halinde sergilemesiyle, her geçen gün yerli ve yabancı turistlerin ilgisini cezbeden Ortamahalle, tarihi karakterini günümüze kadar aktarabilmiş nadir yerleşim yerleri arasında yer alıyor.


Akçaabat Belediyesi, Akçaabat’ın gözdesi olan Ortamahalle’yi turizme kazandırmak ve mahalleye canlılık getirmek için yaptığı çalışmalar kapsamında mahallede bulunan konakları aslına uygun olarak restore ederek turizme kazandırdı. Ayrıca yine mahallede bulunan tarihi yapı aslına uygun olarak restore edilip Ortamahalle Müzesi olarak hem Akçaabat’a hem de şehrin turizmine kazandırıldı. Müzenin içerisinde tarihi eserlerin yanı sıra şehrin kültürünü, sanatını ve yaşam tarzını yansıtan objeler de yer alıyor.



Hıdırnebi Yaylası 4 mevsim ilgi görecek


Akçaabat’ın yaylalarından biri olan Hıdırnebi Yaylası, bölgede en tanınmış ve meşhur yaylalarından biri olma özelliğine sahip. Karadeniz’in eşsiz doğal güzelliklerinden bir kesit sunan Hıdırnebi Yaylası, özellikle Körfez ülkelerinden gelen turistlerin ilk ziyaret noktası oldu. Yapılan projeler doğrultusunda artık Hıdırnebi Yaylası, dört mevsim boyunca yerli ve yabancı turistlerim uğrak noktası olacak.


Hıdırnebi Yaylası için hazırlanan projeler doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından otel ihalesi yapıldı. Ayrıca yine bahse konu yerde DSİ tarafından proje doğrultusunda yapılacak olan göletin de inşaatı için ihale ve ardından yer teslimi yapıldı.



Akçaabat turizmin parlayan yıldızı


Akçaabat’ta turizmin geliştirilmesi için önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, “Şehrimizin geleceğinin turizmde olduğunun bilincinde olarak bu minvalde çalışmalar gerçekleştiriyoruz. İstiyoruz ki tüm dünya Akçaabat’ımızı gezsin, görsün ve bilsin. Akçaabat’ımızın her karışı bir cevher. Bizler de Akçaabat belediyesi olarak bu cevheri en güzel şekilde işleyip ışıldamasına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Akçaabatımızın her noktası ayrı güzel. Şehrimizi turizmde parlatmak adına önceliği Akçaabat’a gelen turistlerin en sık ziyaret ettikleri alanlara verdik. Bu kapsamda elde ettiğimiz veriler ışığında şehir merkezinden başlayarak yaylalara doğru ilerleyen bir turizm destinasyonu elde ettik. Şehrimizin batı yakasında Akçakale Kalesi, şehir merkezinde tarihi Ortamahalle ve en tepe noktalarda da Hıdırnebi Yaylası önemli güzergahlar arasında yer alıyor. Bu noktalarda yapılması gereken tüm işleri, paydaş kuruluşlar ve bakanlıklar desteğiyle yaptık; yapmaya da devam edeceğiz” dedi.



Akçaabat yaylaları ve tarihi yapıları ile turizmde adından söz ettiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Bakan Yumaklı: "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Bereketin, emeğin ve üretimin şehri Yalova her ne kadar yüzü ölçümü açısından en küçük ilimiz de olsa üretim gücü, üretim kapasitesi, üretim iradesi açısından bizlerin son derece memnun olduğu bir şehir açıkçası. Bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni vesilesiyle bir aradayız. Değerli kardeşlerim bu kapsamda çiftçilerimize sera damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ediyoruz. TAKE projesi olarak adlandırdığımız bu proje aslında ülkemizin dört bir tarafında 81 ilinde, hangi ilimizde uygulanıyorsa o ilin kendi özellikleri, dinamikleri açısından veya üretim gücü açısından neler önemliyse neyi öne çıkarmak istiyorsak bu anlamda uyguladığımız çok da başarılı giden bir proje. Bugün inşallah Yalova’nın bitkisel üretim altyapısını güçlendirecek olan bu temin töreniyle beraber çiftçi kardeşlerimize, üreticilerimize bunları vermiş olacağız" diye konuştu. Tarımın sadece ekonomik faaliyet değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden bir husus olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması şehirlerin huzuru olması kırsalın umudu olması yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci dünyada da ilk on ülke arasında. Bugün artık dünyada stratejik güç toprağını koruyan suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var. Kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım." "Bundan sonraki en büyük gündemimiz su" Bakan Yumaklı, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Yalova Marmara’nın incesi. Bununla da kalmıyor örtü altı üretimin süs bitkisi özellikle ve katma değerli tarımında bir merkez haline gelmiş durumda. Bugünlerde özellikle bilinçli bir üretimin bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. Yüz yetmiş bine aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak. Ben üç gün önce beşinci İstanbul Su Forumundaydım. Dünyanın çok farklı yerlerinden bakanlar, akademisyenler, teknik ekipler geldi. Herkesin dilinde şu var. Bundan sonraki en büyük gündemimiz su. Damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorundayız. Eğer biraz hafızalarımızı tazelersek 2023 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde biz su verimliliği seferberliği başlattık. Tabii daha sonra hemen birkaç gün sonrasında maalesef ki o asrın felaketi deprem sebebiyle bir ara vermek zorunda kaldık. Hiçbir zaman için bu projemizden vazgeçmedik. Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere desteklenen malzeme ve fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekilli Meliha Akyol, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ve çiftçiler de katıldı.