TEKNOLOJİ
Dicle Elektrik, kaçak trafoya el koydu 04 Mart 2026 Çarşamba - 10:23:32 Dicle Elektrik, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’da karla kaplı bir tarım arazisinin kaçak elektrikle sulandığını ortaya çıkarmıştı. Yapılan incelemelerin ardından savcılık kararıyla el konulmasına hükmedilen kayıt dışı trafo, olumsuz arazi şartları nedeniyle yerinden kaldıramadığı 100 kVA’lık kaçak trafoya el koyma işlemi tamamlandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyet gösteren Dicle Elektrik, daha önce kamuoyuyla paylaşılan kaçak sulama tespitinin ardından süreci adli ve teknik boyutlarıyla yakından takip etti. Kar yağışı sırasında gündeme gelen olay, Şanlıurfa’nın Şanlıurfa iline bağlı Harran ilçesinin kırsal Yenice Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 50 dönümlük tarım arazisinde yaşanmıştı. Balçık zemin müdahaleyi geciktirdi Kar yağışı sonrasında karla kaplı olmasına rağmen sulama yapılan tarlada gerçekleştirilen kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığı ve sulamanın kayıt dışı 100 kVA’lık bir trafo üzerinden yapıldığı belirlenmişti. Bunun üzerine Dicle Elektrik avukatları savcılığa başvurmuş, savcılık da söz konusu trafoya el konulması yönünde karar vermişti. Ancak yoğun kar ve sulama nedeniyle tarlanın balçık hale gelmesi, vinçle müdahaleyi mümkün kılmamıştı. Havaların düzelmesi ve toprağın kurumasının ardından jandarmanın aldığı güvenlik tedbirleri eşliğinde sahaya giren ekipler, direk üzerindeki kayıt dışı trafonun yanı sıra bir adet dağıtım panosu, bir adet kumanda panosu ve kaçak tüketimde kullanılan iletkenlere el koydu. Trafo sahibi olduğu belirlenen M.Y. isimli şahıs hakkında ise adli ve idari inceleme başlatıldı. Kaçak kullanım tarımsal sürdürülebilirliği tehdit ediyor Dicle Elektrik’ten yapılan değerlendirmede, kaçak elektrik kullanımının yalnızca enerji altyapısına değil, bölgesel ekonomi ve tarımsal üretime de ciddi zararlar verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, kaçak tüketimin enerji kayıplarını artırdığı, maliyetleri yükselttiği, yasal abonelere sunulan hizmet kalitesini düşürdüğü ve tarımsal sürdürülebilirliği olumsuz etkilediği vurgulanarak, kayıt dışı tüketimle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:51 Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi’ndeki atölyelerin ziyaretiyle sona erdi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:44 Bilim Merkezinde dronlar ve kullanımı söyleşisi Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, her yaştan bilimseveri buluşturmaya, yaptığı etkinliklerle teknolojik değişim ve gelişimleri her kesime ulaştırmaya devam ediyor. Merkez, gerçekleştirdiği son etkinlikte ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ başlığı altındaki söyleşiye ev sahipliği yaptı. Düzce Bilim Merkezi, bilim ve teknoloji alanında yaşanan yeni gelişmeleri, hızlı şekilde hayata geçirdiği etkinliklerle bilimseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Merkezin son misafirleri, Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri oldu. Kuruluşundan bugüne birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapan merkez, son olarak Düzce Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yakup Okan Alpay’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Dronların İnsanlık Yararına Sivil Kullanım Alanları’ isimli söyleşi ile liseli gençleri buluşturdu. Söyleşi öncesi kısa bir değerlendirme de bulunan Alpay, "Arkadaşlarımızın ilgisi ve soruları gerçekten heyecan vericiydi. Bugün otonom dron sistemlerinin sivil hayattaki kullanımlarını ve gelişen hayattaki hangi teknolojiler ile birlikte gittiğini tartıştık. Gençlerle birlikte ileriye dönük bu dron sistemlerinde ne tür gelişmeler olabilir, kendileri hangi tür teknolojiler üzerine çalışmalar yapabilir bunlardan bahsettik" dedi. Bilim merkezinin böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kendileri için de çok iyi olduğunu ifade eden Alpay, özellikle liseli gençlerle bir araya gelerek çeşitli fikirler üzerine tartışma yürütmek için böyle bir mekan olmasının öneminden bahsederek, bilim merkezi ve yöneticilerine teşekkürlerini iletti. Söyleşiyi değerlendiren lise öğrencileri ise oldukça verimli geçtiği ifade ederek, son teknolojiler ve dron teknolojisi üzerine yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiklerini dile getirdi. Etkinlik, öğrencilerin Bilim Merkezi içerisinde yer alan atölyeleri inceleme gezisi ile sona erdi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:01 Bakan Kacır, DTO’nun Teknik Tekstil Merkezini inceledi Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır’ı önceki dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, Denizli Milletvekilleri Şahin Tin ile Nilgün Ök ve Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger ile birlikte Denizli Teknik Tekstil Merkezinde (DTTM) ağırladı. DTO Başkanı Erdoğan, konuklarına ziyaretlerinden ve gösterdikleri yakın ilgiden dolayı onur duyduklarını belirterek teşekkür etti. Bir dizi ziyaret, açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Denizli’ye gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Denizli Ticaret Odası’nın Denizli’de Teknik Tekstile Dönüşüm Projesi kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Avrupa Birliği destekleriyle hizmete giren Denizli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Denizli Teknik Tekstil Merkezi’ni ziyaret etti. "Bakanımızın ziyaretlerinden ve yakın ilgilerinden dolayı onur duyduk" DTO Başkanı Erdoğan ziyaret sonrasında, Avrupa’da makine donanımı açısından tek, ülkeye de örnek olan merkezlerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır ve beraberindeki Önceki Dönem Ekonomi Bakanı ve AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, Denizli Milletvekilleri Şahin Tin ile Nilgün Ök ve Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger’i ağırlamaktan onur duyduklarını söyledi. Erdoğan, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın destekleri ile Denizli Teknik Tekstile Dönüşüm Projemizin kapsamında Denizli Organize Sanayi Bölgemizde kurduğumuz, alanında uzman isimlerle yurdun dört bir köşesindeki sanayicilerimize hizmet ettiğimiz Denizli Teknik Tekstil Merkezimizdeki faaliyetlerimizde geldiğimiz son noktayı kendilerine bizzat aktardık. Ziyaretlerinden ve gösterdikleri yakın ilgiden büyük onur duyduk. Ar-Ge çalışmalarımızın ayrıntılarını da aktardık. Ayrıca Denizli Sanayi Odamızın da Denizli Model Fabrika açılış törenine katıldık. Hayırlı ve uğurlu olsun" dedi.
Lise öğrencileri işitme engelli anneler için hayat kolaylaştıran uygulama geliştirdi
10 Şubat 2026 Salı - 16:25 Lise öğrencileri işitme engelli anneler için hayat kolaylaştıran uygulama geliştirdi Samsun’da lise öğrencileri, işitme engelli annelerin bebeklerinin ağlama sesini fark edebilmesi için bebek sesine duyarlı mobil bildirim sistemi geliştirdi. Samsun İbrahim Tanrıverdi Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri Yiğit Hafız Saraçoğlu ve Ümmügülsüm Metin, öğretmenleri Selim Türk danışmanlığında işitme engelli annelere yönelik, "Sesimi Gör Anne" adlı bir mobil uygulama geliştirdi. Proje, bebek ağlaması gibi hayati öneme sahip seslerin işitme engelli annelere anlık olarak bildirilmesini amaçlıyor. "Anlık bildirim gönderiyor" Projeyi anlatan lise öğrencisi Yiğit Hafız Saraçoğlu, bebek ağlamasının en temel iletişim aracı olduğunu belirterek, "İşitme engelli anneler, bebeklerinin ağladığını duyamadığı için zamanında müdahale edemeyebiliyor. Projemiz bu sorundan yola çıktı. Geliştirdiğimiz mobil uygulama, bebeğin ağlama sesini algıladığında hem telefona hem de akıllı saate titreşimli bildirim gönderiyor" dedi. Uygulamanın bildirim gecikme süresinin 180 ile 260 milisaniye arasında olduğunu ifade eden Saraçoğlu, bunun neredeyse anlık bir uyarı sağladığını söyledi. Uygulama geliştirme sürecinde yaklaşık 80 farklı bebek ağlama sesinin sisteme tanımlandığını belirten Saraçoğlu, kapı gıcırtısı ve televizyon sesi gibi çevresel seslerin ise arka plan gürültüsü olarak uygulamaya eklendiğini kaydetti. Uygulamanın çalışma prensibini de anlatan Saraçoğlu, "Telefonun mikrofonu ortam sesini sürekli dinliyor. Sesin şiddeti, kullanıcının belirlediği hassasiyet değeriyle karşılaştırılıyor. Eşik değerin üzerindeki sesler analiz ediliyor. Bu sesin çevresel bir gürültü mü yoksa bebek ağlaması mı olduğu tespit ediliyor. Eğer bebek ağlamasıysa, anneye titreşimli bildirim gönderiliyor" diye konuştu. "Sesimi Gör Anne" projesiyle işitme engelli annelerin bebek bakımında daha güvenli ve hızlı müdahale edebilmesinin hedeflendiği belirtildi.
ETÜ Tulpar Uzay ve Roket Kulübü CERN’i ziyaret etti
10 Şubat 2026 Salı - 15:56 ETÜ Tulpar Uzay ve Roket Kulübü CERN’i ziyaret etti Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) öğrenci topluluklarından Tulpar Uzay ve Roket Kulübü, modern fiziğin ve ileri mühendisliğin dünya çapındaki en önemli merkezlerinden biri olan CERN’i ziyaret etti. Gerçekleştirilen teknik gezi kapsamında kulüp üyeleri parçacık hızlandırıcıları, deney altyapıları ve ileri mühendislik sistemleri hakkında yerinde gözlem yapma imkânı buldu. Derslerde teorik olarak ele alınan sistemlerin uygulamadaki karşılıklarını inceleyen öğrenciler, büyük ölçekli bilimsel projelerin planlama, mühendislik ve disiplinler arası çalışma boyutlarını yakından tanıdı. Ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan Tulpar Uzay ve Roket Kulübü akademik danışmanı, Fen Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Murat Aydemir, CERN ziyaretinin öğrenciler açısından son derece önemli bir deneyim olduğunu belirterek: "Geçtiğimiz süreçte üniversitemiz CERN tarafından yürütülen DRD5 - Kuantum Algılama Dedektör Ar-Ge İş Birliği Projesi’ne araştırmacı kurum olarak kabul edilmişti. Bu proje kapsamında nano ölçekli kuantum noktaların üretilmesi ve optimizasyonu, bu yapıların dedektör alt sistemlerine entegrasyonu, kuantum algılayıcı özellikte kalorimetre modüllerinin geliştirilmesi ve yarı iletken iz sürücü dedektörlerde ve sintilatörlerde kuantum algılama uygulamalarının gerçekleştirilmesi planlanıyor. Ayrıca ışınım testleri, veri alımı, ileri veri analizi, dedektör modelleme ve simülasyon çalışmaları da yapılacak. Bizler de bu sürecin bir parçası olarak Tulpar Uzay ve Roket Kulübü üyelerimiz ile CERN’i ziyaret etme fırsatı yakaladık. Öğrencilerimizin bu ileri düzey teknolojilerin geliştirildiği araştırma ortamlarını yerinde görmeleri, büyük ölçekli deneysel altyapıları tanımaları ve uluslararası bilimsel iş birliği kültürünü yakından deneyimlemeleri son derece kıymetli oldu. Bu ziyaretin, öğrencilerimizin hem akademik hem de mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
MTÜ’den dünya çapında akademik başarı
10 Şubat 2026 Salı - 15:47 MTÜ’den dünya çapında akademik başarı MTÜ’lü akademisyenin kayısıda kuraklık ve sulama üzerine yaptığı çalışma, prestijli bilim dergisinde yayımlandı. Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ), dünya kayısı başkenti Malatya için stratejik öneme sahip bir bilimsel başarıya imza attı. MTÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ’ın kayısıda kuraklık stresi ve sulama zamanlaması üzerine yürüttüğü araştırma, bitki biliminin önde gelen dergilerinden BMC Plant Biology (Q1)’de yayımlandı. TÜBİTAK destekli çalışmada, Türkiye kayısı üretiminin yüzde 41’ini karşılayan Malatya kayısısının, iklim değişikliği ve kuraklıktan nasıl etkilendiği hücresel, fizyolojik ve biyokimyasal düzeyde ele alındı. Araştırmada özellikle temmuz ve ağustos aylarında yapılan sulamanın, bir sonraki yılın verimi açısından kritik rol oynadığı tespit edildi. Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, bu dönemde yaşanan su stresinin çiçek tomurcuğu gelişimini olumsuz etkilediğini belirterek, "Bu aylarda yapılmayan sulamanın zararı daha sonra telafi edilemiyor. Kuraklık altında ağaç, verim yerine hayatta kalmaya odaklanıyor" dedi. Çalışmada, su stresi altındaki ağaçlarda zararlı bileşiklerin arttığı, yaprakların küçüldüğü ve klorofil miktarının azaldığı, bunun da doğrudan kalite ve verim kaybına yol açtığı belirlendi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli de yayımladığı mesajda Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ’ı tebrik ederek, "Üniversitemiz Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ hocamızın, ‘Hacıhaliloğlu’ apricot under simulated drought: morphological, physiological, biochemical, and flower biology responses’ başlıklı çalışmasının BMC Plant Biology dergisinde (2026, 26. cilt) yayımlanması dolayısıyla hocamızı tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu.
Egeli gençler, TEKNOFEST hazırlıklarını sürdürüyor
10 Şubat 2026 Salı - 15:15 Egeli gençler, TEKNOFEST hazırlıklarını sürdürüyor Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda bilimi ve teknolojiyi milyonlarla buluşturacak. Ege Üniversitesi takımları da dev organizasyona yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, TEKNOFEST 2026 kapsamında yarışma hazırlıklarını sürdüren takımlar ile bir araya gelerek, projeler hakkında bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Her yıl yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çeken TEKNOFEST, bu sene de bilim ve teknoloji üretmek isteyen farklı disiplinlerden öğrencilerimizin yine buluşma noktası olacak. Dünyanın en kapsamlı festivali kapsamında roketten yapay zekâya, robotikten tarım teknolojilerine uzanan 52 farklı yarışma gerçekleştirilecek. Hepimizin bildiği gibi TEKNOFEST bir yandan gençlerimize bilim ve teknoloji geliştirme yetkinliği kazandırırken diğer yandan da yenilikçi ve girişimci olmalarına zemin oluşturuyor. Bugün takımlarımızla bir araya gelerek projelerini dinledik. Ar-Ge ve inovasyon öncelikli yenilikçi çalışmaları ile ilgili bilgi aldık. Ege Üniversitesi olarak başta TEKNOFEST olmak üzere ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen yarışmalara büyük önem veriyoruz. Millî Teknoloji Hamlesi yolculuğunda, yenilikçi fikirleriyle geleceğe yön vermek isteyen gençlerimize akademik ve teknik destek vermeye devam edeceğiz" dedi. 52 farklı yarışma ve 127 alt kategoride hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyen tüm teknoloji tutkunları için TEKNOFEST başvuru süreci devam ediyor. Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması, Maden Teknolojileri Yarışması ve eğitim seviyelerine özel olarak kurgulanan İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışmaları bu yıl ilk kez başvuruya açılarak teknoloji tutkunlarına yeni ufuklar ve güçlü deneyim fırsatları sunacak.
Sevgililer Günü’nde mutluluğun teknolojik adresi: Casper
10 Şubat 2026 Salı - 14:56 Sevgililer Günü’nde mutluluğun teknolojik adresi: Casper Casper, Sevgililer Günü’ne özel hediye alternatifleriyle çiftlerin birlikte ürettiği ve paylaştığı anlara eşlik ediyor. Casper, teknolojiyle paylaşılan anları daha özel kılan ürünleriyle Sevgililer Günü’ne özel hediye alternatifleri sunuyor. Markanın tüm tablet ürünlerini bir araya getiren yeni çatı markası Casper PAD, farklı ihtiyaçlara hitap eden güçlü modelleriyle mobil üretkenlikte yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Ailenin en iddialı üyeleri H10 Pen ve H10 Pro, 12,6’’ OLED ekranlarıyla sunduğu derin siyahlar, canlı renkler ve yüksek kontrast sayesinde premium bir görsel deneyim sunuyor. Yüksek performanslarıyla desteklenen bu güçlü ekranlar ister film izlerken ister kalemle çizim yaparken ya da çalışmalar üretirken her anı daha etkileyici ve gerçekçi hale getiriyor. Gücü ve verimliliği buluşturan seçenek: Nirvana S100 Nirvana serisi de Sevgililer Günü için öne çıkan hediye alternatifleri arasında yer alıyor. Casper’ın Nirvana S100 modeli, 16’’ ekran boyutu, 300 nit ekran parlaklığı ile geniş ve canlı görüntü deneyimi sayesinde yeni Nirvana S100 modeliyle fark oluşturuyor. Microsoft Copilot tuşu ile tek dokunuşta akıllı asistana erişim sağlanarak iş süreçleri hızlanırken, power tuşuna entegre parmak izi tanıma güvenliği artırıyor; 3 aşamalı klavye ışığı ise her ortamda konforlu bir kullanım sunuyor. Oyun tutkusunu zirveye taşıyan hediyeler: Excalibur G915 ve G870 Gaming Laptop Casper, Sevgililer Günü’nde oyun tutkunlarını da unutmuyor. Yüksek performans, güçlü donanım ve şık tasarımı bir araya getiren Excalibur G915 Gaming Laptop ve Excalibur G870 Gaming Laptop, oyunseverler için heyecan verici hediye alternatifleri sunuyor. Excalibur G870 modeli; Intel Core i7-13620H ve Core 7 240H işlemci seçenekleriyle RTX 3050, RTX 4050, RTX 5050 ve RTX 5060, RTX 5070 ekran kartı alternatiflerini bir arada sunarak yüksek kare hızları ve akıcı bir oyun deneyimi sağlıyor. MUX Switch teknolojisi sayesinde entegre ve harici ekran kartları arasında anında geçiş yapılabiliyor. Grafik performansında fark oluşturan MUX Switch teknolojisiyle öne çıkan Excalibur G870, entegre ve harici ekran kartları arasında anında geçiş imkânı sunan Excalibur G915 Gaming Laptop; ince ve hafif tasarımını üst seviye performansla birleştiriyor. Intel Core i7-13620H işlemcisi ile RTX 5060 ve RTX 5070 ekran kartı seçenekleri sayesinde rekabetçi oyuncular için güçlü ve iddialı bir alternatif olarak öne çıkıyor. Sevgililer Günü’nde oyun tutkusunu paylaşmak ya da oyunseverlere unutulmaz bir sürpriz yapmak isteyenler için Excalibur serisi, performans dolu bir hediye seçeneği olarak öne çıkıyor.
İnönü Üniversitesi kapılarını genç buluşçulara açtı
10 Şubat 2026 Salı - 10:32 İnönü Üniversitesi kapılarını genç buluşçulara açtı TÜBİTAK 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Malatya Bölge Sergisi, İnönü Üniversitesinde açıldı. TÜBİTAK tarafından düzenlenen 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Malatya Bölge Sergisi, İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde ziyaretçilere açıldı. Sergide, 8 ilden gelen lise öğrencileri tarafından hazırlanan projeler sergilendi. Serginin açılışına, TÜBİTAK Bölge Koordinatörü ve İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Özer, Genel Sekreter Abuzer Kalkan, Malatya İl Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır, Elazığ İl Millî Eğitim Müdürü Beraat Şahin, Battalgazi İlçe Millî Eğitim Müdürü Ali Kaçmaz, Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürü Caner Güler, akademisyenler, rehber öğretmenler ve öğrenciler katıldı. "Asıl başarı bu bilim yolculuğunun içerisinde yer alabilmekti" Açılışta konuşan Prof. Dr. Mehmet Sağlam, sergilenen projelerin binlerce başvuru arasından seçildiğini söyledi. Sağlam, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Bölgemizde; Malatya, Elazığ, Tunceli, Bingöl, Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa ve Adıyaman’dan gelen öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz, iki gün boyunca hem projelerini sunacaklar hem de bu projelerin değerlendirmeleri yapılacak. Sizlerden ricam, bugünü dolu dolu ve keyifle geçirin. Buraya gelerek aslında hepiniz kazandınız, asıl başarı bu bilim yolculuğunun içerisinde yer alabilmekti. İnönü Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve Türkiye’de büyük bir markaya dönüşen bu organizasyonun finali Mayıs ayında yapılacak. İnşallah buradan bir grubumuzu Türkiye finallerine, oradan da yurt dışında ülkemizi temsil etmeye göndereceğiz." Daha sonra konuşan Elazığ İl Millî Eğitim Müdürü Beraat Şahin de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında TÜBİTAK desteğiyle düzenlenen yarışmada bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yarışmada 8 ilden 100 projenin sergilendiğini belirten Şahin, gençlerin her alanda var olmasını desteklediklerini ifade etti. Gençlerin projeleriyle illerini temsil etmelerinin son derece kıymetli olduğunu sözlerine ekledi. Malatya İl Millî Eğitim Müdürü Behçet Bakır ise bu yıl 57’ncisi düzenlenen bu etkinliğin yalnızca bir yarışma olmadığını, bu yarışmada öğrencilerin bilgiyi tecrübeye dönüştürdüğü belirtti. Yarışmaya katılma cesareti gösteren her bir öğrencinin kıymetli olduğunu söyleyen Bakır, organizasyonda yer alan tüm öğrencileri tebrik etti ve onlara rehberlik eden danışman öğretmenleri yürekten kutladı. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle serginin açılışı gerçekleştirildi. İnönü Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlenen sergide, Malatya başta olmak üzere Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Mardin, Şanlıurfa ve Tunceli’den gelen öğrenciler projelerini İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezinde sergileyecek. Gençlerin bilimsel düşünme ve yenilikçi fikirlerini desteklemeyi amaçlayan etkinlik, 12 Şubat Perşembe günü saat 10.00’da ödül töreniyle sona erecek.
57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması başladı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:04 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması başladı Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması" başladı. TÜBİTAK tarafından bu yıl 57’ncisi düzenlenen Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın Samsun Bölge Sergisi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde başladı. 1969 yılından bu yana düzenlenen ve Türkiye genelinde 12 bölge merkezinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen yarışmaya bu yıl ülke genelinde 29 bin 739 proje başvurusu yapılarak tarihinin en yüksek başvuru sayısına ulaşıldı. Samsun Bölgesi’nde ise Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop ve Tokat illerinden 12 farklı alanda toplam 3 bin 142 proje başvurusu alınırken, 30 farklı üniversiteden 210 öğretim üyesinin yer aldığı değerlendirme süreci sonucunda 100 proje bölge sergisine davet edildi. Yarışmanın açılışı yapıldı Açılış konuşmalarını gerçekleştiren TÜBİTAK Proje Yarışmaları Samsun Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Yıldıray Topcu, "Bu yıl bölgemizde 12 farklı alanda toplam 3 bin 142 proje başvurusu yapılmıştır. Türkiye genelinde ise 29 bin 739 proje ile yarışma tarihinin en yüksek başvuru sayısına ulaşılmıştır. Bu tablo, ülkemizde bilim ve araştırmaya olan ilginin her geçen gün arttığını göstermekte ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz ile geleceğe dair umutlarımızın ne kadar güçlü temellere dayandığını ortaya koymaktadır. Hedefimiz, hem proje sayısını hem de proje niteliğini daha da ileri taşımaktır. Projelerin ön inceleme ve değerlendirme süreçlerinde 30 farklı üniversiteden 210 öğretim üyesi görev almıştır. Her proje, alanında uzman üç jüri üyesi tarafından titizlikle değerlendirilmiş ve bu süreç sonunda 12 alandan 100 proje bölge sergisine davet edilmiştir. Ondokuz Mayıs Üniversitemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu sergi sonunda finalist olarak seçilecek projeler, Mayıs ayında Ankara’da düzenlenecek Türkiye Finalinde bölgemizi temsil edecektir. TÜBİTAK’ın düzenlediği bu yarışmaların temel amacı; gençlerimizi düşünmeye, sorgulamaya, araştırmaya ve karşılaştıkları problemlere bilimsel çözümler üretmeye teşvik etmektir. Bu süreçte verilen ödüller bir amaç değil, gençlerimizi bilimsel çalışmalara yönlendiren birer motivasyon aracıdır. Asıl kazanım; öğrencilerimizin ve danışman öğretmenlerimizin bu süreçte edindikleri bilgi, deneyim ve becerilerdir" dedi. "Emeğin, sabrın ve bilimsel düşüncenin somut bir göstergesi" OMÜ Rektör Yardımcı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ise, "Alanında uzman akademisyenlerimizin titiz değerlendirmeleri sonucunda, 12 farklı alandan 100 projenin bölge finaline kalmaya hak kazanması, burada sergilenecek çalışmaların ne denli nitelikli ve emek yoğun olduğunu göstermektedir. Önümüzdeki üç gün boyunca öğrencilerimizin projelerini ziyaretçilere sunacak olması, bilimsel paylaşımın ve akademik etkileşimin en güzel örneklerinden birini oluşturacaktır. Değerli gençler, bugün burada sergilediğiniz her proje yalnızca bir yarışma çalışması değil; aynı zamanda merakın, emeğin, sabrın ve bilimsel düşüncenin somut bir göstergesidir. Sizler, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki geleceğini şekillendirecek araştırmacılar, mühendisler, bilim insanları ve girişimcilersiniz" diye konuştu. Akabinde TÜBİTAK 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Bölge Yarışması’nın açılış kurdelesi kesilerek yarışmada yer alan projeler incelendi. Projenin açılışına Samsun Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar da katıldı.
Menemen’de binlerce yürek, Kurtuluş Savaşı ruhunu hissetti
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:40 Menemen’de binlerce yürek, Kurtuluş Savaşı ruhunu hissetti Menemen Belediyesi’nce Cumhuriyetin 102. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında hizmete açılan Dijital Deneyim Merkezi, ilk üç ayında binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı temasıyla yapılan gösterim, Menemenlilerden tam not aldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Milli değerlerimizi yarınlara taşımak bizim için onurdur" dedi. Menemen Belediyesi Dijital Deneyim Merkezi, özellikle çocuklar başta olmak üzere milli mücadele ruhunu öğrenmek ve yeniden yaşamak isteyenlerin adresi haline geldi. 270 derecelik gösterim alanıyla eşsiz bir görsel ve ses olarak şölen yaşatan merkezde, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk temalı gösterim yoğun ilgi görüyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 102. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında Mermerli Mahallesi’nde hizmete giren merkez; Kasım, Aralık ve Ocak aylarında birçok gösterimini kapalı gişe olarak gerçekleştirdi. İlçe dışından da yoğun ilgi Menemen Belediyesi ve Menemen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Menemen Belediyesi’ne ait servis araçlarıyla öğrencilerin de ücretsiz olarak taşındığı Dijital Deneyim Merkezi, ilk üç ayında 6 bin 140 ziyaretçiyi ağırladı. Şimdiye dek toplam 29 okulun ziyaret ettiği merkez, ilçe dışından da yoğun ilgi görüyor. İzmir’in farklı noktalarından Menemen’e gelen ziyaretçiler, gösterim sırasında milli değerleri bir kez daha güçlü bir şekilde hissederken, Bergama’dan da Osman Nuri Ersezgin İlkokulu, 50 öğrencisiyle ziyaretçiler arasında yerini aldı. Menemen’de ziyaret alanları artıyor Menemen Belediyesi’nin ilçede yaptığı yatırımlar, ilçe halkına hitap ettiği kadar ilçe dışından da ziyaretçi çekiyor. Özellikle Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyü olan Menemen Belediyesi Çocuk Oyun Köyü’ne gelen aileler, aynı gün içinde Dijital Deneyim Merkezi’ni de ziyaret ettikten sonra hem dinlenip kahve ve çay içmek hem de yemek yemek için Aynısefa Sosyal Tesisleri’ni tercih ediyor. "Evlatlarımıza milli değerleri aşılıyoruz" Dijital Deneyim Merkezi’nin kısa sürede yoğun bir ziyaretçi trafiği almasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Dijital Deneyim Merkezi’nin hem evlatlarımızın şanlı tarihimizi öğrenmesi hem de büyüklerin o günleri hissetmesi adına önemli bir köprü görevi gördüğüne dikkat çekti. Başkan Pehlivan, "Evlatlarımızın eğitimi, milli duyguların aşılanması, sosyal alanda fark oluşturan projelerin oluşturulması gibi konularda Menemen Belediyesi olarak bugüne kadar birçok çalışmaya imza attık ve hemşehrilerimizden takdir gördük. Dijital Deneyim Merkezimiz de açıldığı günden bugüne büyük ilgi görüyor. Henüz bu özel deneyimi yaşamamış tüm hemşehrilerimizi buraya davet ediyoruz" dedi.
Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka desteğiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:18 Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka desteğiyle yeniden gün yüzüne çıkıyor Çanakkale’de Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç tarafından yürütülen proje ile TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kayıtlı olmasına rağmen yörede icracıları kalmayan, unutulmaya yüz tutmuş türküler yapay zeka desteğiyle yeniden yorumlanarak vatandaşlarla buluşturuluyor. TRT Türk Halk Müziği Repertuar kayıtlarında Çanakkale’de 1947 yılından itibaren yapılan çeşitli derleme faaliyetleriyle 40’a yakın türkü ve oyun-zeybek havasının derlenerek kaydedilip notalarının çıkarıldı. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, repertuarda kayıtları bulunan ve yörede eskisi gibi icra edilmeyen Çanakkale türkülerini tespit ederek 25 saniye ila 1,5 dakika arasında değişen ses ve nota kayıtlarını deşifre etti. Bu eserleri bağlama ile çalışıp destek alınan yapay zekâ programına kaydetti. Sonrasında ise üzerinde çeşitli düzenlemeler yaparak Çanakkale yöresi türkü kültürünün icra, ezgi ve enstrüman yapısına uygun olarak nihai kayıtları elde etti. Çalışmalar neticesinde ‘Çanakkale Türküleri-I’ başlıklı 8 eserden oluşan albüm oluştu. Doç. Dr. Mustafa Dinç, "Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu tekdüzelik veya yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle" dedi. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, yapay zeka ile Çanakkale türklerini gün yüzüne çıkarmaya yönelik çalışmaları hakkında şunları söyledi: "Çanakkale türküleri olarak kamuoyunun bildiği türküler daha önce çeşitli albümlere, çalışmalara konu edilmiş türküler var. İşte; Sıra sıra Siniler, Karyolamın Demiri, Balıkesir Yolunda, Evreşe Yolları gibi çeşitli türkülerin çıktığını görüyoruz. Fakat TRT Türk Halk Müziği repertuarına baktığımızda bunlardan daha fazla Çanakkale’de kaydedilmiş, derlenmiş ve notaya alınmış türkülerin olduğunu keşfettik. Böylelikle bunları yeniden yapay zeka desteğiyle kamuoyuna duyurup Çanakkalelilerin dinlemelerine sunmayı düşündük ve böylece bir proje başlatmış olduk." Doç. Dr. Mustafa Dinç, öğrencileri ile yaptığı ders esnasında böyle bir fikirin ortaya çıktığını söyleyerek "Esasında bu proje, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde Türk Dil Edebiyatı Bölümünde okutmakta olduğum Uygulamalı Halk Bilimi dersinin bir ürünü oldu. Daha doğrusu çıkış noktası bu dersimiz oldu. Biz Uygulamalı Halk Bilimi derslerinin kapsamında halk biliminin 21. yüzyıldaki seyriyle ilgili veya kentleşme gibi toplumsal dinamiklerin halk bilimini nasıl değiştirip dönüştürdüğü veya folklorik ürünlerin bunlar arasında nasıl yer aldığıyla ilgili konuşuyorduk. Öğrencilerimizin pek çoğu da son bir yıldır gündemde olan bu yapay zeka araçlarıyla türkülerin yeniden yorumlanmış hallerine aşırı ilgi gösterdiklerini söylediler. Bunların da uygulamalı halk bilimi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışıyorduk derslerimizde. Hasılı biz neden denemiyoruz diyerek başladık ve bu proje ortaya çıktı" dedi. Çanakkale yöresine ait müziklerin yozlaştığını ve değiştiğini vurgulayan Mustafa Dinç, bu projenin bunun önüne geçmesini hedeflediklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Projede konumuz Çanakkale’nin türküleriydi. Bildiğimiz pek çok türkü var aslında yani 12-13 tane kamuoyuna mal olmuş Çanakkale türküleri olarak işte çeşitli albümlerde çeşitli sanatçıların seslendirdiği türküler var. Bizim yaptığımız iş ise bunların haricindeki yani literatüre bir bakıyoruz ya da Türk Halk Müziği TRT Repertuarına bir baktığımızda 37 tane türkünün, 8 tane de oyun havasının veya zeybek havasının olduğunu görüyoruz. Bunlar arasında 1947’de Nida Tüfekçi, Muzaffer Sarısözen, Saniye Can, Ankara Üniversitesi, Devlet Konservatuarı gibi kişi ve kurumların derlediği 1947’den itibaren pek çok eserin olduğunu gördük ve bunların pek çoğunun da günümüz Çanakkale halkı arasında bilinmediğini gördük. Ben de Çanakkaleliyim, ne düğünlerimize ne derneklerimize bunlar çalınıyor, icra ediliyor. Kaldı ki zaten günümüz türkü kültürüne baktığımızda bir tektipleşmenin olduğunu görüyoruz. Bir maalesef yozlaşmanın olduğunu görüyoruz. Ortak bazı iki dörtlük, dört dörtlük türkülerin devam ettiğini veya popüler, tüm yurt çapında popüler olan türkülerin veya eserlerin düğünlerde çalındığını. Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Deneysel Türküler isimli kanalımızda, müzik platformlarında paylaşmaya başladık. Tabii güzel de geri dönüşler alıyoruz. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle."
Menteşe’de teknoloji devrimi geleceğin yıldızları için başvurular başladı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:52 Menteşe’de teknoloji devrimi geleceğin yıldızları için başvurular başladı Muğla’nın Menteşe ilçesinde gençleri geleceğin dünyasına hazırlayacak olan DENEYAP Teknoloji Atölyeleri için geri sayım başladı. 36 ay sürecek ücretsiz eğitim programı için son başvuru tarihi 6 Mart olarak açıklandı. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Uluslararası Gençlik Merkezi, teknoloji tutkunu gençleri heyecanlandıracak büyük bir fırsatın kapılarını aralıyor. "Geleceğin Teknoloji Yıldızları Programı" kapsamında hayata geçirilen DENEYAP Teknoloji Atölyeleri için yeni dönem öğrenci başvuruları resmi olarak başladı. 2025-2026 eğitim-öğretim yılını kapsayan bu prestijli programa; İlkokul 4. sınıf öğrencileri, Ortaokul 5. ve 8. sınıf öğrencileri, Lise Hazırlık ve 9. sınıf öğrencileri başvuru yapabilecek. DENEYAP bünyesinde eğitim almaya hak kazanan öğrenciler, 36 ay boyunca modern laboratuvarlarda uygulamalı eğitim görecek. Müfredatta; yazılım, robotik kodlama, yapay zekâ, elektronik, havacılık ve uzay teknolojileri gibi çağın en kritik alanları yer alıyor. Programın temel amacı, gençlerin sadece teknoloji tüketen değil, analitik düşünen ve üreten bireyler haline gelmesini sağlamak. Geleceğin teknoloji liderlerini belirlemek için adaylar üç aşamalı bir eleme sürecinden geçecek. Adaylar ilk aşamada çevrimiçi genel yetenek sınavına girecek. İlk aşamayı geçenler, kendilerine verilen görevleri belirli bir sürede tamamlayacak. Son aşamada ise adaylar, pratik becerilerini sergileyecekleri bir uygulama sınavına davet edilecek. Tüm aşamaları başarıyla tamamlayan şanslı öğrenciler, 3 yıl boyunca sunulan tüm bu imkanlardan hiçbir ücret ödemeden yararlanacak. Teknolojiye meraklı, üretken ve hayalleri olan tüm gençler için büyük bir kapı aralayan DENEYAP programına başvurular 6 Mart tarihine kadar devam edecek.
Gökyüzü meraklıları model uçakla buluştu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:00 Gökyüzü meraklıları model uçakla buluştu Hakkari’nin Yüksekova Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından yürütülen projeyle gökyüzü meraklısı gençler model uçakla buluştu. Yüksekova ilçesinde gençlerin havacılık vizyonu güçlü bir işbirliğiyle gökyüzüne taşınıyor. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) ve Yüksekova Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’nün el ele verdiği projede, Türk Hava Kurumu’nun (THK) profesyonel dokunuşuyla bölgenin gençleri model uçaklarla geleceğin mühendisliğine ilk adımı attı. Bölgedeki gençlerin teknik kabiliyetlerini ve sosyal becerilerini geliştirmeyi hedefleyen proje, adeta bir teknoloji seferberliğine dönüştü. Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’nün koordinasyonuyla düzenlenen "Model Uçak Başlangıç Eğitimi", Cumhuriyet İlk ve Ortaokulu ile İmam Hatip Ortaokulu’nda seçilen 30 öğrenci ile 5 öğretmeni bir araya getirdi. THK Uçuş ve Model Uçak Eğitmeni Hasan Tur rehberliğinde yürütülen atölyelerde, öğrenciler sadece maket yapmayı değil, havacılığın temel yasalarını da öğrendi. Projenin mimarlarından eğitmen Hasan Tur, Yüksekova’da yakılan bu meşalenin önemine dikkat çekerek, "DAKA ve müdürlüğümüzün sunduğu bu imkanlar, çocuklarımızın ufkunu açıyor. Kendi yaptıkları uçakların süzülüşünü izlerken gözlerindeki o parıltı her şeye değer. Eğitim sonunda verilecek uluslararası geçerliliğe sahip sertifika, bu çocukların profesyonel havacılık kariyerinin ilk resmi belgesi olacak" dedi. Eğitime katılan öğrenciler, teorik derslerin sosyal faaliyetle birleşmesinin motivasyonlarını zirveye çıkardığını belirtti. "Kendi uçağımızı uçurduk" diyen gençlerin heyecanı, bölgedeki sosyal projelerin gücünü bir kez daha kanıtladı.
Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt
08 Şubat 2026 Pazar - 11:52 Nurol Teknoloji’den balistik seramikte ezber bozan üretim: Küresel arz açığına Türkiye’den yanıt Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, artan jeopolitik gerilimlerin balistik seramiğe talebi hızla artırdığını belirterek, Türkiye’nin bu alanda küresel ölçekte kritik bir tedarikçi konumuna yükseldiğini söyledi. Artan küresel güvenlik riskleri ve jeopolitik gerilimler, balistik koruma sistemlerine yönelik talebi hızla artırırken, ileri teknik seramiklerdeki arz sıkıntısı ülkeleri alternatif tedarik kaynaklarına yönlendiriyor. Artan tehdit seviyeleri balistik seramiği stratejik hale getirdi Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle yüksek tehdit seviyelerinin olduğu dönemlerde balistik seramiğin stratejik öneminin daha da arttığını söyledi. Dinçer, "Gerginliğin bu kadar yükseldiği bir ortamda tehdit seviyelerinin yüksek olması çok normal. Bu tehdit seviyelerini karşılayabilmek için seramiğe ihtiyaç var. Ancak dünyanın seramik arzı bu talepleri karşılama konusunda zayıf kalıyor" dedi. İleri teknik balistik seramikte entegre üretim kabiliyeti Nurol Teknoloji’nin ileri teknik balistik seramik üreticisi olduğunu vurgulayan Dinçer, alümina, silisyum karbür ve bor karbür seramiklerinin şirket bünyesinde üretilebildiğini belirtti. Almanya’da satın alınan Industrie Keramik Hochrhein firmasıyla birlikte ileri teknik seramik tozları üretiminde de yetkinlik kazanıldığını ifade eden Dinçer, "Artık sadece seramik değil, seramiğin tozunu da üreten bir firma konumundayız" diye konuştu. "Ezber bozuyoruz, balistik toz reçetelerini yeniden yazıyoruz" Bu entegrasyonun yeni ürünlerin önünü açtığını belirten Dinçer, "Balistik seramik alanında bugüne kadar yapılmış ürünlerin ötesine geçebiliyoruz. Balistik tozların reçetelerini yeniden şekillendiriyoruz. Kendi balistik tecrübemizi, Industrie Keramik Hochrhein’in toz üretim tecrübesiyle birleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Hibrit seramiklerle daha hafif zırhlar Dinçer, bor karbür ve silisyum karbürün harmanlandığı hibrit seramiklerin farklı oranlarda geliştirildiğini, özellikle 60’a 40 hibrit seramiğin pazara sunulduğunu belirterek, bu ürünlerin müşteriler tarafından aktif olarak kullanılmaya başlandığını söyledi. Bu sayede daha hafif ve çoklu atışa daha dayanıklı zırhların üretilebildiğini kaydeden Dinçer, "Biz daha hafif seramikler üretebiliyoruz, müşterilerimiz de daha hafif zırhlar geliştirebiliyor" dedi. Yüzde 100 bor karbür seramik için geri sayım Nurol Teknoloji’nin seramik Ar-Ge çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü vurgulayan Dinçer, çok yakında yüzde 100 bor karbür seramiğe ilişkin yeni bir ürünün müjdesini vermeyi hedeflediklerini söyledi. "Birçok ülke üretimini dışarıyla paylaşmıyor" Dinçer, birçok ülkenin balistik seramik üretimini kendi ihtiyaçlarını karşılayacak seviyede tuttuğunu ya da üretim fazlasını paylaşmadığını belirterek, "En yüksek koruma seviyesine sahip, çok hafif zırh ihtiyacınız varsa, bunu temin edebileceğiniz seçenekler çok sınırlı. Bu noktada Türkiye öne çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu. Yıllık en az 100 bin bor karbür seramik üretim kapasitesi Türkiye’nin güvenlik güçlerinin bor karbür seramikli zırhlar kullandığını belirten Dinçer, üretim hatlarının aktif şekilde çalıştığına dikkati çekti. Bor karbür seramik üreten ABD ve İsrail’in zırhlarını diğer ülkelere çok fazla ihracat yapmadığını aktaran Dinçer, "Gerek madde konusunda gerek seramikler konusunda genelde kendi ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretiyorlar ya da daha fazlasını üretiyorlarsa da çok fazla dışarı ile paylaşmıyorlar. Dolayısıyla da sizin eğer en yüksek koruma seviyeli, çoklu atışa en çok dayanıma olan, hele de böyle bir ortamda ihtiyaca binaen çok hafif zırhlar ihtiyacınız varsa, bunu yapabileceğiniz, alabileceğiniz, bu seramikleri alabileceğiniz aslında tek bir tane seçeneğiniz kalıyor. Bu da Türkiye. Bu anlamda da Nurol Teknoloji çok büyük bir kapasiteye sahip. Bir senede en az 100 bin adet bor karbür seramik üretebilir durumdayız ve de bu kapasitemizi dolduruyoruz" şeklinde konuştu. Türkiye’nin balistik koruma ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini karşılayan Nurol Teknoloji, Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları, jandarma, emniyet ve diğer güvenlik kurumlarının ihtiyaçlarını, en hafif ve en yüksek koruma seviyesine sahip ürünlerle karşılıyor. Balistik zırhları yurt dışında da yoğun talep gören Nurol Teknoloji, personel koruma çözümlerinin yanı sıra araç koruma ve platform koruma alanlarında da geniş bir ürün portföyüyle hizmet veriyor. Zırhlar ilk darbeyi sahada değil, bilgisayarda görüyor Balistik sektörde test odaklı yaklaşımın maliyetli olduğuna dikkat çeken Dinçer, Nurol Teknoloji’nin simülasyon tabanlı bir Ar-Ge altyapısı kurduğunu anlattı. Malzemelerin kapsamlı şekilde karakterize edildiğini, gerçek test sonuçlarıyla simülasyon verilerinin karşılaştırıldığını belirten Dinçer, "Şu anda simülasyon altyapımız gerçek testlerle yüzde 95’in üzerinde örtüşüyor" dedi. Simülasyon altyapısı üretim süreçlerine de yön veriyor Simülasyon altyapısı ile hem mühendislik hem malzemeden hem zamandan tasarruf ettiklerini dile getiren Dinçer, ürünlerini daha hızlı bir şekilde müşterilerine ulaştırdıklarını kaydetti. Bu altyapının yalnızca ürün tasarımında değil, seramik üretim proseslerinde de aktif olarak kullanıldığını belirten Dinçer, şu ifadeleri kullandı: "Üstelik bu analiz simülasyon altyapımızı kurduktan sonra sadece zırh tarafında değil, seramik tarafında da kullanıyoruz. Biz şu anda bir seramiğimizi tüm basım kriterleri, uygulanması gereken basınçtan tutun, aslında nasıl bir geometride bir kalıp yapılmasına kadar her şeyi simülasyonda önceden görüyoruz. Daha sonra ona göre üretimlerimizi yapıyoruz. Dolayısıyla hem ürün hem proses değiştirme anlamında çok aktif bir şekilde kullanıyoruz." Avrupa’da alımlar binlerden on binlere çıktı Nurol Teknoloji’nin ihracatının ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika’ya yapıldığını ifade eden Dinçer, özellikle Avrupa pazarında ciddi bir artış yaşandığını dile getirerek "Artık bizim barış bölgeleri dediğimiz bölgelerde de çok ciddi ihtiyaçlar ortaya çıktı. Biz görüyoruz aktif olarak. Nurol Teknoloji’nin ihracatları çok yoğunluklu Avrupa ve Amerika tarafında. Özellikle Avrupa tarafındaki artışlar kayda değer. Eskiden binler mertebesinde olan alımlar artık birkaç on binler mertebelerine çıkmış durumda. Bir kere de bunları yapamadıkları için genelde dört senelik beş senelik alımlar şeklinde devam ediyor. Bu tek bir ülkeyle de sınırlı değil. Tüm Avrupa ülkeleri artık bu noktaya geldi. Bizim de ihraç rakamlarımıza yansıyor" diye konuştu.