Yerel Haberler
Sivas
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:47 Bir zamanlar devdi, şimdi borcundan dolayı elektrikleri kesik AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yıllardır atıl durumdaki bir zamanların sanayi devleti arasındaki Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR) suç örgütünün yönetiminde olan bir şirket olduğunu söyledi. Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720 bin ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika’ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyen işletme biriken işçe ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR’in Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devri için karar almıştı. Sivas’ta geçtiğimiz günlerde gazetecilerle bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, SİDEMİR ile ilgili sorularını ve devlet tarafından işletilmesi yönündeki talepleri değerlendirdi. Güler, SİDEMİR’in halen bir suç örgütünün yönetiminde olduğunu belirterek, "Sivas Demir Çelik Fabrikası (SİDEMİR) Bursa’da devam eden bir ağır ceza mahkemesinde bir suç örgütünün yönetiminde bulunan bir şirkettir. TCK’nın 220. Maddesi çerçevesinde Bursa’da şirketleri bulunan, aynı zamanda SİDEMİR’i de uhdesinde bulunduran bir suç örgütünün yargılanması neticesinde Bursa Ağır Ceza Mahkemesi müsadere kararı verdi. Yani suçtan elde edilen mal varlığı nedeniyle müsadere kararı verildi. Sadece SİDEMİR değil, bu suç örgütünün kontrolünde olan onlarca şirket ve yapı hakkında bu karar verildi. Bu karar henüz kesinleşmedi, yerel mahkemenin aldığı bu karar taraflarca yargıtaya taşınacak" dedi. 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıllık elektrikleri kesik Güler, işletmenin 8 yıldır faaliyeti olmadığını ifade ederek, "Mahkeme kararında bilirkişi raporları var. Raporlara göre; kötü bir yönetim var, 8 yıldır faaliyet yok, 3.5 yıldır da elektriği yok. Bazen duyuyoruz, işçiler çalıştıklarını söylüyor, orada bir çalışma hayatı yok, 8 yıldır kapalı, 3 yıldır da borcundan dolayı elektrikleri kesik. Buranın kötü yönetildiğini, uzun zamandır atıl kaldığını ve yıprandığını gösteriyor. Mahkemede bu kötü yönetimden dolayı daha büyük zarar doğmaması için TMSF’yi geçici yönetim atadı. TMSF burayı yönetemez, yatırım yapamaz, böyle bir yetkisi yok. ‘Müsadere kararı gerçekleşinceye kadar sen burayı kontrol et bir zarar ziyan olmasın’ dendi" dedi. 5 milyara yakın borç, 50 milyon dolar masraf Güler, işletmenin yeniden ayağa kaldırıla bilmesi için 5 milyara yakın borcun ödenerek, 50 milyon dolara yakın bakım onarım ve yenileme harcaması yapılması gerektiğine vurgu yaparak, "Buranın borçları var. Yaklaşık 20 yıldır 1 TL SGK primi ödenmemiş. Yaklaşık 2.5 milyara yakın SGK prim borcu var. 1 TL vergi ödememiş. 2.5. milyar vergi borcu var. Mahkeme tedbir kararı koyduğu için amme alacağı noktasında bir şey yapamamış. Şimdi bunu iyi yönetmemiz lazım. İyi bir yatırımcı bulunması lazım. Buranın iyi bir yatırımcı bulabilmesi için sabredeceğiz. TMSF’nin burada zarar ve ziyanı artmayacak şekilde iyi yönetmesi lazım" şeklinde konuştu. Kapalı olan işletmede işçi olmaz SİDEMİR işçilerinin eylemlerine de değinen Güler şunları söyledi. "Hep beraber farklı bir niyet taşımadan, bazen duyuyoruz işçi alacakları filan. 8 yıldır kapalı olan bir yerin işçisi olmaz, güvenlikçisi olur. 3.5 yıldır elektriği olmayan bir yerde üretim olmaz, faaliyet olmaz. Arada bir çalıştırır gibi yapılmış ama ağır bakımları ve alt tesisatı gerçekleştirilememiş, burada üretim yapmanın imkanı yok. ‘bunu devlet alsın yapsın’ diye bir şey yok arkadaşlar. Burası devletin değil, özel sektörde. Özel sektörün borcundan dolayı satılacaktır. Öncelikle buradan devamı olacak, yatırıma dönüşecek bir pozisyonda olması lazım. 50 milyon dolar yatırıma ihtiyaç olan bir yerde de bizim biraz düşünmemiz lazım" Güler, işletmenin vergi ve SGK borçlarının silinmesinin mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:20 Uzmanı açıkladı: "Kurban Bayramı’nın manevi yönü çocuklara anlatılmalı" Kurban Bayramı’nın paylaşma, dayanışma ve aidiyet duygularını güçlendiren önemli bir bayram olduğunu belirten Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocuklara bayramın manevi yönünün yaşlarına uygun şekilde anlatılmasının önemine dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın yalnızca dini bir ibadet olmadığını; paylaşma, dayanışma, aidiyet, affetme ve umut gibi duyguları da içerisinde barındırdığını ifade eden Uzman Psikolog Dilruba Işın, çocukların bayram sürecine yaşlarına uygun şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kurban ibadetinin İslam dininin bir gerekliliği olduğunun çocuklara doğru şekilde aktarılmasının önemli olduğunu vurgulayan Işın, ailelerin paylaşma duygusunu çocuklara küçük örneklerle öğretebileceğini ifade etti. Dilruba Işın, "Kurban Bayramı İslam dini için oldukça önemli bir bayram. Sadece bir dini ritüel değil aynı zamanda paylaşmayı, aidiyeti ve dayanışma gibi duyguları da içeriyor. Umudu, affetmeyi, affedilmeyi de besleyen bir bayram" dedi. "Çocuklara uygun bir dille anlatılmalı" Işın, kurban kesmenin İslam dininde yapılması gereken bir ritüel olduğunu çocuklara uygun bir dille anlatılması gerektiğini söyleyerek, "Küçük çocuklara bu durum şöyle de anlatılabilir. Bu durum dinin bir gerekliliği, İslam dini için bunu yapılması gerektiğini anlatmak gerekiyor. Kendi oyuncaklarından bir parçayı birisine vererek, hediye etmesini isteyerek kurban bayramındaki paylaşma, dayanışma gibi asıl mantığı da çocuklara anlatabilirler. Çocukların yaş seviyesine göre, İslam dininde bazı ritüeller yapılması gerektiğini ve Kurban Bayramı da bu yapılması gereken sorumluluklardan biridir şeklinde anlatabilirler" diye konuştu.
Geleceğin öğretmenleri bu akademide yetişiyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:40 Geleceğin öğretmenleri bu akademide yetişiyor Sivas’ta öğretmen adaylarının mesleki yeterliliklerini artırmak ve eğitim kalitesini yükseltmek amacıyla kurulan Milli Eğitim Akademisi düzenlenen törenle açıldı. Sivas’taki modern eğitim merkezinde 656 öğretmen adayı eğitim almaya başlarken, akademinin bölge genelindeki eğitim altyapısına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Sivas’ta Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Milli Eğitim Akademisi’nin açılışı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törene AK Parti TBMM Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, il protokolü ve öğretmen adayları katıldı. Öğretmen adaylarının mesleğe başlamadan önce yeterliliklerini artırmak, hizmet içi eğitimlerle öğretmen ve yöneticilerin gelişimini desteklemek amacıyla kurulan Milli Eğitim Akademisi, 7 ilde 12 merkezle faaliyetlerine başladı. Bu kapsamda Sivas’ta 656 öğretmen adayı eğitim almaya başladı. Sivas’taki akademi, 11 bin metrekarelik alan üzerine kurulu olup ek bina ile birlikte 18 derslik, 121 konaklama odası, spor salonları, mescit ve yemekhane gibi donatılara sahip bulunuyor. Toplam 36 eğitim personelinin görev yapacağı merkez, öğretmenlerin hizmet içi eğitimleri ile çeşitli akademik faaliyetlere ev sahipliği yapacak modern bir eğitim kurumu olarak öne çıkıyor. Sadece Sivas’a değil, bölge genelindeki eğitim altyapısına da katkı sağlaması hedeflenen akademi ile Türkiye’de eğitim kalitesinin artırılması ve nitelikli öğretmen ile yönetici yetiştirilmesi amaçlanıyor. "Öğretmen adaylarımıza başarılar diliyorum" Sivas’a önemli bir eğitim merkezi kazandırıldığını söyleyen Abdullah Güler, "Öğretmenlik Meslek Kanunu 2024 yılı itibariyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek, yasallaşmış oldu. Tabi bu kanunun hedeflerinden biri ise ülkemizin farklı bölgelerinde kıymetli öğretmen adaylarımızın yetiştirileceği hem de bir kariyer mesleği olan öğretmenliğin, meslek içi eğitimlerinden dönemsel anlamda yapılacak merkezlere ihtiyaç vardır. Bu akademi merkezli eğitiminde kadim şehrimiz Sivas’ın da akademi merkezi olmasından doğal bir durum yoktur. Bu eğitim merkezinin ilimize kazandırılmasında emeği geçen başta cumhurbaşkanımız olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Şehrimize önemli bir merkezi kazandırmış olduk. Burada birçok öğretmen adayımız yetişecekler. Onlar da evlatlarımızı yetiştirecek. Ben buradan yetişecek öğretmen adaylarımızın gelecek nesillerdeki eğitim camiamıza daha farklı bir ivme kazandıracağını düşünüyorum. 7 ilimizde 12 merkezli bu eğitim faaliyetleri başladı. Sivas’ımızda da 13 Nisan itibari ile 656 öğretmen adayımız gelerek eğitim almaya başladı. Bu yılın sonuna kadar bu eğitim faaliyetleri devam edecek. Öğretmen adaylarımıza başarılar diliyorum" dedi. "Adayları mesleğe hazırlamak için kuruldu" Sivas İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, öğretmen adaylarını en iyi şekilde yetiştirmek için bu merkezin kurulduğunu belirterek, "Milli eğitim akademileri öğretmen adaylarının en iyi şekilde mesleği hazırlamak ve görevi Öğretmen ve personelimizi mesleki gelişimi desteklemek için kurulmuştur" diye konuştu. Konuşmaların ardından dualar okunarak, kurdele kesimiyle birlikte Sivas Milli Eğitim Akademisi’nin açılışı gerçekleştirildi.
STSO Başkanı Zeki Özdemir, meslek odaları başkanlarıyla bir araya geldi
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:57 STSO Başkanı Zeki Özdemir, meslek odaları başkanlarıyla bir araya geldi Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir ve Meclis Başkanı Osman Yıldırım, meslek odası başkanlarıyla bir araya geldi. Sivas’ın iki önemli sivil toplum kuruluşu olan Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Sivas Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, şehir ekonomisini canlandırmak ve esnafa daha iyi hizmet sunmak adına güç birliği mesajı verdi. Odaların Yönetim Kurulu Üyelerinin de yer aldığı toplantıda; esnaf ve sanatkârların güncel sorunları, merkez ve ilçelerdeki sektörel gelişmeler, üretim ve istihdamın artırılmasına yönelik çalışmalar ile önümüzdeki döneme ilişkin planlanan çalışmalar ele alındı. "Sivas her şeyin en güzeline layık" STSO Başkanı Zeki Özdemir, seçimlerin ardından güven tazeleyen ve yeni seçilen Oda başkanlarını ve yönetimlerini tebrik ederek, görevlerinde başarılar diledi. Özdemir, "Şehrimiz adına yapılabilecek en güzel çalışmaları ortak akılla hayata geçirip, Sivas’ımızı hep birlikte daha ileriye taşıyalım" ifadelerini kullandı. Sivas’ın gelişimi için çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Özdemir, kentin iki önemli kurumu olan Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin el ele verdiğini belirterek, "Sivas her şeyin en güzeline layık. İş insanımıza, tüccarımıza ve esnafımıza en iyi hizmeti sunmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz" dedi. "Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" STSO Meclis Başkanı Osman Yıldırım ise, meslek odaları arasındaki iş birliği ve istişare kültürünün güçlenerek devam etmesinin Sivas’ın ekonomik gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Yıldırım, "Ortak akıl ve güçlü iletişimle hareket ettiğimiz sürece şehrimiz adına daha verimli sonuçlar elde edeceğimize inanıyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde Sivas’ımız için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. İş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekilen toplantıda, kurumlar arası güçlü iletişimin sürdürülmesinin şehir ekonomisine sağlayacağı katkılar ele alındı. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve ticari hayatın canlandırılmasına yönelik atılabilecek adımlar üzerinde duruldu.
Uzmanı uyardı: "Teknolojinin masum olmayan yüzü çocukları olumsuz etkiliyor"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:55 Uzmanı uyardı: "Teknolojinin masum olmayan yüzü çocukları olumsuz etkiliyor" Artan teknoloji kullanımıyla birlikte çocukların radyofrekans, radyasyon ve manyetik alan etkilerine daha yoğun şekilde maruz kaldığına dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, kontrolsüz ve uzun süreli cihaz kullanımı, çocukların hem fiziksel hem de bilişsel gelişimi üzerinde kalıcı olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti. Son yıllarda çocuklar akıllı telefon, tablet ve benzeri teknolojik cihazları çok daha aktif bir şekilde kullanmaya başladı. Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelen bu cihazların uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı, çocukların daha fazla radyofrekans ve elektromanyetik alanlara maruz kalmasına neden olabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin özellikle gelişim çağındaki çocukların bu tür maruziyetlerden uzun vadede olumsuz etkilenebileceğini söyleyerek, manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden oluşan etkilerin tamamen masum olmayabileceğini ve Avrupa Birliği manyetik alan ve maruziyet ölçüm ve standartlarının önemli olduğunu ifade etti. Büyüme ve gelişme çağındaki çocukların bu tür elektromanyetik alanlara nasıl tepki verdiğinin kapsamlı çalışmalarla ortaya konulması gerektiğini söyleyen Şahin, çocuk sağlığı açısından teknolojinin etkilerinin ölçülebilir ve denetlenebilir mekanizmalarla sistematize edilmesinin önemine vurgu yaptı. Şahin, manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini göz önünde bulundurması gerektiğini de söyleyerek, "Saatlerce maruz kalmasalar bile kısa süreli kullanımın dahi bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. Ancak bunun ne derece etkili olduğunu ölçmemiz şart. Eğer bu durum gerçekten söz konusuysa, buna karşı mutlaka denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır" şeklinde konuştu. "Maruz kalınan radyofrekans ciddi boyutlara ulaşabiliyor" Özlem Naciye Şahin, çocuk sağlığı için yayılan radyasyonun denetlenmesi gerektiğini söyleyerek, "Bizim ülkemizde de özellikle bu radyoaktif alanların veyahut elektromanyetik alanların ölçülebilir olup olmadığı bakılması gerekiyor. Bunların Wi-Fi, VPN ve çocukların kullandığı akıllı telefonlar evin içindeki mikrodalgalar, radyofrekans sinyalleri ve diğer teknolojik unsurlar üzerinden büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarımızı nasıl etkilediğine dair bizim pek çok sonuca ulaşıyor olmamız gerekiyor. Pek çok çalışmalarla bunun desteklenmesi lazım çünkü çocuk sağlığı üzerine teknoloji kesinlikle ölçülebilir denetlenebilir bir takım mekanizmalarla sistematize edilmesi gerekiyor. Teknolojinin hayatımıza girmesi gördüğünüz gibi hayatı çok daha iyi hale getirmedi ve daha dramatik hale getirdiğini söyleyebiliriz. Teknoloji ortaya çıktı ama kanser gibi hastalıklar azalmadı. Ölçülebilirliği arttı belki ama insan vücuduna olan etkisi de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Zararlı moda geçtiğinde bu cihazların artık ısı da ürettiğini biliyoruz ama hepimizde biliyoruz ki en iyi telefon da olsa ısınabiliyor. Demek ki Wi-Fi’sini kullandığımız bir telefon ısınmaya başladığında maruz kaldığımız manyetik alan, yani radyofrekans alanı çok ciddi boyutlara ulaşıyor olabilir. Çünkü cihaz ısı yaymaya başladığında bunun tehlikeli hale gelebileceğini düşünmeliyiz" dedi. "Dramatik etkilerini göz önünde bulundurmak gerekir" Şahin, 11 yaş altında ki bir çocuğun neyin suç olup olmadığını anlamayacağını belirterek, "Bu manyetik alanın, özellikle büyümekte ve gelişmekte olan çocuklarda kognitif fonksiyonlar üzerinde dramatik etkileri olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Saatlerce maruz kalmasalar bile kısa süreli kullanımın dahi bilişsel, frontal ve entelektüel alanları etkileyebileceğini tahmin etmemiz gerekiyor. Ancak bunun ne derece etkili olduğunu ölçmemiz şart. Eğer bu durum gerçekten söz konusuysa, buna karşı mutlaka denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır. Çocuklar gelişimsel dönemdedir. Yapılan çalışmalarla anlık verileri değerlendirebiliriz ancak uzun dönem etkiler de son derece önemlidir. İnternetin hayatımıza girmesini 20 yıl olarak düşünsek bile biz o dönemde bugünkü çocuklar kadar yoğun ve aktif kullanım yapmıyorduk. Bu durumun yalnızca bizim ülkemize mi ait olduğu yoksa dünyanın diğer bölgelerinde de benzer şekilde mi yaşandığı araştırılmalıdır. Bu konu sadece sosyal ve kültürel bir mesele değildir. Anadolu’nun köklü bir kültürel geçmişi vardır ancak teknolojinin etkisiyle bu durum daha farklı ve daha dramatik bir hal almıştır. 11 yaş altındaki bir çocuk, istismarın ne olduğunu tam olarak bilmez. Kendisine yapılan bir davranışın kötü niyetli olup olmadığını ayırt edemez. Neyin suç, neyin suç olmadığını çoğu zaman anlayamaz. Bu durum belirli bir yaşa kadar böyle devam eder" diye konuştu. "Zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir" Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceğini düşünülmesi gerektiğini ifade eden Şahin, "Bu tür olayların okul ortamlarında da yaşanıyor olması yalnızca denetimsizlikle açıklanamaz. Bu yaş grubu her geçen yıl daha yıkıcı durumlarla karşı karşıya kalmakta ve çoğu zaman kendileri de mağdur olmaktadır. Bu nedenle konuya sadece okul çerçevesinde değil, çocukların kullandığı akıllı tablet gibi cihazların manyetik alan ölçüm ve kalibrasyonlarının Avrupa Birliği’nde olduğun gibi kablosuz ağ bağlantısının hizmet standartlarına uygun olup olmadığına da bakarak, daha geniş bir açıdan bakmak gerekir. Suç işleyen çocukların da aslında çoğu zaman bir sürecin mağduru olduğu görülmektedir. Bu süreçte çocuklar farklı olumsuz etkilere maruz kalabilmekte, hatta bazı durumlarda zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir. Teknolojinin, özellikle manyetik alanlar ve dijital içerikler üzerinden etkilerinin tamamen masum olmayabileceğini düşünmek gerekir. Bu yüzden kullanılan teknolojilerin çok iyi denetlenmesi, toplumun ve özellikle çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması önemli olduğunu" şeklinde konuştu.
Burak Özçoban: "Kongrede aday değilim"
26 Nisan 2026 Pazar - 19:16 Burak Özçoban: "Kongrede aday değilim" Özbelsan Sivasspor Başkanı Burak Özçoban, "Ben ve yönetici arkadaşlarımız ciddi şekilde yorulduk. Yeni adaylar bekliyoruz. Aday olmak gibi bir düşüncemiz yok. Ben şu an aday değilim" dedi. Trendyol 1. Lig ekibi Sivasspor’da Başkanı Burak Özçoban, Sivas 4 Eylül Stadyumu’nda mayısta düzenlenecek olan kongre sürecine dair bir basın toplantısı düzenledi. Burada açıklamalarda bulunan Özçoban, "Evimizde son maçımızı oynadık ve galibiyetle ayrıldığımız için mutluyuz. Bu sezon Temmuz’dan itibaren yönetime geldik. Kasımda bir başkan değişikliği oldu. Daha sonra Osman hocayı gönderdik. Mehmet hoca gelmişti. Mehmet hocadan sonra malum olaylar yaşandı. 9 dosya geldi, transfer yasakları geldi. Borcumuz da çoktu. Şehrin büyükleriyle istişare ettik. Abdullah Güler başkan sağ olsun bize çok destek oldu. Rey Manaj, kaleci Gökhan Akkan ve Okoronwo’yu transfer ettik. Daha sonra İsmet Taşdemir hocamızı getirdik. Güzel bir ivme oldu ve play-off’u kaçırdık maalesef" diye konuştu. "Çok yorulduk" Geçtiğimiz hafta futbolculara ödeme yaptıklarını ifade eden Özçoban, "Bizim derdimiz mali açıdan kulübü sürdürülebilir hale getirmekti. Kulübü son dakikada birçok sıkıntıdan kurtardık. 3 puanımız silinecekti ama onları son dakika halettik. Geçen haftada yönetimden 3-4 kişiyle birlikte ödemeler yaptık. Yoksa kulübe yine transfer yasağı gelecekti. Bu sene böyle geçti. Çok yorulduk, uğraştık. Yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz. Seneye inşallah bu takım hak ettiği yerlere gelir" ifadelerini kullandı. "Aday değilim" Bir gazetecinin, "Haziran’da düzenlenecek olan genel kurulda aday olacak mısınız?" sorusuna Özçoban, "Bizim olağan genel kurulumuz var haziranın ilk haftasında planlanıyor. Ben ve yönetici arkadaşlarımız ciddi şekilde yorulduk. Yeni adaylar bekliyoruz. Aday olmak gibi bir düşüncemiz yok. Şehrin önde gelenleri ile bir görüşme yapacağız. Şu anda toplamda 320 milyonluk bir borcumuz var. Ben şu an aday değilim" yanıtını verdi.
Trendyol 1. Lig: Özbelsan Sivasspor: 2 -  Iğdır FK: 1
26 Nisan 2026 Pazar - 18:04 Trendyol 1. Lig: Özbelsan Sivasspor: 2 - Iğdır FK: 1 Trendyol 1. Lig’in 37. haftasında Özbelsan Sivasspor, evinde Iğdır FK ile karşılaştı. Mücadele ev sahibi Sivasspor’un 2-1’lik üstünlüğü ile sona erdi. Maçtan dakikalar 11. dakikada sol kanatta topla buluşan Güray Vural, topu kale sahası içindeki Bruno’ya aktardı. Gelişine düzgün bir vuruş yapan Bruno, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 0-1 49. dakikada Sivasspor’un kullandığı köşe vuruşunda Ethemi, ceza sahasındaki Appindangoye’nin bulunduğu bölüme ortasını yaptı. Düzgün bir kafa vuruşu yapan Appindangoye, topu ağlarla buluşturdu. 1-1 70. dakikada Sivasspor tarafından gelişen hızlı atakta ceza sahasında topla buluşan Okoronkwo, pasını Charisis’e aktardı. Topla buluşan Feyzi Yıldırım, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-1 Hakemler: Melih Aldemir, Cem Özbay, Harun Terin Özbelsan Sivasspor: Göktuğ Bakırbaş, Murat Paluli, Appindangoye, Mert Çelik, Uğur Çiftçi, Cihat Çelik (Özkan Yiğiter dk. 79), Charisis (Kerem Atakan Kesgin dk. 89), Feyzi Yıldırım (Emre Gökay dk. 79), Kamil Fidan, Ethemi, Okoronkwo Yedekler: Arda Erdursun, Serkan Sarman, Badji, Savaş Ala, Ali Ayberk Selvili Teknik Direktör: İsmet Taşdemir Iğdır FK: Muhammed Taha Tepe, Serkan Asan (Atakan Çankaya dk. 63), Alperen Selvi, Alim Öztürk, Güray Vural, Doh (Ali Kaan Güneren dk. 46), Oğuz Kağan Güçtekin, Bacuna, Gökcan Kaya (Doğan Erdoğan dk. 83), Fofana (Mendes dk. 64), Bruno (Loshaj dk. 83) Yedekler: Melih Akyüz, Robin Yalçın, Soares, Tunahan Ergül, Ali Yaşar Teknik Direktör: Hikmet Karaman Goller: Bruno (dk. 11) (Iğdır FK), Appindangoye (dk. 49), Feyzi Yıldırım (dk.70) (Sivasspor) Sarı kartlar: Gökcan Kaya, Alperen Selvi, Atakan Çankaya (Iğdır FK), Kamil Fidan (Sivasspor)